Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Minareye karşı çıkmak bahane!

Din ve İnanç Kategorisi Dini Sohbet Forumunda Minareye karşı çıkmak bahane! Konusununun içerigi kısaca ->> Hıristiyan Batı âlemi, Müslümanlar Avrupa’da, belli bir sayıya, belli bir güce ulaşınca tedirgin olmaya, gelecekten endişe duymaya başladı. İbadet yeri ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864

    Unknown Minareye karşı çıkmak bahane!

    Hıristiyan Batı âlemi, Müslümanlar Avrupa’da, belli bir sayıya, belli bir güce ulaşınca tedirgin olmaya, gelecekten endişe duymaya başladı. İbadet yeri olan ayrıca Müslümanların bir araya gelip kaynaştığı camilerin yapımında sınırlama, mimarisine müdahale ve geçen hafta da minarenin yasaklanması ile ilgili İsviçre’de yapılan referandum bu korkunun tezahürüdür. Ayrıca, Hıristiyanlıktan başka dine, İslamiyete tahammüllerinin olmadığının önemli bir işaretidir.
    Minareye karşı çıkmak işin bahanesi; maksat camiye, İslama karşı çıkmaktır; çünkü minare caminin bir parçasıdır. Nasıl ki, çansız, çan kulesiz bir kilise düşünülemezse, minaresiz bir cami de düşünülemez. Bu vesile ile, minarenin dinimizdeki yeri ve önemi ile ilgili bilgi sunmak istiyorum...
    Minare, namaz vaktinin geldiğini bildirmek için, câmilerde, müezzinin ezan okuduğu şerefeli yüksek ve ince yapıdır. Lügatte, “nur saçan yer, ezan yeri, çerağ” mânâlarına gelir. Minâre, Arapça olan “menâra” kelimesinin değişikliğe uğramış hâlidir.


    İLK MİNARE...

    İlk minâre, Peygamber Efendimizin, ezanın yüksekte okunması emri esas alınarak, hicri 58 senesinde Hazret-i Muâviye’nin emriyle, Mısır Vâlisi Mesleme bin Mahled tarafından yapılmıştır. Minâreden ilk ezanı, Mesleme’nin kardeşi müezzin Serahbil bin Âmire okumuştur.
    Ezan okumak, Hicretin birinci senesinde Medîne’de başladı. Medîne’de ilk ezan okuyan Hazret-i Bilâl-i Habeşî, Mekke’de ise, Labbib bin Abdurrahman’dır. Minâre yapılmadan önce, ezan mescitlerin dışında yüksek bir yerde, dam, duvar üzerinde okunurdu. Hicrî 58 senesinden sonra yapılan câmilerde birer minâre yapılması dînî bir vecibe hâlini aldı. Mısır, Suriye, Irak, İran, Hindistan, İspanya ve Anadolu’da yapılan câmilerin yanına birer minâre inşâ edilmiştir.

    Minâre, en ahenkli ve en güzel şekline, Osmanlı devrinde, mîmârî sanatının zirveye ulaştığı on altıncı asırda Mîmar Sinan zamânında ulaşmıştır. Eseri olan Edirne Selimiye Câmii minâreleri 70.89 m yüksekliğinde olup, 3.80 m kalınlığındadır. Üç şerefesine ayrı merdivenlerle çıkılmaktadır. Süleymaniye minâresi 63.80 m. Şehzadebaşı 41.54 metredir.
    Minârelerin en süslü bölümü şerefe kısmıdır. Şerefe çıkıntısının altı tuğla bindirmeli veya taş istalaktit ve püsküllerle bezeli olduğu gibi, etrafı da ekseriya ajur nefis mermer korkuluklarla çevrilidir. İlk minârelerde bir tane olan şerefe sayısı bâzı minârelerde üçe kadar varmıştır. Şerefeden sonra başlayan, ekseriya gövdeye nazaran kalem ucu gibi incelen petek kısmı da minârenin boyuna uygun bir nisbette ahşap ve üzeri kurşunla örtülmüştür. Daha sonraları külahlar taştan yapılmıştır. Çok minâre şekilleri vardır ki, hepsi de ayrı birer inceleme konusu olmuştur.
    Minârelerin inşâsı mîmârîde ayrı bir ihtisas şûbesi teşkil eder. Eskiden mahâret ve bilgi sâhibi minâre ustaları vardı. Her taşın kendi yerine göre tıraş edilmesi ve minârenin içinde merdiven basamaklarının ortasına gelen bir mihver etrafında taşların birbirine uyması ve kenetlenmesi mühim bir inşâ meselesidir. Burmaların bâzan 40 m kadar yükseklikte olması dolayısıyla rüzgârla sallanması düşünülecek olursa işin güçlüğü anlaşılır. Minârelerin içinde ekseriyetle tek bir merdiven olup buradan şerefeye çıkılır.


    HOPARLÖR DİREĞİ OLMAMALI
    Minârenin en yüksek yeri alemdir. Alem, “bayrak” demektir. Minâre alemleri, İslâm âleminin dînî sembolü olan “hilâl“ şeklindedir. Ülkemizdeki bâzı alemlerin kıskaçları arasında yıldız da bulunur. Alemler, mâdenî veya taştan olabilir. Ancak binâya nisbetle büyük ölçüde olanlar, genelde bakırdan ve altın yaldızlıdırlar. Alem; kâide, küp, armut, bilezik ve tepelikten mürekkeptir. Ancak son yıllarda şerefelere monte edilen hoparlörler, bu zarif sanat eserlerinin görünümünü, estetiğini önemli derecede bozmuştur. Bu eşsiz sanat eserlerini hoparlör direkleri haline getirmiştir. Minarelerimizin yapılış maksadına uygun hale getirilmesinde zaruret vardır...

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573
    kaynak belirtmiyorsunuz:(
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

Benzer Konular

  1. Şeytan insanlara bahane ve mazeretler telkin eder
    meridyen2 Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 21-07-2011, 10:37 PM
  2. Beyoğlu Bahane
    cvtkoksal Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 26-03-2011, 06:55 PM
  3. Her kafadan bir ses (çıkmak)
    dogangunes Tarafından Süper Sözlük Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 17-03-2010, 12:36 PM
  4. Gerçekten yaş farkı bahane, aşk şahane mi ?
    dogangunes Tarafından Ask ve Sevgi Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 13-02-2010, 06:15 PM
  5. Maç bahane Moldova şahane
    YukseLL Tarafından Futbol Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 20-09-2009, 04:16 PM
Yukarı Çık