Kıyamet ve Ahiret Hayatı


Kıyamet günü tüm insanların gerçeği açıkça görecekleri gündür. O gün inkar eden bir insan karşılaşacağına inanmadığı ya da hayatı boyunca düşünmekten kaçtığı ahiret gerçeği ile karşı karşıya kalacaktır. Dünyada iman etmemenin getirdiği sonuçları kesin bir gözle görecek geri dönüşü isteyecek ancak bu isteği kabul görmeyecektir. Hayatı boyunca nefsine göre hareket ettiği için ve Allah'ın rızasını gözetmediği için sonsuz azap ile karşılaşacak bundan büyük bir pişmanlık duyacaktır.

Kıyamet gününde yaşanacak olaylar Allah'ın Kuran'da bildirdiği şekilde "yerin başka yere göklerin de başka göklere dönüşmesi" olacaktır. İnsanlar Allah'ın huzuruna çıkacak O'nun karşısında dünya hayatı boyunca yaptıklarının hesabını vereceklerdir." (İbrahim Suresi 48)

Kuran'da inkarcılar için bu zorlu gün "din günü" "hesap ve ceza günü" "ahiret günü" gibi isimlerle tanımlanmaktadır. Yüce Allah insanların tümünü yeni bir yaratılışla tekrar diriltecektir. O gün inkar edenler ile iman edenlerin kesin bir ayrılışla ayrılacakları bölükler halinde ebedi yurtlarına sevk edilecekleri gündür.

İnsanların Hesap için Toplanmaları

Bu an iman etmeyenlerin ömürleri boyunca kaçtıkları anlamazdan geldikleri müminlerin ise hazırlanıp bekledikleri hesap anıdır. Allah bu günü de yarattığı her şeyde olduğu gibi Kendi gücüne ve şanına uygun olarak yaratmıştır. Hesabın gerçekleştirilmesi için melekler saflar halinde dizilirler. O gün insanlar arasında adaletle hükmedilecek ve konuşacak kişi sadece doğruyu söyleyebilecektir. Kuran'da müminlerin o anda yüzlerinin ışıl ışıl parladığı ve Rabbimiz'e sevinçle baktıkları bildirilmiştir. İnkar edenler ise utançlarından başlarını dahi kaldıramadıkları bildirilir. Allah inkar edenlerin o anki tavırlarını ayetlerde şu şekilde belirtir:

"O gün öyle yüzler vardır ki kararmış-ekşimiştir. Kendisine beli büken işlerin yapılacağını anlamaktadır." (Kıyamet Suresi 24–25)

Şu anda dünyada yaklaşık olarak 6 milyar insan yaşamaktadır. Bu sayıya şimdiye dek yaşamış ve bundan sonra da yaşayacak insanların sayısını eklersek mahşer (diriliş) günü mezarlarından çıkıp toplanacak insan kalabalığı ve bunun oluşturacağı müthiş tablo hakkında bir fikir edinebiliriz. İnsanlar bir araya toplanacak ve birbirlerini olayları olup bitenleri açıklıkla görüp anlayabileceklerdir. Çünkü o gün Rabbimiz'in Kuran'da belirttiği gibi keskin bir görüş hakimdir:

"Andolsun sen bundan gaflet içindeydin; işte Biz de senin üzerindeki örtüyü açıp-kaldırdık. Artık bugün görüş-gücün keskindir." (Kaf Suresi 22)

Hesap Anı

Sonsuz kudret sahibi olan Allah Kuran'da insan yaşamının her geçen gün bir sona doğru gittiğini şöyle açıklamaktadır:

"Ey insan gerçekten sen hiç durmaksızın Rabbine doğru bir çaba harcayıp durmaktasın; sonunda O'na varacaksın." (İnşikak Suresi 6)

