Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 Toplam: 8

Dinde zorlama yoktur......

Din ve İnanç Kategorisi Dini Sohbet Forumunda Dinde zorlama yoktur...... Konusununun içerigi kısaca ->> Aşağıdaki yazıyı yazmama neden olan, bir arkadaşımızın Kur’an dinde zorlama yok tur der, ama Tevbe suresinde bir ayetindeyse; (kendilerine kitap ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesaj
    319
    Rep Gücü
    10732

    Dinde zorlama yoktur......

    Aşağıdaki yazıyı yazmama neden olan, bir arkadaşımızın Kur’an dinde zorlama yok tur der, ama Tevbe suresinde bir ayetindeyse;

    (kendilerine kitap verilenlerden Allah a ve ahi ret gününe inanmayan, Allah ve resulünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen kimselerle, küçük düşürülüp elleriyle cizye verinceye kadar savaşın'(tevbe suresi 29. ayet)

    Şeklinde bir ifade var. Bu ifade dinde zorlama yoktur ifadesiyle çelişmiyor mu diye sormuş. Bende bahsedilen bakara suresindeki dinde zorlama yoktur sözü ile tevbe suresindeki savaş halinin hiçbir benzerliği olmadığını, tam tersine Tevbe suresinde peygamberimize açılan bir savaşın olduğunu, ayetleri örnek göstererek anlatmaya çalıştım.

    Gelelim Tevbe suresine, çok ilginçtir Allahın adıyla başlamayan tek suredir. Bu surenin, bir önceki surenin devamıdır diyende var. Surenin ismine ve içeriğine baktığınızda genelde anlatılan, müşriklerin Allah elçisine karşı birlik olup, savaş verdiği anlatılır. Rabbimde elçisine bu sureyle, ayetlerle yardım etmek ve ona çevresinden kendisini savunacak, savaşacak insanların toplanmasında yardımcı olmuş ve onları ikaz edip, elçisine yardım etmelerini sağlamıştır. Sureden bazı alıntılar yaparak surenin genelde ne anlatmak istediğini anlamaya çalışalım isterseniz. İlk ayetinde bakın nasıl bir uyarı var;

    Tevbe 1: Allah ve Resulünden kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere bir ihtar.

    Yukarıdaki sözler, peygamberimizin karşısında savaş halinde olan müşriklere bir ihtar olarak söyleniyor ve bakın ne diyor devamında?

    Tevbe 2: (Ey müşrikler!) Yeryüzünde dört ay daha dolaşın. İyi bilin ki siz Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz; Allah ise kâfirleri rezil (ve perişan) edecektir.

    Anlaşılıyor ki Allah resulü iman etmeyenlerle savaş halinde, fakat haram ayların girişiyle savaşa ara verilmiş. Fakat bu aranın sonunda iyi bilin ki siz bizleri aciz bırakamazsınız. Bizler rabbin yardımıyla, sizleri perişan edeceğiz diyor. Demek ki haram ayların girişiyle yapılan ateş kes bitiminde savaşa devam etmek üzere ara verilmiş.

    Tevbe 5: O haram aylar çıkınca artık müşrikleri nerede bulursanız öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve bütün geçit başlarını tutun! Eğer tevbe edip namaz kılar ve zekâtı verirlerse, onları serbest bırakın; çünkü Allah bağışlayan ve merhamet edendir.

    Yukarıdaki ayetten de anlaşıldığı gibi, haram ayların bitimiyle savaş başlıyor ve Rabbim iman edenlere savaş açanlara karşı, savaşılmasını ve nerede bulursanız öldürün emrini veriyor. Eğer tövbe ederlerse de affedilmesi şartını da getiriyor.

    Tevbe 6: Ve eğer müşriklerden biri senden aman dileyerek yakınına gelmek isterse, Allah'ın kelamını dinleyebilmesi için ona aman ver, sonra onu güven duyacağı yere kadar gönder; çünkü onlar gerçeği bilmez bir toplulukturlar.

