Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 Toplam: 1
  1. #1
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Nerden
    İzmir
    Yaş
    37
    Mesaj
    248
    Rep Gücü
    9146

    ...Diye/bildiklerim...

    Biz buralı değiliz; bu kadarına da razı değiliz Babamızın doğduğu yer cennettir "Cennetli" olanlar "cennetli/k" olmak için de çalışmalı değil mi?
    Bugün, bugüne kadar yaşadığın günlerden bir gün değildir Bugüne kadar yaşadığın günlerin tanışıklıkları, alışkanlıkları, özlemleri, beklentileri, lezzetleri, birikimleri üzerine özenle kondurulmuştur Çok günler görmüş olman bugünü sıradan bir gün etmiyor; aksine uzun uzun hazırlanmış bir gün eyliyor Kaç gün yaşamış olursan ol, içinde yaşadığın her "bugün", bütün "dün"lerin hepsinin üzerine kondurulmuş bir "taç gün"dür Dedikleri doğru; annen seni "bugün" için doğurmuş Kaç gün yaşamış olursan ol, hepsi "taç gün"dü

    ***

    Görünmezdin bir zamanlar. Seni O gördü Görünmediğini bile göremezdin Seni O görünür kıldı. Görmediğini bile göremezdin. Seni O görür kıldı. Şimdi hiç yokken gördüğü Seni hep var olan Zatını görmeye çağırıyor. Şimdi hiç kimsenin görmediği seni, hep gören, görünmeyeni gören, görmeyeni gören, görmediğini bile görmeyenin görmesi gerektiğini gören O Allah, Kendi Görmesine tanık olmaya çağırıyor Görünmeyen, görünmemesi kimsenin gözüne görünmeyecek olan seni, baştan beri gören, kimse görmese de görünen Zatına görgü tanığı eylemekle şereflendiriyor "Eşhedü/Tanıklık ederim ki" dediğinde, nasıl da onurlandırıldığını fark ettin mi?

    ***

    Zâhirdir O Allah ki, ışığın gözleri kamaşır nuruyla Yüzü kızarmıştır ışığın, görünen ve gösteren sayılıyor diye Bâtındır Allah ki, perdeler utanır gizle(n)diğiyle Kara(n)lıkların yüzü karadır, O'nun nazarından saklanıyor sanıldı diye.

    ***

    Göz körlüğü olduğu gibi gönül körlüğü de olur Gözleri kör olan nasıl elinin en yakınındaki cam parçasını alır, ama az ötedeki elmas da olsa almayı aklına bile getiremezse, gönlü kör olan da eline hemen geçen dünyaya razı olur, ötedeki ahireti unutur Hatta unuttuğunu unutacak kadar da unutkandır Hatta neyi kaybettiğini bilmeyecek kadar kayıptadır Oysa, "sonraki öncekinden hayırlıdır"

    ***

    "Ölüden diriyi çıkartır O. " Ölüden diriyi çıkartanın, en azından ölünün yüzüne bakması gerek, değil mi? Yüzüne bakılacak haldeyken bile yüzüne bakamadığımız ölünün, bakılacak yüzü olmadığı halde bile yüzüne bakan O, hatırını sayan O En yakınımız olduğu halde bile, çürümeye terk ettiğimiz, arkamızı döndüğümüz ölümüzü, rahmetinin kucağında ağırlayan, hiç terk etmeyen, asla unutmayan, yüzüne bakıp da diriltmeye değer gören O Kimseden ümidin kesmez ki O Terk edilmiş, soyu kesilmiş, ağlayanı kalmamış, ismi unutulmuş, yüzüne bakılmaz olmuş bir ölü bile O'nun için ebedî hayata aday olmayı hak edecek kadar değerli "İş çıkmaz bundan" deyip de kenara atmıyor "Yapılacak bir şey yok maalesef; morga kaldırın" diye gözden çıkarmıyor Öyleyse, öleceksen bile O'nun ölüsü ol, O'nun için öl Oldu olacak, O'nun için ol Ölü olsan bile el üstünde tutuyor seni Allah'ın ölüsü olmak bile sonsuz dirilişin eşiğine getiriyor seni Allah'ın ölüsü olmaz O'nun ölüsü bile bunca diri ise, O'nun diri tuttukları neden bunca ölü?
    ***

    Dostlarımızın hatırlısı için neler neler terk ederiz? Uykumuzu terk ederiz meselâ Sabaha kadar uyanık kalırız, o istedi diye Sevdiğimiz için şehrimizi terk ederiz Arkamızı döneriz çocukluğumuzun sokağına Yabancı oluruz aşina kasabımıza. Uğrunda bir şeyler terk edilmeye lâyık en sahici Dost; hatırına her şeyden yüz çevirmeyi en çok hak eden Sevgili, Mevla'mız, Rabb-i Rahim'imiz değil mi? O'nun hatırına haramların hepsine tekme O'nun uğrunda, O işitmezmiş sandığımız demlerde, O görmezmiş sandığımız köşelerde söylediğimiz savruk sözlere, umduğumuz riyalı bakışlara, avunduğumuz gıybetlere elveda Gıybet etmemek, imanın şartıymış gibi geliyor bana.

    ***

    Eskiyebilir eşyalarla yüz yüze, eksildikçe eksilen bir cesetle koyun koyuna yaşıyoruz İçinde oturduğumuz ev, virane (olmaya yazgılı) Soluduğumuz hava örümcek ağlarının arasından süzülüp geliyor Yaşadığımız mahalle metruk ve harab (olası). Tutunduklarımız çoktan çürümüş (gelecektekilerin gözünde) Yürüdüğümüz merdivenler çoktan çökmüş (torunlarımızın hatıralarında) Yüzümüz eski soluk bir resimden ibaret (yüzyıl sonrasının sokaklarında) Üzerimizdeki çatı toprak (olacak) Bize "şimdi"lik düşen yeniler ve tazeler, daha uzun zamanların, daha geniş vakitlerin eskisi, köhnesi, ölmüşü, terk edilmişi Hep tarihin içinde yaşıyoruz yani Başkaları bizim ölmüşümüzse şimdi, başkalarının "şimdi"sinde de çoktan ölmüşüz biz "Günler ara[m]ızda dolaştırılıyor"

    Senai Demirci

    kaynak
    Konu RABİA tarafından (01-01-2010 Saat 12:26 PM ) değiştirilmiştir.

Benzer Konular

  1. Tüm bildiklerim şahittir...
    Venhar Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 15-06-2010, 11:52 PM
  2. Ruh diye bir şey var mı ?
    dogangunes Tarafından Felsefe Forum'u Foruma
    Yorum: 7
    Son mesaj: 31-05-2009, 01:49 PM
  3. Diye/bildiklerim
    atmaca34 Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 24-03-2009, 01:28 AM
  4. Kim_demiş_tarih_sıkıcıdır diye...
    jurgen Tarafından Tarih Forum'u Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 03-01-2009, 03:06 PM
  5. Dost Bildiklerim
    Kadim Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 19-11-2008, 02:53 PM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık