2. Sayfa, Toplam 2 BirinciBirinci 12
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 16 Toplam: 16

Enel Hakk’in Kokeni

Din ve İnanç Kategorisi Dini Sohbet Forumunda Enel Hakk’in Kokeni Konusununun içerigi kısaca ->> Selam! On bilgi: Vedaların Yani yaziya gecirilisi: Muhammed as’den cc. 1400 yil once Arabi hocadan cc.2000 yil once Rabbani hocadan ...

  1. #11
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Selam!
    On bilgi:
    Vedaların Yani yaziya gecirilisi:
    Muhammed as’den cc. 1400 yil once
    Arabi hocadan cc.2000 yil once
    Rabbani hocadan cc.2400 yil once
    Bir Vedacidan alinti:
    Bilinç alanınız içinde bedeniniz de var.
    Fakat başka bedenlerden ayrı olarak;
    "benim bedenim" fikri orada mevcut değildir.
    Bana göre o "bir beden" dir, "benim bedenim" değil;
    "bir zihin"dir, "benim zihnim" değil.
    Zihin bedeni pekâlâ gözetmektedir,
    Buna benim karışmama gerek yok.
    Yapılması gereken normal ve doğal yoldan yapılmaktadır.
    Siz fizyolojik fonksiyonlarınızın tam bilincinde olmayabilirsiniz
    Ama duygularınıza, düşüncelerinize, arzu ve korkularınıza gelince
    Siz şiddetle kendinizi işin içinde bulursunuz.
    Benim için işte bunlar da büyük ölçüde bilinç dışıdır.
    İnsanlarla konuşur ya da birtakım işler görürken,
    Kendimi, pek de bilincinde olmaksızın bunları pekâlâ doğru
    Ve uygun biçimde yapar bulmaktayım.
    Sanki günlük hayatımı kendiliğinden ve
    Doğru tepkiler göstererek otomatik bir biçimde yaşıyorum.

    Hedefinize olan bağlılığınız sizi temiz ve düzgün bir hayat,
    Gerçeğin arayışına ve insanlara yardım etmeye adanmış
    Bir hayat sürmeye sevk eder ve
    Kendini-idrak hali de arzular, korkular ve
    Yanlış fikirler biçimindeki engelleri kaldırarak,
    Yüce ahlâkı ve erdemi kolayca ve
    Kendiliğinden ulaşılabilir hale getirir.
    Bu hal, İslâm düşünürü Hallac-ı Mansur'un
    "Ene-l Hak" dediği Vahdet durumudur.
    TASAVVUF ISLAM DISI BIR INANC FELSEFESIDIR

  2. #12
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    On bilgi:
    Vedaların Yani yaziya gecirilisi:
    Muhammed as’den cc. 1400 yil once
    Arabi hocadan cc.2000 yil once
    Rabbani hocadan cc.2400 yil once
    Bir Vedacidan alinti:
    Benim kaderim pek az resmi öğrenim görmüş mütevazı bir esnaf,
    sıradan, basit bir insan olarak doğmak idi.
    Hayatım da sıradan arzular ve korkularla, sıradan bir hayattı.
    Ne zaman ki üstadıma olan inancım ve onun
    sözlerine itaatim sayesinde gerçek varlığımın -farkına vardım,
    Işte o zaman,kaderi sona erinceye dek
    kendi başının çaresine bakması için beşeri tabiatımı geride bıraktım.
    Bazen zihinsel ya da duygusal eski bir tepki
    zihinde belirir ama derhal fark edilerek giderilir.
    Ne de olsa insan kişilik ile yüklü kaldığı sürece,
    beşeri huylara ve alışkanlıklara maruz bulunmaktadır.

    Ölümden korkmam. Çünkü:
    Ben zaten ölüyüm.

    Bu hal, İslâm düşünürü Hallac-ı Mansur'un
    "Ene-l Hak" dediği Vahdet durumudur.
    TASAVVUF ISLAM DISI BIR INANC FELSEFESIDIR

  3. #13
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Selam!
    On bilgi:
    Vedaların Yani yaziya gecirilisi:
    Muhammed as’den cc. 1400 yil once
    Arabi hocadan cc.2000 yil once
    Rabbani hocadan cc.2400 yil once
    Bir Vedacidan alinti:
    “Aydınlanmış kişide zihin olaylar üretmeyi durdurur.
    O, çok eskilerden gelen kesintisiz arayış durur.
    Hiç bir şey istenmez, hiç bir şey beklenmez.
    Hiç bir şeyi, aydınlanmış kişi kendine ait saymaz.
    Uğrunda uğraş verecek bir "ben" kalmaz.
    Alışılmış kesin kanılar kaybolur.
    Daha önce birçok şeyden emin olan aydınlanmış kişi şimdi hiç bir şeyden emin değildir.
    Bir beden olunduğu fikri son bulur.