    Şimdide yukarıdaki ayete bakalım. Dikkat edin müşriklerden birisi senden izin isterde yanına yakınına gelmek isterse, ona izin ver ki senden istifade etsin kur’andan nasiplensin diyor. Ayetin sonundaki cümle İslam dinine davetin, zorla olmayacağının kanıtıdır bakın ne diyor?( sonra onu güven duyacağı yere kadar gönder.) Demek ki zorlama yok, ama sana savaş açana da aman dilemek, affetmek yok diyor Yaratan.

    Tevbe 7: Müşriklerin, Allah katında peygamber yanında bir antlaşması nasıl olabilir? Ancak Mescid-i Haram'ın yanında antlaşma yaptıklarınız başka. Onlar size dürüstçe davrandıkça siz de onlara dürüst davranın. Şüphe yok ki, Allah hiyanetten sakınanları elbette sever.

    Yukarıdaki ayeti dikkatlice düşünelim. Mescidi-haram ın çevresinde yine Müslüman olmayan peygamberimize iman etmeyen guruplar var. Bakın onlara karşı nasıl davranılmasını istiyor? Onlar size dürüstçe davranırsa sizde onlara dürüst davranın. Allah hıyanetten sakınanları sever diyor. Orada olanları zorla Müslüman yap demiyor. Sana dokunmayana sende dokunma diyor.

    Tevbe 12: Eğer verdikleri ahitten sonra yeminlerini bozar, dininize saldırırlarsa, o zaman küfrün elebaşlarını öldürün. Çünkü onların yeminleri yoktur. Böyle yaparsanız hal ve gidişlerine son verebilirler

    Yukarıdaki ayet aslında her şeyi çok net açıklıyor bakın ne diyor Rabbim? Eğer sizinle yaptıkları anlaşmadan sonra dininize yani iman eden sizlere saldırırlarsa, o zaman küfrün elebaşlarını öldürün. Çünkü onlar sözlerinde durmazlar güvenilir insan değillerdir diyor. Bu şekilde davranırda onlara hak ettiği şekilde karşılık verirseniz bir daha aynı hatayı yapmazlar diye de açıklama yapıyor. Buradan da anlaşılıyor ki, iman eden bir Müslüman hiçbir neden yokken sırf iman etmedi diye, hiçbir zaman saldırmak onu öldürmek zorla Müslüman yapmak asla dinimizde yoktur. Ancak saldırana, savaş açana karşı cevap vermek hatta öyle bir cevap verilmeli ki diyor Rabbim, bir daha böyle bir hata yapmasınlar ders alsınlar diyor.

    Şimdi yazacağım ayet ise biraz önce söylediklerimi çok daha net açıklıyor, iman edenlere savaş açanlara karşı nasılda çağrıda bulunup elçisine yardımcı oluyor.

    Tevbe 13: Yeminlerini bozan, resulü yurdundan çıkarmaya gayret eden bir topluluğa karşı savaşmayacak mısınız? Üstelik size saldırıyı ilkin onlar başlattı. Korkuyor musunuz onlardan? Eğer mümin kişilerseniz, kendisinden korkmanıza en layık olan, Allah'tır.

    Sözlerinde durmayan resulü, Allah elçisini yurdundan çıkarmak isteyenlere, ona savaş açanlara karşı savaşmayacak mısınız diyor rabbim. Üstelik size saldırıyı ilkin onlar başlattı onlardan korkuyor musunuz yoksa diyerek iman edenleri güç birliğine çağırıyor. Demek ki iman etmedi diye hiç kimseye durup dururken savaş açmak yok, tam tersine müşriklerin açtığı savaşa karşı kendilerini savunmak var. Yine bu ayetlerin devamındaki birçok ayet iman edenleri müşriklerin açtığı savaşa karşı savunmak adına savaşmaya davet ediyor. Hatta 24. ayette malın mülkün tatlı geldiği için savaştan kaçanların sonlarının iyi olmayacakları anlatılıyor. 25 ve 26. ayetlerde daha önce savaşlarda sizlere yardım ettim yine yardım ederim diyerek onları teşvik etmektedir. Toplumu, peygamberimize karşı savaş açan ve onu öldürmek ve bulunduğu yerden kaçırmak isteyenlere karşı çok sert önlemler alınmasını isteyen rahman, en son olarak bakın çok sert ve kesin bir tedbir alınmasını istiyor.

