İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır'ın iddiası çok tartışılacak.

Diyanet'in takvimine göre bu Ramazan yaklaşık 16 saat oruç tutuluyor. İlahiyatçı Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır ise bu takvime itiraz ederek en az 40 dakika fazladan oruç tutulduğunu öne sürdü. Bayındır bir internet sitesinde de imsak vaktinin nasıl hesaplanacağını açıkladı. İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır Türkiye’de en az 40 dakika fazla oruç tutulduğunu iddia etti.

Aynı zamanda Süleymaniye Vakfı, Din ve Fıtrat Araştırmaları Merkezi Başkanı da olan Prof. Bayındır, “Takvimler hatalı oldu için Türkiye’de en az 40 dakika önce oruca başlanmaktadır. Ben sahurda imsak saatinden en az 20 dakika sonraya kadar yiyiyorum, gün ağarıncaya kadar” şeklinde açıklamada bulundu.

İÇİNDEN ÇIKILMAZ SIKINITLAR
Süleymaniye Vakfı’nın web sitesinde konuya ilişkin bir yazı yayınlayan İlahiyatçı Bayındır, takvimlerde var olduğunu iddia ettiği hatanın sebebinin güneşin doğuşundan önceki beş ayrı tan arasında yapılan yanlış seçim olduğunu belirterek "Oruç, tan yerinin ağarmasından güneşin batmasına kadar, Allah rızası için yemeyi içmeyi ve cinsel ilişkiyi terk etmektir. Eskiden çıplak gözle bakılır, ufuk boyunca ışığın yoğunlaştığı görülünce yemeye içmeye son verilirdi. Artık gözlemin yerini takvimler almıştır. Ama takvimler hatalı olduğu için Türkiye’de en az 40 dakika önce oruca başlanmaktadır. Ekvatora yakın bölgelerde bu süre azalmakta ise de kuzey bölgelerinde birkaç saati bulmaktadır. Buna yatsı ile ilgili hatalar da eklenince içinden çıkılmaz sıkıntılar doğmaktadır.” dedi.

BU ZULME SON VERİLMELİ
“Hatada ısrar edilmesi, oruca başlama ve yatsı namazı vakitlerini bir zulüm aracı haline getirmekle kalmamış, kutuplara doğru içinden çıkılmaz problemlere kaynaklık eden bu hata sebebiyle İslam’ın itibarına da gölge düşürülmüştür.” yorumunu yapan Bayındır'ın, Diyanet İşleri Başkanlığı'na da çağrıda bulundu: "Bir an önce bu büyük hatadan dönülmeli, Müslümanlara ve İslam’a yapılan bu zulme son verilmelidir."

NASIL HESAPLANIR?
Prof. Dr. Bayındır, imsak vaktinin hasaplanışı şöyle açıkladı:

"Eskiden çıplak gözle bakılır, ufuk boyunca ışığın yoğunlaştığı görülünce yemeye içmeye son verilirdi. Artık gözlemin yerini takvimler almıştır. Ekvatora yakın bölgelerde bu süre azalmakta ise de kuzey bölgelerinde birkaç saati bulmaktadır. Buna yatsı ile ilgili hatalar da eklenince içinden çıkılmaz sıkıntılar doğmaktadır."

DİYANETTEN İMSAK VAKTİ AÇIKLAMASI

Diyanet İşleri Başkanlığı, Din İşleri Yüksek Kurulunun imsak vaktini belirlerken astronomik tan olan 18 dereceyi esas aldığı belirtilerek, ''Usulüne uygun yapılamayan gözlemlerle, namaz ve oruçla ilgili vakitler konusunda tereddütler uyandırmak doğru değildir'' dedi.

Başkanlığın internet sitesinde yer alan imsak vaktiyle ilgili açıklamada, ibadet vakitleri belirlenirken herkesin kolaylıkla tespit edebileceği bazı astronomik ve atmosferik alametlerin esas alındığı belirtildi.

Özellikle şehir hayatında insanların söz konusu astronomik ve atmosferik olguları gözlemesinin zorluğuna dikkat çekilerek, ayrıca aynı yerleşim birimi veya coğrafyada yer alan Müslümanlar arasındaki birliğin sağlanması bakımından da vakitlerin hesapla belirlenmesine ihtiyaç olduğu kaydedildi.

Namaz ve oruç gibi ibadet vakitlerinin İslam fakih ve astronomlarının incelemeleri doğrultusunda asırlardır hesapla belirlendiğine işaret edilen açıklamada, Diyanet İşleri Başkanlığının da namaz ve oruçla ilgili vakitleri hesapla belirlediği bildirildi. Açıklamada, Hz. Muhammed'in açıklamaları ve İslam alimlerinin içtihatlarının, söz konusu hesaplarda esas alınacak şeri ölçülerin temel dayanağını teşkil ettiği belirtildi.

Astronomik olarak sabah şafağının başlangıcının, güneşin 18 derece ufka yaklaşma vakti olarak tespit edildiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

''Buna astronomik tan denilmektedir. Bu vakitte astronomik olarak sabah şafağı başlamaktadır. Ancak bu şafağın çıplak gözle görülebilmesi, kişinin bulunduğu yere göre farklılık gösterebilir. Dolayısıyla özellikle günümüzde yerleşim birimlerinin ışık ve pus yoğunluğu dikkate alındığında çıplak gözle yapılacak gözlemlerle sağlıklı sonuçlara varılması oldukça zordur.''

Vakitlerin bu şekilde hesaplanıyor olmasının, güneşin hareketleri gözlenerek hadisi şeriflerde belirtildiği biçimde oruç ve namaz vakitlerinin belirlenmesi alternatifini asla ortadan kaldırmayacağı vurgulanan açıklamada, ''Ancak şafağın izlenmesi, usulüne uygun olarak yapılabildiği takdirde bir anlam ifade eder. Usulüne uygun yapılamayan gözlemlerle, namaz ve oruçla ilgili vakitler konusunda tereddütler uyandırmak doğru değildir'' denildi.

Din İşleri Yüksek Kurulunun vakitlerin hesaplanmasında esas aldığı 18 derecede astronomik olarak şafağın başladığına dikkat çekilen açıklamada, şafağın başlamasıyla imsak vaktinin gireceği, bu andan itibaren sabah namazının kılınabileceği ifade edildi.

haber3