5. Sayfa, Toplam 9 BirinciBirinci ... 34567 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 41 ile 50 Toplam: 90
  1. #41
    Tecrübeli Üye
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Mesaj
    319
    Rep Gücü
    1762
    1980´li yılların başından bu yana ülkemizeki bazı dinsel cemaatler tarafından ´Hz. Musâ ile yandaşlarını takip ederken Kızıldeniz´de boğulan firavun´ olarak lanse edilen, hattâ fotoğrafları Kur´an´ın konuyla ilgili âyetleri eşliğinde hediyelik kartpostallara dönüştürülen bu gizemli cesetin gerçekten ´firavun´ olma ihtimali var mı?


    Yeni Şafak yazarı ve araştırmacı Ali Murat Güven, 80´li ve 90´lı yıllara damgasını vuran dinsel bir söylentinin daha içyüzünü din ve bilimin gerçekleri eşliğinde gün ışığına çıkarıyor. Güven, inanç alanındaki traji-komik söylentilerin en ünlüsü olan ´firavun cesedi´nin ardındaki sırrı, Londra´daki dünyaca ünlü British Museum´da çözdü.






    Fotoğrafın ilk ortaya çıkışı





    Konuya yabancı olanlar ya da aslında bilip de sonradan unutanlar var ise hemen açıklayayım: Yüzyılı aşkın bir süredir Londra´daki British Museum´da korunan şu ünlü ´bozulmamış ceset´ten söz ediyorum. Hani şu, Kur´an-ı Kerim´deki Yunus Sûresi 90-92. âyetlerin kanıtı olduğu ileri sürülen, ama gerçekte firavunlukla hiçbir ilgisi olmayan, bundan yaklaşık beş bin yıl önce Yukarı Mısır´da yaşamış zavallı bir köylünün mumyasından…


    Sözkonusu cesedi, ´firavun´ lansmanıyla ilk kez 1980´lerin sonlarına doğru tanıma şerefine nail oldum. Zafer Dergisi´nde yayımlanan malûm fotoğraf ve ondan çoğaltılma kimi dergi haberleri o sıralarda İslâmî kesimde elden ele dolaşıyordu. Günümüzle kıyas kabul etmeyecek düzeydeki o günkü kıt arkeoloji ve tarih bilgimle bile, fotoğrafı görür görmez ´Bu işte bir terslik var´ demiştim, ´Yüce Allah, Yunus Sûresi 90-92 âyetlerinde inançsız Firavun´un cesedini ibret için yüksekçe bir yere atacağını buyuruyor. Oysa, bu cesedin müzede durduğu yer, tipik bir mezar formunda. Eğer bu tesadüfî bir arkelojik buluntu ise çevresindeki bütün bu ıvır zıvırlar, basit toprak kap-kacaklar nedir? Onu düzenli bir mezarda değil de rasgele bir noktada bulmaları gerekmez miydi? Ayrıca, Allah firavunu bir ibret vesilesi olarak koruyacağını söylüyor, ama bu ceset ise en az yüzde 50 oranında çürümüş durumda. ´Bir miktar korunmuş olmak´ demek, ´mükemmelen korunmuş olmak´la aynı anlama gelmez. En azından bir ´Allah sözü´ olarak aynı anlama gelmez. Ne yani, o hâlde Allah´ın Firavun´u kusursuz biçimde muhafaza etmeye gücü yetmedi de ceset zamanla çürümeye mi başladı?´


    Fakat ben ne düşünürsem düşüneyim nafileydi. Genç dindarlar, ellerinde -kimbilir kim tarafından- British Museum´da çekilmiş olan o eski püskü fotoğrafla çevrelerindeki ´imansızlara´ tebliğ yapmaya çoktan başlamışlardı bile. Ve fotoğrafın popülaritesi 1990´lı yıllar boyunca katlanarak arttı.





    Mumyayı ilk görüşüm








    ´MUCİZE´YE (!) EV SAHİPLİĞİ YAPAN ÜNLÜ MÜZE: Türkiye´de ve İslâm dünyasında gayrıciddi söylentilere yol açan doğal mumya, 1900 yılından bu yana Londra´daki ünlü British Museum´da teşhir ediliyor.


    Yazılı basında geçirdiğim uzun çalışma yıllarından sonra Allah nasip etti ve 1990´ların ortalarında belgesel film yapımcısı oldum. Bu dönemde birçok ülkeyle birlikte yolum birkaç kez İngiltere´ye de düştü. 1997 yılında British Museum´da çekim yaparken, yıllardır kafamı kurcalayan ünlü mumyayı da dünya gözüyle görüp inceleme fırsatım doğacaktı.


    Müze´nin Eski Mısır Eserleri bölümüne geçip ´firavun´un teşhir edildiği noktayı bulduğumda, ilk izlenimim derin bir hayâl kırıklığı oldu. Adamımız, piyasada yıllarca dolaşan soluk fotoğrafında göründüğünden çok daha perişan bir hâldeydi. Öyle ki üç kıtada belgesel filmler çekerken farklı kültürlere ait sayısız insan kalıntısı görmüş biri olarak, Peru´nun ünlü Nazca ovasında düzinelercesini yakından incelediğim, hem de bin yılı aşkın süredir açık arazide duran mumyalardan bile daha fazla yıpranmış olduğunu söyleyebilirim. O tarihte British Museum yetkilileriyle ayaküstü yapmış olduğum sohbette kendilerine malûm cesetle ilgili söylentileri anlattığımda, gülerek bana şu karşılığı vermişlerdi: ´Müze envanterimizde bunlardan en az on-on beş tane daha kayıtlı. Hepsi de aynı bölgede ve İngiliz arkeologlarca bulunmuş doğal mumyalar. Ne yani, bunların hepsi mi firavun, hepsi mi dinsel mucize? Eğer bu adam kutsal kitaplarda anlatılan firavun olsaydı, onu zaten Müslümanlardan önce Musevîler kutsal bir ziyaretgâh noktası ilan ederlerdi!´








    BU DA PERU-NAZCA MUCİZESİ (!): Ali Murat Güven, Latin Amerika ülkelerinden Peru´nun yıl boyunca hemen hiç yağış yüzü görmeyen Nazca bölgesinde, aşırı kuru iklimin yardımıyla oluşan doğal İnka mumyalarından birinin yanında… Uzun süredir açık havada durmalarına karşın, buradaki mumyaların pekçoğunun saçları ve dokularının önemli bir bölümü sıcak nedeniyle korunmuş durumda…


    Doğrusunu söylemek gerekirse, o gün orada bütün hayatını arkeolojiye ve eski Mısır uygarlığına adamış uzmanlarla bu acıklı iddia üzerine daha derin bir muhabbete girip, bir Türk televizyoncusu olarak kendimi iyice madara etmek istemedim. Eğer o tarihte bu fırsatı değerlendirip dinsel duyguları coşturan bir haber yazsaydım, yanına da müzede o mumyayla yan yana çekilmiş, parmağımla zât-ı muhteremi işaret eden bir fotoğrafımı ekleseydim, nihayet ülkeye döndüğümde de bunu bizim manipülasyon yapmaya meyyal gazetelerimizden ya da dergilerimizden birine yayınlanması için verseydim, eminim ki bir sürü dindar insana ´Destur ya Rab!´ çektirir; dinibütün teyzeleri amcaları evlerinde gazete okurken hüngür hüngür ağlatırdım. Ama böyle bir ucuzluğa asla tenezzül etmedim ve tecrübemi kendime saklamak üzere o gün İngiliz yetkililere verdikleri bilgiler için teşekkür ettim. Sonra da (her nasıl bir ilâhi koruma altındaysa) yarı yarıya çürümüş durumdaki firavunumuza veda ederek müzenin diğer bölümlerindeki çekimlerimle uğraştım.





    Efsane iyice zıvanadan çıkıyor








    GERÇEK RAMSES KAHİRE´DE: 1881 yılında Mısır´daki Krallar Vadisi´nde bulunan ve o tarihten beri de Kahire Müzesi´nde sergilenmekte olan gerçek 2. Ramses mumyası…


