10. Sayfa, Toplam 14 BirinciBirinci ... 89101112 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 91 ile 100 Toplam: 133
  1. #91
    bursali68
    Misafir..

    Din - Bilim Uzlaşısı ( Tümevarım )-10

    Merhaba,

    Bilimde İKİ TEMEL YÖNTEM VARDIR:

    1. Tümevarımlı
    2. Tümden gelimli...

    Dolayısıyla sorunun iki türlü yanıtı var.

    Önce bir yamaçtan yüksek bir dağa çıkalım.Zirveye gidelim ve dağın bir tek yamaç değil,örneğin dört yamaç olduğunu görelim.Artık tepeden her yeri gördüğünüze göre,tüm yamaçları anlatabilirsiniz.

    Bilimi özetleyemezsiniz,ama bunu yapmaya çalışacağım. Önce BİR TEK YAMAÇTAN doruğa tırmanalım:

    1. Evrende güneş (Yıldız) denen enerji tandırları ve bu sistemin uyduları olan,bu enerjiden beslenen gezegenler var.

    2. Yıldızlar (Bizimkinin özel adı Güneş) galaksi içindeki gaz toz bulutlarının,galaktik materyalin aşırı topaklaşması,içe çökmesi ve aşırı ısınma sonucu nükleer tepkimelere başlaması ile oluşur.Bunların ilki Fission=Çekirdek bölünmesidir. (Karbon Azot Çevriminde olduğu gibi) Ama asıl olan (Kur'an'da sakıb, sevakib=Fusion) denen çekirdek erimesi birleşmesidir.Bu tasarruflu ve yıldızın ömrünü uzatan bir NİMETTİR.Güneş evreni tıkabas dolduran ucuz malzeme,bedava yakıt H (idrojen) elementinden 4 taneyi alır ve bir He(lyum) haline getirir.Böylece ayrı ayrı dururken 4 misli iç-tutunum kuvveti gerektiren elementler bir araya geldiğinde,tutunum olarak %33 bir çekim kuvveti tasarrufu yaparlar.Bu da gün ışığı olarak bize ulaşacak olan enerjidir.Güneşin her noktasında her an milyarlarca Hidrojen bombası patlamakta,bunlar çekirdek erimesi yöntemiyle (Fusion) Helyum haline geleceklerdir.

    3. Ya sonra? Yıldızlar (Güneş) kendilerinin soluğu olan Hidrojeni bitirince,bu kez gövdesindeki Helyum'u yemeye başlayacaktır.Böylece güneş(Yıldız) 50 milyon yıl sonra KIRMIZI DEV yani kendinin yüz katı kadar genişlemiş akkor ya da sarı ışık veremez duruma düşmüş bir yıldız halinde genişleyecektir.Öyle ki,dünyamız dahil 6 gezegeni kapsamış olacaktır.

    4. Son olarak (aç kalınca vücudundaki yağları tüketerek zayıflayan bir canlı gibi) Helyum da bitecektir.O sırada Süpernova denen SON NEFES verilecektir.Yıldız dehşetle;

    a) Dışa patlayacaktır.Tüm materyalini yeniden uzaya iade edecektir..

    b) Aynı anda içe de patlayacak,çok sıkışacaktır. Dünya kadar büyüklüğü olacaktır ve adı artık Beyaz cüce (Eletron yıldızı) olacaktır.200 milyon yıl sonra da KARA CÜCE olacaktır.

    Eğer güneşin 2,95 katı kütlesi varsa adı KARDELİK olacaktır..

    .....

    Devamı : Din - Bilim Uzlaşısı (Tümevarım)-10/1 de.....

    Sağlıcakla kalınız....

  2. #92
    bursali68
    Misafir..

    Din - Bilim Uzlaşısı (Tümevarım)-10/1

    Merhaba,

    Devam ediyoruz,sonuçlarını atlayalım ve, keşfimize devam edelim.

    Yaklaşık 200 milyar güneş (Yıldız) bir gökadasında (Galaksi de bizim galaksimizin özel adı,Samanyoludur) bildiğiniz kollu ve merceksi haliyle yer alır.Yani,Galaksi bir gökdelen ise,yıldızlar da onun her bir tuğlası gibidir.

    Galaksiler META galaksi denen daha büyük bir sitemin (yaklaşık 25 galasiden oluşmuş lokal sistemin ve bunlardan oluşmuş 1000 kadar galaksilik META galaksinin üyeleridir.

    Kabaca her biri 200 milyar yıldızdan oluşmuş 200 milyar Galaksi görünür olarak vardır.Bir de görünmeyen %90 oranında SAKLI,KARANLIK madde vardır.Bunu çekim olarak algılıyor fakat şimdiki aletlerimizle belirleyemiyoruz.. (Mikroskop bulunursa mikropları görürsünüz.)Yani daha yolun başındayız.

    Pekiyi bu galaksiler nasıl oluştu?

    Bunu anlamak için daha ileriye tırmanalım.

    1. Evren ilk 700 bininci yılında bir enerji,Hidrojen ve Helyum bulutu olarak en başta yaratılmıştı.Bunun anlamı şu:

    a) Evren böylece homojen bir bulut olarak hala bekliyor olsaydı,biz yaratılmamış,öylece bekleme salonunda bekletiliyor olacaktık.(Ayetlerde YER VE GÖK BİTİŞİKTİ denirken bu anlatılıyor.)

    b) Ama evren öyle beklememiş,ÇÖKMÜŞ.Evren çökünce de merkezi noktaya çöker ve KOZMİK BİR KARADELİK OLUŞUR ki,bu da KIYAMETTİR.Yani doğmadan ölmek gibi...

    c) Evren bir tek noktaya da çökmemiş.Ama,200 MİLYAR GALAKSİ ODAĞINA ayrı ayrı ÇÖKMÜŞ,Topaklanmış,bu gökadalarının evriminden sonra da her bir galakside yıldızlar topluluğu oluşmuş.

    Pekiyi ne olmuş da evren "Yer gök bitişik" öylece sonsuza kadar beklememiş.Ya da ÇÖKMÜŞSE neden bir tek noktaya (Kıyamet ayetlerine bkz.) çökmemiş.

    Bunun yerine 200 milyar odağa çökmüş.(Yer ve gök bitişikken,ayrılmışlar.Gök uzay,yani ayak basılamayan her yer,ARZ=Yer ise ayak basılan her yer anlamındadır.)

    Ama "Bu ikiliye dikkat edin" yanıt bizde(Kur'an'da) var.

    Yıllarca kozmoloji bu soruyu kendine sorarken, 1973 yıllarında Roger Penrose, "Başlangıç tekliği (Ehad) ve başlangıç tekilliği (Wahid) olmak üzere kaçınılmaz yaratıcı gücü hesapladı.Hemen bunun ardından,çalışma arkadaşı,partneri Stephen W Hawking ise "Başlangıçtaki büyük patlamanın şiddet etkinliklerinin bir Hidrojen atomunun yüzde-biri çapındaki miniminnacık KARANOKTALAR yarattığını kanıtladı.Bir yıldızdan artık Karadelikleri biliniyordu da,şimdi nereden çıktı bu en başta yaratılmış minicik karanoktacıklar?

    En başta bu şiddet etkinlikleri 200 milyar tane yaratılmıştı.Bunlar bir milyon yıl boyunca genişleyen evrende yer aldıklarında,hidrojen ve Helyum bulutları bu cehennemi çekim odaklarına çöktüler ve böylece 200 milyar galaksinin ÇEKİRDEĞİ oluştu.

    Hawking'in "Karadelik buharlaşması" isbatı şöyle diyordu: "Mini karanoktacıklar o kadar küçüklerdir ki,buharlaşma,içlerini boşaltınca patlayarak açılırlar.

    Buna göre,patlayıp açılan bir mini karanoktacık,o an mini aknoktacık olarak ortaya çıkar.(Her karadelik arkasındaki tünelde mutlaka akdelik vardır,yer değiştirirler.)

