8. Sayfa, Toplam 11 BirinciBirinci ... 678910 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 71 ile 80 Toplam: 105

Cehennemi Goreceksiniz!

Din ve İnanç Kategorisi Dini Sohbet Forumunda Cehennemi Goreceksiniz! Konusununun içerigi kısaca ->> sen tahrif ettikleri söylüyosun.peki onlar ne söylüyor hiç düşündün mü? allah gönderdiğini korur diyorlar mı acaba? yada allahın dinini inkar ...

  1. #71
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Mesaj
    319
    Rep Gücü
    1762
    sen tahrif ettikleri söylüyosun.peki onlar ne söylüyor hiç düşündün mü?
    allah gönderdiğini korur diyorlar mı acaba? yada allahın dinini inkar edenler hırıstiyanlığı ve islamı uydurdular diyorlar mı?
    peki hiç düşündün mü? bu kadar mı tahrif olur.üç dininde yüzlerce yönü farklı.ibadet şekilleri farklı.
    yedikler içtikleri farklı.sence bunu o toplumlar yazmış olamazlarmı?

    mutlak varlık diye bir şey yok.varsada bu dinlerin söylediği gibi değildir.

  2. #72
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye Arkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    487
    Rep Gücü
    20780
    Alıntı deklem´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    sen tahrif ettikleri söylüyosun.peki onlar ne söylüyor hiç düşündün mü?
    allah gönderdiğini korur diyorlar mı acaba? yada allahın dinini inkar edenler hırıstiyanlığı ve islamı uydurdular diyorlar mı?
    peki hiç düşündün mü? bu kadar mı tahrif olur.üç dininde yüzlerce yönü farklı.ibadet şekilleri farklı.
    yedikler içtikleri farklı.sence bunu o toplumlar yazmış olamazlarmı?

    mutlak varlık diye bir şey yok.varsada bu dinlerin söylediği gibi değildir.
    varlık nasıl meydana gelmiştir açıklar mısınız?

    dinlerin söylediği gibi değilse nasıldır.

  3. #73
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Mesaj
    319
    Rep Gücü
    1762
    varlığın neden meydana geldiğini anlamadığın içinmi allaha inanıyorsun,bu yüzden mi islama inanıyosun.
    eskiden anlaşılmayan çok şey buğün anlaşılıyor.ilerde bunlarda anlaşılır.düşün bir kaç yüz yıl sonra
    insanlık artık neler yapacak.
    herşeyi var ,yok
    siyah ,beyaz diye düşünmemizden belkide anlamıyoruz.
    varlığı meydana getiren varsa o meydana getireninde bir yaratıcısı olmazmı? demekki bu düşünce biçiminin sonu yok.bu düşünce biçimi yanlış.

  4. #74
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye atom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Mesaj
    306
    Rep Gücü
    3649
    evrenin nasıl meydana geldiği konusunda bir kaç teori var.
    bilim bu teoriler için,sizin dininiz gibi "mutlak gerçektir" demiyor.şu andaki gözlemlerimize bakıldığında böyle olmuş olma ihtimali vardır deniyor.
    büyük patlama teorisi hem hıristiyanlığı hemde müslümanlığı kurtardığı için kilise ve camilerde kabul görmüştür.farklı teorilerde vardır ama büyük patlama teorisi kadar medyatik değildir.


    bilim kainatın nasıl başladığını,ne zaman başladığını,başka uzayların olup olmadığı henüz bilemiyor.
    belki hiç bir zaman bilemeyecek.kaldıki,bilimin evrenin başlangıcını bilemiyor olması dinlerin,tanrının delili olarak görülemez.

    bilim kainatın nasıl başladığını değil ama nasıl işlediğini biliyor.
    size göre insan dışındaki istisnasız her şey akılsız ve aptaldır.bu yüzden düzgün,doğru işleyen bir şey ortaya çıkaramazlar.ben bu forumdaki ilk mesajlarımda,size göre aptal ve akılsız atomların bir araya geldiklerinde etraflarının nasıl farkına vardıklarını anlatmıştım.



    forumda ilk mesajımı galiba size yazmıştım.aptal ve akılsız dediğiniz doğanın aslında akıllı olduklarını söylediğimde karşılaştığım tepki şuydu "peki atomlara kim vermiş o aklı".
    madem atomları akıllı görüyordunuz o zaman neden aptal doğa dediniz.
    bunu sadece siz söylemiyorsunuz,tüm harun yahya gençliğinin dilinde "akılsız doğa".


