+ Konuya Yorum Yaz + Yeni Konu Aç
2. Sayfa, Toplam 2 BirinciBirinci 12
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 17 Toplam: 17
  1. #11
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    RUKU'YA GİDİLECEĞİ ZAMAN ELLERİ OMUZLAR HİZASINA VARDIRINCAYA KADAR KALDIRMAK

    Salim babası Abdullah radiyallahu anh'dan, Şöyle dedi: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i namaza başladığı zaman, rüku'a gitmezden evvel ve birde rüku'dan doğrulduğu zaman ellerini omuzları hizasına vardırıncaya kadar kaldırdığını gördüm. iki secde arasında (ellerini) kaldırmazdı.”621

    Kaynak:621 Buhari(735) Müslim(390) Ebu Davud(721) Tirmizi(255) Nesei(2/126) ve İbnu Mace(858)

    Rüku‟a giderken ve rüku‟dan kalkarken el kaldırma hadisi Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'den sabit olan bir ameldir.

    Bu ümmetin âlimlerinin cemi'si bu amelin sübutunda ve tatbikinde ittifak etmişlerdir. Sadece Ehli-Rey muhalefet ederek bütün ümmetin ittifakından ayrılmışlardır. Bu hadisi Allah Rasûlunden elliye yakın sahabe rivayet etmişlerdir. Buhari Ehli Rey'in bu muhalefetine dayanamayarak bu mevzuda "Refu'l-yedeyn fi'ssalat" namazda elleri kaldırma diye bir risale te'lif etmiştir. Bu Risale Pakistan'da basılmıştır. Bu hadisi rivayet eden sahabelerden bazıları şunlardır. ibnu Ömer, Malik ibnu'l-Huveyris, Enes ibnu Malik, Vail ibnu Hucr, Ebu Hureyre, Ebu Humeyd es-Saidi, Ebu Bekr, Umer ibnu'l-Hattab, Usman ibnu Affan, Ali ibnu Ebi Talib, Sehl ibnu Sa'd, Muhammed ibnu Mesleme, Ebu Katade, Cabir ibnu Abdullah, ibnu Abbas, Umeyr ibnu Habib, Ebu Musa el-Eşari, Ebu Useyd, Abdullah ibnu Zübeyr, Ebu Said, Ümmü Derda…

  2. #12
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    13- Buhari ve Müslim’deki, (Cemaatle namaz kılarken, imamın kıraati kendisinin kıraatinin yerine geçer) mealindeki hadis-i şerifi bildirdiği halde, (İmam arkasında Fatiha okumak farzdır) diyor. Halbuki bu husus, Şafii’de farz ise de, Hanefi’de tahrimen mekruhtur. kaynak : (Halebî)

    CEVAP;

    HER REK'ATTE FATİHA'YI OKUMAK

    Ubade't-îbnu es-Samit radiyallahu anh'dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Her kim ki, "Fatiha't-ul-Kitabı" okumazsa onun namazı yoktur."592
    Ubade't-Ġbnu es-Samit radiyallahu anh'dan, Ģöyle dedi: Bir sabah namazında Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in arkasında idik. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Kurân okurken, kıraati ona ağırlık verdi. Namazdan bitince (cemaate hitaben) zannedersem sizler imamınızın arkasında (Kur'ân) okuyorsunuz dedi?” Biz de: “Evet ya Rasûlullah hızlıca (size yetiĢebilmek için okuyoruz)” dedik. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem; “İmamınızın arkasında "Fatiha'dan" başka bir şey okumayın, zira "Fatiha'yı" okumayanın namazı yoktur" dedi.593

    Reca İbnu Hayve'den, Şöyle dedi: Bir gün Ubade't-İbnu es-Samit radiyallahu anh'ın yanı başında namaz kılıyordum ki, imamın arkasında (Fatiha'yı) okuduğunu duydum. Namazı kıldıktan sonra, dedim ki: "Ya Eba Velid, sen imamla olduğun halde arkasında (Fatiha'yı) okuyor musun?” dedi ki: “Yazıklar olsun sana (Fatiha'sız) namaz yoktur (bilmez misin?)”594

    Enes ibnu Malik radiyallahu anh'dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem (bir gün) ashabına namaz kıldırdı. Namazdan bitince, yüzünü ashabına çevirerek dedi ki:
    “İmam okuduğu halde siz de (arkasında) namazlarınızda okuyor musunuz?” Hepsi sukut ettiler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bu sorusunu üç kere tekrar etti. Birisi veya birkaçı dediler ki: “Evet Yâ Rasûlullah biz bunu yapıyoruz.” Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: “Bunu yapmayın. Sizden biriniz imamın arkasında, içinden olmak üzere sadece "Fatiha'yı" okusun.”595

