1. Sayfa, Toplam 9 123 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 85
  1. #1
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesaj
    3
    Rep Gücü
    11

    Kader, Kader nedir?

    Günahlar ALLAH’ın irade etmesi (dilemesi) sonucunda mı yoksa iradesi dışında mı meydana geldi?
    - ALLAH yapmayacağını bildiği bir şeyi yapmaya ve yapacağını bildiği bir şeyi yapmamaya kadir midir?
    - şer kimdendir?
    - zulmü yaratan kim?
    -Bir kimse ALLAH’ın kendisine rızık olarak vermediği bir şeyi yiyebilir mi? “Hayır” derseniz, haram yiyenlere bunu rızık olarak ALLAH’ın verdiğini mi söylüyorsunuz. ? Son peygamber hür irademiz yok dedi inanmazsan kader hadislerine bak ALLAH zorla günah işletiyo gördün mü, Bilgi için ara: googleden: kursatotcu
    -İmandan dolayı kim övgüyü hak ediyor? ALLAH mı yoksa mümin kul mu? “ALLAH” derseniz, diğerlerine iman vermedi öyle mi?
    -1- Rızık ALLAH’tan mı? İçki içmek rızık mı? İçki içmek ALLAH’tan mı? (Haramda rızıktır Maturidilere göre)
    2- Herşey ALLAH’ın dilemesiyle mi olur? Zina yapanlar var, ALLAH’a sövenler var. Bunlarda mı ALLAH’ın dilemesiyle oldu?
    3- ALLAH günahların işlenmesini diler mi? Günahlar işleniyor mu? O halde dünyada ALLAH’ın dilemesinin, iradesinin dışında bir şey mi oluyor?
    4- Kadere hayrın ve şerrin ALLAH’tan geldiğine inanıyor musunuz? Zina yapmak şer midir? Zina yapmak ALLAH’tan mıdır? Hani, hayır ve şer ALLAH’tandı ya...
    5- "ALLAH’ım bizi kötü yola düşürme, yolumuzu saptırma" diye dua ediyor musunuz? Demek ki bizi kötü yola düşüren ve yolumuzu saptıran kimmiş?
    6- ALLAH şerri irade eder mi? İster mi, diler mi? “Hayır” dersen, ALLAH’ın dilemesi dışında mı oluyor bu şerler?
    7- İnsan kadere mi bağlıdır, yoksa hür müdür?
    8- Şimdi, senin bu yazıları okuman kader mi?
    9- ALLAH dilemeseydi sen bu yazıları okuyabilecek miydin?
    10- Önünde iki meyve var, elma ve çilek; seç birini. Senin bu seçimin ALLAH’ın iradesiyle mi oldu yoksa iradesi dışında mı oldu?
    11- İnsan ALLAH’ın murad ettiği (istediği, dilediği) şeye muhalif bir şey yapabilir mi?
    12- Bir insan çalıntı yiyeceklerle yaşarsa, bunlar ona ALLAH’ın verdiği rızık mıdır?
    13- ALLAH mahlukatının (yaratıklarının) kendisine itaat etmeden önce, itaat edecek olmalarını ve O'na isyan etmeden önce isyan edecek olmalarını irade etmiş miydi? Bu soruya “hayır” derseniz, ALLAH’ın iradesinin ezeli olduğunu reddetttiniz demektir.
    -14- Siz bu yazıları okumadan önce ALLAH bu yazıyı okuyacağınızı biliyor muydu, bilmiyor muydu? “Biliyordu” derseniz, soruyorum: Bildiği gibi olmasını mı diledi yoksa bildiğinin aksine olmasını mı diledi? "Bildiği gibi olmasını diledi" derseniz, sizin bu yazıyı okumanızı ALLAH’ın irade etmiş olduğunu kabul ettiniz demektir ve siz ALLAH’ın irade ettiği bir fiili, hareketi engelleyebilir misiniz? "Hayır engelleyemem" derseniz, demek ki siz bu yazıları ALLAH’ın zorlamasıyla, mecburen, tıpış tıpış okudunuz. Ne dersiniz bu işe?
    Bu soruları ne kadar bilgili olursa olsun “insanın hür iradesi” olduğunu savunan kişilere sorarsanız, yüzü kıpkırmızı kesileceğini tahmin etmekteyim. Gece uyuyamaz tahminime göre; sorun görün. Defalarca söylediğim gibi peygamberin kader hadislerinde, insanın özgür iradesi olmadığı anlatılır. Bu hadisleri de onlara sorarsanız yine kıpkırmızı olurlar. Hadi sorun artık! Cüzi irade vardır, bizim tercihlerimiz vardır, ama bunlar sonuçta düşüncedir ve düşüncelerimiz de ALLAH’ın yaratmasıyla oluşur; dolayısıyla aslında biz de ALLAH hangi düşünceyi yaratırsa, biz o düşünceyi düşünebiliriz
    -ALLAH hırsızlara, yemelerini yasakladığı çalıntı malları rızık yapıp, bu adamların kendilerine rızık olarak verdiği şeylerden yemelerini yasaklamış mıydı?
    -ALLAH cisim mi yani şekli var mı? yok derseniz deliliniz nedir? kimseye benzemeyen bir cisimdir denemezmi
    -Kötülük ALLAH’ın kaza ve kaderiyle midir
    -Bütün olaylar kader midir
    -şer (kötülük) ALLAHtansa zinadamı ALLAHtan
    -olaylar önceden belli olduğuna göre neden dua edilsin ki
    -ALLAH insanın ne dua edeceğini de ezeli olarak mı irade etmişti?
    -dua etmek kaderden midir?evet dersen dua etmek yanlış olmuyor mu
    -kader ile dua bağdaşır mı?
    -“ALLAHım beni saptırma” diye dua ediyon mu, demek ki kim saptırıyo seni? “şeytan” dersen, neden öyle dua ettin? “ALLAH şeytandan korusun” diye dersen, ALLAHın şeytandan korumadıkları da mı var o halde? Bu da ayrımcılık olmuyo mu acaba
    -Zamanın her zaman var olduğundan kuşku duyulabilir mi? Kuşku duyulursa zamanın olmadığı bir zamana inanmak gerekirdi,
    -ALLAHa sövenlerin bu yaptıkları kader mi, değil mi? Kaderse mecbur sövdüler ya, kader değilse bak inanmıyon kadere sen
    -Çocukları depremde öldüren kim? Demek ki kötülükte ondan geliyo öyle mi?
    -"ALLAHa sövme" düşüncesini ALLAH bende yarattığı için mi ben bunu düşündüm? ya da bu düşünceyi ben mi yoksa şeytan mı yarattı? yoksa kendi kendine mi meydana geldi bu düşünce
    -sen diyormusun: “insanların yaptığı kötülüklerde ALLAHın dilemesiyle olur
    -yüzde kaç etkili ALLAHın iradesi senin yaptıklarında
    -ALLAH ne yapacağını sen yapmadan önce mi dilemişti
    -Herşey ALLAH’ın dilemesiyle mi olur? Zina yapanlar var, ALLAH’a sövenler var. Bunlarda mı ALLAH’ın dilemesiyle oldu? Hani herşey ALLAHın dilemesiyle oluyodu ya
    -Kafirlik kader mi?
    -ALLAH bizim hareketlerimizi ezeldemi takdir etti?
    -ALLAH günah işlememizi ezelde mi takdir etti
    -ALLAH neyi tercih edeceğimizi de ezelde mi (ezeli olarak) irade etmişti
    -Şerri (kötülük) ALLAHmı yaptırıyo? Yani zinayıda hemi? Hani hayır şer ALLAHtandı?
    -son peygamber dedi ki: yapacaklarımız , cennetlik cehennemlik olduğumuz önceden ana karnında yazıldı dedi,
    -81/29 Alemlerin Rabbi olan ALLAH dilemedikçe sizler bir şey dileyemezsiniz.( Kuranda tekvir suresi 29 uncu ayet bu) bak işte ALLAH zorla günah işlettiriyo gördün mü
    -16 / 93 ALLAH dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir, yaptığınız işlerden sorumlu tutulacaksınız. ( kuranda nahl suresi 93 üncü ayet bu, bak hem saptırıyo hem de sorumlu tutuyo
    -7/179 And olsun ki, cehennem için de birçok cin ve insan yarattık…. ( kuranda araf suresi 179 uncu ayet bu,
    -2/7 ALLAH onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de perde vardır ve büyük azap onlar içindir. ( kuranda bakara suresi 7 inci ayet bu, bak onları hem mühürlüyo hem de onlara iman etmeyi emrediyo
    -17/46 (Kuran'ı) anlarlar diye kalplerine örtüler ve kulaklarına da ağırlık koyduk. (kuranda isra suresi 46 ıncı ayet bu, kuranı anlamasınlar diye kalplerinin mühürlendiği söyleniyo ya, hem de onlara kurana inanmaları emrediliyo değil mi
    -Resulullah dedi ki: “Hayrı (iyilik) ve şerri (kötülük) ile kadere iman etmeyen kimseyi ALLAH ateşte yakar. (Ahmed bin hanbel
    -Peygamberimiz dedi ki: Biriniz kaderin hayrına da, şerrine de iman etmedikçe iman etmiş olmaz. Başına gelecek olanın mutlaka geleceğini, başına gelmemesi mukadder olanın da mutlaka gelmeyeceğini bilmedikçe (iman etmiş sayılmaz). (Tirmizi
    -Peygamberimiz dedi ki: “ALLAH gökleri ve yeri yaratmadan ellibin yıl önce, Arşı su üzerindeyken yaratıkların kaderlerini yazmıştır. (Tirmizi, Müslim
    -Peygamberimiz dedi ki: ”Kul yetmiş sene cennetliğin ameli gibi amel eder. Hatta herkes onun cennetlik olduğunu söyler. Öyle ki aralarında manen bir karış mesafe kalmaz. Sonra mukadderatı galebe çalar da cehennem ehlinin işini yapar ve cehenneme girer. (Buhari, Müslim
    -Peygamberimiz dedi ki: “Said ( cennetlik) annesinin karnında said olandır, bedbaht (cehennemlik)da annesinin karnında bedbaht ve şaki olandır” (Müslim
    -Ömer “Ya Resulullah buna göre şimdi biz olmuş bitmiş, hükmü verilmiş bir şeye göre mi amel ediyoruz (çabalıyoruz), yoksa henüz hükmü verilmemiş bir şeye göre mi amel ediyoruz? Bunun üzerine Hz. Peygamber de “Yazılıp) bitirilmiş bir şeye göre ey Ömer. Kalemler (onu yazıp) kurumuş, kaderler onunla cereyan etmiş (ona göre meydana gelmiş). Fakat her insana yaratıldığı şey kolaylaştırılır. (Müslim
    -Peygamberimiz dedi ki: : “Kader) kalemi, kıyamete kadar olacak şeyleri yazıp kurumuştur (bitirmiştir)“ (Buhari
    -Peygamberimiz dedi ki: : “ALLAH var iken hiçbir şey yoktu. Daha sonra O, Levhi yarattı ve kıyamete kadar gelecek olan bütün mahlukatın hallerini ona kaydetti” (Buhari
    -“Müzeyne veya Cüheyne kabilesinden bir adam sordu: “Ey ALLAH’ın Resulü, hangi işi yapıyoruz, olup bitmiş (levh-i mahfuza kaydı geçmiş) bir işi mi yoksa (henüz levh-i mahfuza geçmemiş) şu anda yeni başlanacak olan bir işi mi? Resulullah: “Olup biten işi” dedi. Adam - veya cemaatten biri - yine sordu: “Öyleyse niye çalışılsın ki?” Hz. Peygamber şu açıklamada bulundu: ”Cennet ehli olanlara cennetliklerin ameli müyesser (kolaylaştırmak) kılınır, ateş ehli olanlara da cehennemliklerin ameli müyesser kılınır” (Ebu Davud
    -İman, küfür, saptırma, mühürleme: Bakara 6,7, 21 , Araf 100, 158, 178,179, 186, En’am 107,109,110,111,148, Tevbe 55, 85, Yunus 100, Yusuf 101, İbrahim 35, Kehf 29, Taha 79, 85, Mülk 2, Zariyat 56, Nahl 93, Kasas 56, 64,68, Zümer 36,37, 41, Hacc 16, Tin 7, Muhammed 24 ; Son peygamber hür irademiz yok dedi inanmazsan kader hadislerine bak
    - Resulullah dedi ki: “ALLAH’ın dilediği oldu, dilemediği olmadı.” (Ebu Davud
    -Peygamberimiz dedi ki: "Kul, hayrıyla (iyilik), şerriyle(kötülük) kadere inanmadıkça, kendine (hayır ve şerden) isabet edecek şeyi atlatamayacağını, (hayır ve şerden) kaçacak olan şeyi de yakalayamayacağını bilmedikçe iman etmiş olmaz."
    (Tirmizi)
    -Aişe anlatıyor: "Bir çocuk ölmüştü. Ben: "Ne mutlu ona! Cennet kuşlarından bir kuş oldu!" dedim. Peygamber "Sen ALLAH'ın cenneti de cehennemi de yarattığını, beriki için de öteki için de ahali yarattığını bilmiyor musun?" dedi. (Müslim)
    -ALLAH bizim ne yapacağımızı önceden biliyosa hiç böyle imtihan olur mu
    -Sonucu önceden belli olan şey için “sınav yapılıyor” denebilir mi? Denemezse; ALLAH bizim yapacaklarımızı önceden biliyor ya, (yani ne olacağı belli) o halde böyle sınav olur mu? (mülk 2’ inci ayeti de biliyom ha!
    -Düşüncemizi ALLAHmı yaratıyor? Evet diyorsan ALLAHa sövme düşüncesinide mi ALLAH yaratıyor
    -ALLAH kullarını haram ile rızıklandır mı? ALLAH ezelde müminleri ve kafirleri bilir mi? ALLAH kötülük yapan mıdır?
    said nursinin kaderi inkarını içeren yazı.tıkla, açılmıyosa kopyala ve yukarı yapıştır entere bas:
    http://63.231.71.139/forum_postSelamun Aleykumsp?TID=3073&PN=1

