2. Sayfa, Toplam 13 BirinciBirinci 123412 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 20 Toplam: 127

Ateistler Nasil Gömülmeyi İster ?

Din ve İnanç Kategorisi Dini Sohbet Forumunda Ateistler Nasil Gömülmeyi İster ? Konusununun içerigi kısaca ->> Ataist birinin en son dert edinecegi konu bu.. Zannedersem söyle derler ; Umurumdami,ben ölünce ne yaparsaniz yapin, ya atin denize ...

  1. #11
    - Çevrimdışı
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Mesaj
    452
    Rep Gücü
    0
    Ataist birinin en son dert edinecegi konu bu..

    Zannedersem söyle derler ; Umurumdami,ben ölünce ne yaparsaniz yapin, ya atin denize baliklara yem olayim ya kazin kepce ile bir cukur itiverin icine...


    Dini bir ritüel luzumsuzdur kendisi icin kendince.Nasil olsa ölünce onun icin ahiret diye birsey yok,düsüncesine göre...

  2. #12
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye Kullanmayıcı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Mesaj
    164
    Rep Gücü
    6450
    Ölmeden hemen önce yada öldükten hemen sonra dondurulmak isterdim.

    Ne demek istediğimi daha ayrıntılı okumak isteyenler böyle gelsin.

  3. #13
    - Çevrimdışı
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Mesaj
    452
    Rep Gücü
    0
    Alıntı Kullanmayıcı´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ölmeden hemen önce yada öldükten hemen sonra dondurulmak isterdim.

    Ne demek istediğimi daha ayrıntılı okumak isteyenler böyle gelsin.
    Eee ne olacak senin cesedin donunca...?
    ilerde ( Ateist isen tabiki ) ateizm iktidar olunca hükümet konaginin önüne donmus halini heykel diye dikerler zannediyorsan mumyalattirman en dogrusu...

    temmuzda yada agustosta cesedini meydana getirdiklerini düsün... peahhh o günes donu eritir 2 gün o sicakta kaldinmi komple sehri insan etinin cürügünün kokusu kaplar peaaah....

    yok bence en iyisi mumya hic degilse bagirsak falan bosaltiliyor kokma olayi yok yani

  4. #14
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye Kullanmayıcı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Mesaj
    164
    Rep Gücü
    6450
    Alıntı ARIZA´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Eee ne olacak senin cesedin donunca...?
    ilerde ( Ateist isen tabiki ) ateizm iktidar olunca hükümet konaginin önüne donmus halini heykel diye dikerler zannediyorsan mumyalattirman en dogrusu...

    temmuzda yada agustosta cesedini meydana getirdiklerini düsün... peahhh o günes donu eritir 2 gün o sicakta kaldinmi komple sehri insan etinin cürügünün kokusu kaplar peaaah....

    yok bence en iyisi mumya hic degilse bagirsak falan bosaltiliyor kokma olayi yok yani
    Şimdi gülmemizmi lazım?
    Hiç komik değildi ama hadi sen kendini iyi hisset diye güleyim biraz, haha.

    Ama gerçekten kendini dondurmak isteyen bir insanın amacını, yukarıda açıkladığın sözler ile algılamış isen mantığına ve zekana hayran kaldım doğrusu :)
    Asıl seni dondurup tekrardan eritmemek üzere ibreti alem olsun diye müzelik yapmak lazım kanımca :D

  5. #15
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye Kullanmayıcı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Mesaj
    164
    Rep Gücü
    6450
    Başka arıza yapan yada doğasından dolayı arızalı arkadaşlar çıkarsa diye dahada açıklamalı bir yazı eklemek istiyorum :)
    Link i ekliyecektim sadece ama bazı arkadaşlar tıklamaya üşenirse diye yazıyı buraya taşıdım.
    Sıkılmadan roman okur gibi okuyun.