    Ebu Hureyre radiyallahu anh şöyle dedi: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Fatiha" okunmayan namaz yeterli değildir. Dedim ki: “Peki Yâ Rasûlullah, eğer imamın arkasında olursam?” dedi ki: Elimden tutarak: "Fatiha'yı" içinden (kendi kendine) oku buyurdu.596

    Ebu Hureyre radiyallahu anh şöyle dedi: Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdu ki: Her kim ki namaz kılar da o namazında "Ümmü'l-Kur'ânı' okumazsa, o namaz güdüktür sonra güdüktür, (yani) tamam değildir dedi. (Müslim'in rivayetinde ise bu sözü üç kere tekrar etti şeklinde gelmiştir.)
    (Ravi diyor ki:) Bunun üzerine dedim ki: "Ya Eba Hureyre! İmam sesli okuduğunda nasıl yapayım? "Fatiha'yı" içinden okursun. Zira ben Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem işittim ki: Şöyle buyurdu. Allahu Teâla buyurdu ki: “Ben "Fatiha'yı" benimle kulum arasında yarı yarıya taksim ettim. (Yarısı benim yarısı kulumundur.) Ve kulumun istediği onundur." Kul, Elhamdu lillahi Rabbi'I-alemin dediği zaman Allah da: “Kulum bana hamd etti” der. Kul, Errahmanirrahim dediği zaman, Allah da: “Kulum beni sena etti” der. Kul, maliki yevmiddin dediği zaman, Allah da: “Kulum beni temcid etti (ve bir defada: Kulum bana tebyiz eyledi” dedi.) Ve buraya kadar benim.” Kul iyyake na'budu ve iyyake neste'in dediği zaman, Allah: “Bu kulumla benim aramda ve kulumun istediği hakkıdır” der. Kul ihdına's-sırata'l-müstakim sıratallezine en'amte aleyhim ğayri'l-meğdubi aleyhim ve-la'd-dâllîn
    dediği zaman, Allah: “işte bu kulumundur ve kulumun istediği hakkıdır" buyurur. 597


    KAYNAKLAR

    592 Buhari(756) Müslim(394) Ebu Davud(822) Tirmizi(247) Nesei(2/137) ve Ibnu Mace(837)

    593 Ahmed(5/316/322) Ebu Davud(823) Tirmizi(311) Nesei(2/141) Buhari Cüz'ünde(60/226) Darekutni(1/318) ibnu Hibban(1776) Hakim(1/238) Beyhaki Süneninde(2/164) ve Kıra'atta(98) ibnu Ebi şeybe(1/373) ve Tahavi(1/215) hasen bir senedle rivayet etmişlerdir.

    594 Abdurrazzak(2771) hasen bir senedle rivayet etmiĢtir 595 Buhari Cüz'ünde(224) Darekutni(1/340) Tahavi(1/218) Abdurrezzak(2765) Beyhaki Kitab'ul-Kıra'atta(121) Süneninde(2/166) Hatib(13/176) Ebu Ya'la ve Taberani Evsat‟ta Mecmauz zevaid(2/110) sahih bir senedle rivayet etmişlerdir

    596 ibnu Huzeyme(490) ve ibnu Hibban(1780) sahih bir senedle rivayet etmişlerdir

    597 Müslim(395) Ebu Davud(821) ibnu Mace(838) Malik(1/84) ibnu Huzeyme(489) ibnu Ebi Şeybe(1/375) ibnu Hibban(1775) Buhari Cüzünde(15/68/65/72) Abdurrezzak(2767) Ebu Avane(2/138) Beyhaki(2/38) Beyhaki Kitabul Kıraat'da(52) sahih bir senedle rivayet etmişlerdir


    Gördüğün gibi ben kaynak ve delille konuşurum sizin gibi iftira atıp delil göstermeden söz konuşmam..

    Gerçi Vehhabi de değiliz amma... Neyse benim asıl amacım sizin ne kadar kapalı, ne kadar dar kalıp, ne kadar sabit düşünceli olduğunuzu ispat etmektir.. Kendi inandığınızdan başkasını merak edip araştırmazsınız.. Ne demiş MÜRŞİDİNİZ...

    "Onun kitapları okumaktan Yırtıcı Hayvandan Kaçar gibi Kaçınız..."

    Zihniyet bu işte, Örümcek ağları ile çevrili, düşünürken bile ŞEYH' ine bağımlı onun ye dediğini yer, iç dediğini içer, oku dediğini okur, okuma dediğini okumaz...