    bunlarda uzun tartışmalarım:
    http://forum.iktibas.info/thread.php......id=&page=11

    başka:
    http://forum.iktibas.info/thread.php......e6d&page=72
    ALLAHın ilminin maluma tabi olmaması meselesi
    ALLAHın ilmi ezelidir evvelden de izah edildiği gibi ezeli olanın sebebi olmaz halbuki ilim maluma tabidir denildiğinde; ilim, malumdan( bilinenden) etkilenen durumunda olmakta ve malum ilmi etkileyen konumda bulunuyor dolayısıyla etkileyen malum, etkilenen ilme sebep teşkil ediyor. zira etkileyen etkilenene sebep konumundadır. halbuki akli delille sabit ki ezeli olanın sebebi olmaz. o halde ALLAHın ilmine ezeli diyenlerin: "ilim maluma tabidir" lafları yanlış olmaktadır. ALLAHın ezeli ilmi asla başka bir şeye tabi değildir. böyle oluncada cebr olduğu aşikardır. etkilenmek demek etkileyen olduğu varsayılan ( düşünülen) şeyin etkilenene sebep teşkil ettiğini kabullenmek demektir.
    insanın özgür iradesini savunanların en çok kullandıkları laf olan "ALLAH bildiği için yazdı" ifadesidir bununla şunu kasdederler mesela ben şimdi klavyede yazı yazıyorum ya hah diyorlar ki ALLAH ezeli ilmiyle senin bu saatte, bu vakitte bu yazıyı yazacağını bildiği için levhi mahfuza böyle yapmanı yazdı. yoksa O, böyle yazdığı için sen böyle yapıyor değilsin. yani yine insanın özgür iradesi vardır derler. buraya kadar tamam mı anladınız mı? devam ediyorum sonra şunu diyorlar: "ilim maluma(bilinen) tabidir" yani ALLAHın ezeli ilmi sonradan olacak olan bilinen fiillere, hareketlere tabidir derler. bununla da şunu kasdederler: yani ALLAHın ilmi, bilmesi sonradan olacaklara tesirli değildir düşüncesini savunurlar. işte bu düşünceyi anlatmak isterler. yani ALLAHın evvelden hadiseleri bilmesi bizi cebr altında bırakmaz biz yine hürüz derler. tamam mı? yani ALLAHın ezeli ilmi, sonradan olacak olaylara tabidir derler. tamam mı? şimdi çooooooooooooook dikkat ediniz: tabi olan, tabi olunandan zaman bakımından önce mi gelir, beraber midirler, yoksa zaman bakımından sonra mı gelir? iyi düşünün. evet cevap şu: tabi olan, tabi olunandan zaman bakımından sonra gelir. bu aklen açıktır. şimdi duruma bakalım: bunlar ne demişti? "ALLAHın ezeli ilmi, sonradan olacak şeylere tabidir" . soruyorum: ezeli olan şey, hiç sonradan olan şeye tabi olur mu? olmaz eeeeee bu ne o zaman? ne olacak kandırma üç kağıt yüzyıllardır süren pek çok üçkağıttan biri. ezeli olan şey başka şeyden sonra olamaz . başka şeyden sonra olsa zaten ona ezeli ( öncesiz, başlangıcı olmayan) denilmezdi. demek ki onların "ilim maluma tabidir" lafları yalan dolandır. dolayısıyla insanın özgür iradesini savunan biri ALLAHın ilmi ezeli dediğinde ne dediğini bilmiyor demektir. dolayısıyla şunu şiddetle bildiriyorum ki: insanın özgür iradesi vardır diyen ALLAH hadiseleri olmadan önce bilmiyordu, hadiseler olurken bildi demek durumunda kalır . ve bunu dediğinde de Kuran daki "kıyamet vaktinin sadece ALLAHın bildiğini ifade eden" ayeti de inkar etmiş olur. yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
    evet bu başlıkta bunu konuşalım yani ALLAHın ilmi ve bu ezeli ilim sonuçta kulun özgür iradesi kalmaz. bunu konuşalım ne diyeceksiniz bakalım.. mesela benim son zamanlarda okuduğum metin özdemir diye üniversite hocasının ALLAHın ilmi ile ilgili kitabı var. orada ezeli ilim kabul edilirse ve ALLAH hadiseleri önceden bilir denirse kulun özgürlüğü kalmadığını yazar anlıyor ve kendince çözüm arıyor halden hale geçiyor. yani basit değil bu işler. hadi bakalım........

