5. Sayfa, Toplam 6 BirinciBirinci ... 3456 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 41 ile 50 Toplam: 54

Hangı calısmak ıbadettır!

Din ve İnanç Kategorisinde ve Dini Sohbet Forumunda Bulunan Hangı calısmak ıbadettır! Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> celik_suat ´isimli üyeden Alıntı syn.bursali68; işi iyice çıkmaza ve farklı konulara çektiğinizi hissediyorum.sadece tek kelimeden yola çıkarak bana onlarca ayeti ...

  1. #41
    bursali68
    Misafir..
    Alıntı celik_suat´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    syn.bursali68;
    işi iyice çıkmaza ve farklı konulara çektiğinizi hissediyorum.sadece tek kelimeden yola çıkarak bana onlarca ayeti araştırmamı söylüyorsunuz.ama konunun bu olmadığı kanısındayım.konuyu saptırmayalım lütfen.ilgili ayetleri biliyorum.
    bakın ben hadis ve rivayetlerle konuşmuyorum.zaten ilgilenmem hadis ve rivayetlerle.
    ve konuştuklarımı hadis ve rivayetlere nasıl bağladınız şaşırdım doğrusu.

    HUD 114 - Gündüzün her iki tarafında ve gecenin saçaklarında (gündüze yakın olan saatlerinde) namaz kıl! Muhakkak ki, iyilik kötülükleri giderir. Bu ise, düşünebilenlere bir öğüttür.

    diyorum ki burada borcunu öde, sevabı yoktur gibi anlamları nasıl çıkarıyorsunuz diyorum.siz bana onlarca ayeti araştır diyorsunuz.siz örnek verdiniz bu ayeti ilk önce.
    yani herşeyin altında bir çapanoğlu(yöresel kelime) aramak doğrumu?
    dosdoğru yazıyor işte: Gündüzün her iki tarafında ve gecenin saçaklarında namaz kıl!
    peki siz herhangi bir itikat mesubu değilseniz(ki bende değilim) bu tür ithamlarla insanları ayırmak ve etiketlemek doğrumu.tüm kuran-ı kerim'i doğru olarak çözdüğünüzü iddia ediyorsunuz lakin kişileri sınıflandırarak doğru olanı yapmıyorsunuz.(bence)sizinle birçok konuda hemfikir olabiliriz fakat muhakkak ayrı duruşlarımızda vardır.bunlara saygı göstermek gerekir.
    benim sadece ilgilendiğim konu kuran-ı kerim.ve sizin kuran-ı kerim'den bildiğimiz yada tahmin ettiğimiz anlamından farklı bir iddia atmış olmanızdan kaynaklanan problem.
    dediğim gibi ben size yazdığım anlamı kabul ediyorum, bana uygun geldi.
    sizde farklı anlamı kabul ediyorsunuz.ben sizi şekillendirip sınıflandırmıyorum.(normaldir kabul edebilirsiniz.) bende size Hans Von Aiberg tarikatındansınız diyebilirim ama demiyorum.

    ayrıca ben eleştirmiyorum olan kabul edilen birşeyi sunuyorum.siz eleştiriyorsunuz sanırım 3-4 mesaj öncesini hatırlayamadınız:)
    siz aksini (kabul edilene ters düşen) iddia ediyorsunuz.burada sizin ispat etmeniz gerekmez mi? yani fazla yazı yazan veya fazla konuşan haklıdır diye bir sonuç yok.
    bu dönemde bu stratejiyi kullanan çok insan var, yapmayın lütfen.laf cambazlığını bırakalım kendimizi kandırmayalım...saygılarımla...


    dost'ça kalın....
    Sn.celik_suat tekrar hatırlatayım başka başlığa kaldı artık bu konu ,nedeni de ;

    02-10-2009 02:11 PM Tarih ve saatli " Arapça Kutsal Değildir " başlığı altındaki yazınız ;

    " Yahudilik gibi bazı kapalı dinler dışında kalan İslam gibi dinler, bütün insanlığa gönderilmiştir. Bunun için “kutsal dil” kavramının var olmasını düşünmek, herhangi bir dilin misyonerliğini yapmak demektir, emperyalist olmak demektir. Tanrı Kur’an’ı Arapça, İncil’i Latince olarak indirmiştir..."

    1-) Kaynağınızı yazınız,
    2-) Copy / paste yaptığınız alıntıyı " hiç okumaz mısınız " ki
    a-) Allah İncil diye bir kitap mı indirdi?
    b-) Allah Hz.İsa'ya LATİNCE mi Vahyetti ki Hz.İsa Latince mi konuşuyordu?
    c-) Aramice İncil var mı ki hangi dil ailesindendir?

    Ben ve benim gibi düşünenler,kaynak göstermeyi geçtim,ancak yapmış oldukları alıntıları dahi okumayanlara bizler KOPYALA-YAPIŞTIRCI deriz (niçin düzeltme gereği duydunuz? Ve emin misiniz Aramice olduğundan?)

    Sağlıcakla kalınız.

    Sağlıcakla kalınız.

  2. #42
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Nerden
    BURSA
    Yaş
    38
    Mesaj
    155
    Rep Gücü
    7575
    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sn.celik_suat tekrar hatırlatayım başka başlığa kaldı artık bu konu ,nedeni de ;

    02-10-2009 02:11 PM Tarih ve saatli " Arapça Kutsal Değildir " başlığı altındaki yazınız ;

    " Yahudilik gibi bazı kapalı dinler dışında kalan İslam gibi dinler, bütün insanlığa gönderilmiştir. Bunun için “kutsal dil” kavramının var olmasını düşünmek, herhangi bir dilin misyonerliğini yapmak demektir, emperyalist olmak demektir. Tanrı Kur’an’ı Arapça, İncil’i Latince olarak indirmiştir..."

    1-) Kaynağınızı yazınız,
    2-) Copy / paste yaptığınız alıntıyı " hiç okumaz mısınız " ki
    a-) Allah İncil diye bir kitap mı indirdi?
    b-) Allah Hz.İsa'ya LATİNCE mi Vahyetti ki Hz.İsa Latince mi konuşuyordu?
    c-) Aramice İncil var mı ki hangi dil ailesindendir?

    Ben ve benim gibi düşünenler,kaynak göstermeyi geçtim,ancak yapmış oldukları alıntıları dahi okumayanlara bizler KOPYALA-YAPIŞTIRCI deriz (niçin düzeltme gereği duydunuz? Ve emin misiniz Aramice olduğundan?)

    Sağlıcakla kalınız.

    Sağlıcakla kalınız.
    syn.bursali68;

    siz polemik konusu arıyorsunuz anladığım kadarıyla.sanırım bilgisayar başındasınız ve canınız sıkılıyor.
    yani konu ne çabuk buraya geldi anlamadım.nereden bahsediyoruz benim kafam karıştı, tamam tamam siz haklısınız galiba dememi bekliyorsunuz sanırım.
    efendim bırakalım açık köşe aramayı, henüz bir kelimenin anlamını nasıl ve nerden farklı çıkarttığnızı açıklamadınız.bana birsürü örnek sunuyorsunuz(al bunu araştır,al şunu araştır)
    peki siz nerden araştırıyorsunuz sadece bunu söylemenizi istiyorum.
    hud-114'ü nerden araştırdınızda bu sonuca vardınız diyorum. (sorumun türkçe'si bu)
    bana isim ve kaynak söyleyin diyorum.
    yanii bana kuran-ı kerim'in ayetleri arasında neden kovalamaca oynatıyorsunuz....

    dost'ça kalın...

