Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 Toplam: 5
  1. #1
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085

    rose Bâtılı değil, hakkı taklit etmelidir...

    Allahü teâlâ, merhametinin çokluğundan, bütün insanların dünyâda rahat, huzûr içinde yaşamalarını ve öldükten sonra da, nimetler, lezzetler içinde sonsuz kalmalarını istiyor. Bu saâdete kavuşabilmeleri için îmân etmelerini, Müslümân olmalarını, Peygamberi Muhammed aleyhisselâmın ve Onun Eshâbının yolunda birleşmelerini, yardımlaşmalarını emrediyor. Peygamber efendimiz;
    (Karanlık gecelerde, yıldızlar yol gösterdikleri gibi, Eshâbım da, saâdet yolunu göstermektedirler. Herhangisinin sözlerine tâbi olursanız, saâdete kavuşursunuz) buyurdu.

    BOZUK FIRKALAR MEYDANA GELDİ!..

    Eshâb-ı kirâm, İslâmiyyeti Resûlullah efendimizden öğrendiler ve öğrendiklerini, kendi düşüncelerini karıştırmadan gittikleri yerlere yaydılar. İslâm âlimleri de, Eshâb-ı kirâmdan işittiklerini kitâplara yazdılar. Bu âlimlere Ehl-i sünnet âlimleri denir.

    Sonradan gelen âlimlerden bâzıları, eski Yunan filozoflarından, İslâmiyyeti yıkmak isteyenlerin yalanlarından ve kendi zamânlarındaki fen bilgilerinden, kafalarında hâsıl olan düşüncelerini ekleyerek, yeni din bilgileri ortaya çıkardılar. İslâm âlimi olarak konuşup, İslâmiyyeti içeriden yıkmaya çalıştılar. Bunlardan, mânâları açık olan âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîfleri değiştirenlerin imânı gitti, küfre girdiler. Mânâları açık olmayanlara yanlış mânâ verenler de, Bid’at sahibi oldu.

    Böylece Müslümân ismini taşıyan birçok bozuk bid’at fırkası meydâna geldi.
    Din düşmanları da, bundan istifâde ederek, küfür ve bid’at fırkaları meydâna çıkararak, hakîkî Müslümânlığı yok etmeye çalıştılar. Bugün de, bu çalışmalar değişik isimlerle sürdürülmekte ve Müslümanları birbirine düşman etmektedirler.

    Ehl-i sünnet itikadındaki Müslümânların birbirlerini sevmeleri, zarar vermemeleri, yardımlaşmaları, güler yüz, tatlı dil ve yazılar ile birbirlerini îkâz etmeleri, uyarmaları lâzımdır. Birbirlerine ve bütün insanlara iyilik etmeleri, İslâmın güzel ahlâkına uymaları, fitne çıkarmaktan çok sakınmaları, kimsenin, malına, canına, ırzına saldırmamaları lâzımdır. Zaten hakiki Müslümân böyle olur.

    Müslümanların bütün sözleri, yazıları, hareketleri, yapıcı, birleştirici olmalıdır. Ne yazık ki, din düşmanı, insanlık düşmanı olanlar, menfâatlerini, zevklerini ön plânda tutanlar, kendilerini Müslümân, hattâ din adamı göstererek, Müslümânları bölmeye, birbirine düşman etmeye çalışıyorlar. Dinde reform yapacağız diyerek, İslâm dînini bozmaya kalkışıyorlar. Bunun yanı sıra câhillik ve tembellik gibi iki büyük düşman da, akla ve dîne uymaya, hakkı bâtıldan, iyiyi kötüden ayırmaya mâni olmaktadır.

