3. Sayfa, Toplam 5 BirinciBirinci 12345 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 21 ile 30 Toplam: 46

Cennette kadınlara erkek hizmetçi olan gılmanların verilmesinin hikmeti nedir?

Din ve İnanç Kategorisinde ve Dini Sohbet Forumunda Bulunan Cennette kadınlara erkek hizmetçi olan gılmanların verilmesinin hikmeti nedir? Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> googleda kendim arattım. rüyada uçmak diyince bir sürü şey çıktı. ama onlar rüya tabircileri. müslüman alimlere sorarsanız ya da dini ...

  1. #21
    - Çevrimdışı
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    May 2010
    Nerden
    Lev.Mf.
    Mesaj
    87
    Rep Gücü
    0
    googleda kendim arattım. rüyada uçmak diyince bir sürü şey çıktı. ama onlar rüya tabircileri. müslüman alimlere sorarsanız ya da dini kaynaklarda affa işaret olduğunu görebilirsiniz.
    bu ne ya. google' da dinden çıkmış. :)

  2. #22
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ashenarşi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesaj
    1.511
    Rep Gücü
    33423
    Ama üç harflilerin ikinci bölümü burada bak dinle :

    12-13 yaşlarından önce uyanıkken bizzat gördüğüm şeyler.

    O korsan olayında uyandığımda sesler duyuyordum.Ve korktum. Dönüp baktığımda koltukta oturan insana göre bücür birşey vardı.

    İlkokul zamanlarında tek yatamazdım.....

    Gördüğüm şeyler gece uyanırdım. Oda antreden sızan loş ışık. İçeride uçuşan papatyanın yaprağı gibi kanatlı kelebek yada sivrisine diyebiliriz, burdaki önemli nokta kanatlarının papatya yaprağına benzemesi.. İrili ufaklı ordada 20-40 tane dolaşırlardı. Uyandığımda 2 saat 3 saat uyuyamazdım. Zaten kardeşimle yattığım için yardım alabileceğim konu yoktu. Yorganı yüzüme kadar çekerdim. Onları izlerdim. Bana çok yaklaştığklarında kardeşimi dürterdim. Zaten alışmıştı. Gene mi korktun ne var derdi. :)

    - korsan tipiÇarıklı ayakkabılar,kırmızı gömlekli üstünde bizans tipi motifli yelek kafasında korsan şapkası, gözleri şaşı bakışları ciddi ve ürkütücü. Tek gözü korsan bağli..... Bana bakıyordu. Ve elinde trambed bam bam vurup bana bakıyordu.

    Antre ışığı yanıyordu. Oda kapısı açıktı muhtemelen, kapalı olsa bile cam mevcut. Loş ışık içeriye yeterinde giriyor. Hatırladığım ve mantıksal bağlamda. Korkumdan ondan yana doğru 1 metre kadar hopladım ve ışığı açtım. Kayboldu. Bağırıp bağırmadığımı hatırlamıyorum. Herkes uyandı çok korkkmuştum. Kalktım abdest aldım kuran okudum buna rağmen geçmedi. Tek yatamamıştım o gece. Sonraki gecelerde zor yattım. Dediğim gibi o zamanlarda başka şeylerde gördüm ama uzun.

  3. #23
    - Çevrimdışı
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    May 2010
    Nerden
    Lev.Mf.
    Mesaj
    87
    Rep Gücü
    0
    Vay bee . hakikatten şok oldum.
    neyse. ben hiç anlatmıyım en iyisi. yok yok. anlatmasam daha iyi.
    sen bayağı bi korkunç şeyler görmüşsün.
    :Pp

  4. #24
    - Çevrimdışı
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    May 2010
    Nerden
    Lev.Mf.
    Mesaj
    87
    Rep Gücü
    0
    Madem itiraf köşesine çevirdik. ben şimdi sadece ölümle burun buruna geldiğim anlarımı anlatıcam.
    sonra, azraille diyaloglarımı anlatıcam. bu ikisini bu gece sadece bunları anlatıcam. madem korkuyoz. azcık da bunları okuyun. ama bunlarda korku yok, ferahlık var. başlıyorum. başladım.
    :) ben yazıyom daha. beklesene arkadaş., ;)

  5. #25
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ashenarşi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesaj
    1.511
    Rep Gücü
    33423
    Samimi mi söylüyorsun korkunç şeyler gördüğüme dairsenin tespitlerin?. Sence gördüklerim gerçekten korkunç mu?