  3. #43
    bursali68
    Misafir..
    Alıntı celik_suat´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    syn.bursali68;

    siz polemik konusu arıyorsunuz anladığım kadarıyla.sanırım bilgisayar başındasınız ve canınız sıkılıyor.
    yani konu ne çabuk buraya geldi anlamadım.nereden bahsediyoruz benim kafam karıştı, tamam tamam siz haklısınız galiba dememi bekliyorsunuz sanırım.
    efendim bırakalım açık köşe aramayı, henüz bir kelimenin anlamını nasıl ve nerden farklı çıkarttığnızı açıklamadınız.bana birsürü örnek sunuyorsunuz(al bunu araştır,al şunu araştır)
    peki siz nerden araştırıyorsunuz sadece bunu söylemenizi istiyorum.
    hud-114'ü nerden araştırdınızda bu sonuca vardınız diyorum. (sorumun türkçe'si bu)
    bana isim ve kaynak söyleyin diyorum.
    yanii bana kuran-ı kerim'in ayetleri arasında neden kovalamaca oynatıyorsunuz....

    dost'ça kalın...



    ekımı es salâte : namazı kıl, ikame et
    kaynak : İSRÂ 78. ayeti kerime - Kuran-ı Kerim Meallerini Kıyasla

    İkame :yerine koyma, yerine geçme
    kaynak : ikame - ekşi sözlük


    İmam İskender Ali Mihr : Güneşin dönmesinden, gecenin kararmasına kadar namaz kıl. Fecrin Kur'ân'ını (fecr vakti okunan Kur'ân'ı) ikame et (yerine getir)! Çünkü fecrin Kur'ân'ı şahitlidir.

    Diyanet İşleri : Güneşin zevalinden (öğle vaktinde Batı’ya kaymasından) gecenin karanlığına kadar (belli vakitlerde) namazı kıl. Bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazı şahitlidir.

    Abdulbaki Gölpınarlı : Ve namaz kıl güneşin zevâl vaktinde, geceleyin karanlık basınca ve fecir çağında; şüphe yok ki sabah namazı, meleklerin tanık olduğu bir namazdır.

    Adem Uğur : Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar (belli vakitlerde) namaz kıl; bir de sabah namazını. Çünkü sabah namazı şahitlidir.

    Ali Bulaç : Güneşin sarkmasından gecenin kararmasına kadar namazı kıl, fecir vakti (namazda okunan) Kur'an'ı, işte o, şahid olunandır.

    Ali Fikri Yavuz : Güneşin öğlede zevali dolayısiyle gece karanlığına kadar (öğle, ikindi, akşam ve yatsı vakitlerinde) gereği üzere namazı kıl, bir de sabah namazı kıl. Çünkü, sabah namazında gece ve gündüz melekleri hazır bulunur.

    Bekir Sadak : Gunesin batiya yonelmesinden gecenin kararmasina kadar namaz kil; sabah vakti de namaz kil, zira sabah namazina melekler sahit olur.

    Celal Yıldırım : Güneş'in (zeval vaktinde) kaymasından, gecenin kararmasına kadar namaz kıl; bir de Kur'ân'ın (feyiz ve bereketiyie içice olan) sabah namazını kıl; şüphesiz ki sabah namazına (melekler) şâhid olur.

    Diyanet İşleri (eski) : Güneşin batıya yönelmesinden gecenin kararmasına kadar namaz kıl; sabah vakti de namaz kıl, zira sabah namazına melekler şahit olur.

    Diyanet Vakfi : Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar (belli vakitlerde) namaz kıl; bir de sabah namazını. Çünkü sabah namazı şahitlidir.

    Edip Yüksel : Güneşin kaymasından gecenin kararmasına kadar namazı gözet. Sabah Kuran'ını da gözet. Sabahleyin Kuran (okuması) tanık olunur

    Elmalılı Hamdi Yazır : Güneşin kaymasından gecenin kararmasına kadar namazı güzel kıl, bir de kıraetiyle mümtaz olan sabah namazını, zira sabah Kur'anı hakıkaten meşhuddur (şühuda mazhardır)

    Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Güneşin kaymasından, gecenin kararmasına kadar namazı güzel kıl; bir de kıraatıyle seçkin olan sabah namazını; çünkü sabah Kur'an'ı gerçekten şahitlidir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Güneşin batıya kaymasından, gecenin karanlığına kadar (belirli vakitlerde) gereği üzere namazı kıl, bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazında, gece ve gündüz melekleri hazır bulunur.

    Fizilal-il Kuran : Ey Muhammed, güneşin batmaya yöneldiği andan, gece kararıncaya kadar namaz kıl, sabahleyin Kur'an okumayı da ihmal etme. Çünkü sabahleyin okunan Kur'an'ı izleyen (melek)ler vardır.

    Gültekin Onan : Güneşin sarkmasından gecenin kararmasına kadar namazı kıl ve fecir (vakti) Kuran'ı (sabah namazını) da (unutma); işte o, fecir (vakti) Kuran'ı şahid olunandır. (Çeşitli çeviriler...)

    Hasan Basri Çantay : Güneşin (zeval vakfında) kayması ânından gecenin kararmasına kadar güzelce namaz kıl. Sabah namazını da (öylece edâ et). Çünkü sabah namazı şahidlidir.

    İbni Kesir : Güneşin batıya yönelmesinden gecenin kararmasına kadar namaz kıl. Sabah vakti de. Zira sabah vakti görülmesi gerekli bir ibadettir.

    Muhammed Esed : Güneşin doruğu aşmasından gecenin çöküşüne kadar(ki süre içinde) namazı(nı) gereği üzere yerine getir; sabah (namazı) okumasını da (tam bir dikkat ve duyarlık içinde gerçekleştir); çünkü sabah okuması(nda insan) gerçekten de (ulvi olan her şeye) açıktır.

    Ömer Nasuhi Bilmen : Namazı güneşin zevalinden gecenin karanlığına kadar güzelce kıl, sabah namazını da. Şüphe yok ki, sabah namazı müşahede olunmuş bulunmaktadır.

    Şaban Piriş : Güneşin batıya yönelmesinden, gece karanlığı bastırıncaya kadar namazı ve fecr okumasını da yerine getir. Çünkü fecir Kur’an’ının şahitleri vardır.

    Suat Yıldırım : Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar belli vakitlerde namaz kıl ve özellikle sabah namazını! Zira sabah namazı şahitlidir.

    Süleyman Ateş : Güneşin sarkmasından (aşağı kaymasından) gecenin kararmasına (yatsı vaktine) kadar namaz kıl ve sabahın Kur'ân'ın(ı, uzunca Kur'ân okunan sabah namazını) da (unutma). Çünkü sabah Kur'ân (okuması) görülecek şeydir.

    Tefhim-ul Kuran : Güneşin sarkmasından gecenin kararmasına kadar namazı kıl, fecir vakti Kur'an'ını (namazını) da; çünkü fecir vakti (namazda okunan) Kur'an'ı, işte o, şahid olunandır.

    Ümit Şimşek : Güneşin inişe geçmesinden gece karanlığının bastırmasına kadarki namazları dosdoğru kıl. Sabah namazını da öylece kıl; çünkü sabah namazı şahitlidir.