    Sonunda bilirsiniz ki ne günah vardır ne suç ne de ceza.
    Yalnız sonsuz değişimleri içinde hayat vardır.
    Kişisel "ben"in eriyip kaybolması ile kişisel ıstırap da son bulur.
    Geriye kalan ise şefkatin büyük hüznü ve gereksiz acının dehşetidir.
    Bu hal, İslâm düşünürü Hallac-ı Mansur'un
    "Ene-l Hak" dediği Vahdet durumudur.
    TASAVVUF ISLAM DISI BIR INANC FELSEFESIDIR

  4. #14
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Selam!
    On bilgi:
    Vedaların Yani yaziya gecirilisi:
    Muhammed as’den cc. 1400 yil once
    Arabi hocadan cc.2000 yil once
    Rabbani hocadan cc.2400 yil once
    Bir Vedacidan alinti:
    Sorunlardan arınmış bir hayatın ne kusuru var? Kişilik, gerçek
    olan bir yansımasından ibarettir.
    Neden yansıma orijinale otomatik olarak
    sadık kalmasın? Kişinin kendine özgü modeller çizmeye ihtiyacı var mı? Hayat
    -ki kişi onun bir ifadesidir- kişiye rehberlik edecektir. Kişinin, gerçeğin
    sadece bir gölgesi olduğunu,
    fakat gerçeğia, kendisi olmadığım bir kez idrak
    ettiğinizde, üzülüp dertlenmekten vazgeçersiniz. Kendi içinizden, içsel
    rehberiniz tarafından yönlendirilmeyi kabul eder ve benimsersiniz ve hayat
    bilinmeyene doğru bir yolculuk haline dönüşür.
    En Yüce Olan, Her Şeyin Ötesindedir

    Söyleyebileceğiniz her şey hem doğru hem de yanlış olacaktır.
    Sözcükler zihnin ötesine geçemezler.
    Kişi asla özne değildir. Siz bir kişi görebilirsiniz fakat siz kişi
    değilsiniz. Siz daima En Yüce Olan'sınız ki O zamanın ve uzayın belli bir
    noktasında tanık olarak görünür; En Yüce'nin saf farkındalığıyla kişinin pek
    çok katmanlı bilinci arasında bir köprü oluşturan bir tanık olarak...

    Bunlar zihnin çeşitli eğilimlerine tekabül ederler.

    Onlar öylesine çelişkilidirler ki! Onları
    oldukları gibi görün - sadece düşünce ve duygu alışkanlıkları olarak, anılar
    ve dürtüler demeti olarak,
    Bunun nedeni sadece sizin kendinizi onlarla özdeşleştirmenizdir.
    Siz bir kez önünüzde belirenlerin, her ne iseler, asıl siz olamayacaklarını
    ve "Ben-im" diyemeyeceklerini idrak- ettiğinizde, bütün "kişiler'inizden ve
    onların taleplerinden kurtulursunuz. "Ben-im" duygusu sizin, kendinizindir.
    Siz ondan ayrılamazsınız, fakat herhangi bir şeye ondan verebilirsiniz;
    örneğin, "Ben gencim", "Ben zenginim" vb. derken olduğu gibi. Fakat böyle
    özdeşleştirmeler apaçık yanlıştır ve tutsaklık nedenidir.

    Bilincin kaynağı bilinç içindeki bir nesne olamaz. Kaynağı bilmek,
    kaynak olmak demektir.
    Siz kişi olmadığınızı, saf ve dingin tanık olduğunuzu
    ve korkusuz farkındahğın sizin asıl varlığınız olduğunu idrak ettiğinizde,
    siz o varlık olursunuz. O kaynaktır, Tükenmez olandır.
    Bu hal, İslâm düşünürü Hallac-ı Mansur'un
    "Ene-l Hak" dediği Vahdet durumudur.
    TASAVVUF ISLAM DISI BIR INANC FELSEFESIDIR

  5. #15
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    On bilgi:
    Vedaların Yani yaziya gecirilisi:
    Muhammed as’den cc. 1400 yil once
    Arabi hocadan cc.2000 yil once
    Rabbani hocadan cc.2400 yil once
    Bir Vedacidan alinti:
    “Ben O’yum” ya da “Ben var olanım”dır.
    Ya da daha kısa söylersek “Ben, benim”dir.
    Ancak buradaki “ben” niteliklerinden soyunmuş bir “ben”dir.
    Ruhsal yolculuğun başında kişi, ona çevresi ve toplum tarafından yüklenmiş ve
    Kişinin de bunu kabullendiği birçok niteliğe sahiptir. Kişi ad, meslek, akrabalık, kişilik vb.
    Kabullerden oluşan bir kabuğa sahiptir.
    Yolculuk bu kabuktan kurtuluşu ve bu kurtulma halini deneyimlemeyi amaçlar ki
    Bunu başaran insana aydınlanmış insan diyebiliriz.
    İnsan denilen özel canlının arayış içinde bulunmasını mümkün kılan güce, enerjiye ise “aşk” diyoruz.
    Aşk insanın kendisi için iyi olanı aramasını mümkün kılar. Bu diğer canlılarda yoktur.
    İnsan, kadın olsun erkek olsun bu arayışın sonucunda eğer “kendi”ni bulabilirse arayış sona erer
    Ve arayışı sona eren insan ise artık doğayı değiştirmeye çalışmaz.
    O tüm evrenle sonsuz bir uyum içindedir. Çünkü onun için huzursuzluk son bulmuştur.

