M.S. 366 – 384 yıllarında yaşamış olan Papa Damasus, Yahudilerin İbraniceden Yunancaya çevirdikleri Ahdi Atik’in, daha sonraları Latinceye hatalı olarak çevrildiğini gördüğü için İbrani metinlerden doğrudan doğruya Latinceye çeviri yapmanın doğru olacağına inandı. Zamanın en meşhur bilgini olan Hieronymus Stridonesis ( bilinen ismiyle Yerome )’ i bu iş için görevlendirdi. Yerome, "Vulgat" adını verdiği çevirisini tamamlayarak Papa’ya sundu. Onun yaptığı çevirideki bir hata, kendisinden yüzyıllar sonrasını bile etkileyecek sonuçlar koyacaktı ortaya. O; Tevrat’ın Çıkış: 34:29.ayetindeki "Musa elinde iki antlaşma levhası ile Sina Dağı’ndan indi. Rab’le konuştuğu için yüzü ışıldıyordu, .." ifadesini, kendisinin Greko- Romen kültürde yetişmesi ve o zamanlar bu kültürdeki Açilo ve benzeri boynuzlu tanrı ve kahramanlar mitlerine inanmak doğal bir şey olduğu için "Musa dağdan indiği zaman boynuzluydu." Şeklinde yapmıştır çevirisini.

Bu hatalı çeviri, Rönesans dönemi geleneğinde halk arasında Musa peygamberin başında boynuz bulunduğu şeklinde yaygın bir söylentinin ortaya atılmasına neden oldu. Hıristiyan batı sanatı yüzyıllarca bu söylentinin etkisinde kaldı. Bu yüzyıllarda yapılan Musa heykellerinin başına hep boynuz eklendi. Bu etki ile Michalango’nun yaptığı boynuz başlı Musa heykeli o günden bu güne Tevrat yazıcılarına sesli harflerin kuralsız olarak kullanılmasının hatalara neden olabileceğini hatırlatmak üzere Vatikan’daki St. Peter Kilisesinde bulunmaktadır.
Aydın AKDENİZ




Türkçe kuran ve ibadet takıntısı olanlara ithaf edilir.Gerçi romalılar bundan korkuncunuda incile yapmışlar,Hz. İsanın Allahın (haşa)oğlu olduğunu yazarak dinlerinin akidesini bozarak kökten değiştirmişlerdir.