    Tevbe 28: Ey inananlar! Müşrikler bir pisliktir. Artık bu yıllarından sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar! Eğer yoksulluktan korkarsanız bilin ki, Allah dilediği takdirde sizi yakında lütfundan zengin edecektir. Allah her şeyi bilir, tüm hikmetlerin sahibidir.

    Yaratan elçisine savaş açan müşrikler için onlar bir pisliktir diyor ve onları o devrin en kutsal yeri olan Mescidi-haram a sokmayın diyor. Çünkü o devirde ekonomik olarak ticaretin en canlı ve paranın daha çok kazanıldığı hareketli bir yeriydi bu bölge, onun içindir ki iman etmeyenlerin buradan istifade etmesini ve burasının kutsallığını kirletmesini istemiyor Rabbim.

    Tevbe 29: Kendilerine kitap verilenlerden, Allah'a ve ahi ret gününe inanmayan, Allah'ın ve Resulü’nün haram kıldığını haram tanımayan ve hak dini (İslam'ı) din edinmeyenlerle, küçük düşürülüp cizyeyi kendi elleriyle verinceye kadar savaşın.

    Yukarıda ayetle rabbim son noktayı koyuyor ve elçisine savaş açmış müşrikler için kesin emrini verip, madem sizlere savaş açıp bana karşı geliyorlar, o zaman sizde onlarla iman edinceye kadar savaşın diyor. Buraya kadar tüm ayetleri hatırlayalım, hepsinde peygamberimize karşı açılan bir savaş var. Hiçbir zaman peygamberimiz inanmayanlara karşı neden inanmıyorsunuz diye bir savaş asla açmamıştır. Yapılan savaşların hepsi, tamamı kendilerini savunmak adına yapılmıştır. Bakara suresi 256. ayette Rabbim dinde zorlama yoktur, çünkü doğru bilgi yalan ve yanlıştan ayrılmış apaçık önümüze sunulmuştur der bizlere. Doğru bilginin kimseden korkusu olmaz dimdik ayakta gururla durur, ama yalan ve yanlış bilgi doğru bilginin karşısında yok olacağından, yerini koruyabilmek için kargaşa çıkarıp telâşe düşecektir. Yanlış bilgi sahibinin kafası doğru bilgi ile karşılaştığında karışacaktır, eğer aklını devreye sokarsa bu insan gerçeklerin farkına varacaktır. Her insan yaptıklarının karşılığını görecektir dedikten sonra din ve iman adına kimin takvaca üstün olduğunu yalnız ben bilirim der Rabbim. Hiç kimsenin ardı sıra gitmeyin, güvenilecek veliniz yalnız benim diye uyarır bizleri. İslam öyle bir din, kur’an öyle bir kitap ki, yeter ki onu anlamak için uğraş verelim, O bize sorduğumuz her soruya cevap verecektir diyor rabbim. Kur’anın ayetlerini doğru anlayabilmemiz için, mutlaka bir bütün olarak düşünmeliyiz. Kur’anda asla çelişki yoktur, çelişkiyi yaratan bizler sırf beşerin öğretisini doğrulamak adına, kelimelerden ve cümlelerden alıntı yaparak onlara anlamlar vermemizden doğmaktadır. Bununda çok büyük bir günah olduğunu ve bizleri kur’andan uzaklaştırdığını unutmayalım.