    Her şey Benjamin Franklin in 1773 yılında yazdığı bir mektupla başladı.
    Franklin, dönemin ünlü tıp araştırmacılarından Jacques Dubourg a çalışmalarını ne kadar heyecan verici bulduğunu anlatıyordu.
    Dahası, doktorun ölümü erteleme ve mumyalama konusundaki fikirlerini vizyonuyla genişletiyordu.
    Franklin in iki paragraflık kısa mektubunda hayal ettiği, insan yaşamının askıya alınıp yüzyıllarca saklanabileceği bir tür konserve yöntemiydi.

    Amerika nın temellerini atan adam mektubunda şöyle diyordu:
    ;Keşke insanları dondurup ileride uyandıracağımız bilimsel bir metot mümkün olsaydı.
    Bu sayede Amerika nın 100 yıl sonrasını bir günlüğüne görebilmeyi, ardından ölmeyi bile kabul edebilirdim.
    Bunu normal bir ölüme kesinlikle tercih ederdim.
    İleride bilimimizin bunları da başaracağından hiç şüphem yok.

    Franklin bir bakıma haklı çıkmıştı. Sonsuz güven beslediği bilim o mektubun yazılmasından 200 yıl sonra Amerika nın kurucusunun hayallerini gerçekleştirdi.

    Hayalin adı cryonics olarak konmuştu.
    Yepyeni bir bilim dalı olarak cryonics in temelleri 1962 de Michigan Kolejinde fizik öğretmeni olan Robert Ettinger in yazdığı ;Ölümsüzlük Beklentisi kitabında atıldı.

    Ettinger in öngörüsüne göre insanları dondurmak, bugün tedavisi olmayan birçok hastalığı gelecekte iyileştirebilecek medikal teknolojiye ulaşmanın tek yoluydu.

    Bir insanı dondurmak şüphesiz ölümle sonuçlanan bir süreçti ama Ettinger bugün öldüğünü sandığımız kişilerin gelecekteki teknoloji ile yeniden hayata döndürülebileceğini tartışıyordu.

    Aynı argüman ölüm sürecinin kendisine de uygulanmıştı. Klinik ölümün ilk anlarının gelecekte geri alınabilir olacağı düşünülüyordu. Bu iki fikri bir araya getiren Robert Ettinger in önerisi tam ölüm anında vakit kaybetmeden insanları dondurmaktı.
    Bu uzun vadede aslında onların hayatlarını kurtarmak demekti.

    İnsan donduran enstitü
    Bu kitabın ürettiği ilk yankı Evan Cooper dan geldi.
    Cooper, 1965 te Life Extension Society adlı kurumu kurdu ve insanları dondurma fikrinin en şiddetli savunucularından biri oldu.
    Ettinger teoriyi oluşturmuştu. Cooper ise ilk organize hareketi başlattı.

    Hemen ardından cryonics tartışmaları Michigan dan çıkıp bütün Amerika ya yayıldı.
    Ardı ardına Cryonics Society of New York Cryonics Society of California ve American Cryonics Society kuruldu.
    Herkes ölümsüzlüğün peşindeydi.
    Olayı kitap sayfalarından çıkarıp laboratuar formatına eviren ve ilk ciddi dondurma deneylerine girişen ise yine fikrin babası Robert Ettinger oldu.

    Cryonics Enstitüsü adıyla kurduğu laboratuar ile 1967 de ilk dondurma denemelerine başladı.

    Dr. James Bedford dondurulan ilk insandı. 73 yaşındaki doktor kanser hastalığının son fazına gelmişti ve kendi rızasıyla saklanmak istedi.
    12 Haziran 1967 de Cryonics Enstitüsün de oldukça ilkel şartlarda donduruldu.
    Bedeni bugün hala saklanmasına karşın yanlış dondurma teknolojisi yüzünden vücut dokuları hasar görmüş durumda.
    Bu ilk denemeden sonra cryonics çiler bilimsel olarak bedene zarar vermeyen dondurma yöntemlerine odaklanmaları gerektiğini anladılar.