    Ben zaten ölüyüm.
    Ben çifte ölüyüm.
    Sadece bedenime değil, zihnime de.
    Beyninizde ve bedeninizde muazzam karmaşıklıkta bir iş sürüp gidiyor, bunun bilincinde misiniz?
    Kesinlikle değilsiniz.
    Fakat dışarıdan biri için her şey zekice ve maksatlı bir biçimde yürür görünüyor.
    Bireyin tüm kişisel hayatının, büyük ölçüde bilinç eşiğinin altına gömülebileceğini,
    Bunun la birlikte faaliyetlerini sağlıklı ve düzgün biçimde sürdürebileceğidir.
    Bu hal, İslâm düşünürü Hallac-ı Mansur'un
    "Ene-l Hak" dediği Vahdet durumudur.
    TASAVVUF ISLAM DISI BIR INANC FELSEFESIDIR

  6. #16
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Selam!
    On bilgi:
    Vedaların Yani yaziya gecirilisi:
    Muhammed as’den cc. 1400 yil once
    Arabi hocadan cc.2000 yil once
    Rabbani hocadan cc.2400 yil once
    Bir Vedacidan alinti:
    Bu ona nasıl baktığınıza, hangi uçtan baktığınıza bağlıdır. Dünyada
    birçok nesne vardır fakat onlara bakan göz tektir. Daha yukarıda olan daha
    aşağıda olana daima bir gibi görünür; daha aşağıdaki de daha yukarıdakine
    birçok gibi görünür.

    O görülüp, tanınıp, bellekte depo edilecek bir nesne değildir. O
    daha çok şimdi'de ve duyuştadır. O "ne" den çok "nasıl" ile ilgilidir. O,
    niteliktedir, değerdedir; her şeyin kaynağı olduğundan da her şeydedir.

    O bilinci doğurur. Diğer her şey bilinçtedir.
    Nesnel evren sayısız formlar projekte ederek ve
    onları çözüp dağıtarak sürekli hareket halindedir. Her ne zaman bir form
    hayat ile dolarsa, farkındalı-ğın maddede yansıması ile bilinç
    tezahür eder.
    Kaynak nehirdeki gelip geçici
    değişikliklerden, maden de mücevherin şeklinden etkilenmez. Işık perdedeki
    filmden etkilenir mi (o yüzden değişime uğrar mı)?
    En Yüce her şeyi mümkün kılar, o kadar.

    Nedenler aramak zihnin hoşça vakit geçirmesidir, eğlencesidir.
    Neden ve sonuç gibi bir dualite yoktur.
    Her şey kendi kendinin nedenidir.
    Bütün söyleyeceğim, bilincin her şeyi içerdiğidir. Bilinçte her şey
    mümkündür. Eğer isterseniz, kendi dünyanızda nedenler edinebilirsiniz. Bir
    başkası bir tek nedenle yetinebilir - Tanrı iradesi der. Kök neden birdir:
    "Ben-im" duygusu.

    Öz varlığın görüş noktasından, dünya, bilinen'dir, En Yüce ise -
    Bilinmeyen. Bilinmeyen bilineni doğurur ama yine de Bilinmeyen olarak kalır.
    Bilinen, sonsuzdur ama Bilinmeyen, sonsuzlukların sonsuzluğudur. Nasıl, bir
    ışık huzmesi toz zerrecikleri tarafından yakalanıncaya kadar görünmez ise,
    En Yüce de her şeyi görünür kılar, kendisi bilinmez olarak kalır.
    Bu hal, İslâm düşünürü Hallac-ı Mansur'un
    "Ene-l Hak" dediği Vahdet durumudur.
    TASAVVUF ISLAM DISI BIR INANC FELSEFESIDIR

Benzer Konular

  1. Hakk-Al Yakîn
    mopsy Tarafından Süper Sözlük Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 05-06-2010, 05:14 PM
  2. Hakk Kavramının Anlamı
    uzak yollar Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 21-01-2010, 11:34 PM
  3. Hakk'ın hatırı
    RABİA Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 14-01-2010, 05:22 PM
  4. Hakk, Hak Ve Hakikat Hakkında!
    cah Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 22-05-2009, 11:01 PM
  5. aşk hakkında
    carpediemcan Tarafından Ask ve Sevgi Foruma
    Yorum: 8
    Son mesaj: 05-09-2007, 10:30 PM
Yukarı Çık