    İşte bunlar QUASAR'lar yani bebek galaksi adaylarıydılar.

    Zaman içinde ortası quasar,çevresi yıldızlardan oluşmuş SEYFERT GALAKSİLERİ haline ve daha sonra bildiğimiz üzere ergin galaksiler haline geldiler.Biz onlardan birinin üzerinde,bir yıldızın,bir gezegeninin üzerinde yaşıyoruz.

    ....

    Devamı : Din - Bilim Uzlaşısı (Tümevarım)-10/2 de.....

    Sağlıcakla kalınız...

  3. #93
    bursali68
    Misafir..

    Din - Bilim Uzlaşısı (Tümevarım)-10/2

    Merhaba,

    Bilimin dünyadan Big Bang'e kadar bir takım sırları vardır.

    1. Neden Buz altında -1 derece yerine +4 derece vardır ve,bu sayede canlılar donup ölmezler?Yani 0, -1, -2, gibi gideceğine, eşel 0, +4, +3, +2, +1, -1, -2, -3 vb. gitmektedir?

    2. Birleşik kablar esasına göre,tüm su rezervleri deniz seviyesinin
    altında olamaz.
    Ama iki istisnası var:

    a) LUT gölü Deniz seviyesinin 200 metre kadar altındadır ve üstelik deniz ile galeriler aracılığıyla birleşiktir,yani bileşik kablar aslına TERS'tir.(Hz.Lut ve gazab ile ilgisine ilişkin fikir jimnastiği yapabilirsin.)

    b)Hazar (Eskiden Aray ve Baykal ile de birleşikti,şimdi kendi başlarına ayrıldılar) denizi seviyenin altındadır neden?(Nuh tufanıyla da bağlantı kurmak üzere beyin jimnastiği öneririm.)

    3. Tüm elementlerde bir yörünge elektronlarla dolmazsa,üste geçemezken,Demir 26'nın 19 numaralı elektron YERİ BOŞTUR?Orada elektron yoktur.
    Demir elementinin (Nikel geçişli olduğu için 56,57 gibi izotopları vardır.) Demir=Hadid suresinin 57 numaralı surede olması nasıl bir tesadüftür?
    Demir=26 olması gerekirken ve öyle sayarız, ama aslında atom ağırlığı A=25'dir. Hadid suresi 25. ayete bakarsanız orada sureye adını veren DEMİR'in geçtiğini göreceksiniz.

    4. Yaklaşık 114 elementin 2000 kadar izotopu vardır.(Hidrojen=Tek protonlu,Döterium iki,Trityum 3 nükleonlu gibi) Bu sistem kusursuz işlemektedir.Ta ki,iki istisnası vardır.Helyum 5 ve Helyum 8 izotopu HİÇ YARATILMAMIŞTIR!

    Eğer yaratılsaydı,evren Hidrojen ve Helyum bulutu halinde (Yer gök bitişik) beklerken,eğer He-5 yaratılmış olsaydı,evrenin tüm enerjisini ve sıcaklığını emecekti ve evren yine yaratılmamış olacaktı.Eğer He8 olsaydı,bu kez Helyumdan büyük elementlere Bor,Fluor vb. yol açılmamış olacaktı.Herşey H ve He'den ibaret olacaktı.

    5. Evrenin her yeri birbiriyle türdeştir ve haberleşirler.Oysa bunun olabilmesi için ışık konusunun 45 derece si arasındaki uzatlaşmaların birbirinden haberdar olup,eşit davranmaları için,ışıktan hızlı haberleşmeleri gerekmektedir. Işık hızı aşılamayacağına göre ne olmuştur?

    Bigbang, yani büyük patlama teoremi,bu sorunun yanıtını veremez.Ama bunun yanıtı Kur'an'dan geldiğinde iş değişir.


    Ön bilgi olarak. Allah'ımız

    a)Cansız malzemeyi yaratırken "KUN=OL" demektedir.
    b)Canlı malzemeyi yaratırken de "RUHUNDAN ÜFÜRMEKTEDİR"

    Evren'e "OL" demiş ve tüm tutarı,içerğiyle birlkte niceligi oluşmuştur.