    Neyse sen ne söyleyeceksen en iyisi yarın anlat yada anlat tabii yarın okurum tabii akşam akşam tövbe yahu. Meksikalıların ufonun çekim alanına girmeyeyim. Girmesem bile cidden korkabilirim.
    Konu ashenarşi tarafından (22-05-2010 Saat 12:51 AM ) değiştirilmiştir.

  6. #26
    - Çevrimdışı
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    May 2010
    Nerden
    Lev.Mf.
    Mesaj
    87
    Rep Gücü
    0
    Bunun yeri burası değil.
    :)
    Konu AllameL tarafından (22-05-2010 Saat 01:22 AM ) değiştirilmiştir.

  7. #27
    - Çevrimdışı
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    May 2010
    Nerden
    Lev.Mf.
    Mesaj
    87
    Rep Gücü
    0
    edit. ;)
    bence biraz konu dışına fazla çıktık o yüzden son mesajımı sildim. konuya dönmemiz lazım.
    konuya da eziyet ediyoruz.
    bu da konunun manevi ruhuna eziyet oluyor.

  8. #28
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Nerden
    BURSA
    Yaş
    38
    Mesaj
    155
    Rep Gücü
    7575
    cennette erkeklere HURİ'ler varmış,
    Kadınlara ise NURİ'ler, ;).....
    tabiki erkeklere birşey veriliyorsa( hizmet veya başka birşey için)
    kadınlarada veriliyor olması lazım,,,:)

    ama bunları düşünmek için daha erken gibi,,, önce kulluk görevlerimizi yapalım, amacımız bu olsunda.
    oraya gidersek hesabını yaparız HURİ'ninde NURİ'ninde....

    sayın sosyalist, demiş ki bu tür cinsl ve fiziki yaklaşımlar vs.dünyada yasak iken cennette nasıl serbest oluyor.falan filan.
    bence;
    namaz bu dünya için, oruç bu dünya için hac bu dünya için,,,,,vs.cennete gittiğinizde(allah cc.nasip ederse)
    bunların hiçbiri yoktur.bunlar dünya hayatındaki sınav için geçerlidir insana.belkide oruç tutmak günahtır,namaz kılmak günahtır.
    kuran-ı kerim'deki Müteşabih ve muhkem ayetlerde bunun için olabilir...

    dost'ça kalın...

  9. #29
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ashenarşi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesaj
    1.511
    Rep Gücü
    33423
    Alıntı ashenarşi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Cennette kadınlara erkek hizmetçi olan gılmanların verilmesinin hikmeti nedir?



    Soru
    Bayanlarada bu manada (dünyadaki eşlerinden başka) şehvani duygularını tatmin için Gılman isminde erkek hizmetçiler verilecek mi? bu soruma bir nebze cevap aldım. Fakat Özellikle Bıyığı yeni terlemiş bir genç verilmesinin hikmeti ne olabilir acaba? Madem görevleri sadece hizmetkarlık, o halde cennetteki bayanlara bayan hizmetçi verilmesi daha münasip değil mi?


    Değerli Kardeşimiz;

    Kâinatın hadsiz feza boşluğunda Samanyolu Galaksisine mensup ve güneş sistemine bağlı şirin bir gezegen olan dünya memleketine imtihan için gönderilen insanlar, Kâinatın Yaratıcısını tanımak ve O’na iman ile ibâdet etmek için mükellef kılınmıştır.

    Yaratılış gayesine uygun iman edip iyi ameller işleyen mü’minler, bütün semâvi kitaplarda Cennetle müjdelenmiş ve orayı kazanmak için hayra ve iyiliğe teşvik edilmişlerdir.

    Mükemmeliyetin ve güzelliğin her türlüsüne meyilli ve en yüksek derecesini aşk derecesinde arzulayan insan için, Kur’ân-ı Kerim’de Cennet nimetleri açısından detaylı bilgiler verilmiş ve onun da ötesinde Allah’ın rızâsı vaâd edilmiştir.

