1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 12
  1. #1
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Nerden
    BURSA
    Yaş
    38
    Mesaj
    155
    Rep Gücü
    7575

    Yaratılış Senaryosu....

    Kalu Bela'da İblis'in isyanı ile sonuçlanan olaydan sonra;


    ARAF 11 - Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere: "Âdem'e secde edin" dedik; hepsi secde ettiler, yalnız İblis, secde edenlerden olmadı.
    ARAF 12 - (Allah) buyurdu: "Sana emrettiğim zaman, seni secde etmekten alıkoyan nedir?" (İblis): "Ben, dedi, ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın."
    ARAF 13 - (Allah) buyurdu: "Öyleyse oradan in, orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık, çünkü sen aşağılıklardansın."
    ARAF 14 - (İblis) dedi: (Bari) bana (insanların) tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver."
    ARAF 15 - (Allah) buyurdu: "Haydi sen süre verilmişlerdensin."

    peki iblis olay yerinden kovulduğunda, cennete tekrar nasıl girebiliyor.veya nasıl müdahil olabiliyor?

  2. #2
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573
    Burada ismi geçen cennetin,imtihanı kazananların gideceği cennet olarak görmemek lazım..

    Şeytanda insanoğlunun olduğu heryerde olacaktır.

    Ama soruyu istifham usulü sorduğunuzdan,sorunuza kendi cevabınız nedir merak ettim...
    Konu RABİA tarafından (14-10-2009 Saat 08:23 PM ) değiştirilmiştir.
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  3. #3
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Nerden
    BURSA
    Yaş
    38
    Mesaj
    155
    Rep Gücü
    7575
    yani basit şekilde düşündüğümüzde bile;
    dünya hayatında şirkette(önemli bir görevde) çalışan kişinin işine son verildiğinde, artık olaylarla ilgilenmemsi ve karışmaması için çalışma ort***** sokulmaz.
    peki iblis kovulduğu yere izinsiz olarak nasıl giriyor tekrar.asıl soru buydu?çünkü cennet ona haram kılınıyor bir anlamda...
    benim cevabım biraz fantastik oluyor bu konuya.belkide herşey en baştan beri senaryoydu.yani adem ve havvanın cennet çıkarılması gerekiyordu ,iblisin akitini yerine getirmesi için.ve ilk müdahele orada olmalıydı.aksi takdirde adem soyunun aklını nasıl çelebilirdi.adem ırkı ile başka bir platformda karşılaşmalıydı.2. hatayı burda yaptı 1.secde etmemek, 2. cennete tekrar girmek.

  4. #4
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085

    şeytana kıyamete kadar mühlet verildi.

    Allahü teâlâ Âdem
    aleyhisselâmın bedenine
    rûh verdikten sonra melekleri
    ve cinleri haberdâr
    edip; “Âdem’e secde ediniz!”
    emrini verince, önce
    Cebrâil aleyhisselâm secde
    etti. Sonra sırayla; Mikâil,
    ‹srâfil, Azrâil ve diğer
    bütün melekler secde ettiler.
    Secde eden meleklerin
    her biri, Allahü teâlâ
    taraf›ndan çeşitli hizmetleri
    görmekle şereflendirildi.
    iblis, kibir ve gurûrundan
    secde etmedi.


    Allahü teâlâ iblise meâlen;
    “Ey mel’ûn! Âdem’e
    niçin secde etmedin?” buyurunca,
    iblis dedi ki: “Ben
    ondan daha hayırlıyım. Beni
    ateşten onu ise topraktan
    yarattın. Ateş; latîf, saf
    ve ışıkktır. Elbette topraktan
    üstündür.”
    diyerek bu bozuk
    kıyasını ileri sürdü.
    Böylece Allahü teâlânın
    emrine isyân etti. Ebedî
    olarak Cehennemlik oldu.
    İblis, Âdem aleyhisselâma
    secde ediniz emrine
    uymayınca, Allahü teâlâ,
    “Hemen Cennet’ten çık!
    Cennet’ten çık! Artık sen
    hor, alçak ve bayağı kimselerdensin.”

    buyurdu.
    iblis Cennet’ten ko¤ulunca
    ölüm acısını tatmak istemediğ
    inden veya sonsuz
    bir hayat yaşamak istediğ
    inden dolayı Allahü
    teâlâya; “Bana halkın dirilip
    kaldırılacakları mahşer
    gününe kadar mühlet
    ver.”
    diyerek dünyâda ve
    âhirette ölümsüz olmayı
    istedi. Allahü teâlâ da ona
    ölümden ve Cehennem
    azâbından kurtuluş olmadığı
    nı bildirip, birinci sûr
    üflenip bütün canlıların
    öleceği vakte kadar mühlet
    verdi. Böylece kıyâmet
    gününe kadar ömür verilip
    serbest bırakıldı.
    Peygamberler Tarihi Ansiklopedisi s.24