    ALLAH düşüncelerimizi yarattığı içinmi öle düşünürüz

    iman etmeyeceği ALLAH tarafından önceden bilinen bir insanın mümin olma kudreti varmıdır
    öldürülen biri eceliyle öldüyse öldüren onu mecburen öldürmüş olmadımı
    bu da gazalinin özgür irademizin olmadığını anlattığı yazısı:
    gazali böyle diyor - Forumlar

  2. #2
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesaj
    3
    Rep Gücü
    12

    kader

    işte size gazalinin özgür iradeyi inkar ettiği yazısı
    alıntı yaptığım kitap : kelam felsefeleri yazar: H. Austryn Wolfson sayfa: 538 burada Gazali'nin ihya ulum al din adlı kitabından alıntı var. arapça baskı kitabut-tevbe bölümü. türkçe baskılarda bu bölüme bakın

    "Eğerdersen ki: insanın fiilde ve fiilden kaçınmada ihtiyarı yok mudur? Vardır derim, fakat bu bizim herşeyin Allah'ın yaratmasıyla olduğu iddiamızla çelişmez, çünkü ihtiyarın kendisi de Allah'ın yaratmasıyladır ve insan yaptığı seçime mecburdur."

    yorumum şu: Gazali, itikadda Eşari mezhebindendir. Eşarilik de ise insan iradesi kabul edilir, ama kulun bu iradesi ( düşünce, seçim ) Allah tarafından yaratıldığı için hür iradeden yoksundur

    bu ayetleri size söylediler mi?
    tevbe 51: "de ki: bize ancak Allahın yazdığı isabet eder, dokunur"
    kasas 68: "Rabbin dilediğini yaratır ve seçer. Onlar için seçim hakkı yoktur"

    hadid 22: "Yeryüzüne ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki biz onu yaratmadan önce levhi mahfuzda bulunmasın"

    araf 16: "Öyleyse and içerim ki beni azdırmana karşılık, bende onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım" şeytan Allaha diyor bunu. Allahın kendini saptırdığını kabul ediyor.
    bilgi için googleden ara kursatotcu
    hayır şer Allahtan mı, zina yapmak şer mi, zina yapmak Allahtan mı, hani hayır şer Allahtandı
    hayır şer Allahın iradesiylemi olur, zina şerse zinayıda mı Allah irade etti
    hiç kimse bir şeyi allah yaratmadan ( yapmadan) önce, yapmaya kadir olamaz. diyor musunuz
    ss
    kötülükler allahtanmıdır
    allah her varolanı görürse kendide var madem öleyse kendinide görürmü
    kötülükler allahtanmı evet dersen zinada mı allahtan
    içki allahın verdiği bir rızıktır diyen varmı
    kötülüklerde allahtandır diyen varmı

    zina allahın iradesiyle oluyo diyen varmı
    önceden alnımıza yazılan şeyleri yapıyoz diyen böle hür irade olurmu diyen varmı
    kötülükler allahın iradesiyle oluyor diyen varmı
    hareketlerimizi allahmı yaratır yoksa bizmi.
    allah yaratırsa bizim özgür irademiz kalırmı
    zina hareketinin yaratıcısı alahmı.
    allah derseniz zorla zina yaptırmış olmuyomu
    zina hareketini kulmu yoksa allahmı yaratır

    Allah hareket edermi etmezmi

    kulun zina yapmasını allah ezeldemi takdir etmişti
    kulun neyi seçeceğini allah ezelde mi seçti

    zina allahın iradesi dışındamı gerçekleşti

    zinayı allahmı irade etmişti hayır dersen
    yani allahın iradesi dışında bişe mi oluyor
    kul zina etmek istese, bu düşünceyi allah kulda yarattı diyemi düşündü
    ssss
    kulun allaha sövme düşüncesini allah mı yarattı
    s
    Allah ezelden bugüne sonsuz zamanı aşıp nasıl gelebildi
    Allah düşüncelerimizi yarattığı içinmi öle düşünürüz
    allah yalanı yaratan mıdır
    allah napcamızı önceden biliyosa böle sınav olurmu
    Herşey Allah’ın dilemesiyle mi olur? Zina yapanlar var,
    Allah’a sövenler var. Bunlarda mı Allah’ın dilemesiyle oldu?
    Kadere hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğine inanıyor musunuz?
    Zina yapmak şer midir? Zina yapmak Allah’tan mıdır? Hani, hayır ve şer Allah’tandı ya...

    "Allah’ım bizi kötü yola düşürme, yolumuzu saptırma" diye dua ediyor musunuz?
    Demek ki bizi kötü yola düşüren ve yolumuzu saptıran kimmiş? Allah değilmi

    Bir insan çalıntı yiyeceklerle yaşarsa, bunlar ona Allah’ın verdiği rızık mıdır?
    Rızık Allah’tan mı? İçki içmek rızık mı? İçki içmek Allah’tan mı? ehli sünnet içki
    rızık der
    içki allahın verdiği bi rızıkmı değilmi

    16 / 93 allah dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir, yaptığınız işlerden sorumlu
    tutulacaksınız. ( kuranda nahl suresi 93 üncü ayet bu, bak hem saptırıyo hem de sorumlu tutuyo
    7/179 And olsun ki, cehennem için de birçok cin ve insan yarattık…. ( kuranda araf suresi
    179 uncu ayet bu,