    Osmanlılardan sonra Mısır’da din işleri, ehliyetsiz ellerde kaldı. Asırlardan beri İslâm âlimi yetiştiren Câmi’ul-ezher Medresesi idâre meclisine, Abduh adında bir mason getirildi ve Mısır’daki Müslümânların itikatlarını bozdular. Abduh’un üstâdı olan mason Cemâleddîn-i Efgânî de, İstanbul’a getirilerek, İslâmiyyet içeriden yıkılmak istendi. Mason Abduh’un yetiştirmesi olan Reşîd Rızâ’nın “Muhâverât” isimli kitâbı, ülkemizde de, “Mezâhibin telfîkı ve İslâmın bir noktaya cem’i” ismi ile yayınlandı. Hakîkî din adamları, bu kitâbın zararlı olduğunu görerek yayılmasını önlemişler ise de sonradan yayınlanmıştır.

    ZARARLI KİTAPLARI OKUMAMALI!..

    Şimdi de, gençlerin bu ve benzeri zararlı kitâpları okuyarak, İslâm âlimlerinin, dört mezheb imâmlarının büyüklüklerinden şüpheye düşmelerinden korkulmaktadır. Dört mezhebden birini taklit etmenin hak, mezhebsizliğin ise, bâtılı taklit etmek olduğu, Ehl-i sünnet âlimleri tarafından bildirilmiştir.

    Netice olarak, gayr-ı müslimler, analarını, babalarını, kendi din adamlarını taklit ettikleri için İslâm dînini kabul etmiyorlar. Mezhebsizler de, ana-babalarını, mezhebsiz hocalarını taklit ettikleri için, dört mezhebden birine tâbi olamıyorlar. Ehl-i sünnet ise, Eshâb-ı kirâmdan ve mezheb imâmlarından gelen bilgilerden edindikleri doğru îmânlarından dolayı, dört mezhebden birine sarılıyorlar, onları taklit ederek yollarında gidiyorlar...


    Kaynak

  2. #2
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    Hangi ehli sünnet alimi efendi bi açıklasana bakiyiimmm...

    Dört mezhebden birini taklit etmenin hak, mezhebsizliğin ise, bâtılı taklit etmek olduğu, Ehl-i sünnet âlimleri tarafından bildirilmiştir.

  3. #3
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    1- Ebû Hanife(H:80-150)

    Bunların ilki İmam Ebû Hanife Numan b. Sabit'tir. Mezhebinden olanlar ondan çeşitli söz ve ifadeler nakletmişlerdir. Hepsi de tek bir şeye götürmektedir ki, o da şudur: “Hadisi esas almak, ona muhalif olan görüşleri terk etmek vaciptir.”


    1. Hadis sahih olduğunda, benim mezhebim o(hadis)dur.6

    2. Bir kimsenin nereden aldığımızı bilmeden bizim sözümüzü alması (onunla amel etmesi) helal olmaz. Bir rivayette de: “Benim delilimi bilmeyen bir kimsenin sözlerimle fetva vermesi haramdır.” “Çünkü biz beşeriz. Bugün bir söz söyler, yarın ondan geri dönebiliriz.”7

    Diğer bir rivayette de: “Dikkatini çekerim ey Yakub (Ebû Yusuf)! Sakın ola ki, benden duyduğun her şeyi yazayım deme. Çünkü ben bugün bir kanaat bildirir, yarın ondan vazgeçebilirim. Yarın da bir kanaat bildirir, öbür gün vazgeçebilirim.8

    3. Allah'ın kitabına ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in hadislerine muhalif bir söz söylersem, sözümü terkedin.9

    2- İmam Malik b. Enes (H:93-179)


    İmam Malik ise şöyle demektedir:
    1. Ben bir beşerim, isabet eder, hata da ederim. Benim görüşlerime bakın; Kitap ve sünnete uyanları alın, Kitap ve sünnete uymayanların hepsini terkedin.10

    2. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dışında her insanın sözlerinin bir kısmı alınıp, bir kısmı terk edilebilir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ise müstesnadır.11

