Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 Toplam: 6

İslam, insana saygıyı işte böyle emrediyor!..

Din ve İnanç Kategorisi Dini Sohbet Forumunda İslam, insana saygıyı işte böyle emrediyor!.. Konusununun içerigi kısaca ->> Hocaefendi'nin Kırık Testi'deki sohbetinden kısaltarak derlediğim bu insana saygı konusunu, buyurun birlikte okuyalım. Bakalım, bizim gibi düşünmese de Kur'an, insana ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573

    İslam, insana saygıyı işte böyle emrediyor!..

    Hocaefendi'nin Kırık Testi'deki sohbetinden kısaltarak derlediğim bu insana saygı konusunu, buyurun birlikte okuyalım. Bakalım, bizim gibi düşünmese de Kur'an, insana saygıyı nasıl emrediyor, bir görelim.

    "Bizim inancımıza göre Cenâb-ı Hak, her bir insanın mahiyetine iyilik adına bir kısım nüveler, çekirdekler koymuştur. Bu yönüyle her bir insan, potansiyel olarak, Cenâb-ı Hakk'ın, adına yemin ettiği eşref-i mahlûk bir varlıktır. Allah Teâlâ, Kur'ân-ı Mübîn'de; "Andolsun ki biz, insanı çok kerim (şerefli) yarattık." buyuruyor. (İsra Sûresi, 17/70) Başka bir âyet-i kerimede de; "İnsanı ahsen-i takvîme mazhar olarak yarattık." deniliyor. (Tin Sûresi, 95/4)

    Dikkat edildiğinde görüleceği üzere, âyet-i kerimelerde şerefli ve ahsen-i takvime mazhar olarak yaratıldığı ifade buyrulan ve üzerine yemin edilen bu varlık, "mü'min!" değil, sadece "insan!"dır... Evet, insan!..

    Demek ki her bir insan, potansiyel olarak bu yüce şerefi taşıyan değerli bir varlıktır! İşte bu biz bu değerli varlığa da, benimsediği kendi değerlerine de saygı duyarız. Çünkü bir insanın doğru olduğuna inandığı değerle, o insanı birbirinden ayıramazsınız. Eğer siz bir insanın benimsediği değerlere saygılı davranmıyorsanız, o da sizin değerlerinize saygı duymayacak, sizin tahkirinize tahkirle karşılık verecektir. Bunun müsebbibi de, sizin ona karşı saygısızlığınız olacaktır. Öyle ise insana saygı, o insanın kendi doğrularına da saygıyı gerektirmektedir.

    İşte bu saygıyı Kur'an-ı Kerim, şu ifadelerle emreder:

    "Onların Allah'tan başka yalvardıkları tanrılarına sebbetmeyin, hakarette bulunmayın ki, onlar da cahillik ederek hadlerini aşıp (sizin inandığınız) Allah'a sebbetmesin, saygısızlıkta bulunmasınlar!.." (En'am Sûresi, 6/108)

    Görüldüğü üzere İlâhî kelam, sarih bir şekilde, açık bir emirle insanların Allah'tan başkasına ilâh deyip el açtıkları, yalvarıp yakardıkları ikon ve putlarına dahi sebbetmeyi yasaklıyor. Ayetteki "sebbetme" dilimize aktarıldığında, ilk akla gelen mânâsı itibarıyla "galiz tabirlerle hakarette bulunma, sövüp sayma" şeklinde anlaşılmaktadır.

    Bundan dolayı, bir mü'min olarak bizim, ister semavî bir din, isterse din şeklinde ortaya çıkan bir organizasyon etrafında bir araya gelmiş insanların inançlarına karşı sebbetme manasına gelebilecek yakışıksız ve münasebetsiz söz söylememiz, onlara karşı saygısızlıkta bulunmamız düşünülemez. Ayetlerin sebbetmeyi yasaklamasına rağmen Müslüman böyle bir saygısızlıkta bulunamaz.

    İşte bu mülahazalarla hangi düşüncede olursa olsun insana saygı duygusunu içimizde sürekli şekilde geliştirme ve güçlendirme peşinde olmalı, neticede her türlü şart altında sinemizin herkese açık olduğunu gösterebilmeli, İslam'ın telkin ettiği terbiye ve nezaketimizi her halükarda fiilen gösterme görevimizi yerine getirmede ihmale düşmemeliyiz...

    Dinimizin, bizim gibi düşünmeyen insana karşı saygı emri bu açıklık ve netlikte olunca, diyebiliriz ki, muhataplarımız satanist veya Zerdüşt bile olsa, kanaatimce, onların şeytana tapma gibi tasvip etmemizin mümkün olmadığı düşüncelerini dahi getirip yüzlerine çarpar bir tarzda ifade etmek doğru değildir ve bu tavır, onların da bizim doğrularımızı dinleme duygusunu yok eden bir üslûp hatası olur."