    Rabbim yardımcımız olsun, kur’an nuruyla nurlandırsın inşallah bizleri. Artık ona gereken önemi verelim de, Rabbim içine düştüğümüz yalan, yanlış ve fesat ortamından kurtarsın bizleri, yoksa işimiz o kadar zor ki. Boğazımıza kadar haramın bataklığında boğulduğumuzun farkında bile değiliz. SAYGILARIMLA Haluk GÜMÜŞTABAK

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573
    Alıntı serkan.korkmaz´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Dinde zorlama vardır. Bir dine sokma siyaseti vardır. Bunun için kimi zaman sevecen yaklaşılır bazen de tehditkar olunur. Muhammed zamanında bir çok kabile lideri menfaat icabı müslüman olmuştur. Siyaseten musluman olmuşlardır, menfaat.....Muhammed ve halifeler döneminde komsu ülkelere gönderilen islama davet mektuplarında da işlenmiştir. "İslama geçmezsen geleceğin kötü anlayışı"

    Sanane benim dinimden demez mi insanlar. Neden dayatıyorsun dinini bana,

    Yok efendim o tanrının elçisi....
    Kim demiş?
    Tanrı...
    Nerden biliyorsun?
    Kuranda yazıyor ya, ayet de geldi...
    Kim söyledi tanrısal olduğunu?
    Muhammed peygamber... o doğruyu söyler...
    muhammed kim?
    Zamanın kralı.....
    Off !
    Sıktın ama artık...Yeter ya,sen kim oluyorsun da benim peygamberime dil uzatıyorsun.Çirkinliğin,saygısızlığın bu kadarına da pes doğrusu.

    Ne anlatacaksan,ne yazacaksan,ne söyleyeceksen edebinle yaz,söyle...Kimse senin saygısızlığına tahammül etmek zorunda değil.
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Nerden
    BURSA
    Yaş
    38
    Mesaj
    155
    Rep Gücü
    7575
    Alıntı serkan.korkmaz´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Dinde zorlama vardır. Bir dine sokma siyaseti vardır. Bunun için kimi zaman sevecen yaklaşılır bazen de tehditkar olunur. Muhammed zamanında bir çok kabile lideri menfaat icabı müslüman olmuştur. Siyaseten musluman olmuşlardır, menfaat.....Muhammed ve halifeler döneminde komsu ülkelere gönderilen islama davet mektuplarında da işlenmiştir. "İslama geçmezsen geleceğin kötü anlayışı"

    Sanane benim dinimden demez mi insanlar. Neden dayatıyorsun dinini bana,

    Yok efendim o tanrının elçisi....
    Kim demiş?
    Tanrı...
    Nerden biliyorsun?
    Kuranda yazıyor ya, ayet de geldi...
    Kim söyledi tanrısal olduğunu?
    Muhammed peygamber... o doğruyu söyler...
    muhammed kim?
    Zamanın kralı.....


    yaa!!! benimde yorumum olsun diye yazma şuraya saçma saçma fikirler.bu ne sorgulama nede araştırma.bu suçlama.ve haddini aşan bir suçlama.
    dünyaya tesadüfler sonucu geldiğine inanan birinden ne beklenir.

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye tntcool - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Nerden
    Antalya
    Mesaj
    2.191
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    54809
    Alıntı serkan.korkmaz´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Dinde zorlama vardır. Bir dine sokma siyaseti vardır. Bunun için kimi zaman sevecen yaklaşılır bazen de tehditkar olunur. Muhammed zamanında bir çok kabile lideri menfaat icabı müslüman olmuştur. Siyaseten musluman olmuşlardır, menfaat.....Muhammed ve halifeler döneminde komsu ülkelere gönderilen islama davet mektuplarında da işlenmiştir. "İslama geçmezsen geleceğin kötü anlayışı"

    Sanane benim dinimden demez mi insanlar. Neden dayatıyorsun dinini bana,

    Yok efendim o tanrının elçisi....
    Kim demiş?
    Tanrı...
    Nerden biliyorsun?
    Kuranda yazıyor ya, ayet de geldi...
    Kim söyledi tanrısal olduğunu?
    Muhammed peygamber... o doğruyu söyler...
    muhammed kim?
    Zamanın kralı.....