    Yaşar Nuri Öztürk : Güneşin kaymasından/aşağı sarkmasından, gecenin kararmasına kadar namazı kıl. Sabah Kur'an'ını da gözet. Çünkü sabah Kur'an'ı tanıklarca izlenmektedir.

    kaynak : İSRÂ 78. ayeti kerime - Kuran-ı Kerim Meallerini Kıyasla


    Sn.celik_suat bakın google de 3 dakikamı almadı bunları bulmak.

    Sağlıcakla kalınız.

  4. #44
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Nerden
    BURSA
    Yaş
    38
    Mesaj
    155
    Rep Gücü
    7575
    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    ekımı es salâte : namazı kıl, ikame et
    kaynak : İSRÂ 78. ayeti kerime - Kuran-ı Kerim Meallerini Kıyasla

    İkame :yerine koyma, yerine geçme
    kaynak : ikame - ekşi sözlük


    İmam İskender Ali Mihr : Güneşin dönmesinden, gecenin kararmasına kadar namaz kıl. Fecrin Kur'ân'ını (fecr vakti okunan Kur'ân'ı) ikame et (yerine getir)! Çünkü fecrin Kur'ân'ı şahitlidir.

    Diyanet İşleri : Güneşin zevalinden (öğle vaktinde Batı’ya kaymasından) gecenin karanlığına kadar (belli vakitlerde) namazı kıl. Bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazı şahitlidir.

    Abdulbaki Gölpınarlı : Ve namaz kıl güneşin zevâl vaktinde, geceleyin karanlık basınca ve fecir çağında; şüphe yok ki sabah namazı, meleklerin tanık olduğu bir namazdır.

    Adem Uğur : Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar (belli vakitlerde) namaz kıl; bir de sabah namazını. Çünkü sabah namazı şahitlidir.

    Ali Bulaç : Güneşin sarkmasından gecenin kararmasına kadar namazı kıl, fecir vakti (namazda okunan) Kur'an'ı, işte o, şahid olunandır.

    Ali Fikri Yavuz : Güneşin öğlede zevali dolayısiyle gece karanlığına kadar (öğle, ikindi, akşam ve yatsı vakitlerinde) gereği üzere namazı kıl, bir de sabah namazı kıl. Çünkü, sabah namazında gece ve gündüz melekleri hazır bulunur.

    Bekir Sadak : Gunesin batiya yonelmesinden gecenin kararmasina kadar namaz kil; sabah vakti de namaz kil, zira sabah namazina melekler sahit olur.

    Celal Yıldırım : Güneş'in (zeval vaktinde) kaymasından, gecenin kararmasına kadar namaz kıl; bir de Kur'ân'ın (feyiz ve bereketiyie içice olan) sabah namazını kıl; şüphesiz ki sabah namazına (melekler) şâhid olur.

    Diyanet İşleri (eski) : Güneşin batıya yönelmesinden gecenin kararmasına kadar namaz kıl; sabah vakti de namaz kıl, zira sabah namazına melekler şahit olur.

    Diyanet Vakfi : Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar (belli vakitlerde) namaz kıl; bir de sabah namazını. Çünkü sabah namazı şahitlidir.

    Edip Yüksel : Güneşin kaymasından gecenin kararmasına kadar namazı gözet. Sabah Kuran'ını da gözet. Sabahleyin Kuran (okuması) tanık olunur

    Elmalılı Hamdi Yazır : Güneşin kaymasından gecenin kararmasına kadar namazı güzel kıl, bir de kıraetiyle mümtaz olan sabah namazını, zira sabah Kur'anı hakıkaten meşhuddur (şühuda mazhardır)

    Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Güneşin kaymasından, gecenin kararmasına kadar namazı güzel kıl; bir de kıraatıyle seçkin olan sabah namazını; çünkü sabah Kur'an'ı gerçekten şahitlidir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Güneşin batıya kaymasından, gecenin karanlığına kadar (belirli vakitlerde) gereği üzere namazı kıl, bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazında, gece ve gündüz melekleri hazır bulunur.

    Fizilal-il Kuran : Ey Muhammed, güneşin batmaya yöneldiği andan, gece kararıncaya kadar namaz kıl, sabahleyin Kur'an okumayı da ihmal etme. Çünkü sabahleyin okunan Kur'an'ı izleyen (melek)ler vardır.

    Gültekin Onan : Güneşin sarkmasından gecenin kararmasına kadar namazı kıl ve fecir (vakti) Kuran'ı (sabah namazını) da (unutma); işte o, fecir (vakti) Kuran'ı şahid olunandır. (Çeşitli çeviriler...)

    Hasan Basri Çantay : Güneşin (zeval vakfında) kayması ânından gecenin kararmasına kadar güzelce namaz kıl. Sabah namazını da (öylece edâ et). Çünkü sabah namazı şahidlidir.

    İbni Kesir : Güneşin batıya yönelmesinden gecenin kararmasına kadar namaz kıl. Sabah vakti de. Zira sabah vakti görülmesi gerekli bir ibadettir.

    Muhammed Esed : Güneşin doruğu aşmasından gecenin çöküşüne kadar(ki süre içinde) namazı(nı) gereği üzere yerine getir; sabah (namazı) okumasını da (tam bir dikkat ve duyarlık içinde gerçekleştir); çünkü sabah okuması(nda insan) gerçekten de (ulvi olan her şeye) açıktır.

    Ömer Nasuhi Bilmen : Namazı güneşin zevalinden gecenin karanlığına kadar güzelce kıl, sabah namazını da. Şüphe yok ki, sabah namazı müşahede olunmuş bulunmaktadır.

    Şaban Piriş : Güneşin batıya yönelmesinden, gece karanlığı bastırıncaya kadar namazı ve fecr okumasını da yerine getir. Çünkü fecir Kur’an’ının şahitleri vardır.

    Suat Yıldırım : Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar belli vakitlerde namaz kıl ve özellikle sabah namazını! Zira sabah namazı şahitlidir.

    Süleyman Ateş : Güneşin sarkmasından (aşağı kaymasından) gecenin kararmasına (yatsı vaktine) kadar namaz kıl ve sabahın Kur'ân'ın(ı, uzunca Kur'ân okunan sabah namazını) da (unutma). Çünkü sabah Kur'ân (okuması) görülecek şeydir.

    Tefhim-ul Kuran : Güneşin sarkmasından gecenin kararmasına kadar namazı kıl, fecir vakti Kur'an'ını (namazını) da; çünkü fecir vakti (namazda okunan) Kur'an'ı, işte o, şahid olunandır.

    Ümit Şimşek : Güneşin inişe geçmesinden gece karanlığının bastırmasına kadarki namazları dosdoğru kıl. Sabah namazını da öylece kıl; çünkü sabah namazı şahitlidir.

    Yaşar Nuri Öztürk : Güneşin kaymasından/aşağı sarkmasından, gecenin kararmasına kadar namazı kıl. Sabah Kur'an'ını da gözet. Çünkü sabah Kur'an'ı tanıklarca izlenmektedir.

    kaynak : İSRÂ 78. ayeti kerime - Kuran-ı Kerim Meallerini Kıyasla


    Sn.celik_suat bakın google de 3 dakikamı almadı bunları bulmak.