    2/7 Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de perde vardır ve
    büyük azap onlar içindir. ( kuranda bakara suresi 7 inci ayet bu, bak onları hem mühürlüyo
    hem de onlara iman etmeyi emrediyo
    17/46 (Kuran'ı) anlarlar diye kalplerine örtüler ve kulaklarına da ağırlık koyduk.
    (kuranda isra suresi 46 ıncı ayet bu, kuranı anlamasınlar diye kalplerinin mühürlendiği
    söyleniyo ya, hem de onlara kurana inanmaları emrediliyo değil mi,
    Resulullah dedi ki: “Hayrı (iyilik) ve şerri (kötülük) ile kadere iman etmeyen kimseyi Allah ateşte yakar. (Ahmed bin hanbel)
    Peygamberimiz dedi ki: Biriniz kaderin hayrına da, şerrine de iman etmedikçe iman etmiş olmaz. Başına gelecek olanın mutlaka geleceğini, başına gelmemesi mukadder olanın da mutlaka gelmeyeceğini bilmedikçe (iman etmiş sayılmaz). (Tirmizi)
    Peygamberimiz dedi ki: “Allah gökleri ve yeri yaratmadan ellibin yıl önce, Arşı su üzerindeyken yaratıkların kaderlerini yazmıştır. (Tirmizi, Müslim)
    Peygamberimiz dedi ki: ”Kul yetmiş sene cennetliğin ameli gibi amel eder. Hatta herkes onun cennetlik olduğunu söyler. Öyle ki aralarında manen bir karış mesafe kalmaz. Sonra mukadderatı galebe çalar da cehennem ehlinin işini yapar ve cehenneme girer. (Buhari, Müslim)
    Peygamberimiz dedi ki: “Said ( cennetlik) annesinin karnında said olandır, bedbaht (cehennemlik)da annesinin karnında bedbaht ve şaki olandır” (Müslim)
    Ömer “Ya Resulullah buna göre şimdi biz olmuş bitmiş, hükmü verilmiş bir şeye göre mi amel ediyoruz (çabalıyoruz), yoksa henüz hükmü verilmemiş bir şeye göre mi amel ediyoruz? Bunun üzerine Hz. Peygamber de “(Yazılıp) bitirilmiş bir şeye göre ey Ömer. Kalemler (onu yazıp) kurumuş, kaderler onunla cereyan etmiş (ona göre meydana gelmiş). Fakat her insana yaratıldığı şey kolaylaştırılır. (Müslim)
    Peygamberimiz dedi ki: : “(Kader) kalemi, kıyamete kadar olacak şeyleri yazıp kurumuştur (bitirmiştir)“ (Buhari)
    Peygamberimiz dedi ki: : “Allah var iken hiçbir şey yoktu. Daha sonra O, Levhi yarattı ve kıyamete kadar gelecek olan bütün mahlukatın hallerini ona kaydetti” (Buhari)
    “Müzeyne veya Cüheyne kabilesinden bir adam sordu: “Ey Allah’ın Resulü, hangi işi yapıyoruz, olup bitmiş (levh-i mahfuza kaydı geçmi&#351 bir işi mi yoksa (henüz levh-i mahfuza geçmemi&#351 şu and
    a yeni başlanacak olan bir işi mi? Resulullah: “Olup biten işi” dedi. Adam - veya cemaatten biri - yine sordu: “Öyleyse niye çalışılsın ki?” Hz. Peygamber şu açıklamada bulundu: ”Cennet ehli olanlara cennetliklerin ameli müyesser (kolaylaştırmak) kılınır, ateş ehli olanlara da cehennemliklerin ameli müyesser kılınır” (Ebu Davud)
    İman, küfür, saptırma, mühürleme: Bakara 6,7, 21 , Araf 100, 158, 178,179, 186, En’am 107,109,110,111,148, Tevbe 55, 85, Yunus 100, Yusuf 101, İbrahim 35, Kehf 29, Taha 79, 85, Mülk 2, Zariyat 56, Nahl 93, Kasas 56, 64,68, Zümer 36,37, 41, Hacc 16, Tin 7, Muhammed 24 ; Son peygamber hür irademiz yok dedi
    *** Resulullah dedi ki: “Allah’ın dilediği oldu, dilemediği olmadı.” (Ebu Davud)
    Peygamberimiz dedi ki: "Kul, hayrıyla (iyilik), şerriyle(kötülük) kadere inanmadıkça, kendine (hayır ve şerden) isabet edecek şeyi atlatamayacağını, (hayır ve şerden) kaçacak olan şeyi de yakalayamayacağını bilmedikçe iman etmiş olmaz."
    (Tirmizi)
    Aişe
    anlatıyor: "Bir çocuk ölmüştü. Ben: "Ne mutlu ona! Cennet kuşlarından bir kuş oldu!" dedim. Peygamber "Sen Allah'ın cenneti de cehennemi de yarattığını, beriki için de öteki için de ahali yarattığını bilmiyor musun?" dedi. (Müslim)
    Allah bizim ne yapacağımızı önceden biliyosa hiç böyle imtihan olur mu? zorla günah işlettiriyo işte.
    Allah olacak olaylar için önceden bildiği gibi mi diledi yoksa bildiğinin dışında olmasını mı diledi? Bildiği gibi dilediyse senin burda benimle yazışmanı dilemiş olmadı mı? Sen allahın dilediği olayın olmasını engelleyebilir misin acaba? Hayır dersen şu an engelleyemeyeceğin bir işi miyapıyorsun acaba? Özgür iraden yok yani.
    Günahlar Allah’ın irade etmesi (dilemesi) sonucunda mı yoksa iradesi dışında mı meydana geldi?
    Allah ilminde olacak olanları yaratmaya mecburmu yoksa yaratmasa da olurmu.
    ama o zaman ilmi yanlış olmaz mı
    iman etmeyeceği Allah tarafından önceden bilinen bir insanın mümin olma kudreti varmıdır
    öldürülen biri eceliyle öldüyse öldüren onu mecburen öldürmüş olmadımı