    Dondurulan Dr. Bedford ise Life dergisine kapak olma şansını son saniyede Apollo 1 yangınında ölen üç astronota kaptırmıştı.
    1979 a gelindiğinde ise cryonics büyük bir darbe yedi.
    Enstitü de saklanan dokuz bedenin buzu yetkililer fark etmeden çözülmüştü.
    Olay ortaya çıktığında tankların enerji izolasyonunun altı yıldır bozuk olduğu anlaşıldı. Bedenleri koruyan soğutucu tabaka çoktan çözülmüş, bedenler feci şekilde çürümüştü.

    Ettinger in kurumuna kamu davası açıldı. Enstitü bir süreliğine kepenk indirmek zorunda bırakıldı. Bozulan cesetler ise yakınlarının isteği üzerine defnedildi. 1967 ile 1973 arasında dondurulan 17 bedenden sadece Dr. Bedford a ait olan kurtarılabilmişti.
    Bu skandaldan sonra cryonics in ciddi maddi desteğe ihtiyaç duyan bir bilim olduğuna kanaat getirildi.
    Artık bedavaya adam dondurma yoktu.


    Cryonics profesyonel bir sektör oluyor
    Skandaldan sonra 1977 de Fred Chamberlain tarafından kurulan Alcor Society for Solid State Hypothermia olaya profesyonel bir yaklaşım getirdi ve o günden bugüne dünyanın bir numaralı cryonics enstitüsü olmayı başardı. AR-GE ye büyük önem veriliyordu.

    1980 ler boyunca UCLA daki uzman tıpçılar ve bilim adamlarıyla ortak çalışmalar yapıldı. Öncelikle şaşmaz bir cryonics prosedürü ve medikal uygulama tekniği belirlendi. Artık buzdolabında et dondurur gibi adam dondurma devri kapanmıştı.
    Bu iş için bedene zarar vermeyen kimyasallar kullanılacaktı.
    Ardından standby sistemi geliştirildi. Bu sisteme göre önceden vasiyet hazırlar gibi Alcor ile bir sözleşme yapılıyordu.
    Sözleşme neticesinde bir grup cryonics mühendisi hastanın son anlarında yanında nöbet tutmaya başlıyordu.
    Tam kalp durduğu anda ise hiç vakit kaybetmeden dondurma uygulaması başlatılıyor, beyin ölümüne izim verilmiyordu.

    1980 lerde moleküler nanoteknoloji seslerinin yükselmesiyle birlikte cryonics e olan ilgi de arttı.
    MIT ten bir bilim adamı olan Eric Drexler in yazdığı kitaplarda nanoteknoloji sayesinde dondurma işleminin hasar verdiği dokuların tamir edilmesi olasılığı öngörülüyordu.
    Bu, teoride doğruydu. Alcor da tüm kozlarını gelişen nanoteknoloji üzerine oynadı ve cryonics in geri dönüşsüzlüğüne dair teoriler birer birer çürütülmeye başlandı.

    1990 lardaki araştırmalar dondurmanın canlı dokulara verdiği hasarın tahmin edilenden daha büyük olduğunu ortaya koyduğunda, artık yüksek yoğunluklu gliserol içeren koruyucularla dondurma tekniğine geçilmişti.
    Her geçen yıl daha iyi dondurma teknikleri bulunduğu için hastaların ileride hayata dönme şansı artırılıyordu.

    2001 de ise Alcor yine bir ilke imza atarak organ naklinde kullanılan camlaştırma işlemini kullanmaya başladı.
    Buna göre dondurma aşamasında hücrelerde bulunan su buza dönüşmüyordu.
    Dolayısıyla hücre genleşerek patlatıp dokuya zarar vermiyordu.
    Bu, özellikle tamiri mümkün olmayan sinir hücrelerinde ve beyinde muazzam koruyucu bir etki yarattı ve Alcor un müşteri sayısını son beş yılda ikiye katladı.

    Nasıl oluyor da oluyor?