  5. #5
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573
    Alıntı celik_suat´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    yani basit şekilde düşündüğümüzde bile;
    dünya hayatında şirkette(önemli bir görevde) çalışan kişinin işine son verildiğinde, artık olaylarla ilgilenmemsi ve karışmaması için çalışma ort***** sokulmaz.
    peki iblis kovulduğu yere izinsiz olarak nasıl giriyor tekrar.asıl soru buydu?çünkü cennet ona haram kılınıyor bir anlamda...
    benim cevabım biraz fantastik oluyor bu konuya.belkide herşey en baştan beri senaryoydu.yani adem ve havvanın cennet çıkarılması gerekiyordu ,iblisin akitini yerine getirmesi için.ve ilk müdahele orada olmalıydı.aksi takdirde adem soyunun aklını nasıl çelebilirdi.adem ırkı ile başka bir platformda karşılaşmalıydı.2. hatayı burda yaptı 1.secde etmemek, 2. cennete tekrar girmek.

    Dediğim gibi cennet kavramını irdelemek lazım burada...İmtihan neticesinde gidilecek cennette,yasak olan hiçbirşey yok.Orada herşey serbest.Her isteğiniz ve arzunuz karşılanacak.Ama burada bahsedilen cennetten kasıd farklı bir yer olabilir.Çünkü bir yasak sözkonusu.
    ''Allah herşeyi en iyi bilendir.''En doğrusunu O bilir.

    Evet,herşey bir nizam üstüne kuruludur.Ama ben sizin bunu'' ...ve katil cinayet planını işleme koydu''gibi lanse etmenizi tehlikeli buluyorum,bu anlamda senaryo tanımlaması çok yanlış.
    Konu RABİA tarafından (15-10-2009 Saat 11:34 AM ) değiştirilmiştir.
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  6. #6
    Kıdemli Üye Mustad'af - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesaj
    920
    Blog Mesajları
    6
    Rep Gücü
    8265
    Olay bir senaryodan öte hakikattir,ki ayat-ı Kur'an ile sabittir.
    Allah herşeyi bir ölçü ve sebeple var etti.
    İnsan sonlu hayatını ancak dünya gibi sonlu varlık aleminde geçirebilecek şekilde yaratıldı.
    Ve dünyaya gönderildi.
    Sebebi malum...
    Kollarımda tutuk demir halkalar!

  7. #7
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Nerden
    BURSA
    Yaş
    38
    Mesaj
    155
    Rep Gücü
    7575
    Alıntı RABİA´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Dediğim gibi cennet kavramını irdelemek lazım burada...İmtihan neticesinde gidilecek cennette,yasak olan hiçbirşey yok.Orada herşey serbest.Her isteğiniz ve arzunuz karşılanacak.Ama burada bahsedilen cennetten kasıd farklı bir yer olabilir.Çünkü bir yasak sözkonusu.
    ''Allah herşeyi en iyi bilendir.''En doğrusunu O bilir.

    Evet,herşey bir nizam üstüne kuruludur.Ama ben sizin bunu'' ...ve katil cinayet planını işleme koydu''gibi lanse etmeyi tehlikeli buluyorum,bu anlamda senaryo tanımlaması çok yanlış.
    syn.rabia;

    tamam size katılıyorum, uslüp biraz sert ve tehlikeli oldu,,,ama düşücemi anlatabileceğim en uygun uslüp bu olur diye düşündüm.

    link verdiğim videoyu izlemenizi isterim.aslında benim yorumumun temelini anlatıyor gibi....

    YouTube - Yaratılış Animasyonu - L'Animateur - The Animator - Der Trickzeichner

    dost'ça kalın...

  8. #8
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Nerden
    BURSA
    Yaş
    38
    Mesaj
    155
    Rep Gücü
    7575
    Alıntı Mustad'af´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Olay bir senaryodan öte hakikattir,ki ayat-ı Kur'an ile sabittir.
    Allah herşeyi bir ölçü ve sebeple var etti.
    İnsan sonlu hayatını ancak dünya gibi sonlu varlık aleminde geçirebilecek şekilde yaratıldı.
    Ve dünyaya gönderildi.
    Sebebi malum...
    merhaba sanırım diğer konuya yazmak istemiştiniz... veee! ilk insan yeryüzünde...
    bahsiniz oraya ait gibi geldi bana.