    allah alemi yaratmak için bekledimi, beklemediyse aleminde allah gibi ezeli olması
    gerekmezmi
    alemin yokluğu zaman aldımı
    allah alemi yaratmak için bekledimi
    alemin varlığının öncesinde zaman geçtimi (allah alemi sonradan yarattı diyosanız)
    ssssss
    allah alemin varlığının zaman olarak öncesinde miydi
    neyi irade edeceğimizi alalh irade etmemiş miydi
    kötülüğü yaratan allah diyen varmı
    şer kimdendir kuldan mı Allahtan mı
    her ferdin geleceği ezelde kurtuluş ve azap olarak takdir edilmiş midir
    Allah razı olmadığı fiilleri (zina) irade eder mi
    kulun iradesi Allahın iradesine mi bağlıdır yoksa
    Allahın iradesi kulun iradesine mi, bağlıdır
    insanın kötü yönde iradesini kullanmasını yaratan allah mı
    zulüm Allahın kaza ve kaderiyle midir
    günahlarda içinde olarak herşey Allahın kaza ve kaderiyle midir
    "Rabbin dilediğini yaratır ve seçer. Onlariçin seçim hakkı yoktur
    " Kuran (kasas 68)
    Allahın kadere (alınyazısı )yazdıkları, irade ettikleri değil midir
    günah Allahın iradesi dışında mı işleniyor yoksa iradesiylemi işleniyor
    insan yaptıklarını yapmadan önce, Alalh bunları irade etti mi etmedi mi
    kulun günah işlemesi Allahın iradesiyle oldu diyen varmı
    içki içen rızıkını mı içti yoksa Allalhın rızık olarak vermediği bişeyi mi içti
    hırsızın yedikleri ona Allahn verdiği rızık mıdır
    günah işlememiz önceden yazıldı mı yazılmadı mı
    seçimleriniz allahın iradesi dışındamı oluyor
    zina edenin zina edeceğini ezeldemi diledi Allah? hayır dersen
    Allahın dilemesi dışında bişeymi oluyo yani
    şimdi yazacağım delil özgür iradeyi savunanların en çok kullandığı delile karşıdır, çok etkilidir.
    temel soru: "Allah ne yapacağımızı önceden bildiği için yazdı diyenlere soru: Allahın
    yazdıkları irade ettikleri miydi yoksa iradesi dışında olacaklar mıydı?"
    izahı: onlara (özgür iradeyi savunanlar) sorsan: bizim yaptıklarımız önceden yazılı mıydı? evet derler. zira Kuranda bu geçer hadid 22- 23 onlara deki biz önceden yazılanı yapıyosak hür irademiz nerde kalır? sana der ki: Allah kulunun özgür iradesiyle ne yapacanı önceden bildiği için böle yazdı. yoksa öle yazdı diye sen öle yapmıyorsun.
    der. ve takvim örneğini verir. takvimi hazırlayanlar önceden yazdığı için mi güneş tutuldu yoksa tutulcanı önceden bildikleri için mi öle yazdılar derler. millet der ki: tutulcanı bildikleri için, o tarihte (mesela 10 ağustos) tutulcak diye yazdılar derler. onlarda der ki: peki takvime o tarihde tutulacağının yazılması güneşi hareketlerinde zorlar mı? millet der ki: zorlamaz. onlarda der ki: işte böle nası ki takvime (misal 10 ağustos) güneşin tutulacanın yazılması, güneşi hareketinde zorlamıyosa, allahında önceden kulun yapcaklarını yazması kulu zorlamaz. çünkü allah kulun öle yapcanı önceden biliyo, bildiği için yazıyo derler.
    bu izahlarını daha detaylı olarak piyasadaki kaderle ilgili kitaplardan okuya
    birsiniz. devamlı bu örneği verirler zaten. buna karşı önceden uzunca bi izah veriyordum. ama hem anlaması hem anlatması zor. şimdi ise kısaca bi cevap verecem. anlatması ve anlaması kolay. onlara deyin ki: biz önceden yazılanı mı yapıyoz? evet der, hayır derse hadid suresi 22- 23 ü söyle. önceden yazılanı yapıyoz deyipte takvim örneğini (tren örneğide var, yüksekte durursun iki tren geliyo bunların çarpışcanı sen biliyon, onlar bilmiyo. sen yüksekten görüyon. ee sen bildin diye mi bunlar çarpıştı? yo öle olur mu derler. bu değişik bi örnek. sonuçta allahın önceden bilip napcamızı yazması bizi zorlamaz demeye getircek lafı) anlatır sana. sora ona de ki: Allahın yazdıkları irade ettikleri miydi yoksa iradesi dışında olacaklar mıydı? eğer iradesi dışında olacaklardı derse, de ki: allahın iradesi dışında bişe olur mu de. ehli sünnet "herşey allahın iradesiyle olur" diyo ama de.
    eğer yazdıkları allahın iradesiyle olur derse de ki: yani zina edenin bu yaptını allah irade etti
    öle mi de. yok derse de ki: hani yazılanlar allahın irade ettikleriydi de. evet zinayıda allah irade etti (diledi) derse, de ki: allahın olmasını irade ettiği bi olayı ben engellemeye kadir olabilir miyim de. olamazsın derse.de ki: öleyse zina yapan engellemeye kadir olamadığı bi olayımı işliyo de. hayır derse de ki: çelişkiye düştün de. evet engelleyemediği bi olayı işledi derse, de ki: yani ben engelleyemeyeceğim bi olayı işlerken hür iradeye mi sahibim yoksa özgür iradem yok mu de.
    bu konunun geniş izahı:
    Allahın ilminin maluma tabi olmaması meselesi
    Allahın ilmi ezelidir evvelden de izah edildiği gibi ezeli olanın sebebi olmaz halbuki ilim maluma tabidir denildiğinde; ilim, malumdan( bilinenden) etkilenen durumunda olmakta ve malum ilmi etkileyen konumda bulunuyor dolayısıyla etkileyen malum, etkilenen ilme sebep teşkil ediyor. zira etkileyen etkilenene sebep konumundadır. halbuki akli delille sabit ki ezeli olanın sebebi olmaz. o halde Allahın ilmine ezeli diy
    enlerin: "ilim maluma tabidir" lafları yanlış olmaktadır. Allahın ezeli ilmi asla başka bir şeye tabi değildir. böyle oluncada cebr olduğu aşikardır. etkilenmek demek etkileyen olduğu varsayılan ( düşünülen) şeyin etkilenene sebep teşkil ettiğini kabullenmek demektir.
    insanın özgür iradesini savunanların en çok kullandıkları laf olan "Allah bildiği için yazdı" ifadesidir bununla şunu kasdederler mesela ben şimdi klavyede yazı yazıyorum ya hah diyorlar ki Allah ezeli ilmiyle senin bu saatte, bu vakitte bu yazıyı yazacağını bildiği için levhi mahfuza böyle yapmanı yazdı. yoksa O, böyle yazdığı için sen böyle yapıyor değilsin. yani yine insanın özgür iradesi vardır derler. buraya kadar tamam mı anladınız mı? devam ediyorum sonra şunu diyorlar: "ilim maluma(bilinen) tabidir" yani Allahın ezeli ilmi sonradan olacak olan bilinen fiillere, hareketlere tabidir derler. bununla da şunu kasdederler: yani Allahın ilmi, bilmesi sonradan olacaklara tesirli değildir düşüncesini savunur
    lar. işte bu düşünceyi anlatmak isterler. yani Allahın evvelden hadiseleri bilmesi bizi cebr altında bırakmaz biz yine hürüz derler. tamam mı? yani Allahın ezeli ilmi, sonradan olacak olaylara tabidir derler. tamam mı? şimdi çooooooooooooook dikkat ediniz: tabi olan, tabi olunandan zaman bakımından önce mi gelir, beraber midirler, yoksa zaman bakımından sonra mı gelir? iyi düşünün. evet cevap şu: tabi olan, tabi olunandan zaman bakımından sonra gelir. bu aklen açıktır. şimdi duruma bakalım: bunlar ne demişti? "Allahın ezeli ilmi, sonradan olacak şeylere tabidir" . soruyorum: ezeli olan şey, hiç sonradan olan şeye tabi olur mu? olmaz eeeeee bu ne o zaman? ne olacak kandırma üç kağıt yüzyıllardır süren pek çok üçkağıttan biri. ezeli olan şey başka şeyden sonra olamaz . başka şeyden sonra olsa zaten ona ezeli ( öncesiz, başlangıcı olmayan) denilmezdi. demek ki onların "ilim maluma tabidir" lafları yalan dolandır. dolayısıyla insanın özgür iradesini savunan biri Allahın ilmi eze
    li dediğinde ne dediğini bilmiyor demektir. dolayısıyla şunu şiddetle bildiriyorum ki: insanın özgür iradesi vardır diyen Allah hadiseleri olmadan önce bilmiyordu, hadiseler olurken bildi demek durumunda kalır . ve bunu dediğinde de Kuran daki "kıyamet vaktinin sadece Allahın bildiğini ifade eden" ayeti de inkar etmiş olur.


    (linkler açılmıyorsa kopyala, linki üst satıra yapıştır entere bas)
    kader konusunda kısa sorularım var alttaki linkte 4,9 ve 10 bu sayfalarda. millete sorun çette falan
    http://www.ozgurdusunce.com/allahin-...il-t903p9.html

    burda Gazali özgür irademizin olmadığını söylüyor: gazali böyle diyo [Arşiv] - Alevi Forum Community

    bu said nursinin kaderi inkarı: Hanif Dostlar Ana Sayfa: nursinin kaderi inkarı

    burada videolarım var: Keşfet / Videolar / Netlog'da

    not: (Yukarıda verdiğim video linki, videoyu açmadıysa; bu linki kopyalayın, msn yi açın, mesaj yazdığınız yere yapıştırın ve entere basın, sora bu linki tıklayın videolar açılıyor.)

    BU DA YAZDIĞIM KİTAP:
    Ayna Forum : kitabm kader zerine

    serbet kürsü bölümünde kader kitabım başlığında

  3. #3
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesaj
    2
    Rep Gücü
    9

    Exclamation Cevap: kader

    "dua etmek doğru değildir. "
    "Peki ama ezeli bir irade kabul edildiğinde bu duanın ne manası kalır ki? Çünkü zaten ezeli olarak, ne meydana gelecekse onun irade edilmiş olduğuna inanılıyor. Ezeli olan şey ise değişmez; demek ki, duayı edenlerin çoğu farkına varmadan Allah’a hadis bir irade ispat ediyorlar."

    "Dua etmenin bir mahzuru da şudur ki; zaten meşhurdur. Allah’ın ilminde bir değişmenin olabileceğini ihsas ettiriyor. Zaten Allah’ın ilminde değişme olmaz, o halde bu duanın bir manası yoktur. Dua etmemek gerekir.Ama sorulursa Kuran da ayet var, “Dua edin ki size icabet edeyim” buna ne dersin? Cevap: Yukarıda da izah ettiğim gibi bu Allah’ın kullarını aldatmasına bir örnektir. Çünkü dua edildiğinde ortaya çıkan mahzurları anlattım; buna karşılık böyle bir ayet var. İşte burada kullarını aldatıyor Allah. Evet peygamberlerin de dua ettikleri Kuran’da vardır. O halde onlar da bu inceliklerin farkına varamamışlardır demek gerekir. Denirse ki, o halde bu ayetin manası nedir? şöyle diyorum: Yukarıda nedensizlik prensibini anlatmıştım. Yani Kuran ayetleri de Allah’ın ezeli ilminde vardır ve bu yönüyle nedensizdir, dolayısıyla manasızdır demek gerekir. Ancak Kuran okurken bu gibi dua ile ilgili ayetleri de elbette okuyacağız. Ancak ayet oldukları için ve bir mana kasdetmeyeceğiz, manası yok, nedensiz diyeceğiz. Yani Allah’ın ezeli ilminde bilinmesi hasebiyle nedensiz diyeceğiz yoksa elbette ki bu ayetlerin nedeni Allah’ın ilmidir yani Allah’tır. "

    "Cüzi İrade yoktur, Cebr vardır."
    Kursat Otcu
    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    Kürşat, aslında sorduğun soruların cevabı soruların içinde. Sen aklını doğru kabul edip, nasslardan aklına uymayanı "bu bozuktur" deyip inkar ediyorsun. İşin tuhaf tarafı aklın da sürekli değişiyor. Aslında yapman gereken nassları doğru kabul edip, aklındaki bozukluklukları düzeltmeye çalışmandır.