    Ama niteliğini "Üfleyerek" vermiştir.

    Yani Bülük patlamadan hemen sonra GUT gereği,BÜYÜK ŞİŞME olmuş,böylece,ışık her noktada aynı,türdeş davranmıştır.

    ÜFLEME teoremini çok basit şöyle anlatayım: Bir karıncayı(Işığı) bir kutuya koyuyorsun ve o kendi hızıyla (ışık hızıyla) kutuyu yürüyor.

    Ama sen o kutuyu almışsın ve uçakla Türkiye'den Yeni Zelanda'ya götürmüşsün.Karınca kendi hızından taviz vermeden,UZAY YÜRÜYÜMÜNÜ (uzay-zaman yürümesi) gerçekleştirmiştir..

    Gözden kaçan nice ayetler var ki, bunlardan biri de "ALLAH ve KÜLLİ ŞEY'İN..."

    Bu ne demek? Yani Allah'ın yanında "Herşey mi vardı?"

    ........

    Devamı : Din - Bilim Uzlaşısı (Tümevarım)-10/3 de.....

    Sağlıcakla kalınız...

  4. #94
    bursali68
    Misafir..

    Din - Bilim Uzlaşısı (Tümevarım)-10/3

    Merhaba,

    Biraz da Gözden kaçanı inceleyelim bakalım....

    Külli=Sonsuz gibi, Şey'in=Her bir şey Şey bildiğimiz gibi türkçedeki haliyle tanımlanamayan şeylerdir. "Bir şeye benzetemedim" derkenki haliyle...
    Şu Arapça gerçekten tuhaftır: Şey (belirsiz ve tekil iken) çoğulu EŞYA oluyor.Yani BELİRLİ BİR ŞEY OLUYOR.

    Ayetteki Külli Şey'in ise dikkat edilirse,sonsuz sayıda fakat TEKİL birimler.


    Sonsuz sayıda? Bunu test edelim.

    Bir elmayı üçe bölelim.Ama bunu hesap makinesinde yapalım.Her biri 0.3333333333333333333p'den üç parça oluşur.Bunları birleştirelim yani üçle çarpalım. 0.9999999999999999999999999999999999999999P olur.

    Nerede bizim BİR elma?
    Şimdi,(1) den 0.999999999999999999999999999'u çıkaralım.Sonuç: 0.000000000000000000000001

    Bu öyle bir sayıdır ki,sıfıra en yakın sayıdır.Yani bildiğimiz sıfırdır.Ama yine de sonsuzda-bir değeri vardır.İşte Kur'an'da o sıfıra yakın bu değere ŞEY deniyor.Külli Şey'in de bunların toplamı...

    Bunun anlamını şu ayetten başka hiçbir şey vermiyor: "Allah'ı ne zaman görsen bir ŞEY yaratımı üzerindedir."

    Şimdi, buradan şunu anlayabiliriz: Sonsuzda-bir ŞEY'lerin her biri bir İHTİMAL (Olasılık, probability) Yani bir zar düşün ama 6 yüzlü değil SONSUZ YÜZLÜ,her biri de BİR OLASILIK.Allah zar atmaz,HEPSİNİ YARATIR,bütün ihtimalleri yaratır,hiç bir ihtimal onun gözünden kaçamaz.Çünkü o tek tek saymış dökmüştür "ŞEYLERİ" O yüzden Allah'ı her an bir İHTİMAL yaratmak üzerinde görürsünüz.

    Şimdi aklınıza şöyle bir soru gelebilir. "O zaman sonsuzda-bir şeyden (ihtimallerden)sonsuz tane varsa,bunları toplarız ve BİR çıkar.O zaman Allah'ın yanında BİR daha mı vardı?