    3. İbn Vehb diyor ki: imam Malik'e, abdest alırken ayak parmaklarının arasını tahlil (el parmaklarıyla arasına su ulaştırma) meselesi sorulduğunda şöyle dediğini duydum: “Bunu yapmak vacip değildir.” İnsanlar gidinceye kadar sustum. Sonra ona dedim ki: “Bu hususta elimizde varid olan bir sünnet var.” Dedi ki: “Nedir bu?” Dedim ki: “Bize Leys b. Sa'd, İbn Lehia ve Amr b. Haris anlattı ki, Yezid b. Amr el-Meafirî'den, (o da) Ebû Abdurrahman el-Habelî'den, (o da) el-Müstevrid b. şeddat el-Kureşî'den dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in serçe parmağıyla ayak parmaklarının arasını ovaladığını gördüm.” Dedi ki: “Bu güzel bir hadistir, şimdiye kadar da duymuş değilim.”
    Sonraları bu mesele tekrar sorulduğunda, insanlara böyle yapmalarını emrettiğini gördüm.12



    3- İmam Şafiî (H:150-204)


    İmam Şafiî'ye gelince bu hususta ondan nakledilenler daha çok ve daha da güzeldir.13 Şafiî mezhebine tâbi olanlar da bununla daha çok amel etmişlerdir. Bu sözlerden bazıları şunlardır:

    1. Rasûlullah‟ın sallallahu aleyhi ve sellem sünnetlerinden bazılarının ulaşmadığı veya kaybolmadığı hiç kimse yoktur. Söylediğim her söz ve koyduğum her asıl, şayet Rasûlullah‟ın sallallahu aleyhi ve sellem bir sünnetiyle aykırılık arzediyorsa, uyulacak Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sözüdür. O ayrıca benim de sözümdür.14

    2. Müslümanlar, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem‟in sünneti ortaya çıktıktan sonra, bir kimsenin o sünneti başka birinin sözü için terketmesinin helal olmayacağı hususunda icma etmişlerdir.15

    3. Kitaplarımda Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sünnetine muhalif birşey bulursanız, Rasûlullah‟ın sünnetiyle amel edin benim sözlerimi terkedin. Başka bir rivayette de: “Ona tâbi olun ve başka hiç kimsenin sözüne iltifat etmeyin.”16

    4. Hadis sahih olduğunda benim mezhebim o hadistir.17

    5. Sizler18 hadisleri ve ricali benden daha iyi bilirsiniz. Eğer hadis sahih olursa onu bana da söyleyin. Kufeliler, Basralılar ve Şamlılar rivayet etsin farketmez, eğer sahih ise ben onlara giderim.

    6. Nakil ehline göre (hadis âlimleri), hakkında Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'den sahih hadis bulunan her meselede muhalif görüşlerimden hayatımda da, öldükten sonra da vazgeçmişimdir.”19


    7. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'den sahih bir hadis olduğu halde benim ona muhalif bir söz söylediğimi görürseniz, bilin ki, aklım başımdan gitmiştir.20

    8. Ben bir söz söyler de, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sözüme muhalif sahih bir hadisi varsa, Rasûlullah‟ın hadisi (amel etmekte) evladır, beni taklid etmeyin.21

    9. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'den gelen her hadis benim sözümdür, benden duymamıĢ olsanız bile!...22

    4- İmam Ahmed b. Hanbel (H:164-241)


    İmam Ahmed'e gelince; imamlar arasında hadisleri daha çok toplayan ve bunlara bağlanan odur. Öyle ki “fer‟î konuları ele alan kitapların telif edilmesini hoş görmezdi.”23 Bundan dolayı şöyle demektedir:


    1- Beni taklid etmeyin, Malik‟i de, Şafiî'yi de, Evzaî ve Sevrî'yi de taklid etmeyin. Onlar nereden aldılarsa siz de oradan alın.”24 Başka bir rivayette: “Dininde bu kimselerden kimseyi taklid etme, Rasûlullah ve sahâbîlerinden varid olan ne ise onu al. Bunlardan sonra gelenler (tabiînler) hususunda ise kişi muhayyerdir.”