    Ama tabiî, aklıselim birileri bu palavraya bilimsel bir ciddiyetle yaklaşıp dur demediği sürece, bizim efsane de ülke çapında yayıldıkça yayıldı. Hem de bir süre sonra işin içine ´2. Ramses´ iddiası karıştırılarak! Birkaç yıl önce bunu ilk duyduğumda, ´Allah´ım, işte şimdi tam cıvıttılar´ dedim. Çünkü, Kur´an´da Hz. Musâ´yı takip ederken Kızıldeniz´de sular altında kalıp boğulan kişinin 2. Ramses olabileceğine ilişkin hiçbir ipucu yoktu. Firavun, Kur´an açısından bakıldığında, daha ziyade soyut bir kişilikti, Mısır´daki tanrıtanımazlığı ve despotizmi simgeliyordu, Bu nedenle, Kur´an´daki kişi pekâlâ Hz. Musâ ve Hz. Harun´un dönemlerine denk düşen herhangi bir firavun olabilirdi, ama kesinlikle 2. Ramses değil! Çünkü 2. Ramses, Hititlere karşı giriştiği Kadeş Savaşı gibi askeri ve siyasî eylemlerinden dolayı tarihçilerce son derece iyi tanınan, Hz. Musâ ve Hz. Harun ile kesinlikle dönemdaş olmayan, hayatının başı ve sonu yeterince bilinen, onlardan daha uzak ya da daha yakın döneme ait bir firavundur. En önemlisi de bu hükümdarın mumyası 1881´de Krallar Vadisi´ndeki özel mezarında bulunmuş olup, günümüzde Kahire´deki Mısır Müzesi´nde turistlere on dolar karşılığında teşhir edilmektedir. Ve bu satırların yazarı 1999 yılı Eylül ayında onu da yakından incelemiştir (Sayfada 2. Ramses´in mumyasının da bir fotoğrafını görebilirsiniz.).


    Hâl böyleyken, anlı şanlı din âlimlerimizin kamuoyuna dinsel ve bilimsel açıdan doyurucu bir açıklama yapmamalarının sonucunda, British Museum´daki cesede ilişkin bu acaip iddia günümüze kadar ulaştı; hattâ müminler arası bayramlaşmalarda kullanılan bir de ´tebrik kartı´na dönüştü.


    O kartı kitabevinde gördüğümde ´Artık yeter´ dedim kendi kendime. Ve bundan yaklaşık üç hafta önce Londra´daki British Museum´u aradım. Kendimi tanıtarak mumyanın bilimsel sorumlusu olan kişiyle görüşmek istediğimi bildirdim. Beni İngiltere´nin yetiştirdiği en büyük arkeologlardan biri olan, Eski Mısır uzmanı Derek A. Welsby ile görüştürdüler. Eğer boş bir zamanınızda bu kişinin adını internette sorgularsanız, Eski Mısır konusunda ne düzeyde biriyle temas ettiğimi çok daha iyi anlayabilirsiniz.


    Telefonda beni büyük bir ilgiyle dinleyen Bay Welsby, sorularımı yazılı olarak alıp yazılı olarak yanıtlamak istediğini belirtti. Bunun üzerine ben de konuya ilişkin sorularımı hazırlayıp kendisine gönderdim. Bu ünlü arkeologdan gelen cevabı yan sütunlarda bulabilirsiniz.


    En büyük mucize biziz!


    Bundan yaklaşık iki yıl önce dünya sinemalarında Jim Carrey´nin bir komedi filmi gösterime girmişti: ´Bruce Almighty´ (Kutsal Bruce)… ´Allah´ın ünlü siyahi aktör Morgan Freeman tarafından tasvir edilmesinden dolayı İslâm dünyasında büyük tepki toplayan, bizde de sınırlı gösterimi gündeme gelen ve benim de hakkında eleştirel bir haber yaptığım tartışmalı bir filmdi bu. ´Bruce Almighty´, yaratıcıyı bir fâninin üzerinden tasvir etmeye kalkışmasıyla çok ciddi bir etik hata yapıyordu; ama zaman zaman Freeman´ın ağzından sağlıklı bir dinsel inancın nasıl temellendirilmesi gerektiğine ilişkin kimi anlamlı mesajlar da veriyordu. Yazımızı onlardan biriyle bitirmek istiyorum:


    ´Musa Peygamber´in Kızıldenizi´i yarması bir mucizeydi. Ama ondan daha büyük bir mucize ise evini geçindirebilmek için iki ayrı işte birden çalışan yoksul bir annenin, onca derdin arasında fırsat bulup da küçük oğlunu futbol kursuna götürmesidir.´





    Sözün özü, Allah´ın varlığına ve birliğine inanmak için mucizelere ihtiyacımız yok. Çünkü, görebilen gözler için insanın bizatihi kendisi, ruhu ve bedeniyle zaten en büyük mucizedir.