    Ruhânî ve hissî bütün nimetleri içinde barındıran Cennet, aynı zamanda bedenî ve cismânî umum lezzetleri de ihtivâ eder. Yemek, içmek ve evlenmek Cennetin en yüksek nimetleri sırasında gösterilmiştir. Kur’ân-ı Kerim ve hadis-i şeriflerin beyânına göre; dünya hayatında kurulan âile hayatları, eşlerin her ikisi de Cennete liyakat kazanmaları halinde ebediyen beraber olacak ve karı-koca münasebetleri sonsuza kadar Cennette devam edecektir. Ancak, imandan nasibi olmayan ve inkâr üzerine ölen eş, Hazret-i Nuh ve Lût Aleyhisselâmların hanımları ve Âsiye’nin kocası olan Firavun da olsa ebediyen eşinden ayrı kalacak ve inkârının karşılığını dâimi olarak Cehennemde çekeceklerdir.

    İman ve salih amellerinden dolayı Cennete giden mü’min kadınları, Cenâb-ı Hak rahmet ve kudretiyle her türlü dünyevî ârızalardan arındırarak, tertemiz eşler sûretinde kocalarına iâde edecektir. Hûrilerden daha güzel olarak yaratılan o dünyalı kadınlar, eşlerine ebedî bir hayat arkadaşı olacak ve hûrilere sultan yapılacaktır. Hiçbir kıskançlık ve rekâbet duygusu olmaksızın sonsuza kadar sevdikleriyle birlikte Cennetten istifâde edeceklerdir.

    Dünya hayatındayken evlenemeden âhiret âlemine göçen iman etmiş erkek ve kadınlar, Cennette evlendirilecek ve orada evlenmemiş kimse kalmayacaktır. Fakat, çocuk olarak vefât edenler bu kayıttan âzâdedir. Kur’ân-ı Kerim’de geçen “Vildânün muhalledun” tâbirinden anlaşıldığına göre, mü’minlerin bulûğ çağından önce vefât eden çocukları doğrudan Cennete gidecek, lâkin dâimî çocuk olarak kalmak sûretiyle, çocuk sevmek ve okşamak zevkini anne ve babalarına tattıracaklardır.

    Ancak, bulûğ çağından önce ebeveynin teşvikiyle, mecbur olmadığı halde namaz kılan ve oruç tutan çocukları Cenâb-ı Hak büyükler gibi yaratacak ve amellerinin karşılığı bu farkı onlara ihsan edecektir. Kâfirlerin ölen çocukları da Cennete gidecek, fakat, hizmetçi olarak istihdam edileceklerdir. Akıl dengesi yerinde olmayanlarla hak dinden hâberdar olmayan Fetret Devri insanları da mükellef olmadıkları için Cennete gidecek ve kusurlarından muâheze olunmayacaklardır.

    Kur’ân-ı Kerim’in sadece bir âyetinde geçen gılman tâbiri vardır. 52. Sûre olan, Tûr Sûresi 24. âyetinde “Etraflarında, sedeflerinde saklı inciler gibi tertemiz gılmanlar dolaşır”. Sözlükte “çocuk, bıyığı yeni terlemiş genç, hizmetçi” anl***** gelen gulâm kelimesinin çoğulu olan gılman, anlaşıldığı kadarıyla, Allah’ın (c.c) mü’min kulları için özel yarattığı ve vazifesi sadece hizmetkârlık olan Cennet gençleridir. Onlar cennet ehline yiyecekler ve içecekler sunarlar ve bu vazifeyi görmekten mutluluk duyarlar.

    Hûriler ise, Rahman-ı Zülcemâlin mü’min erkekler için cennette özel yarattığı ve dünyalık kadınların emrine verdiği çok güzel cennet kadınlarıdır. Bir çok âyet onlardan bahsetmekte ve onları târif etmektedir. Genel olarak “İri gözlerinin beyazı saf, siyahı koyu, gümüş berraklığında beyaz tenli kızlar” olarak anlatılan hûriler, “erkeklerine düşkün, başkalarında gözü olmayan, kimse tarafından dokunulmayan, inci tenli, yakut yanaklı, yaşıt genç kızlar” tarzında muhtelif âyetlerde tanımlanır. O kadar güzel yaratılmışlardır ki, hadis-i şerifte “Hûriler yetmiş elbiseyi giydikleri halde, bacaklarının kemiklerindeki ilikleri görünüyor” denilmiştir.