    Bir defasında da şöyle demiştir: “İttiba, kişinin, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem‟e ve sahâbîlere tâbi olmasıdır. Ancak tabiînden sonra kişi muhayyerdir.”25

    2- Evzaî'nin görüşü, Malik'in görüşü, Ebû Hanife'nin görüşü... Bunların hepsi birer görüştür. Bana göre de hepsi eşittir. Delil ise ancak rivayetler (hadisler)dir.26

    3. Kim Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem‟in hadisini reddederse, o helak olacağı bir uçurumun kenarındadır (demektir).27


    Bunlar Ehli Sünnet alimlerinin en büyükleri değilmi bak bakalım neler demişler...

  4. #4
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085
    Alıntı Ammar´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hangi ehli sünnet alimi efendi bi açıklasana bakiyiimmm...
    Kişinin kelamı, halinin beyanıdır derler, kelamınızdan da anlaşılıyor ki hiç bir ehli sünnet aliminin kitabını okumamış, hiçbirinin hayatları ve eserleri hakkında bilgi sahibi olmamışsınız...

    Şimdi burada bütün ehli sünnet alimlerinin isimlerini ve hayatlarını yayınlamama sitenin hostingi yeterli olmuyor maalesef...

    A harfinden başlayınca ancak bu kadarının isimlerini yazabiliyorum...! :)

    İSLAM ÂLİMLERİ ANSİKLOPEDİSİ GENEL FİHRİSTİ

    (NOT: SAYFA NUMARALARI BASILI OLAN CİLDLERDEKİ NUMARALARDIR…)

    Abbâd bin Abbâd bin Habîb .................................................. ....................... cild-2, sh. 89-90
    Abâdî Mekkî .................................................. ....................................... cild-11, sh. 209-210
    Abbâs bin Abdülmuttalib (rahmetullahi aleyh) .................................................. ............... cild-1, sh. 174-181
    Abbâs bin Ferec er-Riyâşî .................................................. .......................... cild-3, sh. 53-54
    Abbâs bin Hamza en-Nişâbûrî .................................................. ......................... cild-3, sh. 54
    Abbâs bin Muhammed el-Bağdâdî .................................................. ................... cild-3, sh. 55
    Abbâs bin Ubâde (rahmetullahi aleyh) .................................................. .......................... cild-1, sh. 181-182
    Abbâs bin Yezîd el-Bahrânî .................................................. ........................ cild-3, sh. 55-56
    Abbasî (Seyyid Abdürrahîm bin Abdurrahmân) ......................................... cild-13, sh. 177-178
    Abd bin Ahmed (Ebû Zer Hirevî) .................................................. ................ cild-5, sh. 93-94
    Abdul-a'lâ bin Müshir el-Gassânî .................................................. ................ cild-3, sh. 56-57
    Abdân bin Muhammed el-Mervezî .................................................. ................... cild-3, sh. 56
    Abdullah Ahıskavî .................................................. ............................... cild-17, sh. 279-281
    Abdullah Ayderûsî .................................................. .............................. cild-15, sh. 146-147
    Abdullah bin Abbâs (rahmetullahi aleyh) .................................................. ...................... cild-1, sh. 182-185
    Abdullah bin Abdan Hemedânî .................................................. ...................... cild-4, sh. 304
    Abdullah bin Abdülazîz .................................................. ............................. cild-2, sh. 90-91
    Abdullah bin Abdurrahmân eş-Şârmesâhî .................................................. cild-7, sh. 377-378
    Abdullah bin Abdülazîz (Osman) el-Yuneynî ............................................... cild-7, sh. 378-381
    Abdullah bin Abdülganî el-Makdisî .................................................. .......... cild-7, sh. 381-382
    Abdullah bin Abdülhakem el-Mısrî .................................................. ............. cild-3, sh. 58-59
    Abdullah bin Abdülmü'min el-Vâsıtî .................................................. ........ cild-9, sh. 325-326
    Abdullah bin Adîy .................................................. ................................ cild-3, sh. 343-344
    Abdullah bin Ahmed .................................................. ............................ cild-9, sh. 326-327
    Abdullah bin Ahmed (Abdullah Fâkihî) .................................................. .. cild-13, sh. 182-183
    Abdullah bin Ahmed Abdân Ahvâzî .................................................. ............... cild-3, sh. 344
    Abdullah bin Ahmed bin Hanbel .................................................. ................ cild-3, sh. 59-61
    Abdullah bin Ahmed es-Semerkandî .................................................. ...... cild-5, sh. 362-363
    Abdullah bin Ahmed (Semhûdî) .................................................. .............. cild-13, sh. 10-11
    Abdullah bin Ali Bağdadî (Sıbt-ül-Hayât) .................................................. cild-7, sh. 262-264
    Abdullah bin Amr bin Âs (rahmetullahi aleyh) .................................................. .............. cild-1, sh. 185-188
    .................................................. ................