    Müslüman'dan beklenen ise münasebetleri geren üslup hatası değil, tesis edilen saygıyı sürdüren üslup savabıdır. Öyle ise herkes kendi tavrına bir bakmalıdır. Ortamı geren hatadan yana mı, oluşturulmuş saygıyı sürdüren savaptan tarafa mı, bir durum muhasebesi yapmalıdır. Yapmalıdır... Çünkü İslam'ın insana saygı emirleri ve gerekçeleri meydanda. Artık takdir ve tedbir, idrak ve izan sahibine aittir..

    AHMED ŞAHİN
    kaynak
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye suhran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Mesaj
    253
    Rep Gücü
    11002
    "Onların Allah'tan başka yalvardıkları tanrılarına sebbetmeyin, hakarette bulunmayın ki, onlar da cahillik ederek hadlerini aşıp (sizin inandığınız) Allah'a sebbetmesin, saygısızlıkta bulunmasınlar!.." (En'am Sûresi, 6/108)
    ‘Bulundukları hali söylüyorum’ diye hakarete yol açanlar bu sözlere karşılık bir cevap vermeli. O’ nun hitabını dillendirirken yapılan cüretkâr eklentiler, bir öykünmenin eseri olmasın sakın. Hadi geçtim, kişisel zaafların kabulünü de bekliyor değilim; itiraf edilmese de olur tahkiri güden kibir... Bildim derken neyi bildiklerini sınasınlar yeter. Zulüm ve günah kavramlarına dönüp bir daha baksınlar yeter. Kutsalı dile dökerken, kutsalın kutsal saydığına tazim de kusura, kutsaldan anlayıp kabul ettikleri bir tek yanıt varsa buyurup bildirsinler… Saygı ve teşekkürle…

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573

    İslam insana saygıyı işte böyle emrediyor! (2)

    İslam insana saygıyı işte böyle emrediyor! (2)


    Hocaefendi'nin Kırık Testi sohbetinden kısaltarak derlediğim dünkü yazının devamı:

    "Hz. Pir, Hıristiyanların ruhanî reisleriyle muvakkaten medar-ı münakaşa meselelerden bahsetmememiz gerektiğini söylüyor... Mesela, siz onlarla olan konuşma ve sohbetinize teslis inancını ele alarak başlayacak olursanız, daha sözün başında muhatabınızı kendinizden uzaklaştırmış, birçok hakikati, paylaşma imkânı varken dinlenilme ve söz söyleme hakkından mahrum kalmış ve hatta münakaşa ve kavgaya kapı aralamış olursunuz... Bu durumda karşılıklı konuşma ve diyalog adına gerçekleştirilen bir programı, tartışma zeminine çeker ve Müslümanlığı müdafaa etme adına onların inandığı değerlere saldırıda bulunursanız, farkına varmadan Müslümanlığa ihanet etmiş, yani onların da İslâmiyet'e ve Peygamber Efendimiz'e (sallallâhu aleyhi ve sellem) dil uzatmalarına, Kur'ân'a saldırmalarına zemin hazırlamış olursunuz...

    Bunun yerine siz, onların hayat felsefesi ve dünya görüşlerine saygılı davranırsanız, bu sefer onlar da size karşı saygılı davranacak ve saygılı olma gereği duyacak, siz de düşündüğünüz doğruları ifade etme fırsatı elde etmiş olacaksınız...

    Bu sebeple bir kez daha ifade edelim ki; insanlara, benimsediğiniz doğrular adına bir şey ifade etmek istiyorsanız, bunu, sırtınızın muhatabınıza dönük olduğu zaman ve şartlarda değil, muhatabınızla yüz yüze olduğunuz zaman ve şartlarda söyleyebilirsiniz. Bundan dolayı üslubunuzu muhatabınızın sırt çevirmesine fırsat vermeyecek şekilde ayarlamalı ve anlatacaklarınızı rahatsız etmeyen saygılı üslûpta anlatmalısınız.

    Ayrıca şu da unutulmamalı ki; biz bu tavrın adına ister hoşgörü, ister diyalog, isterse konuma saygı diyelim, bunların hepsi birer vesiledir; asıl gaye ise Allah'ın rıza ve hoşnutluğudur. Bunu biraz daha açacak olursak, bizim bu vesilelerle ulaşmak istediğimiz gaye, birkaç asırdan beri yanlış anlaşılmış ve yanlış tanıtılmış olan ve hâlâ onu anlatma adına bir kısım yanlışlıkların yapıldığı bir ortamda, İslâm'ın doğru anlaşılmasını sağlamaktır!.. Bu dinin silm-ü selâmet esaslarına dayandığı ve onun insanlık çapında emniyet, güven ve barışı tesis edecek dinamiklere sahip bulunduğu gerçeğini, tüm dünya insanlarına duyurabilmektir...

    Dolayısıyla bu dinde hiç kimse, kafasına estiği gibi savaş ilan edemeyeceğini, anarşi ve terörün hiçbir zaman bir mücadele vasıtası olarak görülemeyeceğini, canlı bombalar kullanılarak masum insanların öldürülemeyeceğini, hâsılı, hakiki Müslümanlığın terör ve anarşiden fersah fersah uzak bulunduğunu açık ve net bir şekilde ifade edebilmeliyiz her yerde...