Genellikle insanların hayatları için bir dönüm noktası olacağına inandıkları belirli olaylar vardır. İyi bir üniversiteye girmek diploma almak iyi bir iş sahibi olmak gibi... Bu ve buna benzer planları olan insanlar amaçlarına ulaşacakları ana kadar gün sayıp pek çok hazırlığı o anı hedefleyerek yaparlar. Bu insanların yaşamlarında sadece bu hedef vardır ve yalnızca bu amaç doğrultusunda yaşadıklarını söylemekten de çekinmezler. Bunlar doğal isteklerdir ancak insanların yaratılış amacı Allah'a kulluk etmektir. Bu da sadece Kuran ahlakını yaşamakla yerine getirilebilir. İşte insan nasıl yukarıda saydığımız hedefler için hiç durmadan çalışıyorsa yaratılış amacına uygun olarak hareket etmeli ve sonsuza kadar kalacağı ahiret hayatı için de yoğun çaba göstermelidir. Ancak bu çabayı dünya hayatında ulaşacağı bir hedef ile kıyaslamak pek akılcı bir düşünce olmayacaktır. Çünkü dünya hayatında belirlediği hedeflerin sonunda elde ettiği her türlü kazanç kendisiyle birlikte bir gün mutlaka bitecektir. Ayrıca elde edilen menfaatler ne kadar yüksek olursa olsun geçen her gün bizi o mahşer gününe biraz daha yakınlaştırmaktadır. Geçen her saat her dakika hatta her saniye ölüme yeniden dirilişe ve hesaba doğru atılmış yeni bir adımdır. Bu ilerleyişi durdurmanın ya da geri çevirmenin yolu yoktur ve tüm insanlar bu yolu izleyeceklerdir.

İşitme Görme Duyuları ve Derileri Şahitlik Eder

O gün suçlu günahkarların işledikleri kötülüklere şahit olanlar da orada hazırdır. Müminlerin yazıcı meleklerin ve Allah'ın getirdiği şahitlerin yanı sıra inkarcıların aleyhine şahitlik edenlerin arasında hiç beklemedikleri şahitler de vardır. Bunlar insanın kendisini yalnız sandığı sırada dahi Allah'ın kendisini çepeçevre kuşattığına dair en çarpıcı delillerdir.

İnkarcıların aleyhinde şahitlik yapacak olanların arasına kendi işitme görme duyuları ve derileri de eklenmiştir. Her biri Allah'ın izniyle konuşur ve eksiksiz olarak söylemesi gerekenleri şahit olduklarını bildirirler. Allah Kuran'da şu şekilde bildirmiştir:

"Sonunda oraya geldikleri zaman işitme görme (duyuları) ve derileri kendi aleyhlerine şahitlik edecektir. Kendi derilerine dediler ki: "Niye aleyhimizde şahitlik ettiniz?" Dediler ki: "Her şeye nutku verip-konuşturan Allah bizi konuşturdu. Sizi ilk defa O yarattı ve O'na döndürülüyorsunuz." "Siz işitme görme (duyularınız) ve derileriniz aleyhinize şahitlik eder diye sakınmıyordunuz. Aksine yaptıklarınızın birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz." (Fussilet Suresi 21–22)

İnsanlar Yapayalnız Sorguya Çekilirler

Bu günün bir başka özelliği de insanların hesaba "tek olarak" çekilecek olmalarıdır. Hem dünyada hem ahirette yakınlarından yardım göreceğini umanlar hesap günü onlardan uzaklaşacak ve tek başlarına hesap vereceklerdir. Rabbimiz Kuran'da şöyle haber vermiştir:

"Ve onların hepsi kıyamet günü O'na 'yapayalnız tek başlarına' geleceklerdir." (Meryem Suresi 95)

Hesap anı insanlar için zorlu bir gündür çünkü yalnız kalmak çoğu insanın -özellikle zorluk anlarında en fazla çekindiği duygulardan biridir. Tek başına bırakılmak dünya şartlarında dahi insanlar için en büyük azaplardan birisidir. Oysa ahiret günü söz konusu olan sadece yalnızlık değildir. O gün hiçbir inkarcının yanında kendi ailesi de dahil olmak üzere güvenebileceği yardım alabileceği hiç kimse olmayacaktır. "Böylece Sur'a üfürüldüğü zaman artık o gün aralarında soylar (veya soybağları) yoktur ve (üstünlük unsuru olarak soyluluğu veya birbirlerine durumlarını) soruşturmazlar da." (Müminun Suresi 101)

