Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 Toplam: 6
  1. #1
    Kıdemli Üye spartaküs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesaj
    912
    Rep Gücü
    19319

    Kuran'da ki hitap hakkında...

    Bildiğiniz üzere özellikle ''de ki'' sözünün kullanımında yaşanan karışıklıklar (karışıklığın nedenini de izah etmeye çalışacam aşağıda) en çok Fatiha suresi ile Hud 2. ayette sorun yaratmakta. Daha başka ayet ve surelerde de bu sorunun ya da benzerin varlığını söyleyerek:

    Allah'a yakarış olan Fatiha, yine bir başka yakarış olan Nas ve Felak'tan farklı olarak ''de ki'' kullanılmadığından, ''de ki'' sözünün gerekliliği hususunda kafa karışıklığı yaşatmaktadır.

    Eğer, buna gerek yoksa -ya da peygamber bu olmadanda söz edebiliyorsa hiçbirinde kullanılmaması, yok gerekli ise hepsinde kullanılması lazımdı. Ki özellikle çevirilerde, orijinalde olmadığından parantez içine alınmasından ''(De ki)'' gerekliliği konusunda şüphe yok sanırım... Çünkü okunduğu vakit, Allah'a olan yakarışın ancak insandan olacağı anlaşılmaktadır... Allah'tan değil.

    Mutlaka ki, özellikle Fatiha'da büyük eksiklik olan ''de ki'', kimi ayetlerde ise fazlalık olarak göze çarpmakta.

    Örneğin; Bakara 97. ayet; De ki: Cebrail'e kim düşman ise şunu iyi bilsin ki Allah'ın izniyle Kur'an'ı senin kalbine bir hidayet rehberi, önce gelen kitapları doğrulayıcı ve müminler için de müjdeci olarak o indirmiştir.

    Burda ise durum daha karışık hal almaktadır... Doğrusu, ''benim kalbime'' diye söylenmesi lazımdı ve senin denecekse de, ''de ki'' herhalukarda fazla, var olan örnek içinse yanlış kullanılmıştır.

    Nerede ne zaman kullanılacağı, Hz.Muhammed ve Allah'a bir de melekler (Bazen Cebrail'in katkısı... Ayrıca, Biz diye de, ki, kimi yerde büyüklük, kimi yerde ekip olarak kullanıldığından) eklenince durumun izahıda sanırım ehli olana düşüyor.

    Daha başka ayetlerden örneklerle;

    Tevbe 30. ...Allah onları kahretsin!...
    En'am 104. ...Ben üzerinize bekçi değilim.
    Zuhruf 11. O, gökten belli bir ölçüye göre su indirdi. Biz onunla ölü bir memlekete yeniden hayat verdik...

    Ve daha başkaca verilecek ayetlerden örneklerle benim anladığımı, bu hitaplarda farklılığı, özellikle ''söyle, de ki vb.'' sözlerin gerekli gereksiz kullanımın nedeni hakkında açıklayacaklara peşin teşekkürlerimle.

  2. #2
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    Örneğin; Bakara 97. ayet; De ki: Cebrail'e kim düşman ise şunu iyi bilsin ki Allah'ın izniyle Kur'an'ı senin kalbine bir hidayet rehberi, önce gelen kitapları doğrulayıcı ve müminler için de müjdeci olarak o indirmiştir.

    Burda ise durum daha karışık hal almaktadır... Doğrusu, ''benim kalbime'' diye söylenmesi lazımdı ve senin denecekse de, ''de ki'' herhalukarda fazla, var olan örnek içinse yanlış kullanılmıştır.

    Nerede ne zaman kullanılacağı, Hz.Muhammed ve Allah'a bir de melekler (Bazen Cebrail'in katkısı... Ayrıca, Biz diye de, ki, kimi yerde büyüklük, kimi yerde ekip olarak kullanıldığından) eklenince durumun izahıda sanırım ehli olana düşüyor.

    1-Yaratan Rabbinin adıyla oku,
    2-İnsanı (rahim cidarına) yapışan bir hücreden yaratan.
    3-Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir.
    4-Kalemle yazmayı öğretendir
    5-İnsana bilmediklerini öğretendir.

