İnkar eden tüm kavimler sapkın hayatlarına dalmış oyalanırken kendilerine gönderilmiş peygamberleri yalanlamadılar mı? Ad Kavmi Hud peygamberi, Semud Kavmi Salih peygamberi, Lut Kavmi Hz. Lut’u, Nuh kavmi Hz. Nuh’u, Firavun ve kavmi Hz. Musa’yı, Meyden halkı Hz. Şuayb’ı yalanlamadılar mı? Hz. Muhammed’e, Hz. Musa’ya, Hz. İsa’ya tüm kavimden kaç kişi inanıp güvendi sanıyorsunuz? Bu kavimler kendi azgın hayatlarına o kadar dalmışlardı ki peygamberlere inanmak için sürekli mucizeler göstermesini istediler ve birçok mucize gördükleri halde yüz çevirdiler. Şimdi o kadar mucizeyi gözleriyle görenler peygamberlere inanmazken, günümüzde yaşayanlar mucize göstermeyecek olan Hz. Mehdi’ye inanırlar mı sanıyorsunuz?

Hz. Musa ve Hz. İsa kavimlerini hak yola davet etmek için birçok mucize gösterdiler. Hz. İsa ölüleri diriltiyor, cüzzamlıları ve körleri iyileştiriyordu. Hz. Musa tüm kavmin önünde büyücülere karşı birçok mucize gösteriyordu. Peygamberler hem mucize gösterip hem de gece gündüz tebliğ yaptılar. Fakat içinde bulundukları azgın kavimler inkarda direndiler. Peygamberleri sürmeye, öldürmeye kalkıştılar, hapishaneye koydular, deli olduğunu iddia ettiler. Hz. Musa’ya küçük bir grup olan gençlerden başka kimse inanmadı. Hz. İsa’ya ise kavmin içinde yalnızca 12 havarisi inanıp güvendi.

Sizden öncekilerin, Nuh kavminin, Ad ve Semud ile onlardan sonra gelenlerin haberi size gelmedi mi? Ki onları, Allah'tan başkası bilmez. Elçileri onlara apaçık delillerle gelmişlerdi de, ellerini ağızlarına götürüp (öfkelerinden ısırdılar) ve dediler ki: "Tartışmasız, biz sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyleri inkar ettik ve bizi kendisine çağırdığınız şeyden de gerçekten kuşku verici bir tereddüt içindeyiz." (İbrahim Suresi, 9)

Ve bu dünyada da, kıyamet gününde de lanete tabi tutuldular. Haberiniz olsun; gerçekten Ad (halkı), Rablerine (karşı) inkar ettiler. Haberiniz olsun; Hud kavmi Ad'a (Allah'ın rahmetinden) uzaklık (verildi). (Hud Suresi, 60)

İbrahim de; hani kavmine demişti ki: "Allah'a kulluk edin ve O'ndan sakının, eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır." (Ankebut Suresi, 16)

Bunun üzerine kavminin (İbrahim'e) cevabı yalnızca: "Onu öldürün ya da yakın" demek oldu. Böylece Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda, iman eden bir kavim için ayetler vardır. (Ankebut Suresi, 24)

Onlardan önce Nuh kavmi, Ress halkı ve Semud (kavmi) de yalanladı. (Kaf Suresi, 12)

Eyke halkı ve Tubba' kavmi de. Hepsi elçileri yalanladı; böylece Benim tehdidim (onların üzerine) hak oldu. (Kaf Suresi, 14)


Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi Hz. Mehdi peygamber soyundan olacaktır, fakat kendisi peygamber değildir. Dolayısıyla mucize göstermeyecektir. Yine inkâr eden ve Allah’ı unutarak dünya hayatına dalan insanlara uyarıcı olarak gönderilecek insanları gece gündüz İslam’a davet edecektir. Hz. Mehdi’de tıpkı peygamberler gibi yalanlanacak, hapsedilecek, iftira edilecek ve kendisine deli denecektir. Ona da tıpkı diğer peygamberlere olduğu gibi çok az insan inanacak, yanlıca 313 talebesi olacaktır. Bütün bunlar Allah’ın kanunudur. Bu yüzden iman edenler Kuran’ı çok iyi bildiklerinden inkar edenlerin mucize görmek istemelerine, her ne olursa olsun iman etmemelerine, “o da bizim gibi bir insan” demelerine şaşırmazlar. Allah’ın kaderde yarattığı tüm ayrıntıları hikmetle yarattığını bilirler. İnkar edenlerin yıllarca direneceklerini, Hz. Mehdi’yi engellemeye çalışacaklarını, şehit etmeye çalışacaklarını bilirler. Fakat sonunda mutlaka Allah’ın hükmünün galip geleceğini de bilirler. Allah bütün bu zorlu günlerin ardından inkar edenlerin kalplerini İslam’a döndürecek ve hepsinin kalbini Hz. Mehdi’nin sevgisiyle dolduracaktır. Fakat bütün bu gelişmeler belli bir zamana yayıldığı için beklemek ve güzellikle sabretmek lazımdır. İman edenlerin sabrettiği, Hz. Mehdi’yi şevkle desteklediği, İslam’ı yaymak uğruna büyük mücadele verdikleri her gün onların cennetteki mertebesini arttırır. İnkar edenler dalmış oyalanırken müminin şanı ve şerefi Allah katında en üst mertebeye ulaşır…

Hasan b. Salih-i Bezzaz’dan: Hasan b. Ali Askeri aleyhi’s-selâm şöyle buyurdu: “DOĞRUSU BENİM OĞLUM, BENDEN SONRAKİ KAİM (HZ. MEHDİ (A.S.)(DIR)) DİR. UZUN ÖMÜRLÜLÜKTE VE GAYBETTE PEYGAMBERLERİN SÜNNETİ ONDA (HZ. MEHDİ (A.S.)’DA) VUKU BULACAKTIR. BU SÜRE ÇOK UZADI DİYE BAZI KALPLER TAŞ GİBİ SERTLEŞECEKTİR. ALLAH’IN KALBİNE İMAN YAZDIĞI VE RAHMETİYLE DESTEKLEDİĞİ KİMSELER DIŞINDA ONA (HZ. MEHDİ (A.S.)’A) İNANAN KALMAYACAKTIR.” (Kemal-ud Din, s. 526 ve Bihar-ul Envar, c. 51, s. 224)