Amel Defterlerinin Verilmesi

İnsanın dünya hayatı boyunca yaptığı her şey kendisinin göremediği ancak Yüce Allah'ın Kuran'daki ifadesiyle sağ ve sol tarafında bulunan melekler tarafından kaydedilir. Hesap anı için hazırlanan defterler din gününde insanlara sunulur. Kişi yaptıklarının hiçbirini reddedemez çünkü yaşadığı her an amel defterine kaydedilmiştir. Herkes kendi defterinden ahiret için neler hazırladığını öğrenir. Rabbimiz'in kimseyi zerre kadar haksızlığa uğratmadığı ve bir hardal tanesi kadar amelin dahi hesaba katıldığı bu anda müminlerle kafirlerin tavırları çok farklıdır. Müminler büyük sevinç içinde defterlerini alıp okumaları için yanlarında bulunanlara uzatırlar. Müminlerin bu sevinç ve coşkularına karşın iman etmeyenler kahredici bir utanç ve korku içindedirler defterleri sol ellerine verilir. En küçüğünden en büyüğüne kadar hiçbir işin eksik bırakılmadan meleklerce yazıldığı bu defter Allah'ın sınırlarını korumayan ve O'nun rızasını taşımayan amellerle doludur.

Cehennemin Gösterilişi

Tüm yaşamın muhasebesinin yapıldığı bu günde herkes dünyada yaptıklarının hesabını verir. Cehenneme gireceğini anlayanlar kısacık bir ömrü sonsuz bir hayata tercih etmenin verdiği iç acısını yaşarlar. Onlar kendilerine azabın dokunmayacağını kıyamet gününün gerçekleşmeyeceğini ve Allah'ın onları cezalandırmayacağını zannederek rahat bir hayat yaşarlarken Allah onları sarıp kuşatmış ve hiç ummadıkları bir anda yakalamıştır. Artık her şey bitmiş ve herkesin gideceği yer belli olmuştur. Ancak insanlar birbirlerinden hemen ayrılmazlar. Müminler cennete sevk edilmeden önce onlara da kafirlerle birlikte cehennem gösterilir. O gün mümin ya da kafir tüm insanlar cehennemin çevresinde diz çökecektir. Herkes cehennemin korku salan uğultusuna ve içindeki tüyler ürpertici görüntülere şahit olacaktır. Ancak müminler burada kalmayıp cennete gidecek iman etmeyenler ise ebedi olarak kalacakları cehenneme gireceklerdir. (Harun Yahya Ölüm Kıyamet Cehennem)

Elbette sonsuz merhamet sahibi Allah'ın müminlere cehennemi göstermesinin birçok hikmeti vardır. Cehennemin durumunu yakından gören müminler Allah'ın kendilerine verdiği imanın ne kadar büyük bir nimet ve müjde olduğunu çok daha derinden kavrarlar. Çünkü şahit olunan cehennem o kadar dehşet vericidir ki o azaptan kurtulmuş olmak insan için tarifsiz bir şükre vesile olacaktır. Müminler cehennemi görmekle kıyas yapma imkanına sahip olurlar. Böylece içinde insana verilecek en güzel nimetleri barındıran ebedi kalacakları cennetin değerini daha iyi anlarlar. Allah Kuran'da diriliş vaktini kıyamet günü hesabın bitip sonsuzluğun başlamasını şu şekilde bildirmiştir:

"Yer Rabbinin nuruyla parıldadı; (orta yere) kitap kondu; peygamberler ve şahidler getirildi ve aralarında hak ile hüküm verildi onlar haksızlığa uğratılmazlar. Her bir nefse yaptığının tam karşılığı verildi. O onların işlediklerini daha iyi bilendir." (Zümer Suresi 69)

İman edenler ise kendilerine sonsuz nimetlerin sunulduğu cennete götürüleceklerdir:

"Rablerinden korkup-sakınanlar da cennete bölük bölük sevkedildiler. Sonunda oraya geldikleri zaman kapıları açıldı ve onlara (cennetin) bekçileri dedi ki: "Selam üzerinizde olsun hoş ve temiz geldiniz. Ebedi kalıcılar olarak ona girin." (Onlar da) Dediler ki: "Bize olan va'dinde sadık kalan ve bizi bu yere mirasçı kılan Allah'a hamd olsun ki cennetten dilediğimiz yerde konaklayabiliriz. (Salih) Amellerde bulunanların ecri ne güzeldir." (Zümer 73–74)

Dünya hayatının sona ermesi ile başlayan kıyamet günü insanların sorgulanması ile devam edecek herkesin yaptığının tam karşılığı olan yere götürülmesi ile bitmiş olacaktır. Kıyamet gününün ardından Rabbimiz'in insanlara vaadettiği sonsuz ahiret hayatı başlayacaktır.
(makale harun yahya)