    ALAK SURESİ


    Şimdi şu senin yazından alıntıladığım kısma karşılık bu ayetde gördüğün gibi... Sen kimsin ki;

    ''benim kalbime'' diye söylenmesi lazımdı
    Sende dahil bilmediklerini öğretendir, ister kabul ister etme mutlaka hesaba çekileceksin mutlaka diriltileceksin...... Bu bir...

    Gelgeleim sorunun cevabına...

    Nerede ne zaman kullanılacağı, Hz.Muhammed ve Allah'a bir de melekler (Bazen Cebrail'in katkısı... Ayrıca, Biz diye de, ki, kimi yerde büyüklük, kimi yerde ekip olarak kullanıldığından) eklenince durumun izahıda sanırım ehli olana düşüyor.
    Aslinda bu sorunun cevabi icin Arapcanin yapisina bakmak gerekiyor.

    Fetih Suresi 1 ayetinden baslayalim.

    (FETİH suresi 1. ayet) İnna fetahna leke fetham mübina

    (FETİH suresi 1. ayet) Biz sana apaçık bir zafer verdik.

    Diyelim ki bir sirketin baskanisiniz. Karari siz tek basiniza verdiginiz halde, Ben diyorum ki , yerine Biz diyoruz ki diye baslarsiniz. Bu sizin kibarliginizin sonucudur. Kuranda Allah hem TEKIL hemde COGUL olarak kendisini cagirmakdadir. BIZ daha saygili bir kavramdir..

    (HİCR suresi 9. ayet) İnna nahnü nezzelnez zikra ve inna lehu le hafizun

    (HİCR suresi 9. ayet) Kuşkusuz zikri biz indirdik ve onu koruyacak da elbette yine biziz.
    Unutmayalim ki ,

    (BAKARA suresi 163. ayet) Ve ilahüküm ilahüv vahid, la ilahe illa hüver rahmanür rahiym

    (BAKARA suresi 163. ayet) İlâhınız bir tek Allah'tır. O'ndan başka ilâh yoktur. O, rahmândır, rahîmdir.


    BEN den BIZ gecisin oldugu su ayetler onemlidir.

    (KIYÂMET suresi 1-5 ayet) La uksimu biyevmilkiyameti. Ve la uksimu binnefsillevvameti. Ve la uksimu binnefsillevvameti. Bela kadiriyne 'ala en nusevviye benanehu. Bel yuriydul'insanu liyefcure emamehu.

    (KIYÂMET suresi 1-5 ayet) Kıyamet gününe yemin ederim. (BEN). Yine hayır, yemin ederim o sürekli kendini kınayan nefse. (BEN). insan sanıyor mu ki kemiklerini derleyemeyiz? (BIZ) Evet... Parmaklarının uçlarını da düzeltmeye kâdirleriz. (BIZ). Doğrusu, insan her şeyin önüne sergilenmesini ister


    Burda dildeki kibarlik ve incelikden dolayi. Birinci ve ikinci ayetdde BEN derken, 3ci ve 4cu ayetde BIZ diyor. Parmaklarinin ucunu duzeltmeye kadirim yerine kadiriz, Insan saniyor mu ki keniklerinin derleyemem, yerine derleyemeyiz.

    Simdi Kuranda hitabin kullanilmasi ile ilgili yazilmis bir kitap var. Sahislara hitabin nasil kullanildigina dair su alintiya dikkatlice bakalim

    1. 3cu Sahis - 1ci sahis hitabi ve gecisleri ( Bu ayetlerin cogunlugunda Allah bir konusma icerisinde mesaji vermekdedir. Bu ayetlerde 1ci sahis, daha guclu oldugu 3.cu sahsi konusmaya getiriyor. Biz hitabi daha saygili anl***** geliyor. Ozellikle 27:61 de tekil ve cogulun kullanilmasi ve gecis gayet acikdir.)