    Birinci düzeltme: "Dua etmek doğru değildir, duanın bir manası yoktur, dua etmemek gerekir." diyorsun. Kuran'da da birçok dua etmeyi teşvik eden ayet olduğunu kabul ettiğin halde. Bir de utanmadan haşa "Allah kullarını aldatıyor" diyorsun. Şimdi bu yaptığın çok yanlış, Kuran'daki ifadeler ise çok doğrudur. Senin akli delilini çürütmeye gelince; "Allah'ın ezeli ilmi değişmez, dua gereksizdir" diyorsun. Burada yaptığın şuna benziyor, terazinin bir kefesini elinle sabit tutuyorsun, diğer kefesine bişeyler koyuyorsun, bakın bunların ağırlığı değişmedi diyorsun. Kardeşim sen Allah'ın ezeli ilmine sahipmisin ki böyle diyorsun? Allah'ın ezeli ilminde senin dua edip etmeyeceğin zaten var. Otobüs örneğinde dediğin şey, ezeli ilminde senin dua edeceğin ve Allah'ın da bunu kabul edeceği yazıyorsa, sen zamanı gelince dua edersin, Allah ta duanı kabul eder. Yani, sen şimdi dua edersen bu kaderde de varmış demektir ve Allah ta ona icabet eder. Sen zaman mefhumunda hata ediyorsun. Ezeli ve değişmez kader vardır. Fakat orada senin dua edip etmeyeceğin de yazılıdır. Şimdi anladın mı?
    Bir de şu ayet var;
    "Deki; Eğer duanız olmasa Rabbimin katında ne ehemmiyetiniz var. (Furkan 77) "
    Allah Kuran-ı Kerim'de diyor ki: "Eğer duanız olmasa Rabbimin katında ne ehemmiyetiniz var.". Kürşat Efendi diyor ki "Duanın ehemmiyeti yoktur." . Hadi canım sende!

    İkinci düzeltme: "Cüzi İrade yoktur, Cebr vardır." diyorsun. Şimdi sana cüzi iradenin olduğunu ve Cebr olmadığını ispatlayacağım. Şu anda sen yaşıyorsun ve aklın başında. Kuran'da (Bakara 132)(Fe la temutünne illa ve entüm müslimun / Siz de ancak müslümanlar olarak ölün) diye bir ayet var. Duanın ehemmiyetine ve Allah'ın dualara icabet edeceğine inanıyoruz (Bunu yukarda izah etmiştim). Şimdi sen Allah'tan seni müslüman olarak öldürmesini, ve ateşin azabından korumasını isteyebilir misin, isteyemez misin? İsteyebilirsin. (Tabi Allah istemeni istemişse ki sen onun isteyip istemediğini şu an bilmiyorsun, ama bir dakika sonra öğreneceksin, çünkü sen istersen ve bu yönde kalpten dua edersen, bu demektir ki Allah ta senin istemeni istedi.) Ee iste o zaman, seni tutan nedir? Bak, işte bu içindeki isteme senin cüzi iradendir. Tamam Allah'ın külli iradesinde yoksa sen de isteyemezsin.
    Ve ma teşaune illa en yeşa allahu rabbül alemin.
    Alemlerin rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
    Burada Allah'ın meşietinden bahsediliyor, evet, ama kulun meşietinden de bahsediliyor, o da mevcut.
    Buradaki incelik şudur, sen dilediğini yaptığını görüyorsun, istersen oturuyor, istersen zıplıyorsun. İşte bu senin cüzi iradendir. Ama "Allah dilemedikçe sen dileyemezsin." o zaman senin cüzi iraden yok hükmünde mi olacak? Hayır, çünkü sen Allah'ın senin ne isteyeceğini istediğini baştan bilmiyorsun. Sen dilediğini yapıyorsun. Buradaki incelik şudur, sen "Alemlerin rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz." ayetine inanıyor musun, inanmıyor musun? İnanıyorsan, onun senin hakkında hayır dilemesini dilersin yani o yönde dua edersin, Allah ta seni boş çevirmez. Yok eğer inanmıyorsan, o zaman özgür (sandığın) iradenle ya Kuran'ı çürüteceksin ki bu imkansızdır, ya da Kuran'daki tehditlere gönül rızasıyla katlanacaksın, başına gelince itiraz etmeyeceksin.


    (Fatiha 6) Bizi doğru yola ilet.
    (Bakara 128) "Rabb'imiz! Bizi, sana teslim olmuş iki müslüman kıl. Soyumuzdan da sana teslim olan müslüman bir ümmet oluştur. Bize ibadet yerlerimizi göster, bizim tövbemizi kabul et. Sen, evet sen, Tevvâb'sın, tövbeleri cömertçe kabul edersin; Rahîm'sin, rahmetini cömertçe yayarsın."

    (Bakara 201)"Onlardan, “Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru” diyenler de vardır."

    (Ali İmran 8)"(Onlar şöyle yakarırlar): “Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin.”"

    (Furkan 65) "Onlar, şöyle diyenlerdir: “Ey Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır, gerçekten onun azabı sürekli bir helâktir!”"

    Bak şimdi, sen ne yapıyorsun, Levhi mahfuz'daki yazılı kader metni elinde ve sabit olarak farzediyorsun. Sonra da ben dua ederek bunu değiştiremem diyorsun. Fakat şunu unutuyorsun, sen şimdi dua edersen, kaderde de dua edeceğin yazılmış ve o gerçekleşmiş demektir. Ve kaderde senin dua ettiğin yazılmışsa, ona Allah'ın verdiği cevap ta yazılmıştır. Çünkü Allah bütün dualara icabet eder. Dolayısıyla sen bundan sonraki kaderini bir nevi değiştirmiş gibi olursun. Dua et, Allah ta icabet etsin. Sanki herşey şu anda oluyormuş, ezeli olarak belirlenmemiş gibi. Sen ezelde, şimdi dua etmeyi isteyip istemeyeceğini Allah'ın istediğini bilmiyorsun. Senin bildiğin, şu anda istersen dua edebileceğindir. Etsene, ne duruyorsun. Sen şunu mu diyorsun; Ezeldeki kaderde, senin şu anda dua etmek isteyeceğini Allah istemiş, mesela uzun ömür istiyorsun diyelim, bunu dua ile isteyeceğini Allah istemiş, fakat ondan bir süre önce senin ne zaman öleceğini sabitlediği için senin duana icabet edemeyecek. Bunu mu diyorsun? Bu yanlış. Allah senin ne zaman öleceğini sabitlerken senin filanca an gelince dua edeceğini biliyordu, onu da dikkate alarak ne zaman öleceğini sabitledi. Yani dua'na icabet etti. Senin yanılgın şurada, Kürşat sen çoğu zaman aynı yanılgıya düşüyorsun, o da şudur: Terazi meselesi. Terazinin bir kefesini elinle sabit tutup, sonra öbür kefesine bişeyler koyup, "bakın bunların ağırlığı değişmedi" diyorsun. Dua konusuna bunu tatbik edersek, sen diyorsun ki "Allah ezeli ilmiyle kaderi, olup olacakları yazdı, ecelinin ne zaman oduğunu bile yazdı, bunlar dua ile değiştirilemez." Bunu diyorsun değil mi? Hayır efendim öyle değil. Sen duayı yani dua etmeyi niye Allah'ın yazdıklarından ayrı bir yere koyuyorsun? Sanki, herşey yazıldı bitti, orada dua edeceğin yazılmadığı halde dua ediyoruzmuş gibi düşünüyorsun. Hayır. Alakası yok! Yazılan şeyler içinde dua edeceğin de yazılı. Şimdi anladın mı? Ve Allah'ın ona nasıl icabet ettiği de yazılı. Sen Allah'tan hidayet, hidayete erdirdikten sonra kalbini eğriltmemesini, uzun ömür, bol rızık, bu Dünya'da iyilikler, öbür dünyada iyilikler, ateşin azabından korumasını ve ne istiyorsan isteyebilirsin. İşte bence cüzi irade de bu oluyor. Yani dua kabiliyeti! "Deki; Eğer duanız olmasa Rabbimin katında ne ehemmiyetiniz var. (Furkan 77) " Demek ki neymiş, duamız olmasa Rabbimizin katında ehemmiyetimiz yokmuş, yani duamız varsa Rabbimizin katında ehemmiyetimiz var demektir.
    (Tekvir 81:29 Ve ma teşaune illa en yeşaallahu rabbul'alemiyne.)
    Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
    Bence kaderin sırrı şu; Şimdi bu (81:29) ayetine inanıyor musun?
    "Evet" ise ne yapman lazım? Demin bahsettiğim duaları yapman lazım. Yani Allah'ın seni salih kullarından eylemesini Allah'tan dua etmen lazım.
    "Hayır" ise, o zaman iradenin özgür olduğuna inanıyorsun ve Allah'ın Kuranını yalanlıyorsun demektir. O zaman yapman gereken, ya Kuran'ın benzerini getirerek ya da başka bir şekilde Kuran'ı çürütmen lazım. Ya da kendi içinde çelişkili olduğunu kabul ederek, eğer Allah ve Ahiret varsa "özgür" iradenle yaptıklarının cezasına gönül rızası ile katlanacağını beyan etmen lazım. Zaten bazıları diyor ki, "bu durumda bütün arkadaşlarım cehennemde olacak, Jimi Hendrix bile cehennemde olacak, onlarla sıcak bir ortamda vakit geçirmeyi yeğlerim." diyorlar.