    Sağlıcakla kalınız.
    syn. bursali68;
    bana diyorsunuz copy/paste yapıyorsun diye ama sizde aynısını yapıyorsunuz.eminimki okumuyorsunuz paste ettiğinizi.
    dikkat ederseniz 10-15 kişinin yada kurumun mealini geçmişsiniz.ama hiçbiri sizin savunduğunuzu savunmuyor.benim savunduğumu savunuyor.

    yani bu borcu öde anlamında, yada sevabı yoktur anlamında hiç meal yok.
    sadece yeri,zamanı belli olan bir eylemi gerçekleşirin diyor.

    şimdi şaşkınlığım bir kat daha arttı!!!ikimizde aynı kuran-ı kerim'i aynı ülkenin,aynı düzenin bilirkişilerinden meal alıyoruz, lakin ikimizde farklı anlıyoruz enteresan.yada anlamak istiyoruz, yada istemiyoruz?
    doğrusunu Allah bilir...

    dost'ça kalın....

  5. #45
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye -BaDe- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Nerden
    Eskişehir
    Mesaj
    1.588
    Rep Gücü
    20917
    Konu başlığından ne kadarda uzaklaşılmış, yorumların her birini okudum ama inanın konu başlığına sadık kalan sadece bir kaç yorum görebildim, tabiiki kişisel paslaşmalara dönecek, bu forum kanunu.
    Neyse, bu kısmı geçerek konu başlığına sadık kalarak yorumumu katayım...

    Bu soru aslında cevabı çok net ve çok yalın olan bir soru.
    Çalışmak ibadettir, rızık için çalışmak ibadettir, muhtaç olmamak için çalışmak ibadettir.
    Çalışmadan rızık bekleyenin dini noksandır.

    Kimseye muhtaç olmamak ve ana-baba, çoluk-çocuğunu da muhtaç etmemek için işe gidenin her adımı ibadettir.) [Taberani]
    Geçimini helalinden kazanmak, Allah yolundaki cihad gibidir.[Deylemi]
    Cihad, sadece kılıç sallamak değildir. Ana-babaya, evlada bakmak, kimseye muhtaç olmamak için çalışmak da cihaddır. Çalışıp kimseye yük olmayan mücahiddir. [İ.Asakir]
    RIZIK CALISMASI IBADET DEGIL IHTIYACTIR.
    İnsan rızkını kendisi tayin edemez, rızk ezelden belirlenmiştir, rızık için çalışılmaz, fakat sebepler gereklidir, Allah'ın işleri sebep ve sonuçsuz tecelli olmaz.
    Allah çalışmayı emretmiştir, çünkü İslam dini tembelliği sevmez. Evinin eşinin çocuklarının nafakasını helal yoldan kazanabilmek için akşama kadar güneş altında yanan ya da soğuktan buz tutan beden, daha kıymetlidir Allah katında. Bu hadislerle de sabittir....

  6. #46
    bursali68
    Misafir..
    Alıntı celik_suat´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    syn. bursali68;
    bana diyorsunuz copy/paste yapıyorsun diye ama sizde aynısını yapıyorsunuz.eminimki okumuyorsunuz paste ettiğinizi.
    dikkat ederseniz 10-15 kişinin yada kurumun mealini geçmişsiniz.ama hiçbiri sizin savunduğunuzu savunmuyor.benim savunduğumu savunuyor.

    yani bu borcu öde anlamında, yada sevabı yoktur anlamında hiç meal yok.
    sadece yeri,zamanı belli olan bir eylemi gerçekleşirin diyor.

    şimdi şaşkınlığım bir kat daha arttı!!!ikimizde aynı kuran-ı kerim'i aynı ülkenin,aynı düzenin bilirkişilerinden meal alıyoruz, lakin ikimizde farklı anlıyoruz enteresan.yada anlamak istiyoruz, yada istemiyoruz?
    doğrusunu Allah bilir...

    dost'ça kalın....
    Sn.celik_suat algı problemi yaşamaya başladık galiba.Kuzum ne mezunusunuz?Bir şeyi yerine koyacaksan iki şık çıkar karşına ya BORÇLUSUN ya da EMANETTİR!!!.Sözlük anl***** bakarsanız " Türkçe " olarak YERİNE KOYMAK diyor ben demiyorum sözlük diyor.Türkçe dersine,dil yapısına mı başlayalım konu şimdi oraya mı gitmeli.

    " ama hiçbiri sizin savunduğunuzu savunmuyor.benim savunduğumu savunuyor."

    Sen ne savunuyorsun?Ve neye dayanarak savunuyorsun? " yada sevabı yoktur anlamında hiç meal yok." o zaman siz de " sevabı vardır " ayetlerini sıralayınız sn.celik_suat,işte arşın işte halep.BOKS.Bekliyorum.Ayrıca 5 vakit ayetlerini de yapıştırın buraya da biz de öğrenelim sayenizde 5 vakit buymuş diye.

    " şimdi şaşkınlığım bir kat daha arttı!!!" bu daha başlangıç,daha çok şaşıracaksınız.

    Evet savunmanızı şimdi siz delillendiriniz.

    Ayrıca belki araştırmana ışık olur ;

    FATİHA
    1 - Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.
    2 - Hamd o âlemlerin Rabbi,
    3 - O Rahmân ve Rahim,
    4 - O, din gününün maliki Allah'ın.
    5 - Ancak sana ederiz kulluğu, ibadeti ve ancak senden dileriz yardımı, inayeti. (Ya Rab!).
    6 - Hidayet eyle bizi doğru yola,
    7 - O kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil.

    Bana bir tane daha sure göster başındaki besmele ayet olsun??? Kim dizmiş onu da düşün,ona göre yanıtlarsın umarım.

    5 - Ancak sana ederiz kulluğu, ibadeti ve ancak senden dileriz yardımı, inayeti. (Ya Rab!).
    6 - Hidayet eyle bizi doğru yola,
    7 - O kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil.

    Ve alttaki 3 ayet ne diyor onu da düşün???

    Sonra buraya yazdıklarımıza bak,benim ve senin ne savunuyor ne söylemek istiyoruz???

    Benim söylediğim gayet açık anlarsın anlamazsın o sizin bileceğiniz bir durum,ben bu karmaşayla " bu hamur daha çok su götürür " ve insanlar " ateizme " gider diyorum.Bunun nedeni MEAL yazanların İTİKAT etkisinden çeşitli sebeplerle çıkamamalarından,kurtulamamalarında ve de dil bilgilerinin çoğunlukla Arapça ile sınırlı olduklarından,okuduklarını yazamamaları.Bir küçücük örnek KEVSER!!!

    Bunun sorumlusu ben değilim onlar çok hem de çok basit.Kur'an Hz.Peygamberimiz sağlığında O'nun denetiminde bu günkü halini alsaydı bu karmaşa ortaya çkmazdı,bunu da lütfedip bir düşün.Günümüzdeki rant nasıl ki geçici itibar sağlıyorsa o zaman da sağlıyordu,2000 sene önce de sağlıyordu...Sonuç rant,itibar kazanma,hüküm koyucu olma sevdasıdır ,siz hala arayın bir gün bulursunuz " süper sözlükteki Hanyayı-Konya'yı "

    NOT : Polemik demeye devam et.Bak hemen bir deyim aklıma geldi " kedi ulaşamadığı ete murdar dermiş "

    Aklına estikçe kaynak diyorsun ne yapayım çatı katındaki 20 yıllık döküman,yazılar,kitaplar...dan scan edip teker teker buraya yapıştırayım mı.Kusura bakma da hiç işim olmaz.