    2:23, 47, 73, 83, 118, 160, 172; 3:25, 58, 168; 4:30, 33, 37, 41, 64, 74, 114, 174; 5:14, 15, 19, 32, 70, 86; 6:22. 92. 97, 98, 99, 107, 110, 114, 126; 7:37, 57; 8:9, 41; 10:7, 11, 21, 22, 23, 28; 11:8; 13:4; 14:13; 16:2, 40, 66, 75, 84; 17:1, 21, 33, 97; 18:7; 19:9, 21, 58; 20:53, 113; 21:29, 37; 22:57, 67; 24:55; 25:17, 32, 45, 48, 56; 26:198; 27:60, 81; 28:57, 61, 75; 29:4, 7, 23; 30:16, 28, 34, 47, 51, 58; 31:7, 10, 23; 32:12, 16, 27; 33:9, 31; 34:5, 9; 35:9, 27; 36:8, 37; 37:6; 39:2, 3, 16, 27, 49; 40:5. 70, 84; 41:12, 28, 39; 42:7, 13, 20, 23, 35, 38, 48; 45:31; 46:7, 15; 47:13; 48:25. 49:13; 52:21, 48; 53:29; 54:11; 55:31, 58:5; 59:21; 61:14; 65:8; 66:10; 67:5, 17; 68:15, 35; 69:11; 70:7; 72:16; 76:9; 80:25; 86:15; 87:6; 88:25; 89:29; 92:7; 96:15.

    2. 1.ci sahis t - 3cu sahis hitabi ve gecisler. ( Burda 1.ci ve 2.ci dikkat edelim)

    2:5, 23, 37, 161, 172; 3:57, 151; 4:30, 33, 69, 122; 6:90, 95, 111, 112, 127; 7:12, 58, 101, 142; 8:4; 10:22, 25; 14:46; 15:28, 96; 16:52; 17:1; 20:4; 21:19; 22:6; 23:14, 57, 78, 91, 116; 24:35, 46; 25:31, 47, 58; 26:5, 9, 213; 27:6; 28:13, 59, 62; 29:3, 40, 67, 69; 30:54, 59; 31:11, 23; 32:25; 33:9, 46, 50; 34:21; 35:31, 32, 38; 36:36, 74; 37:33; 38:26; 40:61, 85; 41:19, 28, 40, 45, 53; 44:6; 45:22, 30; 48:2; 51:58, 53:30; 54:55; 57:27; 60:3; 65:10; 66:12; 67:19; 68:48; 76:6, 24, 29; 87:6; 94:8; 95:8; 97:4; 108:2.

    3. 3.cu sahis - 2.ci sahis Hitabi ve gecisleri

    1:5; 2:21, 25, 28, 60, 83, 214, 229, 233; 3:180; 4:11; 6:6; 8:7, 14; 9:19, 69; 10:3, 68; 11:14; 16:55, 68, 74; 19:89; 21:37; 23:15, 65; 27:90; 30:34; 31:33; 33:55; 34:37; 35:3; 36:59; 37:25; 38:59; 43:16, 47:22, 30; 50:24; 52:14, 19, 39; 55:13, 56:51, 91; 57:17, 20; 67:13; 75:34; 76:22, 30; 77:38, 43; 78:30, 36; 80:3; 87:16.
    4. 2.ci - 3cu sahis hitabi ve gecisleri

    2:54, 57, 85, 88, 187, 200, 216, 226, 229, 286; 4:9; 10:22; 16:69, 72; 24:63; 28:16; 30:38; 31:32; 32:10; 45:35; 47:23; 67:18; 75:31.

    Kisaca ozetlemeye calistim. Hatalar olabilir. Daha detayli aciklayacak olan dostlarimiz olabilir.

    Daha detayli Arapca gramer ve hitap sekilleri icin Oryantal ve Afrika Calismalari Dergisinin 1992 DERGU LV 3 KISMINDAKI su makaleye bakabilirsiniz

    GRAMMATICAL SHIFT FOR RHETORICAL
    PURPOSES: ILTIFAT AND RELATED FEATURES
    IN THE QUR'AN


    ALINTIDIR...

  3. #3
    Kıdemli Üye spartaküs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesaj
    912
    Rep Gücü
    19319
    Bu alıntıda ''biz'' hakkında yapılan açıklamaya kısmen katılmaktayım zaten...