    Hayır.Çünkü sonsuz yüzeyli bir zardan söz ettim.Yani her birine bir EVREN bir BİGBANG yaratılmıştır dedim.Ama bu sonsuz yüzeyli zardan bir tane yok,sonsuz tane var: İşte bunun adı SÜPER UZAY (Wheeler, Sarfatti uzayları.) Bu kez Allah'ı "Sonsuz x sonsuz evren yaratırken görüyoruz.

    Sonsuz x sonsuz (Sonsuz ötesi matematik,sonsuz setler=tümcelere bakınız.) Georg Cantor'un (Sonradan müslüman olmuştur) ALEPH=Okunuşu ELİF dediği bir sayıdır ve kanıtlanmıştır. The Aleph, L.Jorge Borges'in de bundan esinlenerek yazdığı bir hikaye kitabının adıdır.)

    Sonsuz nedir? Sonsuz kendine bir sayı daha eklenmeyen son sayıdır.Cantor bunun sonsuz kez sonsuz olup,üzerine ELİF adlı bir sayı eklenebileceğini kanıtlamıştır.(Amman, Cantor'u ve Elif=Aleph'i Web ya da ansiklopedilerden etüd edebilirsiniz, sonra da David Hilbert'i araştırınız.)

    O sayı eliftir.. O halde Allah'da eliftir,iki Tanrı mı var?

    Cantor bu açmazı hemen yenmiştir.

    1. Sonsuz yüzlü BİRTEK zar varDI.
    2. Sonsuz yüzlü SONSUZ tane zar varDI.
    3. Sonsuz yüzlü SONSUZ zardan SONSUZ KEZ ATILIYOR?

    Yani sonsuz yüzlü sonsuz sayıda zardan sonsuz kez atılıyor.Evrenler,Süper uzay(Aşağı misal alemi)ve Hyper Uzay(Yukarı Misal alemi)

    Bunun anlamını Cantor şöyle verit: Elif noktası sonsuz kez sonsuz ihtimalin üzerine eklenen SON SAYIDIR.

    Elif kez elif de alınabiliyor.Bunun da üzerine BİR sayı ekleniyor.İşte O EHADüw WAHİD ALLAH ve herşeyin EL EWWELİ...

    Allah, sürekli bir yaratım halinde."Kun feyekun" dediğinde koca bir evren Bang deyip açılıyor.

    Şeyler (Külli şey'in)CANSIZ sıfırcıklar.

    .....

    Devamı : Din - Bilim Uzlaşısı (Tümevarım)-10/4 de.....

    Sağlıcakla kalınız...

  5. #95
    bursali68
    Misafir..
    Merhaba,

    " Şeyler (Külli şey'in)CANSIZ sıfırcıklar." demiştim...

    Ama CANLI sözkonusu olduğunda,CANLI=RUHU olmak,Ruh üflenmek anl***** geldiği için

    a)Cansız malzemeyi yaratırken "KUN=OL" demektedir.
    b)Canlı malzemeyi yaratırken de "RUHUNDAN ÜFÜRMEKTEDİR"

    Evren'e "OL" demiş ve tüm tutarı,içerğiyle birlkte niceligi oluşmuştur.Ama niteliğini "Üfleyerek" vermiştir."

    Yazdıklarıma göre şu soruların yanıtı ortaya çıkacaktır.

    a) O zaman cansız malzemeye "Allah'ın bilgisi " veya "Allah'ın hayali" diyebilirmiyiz,kabaca?

    CANSIZ MALZEME KÜLLİ ŞEY'İNDİR.BİRER SIFIRDIR.Her sıfır gibi ikiye bölünebilir. (+5)+(-5)=0 veya tersi.Özellikle Cebirdeki X1 ve X2 gibi kökleri anımsarsanız..., bunlar X'in çift kökleridir.Allah "OL" dediğinde o ŞEY oluyor.Bunun adı NİCELİK (Kemmiyet, Küll vb.)

    b)Canli malzemeye de "Allah'ın niteliklerini tasiyan"varliklar?

    ALLAH RUHUNDAN ÜFLEMEZSE O ŞEY CANLANAMAZ.O şey ŞEY halinde kalır.EŞYA olması için "ALLAH'ın RUH'undan üflemesi gerekmektedir.

    Örneğin evrene ol dediğinde 11 boyutlu olur,BigBang der ama quantlaşamaz.Öyle ebediyen açılmamış tohum gibi kalır.

    Evrene RUH vermek için ona "RUHUNDAN ÜFLER" yani BigBang'den daha zorlu bir ÜFLEME=ŞİŞME ile evren aniden genişlemiştir.Halen de genişliyor. (Zariat-47)

    ZARİAT
    47. Ves semae beneynaha bi eydiv ve inna le musiun

    47. Bir de göğe bakın Biz onu kuvvetle bina ettik ve şüphe yok ki Biz onu genişletmeye de malikiz.


    İnsan'a da "OL" dedi çamur oldu.Çamur,cansız...O çamura RUHUNDAN ÜFLEYİNCE hop Ayağa kalktı.Sen ben olduk.

    Hz. İsa'ya ise herkes gibi hem Ruhundan ve de ayrıca,üstüne üstlük KUTSAL RUHUNDAN üfledi.

    Anne ve babamıza ÜFFün dememiz yasaktır.Biz üfleyemeyiz,çünkü onlar bizi doğurdu,biz onları değil.

    Bunlar açıklayıcı olmuştur umarım.Allah'ın bilimi elbette kolay olmayacak ama bakarsınız bir ışık çakar,beynin kanallarından birine ark yürür.

    Sağlıcakla aklınız...

  6. #96
    Tecrübeli Üye Arkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    487
    Rep Gücü
    20780
    Alıntı Venhar´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Herkesin bir anne babası var ve onların da anne babaları var ve bu zincir ilk insanlara kadar gidiyor. Peki anne babamızı inkar edemiyoruz da bu zincirin baslangıcını ve başlatanı nasıl inkar ediyoruz. Zaten ilk insanların kendi kendine varolma sansı yok

    O halde nasıl yaratıldık ??
    sayın venhar kardeşim evrim teorisine inananlar akılsız doğanın her şeyi aklettiğini düşünüyorlar bununlada kalmıyorlar maddeye yaratıcılık vasfı veriyorlar bu yüzdendir ki ben ateizmi çok tanrılı ilkel dinlerden biri olarak görürüm din adı altında en çok tanrıya sahip olan inanç hinduizmdir fakat ateizm din dışı olarak her maddeye yaratıcılık vasıflarını yüklediği içindir ki hinduizmin çok tanrılılığını pek fazla geride bırakmıştır.

    her sebebe yaratıcı gözüyle bakmak sebeplerin kendilerinin kuvvet,kudret,akıl ve ilim sahibi olduğunu düşünmek onlara yaratıcılık vasıfları yüklemek demektir.Oysaki bunların sahibi yaratıcı olan Allah (c.c) ibda ve inşa yöntemiyle ol demekte ve madde,mekan olabilmektedir.

    öncelikle bilmemiz gerekir ki Allah müsebbibül esbaptır her sebebin yaratıcısı sebepler üstü yaratıcıdır.
    sebepleri yaratan kabul ettiğimizde sonsuza dek uzanan bir vagon silsilesi oluştururuz.oysaki sonsuzluk Allah a mahsustur.eğer bir şey sonsuzsa o yaratıcıdır
    feridun düzağaç bir şarkısında derki "bana bitmeyen bir şey söyle söyle sonsuza inanayım.
    işte bitmeyen şey sebeplerin sonsuzlukla bağlanıp metafizik alemlere kapı aralamasıdır ve sonsuzluk tanrıdır.