    Tüfek meselesine gelince. "Adam tüfeği ateşlemeseydi de öbür adam ölecekti, çünkü ecel sabittir" diyorsun. Yine terazi hatası. Bak şimdi doğrusunu açıklayayım: Bir kere bu soruda bir yanlışlık var, o da şudur:"Adam tüfeği ateşlemeseydi" ne demek? Sorun burda. Anladın mı? Yani kaderde ateşleyeceği yazılmışsa "ateşlemeseydi ne olurdu" denmez, çünkü ateşlemek zorunda. Ha sen eğer şunu sormak istiyorsan, "Allah kaderinde ateşleyeceğini istemiş ve yazmış, ezelde, fakat Allah ateşlemesini istemeseydi ne olurdu?", bunu soruyorsan eğer, işte bu ayrı bir soru oluyor, yani soru şuna döndü; "Allah filanca şeyi istemiş, ama istemeseydi ne olurdu?". Dikkat edersen sen şimdi kaderde yazılı olan bişey başka türlü olsaydı ne olurdu? diyorsun. İşte Bediüzzaman'ın dediği şey bu, Allah bunu istemeseydi ne isterdi? bizce meçhuldür. Çünkü saçma bir sorudur. Belki adamın bir sene evvel zatürreden ölmesini isterdi, ya da o anda kalp krizi geçirmesini isterdi, ya da 15 sene sonra trafik kazasından öleceğini isterdi. Yani kaderde sabit olan iki şey var birisi tüfek atılması, diğeri adamın ölmesi. Sabitlerden biri olmasaydı ne olurdu saçma bir soru. O zaman şu da sorulabilir. "Adam tüfeği ateşledi, sabit olan eceli bir yıl ileri atalım diyelim, o zaman ne olur?". Deminki soru da bu soru gibi saçma. Adamın kafası parçalanacak ama biZ eceli bir sene sonraya attığımız için yaşayacak! İşin özeti; "kader böyle olmasaydı, kaderdeki ecel nasıl olurdu, yani kaderin yeni hali nasıl olurdu? " saçma bir soru, cevabını da Ancak Allah bilir, çünkü isteyen ve irade eden O.

    VeyselicNumbers
    Veyselic Numbers (.I) Must we change numbers in Quran to right-to-left?
    VeyselPeru@hotmail.com

  4. #4
    Kıdemli Üye catpity - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Nerden
    FL,adana
    Mesaj
    650
    Rep Gücü
    10549

    Kader nedir?

    kader varsa niye cennet cehennem var.
    niye kimileri cennete kimileri cehenneme gönderiliyor.
    hadiyin bakalım herkes konuşsun :D

    Ben ne camiye yararım, ne hayvana!
    Bir başka hamur benimki, başka maya.
    Yoksul gavur, çirkin orospu gibiyim:
    Ne din umrumda, ne cennet, ne dünya!
    Ömer Hayyam

  5. #5
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Mesaj
    844
    Rep Gücü
    2992

    Cevap: Kader nedir?

    Kader insanda mevcut olan ALLAHLIK geninin faalliyet göstermesi halidir.Faalliyete başladığında İnsanın Beşeriyetinden yemeyede başlar(Hayat abın cana gıda eyledim)Bu hal İşine servetine eşine ve evlatlarına kadarda sirayet eder.İşte Cehennemde yanmada budur.Bunlar kaybedilip kazanımları yada muhafaza edilmeleri hususlarında gösterilecek her basiretsizlik CEHENNEMİN ta kendisidir.Onun için Allah insanı dinsizlikle terbiye etmesin denilir.Başka türlü bir terbiyede zaten yoktur .İnsanın kendi kendine yapmış olduğu riyazatlar,Halvetler ....v.s bunun yanında suni kalır.Ama zamanla Bu insan azla KANAAT etmeyi öğrenir.(Sadom ve Gamora helakından kurtulan Lut SOAR anlamında Küçük şehire sığınmıştır)Çünkü Yaşam sürmektedir.Hiç bir kaybın Yaşamdan daha kıymetli olmadığını görür ve Haline ŞÜKREDER.Yediği giydiği her şey gözünde kıymetlenir ve anlam ifade etmeye başlar.Yani Rızkına razı olur.Düştüğü durumun nedeni olarak Başta diğer insanlara buğz beslerken daha sonra KENDİNE buğz beslemeye başlarki BU ESASINDA RABBİ İLE OLAN KAVGASININ VE İSYANININDA TA KENDİSİDİR.(Nefsi Levvame halidir).Akıl denen Şeytanını bu halinde Lanetlemeğe başlar.Ama zamanla O kavga ettiği Rabbini yani KENDİ ÖZBENLİĞİNİ SEVMEYE BAŞLAR.Ben senin Rabbinmiyim? BELİ(EVET). O halde sende benim biricik KULUMSUN!Ve artık Şeytana verilen sürede Bu halinde dolar. Çünkü bu halinde Şeytanıda görevini tamamlar ve Müslüman olur.
    Fuzuli Rindi şeydadır
    Hemişe halka rüsvadır
    SORUN KİM BU NEVDADIR?
    BU SEVDADAN USANMAZMI?
    İşte CENNET dediğimiz bu HALDİR.Yoksa Cennet görünmez bir MEKAN değildir.
    PEKİYİ O ZAMAN CENNET VE CEHENNEMİN EBEDİLİĞİ NEREDE KALDI?:
    1-Bu olay İnsanın Özünde yani şuuraltında oluştuğu için Vücutlar yok olsada her insanın Özü Yani Şuuraltındaki Allahlık geni aynıdır.Allahsa sonsuzluğun sahibidir. Dolayısıyla Ezeli ve ebedidir.
    2-Bir şeyin devamlı aynı olması yani sürekliliği o şeyin manasını ortadan kaldırır. Mutlaka Zıddınında bilinmesi gerekir. Yani HER ŞEY ZIDDIYLA KAİMDİR.Her şey Zıddıyla vardır vede süreklidir.
    İşte bu halde olan insanda MELİKİ YEVMİDDİNDİR. Yani DİN GÜNÜNÜN SAHİBİDİR. Bibaht olan kardeşlerime müjdeler olsun. Baki selamlar.

  6. #6
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Mesaj
    166
    Rep Gücü
    339

    Cevap: Kader nedir?

    Şu kitabı öneririm kader ile ilgili

    Zamansızlık ve Kader Gerçeği - Harun Yahya

  7. #7
    Tecrübeli Üye collection - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Alem-i Hakîkât
    Mesaj
    308
    Blog Mesajları
    20
    Rep Gücü
    1459

    Unknown Cevap: Kader nedir?

    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    Allahü teâlâ kullarına irade vermiş, bu iradelerini, dilemelerini, işleri yaratmasına sebep kılmıştır. Bir kul, bir şey yapmak isteyince, Allahü teâlâ da dilerse, o işi yaratır. Kul dilemezse, Allahü teâlâ da dilemez ve o şeyi yaratmaz. Görülüyor ki, insan kendi istekli işlerini, isterse yapar, istemezse, yapmaz. (1/286)

    Kul meyhaneye gitmek isterse, Allahü teala da bunu dilerse kul gider. Kul camiye gitmek isterse, Allahü teala da, dilerse o kul camiye de gider. Kul meyhaneye gitmek istemezse, Allahü teala da istemez ve kul oraya gitmez.

    Kader, insanların yapacağı işlerin önceden bilinmesi demektir. Kader ile bizim seçişimiz, ayrı değildir. Seçince, o kaderimiz oluyor. Allahü teâlâ, olacak her şeyi bildiği için, bizim ne yapacağımızı da, bilir. İşte kader, Allahü teâlânın ezeli ilmiyle, kendi irademizle yapacağımız işleri bilmesi demektir, zorla yaptırması demek değildir.