    forumdaki ilk mesajıma geri dönelim

    Arkun
    evrim teorisine inananlar akılsız doğanın her şeyi aklettiğini düşünüyorlar bununlada kalmıyorlar maddeye yaratıcılık vasfı veriyorlar bu yüzdendir ki ben ateizmi çok tanrılı ilkel dinlerden biri olarak görürüm
    atom
    doğa akılsız değildir,herşeyin farkındadır.
    farkında olmak ve farkında olmanın farkında olmak ayrı şeyler.
    insan,farkında olmanın farkında olan tek canlıdır.ama atom larda çevrelerinin farkındadırlar.iki hidrojen ve bir oksijen atomu bir araya geldiğinde su molekülü oluşur.bu iki atomun birleşmesinden meydana gelen ve dinlere göre akılsız olan iki atom suyu oluşturduğunda çevresinin farkına varmaya başlar.açık bir arazideki ince eğimleri siz farkedemeyebilirsiniz ama su bunu fark eder ve 1mm lik bir eğim dahi olsa o yöne doğru gitmeye başlar.su eğimin ve yer çekiminin farkına varır,ama bunun farkına vardığının farkına varmaz.

    bakteriler,sıfır derecede öylesine durdukları yerde dururken 30 derecede çıldırmışcasına hareket etmeye başlarlar.sıcağın farkına varırlar ama farkına vardıklarının farkına varamazlar.

  5. #75
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    bay atom
    farkındalığının farkında olan insan yaradıcısı konusundaki farkındalık kalbinde oluştuğu zaman,bu farkındalık için yaradılmış olduğunun idrakine varır.
    Kuranda beynin değil kalbin akletmesinden,sizin deyiminizle farkındalığından,idrakinden bahsedilir.
    beyin ,her ne kadar günümüzde,bilgiyle alakalandırılarak merkez kabul edilsede,asıl merkez kalptir.Öyle ki; kalp neye meylederse,beyin ona göre düşünceler üretir.
    fikir de,bilimde ,sanatta,kültürde,ona göre şekillenir.Ve kalpte Allah tanınmamışsa,o farkındalığın diğer yaradılanların farkındalığından farkı,daha vahşi,zalim olabilmesidir.Çünkü bir kurt açlığının farkında olunca bir koyun avlar.Ama vicdanı kör bir insanın ihtiraslarını doyurabilecek birşey yoktur.

  6. #76
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ashenarşi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesaj
    1.511
    Rep Gücü
    33423
    Alıntı deklem´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    bilim dünyası ilk çağı(taş devri) milattan önce 100.000 ile 10.000 arası olarak alır.gerek bulunan fosiller gerek kullanılmış araç gereçler bunu doğruluyor.müzelerde bile bulunan
    bu şeyler sergileniyor.çankırı müzesini gezmeni tavsiye ederim.

    Güney Afrika’da yeni bulunan hominid türü, insanın ilk atalarının bazı özelliklerini taşıyor.

    Güney Afrika’da bir mağarada bulunan ve şimdiye kadar tanımlanmamış iki insansı (hominid) fosilinin, kendi türümüz olan Homo sapiens’in evrimine ışık tuttuğu açıklandı. Keşfi yapan bilimcilerin Science dergisinde yayımladıkları bulgulara göre Australopithecus sediba adı verilen tür, soyumuz olan Homo cinsinin(genus) ilk türleriyle bazı ortak özellikler taşıyan, iki ayakla dik yürüme becerisine sahip.

    Witwatersrand Üniversitesi(Güney Afrika) Yer Bilimleri Fakültesi ve İnsan Evrimi Enstitüsü araştırmacılarından Lee Berger yönetimindeki uluslararası bir ekipçe bulunan fosiller, türe ait neredeyse tam bir iskelet oluşturuyor.

    Malapa Mağaraları diye adlandırılan çoğu çökmüş mağaraların birinin dibindeki taşlaşmış tortullardan ayıklanan kemikler, 20’li yıllarının sonlarında ya da 30’larının başında bir dişiyle, 13 yaşlarında olduğu sanılan ergen bir erkeğe ait. Fosillerin boyutlarından araştırmacılar hem dişinin hem de genç erkeğin 1,27 m boyunda oldukları sonucunu çıkarıyorlar.