  7. #97
    1. Hikaye yarışma birincisi
    2. Avatar yarışma birincisi
    Venhar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Nerden
    Bilmiyorum :)
    Mesaj
    4.887
    Rep Gücü
    81913
    Bir yorum bu kadar güzel yazılır ...
    Tebrik ederim arkun abi

  8. #98
    Tecrübeli Üye atom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Mesaj
    306
    Rep Gücü
    3649
    Alıntı Arkun´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    evrim teorisine inananlar akılsız doğanın her şeyi aklettiğini düşünüyorlar bununlada kalmıyorlar maddeye yaratıcılık vasfı veriyorlar bu yüzdendir ki ben ateizmi çok tanrılı ilkel dinlerden biri olarak görürüm

    doğa akılsız değildir,herşeyin farkındadır.
    farkında olmak ve farkında olmanın farkında olmak ayrı şeyler.
    insan,farkında olmanın farkında olan tek canlıdır.ama atom larda çevrelerinin farkındadırlar.iki hidrojen ve bir oksijen atomu bir araya geldiğinde su molekülü oluşur.bu iki atomun birleşmesinden meydana gelen ve dinlere göre akılsız olan iki atom suyu oluşturduğunda çevresinin farkına varmaya başlar.açık bir arazideki ince eğimleri siz farkedemeyebilirsiniz ama su bunu fark eder ve 1mm lik bir eğim dahi olsa o yöne doğru gitmeye başlar.su eğimin ve yer çekiminin farkına varır,ama bunun farkına vardığının farkına varmaz.

    bakteriler,sıfır derecede öylesine durdukları yerde dururken 30 derecede çıldırmışcasına hareket etmeye başlarlar.sıcağın farkına varırlar ama farkına vardıklarının farkına varamazlar.

  9. #99
    Tecrübeli Üye Arkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    487
    Rep Gücü
    20780
    yani siz evrenin akıllı ilim sahibi olduğu için bu kadar düzenli olduğunu DÜŞÜNÜYORSUNUZ
    tebrik ederim ki yaratıcı tarafından koyulan fizik kurallarına maddenin aklı ismini verdiniz.farkı farketmek elbette insana verilmiştir çünkü insan belirli bir kurala tabi değildir.Allah ilim sahibi akıllı olduğu için bir düzen yaratmıştır.
    siz harflere bir düzene girmeyi öğretmediyseniz harfler kendi kendine düzene girip bir kitap oluşturamazlar eğer siz bir yaratıcı olursanız ancak harflere bir düzene girip cümle oluşturmayı vahyedebilirsiniz bunada fizik kuralları denir.yani harfleri siz yazmalısınız veya onlara bir düzen oluşturma ilmi vermelisiniz bu ilimde ancak bir ilim sahibi yaratıcı tarafından verilir veya doğrudan siz kendiniz yazarsınız.
    harfleri bir kitap olacak şekilde yazıyorsanız ibda yöntemiyle yoktan var ediyorsunuz demektir.harflere bir düzene girmeyi öğretmişseniz ve bu şekilde akıllıca davranıp cümle oluşturabiliyorlarsa bir kalıba tabi iseler bunada inşa yöntemiyle yaratma denir.
    farkı farketmeniz dileğiyle
    saygılarımla
    "Atomlarda cümbüş donanma şenlik,
    Ve çevre çevre nur, ve çevre çevre nur
    İç içe mimari iç içe benlik
    Bildim seni Ey Rab bilinmez meşhur."
    necip fazıl kısakürek

  10. #100
    Tecrübeli Üye Arkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    487
    Rep Gücü
    20780
    Alıntı Venhar´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bir yorum bu kadar güzel yazılır ...
    Tebrik ederim arkun abi
    teşekkür ederim venhar kardeşim
    :))

10. Sayfa, Toplam 14 BirinciBirinci ... 89101112 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Erkekler acınacak halde!
    dogangunes Tarafından Sağlık Bilgileri Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 06-11-2010, 01:12 AM
  2. Yorum: 0
    Son mesaj: 02-05-2010, 06:03 PM
  3. Yorum: 8
    Son mesaj: 05-09-2009, 02:01 AM
  4. Bildiğimiz halde neden ...............
    M ü e l l i f... Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 13-01-2009, 04:23 PM
  5. O Halde Aşık Olabilirsin...
    mavi_gece Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 10-12-2008, 05:37 PM
Yukarı Çık