  3. #13
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    626
    Rep Gücü
    41960
    Arkadaşım cevap verebilir misiniz?
    1- Kitabın büyük bölümünde, kabir ziyaretine, Resulullah’tan ve Evliyadan yardım istemeye şirk denmektedir.
    Bu yazdığınız apaçık şirk demek değil midir zaten? Siz Resulullah'a ve Evliyaya mı dua ediyorsunuz?

  4. #14
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    İşte Sahih hadislere göre namaz....
























    3 ve 4 rekatlı namazların 2. (son) oturuşundaki sünnet olan teverruk oturuş biçimi









    KAYNAK
    Konu Ammar tarafından (10-12-2009 Saat 07:49 PM ) değiştirilmiştir.

  5. #15
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864

    Unknown “Tuhfet-ül ihvan” vehhabi kitabındaki dinsizlikler (4)

    16- (İmamın erkeklere de imam olmaya niyet etmesi farzdır) diyor. (Ameller niyete göredir) hadis-i şerifini delil gösteriyor. Bu hadis-i şerifin imamın niyetiyle hiç ilgisi yoktur. İmamın kadınlara imam olmaya niyet etmesi farz ise de, erkeklere imam olmaya niyet etmesi farz değildir. kaynak : (Tahtavi)

    İbni Baz yine, (Mesbuk olana uymakta mahzur yoktur) diyor. Bu da yanlıştır. Mesbuk imam olamaz. Ayrıca, bu sözü önceki sözüyle tenakuz halindedir. Mesbuk imamlığa niyet etmediğine göre, nasıl imam olabilir ki? Hâlbuki imam olmak için niyet farz diyordu.

    17- (Sabah namazının sünnetini kılmadan farzını kılan kimse, daha sonra sünnetini kılar) diyor. Hâlbuki sabahın farzı kılındıktan sonra artık sünnet ve nafile kılınmaz. kaynak : (Nimet-i İslam)

    18- (Seferde olan yolcunun sabah namazının sünneti hariç, diğer sünnetleri terk etmesi sünnettir) diyor. Bu da yanlıştır. Yolcu müsaitse sünnetleri kılar, müsait değilse kılmaz. kaynak : (Hindiyye)

    19- (Tilavet secdesi için abdeste gerek yoktur) diyor. Hâlbuki abdest almanın şart olduğu bütün fıkıh kitaplarında yazılıdır. kaynak : (Dürr-ül-münteka)

    20- (Farz veya nafile kılarken, unutarak veya bilmeyerek konuşanın namazı bozulmaz; çünkü Kur’anda, (Rabbimiz unutur veya hata edersek, bizi sorumlu tutma) buyuruluyor) diyor. Bütün fıkıh kitaplarında unutarak da olsa, namazda konuşanın namazı bozulur buyuruluyor. kaynak : (Hindiyye)

    Bu âyet-i kerimeyi her unutmaya delil olarak gösteriyor. Kendi görüşüyle çelişkili olarak, (Unutarak abdestsiz namaz kılanın o namazı iade etmesi gerekir) diyor. Hani unutmak özürdü?

    21-
    (Unutarak yapan, bilmeden yapan gibi sorumlu olmaz. Aksıran birine bilmeden yerhamükellah demek namazı bozmaz) diyor. Hâlbuki aksırıp elhamdülillah diyene, yerhamükellah demenin namazı bozduğu, bütün fıkıh kitaplarında yazılıdır. kaynak : (Dürr-ül muhtar)

    22- (Zenginin, yıl içinde eline çeşitli aylarda paralar geçse, eline her geçen paranın, bir yıl sonra zekâtını verir) diyor. Hâlbuki yıl içinde ele geçenlerin bir yıl beklemesi gerekmez. İlk zengin olduğu tarih önemlidir. Yılsonunda elinde ne varsa onun zekâtını verir. Sebze ve meyveyi de, aynı hükme sokmuştur. Hâlbuki bir manavın elinde bir yıl bekleyen meyve veya sebzenin bulunması imkânsız gibidir. İbni Baz’a göre manavın zekât vermesi gerekmez; çünkü (Her malın üstünden bir yıl geçmesi gerekir) diyor. Hâlbuki paranın veya ticaret malının üstünden, bir yıl geçmesi gerekmez. İlk zengin olma tarihinin üstünden bir yıl geçmesi gerekir.