    Aynı mağara çukurunda en az 25 hayvana ait yüzlerce kemik fosiline de rastlanmış. Bunlar arasında kama dişli kediler, bir yaban kedisi, bir sırtlan, bir yabani köpek, antiloplar ve bir ata ait olanlar da bulunuyor. Araştırmacılara göre insansı fosilleri içine düştüğünde, çukurun 30-50 metre derinliğindeydi.

    Öteki hayvan fosillerinin çeşidi ve sayısı da, büyük olasılıkla içi su dolu olan çukurun, susamış hayvanlar için bir ölüm tuzağı olduğuna işaret ediyor. İnsansı fosillerinin iyi korunmuş olması, araştırmacılarca çukurun dibinin leş yiyicilerin eriminin dışında olmasına bağlanıyor.

    Geçtiğimiz aylarda çeşitli gazete ve web sayfalarında Denizli'de bulunan bir kafatası fosili hakkında haberlere yer verildi. Her yeni fosil bulgusunda olduğu gibi bu kafatası da Darwinist propaganda yöntemlerine alet edilmiş ve haber, evrim yanlısı yayınlarda Anadolu'da bulunan ilk "Homo erectus" kafatası olarak duyurulmuştu.

    Bulunduğu kayalıklar üzerinde yapılan tarihlemelerden yola çıkılarak 500 bin yıllık olduğu tahmin edilen ve sırf bu sebeple Darwinistler tarafından Homo erectus yakıştırması yapılan fosil, evrim teorisinin bilimsel çöküşünün kesin olarak ilan edildiği şu günlerde teoriyi ayakta tutabilmek için Darwinistlerce malzeme konusu olmuştur.

    Oysa söz konusu fosil bir insana aittir ve insanın sahte evrimi ile ilgili hiçbir iddiaya kanıt teşkil etmemektedir. Tam tersine insanın 500 bin yıl boyunca hiçbir değişime uğramadan kalmış olduğunu göstermektedir.

    buda sizin iddianızı destekleyen bir yazı.bunu kabul ederseniz ademden havvaya 7000 yıllık yaşam olduğunu iddia eden sait nursiyi ve beş on tane hadisi kabul etmemiş oluyosunuz.
    artık siz karar verin hangisini kabul etseniz çıkmaza gireceksiniz.
    Benim bilime saygım var. Ama düzmece şeylere inanmam. Amerika ayada ayak basmıştı değil mi? sonra kafaları karıştırdı. Uzaylıları görmüşlerdi değil mi? Nedense hep onlar görüyor. Bİlimin uydurmasına inanmam.

    Hemde Kuran varken evrime niye inanayım. Düz mantık sende o zaman Kurana inan o zaman evrime gerek duymazsın.

    Burdaki önemli nokta bilime inanırım ama uydurmalara dğeil.

    Artı Harun Yahya evrim teorisini 500 defa çürüttü. Sorulan sorulara verecek cevapları yok.

    :)) Sadece popülite olsun diye evrim varmışmış diye yutturuyorlar. Darwin kendide inanmıyor artık.

    Gılman konusunda ise şu var. Bu konuda birşey diyemem ama bunu araştırıp yeterli bilgiye sahip olan hocalar var ve bildiğim kadarıyla diyor ki var. Hemde heyet kararıyla.

    Bir kaç sürüden ayrılanın söylediğine inanmak hata olur.
    Konu ashenarşi tarafından (21-09-2010 Saat 04:17 PM ) değiştirilmiştir.

  7. #77
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye Arkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    487
    Rep Gücü
    20780
    Alıntı atom´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    evrenin nasıl meydana geldiği konusunda bir kaç teori var.
    bilim bu teoriler için,sizin dininiz gibi "mutlak gerçektir" demiyor.şu andaki gözlemlerimize bakıldığında böyle olmuş olma ihtimali vardır deniyor.
    büyük patlama teorisi hem hıristiyanlığı hemde müslümanlığı kurtardığı için kilise ve camilerde kabul görmüştür.farklı teorilerde vardır ama büyük patlama teorisi kadar medyatik değildir.


    bilim kainatın nasıl başladığını,ne zaman başladığını,başka uzayların olup olmadığı henüz bilemiyor.
    belki hiç bir zaman bilemeyecek.kaldıki,bilimin evrenin başlangıcını bilemiyor olması dinlerin,tanrının delili olarak görülemez.