    Şaşırıyorsun o zaman seni biraz imtihan edeyim bakalım ne yapacaksın,farzet ki ben dinsizim.İmana geldim ama hangi dini takip edeceğime karar veremiyorum.Yahudi olamam " kan " meselesi o kandan değilim.Geriye dünya üzerinde ağırlığı olan iki din kalıyor,HRİSTİYANLIK-İSLAM.Beni müslüman yap da neyi ne kadar bilip bilmediğinizi bir anlayalım???Böylelikle konu polemikten kurtulur ve bir bir gerçeğe döner,ak koyun kara koyun belli olur,hadi buyrun.

    Ve artık bu başlık altında yazmayacağım,neden mi çünkü sanırım forum yönetimi uyaracak veya kilitleyecektir konuyu.Çünkü başlıktan saptı.

    Sağlıcakla kalınız.

  7. #47
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Çalışmak ibadettir

    Sual: Çalışmak ibadet midir?
    CEVAP
    Müminin çalışması ibadettir. Fakat imansızın çalışması ibadet olamaz. Ben namaz kılmam ama bak çalışıyorum, bu da ibadettir demek yanlıştır. Namaz kılmayanın da çalışması ibadet olmaz.
    Kimseye muhtaç olmamak için çalışmak çok kıymetlidir. Peygamber efendimiz, Hazret-i Muaz ile müsafeha edince buyurdu ki:
    - Ya Muaz, ellerin nasırlaşmış.
    - Evet ya Resulallah, kazma elimde toprakla meşgul oluyor ve bu sayede çoluk çocuğumun nafakasını kazanıyorum.
    Fahr-i kâinat efendimiz, Hazret-i Muaz’ı öpüp buyurdu ki:
    - Bu eli Cehennem yakmaz. (Tibyan)

    Yine bir gün bir genç, sabah erkenden işine gidiyordu. Eshab-ı kiramdan bazıları, bunu uygun görmediler. Orada bulunan Peygamber efendimiz buyurdu ki:
    (Öyle söylemeyiniz! Eğer kimseye muhtaç olmamak, ana babasını ve aile efradını muhtaç etmemek için işine gidiyorsa, her adımı ibadettir. Eğer kazanacağı para ile öğünmek, keyf sürmek niyetinde ise, şeytanla beraberdir.) [Taberani]

    Görüldüğü gibi bir müslümanın iyi niyetle çalışması ibadettir. Fakat kâfirin ve her haramı işleyen kimsenin çalışması ibadet olmaz. Namaza ne lüzum var, çalışmak da ibadettir demek çok yanlıştır. Böyle söyleyen kâfir olur. Namaz kılan, haramlardan kaçan kimsenin iyi niyetle çalışması ibadettir. (K. Saadet)

    Rızk için çalışmak
    Allahü teâlâ, her insanın ve her hayvanın rızkını ezelde takdir etmiş, ayırmıştır. İnsanların ve hayvanların ecelleri ve nefeslerinin sayısı belli olduğu gibi, her insanın rızkı da bellidir. Rızk hiç değişmez. Azalmaz ve çoğalmaz. Kimse kimsenin rızkını yiyemez. Kimse kendi rızkını yiyip bitirmeden ölmez. Bu konudaki âyet-i kerimelerden birkaçının meali şöyle:
    (Allahü teâlânın rızk vermediği, bir canlı yoktur.) [Hud 6]

    (Birçok canlı, rızkını kendi elde edemez. Sizin de, onların da rızkını Allah verir.) [Ankebut 60]

    (Rabbin, rızkı dilediğine bol verir, dilediğine daraltır.) [İsra 30]

    Allah’ın kimine çok, kimine az rızk verdiğini çok kimse bilmez. (Sebe 36)

    Allah’tan korkana ummadığı yerden rızk gelir. (Talak 2,3)

    Herkesin rızkı ayrılmıştır
    İnsan, rızkını aradığı gibi, rızk da, sahibini arar. Çok fakirler vardır ki, zenginlerden daha iyi, daha mutlu yaşar. Allahü teâlâ kendisinden korkanlara, dinine sarılanlara, ummadıkları yerden rızk gönderir. Allahü teâlâ, insanları yaratırken, ömürleri gibi, rızklarını da takdir etmiştir. Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şöyle:
    (Allahü teâlâ, müminin rızkını ummadığı yerden verir.) [İ.Hibban]

    (Allah’tan korkun, istediğiniz şeylere kavuşmak için, iyi sebeplere yapışın. Kötü sebeplere yanaşmayın! Hiç kimse, takdir edilen rızkına kavuşmadıkça ölmez.) [Hakim]

    (Eceliniz sizi nasıl takip ederse, rızkınız da öylece takip eder. Rızk için sıkıntı çekerseniz, Allahü teâlânın emrine uygun hareket edin.) [Taberani]

    (Allah korkusunu sermaye edinen, rızkına ticaretsiz ve sermayesiz kavuşur.) [Taberani]

    (Allahü teâlâya tam tevekkül etseydiniz, sabah aç gidip, akşam tok dönen kuşlar gibi rızka kavuşurdunuz.) [Tirmizi]

    Helal rızka kavuşmak isteyen sebeplerine yapışmalıdır! Para kazanmak, malı arttırır. Fakat, rızkı arttırmaz. Rızk, mukadderdir. Yani ezelde ayrılmıştır. Rızk, maaşa, mala, çalışmaya bağlı değildir. Fakat Allah emrettiği için çalışmak gerekir. Çünkü, Allahü teâlânın işleri, sebepler altında tecelli eder. Âdet-i İlahiye böyledir. Fakat, bazen, sebebe yapışıldığı halde, iş hasıl olmayabilir. Yahut, sebepsiz de, hasıl olabilir.

    Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şöyle:
    (Rızkının bol olmasını isteyen, sıla-i rahm etsin!) [Buhari]

    (Sadaka vermeye devam edenin rızkı artar!) [İbni Mace]

    (Cömerdin evine rızk, devenin göğsüne vurulan bıçaktan daha tez gelir.) [İbni Mace]

    (İstiğfara devam eden, ummadığı yerden rızıklanır.) [İbni Mace]

    (Namaz kılmak rızkın bereketine sebep olur.) [Miftah-ül cenne]

    (Hanımı ile [iyi geçinip] şakalaşanın, rızkı artar.) [İ.Lal]

    Fakirliğe sebep olan şeyler
    Bazı şeyler fakirliğe yol açar, rızkın güçlükle gelmesine sebep olur. Mesela tırnağı uzun olanın rızkı meşakkat ile, sıkıntı ile hasıl olur. Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şöyle:
    (Günah işlemek, rızktan mahrumiyete sebep olur.) [İbni Mace]

    (Yalan söylemek rızkı azaltır.) [İsfehani]

    (Zina fakirliğe yol açar.) [Beyheki]

    (Sabah uykusu rızka manidir.) [Beyheki]
    [Rızkların dağılması sabah namazından sonra olur. Manevi rızkların dağılması ise ikindi namazından sonradır. Bu iki vakitte uyumamaya dikkat etmelidir! (El-Envar)]

    (Sabah namazını kıldıktan sonra uyumayın, rızkınızı aramaya çalışın!) [Taberani]

