Namazda okunan ayetleri hayata kim tatbik edecek?


Allah önümüze çetin bir imtihan koydu.Bu imtihan şudur: Parada, malda, elimizdeki maddi imkânlarda Müslüman'ca hareket ediyor muyuz? Parada, malda Müslüman'ca hareket etmeyen, dünyada da ahirette de on para etmez.
Böyle deyince bazı arkadaşlar, "Bütün servetimizi İslam'a mı verelim?" diyorlar. Hayır. Kastımız, bir Müslüman'ın parasını yemeyin, birbirinize ihanet etmeyin, birbirinizi kandırmayın, doğru olun, emanete hıyanet etmeyin... Bunun gibi şeyler.

Zannediyoruz ki, ahirette yalnızca kılmadığımız namazların hesabı sorulacak! Halbuki bu gibi maddi meselelerin hesabı çok ağır... Çünkü bu konularda hata edilirse, dinin temeli sarsılıyor. Namaz kılmayan, kendine eder. İslamiyet'e zarar veren, Allah'ın hakkını yer!.. Ahirette de Allah'la karşı karşıya gelecek!..

Yunus Emre, şeyhinin dergâhına yıllarca odun taşımış. Bir gün olsun o kapıdan içeri eğri odun sokmamış. Bu durumu ibretle izleyen şeyhi bunun sebebini sorduğunda Yunus Emre demiş ki: "Bu kapıdan içeri, doğru olmayan giremez."

Çok sinirli ve hırslı bir arkadaş tanıyordum. Bu arkadaş, İslam'ı hakkıyla yaşamaya karar verdiği zaman ilk iş, kimi kandırmışsa, kimin parasını almışsa, nereye borcu varsa gitti onları bir bir ödedi. O arkadaşa ateist bir tanıdığı şöyle demiş: "Senin gibi bir eşeği, bu din adam ettiyse demek ki İslamiyet yüce bir dindir."

Küçük küçük dükkânlarla dolu şehirler gezdim. Bu küçücük dükkânların arkasında itimatsızlık yatıyordu. Dindarlar birbirlerine itimat edemedikleri için, işlerini birleştirememiş.

Dünyayı dolaştım. Gördüm ki, Avrupa'da, Amerika'da başarılı olan şirketler, müesseseler varsa, hepsini ayakta tutan, İslam ahlakıdır.

Said Nursi Hazretleri diyor ki: "Eğer biz İslamiyet'i ef'alimizle (fiilen) yaşasak, sair dinlerin mensupları, cemaatler halinde İslam'a girecektir."

Almanya'da, Müslüman Almanlar Cemiyeti'ne gittim. Hangi Müslüman Alman'la konuştumsa çoğunlukla söyledikleri şu oldu: "Ben, Müslümanlara bakarak Müslüman olmadım. Kur'an'ın tefsirini okuyup Müslüman oldum."

Amerikan Harp Okulu'nda bir öğrenci, gece yatağının içine yastık koyarak yatakhaneden kaçıyor. Yani yatakta yatıyormuş görünümü veriyor. Nöbetçi subay bakıyor ki yastık konmuş, öğrenci yok. Hemen not tutuyor. Ertesi gün genci okuldan atıyorlar. Genç diyor ki: "Bir gün firar ettiğim için benim hayatımı yakmanız adalet midir?" Okul komutanı diyor ki: "Sen kaçtığın için değil, bizi kandırmak istediğin için atıldın. Amerikan subayı kimseyi kandırmamalı!"

Avrupa'da Mercedes fabrikasını gezmeye gittik. Orada bir şahsa sordum: "Bu fabrikayı ayakta tutan ne?" Bana dedi ki: "İnsanlar doğru, çalışkan, işini biliyor, mesaiye dikkat ediyor." Arkadaşlara dedim ki: "Arkadaşlar, bunların hepsi İslam ahlakının esasları!.. Muhammed-ül Emin'in ümmeti emanete hıyanet ederse, ticari hayat, kapitalistlerin, sosyalistlerin elinde olursa, İslamiyet camilere hapsedilmiş olmaz mı?" Bazı arkadaşlar ağladı: "Ne yapalım ağabey, söyle!"

Bugünkü Müslümanların ekserisi ibadet deyince namaz, oruç gibi şeyleri anlıyor. Elbette bunları yapacağız; fakat namazda okunan ayetleri, hayata kim tatbik edecek?

HEKİMOĞLU İSMAİL



ZAMAN