    Bazı kurbağa türlerinin kışın donan nehirlerde kapalı kalıp baharda yeniden hayata döndüğü biliniyor. Demek ki doğanın kendi döngüsünde bir cryonics uygulaması var.
    Bunu insanlara uygulamak ise daha zahmetli.
    Şu anki bilim uyarınca hücreler, dokular, kan damarları ve organlar korumaya alınabiliyor.
    İnsan söz konusu olduğunda esas hedef beyin hasarına yol açmadan beyni ve sinir sistemini koruyabilmek.
    Yani hafızayı ve öz kişilik bilgilerini sağlama almak.
    Aksi takdirde hasta ileride hayata döndürülse bile yeni doğmuş bir bebek gibi zeka ve bilinçten yoksun olabilir.

    Dondurma işlemi neredeyse -196 dereceye tekabül eden bir soğuklukta gerçekleştiriliyor. Bu soğukluğu sağlamak için sıvı nitrojen kullanılıyor.
    Eğer suyun donma noktasının çok çok altındaki bu soğukluk bedene doğrudan verilirse hücreler arasında buz oluşuyor.
    Bu da hem kimyasal hem de yapısal zararlara yol açıyor.
    Hücre patlamaları gerçekleşebiliyor. Cryonics koruyucuları ise bu hasarı yok etmekle mükellef.
    Öncelikle kan damarlarında gliserol içeren bu kimyasallar dolaştırılıyor.
    Bu sayede hücrelerdeki suyun yerini gliserol alıyor.
    Gliserol yüksek yoğunluklarda kullanıldığında buz oluşumunu ve hücrenin patlamasını tamamen önlüyor.
    Bu işleme cryonics mühendisleri tarafından camlama adı verilmiş.

    Fakat camlama işleminin günümüzdeki teknolojide geri dönüşü yok.
    Yani hücrelerdeki gliserolü yeniden suyla yer değiştirip canlıyı hayata döndürmek mümkün görünmüyor.
    Camlamadaki tek amaç hücrelerin zarar görmesini önlemek.
    Sıvı, teorik olarak ileride yeniden yerine koyulabilir, doğru.
    Fakat ölü hücre canlandırılamaz.
    Öte yandan, canlı bedeninde toksik etki gösteren gliserol de protein yapısına zarar verebilir.
    Yani ilerideki teknoloji elverirse, canlandırma işlemine geçildiğinde gliserol maddesinin çok hızlı bir şekilde vücuttan çıkarılması gerekiyor.
    Zira bu madde yapısı itibariyle vücudu zehirliyor.

    Kaç kişi donduruldu?
    Alcor şu anda Arizona daki büyük laboratuarında 74 bedeni dondurulmuş vaziyette saklıyor.
    Cryonics Enstitüsü ise 81 insan ve 40 evcil hayvan dondurmuş durumda.
    Bu saklama kapsülleri Michigan daki hizmet binasında bulunuyor.
    Avrupa da henüz bu uygulamayı gerçekleştiren laboratuar yok.
    Rusya da ise KrioRus adında yeni bir laboratuar kuruldu.
    KrioRus da şimdilik sadece iki beden saklanıyor.

    Kaç para lazım?
    Cryonics işlemi için talep edilen miktar şirketten şirkete değişmekle birlikte hiç az sayılmaz.
    Cryonics Enstitüsü daha ziyade bir hayır ve bilim kurumu gibi çalışıyor.
    Bütün bedeni dondurup saklamak için talep ettikleri ücret 28 bin dolar.
    Dünyanın bir numaralı cryonics devi olan Alcor ise beden saklama işlemi için 150 bin dolar fiyat biçiyor.