    bilim kainatın nasıl başladığını değil ama nasıl işlediğini biliyor.
    size göre insan dışındaki istisnasız her şey akılsız ve aptaldır.bu yüzden düzgün,doğru işleyen bir şey ortaya çıkaramazlar.ben bu forumdaki ilk mesajlarımda,size göre aptal ve akılsız atomların bir araya geldiklerinde etraflarının nasıl farkına vardıklarını anlatmıştım.



    forumda ilk mesajımı galiba size yazmıştım.aptal ve akılsız dediğiniz doğanın aslında akıllı olduklarını söylediğimde karşılaştığım tepki şuydu "peki atomlara kim vermiş o aklı".
    madem atomları akıllı görüyordunuz o zaman neden aptal doğa dediniz.
    bunu sadece siz söylemiyorsunuz,tüm harun yahya gençliğinin dilinde "akılsız doğa".


    forumdaki ilk mesajıma geri dönelim

    Arkun


    atom
    bilim cehenneme olma ihtimali var derse inanacaksınız yok derse inanmayacaksınız cehennem bilimi ilgilendirmez ama insanları ilgilendirir.
    ya dinlerin dediği gibi cehennem varsa ?bilimin yok demesi sizi urtaracak mı ?
    büyük patlama olsun ya da olmasın var olanı yaratan bir var vardır.mutlak varlık gereksinimini değiştirmez.
    biz bilim bilmiyor o halde dinler biliyor diyerek inanmıyoruz.bilimi dinin karşısına koymuyoruz bilimi dinimizin bi hizmetçisi olarak görüyoruz.

    atomları akıllı görmüyorum fizik kuralları dahilinde hareket ettiğini söylüyorum yani atom akıl sahibi olduğu için maddeyi oluşturmaz sevk-i ilahi gereği bunu yapar.
    kur an da Allah arıya vahyetti der arı balı yapar fakat size balın tarifini ve izahını yapamaz.
    Allah doğayı yarattı ve ona bir takım kurallar koydu siz bunu doğanın aklı olarak görüyorsunuz bunlar akıl değil kuraldır akıl olsaydı yaptıkları şeyi izah etmeleri beklenirdi.
    arıya vahyettinin manası arıya bal yapma içgüdüsünü verdi anl***** gelir.
    atoma da elektrona da bir takım kurallar koymuştur bu kurallarla işlerler kendi akıllarından dolayı öyle hareket etmezler.

    şimdi size tanrı moleküller verelim ama bilinçsiz olsunlar neden tanrı diyorum kendi kendini var ettiğini düşündüğünüz için
    neden bilinçsiz diyorum çünkü madde de bilinç diye bir şey yoktur aklederek hareket etmezler kanunlaa göre hareket ederler.
    bu moleküllere maddeyi oluşturma kanunu kim koymuştur?
    tesadüfen oluştu diyorsanız
    derim ki size bir klavye verelim tesadüfen basın ve bir kitap oluşturun ondan kaostan düzenli bir işleyiş içinde olan evren nasıl çımıştı.
    doğa kanunlarını kim koymuştur
    bu kitabı kim yazmıştır.

  8. #78
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye atom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Mesaj
    306
    Rep Gücü
    3649
    dünyanın bu günkü konumu yaşama elverişlidir.ama 2 milyar sene önce bildiğimiz yaşam formları oluşamazdı.
    tüm evrende akıl dolu hareketler olduğunu sanmayın.evren kaos içindedir.sürekli patlamalar,kara delikler,birbiri ile çarpışan galaksiler...dünyamızda böyle bir yerdi.

    bu günkü verilerle 28 milyar ışık yılı,yani 264902400000000000000000 kilometre uzunluğunda bir boşluğun içinde olduğumuz kabul edilir.madem evreni kitap olarak kabul ediyorsunuz,kitabın tek kayda değer verisinide yaşam ve insan aklı olarak görüyorsunuz,o halde kitabın geri kalanını çöpe atmanız gerekir.çünkü evrenin yaşama müsait olmayan geri kalan kısmı kaos halindedir.
    böylesine büyük ve yaşlı bir evrende dünyamız,evrenin yaşıda göz önüne alındığında çok küçük bir zaman dilimi ve çok küçük bir alanda yaşama müsade verir.geri kalan tüm zamanlar ve mekanlarda kaos hakimdir.buda demek oluyorki,rastgele klavyenin tuşlarına 28 milyar yıl boyunca basıldığında ortaya çıkan metinin tamamı olmasa bile bir bölümü birşeyler anlatabilir.