    Benim anlamadığım : ''Ancak sana kulluk ederiz...'' , ''Ben sadece uyarıcıyım...'' vs. sözlerin Allah'a ait olduğuna dair belirteç yok iken, başka ayet ve surelerde Allah'a ait olduğu vurgulanan ek ve belirteçlerin var olmasıdır.

    Örneğin; ''İbrahim dedi ki;'' , ''Musa şöyle söyledi'' vs.

    Öyle ise; Bakara suresindeki ayet içinde ''sözü eden/ettirilen kişi hakkında'' ek vurgulanırken, ''benim'' yerine ''senin'' zamiri kullanıldığında Kuran'ı kimin kalbine indirmiş olmakta? Muhammed peygamber ise, ''de ki'' ne için? Bazı ayet ve surelerde eksiklik olan bu ek ve belirteçlerin başka ayetlerde neden gereksiz kullaanıldığına, hatta mevcut örnek için yanlış kullanıldığına dair anlamadığım.

    En büyük örnekleri, kısmen ayetleri geçsek dahi Fatiha, Nas ve Felak gibi benzer surelerin bütününde göze çarpmakta.

    Kuranı hiç bilmeyen kimse bu sureleri okursa ''Fatiha'' için mutlaka ''Allaha bir yakarış'' olduğunu anlayacaktır. Eğer Allah kendi kendine yakarışta bulunamazsa insandan olduğu ortadadır... Yok değilse, Nas ve Felak'ta ki hitabın benzeri Fatiha içinde vurgulanması gerekli idi. Gereksizse, ara ara kullanılmasıda lazım değildi ya da her örnekte kullanılması lazımdı... gibi.

    Yoksa elbet inanışa göre herşeyi Allah öğretti, Kuran'ı da... Zaten Bakara suresinden örnekte bunu ifade etmekte. O öğrettiyse kime? diye anlam yitiriyor ayet, ''de ki'' ve ''senin'' söylemi ile.

  4. #4
    Tecrübeli Üye aslnyrkli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Mesaj
    267
    Rep Gücü
    14124
    konuya hakim deilim ama kur an arapca yazılmıs bi kitap türkçeye cevrilirken sorunlar elbet cıkar (en ii ceviri bile en az yüzde seksen anlamını kaybeder)

  5. #5
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    Öncelikle bi kafanızı böyle şeyler ile meşgul edip enerjinizi boşa tüketeceğinize, o enerjiyi KUR'AN ı anlamaya sarfetseydiniz, şuan ki düşünce yapınız çok farklı noktalarda olabilirdi....

    Benim anlamadığım : ''Ancak sana kulluk ederiz...'' , ''Ben sadece uyarıcıyım...'' vs. sözlerin Allah'a ait olduğuna dair belirteç yok iken, başka ayet ve surelerde Allah'a ait olduğu vurgulanan ek ve belirteçlerin var olmasıdır.

    "Allah, âyetleri birbirine benzeyen ve yer yer tekrar eden Kitab'ı, sözlerin en güzeli olarak indirmiştir." (Zumer: 3).





    “Sözlerin en güzeli Allah’ın kitabıdır.” (Buhari, Edeb: 70; İ’tisam: 2; Muslim, Cum’a: 43 )




    Anlayamadığınız KUR'AN dan ( yada anlamak istemediğiniz ), ''Ancak sana kulluk ederiz...'' ve benzeri ayetlerin sadece bu kısmına bağlı kalmayın... Şunu anlayamadığınız için, şu inkarcı mantık ile yaklaşım tarzı üzerine inşa ettiğiniz düşünceler sizi böyle yönlendiriyor, ama KUR'AN ın baş kısımlarında ki BAKARA SURESİNDE konuyu açıklayıcı mahiyette ayetler mevcut, ama dediğim gibi ŞÜPHE içinde boğuşan aklınız ve kalbiniz bunu görmekten uzak malesef şöyle ki..;

    30. Rabbin meleklere: "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" dediği vakit onlar: "Â! Oradaki nizamı bozacak ve yeryüzünü kana bulayacak bir mahlûk mu yaratacaksın? Oysa biz sana devamlı hamd, ibadet yapıp, Sen’i tenzih etmekteyiz!" dediler. Allah: "Ben, sizin bilmediğiniz pek çok şey bilirim" buyurdu.