    (Hak teâlâ rızkları, fecr ile güneşin doğacağı vakitler arasında verir.) [Beyheki]

    (Rızka kavuşan çok hamd etsin!) [Hatib]

    Hamd etmek, Allahü teâlâya şükretmek demektir. Her nimetin Allahü teâlâdan geldiğine inanmak gerekir. Allahü teâlâ, Hazret-i Musa’ya buyurdu ki:
    (Kendine verdiğim nimeti, benden bilip kendinden bilmeyen, nimetlerin şükrünü eda etmiş olur. Rızkını kendi çalışması ile bilip, benden bilmeyen ise, nimetin şükrünü eda etmemiş olur.) [İ.Gazali]

    Zarardan dönmek gerekir
    Zararın neresinden dönülürse kârdır. Rızk endişesiyle, harama el uzatmamalı ve şu hadis-i şerifin muhatabı olmamalıdır:
    (Bir zaman gelir ki, insanlar, yalnız malın, paranın gelmesini düşünür, helalini ve haramını düşünmezler.) [Buhari]

    Allahü teâlâ, herkesin rızkını ezelde takdir etmiş, ayırmıştır. Rızk değişmez, azalıp çoğalmaz. Kimse kimsenin rızkını yiyemez. Allahü teâlânın 99 isminden biri Rezzak'tır, her varlığın rızkını vericidir. Allahü teâlâ, (Herkesin rızkı bana aittir) buyuruyor. Rızk için Allahü teâlânın verdiği söze güvenmelidir! Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Yeryüzündeki her canlının rızkı, Allah’a aittir.) [Hud 6]

    Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
    (Rızk için üzülme, takdir edilen [ezelde ayrılmış olan] rızk seni bulur.) [İsfehani]

    (Rızkı genişleten, daraltan, gönderen yalnız Allahü teâlâdır.) [Redd-ül Muhtar]

    (Allah’tan kork, rızkını güzel yoldan ara, helali al, haramı terk et!) [İbni Mace]

    (Rızkını gecikmiş sayma! Hiç kimse, rızkına kavuşmadıkça ölmez.) [Hakim]

    (Hiç kimse, nasibinden fazla rızka kavuşamaz. Rızkına kavuşup yemedikçe de ölmez. İstemese de rızkı kendisine verilir.) [Hakim]

    (Hak teâlâ, Hazret-i Adem'e bin çeşit sanat öğretip buyurdu ki: Neslin, bu sanatlardan biri ile rızkını arasın! Sakın dini geçim vasıtası yapmasın!) [Hakim]

    (Zikrin hayırlısı hafi [gizli] olanı, rızkın hayırlısı ise kâfi olanıdır.) [Beyheki]

    (Allahü teâlâ sevdiğine, rızkını kâfi [yetecek kadar] verir.) [Ebuşşeyh]

    (Allahü teâlânın verdiği rızka kanaat eden mümin kurtulmuştur.) [Müslim]

    (Helal kazanmak için sıkıntı çekene, Cennet vacip olur.) [İ.Gazali]

    (En güzel rızk, helale, harama dikkat edilerek kazanılandır.) [Nesai]

    Peygamber efendimiz, (Eğer Allah korkusunu kendinize sermaye edinirseniz, rızkınız, ticaretsiz ve sermayesiz gelir) buyurup şu mealdeki âyeti okudu:
    (Kim Allah’tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder ve rızkını ummadığı yerden gönderir.) [Taberani-Talak 2,3]

    Allahü teâlâ emrettiği için çalışan, rızkını helal yoldan arayan, ezeldeki rızkına kavuşur. Rızkı da bereketli olur. Bu çalışmaları için de sevap kazanır. Eğer, rızkını haram yoldan ararsa, yine ezelde ayrılmış olan rızka kavuşur. Fakat, bu rızk ona hayırsız, bereketsiz olur, kazandığı günahlar da, onu felaketlere sürükler.
    Hazret-i Hızır'ın tamir ettiği binanın altındaki altın levhada şunlar yazılı idi:
    (Ölüm hak iken gülüp eğlenen, kadere inandığı halde üzülen, rızka Allahü teâlâ kefil iken zahmetlere giren, Kıyamette sorgu-sual varken gaflete dalan, fâniliğini bildiği dünyaya bel bağlayan kimseye nasıl hayret edilmez?)

    Dünya için çalışmak
    Sual: Bir hadis-i şerifte, "Dünyaya, burada kalacağınız kadar, ahirete de, orada kalacağınız kadar çalışınız!" buyuruluyor. Ne kadar büyük olursa olsun, bir sayının sonsuzun yanındaki değeri sıfır kabul edildiğine göre, dünya için hiç çalışmamak gerekmez mi?
    CEVAP
    Dinimiz, dünyaya da, ahirete de çalışmayı emretmektedir. Kur'an-ı kerimde mealen (Dünyadan da nasibini unutma!) buyuruluyor. [Kasas 77]

    Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
    (Dünyanızı ıslaha, düzeltmeye çalışınız! Yarın ölecekmiş gibi de ahiret için amel ediniz!) [Deylemi]

    (Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi de ahiret için çalışınız!) [İbni Asakir]

    (Sizin hayırlınız, ahireti için dünyasını, dünyası için ahiretini terk etmeyen ve insanlara yük olmayandır.) [Deylemi]

    (Dünya malından ayrılınca üzülmek, buna kavuşunca sevinmek ve azgınlık yapmak, insanı Cehenneme götürür.) [Tirmizi]

    (Dünyayı seven, ahiretine zarar verir. Ahireti seven, dünyasına zarar verir. O halde, devamlı olanı, geçici olana tercih etmelidir.) [Beyheki]

    (İlim, Allah rızası için değil, dünya menfaati için öğrenildiği ve ibadetler, dünya menfaatlerine alet edildiği zaman fitneler zuhur edecektir.) [A.Rezzak]

    Kur'an-ı kerimde de mealen buyuruluyor ki:
    (Mal ve evlat dünya hayatının süsüdür. Baki olan, salih ameller, Rabbinin katında, mal ve evlatlardan ve dünyalıklardan iyidir.) [Kehf 46]

    İmam-ı Maverdi hazretleri buyuruyor ki:
    Dünya çalışma yeridir. Hadis-i şerifte, (Dünya ne güzel binektir. Ona binin ki, sizi ahirete kavuştursun!) buyuruluyor. Dünya mutlak manada kötü değildir. Ahiret azığını hazırlayanlar için servet yurdudur. İbrahim aleyhisselam, (Ya Rabbi ne zamana kadar daha dünyayı takip edeceğim) dediği zaman Allahü teâlâ buyurdu ki:
    (Ya İbrahim, böyle konuşma! Çoluk çocuğunun nafakası için çalışmak dünya talebi değil ki ondan şikayet edilsin!) [Edeb-üd-dünya]

    Dünya bir alet, bir vasıtadır. Bu vasıtayı iyi yolda kullanan kazanır, kötü yolda kullanan kaybeder. Mesela size yeni, güzel bir araba veriyorlar. (Bu araba ile, şu kadar zamanda şu karşıdaki köprüyü geçerseniz, kurtuluşa ereceksiniz) deniyor. Siz de, arabaya bakıp (Ne kadar da güzelmiş) diyerek onu sevmekle meşgul olur, verilen zaman içinde karşıya geçmezseniz, düşman gelir, sizi kıskıvrak yakalar, köprüyü geçemezsiniz. Bu vasıta, yolcuları sahile çıkaran bir gemi de olabilir. Bu vasıtaya zamanında binip gitmeyen kurtulamaz. Dinimiz bu vasıtayı, kötülememiştir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Dünya, ahiretin tarlasıdır.) [Deylemi]

