Bir asker düşmana esir düşmemek veya işkence görmemek için kendini öldürürse bu intihar hükmüne mi girer?

Hayat, Cenab-ı Hakk'ın bize verdiği en büyük nimettir. İnsan dünyadaki kulluk görevini, bu nimet sayesinde yerine getirir. O halde intihar ederek, Allah'ın verdiği bu nimetin elden çıkmasına sebep olmak büyük bir cinayettir. Başkasının hayatına zarar vermek nasıl haram ve büyük bir günah ise, insanın kendi hayatına kastetmesi de büyük bir günahtır.

Bu konuda Cenab-ı Hak Kur'an-ı Kerim'de, "Nefislerinizi öldürmeyiniz" (Nisa, 4/29), "Allah'ın dokunulmaz kıldığı canı haksız yere öldürmeyiniz" (En'am, 6/151) buyurarak bu cinayeti yasaklamıştır. Bu nedenle savaşta esir düşmemek için dahi bir kimsenin kendisini öldürmesi helal olmaz. Bir kimsenin düşman eline düşmemek, esir olmamak ve işkenceden kurtulmak gibi nedenlerle kendine kıyması caiz değildir, intihardır. Çünkü Allah,kişinin kendine zarar vermesini yasaklamıştır.

Fıkıh âlimleri, İslâm tarihinde görülen bazı uygulamalara bakarak (bk. Buharî, Cihad, 12; Müslim, İmare, 145; İbnü'l-Esir, 1/206; İbn Hacer, 1/144) şu yönde fetvalar vermişlerdir:

"Bir kişinin, neticede kurtulacağı ümidini taşıması durumunda veya bu ümidi taşımasa bile düşmana zarar vermesi, morallerini bozması, arkadaşlarına cesaret aşılaması, kendinde bir güç hissetmesi, esir olup işkence altında bazı sırlar vermekten endişe duyması gibi durumlarda, çok sayıda düşman kuvvetinin içine dalması ve onlara saldırması caizdir." (eş-Şeybani, Muhammed, Siyer-i Kebir, (şerhle birlikte) 4:1512)

Verilen fetvalara dikkat edilirse, bunlarda üç temel noktaya temas edildiği görülecektir:

1. Bir harp hâli, harbî ve muharip düşman ve/veya savaş için hazırlanıp karşı karşıya gelmiş veya savaşmakta olan iki ordu bulunmaktadır.

2. Saldırıyı düzenleyen, mutlak manâda ölüme gitmemektedir.

3. Ölme ise daha çok karşı tarafın eliyle gerçekleşmektedir.

Bu açıklamalara göre, esir olmamak, işkence görmemek gibi nedenlerle bir kimse kendini öldüremez.


Sorularla Islamiyet