  9. #9
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Nerden
    BURSA
    Yaş
    38
    Mesaj
    155
    Rep Gücü
    7575
    “Tanrıoğul*la*rı dünya kız*la*rı*na var*dık*la*rı ve bu kız*lar on*la*ra ço*cuk do*ğur*duk*la*rı za*man, o gün*ler*de, hem de on*dan son*ra, yer*yü*zün*de Ne*fi*lim var*dı; bun*lar es*ki za*man*dan zor*ba*lar, şöh*ret*li adam*lar*dı.” (Tevrat:Tekvin)
    Ünlü araştırmacı Zec*ha*ria Sitc*hin ise Ne*fi*lim*ler için şunları söylüyor:
    “Yer*yü*zün*de Ne*fi*lim*ler var*dı" (Tevrat:Tekvin) ifa*de*si, "yer*yü*zün*de dev*ler var*dı" di*ye çev*ril*miş*tir. Ha*ta*nın far*kı*na va*ran ye*ni çe*vir*men*ler İbranîce bir te*rim olan Ne*fi*lim ke*li*me*si*ne hiç do*kun*ma*dan bı*rak*ma yo*lu*na git*miş*ler*dir: "Bun*lar ebe*di*yen kud*ret*li olan*la*rdı, şem hal*kıy*dı."
    "Şem hal*kıy*dı" di*ze*si ise, "bir adı olan halk", ya*ni "şöh*ret*li bir halk" an*la*mın*da ele alın*mış*tır. Ama ‘şem’ te*ri*mi ori*ji*nal an*la*mı ile ele alın*ma*lı*dır ya*ni bir ‘ro*ket' ola*rak.
    Ne*fi*lim te*ri*mi ne an*la*ma gel*mek*te*dir? Samî di*lin*de*ki kök NFL'den ("aşa*ğı atıl*mak") dal*la*nan bu ke*li*me, tam ola*rak şu an*la*ma ge*li*yor: Dün*ya'ya, aşa*ğı atıl*mış*lar!
    Kutsal metin yo*rum*cu*su Mal*bim, "Ka*dim za*man*lar*da, ül*ke*le*rin hü*küm*dar*la*rı; Dün*ya*ya Gök*ler*den ge*len, Dün*ya'da hü*küm sü*ren ve dünya kız*la*rı ara*sın*dan eşler alan ve evlâtları ara*sın*da kah*ra*man*lar, kud*ret*li*ler, prens*ler ve asil*ler bu*lu*nan tan*rı*la*rın ço*cuk*la*rıy*dı*lar." de*miş*tir.
    Malbim şöyle devam ediyor, “En es*ki za*man*lar*da Gök*ler*den Dün*ya'ya düş*müş olan tan*rı*la*rın oğul*la*rı ken*di*le*ri*ne 'Ne*fi*lim*ler', ya*ni ‘Aşa*ğı Düş*müş Olan*lar' der*ler*di."
    Kısacası, Gök*ler*den Dün*ya'ya gel*miş olan tan*rı*la*rın oğul*la*rı Ne*fi*lim*ler idi.
    Ve Ne*fi*lim*ler, “Şem Hal*kıy*dı".
    Yani, “Ro*ket Ge*mi*le*rin Hal*kı.”

    kuran_kerim'de vahsedilen ad kavmi ile alakası vardır(belkde onlardır) diye düşünüyorum.
    Adem isminin kökü adam dır.adam kelimesinin kökü AD 'dır. uyum tuttu...
    bizlerde onların geliştirdiği , bir tür olabilirmiyiz???

  10. #10
    Tecrübeli Üye aslnyrkli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Mesaj
    267
    Rep Gücü
    14124
    İnsanın asıl vatanı Cennettir. Bu bakımdan ilk insan Cennette yaratılmıştır. Hz. Adem ( a.s) cennete olmakla beraber Allah onları o haliyle cennette bırakmak için yaratmamış, onları daha ulvi bir gaye olan çoğalma ve imtihan vesilesi olmak gibi büyük bir gaye için yaratmıştı. Bu hikmetten onların malum hatayı işlemelerine meydan verdi.

    Allah’u teâla günah işleme kabiliyeti olmayan meleklerle, hiç sorumlu olmayan hayvanları yaratmıştır.
    Bu iki varlıktan başka, hem melekleri geçecek kadar mükemmel, hem de aklı olmayan hayvanlardan daha aşağı olacak kadar kötü olma özelliğindeki insanı yaratmıştır. İşte böyle bir varlığın hangi özellikleri taşıdığının anlaşılması için şeytan yaratılmıştır.