    (Dünya, ahiretin köprüsüdür.) [Deylemi]

    (Allah rızasını kazanmak, ahiret azığını temin etmek için, dünya ne güzel yerdir. Allah rızasını kazanmayan, ahiret azığını temin etmeyen için de, dünya ne kötü yerdir. Bir kimse, "Allah dünyayı rezil etsin!" derse, dünya da ona, "Hangimiz Rabbimize asi oluyorsa, Allah onu rezil etsin!" der.) [Hakim, İbni Lal]

    (Dünyaya sövmeyin; çünkü mümin için ne güzel bir binektir. Hayra onunla erişilir, şerden onunla kurtulunur.) [Deylemi, İbni Neccar]

    Dinimiz, bu bineğin sevgisini kötülemiştir. Yani "Binek ne güzelmiş" diyerek, onunla meşgul olup hedefe varmamak kötülenmiştir. Nitekim, hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Dünya sevgisi bütün günahların başıdır.) [Beyheki, İbni Ebiddünya]

    Demek ki, bineği sevmekle meşgul olmayıp, binip bir an önce saadet diyarına gitmeye çalışmalıdır!
    Bizi maksadımıza ulaştıran bineğin iyi, sağlam olması istenir. Onun için Allahü teâlânın bize verdiği akıl, sağlık, mal gibi nimetleri yerinde kullanmalıdır! Cenab-ı Hak, dünya saadetini de istememizi emrediyor. (Ey Rabbimiz, bize dünyada da ahirette de iyilik, güzellik ver!) diye dua etmemizi istiyor. (Bekara 201)

    Haksız kazanç
    Muhammed aleyhisselam Peygamber olarak gönderilince, şeytanlar İblisin başında toplanıp üzüntülerini bildirdiler. Bunun üzerine İblis onlara, (Bunlar dünyayı sever mi?) dedi. Onlar, evet deyince, (Öyleyse üzülecek bir şey yok. Onlara haksız kazanç sağlatırım. Lüzumsuz masraf yaptırır, lüzumlu yere de harcatmam. Zaten her kötülük bu üç şeyden meydana gelir) dedi.

    Dünyalık için ne kadar üzülürsen o nispette ahiret sevgisi kalbden çıkar. Ahiret için ne kadar üzülürsen, o nispette dünya sıkıntısı kalbden çıkar. Dünyada herkes misafirdir. Yanındaki şeyler emanettir. Misafirin gitmekten, emanetin ise geri alınmaktan başka çaresi yoktur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Dünya mümine zindan, kâfire Cennettir.) [Müslim]

    Mümine dünyanın zindan olması, Cennete nispetledir. Cennette Müminler, gözlerin görmediği, kulakların duymadığı, akla ve hayale gelmeyen büyük nimetlere kavuşacaklardır. Hiçbir sıkıntı görmeyeceklerdir. Cennetin sonsuz nimetleri karşısında dünya hayatı, müminler için bir zindan, bir Cehennem azabı gibi gelecektir. Kâfirler için Cehennem azabı o kadar şiddetli olacaktır ki, dünyadaki en şiddetli işkence bile onlar için çok hafiftir.

    Çok kazanmak için çok çalışmak
    Sual: Çok kazanmak için çok çalışmak dine aykırı mıdır?
    CEVAP
    Kendinin ve çoluk çocuğunun nafakasını kazanacak ve borçlarını ödeyecek kadar çalışıp kazanmak farzdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Çalışıp kazanmak farzdır.) [Taberani]

    Çoluk çocuğunun bir yıllık nafakasını toplayacak kadar çalışmak mubahtır. Müslümanlara yardım için, cihad etmek için fazla çalışıp kazanmak müstehaptır, iyidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (İnsanların en iyisi, insanlara faydalı olandır.) [Kudai]

    Gösteriş için, övünmek için kazanmak tahrimen mekruhtur. Çalışmak rızkı artırmaz. Çalışmak takdir edilen rızka kavuşturmaya vesiledir. Rızkı veren Allahü teâlâdır. Çalışmak sebebe yapışmaktır. Sebeplere yapışmak sünnettir. (El-İhtiyar)

    Ahiret sevabı için, (çok kazanmak için, çok kazanmak gerekir) sözü elbette pek hoştur.
    Kur'an-ı kerimde mal için hayır adı verilmiş ve mal övülmüştür. Hadis-i şerifte de buyuruluyor ki:
    (Bir zaman gelir ki, kişi dinini ve dünyasını ancak para ile ayakta tutabilir.) [Taberani]
    Dinimiz, parayı değil, paranın sevgisini kötülemiştir.

    İbrahim aleyhisselam, Peygamber olup puta tapmaktan çok uzak olduğu halde, (Ya Rabbi, beni ve çocuklarımı puta tapmaktan koru!) diye dua etmiştir. Puttan maksat para sevgisidir.
    Demek ki, parayı sevmek, puta tapmaya benzetilmiştir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Paraya tapan helak olur.) [Tirmizi]

    (Altın ve gümüşün [paranın] kuluna lanet olsun!) [Tirmizi]

    (Paraya gönül vermek, sizden öncekileri mahvettiği gibi sizi de mahvedebilir.) [Taberani]

    (Bir zaman gelir ki, kaygısı mide, şerefi mal, kıblesi kadın, dini para olan kimseler çıkar. Bunlar halkın şerlileridir.) [Sülemi]

    Hadis-i kudside de buyuruldu ki:
    (Hak teâlâ buyurdu ki, "Ey dünya, bana hizmet edene hizmetçi ol! Sana hizmet eden de senin hizmetçin olsun.") [Ebu Nuaym]

    Dünya kötü mü?
    Sual: Dinimizde dünya ne demektir?
    CEVAP
    Dünya, haram ve mekruhlardır. Dünya, mal, servet, dünyalık, rızk gibi manalara da gelir.
    İmam-ı Rabbani hazretleri buyurdu ki:
    Dünya, seni Allahü teâlâdan uzaklaştıran şeyler, demektir. Kadın, çocuk, mal, rütbe, mevki düşüncesi Allahü teâlâyı unutturacak kadar aşırı olursa, dünya olur. Çalgılar, oyunlar, faydasız, boş şeylerle vakit geçirmek (Kumar, kötü arkadaş, kötü filimler, mecmua ve romanlar) hep bunun için dünya demektir. Din ile dünyayı birlikte kazanmak imkansızdır. Ahireti kazanmak isteyenin dünyadan vazgeçmesi gerekir.

    Bu zamanda dünyayı tamamen terk etmek kolay değildir. Hiç olmazsa hükmen terk etmek yani terk etmiş sayılmak gerekir. Bu da her işte İslamiyet’e uymak demektir. Yiyecekte, içecekte, giyecekte ve ev kurmakta İslamiyet’e uymak gerekir.