    31. Ve Âdem’e bütün isimleri öğretti. Müteakiben önce onları meleklere göstererek: "İddianızda tutarlı iseniz haydi Bana şunları isimleriyle bir bildirin bakalım!" dedi.

    32. "Sübhansın ya Rab! Senin bize bildirdiğinden başka ne bilebiliriz ki? Her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan Sensin." dediler.

    33. Allah: "Âdem! Eşyanın isimlerini onlara sen bildir." dedi. O da isimleriyle onları bildirince Allah buyurdu: "Ben size demedim mi ki, göklerin ve yerin sırlarını Ben bilirim!" Ve Ben sizin gizli açık yapmakta olduğunuz her şeyi de bilirim!" BAKARA


    Dikkatlice okursanız bu ayetlerde, ALLAH C.C gizli ve açık herşeyi bildiğini, onun dilemesi dışında hiçbir mahlukun bilemeyeceğini görebiliyoruz...

    Ayetin devamında, şeytan ADEM A.S ı kandırıyor, ADEM A.S pişmalık duyuyor ve ne gariptir ki yine birşey bilmediği için nasıl TEVBE edip AF dileyeceğini yine RABBİ C.C ona öğretiyor..

    37. Büyük pişmanlık duyan Âdem, Rabbinden birtakım kelimeler öğrenip onlara göre hareket etti. Rabbine yalvardı. Allah da tövbesini kabul etti. Zaten O tövbeyi kabul eder, merhameti boldur. BAKARA

    “Allah size bilmediklerinizi tam olarak açıklamak, sizi öncekilerin yollarına iletmek ve sizin tevbelerinizi kabul etmek ister" (Nisâ: 26)

    “Biz sana kitabı ve hikmeti indirdik ve bilmediklerinide öğrettik”. (Nisa 113)




    Yani İnsan nasıl dua edilip nasıl af dilenir, ALLAH C.C nasıl yaklaşılır, yine ALLAH C.C tarafından gösteriliyor... Yani bu şuna benzer bir bebek dünyaya gelsin hiç bir insan olmayan bir ada da büyüsün konuşmayı öğrenemez 50 yıl sonra yanına gidin konuşamaz....Yani birinin ona öğretmesi lazım, zaten yaratılış biyolojinize bakarsanız bunun için donatıldığınız görürsünüz...

    Gözler,
    Kulaklar
    Akıl
    Beyin
    Dil
    Ağız vs.vs....

    Bu organların çoğu hayvanlarda da olmasına rağmen insan gibi AKIL SAHİBİ olmadıkları için insanla aynı özellikleri gösteremiyorlar çünkü YARATICI C.C bunu böyle takdir etmiş....Zaten AKILLARINI ÇALIŞTIRMAYANLARDA HAYVANLARDAN BİLE AŞAĞIDAIDR DİYOR.. Sıfatınız İNSAN olsa bile AKIL KULLANILMAYINCA, HAYVAN KADAR bile değeriniz kalmıyor sebebi kim yine İNSAN....!!!!!!!!!

    Şimdi buraya kadar olan kısıım ile anlatmak istediğim KUR'AN da gördüğünüz ''Ancak sana kulluk ederiz...'' gibi ayetler ile insana yapması gereken DUA ve inanç sisteminin temelleri anlatılıyor...

    ''Ben sadece uyarıcıyım..." kısmı ise detaylara girmeye gerek kalmadan ALLAH C.C tarafından insanlara UYARI ve ÖĞÜT amacı ile gönderilmiş KİTAP da, ve bu kitabı insanlara TEBLİĞ eden RESULDEKİ (S.A.V) vazifeyi insanlara ALLAH C.C tarafından bildirilmesidir... Bizzat bir hitap vardır.. Göremiyorsanız iyice okuyup tekrar tekrar bakınız....

    Ey Rasulum, deki; “Ben de sizin gibi bir beşerim, ancak bana vahyolunuyor” (Kehf 110)

    .