    Arkeolog Derek A. Welsby (British Museum Eski Mısır Eserleri Bölümü Yetkilisi):




    ´Firavun olduğuna dair hiçbir kanıt yok´

    Dünyadaki diğer bütün büyük müzelerde olduğu gibi, uluslararası üne sahip British Museum´da da her eser o alanda uzmanlaşmış küratörlere (sergi düzenleyicisi) zimmetlenmiş durumda. Saygın İngiliz arkeologlarından Derek A. Welsby de müze envanterinde EA 32751 kod numarasıyla kayıtlı bulunan bu mumyanın ´bilimsel ve idarî hâmisi´ konumundaki kişi…


    Bu tartışmalı buluntuya ilişkin olarak Welsby´den aşağıdaki bilgileri aldım:


    ´Bana son derece ilginç bir başvuruyla geldiniz. Sizi ve değerli okurlarınızı doyurucu bir biçimde aydınlatmak için elimden geleni yapacağım. Sözünü ettiğiniz ´firavun´ iddiasını daha önce de bir kez duymuştum. Ama, bilimsel açıdan ciddiye alınacak bir husus olmadığı için pek de üzerinde durmadım.


    Bu ceset, bizim ´doğal mumya´ dediğimiz türden bir arkeolojik buluntudur. Yani, bozulmaması için eski Mısırlı uzmanlar tarafından derisine ve deri altı bölümlerine herhangi bir kimyasal madde sürülmemiştir. Bütün iç organları -kurumakla birlikte- yerli yerindedir. Ancak bu durum onun bir ´mucize´ olduğunu kanıtlamaz. Çünkü, gerek bizim müzemizde, gerekse dünyanın diğer pekçok müzesinde bunun gibi daha yüzlerce ´doğal mumya´ mevcuttur. Doğal mumyalar, iklim koşullarının uygun olduğu her bölgede kolayca oluşabilirler. Yeni ölmüş biri kuru çöl kumlarında açılan bir mezara uzatılır ve üzeri zaman yitirilmeksizin yine aynı kuru kum ya da toprakla sıkı sıkıya kapatılır. Böylelikle vücuttaki sıvılar yüksek sıcaklıkta kısa süre içinde buharlaşır ve ceset bir tür fosile dönüşür. Benzer görünümlü doğal mumyalara Mısır´ın daha birçok çöllük bölgesinde ve Peru´nun Nazca ovasında da rastlayabilirsiniz.


    Elimdeki resmî kayıtlara göre, Geç Hanedan Öncesi Dönem´e ait olan (M.Ö. 3500-3250 arası) bu ceset, Yukarı Mısır´daki Cebeleyn kasabasında yapılan resmî bir kazıda bulunmuştur. Öncelikle, kazı mahallinin Kızıldeniz´e olan aşırı uzaklığı -ki bu mesafe ortalama 300 km.´dir- bana aktardığınız iddiayı coğrafî açıdan geçersiz kılıyor.


    Öte yandan, aynı kazı sırasında, mezarda cesedin ayrıcalıklı kimliğini ele verecek hiçbir özel takı, giyisi ya da işarete de rastlanmamış. Eski Mısırlılar sevdiklerini gündelik hayatta kullandıkları eşyalarla gömmeyi âdet edinmişlerdi. Altından yapılma gündelik eşya ve mücevherat, bu kültürde bütün asillerin mezarlarında mutlak surette karşılaşacağınız çok önemli sınıfsal göstergelerdir. Bizdeki mumyanın çevresinde gördüğünüz kap-kacak, onun bulunduğu mezardan çıkan orijinal eşyalarıdır. Bunlar ise gayet sıradan, o çağda avamın kullandığı türden toprak malzemelerdir. Eğer ki bu kişi kutsal metinlerde sözü edilen ´lanetlenmiş firavun´ ise o halde içi ve çevresi başka insanlarca düzenlenip süslenmiş olan nizamî bir mezarda bulunmasının hiçbir mantığı yok; gelişigüzel bir biçimde bulunması daha akla ve mantığa yatkın olurdu.


    Sözkonusu iddia, cesedin kimliği konusunda daha başka tutarsızlıklar da içeriyor. Bu kişinin 2. Ramses olduğunu ileri sürmek, tarihsel gerçeklerle tam anlamıyla alay etmek demek. Çünkü, Ramses 2´nin mumyalanmış bedeni Mısır´ın Krallar Vadisi´ndeki özel mezarından zaten yıllar önce bilim adamları eliyle çıkarılmıştı ve şu anda da Kahire Müzesi´nde koruma altında bulunuyor.


