Kur'ân'dan yüz çevirmek, onun temel ilkelerinden uzak kalmak, hayat veren mesajlarını unutup terketmek, inanan bireyler için de, toplumlar için de felaketin ta kendisidir. Hz. Ali(r.a)'ın ifade ettiği gibi: “O'ndan öğüt alanlar, O'na uyup yol almışlardır; unutanlar, unutmaya kapılanlar ise yolda kalakalmışlardır."

Allah Rasûlü(s)'nün kıyamet günü şikayetçi olacağı en temel sapma da “Kur'ân'ın mehcûr (terkedilmiş) bırakılması”dır:

“O gün, haksızlığı kendisine yol edinmiş kişi ellerini kemirip, “ah nolurdu, Rasûlün gösterdiği yolu tutmuş olsaydım. Vay yazıklar olsun bana, nolurdu filanı da kendime dost edinmeseydim. Çünkü o, gerçekten bana uyarıcı, hatırfatıcı mesaj geldikten sonra, beni ondan (Kur'ân'dan) saptırmış oldu. Şeytan da insanı yapayalnız ve yardımsız bırakandır” Ve peygamber dedi ki “Rabbim gerçekten benim kavmim bu Kur'ân'ı terkedilmiş bir kitap olarak bıraktılar”.(Furkan: 25/27-30)

Kim ki Allah'ı unutursa Allah da onları unutur; kim ki O'nun kitabını ve vahyi ilkelerini hayatın dışına iterek terkederse Allah da onlara felaketin kapılarını açar: Rasûlüllah(s.)ın buyurduğu gibi; “Allah Teâlâ, şu Kur'ân'la toplumları yüceltir; onun izinden gitmeyenleri de alçaltır."

Kur'ân'ın beyan burduğu gibi; kendilerine kitap verilmiş olanlar, uzun süre kitaplarını unutur, onun ilkelerini bir kenara bırakırlarsa, kalpleri katılaşır, çoğunlukla da yoldan çıkmış olurlar.( Hadid: 57/16)

Allah'ın Kitabı ile irtibatı kesmek, onun gönüllere şifa veren mesajlarından uzak kalmak; amelleri ve duyarlılıkları azaltır, imanı ve aklı köreltir, kalbi paslandırır ve nihayet yaşayan ölüler haline gelinir. Ashabın Kur'ân hocalarından Ebû Musa (r. a.) da aynı tehlikeye dikkat çeker: “Kur'ân'dan uzun süre uzaklaşmayınız! Aksi halde ehl-i kitabın kalplerinin katılaşması gibi sizin kalpleriniz de katılaşır."

Kuranla ilişkisi kopma noktasına gelen insanların tekrar hayat bulması, katılaşan kalplerin yeniden yumuşaması, zayıflayan iman ve amellerin tekrar güçlenmesi, erozyona uğrayan l'slami kimliğin yeniden inşası ancak ve ancak Kur'ân'a dönmekle mümkün olabilin “Bilin ki, Allah cansız (ölü) hale gelen toprağa yeniden hayat verir. Belki aklınızı kullanırsınız diye size âyetleri açık­ladık.”(Hadid: 57/17)

Bu âyete ilişkin olarak İbni Abbas'ın söylediği gibi, ancak Allah'ın Kitabıdır ki, “kalpleri kasavet ve katılıktan sonra yumuşatır, Rabbine yöneltir ve mutmain kılar; ölmüş kalpleri ilimle, hikmetle diriltir. "( Sünen-i Tirmizi, Tefsin 24)Tıpkı “ölü toprağın” yağmurla/rahmetle tekrar hayat bulması gibi, üzerine ölü toprağı serpilen, umudu, inancı zaafa uğrayıp yaşayan ölüler haline gelen insanların “yeniden dirilişi”nin de sadece Kur'ân'ın rahmet ve bereketiyle mümkün olabileceği bilinmeli; Kur'ân'la ilişkimizi kesintisiz ve sürekli kılmak için gayret edilmelidir.

Abdullah Yıldız, Kur’an’ın Hayata Müdahalesi, Umran Yayınlar