    ''İbrahim dedi ki;'' , ''Musa şöyle söyledi'' vs.
    Siz yanınızda olmayan bir dostnuz akrabanızı anar iken; Annem Dediki, Ahmet dedi ki, Dedem dediki gibi cümleler kurmuyormusunuz... Ve ya yaşadığınız kötü bir tecrübeden dolayı aynı sıkıntıyı yaşamaya aday bir insanı dostunuzu uyarmak istediğinizde Örneğin;

    " Bak karakola düşersen şöyle şöyle yap Avukat dediki... ....dersen Polis seni alıkoyamaz" gibi cümleler kurmuyormusunuz...

    Yada

    doktor dedi ki......." gibi

    Şimdi burada da KUR' AN indiği dönemden çok çok önceki asırlarda yaşamış Nuh, İbrahim, İshak, Yakup, Musa, İsa A.S gibi peygamberler ile

    Firavun, Haman, Samiri, Lut, Ad, Semud, Medyen gibi Kafir millet ve insanlar arasında yaşanmış gerçek kısaalar anlatılarak onların düştükleri hatalar ve yanlışlıklar ile RESULLER A.S ve beraberlerindeki MÜMİN lerin doğru olan tutumları ibret olarakaktarılırken nasıl bir hitap tarzı kullanılacaktı....?

    Kuranı hiç bilmeyen kimse bu sureleri okursa ''Fatiha'' için mutlaka ''Allaha bir yakarış'' olduğunu anlayacaktır. Eğer Allah kendi kendine yakarışta bulunamazsa insandan olduğu ortadadır... Yok değilse, Nas ve Felak'ta ki hitabın benzeri Fatiha içinde vurgulanması gerekli idi. Gereksizse, ara ara kullanılmasıda lazım değildi ya da her örnekte kullanılması lazımdı... gibi.
    Zaten yukarda verdiğim örnek ile bu saçma teoriniz bizzat ALEMLERİN RABBİ olan ALLAH C.C tarafından BAKARA SURESİNDE gözler önüne seriliyor... Zaten ALLAH C.C a inanan MÜMİNLER FATİHA SURESİNİN ihtiva ettiği bu DUA özelliğini gayet iyi biliyor.. FATİHA olmadan NAMAZ olmuyor....!!!!!!

    ALLAH C.C Kullarına nasıl dua edileceğini öğretiyor....!!!!!!!!! Düşüncenizde Teorinizde saçma ve bilgisizce......

    bu Güvenlik işinden anlamayan üniversitelerde okuyup bir dünya diploma almış bi adamı getirip SAVUNMA BAKANI yapmak kadar saçma...İNANMAYAN biri kalkıp kendi ZANNINA kapılıp saçma sorular soru-masıda bunun gibi...

    Dediğim gibi ÖĞÜT alıp DÜŞÜNEREK okumanız gereken bir kitabı Eleştirmek maksadıyla okursanız ortaya böyle saçma bir görüntü çıkar....

    Yoksa elbet inanışa göre herşeyi Allah öğretti, Kuran'ı da... Zaten Bakara suresinden örnekte bunu ifade etmekte. O öğrettiyse kime? diye anlam yitiriyor ayet, ''de ki'' ve ''senin'' söylemi ile.


    KUR'AN, ALLAH C.C tarafından bir elçi aracılığı ile insanlara tebliğ ediliyor... yani RESULUN S.A.S bu kitaba kişisel birşey katması eklemesi düşünülemez bir teori...

    "O, kendiliğinden konuşmamaktadır. O'nun konuşması ancak indirilen bir vahiy iledir" (Necm: 3, 4)

    .