    Bütün bu gerekçelerin ışığında, gerçekliğini araştırdığınız iddianın hiçbir tarihî ya da bilimsel geçerliliği ve tutarlılığı bulunmadığını bilmenizi isterim. Böyle bir iddiayı destekleyecek en küçük bir bulguya sahip olsaydık, bu mumyayı müzemiz galerilerinde şu anki konumunda değil zaten, çok daha farklı ve görkemli koşullarda sergilerdik.´

  2. #42
    Aktif Üye ashenarşi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesaj
    1.511
    Rep Gücü
    33423
    Bilim adamları, YÜZEY GERİLİMİNİ Tevrat'ta anlatılan Hz. Musa mucizesinin yaşanabileceğinden önce mi yoksa sonra mı ispatladılar?

  3. #43
    Kıdemli Üye kapkale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Nerden
    malatya __balıkesirde oturuyorum
    Mesaj
    642
    Rep Gücü
    8914
    Alıntı ashenarşi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hz. Musayı kovalarken Kızıldenizde ordusuyla beraber boğulan, bilgisayar animasyonunda bilimin kanıtladığı denizin dibindeki firavunun cesedi.

    Kuran geçmişle ilgili haber verirken bunuda söylemiş. Tarihler birbirine çok ayrık olsada.
    ashenarsı göröosunkı kap kacaktan medet umuyor dha neyı tartısıonkı arkadasım koskoca bılımın bılgısayar ortamındakı kanıtını baz almıyor kap kacaktan medet umuyor

    bu adam zaten basta senı yalanlıyor neyın davasındasınkı kardes

  4. #44
    Tecrübeli Üye
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Mesaj
    319
    Rep Gücü
    1762
    sayın kapkale yalan olmadığını ispatlarsanız düzeltirim ve özür dilerim.

  5. #45
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Mesaj
    452
    Rep Gücü
    0
    Alıntı deklem´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    sayın kapkale haksızsın.
    din adına da olsa yalan söylemek doğru değildir.

    Siz ne adina yalan söylüyorsunuz..?


    ben kimsenin dinine karşı değilim.

    Aman efendim demenize ne gerek var, baksaniza actiginiz konularin nerede ise tam***** yakini Dindar bir kisiliginizi, din karsiti olmadiginizi ayân -beyân ilân ediyorken söylemenize bile gerek yok....


    ama yalan söyleyerek bir amaç güdülüyorsa ki bu amacın şeriat ülkesi olduğunu düşünüyorum
    bu durumda müdehale ederim.

    Müdahale etmek, vay bee..!
    Bakin denklem , ben cogulcu demokrasinin varoldugu, fikir hürriyetinin elde edilmeye calisildigi bir ülkede , ben istersem kominizmi istersem seriati istersem ateizm ile bir yönetim tarzi olsa onla yönetilmeyi isterim düsünürüm , sizde buna zerrece müdahale edemezsiniz, sahi siz kimsiniz, kim oldugunuzu düsünüyorsunuz..?




    herkez namazını kılar orucunu tutar,kimse kimsenin yaşam alanını sınırlamaya çalışmassa benim için sorun yok.

    Yoo Namaz kilmam,...kine ne yada seccadeden basimi kaldirmam kime ne...?
    Senin Ya$amini kimse SINIRLAMAYACAK, ama sen milletin namazinada,orucunada ,kitabinada inancinada,inancsizliginada müdahale edebileceksin...
    Benim icin sorun yok diyorsun ya, fikri sabit birinin sorundan baska birseyi olmadigini , tüm sermayesinin sorun oldugunu bilmiyormusun...Sermayen birde iftira unutmusum


    ayrıca dinlerin toplum hayatını düzenleyen yönleride var.yalana, hırsızlığa ,öldürmeye...vs karşıdırlar.buda insanlar için yararlı birşey.
    cumhuriyetimiz gayet güzel.laik devlet.
    herkez kendi düşüncesine göre yaşıyor.