    Bu hakikati tefsir eden Bediüzzaman “İnsanın, ne kadar hüsünperver ve zevkperest ve ziynete meftun ve cemâle müştak duyguları ve hasseleri ve kuvâları ve lâtifeleri varsa, umumunu memnun edip doyuracak ve her birisini ayrı ayrı okşayıp mesut edecek maddî ve mânevî her nevi ziynet ve hüsn-ü cemâle, hûriler camidirler.

    Demek, hûriler Cennetin aksâm-ı ziynetinden yetmiş tarzını, bir tek cinsten olmadığından birbirini setretmeyecek sûrette giydikleri gibi, kendi vücutlarından ve nefis ve cisimlerinden, belki yetmiş mertebeden ziyade ayrı ayrı hüsün ve cemâlin aksamını gösteriyorlar. ‘Orada, canların çekeceği, gözlerin zevk alacağı her şey vardır’ âyetinin hakikatini gösteriyorlar.” (Sözler s. 813) Ancak, dünyalı kadınlar salih amelleri farkından dolayı daha güzel olarak yaratılacak ve birden fazla dünyada evlilik yapan mü’min kadınlar da tercih ettiği ile birlikte olmaya hak kazanacaktır.

    Sorularlaislamiyet.com
    Valla bu işler çok karışık. Bu dünyada cehennemi hakeden bile ailesiyle hiç mi hoş beş muhabbeti olmamış, sevkat sevgi yaşamamış. Böyle olsa bile zaten karşı taraftan yine beklenir bunlar, sevgi ve muhabbetler ana baba yada evlatlar için.

    Ve cennete girenler bunlara bunlardan hepsinden vazgeçip yeni eşleriyle ve çocuklarıyla sevgi ve şevkati tadacaklar ama kıskançlık ve çekememezlik olmayacak.

    Ama dünyada kalan dünyada, ahiret ise ahirete ait kalacak. Bir anlamda dünya hiç yaşanmamış gibi olup, çocuklar çocuk kalacak, müşriklerin çocukları hizmetçi, deliler cennette deli olacak ama buna rağmen dünyada bunların hepsinden haberdar olacaksın.

    İnsanın fıtratına aykırı değil mi bu? Haberdar olup ona erişmek istememek. Tabii haşa, bir yere kadar herkes haddini bilecek ama, sanki müşrik çocukları neden hizmetçi, deliler neden deli diye sormadan edilmiyor?

    Ve son olarakta bu dünyada tattığımız sevgiler,acılar,mutluluklar,hüzünler,paylaşımlar yerini cennete ve cehennemi alacak. Bir ayrılık şarkısı gibi.

    Yani ilk doğan çocuk nasıl dünyaya geldiğinde ağlıyorsa hayatın gayesi bu gibi :)

    Vaybe

  10. #30
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755
    Gulam’ın, Arapça’daki kelime anlamı erkek çocuk manasındadır ve “gılman” kelimesinin tekilidir. Dolayısıyla, Kuran’da geçen “gılman” sözcüğü “erkek çocuklar” manasına gelmektedir. Bazı İslami çevreler, cenette kadın erkek eşitliğini göstermek için, cenette erkeklere verilen huriler karşılığında, kadınlara da bu gılman’ın yani erkek çocuklarının verildiğini öne sürerler. Gerçekte, gılman cenetteki erkeklere şarap hizmeti yapan oğlanlar olarak gösterilmektedir. Ve bu oğlanlar için kullanılan ifadeler hayli düşündürücü manalar taşır.



    Gulam, Gılman

Benzer Konular

  1. Dünyada her şeyin safha safha yaratılmasının hikmeti nedir?
    dogangunes Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 23-03-2010, 07:46 PM
  2. Hizmetçi ruhlu kadın her erkeğin gönlünde ki aslan
    dogangunes Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 19
    Son mesaj: 12-10-2009, 07:45 PM
  3. Yakışıklı bir erkek kadınlara neler yaptırır?
    dogangunes Tarafından Sohbet ve Dedikodu Foruma
    Yorum: 39
    Son mesaj: 21-05-2009, 12:33 AM
  4. Namazda Şehadet Parmağının Kaldırılmasının Hikmeti Nedir?
    Gül@y Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 12-05-2008, 11:28 PM
  5. Hacda şeytan taşlamanın hikmeti nedir?
    erkişi Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 21-12-2007, 04:25 PM
Yukarı Çık