    O öğrettiyse kime?
    "(Habîbim), Biz sana da Kur'ân'ı indirdik ta ki insanlara, kendilerine ne indirildiğini beyân edesin (açıkça anlatasın) ve ta ki, onlar da iyice fikirlerini kullansınlar" (Nahl: 44, 64)

    "Muhakkak ki o (Kur'an) âlemlerin Rabbinin indirmesidir. (Rasûlum!) Onu Rûhu'l-emîn (Cebrail) uyarıcılardan olman için Apaçık Arapça bir dille Senin kalbine indirdi."(Şuara 192-195)

    "Allah bir insanla ancak vahiy yoluyla veya perde arkasından konuşur, yahut bir elçi gönderip izniyle ona dilediğini vahyeder. O yücedir, hakîmdir." (Şura 51)


    Senin gibi İNKARCILARA bile öğretiyor...Tüm İnsanlara Öğretiyor.... Ayetler alenen gösteriyor ki... İnsan yaratılışında tamamen ALLAH C.C a muhtaç..... O öğretmese insanlar KONUŞMAYI BIRAK YÜRÜYEMEZ bile.....

    ALAK SURESİNDE verdiğim ayette bir diğer delildir...

    3-Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir.
    4-Kalemle yazmayı öğretendir
    5-İnsana bilmediklerini öğretendir.

    ALAK SURESİ
    Konu Ammar tarafından (22-04-2010 Saat 03:50 PM ) değiştirilmiştir.

  6. #6
    Kıdemli Üye spartaküs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesaj
    912
    Rep Gücü
    19319
    Siz yanınızda olmayan bir dostnuz akrabanızı anar iken; Annem Dediki, Ahmet dedi ki, Dedem dediki gibi cümleler kurmuyormusunuz... Ve ya yaşadığınız kötü bir tecrübeden dolayı aynı sıkıntıyı yaşamaya aday bir insanı dostunuzu uyarmak istediğinizde Örneğin;

    " Bak karakola düşersen şöyle şöyle yap Avukat dediki... ....dersen Polis seni alıkoyamaz" gibi cümleler kurmuyormusunuz...

    Yada

    doktor dedi ki......." gibi

    Şimdi burada da KUR' AN indiği dönemden çok çok önceki asırlarda yaşamış Nuh, İbrahim, İshak, Yakup, Musa, İsa A.S gibi peygamberler ile

    Firavun, Haman, Samiri, Lut, Ad, Semud, Medyen gibi Kafir millet ve insanlar arasında yaşanmış gerçek kısaalar anlatılarak onların düştükleri hatalar ve yanlışlıklar ile RESULLER A.S ve beraberlerindeki MÜMİN lerin doğru olan tutumları ibret olarakaktarılırken nasıl bir hitap tarzı kullanılacaktı....?
    Ben de tam olarak bundan bahsediyorum işte...

    Tüm bunlara ait belirteçler neden her zaman kullanılmıyor.

    Üçüncü kez tekrarlıyorum : Fatiha gibi Nas ve Felak'ta duadır. Bunlarıda hergün nazazlarda okuyorsunuz ama biri hariç diğerlerinin Allah'a ait olduğuna dair belirteçler var iken, diğerinde yoktur. Durum sure aralarında da göze çarpmakta. Birçok ayette de hitabın Allah'tan çok peygambere ait olduğuna dair... Bütünlük açısından hepsinde neden kullanılmadı ya da hiçbirinde kullanılmasaydı... bla.bla.bla.

    ''Ancak sana kulluk ederiz...'' Bu sözü kim ediyor? Allah mı? Peygamber mi? ''Kulları'' mı?

    ''De ki: "Ben, ağaran sabahın Rabbine sığınırım...'' Burada diyen kim, söyleten kim öyle ise? gibi...

    Konuyu belki ben izah edemedim ama şu aşağılayıcı tavırdan vazgeçip tartışma kültüründen nasip almanızı bekliyorum hala!

Benzer Konular

  1. Size nasıl hitap edilmesini istersiniz?
    SAHARAY Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 12
    Son mesaj: 07-04-2010, 06:30 PM
  2. risaleler müslümanlara hitap etmiyor
    forumdayim Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 10
    Son mesaj: 12-09-2009, 04:36 PM
  3. Kadına niye hitap yok?
    nefisetülilm Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 20-05-2009, 11:54 AM
  4. DoğanGüneş Ablama Hitap
    pandura Tarafından Sohbet ve Dedikodu Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 22-08-2007, 02:49 PM
  5. ruha hitap eden ezan
    dogangunes Tarafından Dini Hikayeler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 23-05-2007, 03:59 PM
Yukarı Çık