    atom lar bizim gibi akıl sahibi değildir.atom lar birleştiklerinde ortaya çıkan maddeler çevrelerine uyum sağlar veya tepki verirler.yıldızımız güneş in yakınından başka bir yıldız geçecek olsa güneş o yıldızı algılar ve ona göre farklı tepkiler vermeye başlar.en küçüğünden en büyüğüne herşey birbiri ile sürekli etkileşim/iletişim halindedir.

    insan bu etkileşim ve iletişimin en uç noktasında yer alır.insanın ve tüm canlıların hislerini ruh değil kimyasallar belirler.tüm hislerimiz çeşitli kimyasallar ile ayarlanır/açıklanır.sex,korku,heyecan,öfke,panik;kimyasallar ın devreye girmesi ile aktifleşen davranış,duygu biçimleridir.

    bilimin çok uzağında,fakat bir o kadarda sahiplenicisisiniz.

  9. #79
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    dediğiniz gibi kaos olsa bu güne kadar dünyanında çoktaaan yokolmuş olması gerekirdi.o kadar çok meteor ve sizin deyiminizle başıboş serseri mayın gibi gezen galaksi varsa.
    güneşle dünya arasındaki tamda hayat oluşacak uzaklığı,atmosferdeki hayat oluşacak gaz oranlarını,su döngüsünü,doğadaki temizlenmeyi,toprağa dönüşmeyi ,sayılamayacak kadar çok düzenlendiği belli olan şeyleri neye bağlıyorsunuz.

    Rasgele basılmış bir tuştan meydana gelen cümle bir şiir mısrası olması ihtimal dahilinde değildir.kaldıki,insan duygularıyla,sanat zevkiyle ahlaki tavırlarıyla tesadüfen oluşabilecek birşey değildir.tesadüfende olsa bir sinek kanadı yaratabilende olmamıştır bu güne kadar insanlar arasında.
    kimyasallar duygularımızı değil,duygusallığımız kimyasal yapımızı etkiler.aşk ,heyecan vs. kalbimizi çarptırır mesela.Kalbimiz çarptığı için durduk yerde heyecan duymayız.
    bilime hiçbir zaman karşı değiliz."ilim çinde de olsa arayınız ""beşikten mezara kadar ilim öğrenin" diyen bir peygamberin ümmetiyiz.bizim karşı çıktığımız husus bilimin allahsızlık düşüncesine paravan edilerek böyle bir konumda da tabulaştırılmak istenmesidir.

  10. #80
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    Alıntı atom´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    dünyanın bu günkü konumu yaşama elverişlidir.ama 2 milyar sene önce bildiğimiz yaşam formları oluşamazdı.
    tüm evrende akıl dolu hareketler olduğunu sanmayın.evren kaos içindedir.sürekli patlamalar,kara delikler,birbiri ile çarpışan galaksiler...dünyamızda böyle bir yerdi.

    bu günkü verilerle 28 milyar ışık yılı,yani 264902400000000000000000 kilometre uzunluğunda bir boşluğun içinde olduğumuz kabul edilir.madem evreni kitap olarak kabul ediyorsunuz,kitabın tek kayda değer verisinide yaşam ve insan aklı olarak görüyorsunuz,o halde kitabın geri kalanını çöpe atmanız gerekir.çünkü evrenin yaşama müsait olmayan geri kalan kısmı kaos halindedir.
    böylesine büyük ve yaşlı bir evrende dünyamız,evrenin yaşıda göz önüne alındığında çok küçük bir zaman dilimi ve çok küçük bir alanda yaşama müsade verir.geri kalan tüm zamanlar ve mekanlarda kaos hakimdir.buda demek oluyorki,rastgele klavyenin tuşlarına 28 milyar yıl boyunca basıldığında ortaya çıkan metinin tamamı olmasa bile bir bölümü birşeyler anlatabilir.

    atom lar bizim gibi akıl sahibi değildir.atom lar birleştiklerinde ortaya çıkan maddeler çevrelerine uyum sağlar veya tepki verirler.yıldızımız güneş in yakınından başka bir yıldız geçecek olsa güneş o yıldızı algılar ve ona göre farklı tepkiler vermeye başlar.en küçüğünden en büyüğüne herşey birbiri ile sürekli etkileşim/iletişim halindedir.