  6. #16
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    Plak takıldı galiba....:)

  7. #17
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864

    “Tuhfet-ül ihvan” vehhabi kitabındaki dinsizlikler (5)

    23- (Faiz olarak alınan para, hayır yoluna harcanmalı) diyor. Hâlbuki haram para hayır yolunda harcanmaz, sevab beklemeden fakire verilir. Din kitaplarında buyuruluyor ki:

    Haramdan sadaka verse, alan fakir de haramdan olduğunu bilerek, verene, Allah razı olsun dese veya Allah kabul etsin dese ve veren de, âmin dese, ikisi de kâfir olur. kaynak : (Birgivi şerhi)

    Haram olduğu bilinen belli malla cami veya başka hayır yaptırmak ve bunlara karşılık sevab beklemek küfürdür. kaynak : (Redd-ül-muhtar)

    İbni Baz ise, fıkıh kitaplarına aykırı olarak, haramı hayra verin diye, küfre teşvik ediyor.

    24- (Damardan ve kastan yapılan iğne orucu bozmaz; fakat damardan verilen serum orucu bozar) diyor. Hâlbuki damardan yapılan iğneyle serum arasında hiç fark yoktur. Her ikisi de sindirim yoluna gider ve orucu bozar. Kastan yapılan iğne de orucu bozar. Türkiye’de İbni Baz’ın görüşüne uygun konuşup yazan olsa da önemi yoktur. Dört mezhepte de, yaraya konulan ilaç, cevfe [içeriye] giderse oruç bozulur. Şafii kitaplarında, dimağ [beyin], karın, bağırsak, mesane birer cevftir. Mesela, baştaki kemik yarılsa, buradaki yaraya konulan ilaç, cevfe yani beyne gideceğinden oruç bozulmuş olur. Şafii’de karnımıza bıçak saplansa, bıçağın ucu mideye, yani cevfe girdiği için oruç bozulur. Sağlam deriden bıçak cevfe girince oruç bozulduğu gibi, iğneyle adaleyi veya damarı yırtarak verilen ilaç, cevfe ulaşınca da oruç bozulmuş olur.

    25- (Kan bağışında bulunan da, hacamat gibi kan vereceği için orucu bozulur) diyor. Hâlbuki genel kaide şöyledir: Vücuda giren şeyler orucu bozar, vücuttan çıkan şeyler, orucu bozmaz. Yani kan vermek orucu bozmaz.

    26- (Tenkiye şırıngası yani lavman orucu bozmaz. Yeme ve içmeye benzemediği için, İbni Teymiye bu görüştedir) diyor; ama İmam-ı a’zam bozar diyor. İmam-ı Şafii bozar diyor; çünkü tabii deliklerden içeri su girmiş oluyor. Delil olarak (Yemeye içmeye benzemiyor) diyor. Kan vermek de yemeye içmeye benzemiyor. Niye kan vermekle oruç bozulur diyor? Kıyası da birbirini tutmuyor.

    27- (Namaz kılmayanın tuttuğu oruç geçersizdir. Namaz kılmayan kâfir olduğu için, onun orucu ve diğer ibadetleri geçerli olmaz; çünkü Allahü teâlâ, “Eğer onlar Allah’a ortak koşsalardı, yaptıkları ibadetler elbette boşa giderdi [Enam 88]” buyuruyor) diyor. Âyete kendi aklına göre mânâ vererek, namaz kılmamayı şirk kabul ediyor. Bu da, Ehl-i sünnet olmadıklarını açıkça gösteriyor. Yukarıda bildirilen sebeplerden dolayı, hacılara dağıtılan kitaplara itibar etmemelidir.

    Bunlar, önemsiz hususlar değildir, dinimizin emridir. Bir müslümana yapılacak en büyük kötülük, itikadını bozmak, ibadetlerini yanlış yaptırmaktır. Bunları bildirmek gücü yeten her müslümanın vazifesidir.

Benzer Konular

  1. Aristo bile (yaşasaydı), “Ekoloji” ye “çevre” demezdi!
    kalemsör Tarafından Çevre Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 12-10-2010, 11:09 PM
  2. Soru-Cevaplarla Referandumda Neden “Evet”, Neden “Hayır”?
    YukseLL Tarafından Özgün Makaleler Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 26-08-2010, 07:24 PM
  3. Yorum: 1
    Son mesaj: 24-03-2010, 04:44 PM
  4. öcü”den “halk önderi”ne
    YukseLL Tarafından Özgün Makaleler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 09-11-2009, 05:53 PM
  5. “Kızıl Sultan”la “Ulu Hakan” Arasında Kalmak
    RABİA Tarafından Tarih Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 20-02-2009, 07:02 PM
Yukarı Çık