    devamını merak edenler İslam Alimleri Ansiklopedisi (18 Cilt)
    linkinden 18 ciltlik eseri indirebilirler....

  5. #5
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    Al bakalım o efendilerinin bizatihi kendilerinin tabi oldukları gerçek alimlerin sözleri...

    1- Ebû Hanife(H:80-150)

    Bunların ilki İmam Ebû Hanife Numan b. Sabit'tir. Mezhebinden olanlar ondan çeşitli söz ve ifadeler nakletmişlerdir. Hepsi de tek bir şeye götürmektedir ki, o da şudur: “Hadisi esas almak, ona muhalif olan görüşleri terk etmek vaciptir.”


    1. Hadis sahih olduğunda, benim mezhebim o(hadis)dur.6

    2. Bir kimsenin nereden aldığımızı bilmeden bizim sözümüzü alması (onunla amel etmesi) helal olmaz. Bir rivayette de: “Benim delilimi bilmeyen bir kimsenin sözlerimle fetva vermesi haramdır.” “Çünkü biz beşeriz. Bugün bir söz söyler, yarın ondan geri dönebiliriz.”7

    Diğer bir rivayette de: “Dikkatini çekerim ey Yakub (Ebû Yusuf)! Sakın ola ki, benden duyduğun her şeyi yazayım deme. Çünkü ben bugün bir kanaat bildirir, yarın ondan vazgeçebilirim. Yarın da bir kanaat bildirir, öbür gün vazgeçebilirim.8

    3. Allah'ın kitabına ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in hadislerine muhalif bir söz söylersem, sözümü terkedin.9

    2- İmam Malik b. Enes (H:93-179)


    İmam Malik ise şöyle demektedir:
    1. Ben bir beşerim, isabet eder, hata da ederim. Benim görüşlerime bakın; Kitap ve sünnete uyanları alın, Kitap ve sünnete uymayanların hepsini terkedin.10

    2. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dışında her insanın sözlerinin bir kısmı alınıp, bir kısmı terk edilebilir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ise müstesnadır.11

    3. İbn Vehb diyor ki: imam Malik'e, abdest alırken ayak parmaklarının arasını tahlil (el parmaklarıyla arasına su ulaştırma) meselesi sorulduğunda şöyle dediğini duydum: “Bunu yapmak vacip değildir.” İnsanlar gidinceye kadar sustum. Sonra ona dedim ki: “Bu hususta elimizde varid olan bir sünnet var.” Dedi ki: “Nedir bu?” Dedim ki: “Bize Leys b. Sa'd, İbn Lehia ve Amr b. Haris anlattı ki, Yezid b. Amr el-Meafirî'den, (o da) Ebû Abdurrahman el-Habelî'den, (o da) el-Müstevrid b. şeddat el-Kureşî'den dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in serçe parmağıyla ayak parmaklarının arasını ovaladığını gördüm.” Dedi ki: “Bu güzel bir hadistir, şimdiye kadar da duymuş değilim.”
    Sonraları bu mesele tekrar sorulduğunda, insanlara böyle yapmalarını emrettiğini gördüm.12



    3- İmam Şafiî (H:150-204)


    İmam Şafiî'ye gelince bu hususta ondan nakledilenler daha çok ve daha da güzeldir.13 Şafiî mezhebine tâbi olanlar da bununla daha çok amel etmişlerdir. Bu sözlerden bazıları şunlardır:

    1. Rasûlullah‟ın sallallahu aleyhi ve sellem sünnetlerinden bazılarının ulaşmadığı veya kaybolmadığı hiç kimse yoktur. Söylediğim her söz ve koyduğum her asıl, şayet Rasûlullah‟ın sallallahu aleyhi ve sellem bir sünnetiyle aykırılık arzediyorsa, uyulacak Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sözüdür. O ayrıca benim de sözümdür.14

    2. Müslümanlar, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem‟in sünneti ortaya çıktıktan sonra, bir kimsenin o sünneti başka birinin sözü için terketmesinin helal olmayacağı hususunda icma etmişlerdir.15

    3. Kitaplarımda Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sünnetine muhalif birşey bulursanız, Rasûlullah‟ın sünnetiyle amel edin benim sözlerimi terkedin. Başka bir rivayette de: “Ona tâbi olun ve başka hiç kimsenin sözüne iltifat etmeyin.”16

    4. Hadis sahih olduğunda benim mezhebim o hadistir.17

    5. Sizler18 hadisleri ve ricali benden daha iyi bilirsiniz. Eğer hadis sahih olursa onu bana da söyleyin. Kufeliler, Basralılar ve Şamlılar rivayet etsin farketmez, eğer sahih ise ben onlara giderim.

    6. Nakil ehline göre (hadis âlimleri), hakkında Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'den sahih hadis bulunan her meselede muhalif görüşlerimden hayatımda da, öldükten sonra da vazgeçmişimdir.”19


    7. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'den sahih bir hadis olduğu halde benim ona muhalif bir söz söylediğimi görürseniz, bilin ki, aklım başımdan gitmiştir.20

    8. Ben bir söz söyler de, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sözüme muhalif sahih bir hadisi varsa, Rasûlullah‟ın hadisi (amel etmekte) evladır, beni taklid etmeyin.21

    9. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'den gelen her hadis benim sözümdür, benden duymamıĢ olsanız bile!...22

    4- İmam Ahmed b. Hanbel (H:164-241)


    İmam Ahmed'e gelince; imamlar arasında hadisleri daha çok toplayan ve bunlara bağlanan odur. Öyle ki “fer‟î konuları ele alan kitapların telif edilmesini hoş görmezdi.”23 Bundan dolayı şöyle demektedir:


    1- Beni taklid etmeyin, Malik‟i de, Şafiî'yi de, Evzaî ve Sevrî'yi de taklid etmeyin. Onlar nereden aldılarsa siz de oradan alın.”24 Başka bir rivayette: “Dininde bu kimselerden kimseyi taklid etme, Rasûlullah ve sahâbîlerinden varid olan ne ise onu al. Bunlardan sonra gelenler (tabiînler) hususunda ise kişi muhayyerdir.”

    Bir defasında da şöyle demiştir: “İttiba, kişinin, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem‟e ve sahâbîlere tâbi olmasıdır. Ancak tabiînden sonra kişi muhayyerdir.”25

    2- Evzaî'nin görüşü, Malik'in görüşü, Ebû Hanife'nin görüşü... Bunların hepsi birer görüştür. Bana göre de hepsi eşittir. Delil ise ancak rivayetler (hadisler)dir.26

    3. Kim Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem‟in hadisini reddederse, o helak olacağı bir uçurumun kenarındadır (demektir).27


    Yoksa sizin şeyhcikleriniz bu zatlardan daha büyük alimler mi...?

Benzer Konular

  1. Yorum: 19
    Son mesaj: 09-10-2010, 09:16 PM
  2. Yorum: 41
    Son mesaj: 25-01-2010, 08:52 PM
  3. Günahkar Nasıl Tevbe Etmelidir?
    mopsy Tarafından Diger Dinler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 28-10-2009, 09:00 PM
  4. Batılı anlamda türk tiyatrosu
    _gülgünturan Tarafından Tiyatro Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 02-08-2008, 09:58 AM
  5. Erkekler Batılı, Kadınlar Niye Örtülü
    Gül@y Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 29-06-2008, 06:07 PM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık