Bugün çoğu insanın hayatını “insanlar ne der” mantığı üzerine kurmalarından bahsetmek istiyorum. Daha çocukken bize ailemiz tarafından öğretilen bu son derece çarpık mantık insanın hayatını sadece insanların rızasına göre belirlemesine neden olur. Hâlbuki insanın kafasında daima Kuran olmalı, daima “Allah bu hareketimden razı olur mu” diye düşünmesi gerekir. İsterse bütün dünyada yaşayan insanlar hareketlerimden razı olsunlar, ama Allah razı olmasın, bir mümin böyle bir durumu asla kabul edemez.

İnanan bir insanın kalbi daima Allah aşkıyla atar, her hareketini Kuran süzgecinden geçirir. Günlük hayatta yapılan çok küçük bir hareketi bile insan hep Allah’ın rızasına uygun olacak şekilde yapmalı ve bu konuda asla taviz vermemelidir. Yaptığınız hareketi isterse tüm dünya ayıplasın, bu Müslüman’ın umurunda bile olmaz. Günümüzde öyle ortamlar var ki insanlar namaz kılan ya da oruç tutan bir Müslüman’ı ayıplayarak bakıyorlar, hatta bu ibadetleri yaptığı için hayretlerini dile getiriyorlar. Bir Müslüman böyle bir ortamda kalkıp namazını kılar, tüm kalbiyle Allah’a yönelir. İsterse dünyada hiç kimse ibadet etmesin, hiç kimse Allah’ı anmasın, Allah’tan bahsetmesin, o tek başına da olsa asla taviz vermez.

Yürekten Allah’a inanan bir insan bir topluluğun içinde bulunduğunda dinle alay edildiğini duyduğunda hemen o ortamı terk eder. Böyle bir konuda asla taviz vermez, çünkü Allah böyle davranmasını emretmiştir. Hiç bulunduğu ortamdaki insanlara ayıp olacağını, onların güceneceğini düşünmez. Eğer sofrada oturuyorsa hemen sofradan kalkar, eğer toplantıdaysa yine o ortamdan uzaklaşır. Onun için önemli olan Allah’ın razı olmayacağı en ufak bir hareketi bile yapmamaktır. Ayrıca her hareketinin, her sözünün ve tavrının Allah katında yazıldığını ve bir gün mutlaka hepsinin hesabını vereceğini bilir.

O, size Kitapta: "Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğinizde, onlar bir başka söze dalıp geçinceye kadar, onlarla oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz" diye indirdi. Doğrusu Allah, münafıkların ve kafirlerin tümünü cehennemde toplayacak olandır. (Nisa Suresi, 140)

Açıkça görüldüğü gibi Müslüman Kuran ahlakından ömrü boyunca hiç kimse için taviz vermez. Kuran’ın tek bir ayetinden taviz veremez. Eğer taviz vermeye başlarsa kalbi yavaş yavaş körelir, imanı zayıflar ve bir sabah Allah’ın dilemesiyle inkar eden bir insan olarak uyanabilir. Hiç ummadığı bir anda Allah hem aklını hem imanını alır. Bu yüzden iman eden bir insan isterse bütün dünya razı olmasın, sadece Allah razı olsun, bu ona hem dünyada hem ahirette yeter. Dünyada insanların söylediklerine, yaptıklarına değer verenler ve hareketlerini buna göre düzenleyenler Allah’ın huzurunda tek başlarına durduklarında çevrelerinde tek bir insan bile göremeyecekler, nasıl olup da böyle büyük bir hataya düştüklerine sonsuza kadar inanamayacaklardır.

Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi (bugün de) 'teker teker, yapayalnız ve yalın (bir tarzda)' Bize geldiniz ve size lütfettiklerimizi arkanızda bıraktınız. İçinizden, gerçekten ortaklar olduklarını sandığınız şefaatçilerinizi şimdi yanınızda görmüyoruz. Andolsun, aranızdaki (bağlar) parçalanıp-koparılmıştır ve haklarında zanlar besledikleriniz sizlerden uzaklaşmıştır. (En'am Suresi, 94)

Ahmet Secer