    Denklem, karsindakiler cocukmu, agza iki parmak bal sürmekle kandiracaksin...
    Günlerdir yazdiklarin baskasinin kalemindenmi cikiyor,senin haberin yok...? Sen senin gibi düsünmeyen,inanmayan tüm buradakilerin (sana muhalif yazanlarin ) fikirlerine,yasayis tarzlarina , neye nasil inanmasi gerektigine ipotek koyan degilmisin..?
    Madem herkes kendi düsüncesine göre yasar ise,

    Benim düsüncem cumhuriyet karsiti ve ona göre yasiyorum..
    Yada din-laiklik -cumhuriyet karsiti, ona göre yasiyorum...! kime ne...?

    Madem herkes kendi düsüncesine göre yasayacaksa , sen niye cumhuriyeti,laikligi (ki bu ikisine suana kadar olumsuz bir kelime kimse yazmamis iken ) niye dikte ediyorsun,yada kelimelerin arasina neden bunlari sokma ihtiyaci hissediyorsun, .?



    ama bu toplumda yalanlardan dolayı ne cumhuriyetimizi sevdirebildik insanlara nede atatürkü.

    Cumhuriyeti ve Atatürk'ü millet sanki yeni ke$fediyor, kimse bilmiyor Denklem bize, cahilizya biz sevdirmeye calisiyor ..(!)

    1.si Atatürk ü tartismalarda araya ismini sokarak karsisindakileri alt edebilirim mantigi artik mantigi iflas etmislerin , diyecek birseyi kalmamislarin sarildigi umut...Ama artik millet gözünü acti siz meraklanmayin,tasalanmayin , bu millet artik ne sizin gibi her yerde Atatürk ve laikligi bozuk para gibi harcayanlarin Atatürk sevgisine inanmadigi gibi Atatürk üde sevmeyi sizinle bilmiyor...Siz sevdiklerinden nefret ettirecek bir mantaliteye sahipken , ne olur birakin Atatürk'ü de dini de devletide vatanida dilinize dolamayin.....


    din adınada olsa yalan söylenmesine sizinde karşı çıkmanız gerekir.
    Syn Denklem size ,
    iki gündür Bursali 68 de , bende kapkalede aradada olsa isyan her yerde yalan söylemeyiniz, iftira atmayiniz diye YIRTINDIK durduk, size karsi ciktik, protesto ettik KINADIK... Buyurun dediginizi uygulamaya , sizden baslayalim...O zaman sen önce yalani birakacaksin...cünkü sen "Yalan " söylüyorsun..Karsi cikiyorum....Yalancisiniz..

    YOK degilim diyorsaniz


    Alıntı deklem´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    arıza saygıdan efendilikden dem vurmuşsun habire.ben kimseye hakaret etmiyorum.ama sizler dinle ilgili herşeyi kutsallaştırdığınızdan büyük rahatsızlık içindesiniz.
    Dinle ilgili herseyi kusallastirdigim yazilarimi

    [QUOTE]
    Alıntı deklem´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    sen ülkede şeriat adına örğütlenme yok diyosun.bende var diyorum /QUOTE]
    diyormu$um ya , birde o nerede dediysem onuda ekleyiverin...

    Kacinci defa rica ediyorum, saatlerce yazilar yaziyorsunuz $u Bana ait oldugunu söylediginiz yazilarimi bulup eklemek iki dakikanizi almaz ..! Ve bizde size iftiraci , Yalanci dedigimiz icin utaniriz, özürümüzüde dileriz...

    Kac gündür neden bu iddianizi pardon iftiranizi ispat etmekte acziyet icindesiniz...?


  6. #46
    Kıdemli Üye kapkale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Nerden
    malatya __balıkesirde oturuyorum
    Mesaj
    642
    Rep Gücü
    8914
    Alıntı deklem´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    sayın kapkale yalan olmadığını ispatlarsanız düzeltirim ve özür dilerim.
    basta daha yalan dıyene ıspat olmaz cunku o kendını karsısındakıne karsı devamlı haklı görör kabullenecek dıl ve akıl bastan yalanlamaz

  7. #47
    bursali68
    Misafir..
    Merhaba,

    Bilim,bilim,bilim...Bilime sözümüz yok,yok da acaba bilim her şeyi de söyleyebiliyor mu...:

    1.Neden Buz altında -1 derece yerine +4 derece vardır ve,bu sayede canlılar donup ölmezler?Yani 0, -1, -2, gibi gideceğine, eşel 0, +4, +3, +2, +1, -1, -2, -3 vb. gitmektedir?