    insan bu etkileşim ve iletişimin en uç noktasında yer alır.insanın ve tüm canlıların hislerini ruh değil kimyasallar belirler.tüm hislerimiz çeşitli kimyasallar ile ayarlanır/açıklanır.sex,korku,heyecan,öfke,panik;kimyasallar ın devreye girmesi ile aktifleşen davranış,duygu biçimleridir.

    bilimin çok uzağında,fakat bir o kadarda sahiplenicisisiniz.
    Senin mantığa göre eğerki yanlış anlamamış isem TESASÜFEN dünya varolmuştur teorisini savunanlardansın....!!!

    Doğrumu..?

    Eğer cevabın evet ise...

    Senin mantığa göre ;

    Mutfağımızda duran kibrit de tesadüfen oluşması lazım....

    Yani Ağaçlar kendi kendine kesildi,

    sonra küçük, küçük kibrit sapları olacak şekilde kesildi,

    Ardından kesilen bu her bir kibrit sapı

    Tesadüfen oluşan o ucunda ki yanıcı maddeye teker teker batırıldı,

    Sonra yine tesadüfen yapılan kutulara konulup,

    Bize satıldı....

    Yok artık ne alakası var dediğini duyar gibiyim ..!!!!

    Ama senin yukarda anlattığın ve dünyanın bizzat kendi içinde bundan çok daha karmaşık, çok daha komplex yapılar ( ki en başta insanın bedeni en güzel örnektir.) nasıl ki TESADÜFEN oluşabiliyorsa (SİZE GÖRE) bir kibritinde TESADÜFEN oluşmasına şaşmamak gerekir...


    [12] İki deniz birbirine eşit olmaz. Bu tatlıdır, susuzluğu keser, içilmesi kolaydır. Şu da tuzludur, acıdır (boğazı yakar). Hepsinden de taze et (balık) yersiniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarırsınız. Allah'ın lütfundan (nasibinizi) arayıp da şükretmeniz için gemilerin, denizi yarıp gittiğini görürsün.

    [13] Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar; güneş ve ayı emri altına almıştır. Her biri belirtilmiş bir süreye kadar akıp gider. İşte (bütün bunları yapan) Rabbiniz Allah'tır. Mülk O'nundur. O'nu bırakıp da kendilerine taptıklarınız ise, bir çekirdek kabuğuna bile sahip değillerdir.

    FATIR SURESİ

    [031.029] Görmez misin ki; Allah, geceyi gündüze, gündüzü de geceye katar. Güneşi ve ayı buyruk altında tutar. Her birisi belirli bir süreye kadar akıp gider. Muhakkak ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

    LOKMAN SURESİ

    [021.030] O küfredenler görmezler mi ki; gökler ve yer bitişikken Biz ayırdık onları. Ve her şeyi sudan canlı kıldık. Hala inanmıyorlar mı?

    [021.031] Onlar sarsılmasın diye yeryüzünde sabit dağlar yerleştirdik. Doğru yoldan gitsinler diye orada geniş yollar açtık.

    [021.032] Gökyüzünü de korunmuş bir tavan kıldık. Fakat onlar, bundaki ayetlerden yüz çeviriyorlar.

    [021.033] Geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı yaratan O'dur. Her biri bir yörüngede yüzer.

    ENBİYA SURESİ


    TA 1400 yıl öncesinden bir kitap (ALLAH C.C KATINDAN)

    [021.030].....Ve her şeyi sudan canlı kıldık. Hala inanmıyorlar mı?

    diyor.. Bilim bunu daha 100 yıl önce keşfediyor....!!!!!!!!!

8. Sayfa, Toplam 11 BirinciBirinci ... 678910 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Cehennemi, Cinlerle ve İnsanlarla Dolduracağım
    SOSYALİST Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 21-08-2014, 01:56 PM
  2. Kafir ebedî cehennemi hak eder.
    meridyen2 Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 15-10-2010, 10:28 PM
  3. Budistlerin cehennemi
    sadece ben Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 18-10-2009, 03:25 PM
  4. Cehennemi tartışıyorlar
    memedi Tarafından Diger Dinler Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 30-12-2008, 10:24 PM
  5. Kedinin Cehennemi
    serseriozi Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 20-04-2008, 05:51 PM
Yukarı Çık