    Eğer biz değişik platform ve vasıtaları değerlendirmek suretiyle, İslâm'ın bu parlak yüzünü, barış dolu özünü insanlara anlatabilirsek, bu, dinimizin doğru tanınmasına ve insanlığın barışı adına az bir kazanç olmayacaktır. Bu da bizi mutlu etmeye yetecektir. Yoksa, açılan müesseseler, kurslar, kültür lokalleri; yapılan seminer, toplantı ve konferansların hepsi birer vesileden ibarettir. Eğer biz yapılan bu faaliyetlerle büyük işler evirip çevirdiğimiz zannına kapılır; kendimizi ifade gibi bir kısım nefsani emeller peşinde koşarsak, kazanma kuşağında kaybetmiş ve bu arada asıl gayemizi de unutmuşuz demektir...

    Hâlbuki bütün bu gayret ve çabalarla eldeki imkânların santimi zayi edilmeksizin, şefkat çağrıları yapılmalı, insanlar arasında uzlaşı temin edilmeli, kardeşlik ve barış köprüleri kurmaya çalışılmalı; hâsılı İslam'ın sevgi ve saygı dolu özellik ve güzellikleri, tüm insanlığa duyurulmalı, böylece yanlış anlamalar düzeltilirken dahi kalb ibresi, hep Cenâb-ı Hakk'ın rıza ve hoşnutluğuna kilitlenmiş halde bulunmalıdır."

    Tabii, fırsatlar kaçmadan, imkânlar uçmadan...

    AHMED ŞAHİN

    kaynak
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  4. #4
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Hocaefendiniz hoşgörü ve saygıyı öyle istismar etmiş ki müşrikleri ilk önce cennete koydu , muhammedürresülüllah demeye gerek yok bunu söylemeyenelre rahmet nazarı ile bakılmalı dedi.

    Yetmedi hoşgörü ve insana saygı abidesi Fetullah , dedi ki ; Hristiyanların ebedi cehennemlik olduğunu belirten ayetler tarihseldir bu zamanı kapsamayabilir dedi.

    Evet insana daima hoşgörü ve saygı göstermek gerekir.Fakat bunu dini bir istismar haline getirmeye kalkmak ve bu vesile ile dinde küfre girecek sözler kelam edip insanları bu düşüncenin esiri yapmaya çalışmak hoşgörü değil , saygı değil münafıklıktır.

    Din'de bid'at işleyenlere selam dahi vermemekte dinimizin emridir.Onları sevmek dinin yıkılmasına yardım etmektir buyurulmuştur.

    Dinde hoşgörü ve saygıda en son konuşabilecek kişi Fetullah'tır.

    Fetullah , kafirler için bu kadar hoş görülü ve saygılı olurken, haçlı seferi altında inim inim inleyen Filistin için , ırak için , Afganiztan için ağzını açıp tek kelime etmedi.

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721
    Men kale " Lailahe illallah Muhammedün Resulullah " dahilel cenne.... Sadake Resulullah.

    Şeriatı Ahmediye ile amel etmiyen ve " İmanın altı rüknünden her hangi biri hakkında şek ve şüphe duyan " cennete giremez.

    Bu kaideleri söyliyen sadece Nur talebeleri değil... O Kutlu guruhun her bir dersinde bulunan tahta rahleler bile bunu böyle bilir....

    Sen kiiiim ??
    Nur kahramanlarının sözlerini anlamak kiiim ??
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  6. #6
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Müellif-i Nâr ; sen öyle diyorsun amma Vatikan-ı Gulam Fetullah öyle demiyor...

    Ayetleri tarihsel yaptığını , muhammedürresülüllah demeye gerek yok dediğini , kafirler cennete girebilir dediğini inkar mı ediyorsun ?

    İnkar ediyorsan mürşidinin devşirme alimini , kitaplarının sayfalarını sokarız birkez daha gözünüze...

    Ayıp sizin yaptığınız , hemde büyük ayıp.Böyle içi boş salvolara , kolpalara meydan vereceğini mi zannediyorsunuz bu yüce milletin.İnan şunları müslümanlık adına yapmasan bu kadar kızmam sana...

    Ama müslümanlık adına yaparsan her zaman yaptığın gibi , bunların din ile iman ile ilgisi olmadığının beyan edilmesi boynumun borcudur.

    Nefesimi Bid'at ehlinin rezil rüsva olması için alınması , onların gerçek yüzlerinin ortaya çıkarılması için ömrümü Efendimizin kutlu yoluna feda etmeye ezelden gönüllüyüz.

Benzer Konular

  1. Para işte böyle bir şey
    YukseLL Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 03-04-2012, 01:59 AM
  2. Bir insanı en iyi işte böyle tanıyabilirsiniz
    YukseLL Tarafından İnsan İlişkileri Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 13-03-2012, 04:57 PM
  3. Erkekler böyle işte
    Venhar Tarafından Kadın Erkek İlişkileri Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 10-02-2010, 09:03 PM
  4. Leyl-i Aşk / Işte Böyle Yâr Bilesin
    RABİA Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 19-05-2008, 05:33 PM
  5. İslam`ın insana verdiği temel haklar nelerdir?
    onuc13 Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 24-08-2007, 11:56 PM
Yukarı Çık