    Muhammed Masum hazretleri buyuruyor ki:İnsana gelen elemler, takdir-i ilahi ile gelmektedir. Razı olmak gerekir. İbadetlere devam, elemlere, hastalıklara sabredebilmelidir. Allahü teâlânın kereminden afiyet beklemelidir! Mahlûklardan bir şey beklememeli, her şeyin Hak teâlâdan geldiğini bilmelidir! Dertlerden, elemlerden kurtulmak için dua ve istiğfar etmelidir! Onun takdiri, iradesi olmadıkça, kimse kimseye zarar veremez. Bununla beraber, sebeplere yapışmak, Peygamberlerin yoludur. Sebeplerin tesirini de Allahü teâlâdan talep etmelidir! (1/72)

    Kader mi?
    Sual: Salih bir genç bana talip iken, işsiz güçsüz ama boyunu posunu beğendiğim biri ile evlendim. Ahlakı da iyi çıkmadı. Sıkıntı içerisindeyim. Kaderim mi böyle idi?
    CEVAP
    Siz istemişsiniz, Allahü teâlâ da onu yaratmıştır. İnsan, irade-i cüziyyesini kullanarak iyilik yaratılmasını isterse sevap, kötülük yaratılmasını isterse günah kazanır. İnsan, günah işlerse cezasını, sevap işlerse mükâfatını görür. Allahü teâlâ, sizin ne yapacağınızı bildiği için bunu levh-i mahfuza yazıyor. Buna kader veya alın yazısı deniyor. Levh-i mahfuzda yazılı olduğu için siz onu yapmıyorsunuz. Yapacağınız bilindiği için levh-i mahfuza yazılmıştır. Bundan dolayı, kötü bir iş yapıp, (Ne yapayım, kaderim böyle imiş) demek yanlış olur.

  8. #8
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Mesaj
    844
    Rep Gücü
    2992

    Cevap: Kader nedir?

    İnsandaki Benlikleri karıştırmamak gerekir. İnsanın Bir Beşeri benliği vardır. O beşeri benliğinde İradeyi Cüziyesi bulunur. Ama İnsanın birde ÖZBENLİĞİ vardır. O Öz benlikte ise İRADEYİ KÜLLİYE vardır.Şayet İradeyi Külliye harekete geçerse siz istediğiniz kadar İradeyi Cüziyeyi zorlayın nafiledir.VE SONUÇ KADERDİR.Amma Şayet İradeyi Külliye işin içine girmezse İradeyi cüziyeyle her işinizi yapabilirsiniz.Ama işin içine karışmışsa heyhat.Misaller:Halterci antremanlarda 200 kg'mı kaldırabiliyor. Ama Müsabakada ortada hiç bir sebeb yokken 180 kg'ramı bile kaldıramıyor,Öğrenci imtihandan önce aynı soruları çözüyor ama imtihanda ortada hiç bir sebeb yokken soruların Yüzde otuzunu çözebiliyor. İmtahanın akabinde tekrar hepsini çözüyor,Çanakkalede Seyit onbaşı tek koluyla 250 kgramlık topu kaldırıyor,ama savaştan sonra 50 kg'mı dahi kaldıramıyor,göz de bozukluk yok,sinirlerde bozukluk yok,beynin görme merkezinde bozukluk yok ama adam kör görmüyor. Doktorlar psikolojik diyor ama Psikolog çare bulamıyor,Atlet 5 metre uzunluğu rahatlıkla sıçrayabiliyor ama vapurdan iskeleye olan Bir metre uzaklıktan korkuyor? Bu korkunun esası nedir?.......v.s saymakla bitmez bu basiretsizlikler.İşte bunların hepsi birer ŞUURALTI İLLİZYONUDUR.Ve İradeyi cüziyeyle giderilemezler.Ve bunlar aynı zamanda Mısır Firavnının yılana dönüşen asalarının ta kendileridir.İşte Onun içindirki Beyin Firavnı gel gör Musa bendeki açmazları demektedir.Böylece İradeyi Külliyenin olumsuzluklarına ve CEBRİ GÜCÜNE İŞARET etmektedir. Baki selamlar.

  9. #9
    bursali68
    Misafir..

    Cevap: Kader nedir?

    Sanırım " Kader " dediğimiz kavramı herşeyin yazılmış ve mutlak olacağı olarak algılıyoruz.İnsanlar olarak dahiler hariç beyinlerimizin 3/10 nu kullanabilirken bir satranç oyununda rakibimizin yapmış olduğu hamleye karşılık beynimiz yapabileceği 8-10 hamle bulabiliyor.Yani bir hamleye karşılık birden fazla hamle seçeneği!!!

    İnsanın hangi anne babadan doğacağını,kaç yıl(nefes)yaşayacağını belirleyebilmesi imkansız olduğundan işte buna " KADER " denir.Ancak alması gereken nefesi nekadar yılda alacağın ise (taksit-taksit) " KAZA " dır.

    " Sual: Salih bir genç bana talip iken, işsiz güçsüz ama boyunu posunu beğendiğim biri ile evlendim. Ahlakı da iyi çıkmadı. Sıkıntı içerisindeyim. Kaderim mi böyle idi?
    CEVAP
    Siz istemişsiniz, Allahü teâlâ da onu yaratmıştır. İnsan, irade-i cüziyyesini kullanarak iyilik yaratılmasını isterse sevap, kötülük yaratılmasını isterse günah kazanır. İnsan, günah işlerse cezasını, sevap işlerse mükâfatını görür. Allahü teâlâ, sizin ne yapacağınızı bildiği için bunu levh-i mahfuza yazıyor. Buna kader veya alın yazısı deniyor. Levh-i mahfuzda yazılı olduğu için siz onu yapmıyorsunuz. Yapacağınız bilindiği için levh-i mahfuza yazılmıştır. Bundan dolayı, kötü bir iş yapıp, (Ne yapayım, kaderim böyle imiş) demek yanlış olur. "

    Yukarıdaki bu örnekle kaderi açıklayabilmek mümkün değildir.Çünkü ya o evlenen kişi ana-baba zoruyla evlendiyse ve o kötü kişi ona denk geldiyse?Her iyi hayat isteyen iyi hayat mı buluyor?Hayır.

    KADER birden fazla seçenekleri üretebilen bir program çerçevesindedir.Örneğin %48,%62,%88.... bunlar azınlık veya çoğunluk diye tabir attiğimiz istatistiksel sonuçlardır ve belirsizdir(belirsizlik ilkesi).Ancak dikkat ediniz hiç biri kesin değildir.Oysaki %100 kesindir,%0 kesindir,bir kesinlik daha vardır o da %50-%50 yani " fifti fifti " dediğimiz oran olduğu halde kesinliktir.

    Bir örnekleme yapayım.İnsan doğarken Kaderi gereği iki seçeneğin ve %50-%50 ye bağlı %50-%50 lerin olduğunu düşünelim.Doğdu kendini bilir hale gelmeye başladığından itibaren 3 seçenekli bir yola girer.Ya %100 veya %0 gidiş yolu bellidir ki " Perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir " diye ifade edlir halk arasında.Veya hayatının akışını sürekli %50-%50 ler belirler.Matematiksel gösterelim bunu;

    A = %50
    B = %50

    Diyelimki kişi hayat akışını B=%50 ye göre belirledi.Karşısına yine bir A= %50 ve B = %50 çıkacak ve ayrıca her %50 için ise yine iki seçenek çıkacaktır.

    Şimdi bu mantığa bakacak olursak insanın hayatı net illede böyle yazılacak demek son derece anlamsızdır.Seçici olan insandır.Gideceği yolu kendi belirler.Hayatının akışı da seçimine göre değişiklik gösterir.Ancak Ödül-Ceza dualite dir.Ya ödül(cennet) veya Ceza(cehennem) bu düalitenin gereği son mahaldir ki burada da yine %50-%50 şansımız vardır.

    Sağlıcakla kalınız.

  10. #10
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Kader nedir?

    İlginç !!!
    Hem fikirden, hem zikirden, ve hemde dinden yoksun olanlar '' kader 'i '' sayfalarına taşır oldular. Hemde bir rafizinin kaleminden...
    Demezlermi adama !!!
    Hayrola !! Mülüman mı olacan ? yoksa fitne fesadmı körüklüyecen ??
    Hem bu başlık altında önceden açılmış konu varken.

    Sana kanan ve sana itibar eden sen gibi yada senden beter olsun.
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

1. Sayfa, Toplam 9 123 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Kader
    mopsy Tarafından Süper Sözlük Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 12-09-2011, 11:13 PM
  2. Evlenmek ve kader ...
    Venhar Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 02-10-2009, 11:15 PM
  3. Bir Kader Sohbeti......
    M ü e l l i f... Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 8
    Son mesaj: 05-04-2009, 12:47 AM
  4. Kader Diyemezsin
    D€NiZ Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 27-01-2009, 12:39 AM
  5. Yorum: 0
    Son mesaj: 07-07-2008, 01:56 PM
Yukarı Çık