    Fakat bu iki fiyat arasında temel bir fark var.
    Cryonics Enstitüsü nün ücreti, Alcor da bulunan standby sistemini kapsamıyor.
    Yani kalbi duran hasta Enstitü ye getirilmek zorunda.
    Bu da beyne oksijen ve kan gitmeyeceği için transport sürecinde beyin ölümünün gerçekleşmesi ihtimali demek.
    Eğer Cryonics Enstitüsün den bir dondurulma paketi alırsanız kurum taşeronluk yapıyor ve Florida ki Suspended Animation adlı şirketini standby için tutabiliyor.
    Tabii bu da ekstra ücret demek.

    Bu fiyatlar Amerika da ancak çok zengin kişiler tarafından karşılanabiliyor.
    Bir diğer ödeme tekniği ise hayat sigortası yaptırıp, poliçeye cryonics masrafı ekletmek. Bu sayede öldüğünüz zaman sigorta şirketi dondurulma masrafınızı karşılıyor. Böyle bir poliçenin primleri tabii ki ortalamanın çok çok üstünde oluyor.


    Kaynak

  6. #16
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    komik.vede para tuzağı efenim.:::)
    bir çok zengin bir servet ödeyerek kendilerini dondurma yaptırmışlar.

  7. #17
    - Çevrimdışı
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062
    Alıntı dogangunes´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bilyorsunuz yurdumunzda cenaze defin işlemleri islami kurallara göre yapılıyor.
    Fakat aramızda az sayıda da olsa ateist vatandaşlarımız yaşıyor.Şimdi bunların islami kurallara göre gömülmesi uygun mudur?

    Kendilerinin bu konuda bir talebi var mıdır?
    Şahsen benim bu konuda bir talebim yoktur.
    Sorun da değil aslında, nasıl gömerlerse gömsünler.
    Sağlık olsun şimdilik:)
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  8. #18
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    Alıntı SOSYALİST´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Şahsen benim bu konuda bir talebim yoktur.
    Sorun da değil aslında, nasıl gömerlerse gömsünler.
    Sağlık olsun şimdilik:)
    seni seniii ne olur ne olmaz yan cebime koy he
    yok efenim son nefeste imanın bile faydası yok kaldıki öldükten sonaki cenaze töreni fayda etsin.

  9. #19
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye atom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Mesaj
    306
    Rep Gücü
    3649
    ölüm;farkındalığın son bulduğu an.atom lar ölmez.beni oluşturan her bir parça kainattaki yoluna devam edecek.artık farkında olamadığım bedenim başka canlılara hayat verecek.aldığımız tüm enerjiyi sisteme iade edeceğiz.

    sağlam kalan organlarım varsa eğer,ihtiyacı olanlara ulaştırılırsa onlar adına iyi olur.tek isteğim bu.

  10. #20
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    Alıntı atom´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    ölüm;farkındalığın son bulduğu an.atom lar ölmez.beni oluşturan her bir parça kainattaki yoluna devam edecek.artık farkında olamadığım bedenim başka canlılara hayat verecek.aldığımız tüm enerjiyi sisteme iade edeceğiz.

    sağlam kalan organlarım varsa eğer,ihtiyacı olanlara ulaştırılırsa onlar adına iyi olur.tek isteğim bu.
    topraktan gelen yanımızın tekrar toprak olacağından şüphesi olan yok zaten.
    ya ruhumuz?
    o nerden geldi ve nereye gidecek sizce.

Benzer Konular

  1. Ateistler için tapınak geliyor
    bursali68 Tarafından Güncel Haber ve Manşetler Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 27-01-2012, 10:31 PM
  2. Güzel Bir Boyun Bakım İster!
    mopsy Tarafından Vücut Bakımı Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 13-10-2009, 03:23 PM
  3. Dizide Oynamak İster miydiniz ?
    Gül@y Tarafından Tv Dizileri, Tv Programları Foruma
    Yorum: 17
    Son mesaj: 12-08-2009, 11:08 PM
  4. KAFİYELİ KONUŞMAK İSTER MİSİNİZ?
    NOTER ONAYLI RÜYA Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 02-06-2008, 10:45 PM
  5. Aşk Kurban İster!!
    RABİA Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 09-04-2008, 02:54 PM
Yukarı Çık