    Mesela, altın ve bakırın karışık halden ayrılması için ateşte kaynatılması gibi, insan denen varlığın iyi ve kötü huylarının birbirinden ayrılması, iyi huylu Ebubekir (ra)ile kötü ruhlu Ebucehilin anlaşılması için Allah şeytanı ateşten yaratmıştır.

    Ayrıca ambardaki çekirdeklerin ağaç olması için toprağa atılması gerekiyor. Görünüşte toprak altı karanlık ve sıkıcıdır. Ancak ağaç olmanın yolu oradan geçiyor. Binlerce sene ambarda kalsa ağaç olamıyor.

    İşte Allah, cennet ambarında duran babamız Adem Peygamberi dünya tarlasına gönderiyor. Ağaç olarak Cennete dönmesi için de şeytan ateşine oturtuyor. İbadet toprağına gömüyor. Böylece ağaç olarak Cennete geri dönüyor. Bizim durumumuz da böyledir.

    İnsanın aklını meşgul eden ve zihnini yoran hadiselerden birisi de, Hz. Âdemin cennetten çıkarılışı, dünyaya gönderilişi ve bu hadiseye de şeytanın sebep oluşudur. Bazı kimselerin aklına şöyle bir soru gelmektedir: “Eğer şeytan olmasaydı, Hz. Âdem cennette kalacak ve biz de orada mı bulunacaktık?”

    Bu konunun izahında, Cenabı Hakkın, Hz. Âdemi yaratmazdan önce meleklerle olan konuşmasına dikkat edelim. Bakara Suresinde şöyle anlatılmaktadır: “Hani, rabbin meleklere, ben yeryüzünde bir halife yaratacağım dedi. Onlar, Bizler hamdinle sana tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek insanı mı halife kılıyorsun? dediler. Allah da onlara, sizin bilemeyeceğinizi herhalde ben bilirim dedi.” (Bakara Sûresi, 30)

    Ayet-i Kerimenin mealinde de görüldüğü gibi, Cenabı Hak daha Hz. Âdemi yaratmadan önce insan nevini yeryüzünde var edeceğini haber vermektedir. Yani insanların cennette değil de, dünyada yaşayacaklarını bildirmektedir. Şeytanın Hz. Âdemi aldatması, insanın dünyaya gönderilmesine sadece bir sebep olmuştur.

    Diğer taraftan, meleklerden farklı olarak insana nefis ve şehevi hisler verilmiştir. Bu hislerin akislerinin görülmesi için insanların dünyaya gönderilmesi, onlara bazı sorumlulukların verilmesi ve bir imtihana tabi tutulması gerekliydi. Ta ki, insan bu imtihan ve tecrübe sonunda ya cennete layık bir kıymet alsın, yahut cehenneme ehil olacak bir vaziyete girsin.

    Şeytanın cennete girişi ve Âdem ile Havva'ya yaklaşması konularında Kur'an ve sahih hadislerde fazla bilgi yoktur.

    Hasan Basri hazretleri demiştir ki: “Yüce Allah’ın vermiş olduğu bir kuvvet ile, şeytan yerden göğe veya cennete vesvese ulaştırabilmiştir.”

    Bazı tefsirciler şöyle der: “Adem ve Havva, bazen cennetin kapısına yakın gelirler,Şeytan da dışardan gözetir, yaklaşırdı; vesvese bu şekilde meydana geldi.”

    Şeytanın cennetten kovulması, dışarıdan vesvesesini ulaştırmasına engel olmayacağından, bu konuda bir zıtlığın olmayacağı sonucuna varabiliriz. Allah, imtihan gereği olarak, şeytanın vesvesesini Hz. Adem aleyhisselama işittirmiştir.

    Ayrıca Kuranda geçen kelimelerin hangi anlamda kullanıldığı çok önemlidir. Peygamberlerin masum olduğu düşünülürse bunun kesinlikle bilinçli bir isyan olmadığı açıkça anlaşılır.