    2.Birleşik kablar esasına göre, tüm su rezervleri denez seviyesinin
    altında olamaz. Ama iki istisnası var:
    a) LUT gölü Deniz seviyesinin 200 metre kadar altındadır ve üstelik deniz ile galeriler aracılığıyla birleşiktir, yani bileşik kablar aslına TERS'tir.
    b)Hazar (Eskiden Aray ve Baykal ile de birleşikti,şimdi kendi başlarına ayrıldılar) denizi seviyenin altındadır neden?

    3. Tüm elementlerde bir yörünge elektronlarla dolmazsa,üste geçemezken,Demir 26'nın 19 numaralı elektron YERİ BOŞTUR?Orada elektron yoktur.NEDEN....???

    4. Yaklaşık 114 elementin 2000 kadar izotopu vardır.(Hidrojen=Tek protonlu,Döterium iki,Trityum 3 nükleonlu gibi) Bu sistem kusursuz işlemektedir.Ta ki,iki istisnası vardır.

    Helyum 5 ve Helyum 8 izotopu HİÇ YARATILMAMIŞTIR!...NEDEN...???

    5. Evrenin her yeri birbiriyle türdeştir ve haberleşirler.Oysa bunun olabilmesi için ışık konusunun 45 derece si arasındaki uzatlaşmaların birbirinden haberdar olup,eşit davranmaları için,ışıktan hızlı haberleşmeleri gerekmektedir.Işık hızı aşılamayacağına göre ne olmuştur?

    Bigbang,yani büyük patlama teoremi de dahil, " Varoluşçu teoriler,agnostikler,ateistler..." hadi bu soruların yanıtını veriniz.

    Denizin " yarıldığına " saçmalık ve inanıp söyleyenlere de saygısızlık EDENLER GİDİP BULSUN BAKALIM bu 5 maddenin nedenini....Herşeyi sözüm ona bilim ile söyleyebildiklerini ZANNEDENLER...Bu konuda ne düşünüyorlar acep...!!!

    Bu arada dikkat etsinler de -2 ELMA dan MUTLAK SOĞUK dereceye = SOYUT KÜTLEYE çıktıkları gibi PALDIR KÜLDÜR çıkmasınlar...Benden söylemesi...Demedi demeyin...

    Sağlıcakla kalınız...
    Konu bursali68 tarafından (24-09-2010 Saat 02:29 AM ) değiştirilmiştir.

  8. #48
    Kıdemli Üye kapkale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Nerden
    malatya __balıkesirde oturuyorum
    Mesaj
    642
    Rep Gücü
    8914
    hg sayın bursalı artık bılım veya kuran tartısmıyoz ya ondan öncesı var önce fıkırlere saygıyı tasıyacağız o kunuyu halledıp ondan sonra konu baslığı altında neyse tartısacaz ama önce yalancılık ıtamını duzeltıp ondan sonra

    bu arada tekrar hos geldınız saygılar

  9. #49
    Kıdemli Üye kapkale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Nerden
    malatya __balıkesirde oturuyorum
    Mesaj
    642
    Rep Gücü
    8914
    konu baslıkları hakkında yazımı okuduysanız bılgınız vardır arkadasın o hatasını duzeltmesını beklıyoruz

  10. #50
    Kıdemli Üye kapkale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Nerden
    malatya __balıkesirde oturuyorum
    Mesaj
    642
    Rep Gücü
    8914
    evet denklem beklıoz bak arkadaslar beklıor

5. Sayfa, Toplam 9 BirinciBirinci ... 34567 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Hiç Bir Kar Tanesi Birbirine Benzemez
    ashenarşi Tarafından Genel Kültür Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 06-04-2011, 12:50 AM
  2. Denizlerin İdam Kararını Veren Elverdi Öldü
    SOSYALİST Tarafından Güncel Haber ve Manşetler Foruma
    Yorum: 14
    Son mesaj: 11-05-2010, 10:21 PM
  3. Iki bilgisayari birbirine Kablosuz baglamak
    YukseLL Tarafından Adsl Network Ağlar Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 18-09-2008, 07:23 AM
  4. Dünya Üzerindeki Denizlerin Listesi
    dogangunes Tarafından Genel Kültür Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 13-07-2008, 01:16 PM
  5. Leylekler AŞK için uçarmış denizlerin üstünde...
    blueice Tarafından Ask ve Sevgi Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 29-04-2008, 12:47 PM
Yukarı Çık