    Ağlamazsın bari gülmekten utan...

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye tntcool - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Nerden
    Antalya
    Mesaj
    2.191
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    54809
    Alıntı serkan.korkmaz´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    .



    Siz iman sahibisiniz. Korkunuzdan sorgulama bile yapamazsınız. Tanrısal bir kitap sandığınızdan düşünmezsiniz bile. yasaktır sorgulamak...Tanrı uzaylı olabilir mi diye sorsanız kendinize. Bir Ufo ile gelen uzaylı bir yaratık olabilir mi?
    Sadece beyin jimnastiği yapalım. Tabiki Ufo değil ama, şöyle bir düşünelim yani.

    Uzaylı olma olasılığı var mı. Eğer uzaylılar varsa bizden gelişmiş, dünyaya binlerce yıl önce gelmiş. Onlar tanrı olabilir mi. Kabul eder misiniz. Tabiki hayır.

    Ayetler nerden indi....Neden ayet indi denir... yukardan indi.... dua ederken neden elini, avuçlarını yukarı tutarsın? Tanrı yukarda mı? Yoksa avucunu açıp dua etmek paganizm olmasın.... Allahın katı yukarda mı....Güneş e dua etmek mi yoksa ellerini açıp dua etmek....Geçmişin tanrılarına ibadet hareketleri şimdi de devam ediyor olabilir mi.... Geçmişte binlerce yıl güneşin ilk ışıklarına insanoğlu secde etti, namaz kıldı. Yoksa Kıldığınız namazın kökeni, geçmişi güneşe secde etmekten gelmesin.






    Bunlar hepsi yalan tabi. Yazdıklarıma inanıp kendinizi kandıracak değilsiniz tabi. Yoksa boş bir şeye inanmış gibi olursunuz.

    Bölük pörçük ve bir mantık sırası izlemeyen cümlelerinle anlaşılmaktan çok uzaksın....

  6. #6
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye Arkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    487
    Rep Gücü
    20780
    Alıntı serkan.korkmaz´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    .



    Siz iman sahibisiniz. Korkunuzdan sorgulama bile yapamazsınız. Tanrısal bir kitap sandığınızdan düşünmezsiniz bile. yasaktır sorgulamak...Tanrı uzaylı olabilir mi diye sorsanız kendinize. Bir Ufo ile gelen uzaylı bir yaratık olabilir mi?
    Sadece beyin jimnastiği yapalım. Tabiki Ufo değil ama, şöyle bir düşünelim yani.

    Uzaylı olma olasılığı var mı. Eğer uzaylılar varsa bizden gelişmiş, dünyaya binlerce yıl önce gelmiş. Onlar tanrı olabilir mi. Kabul eder misiniz. Tabiki hayır.

    Ayetler nerden indi....Neden ayet indi denir... yukardan indi.... dua ederken neden elini, avuçlarını yukarı tutarsın? Tanrı yukarda mı? Yoksa avucunu açıp dua etmek paganizm olmasın.... Allahın katı yukarda mı....Güneş e dua etmek mi yoksa ellerini açıp dua etmek....Geçmişin tanrılarına ibadet hareketleri şimdi de devam ediyor olabilir mi.... Geçmişte binlerce yıl güneşin ilk ışıklarına insanoğlu secde etti, namaz kıldı. Yoksa Kıldığınız namazın kökeni, geçmişi güneşe secde etmekten gelmesin.






    Bunlar hepsi yalan tabi. Yazdıklarıma inanıp kendinizi kandıracak değilsiniz tabi. Yoksa boş bir şeye inanmış gibi olursunuz.
    kardeşim daha öncede yazdım seni bu hale getiren hangi araştırmalarının sonucuysa bizede söyle bizde hakkı bulalım irşad olalım.

    Allah ın arşı diye bir şey vardır O uzayın dışında ve içinde her yerdedir Arşı-ı ala uzay ve ötesidir O nun katı arşı alanın da üzerindedir
    Allah çok yücedir. Biz insanlarda yücelik yukarı anlayışıyla ifadesini bulur.Ellerimizi bu yüzden yukarı doğru açarız

    uzaylı dediğin bir yaratık yaratık yaratıcımız olamaz.melekut alaminede aklın ermez her şey gördüklerinden ibaret değil
    göz ışığın sadece yüz binde bir boyutunu görür. bu kadar küçük bir görüşle Allah ın yarattığı her şeyi göremez ve idrak edemezsin.

  7. #7
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesaj
    429
    Rep Gücü
    13045
    SADECE BİR YANIT:

    din konusunda gereksiz, dayanaksız ve fazlaca absürt yorumlarda bulunan serkan arkadaşı dikkatli ve sağ duyulu olmaya davet ediyorum. elbette kimsenin inancına ve itikatine lafımız olmaz! ancak herşeyin bir adabı olmalıdır.

    inananları tahrik etmek suçtur ve hoşgörü gösterilmez.
    Konu gordionum tarafından (18-04-2010 Saat 01:19 PM ) değiştirilmiştir.

  8. #8
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Kadrolu iftiraci forumdasimiz gelmis.
    Kimsede bana haber vermiyor.
    Forumdaslarimi kiniyorum.

    Gerci gec dahil olmanin bir avantaji da var.
    Koalisyon ortaklarida bazen sn.Serkani golgede birakan
    Akillara ziyan soylemler yapiyorlar.
    O zaman bir kursun iki /uc kus oluyor ki;
    http://www.supermeydan.net/forum/for...read65909.html basligi onem kazaniyor.

    Sn.Korkmaz baktimda hic ayet yok!
    Yani DIN yok!


    Dogaclama yani;
    "mahşer-i cümbüş" ile adından söz ettiren
    tiyatro biçimine el atmissiniz.
    San’ati cok severim.

    Bu konuda gunumuzde
    Katilabilecegin topluluklar sunlardir.

    sürç-ü lisan- istanbul
    ehl-i keyf- istanbul
    istanbul impro- istanbul
    oyun istasyonu- kocaeli
    tornavida- istanbul
    kuru sıkı- istanbul
    tuluatmasyon- ankara
    bunlar onlar- ankara
    duru tiyatro- istanbul
    izmir sanat kulesi - izmir
    sahne bahane - denizli
    yap boz – istanbul

    Simdi
    Yazinizda DIN/KUR’AN olmadigina gore
    Yazinizi:TIYATRAL ve SOSYOLOJIK
    Ve hatta birazda sizin PSIKOLOJIK
    Halleriniz acisindan analiz edelim.
    serkan.korkmaz´isimli üyeden Alıntı
    Dinde zorlama vardır. Bir dine sokma siyaseti vardır. Bunun için kimi zaman sevecen yaklaşılır bazen de tehditkar olunur. Muhammed zamanında bir çok kabile lideri menfaat icabı müslüman olmuştur. Siyaseten musluman olmuşlardır, menfaat.....
    Yani musluman gibi gorunup orada yasamis para kazanmis.
    Yani aslinda musluman olmamis.Muslumanlik yapmamamis.
    Yani kimseden ZOR/GUC/KUVVET altinda baski gormemisler.
    Para icin oyle gorunmusler.

    Tabi sizde 1400 sene once oradaydiniz,gozunuzle gordunuz.
    Simdi bize anlatiyorsunuz.
    Veya
    Biz boyle yaptik diye bir belge birakmislar.
    Arkeologlar bunu bulmus.Kimyasal testler sonucu
    TARIHI belge oldugunu BILIM onaylamis.
    Sizde bu belgeyi yaziniza DELIL olarak bize sunmussunuz.
    Veya
    Bunlarin hicbirisi YOK!
    Siz bu yaziyi yazmissiniz.


    Sn.Korkmaz tam bu noktada bir soru sormam lazim!
    Psikopat ne demektir biliyor musunuz?

    Veya siz eski musterimsiniz.
    Size yardimim olsun diye cevabi yazayim.

    Psikopat:
    antisosyal kişilik bozukluğuna sahip,empati yapmadan veya vicdan azabı duymadan saldırganlıklar yapan ,suçla ilgili veya ahlakdışı davranışlarda bulunan kimse...tedavi edilme olasılıkları çok düşük olduğundan psikiyatrik tedavi yapan hastanelere bile kabul edilmezler... hatta 1999'da amerikan hükümeti, suç işlememiş olsalar dahi tehlikeli psikopat olduğu bilirkişi raporuyla tespit edilen insanların tutuklanabileceği kararını çıkarmıştır...
    Muhammed ve halifeler döneminde komsu ülkelere gönderilen islama davet mektuplarında da işlenmiştir. "İslama geçmezsen geleceğin kötü anlayışı"
    Simdi yine konusabilmek icin
    Psikopatlik yapmamak adina
    Bir delil koyalim.
    Dedim ya eski musterimsiniz...

    Habeşistan Necaşisi'ne Gönderilen Mektup…



    Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,
    Allah Rasulü Muhammed'den Habeş Necaşisi Ashama'ya.
    Kendisi'nden başka İlah bulunmayan gerçek Hükümdar, Mukaddes, Selam, Koruyucu, Kurtarıcı olan Allah'ın övgüsünü sana iletirim. Tasdik edip şehadet ederim ki; Meryem oğlu İsa Allah'ın Ruhu ve Kelimesi'dir. Kendisine dokunulmamış Meryem'e nasib edilmiştir. Böylece Meryem İsa'ya hamile kalmış, Allah Teala da Ruh ve Nefesi'nden olmak üzere Adem'i nasıl yarattıysa onu da öylece yaratmıştır. Seni Tek olan ve Eşi bulunmayan Allah'a çağırıyorum. O'na itaat konusunda karşılıklı yardıma çağırıyorum. Beni takib et, bana uy ve bana gelen şeye iman et. Muhakkak ki ben, Allah'ın Resuluyüm. Bu nedenle seni ve etrafında bulunan askerlerini Allah'a iman etmeye davet ediyorum. Nasihat ve sözlerim size ulaşınca kabul etmenizi tavsiye ederim. Amca tarafından yeğenim olan Cafer'i yanında az sayıda Müslüman grubuyla beraber sana doğru yola çıkarıyorum. Selam gerçek hidayet yolu üzerinde bulunanlara olsun.

    Haklisin sn.Korkmaz!
    Oyle bir ZOR/GUC kullanmis ki;
    Donem imparatorlugu Roma bile
    Solda sifir kalmis...

    Sn.Korkmaz!
    Size psikopatligin tanimini
    Sormus muydum?

Benzer Konular

  1. Dinde zorlama yoksa cehennem niye var?
    dogangunes Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 31
    Son mesaj: 06-08-2010, 10:16 PM
  2. Dinde reformun öncüleri
    bziya Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 23-12-2009, 05:13 PM
  3. 3 Dinde Kıyamet Alâmetleri
    dogangunes Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 30-11-2009, 02:17 AM
  4. Dinde Aşk varmıdır?
    YukseLL Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 22
    Son mesaj: 15-08-2009, 02:56 PM
  5. Dinde yenilik safsatasi
    RABİA Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 19-05-2008, 11:01 AM
Yukarı Çık