    Nitekim bundan önceki ayetlerde olay anlatılırken Hz. Adem'in bu sözü unuttuğu belirtilir: "Doğrusu bundan önce Âdem'e (bu ağaçtan yeme diye) emrettik, fakat unuttu ve biz onda bir azim (bir kararlılık) bulmadık." (Taha Suresi, 115)

    Demek Hz. Ademin bu davranışı Allah'ın emrine karşı gelmek gibi bilinçli bir hareket değildir. Bu nedenle ayeti bizim anladığımız isyan olarak değil şöyle anlamak mümkündür: "Bunun üzerine ikisi de o ağaçtan yediler. Hemen ayıp yerleri kendilerine açılıp görünüverdi. Ve üzerlerine cennet yaprağından örtüp yamamaya başladılar. Âdem Rabbinin emrinden çıktı da şaşırdı." (Taha Suresi, 121)

    Peygamberler günah işlemez

    Günahlar, büyük ve küçük olmak üzere iki kısımdır. Büyük günahların başlıcaları şunlardır: Adam öldürme, zina, içki içme, ana babaya karşı gelme, kumar, yalancı şahitlik, dine zarar verecek bid'atlara taraftar olmak.1

    Bütün peygamberler gerek peygamberliklerinden önce, gerekse peygamberliklerinden sonra hiçbir şekilde büyük günah işlememişlerdir.

    Ancak, bazı peygamberler hata yoluyla, unutmak veya daha iyiyi terk etmek suretiyle bizim bildiğimiz şeklin dışında "zelle" denen bazı hatalar işlemişlerdir.2 Hz. Adem'in Cennette iken yasak ağacın meyvelerinden yemesi zelleye misal olarak verilebilir. Hz. Âdem, yasak meyvelerden yemekle bizim bildiğimiz mânâda bir günah işlememiş, daha iyi olanı terk etmiştir. Neticede de, bu hatalarından dolayı Cennet nimetlerinden mahrum kaldılar. Cennette günah ve sevap mefhumunun olmaması bu günahın, bilinenden başka bir şeklinin olduğu da anlaşılır.

    Cennet nimetlerinden birisi de, orada "tuvalete gitme" gibi bir ihtiyacın mevcut olmadığıdır.3 Cennette yenip içilen şeylerin artıkları olmadığından Hz. Âdem ve Havva, Cennette büyük ve küçük abdest yapmıyorlardı. Avret mahalleri elbise veya bir nurla kendilerinden gizlenmişti.4 Yasak ağacın meyvelerinden yemeleri avret yerlerinin açılmasına, küçük ve büyük abdest gibi eza verecek şeylere sebep olacağı için Cenab-ı Hak o ağaçtan yemelerini men etmişti.5 Nitekim, yasak ağacın meyvelerini yedikleri anda, daha önce hiç görmedikleri avret yerleri açılıverdi. O yerlerin açılması uygun olmadığı için yaprakla örtünmeye başladılar.6

    Hz. Âdem'in yasak ağacın meyvesinden yiyerek Cennetten çıkarılmasında kaderin hissesini unutmamak gerekir. Çünkü, Cenab-ı Haklan insanı yaratmasındaki hikmet ve maksadın gerçekleşmesi, ancak Hz. Âdem ve Havva'nın Cennetten yeryüzüne inmesiyle mümkün olmuştur. Ebu'1-Hasen-i Şâzelî, Hz. Âdem'in zellesi hakkında şöyle der:

    "Ne hikmetli bir günah ki, kıyamete kadar gelecek insanlara tevbenin meşru kılınmasına sebep olmuştur."7

    1. Barla Lahikası, s. 179.
    2. Muvazzah ilm-i Kelâm, s.184; Fıkh-ı Ekber Şerhi, s.154; Risale-i Hamidiye, s. 491.
    3. Müslim, Cennet: 15.
    4. Tefsîr-i Kebir , 14:49; Hak Dini Kur'ân Dili, 3:2140.
    5. Hülasatül-Beyan ,2:4748.
    6. A'raf Sûresi, 22.
    7.Risale-i Hamidiye ,s. 611.

    Mehmed Paksu

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. İstanbul için Kabus gibi deprem senaryosu
    YukseLL Tarafından Komplo Teorileri Foruma
    Yorum: 7
    Son mesaj: 19-08-2015, 07:22 AM
  2. son kıyamet senaryosu
    YukseLL Tarafından Komplo Teorileri Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 05-10-2012, 10:46 AM
  3. Stephen Hawking'den kıyamet senaryosu
    YukseLL Tarafından Astronomi Forum'u Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 12-12-2011, 01:19 AM
  4. yaratılış
    GALAKSİ Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 35
    Son mesaj: 30-10-2010, 07:53 PM
  5. Gelecekte Türkiye için savaş senaryosu
    YukseLL Tarafından Komplo Teorileri Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 18-05-2009, 07:20 PM
Yukarı Çık