    Dünya ahiretin kazanç yeridir. Kazanç yeri kötülenmez. Haram kazanç kötülenir. Dünyayı kötüleyen hadis-i şeriflere bu açıdan bakmak gerekir.
    Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki.
    (Dünya sevgisi bütün hataların başıdır.) [Hakim]

    (Dünya melundur. Yalnız Allah için olanlar müstesnadır.) [İbni Mace]

    (Dünya peşinde koşan, açgözlü olur, hep yokluk içinde kıvranır, işleri zorlaşır, nasibinden de fazla bir şeye kavuşamaz. Ahiret için çalışanın da, işleri kolaylaşır, gönlü zenginleşir, yüz çevirdiği dünyalık da kendisine teveccüh eder.) [Tirmizi]

    (Emeli hep dünya olanın, Hak indinde değeri yoktur. Bunun meşgalesi tükenmez, fakirlikten kurtulamaz, zenginliğe kavuşamaz, sonu gelmeyen boş kuruntularla oyalanır.) [Taberani]

    (Ateşin odunu yediği gibi, dünya sevgisi de imanınızı yer.) [İ.Gazali]

    (Kalbinizi, dünyadan bahsederek meşgul etmeyin!) [Beyheki]

    (Dünyanın yükselttiği her şeyi Allahü teâlâ alçaltır.) [Buhari]

    (Allahü teâlâ, bir kimseye ahireti kazanması için dünyayı verir, ama dünya için ahireti vermek istemez.) [Deylemi]

    (Allahü teâlâ, dünyanın akıbetini, yenilen yemeğin akıbetine benzetmiştir.) [Taberani]

    (Dünyadan yüz çevir ki, Allahü teâlâ seni sevsin! Halkın eline bakma ki seni sevsinler.) [İbni Mace]

    (Dünyayı ahirete tercih eden, üç şeye maruz kalır. Sıkıntısı hiç eksilmez, yokluktan kurtulmaz ve doymak bilmeyen bir hırsa kapılır ki, hiç bir zaman boş vakit bulamaz.) [Taberani]

    (Cenneti isteyen hayra koşar, Cehennemden korkan, haramlardan kaçar. Ölümü bekleyen dünya lezzetlerini terk eder. Dünyaya meyledene musibetler yağar.) [İbni Hibban]

    (Allahü teâlâ bir kuluna hayır murat edince, onu dünyadan uzaklaştırır, ahirete teşvik eder ve kusurlarını kendine gösterir.) [Deylemi]

    (Tahsilsiz ilme, rehbersiz hidayete kavuşmak isteyen, dünyadan yüz çevirsin!) [İ.Gazali]

    Zenginlik ve saltanat
    Mal ve makam sahibi olmak başka, mal ve makam sevgisi başkadır. Dünya ve ahiret saadetine kavuşmak ve insanlara hizmet edebilmek için mal ve makam sahibi olmak çok iyidir. Bütün dünya bir kimsenin olsa, mala mağrur olmadan dine uygun harcasa, çok büyük sevap kazanır. Süleyman aleyhisselam, büyük bir zenginlik ve saltanat içinde yüzdüğü halde, Cenab-ı Hak, Kur'an-ı kerimde, (O ne iyi kuldur) diye övmektedir. (Sad 30)

    Peygamber efendimizden sonra insanların en üstünü olan Hazret-i İbrahim’in ovaları dolduran davarları yanında yalnız yarım milyon sığırı vardı. Mal ve makamı kötüye kullanmak zararlıdır.
    İnsanı iyilik etmekten alıkoyan her şey dünyadır. Kur'an-ı kerimde, Cennetin, makam hırsıyla büyüklük taslamayan kimselere verileceği bildirilmektedir.
    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    ("La ilahe illallah" diyen, dünyayı dinden üstün tutmadıkça, Allahü teâlânın gazabından ve azabından kurtulur. Dini bırakıp dünyaya [haramlara] sarılırsa, Allahü teâlâ, ona; "Yalan söylüyorsun" buyurur.) [Hakim]

    (Dünya işi için üzülen Allahü teâlâya karşı öfkelenmiş olur.) [Taberani]

    (Din işlerinde kendinden üstün olanı görüp ona uyan, dünya işlerinde ise kendinden aşağısına bakıp Allahü teâlâya hamd eden şükretmiş olur.) [T.Gafilin]

    Çalışmadan rızk beklemeyin
    Sual: Fakirlikten kurtuluş için dua var mıdır?
    CEVAP
    Dinimiz çalışarak kazanmayı emretmektedir. Hazret-i Ömer, (Çalışın, kazanın! Çalışmadan rızk beklemeyin! Allahü teâlâ gökten para yağdırmaz) buyurdu. Hazret-i Lokman Hakim de, (Çalış, kazan! Çalışmayıp muhtaç olanın dini ve aklı noksandır) buyurdu. Rızk için endişe etmemelidir!
    Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Her canlının rızkı Allah’a aittir.) [Hud 6]

    (Şeytan, sizi fakirlikle korkutup, fahşaya sürükler [cimriliğe, her türlü kötülüğe teşvik eder.]) [Bekara 268]

    (Yeryüzüne dağılın, Allah’ın fazlından rızkınızı arayın!) [Cuma 10]

    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Rızk için üzülme, takdir edilen rızk seni bulur.) [İsfehani]

    (En güzel rızk, helale, harama dikkat edilerek alın teri ile kazanılandır.) [Nesai]

    (Çalışıp kazanmak her müslümana farzdır.) [Taberani]

    (İbadet on kısımdır, dokuzu çalışıp helal kazanmaktır.) [Deylemi]

    (Kimseye muhtaç olmamak ve ana-baba, çoluk-çocuğunu da muhtaç etmemek için işe gidenin her adımı ibadettir.) [Taberani]

    (Allahü teâlâ sanat sahibi mümini sever.) [Taberani]

    (Çalışmayıp kendini sadaka isteyecek hâle düşüren 70 şeye muhtaç olur.) [Tirmizi]

    (Geçimini helalinden kazanmak, Allah yolundaki cihad gibidir.) [Deylemi]

    (Cihad, sadece kılıç sallamak değildir. Ana-babaya, evlada bakmak, kimseye muhtaç olmamak için çalışmak da cihaddır. Çalışıp kimseye yük olmayan mücahiddir.) [İ.Asakir]

    Çalışmak farzdır
    Nafakasını kazanacak ve borçlarını ödeyecek kadar çalışıp kazanmak farzdır. Cafer Huldi hazretleri, (Büyüklerimiz, kendi için değil, din kardeşlerine yardım için, çalışıp kazanmıştır) buyuruyor. Müslümanlara yardım için, cihad etmek için fazla çalışıp kazanmak müstehaptır, iyidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (İnsanların en iyisi, insanlara faydalı olandır.) [Kudai]

    Şu duayı okuyan fakirlikten kurtulur demek, o dua kabul olmuşsa, ona bir çalışma kapısı açılır veya ummadığı yerden rızka kavuşur demektir. Hastalığı için dua eden de şifaya sebep olan ilaca veya başka bir sebeple sıhhate kavuşur. Çalışmak rızkı artırmaz. Rızkı veren Allahü teâlâdır. Çalışmak sebebe yapışmaktır. Sebeplere yapışmak sünnettir. (El-İhtiyar)

    İhtiyaçtan kurtulmak, bereketli rızka kavuşmak için sebeplere yapışmalıdır!
    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Ömrüm uzun, rızkım bol olsun diyen, akrabasını ziyaret etsin, görüp gözetsin!) [İ. Ahmed]

    (Sabah uykusu rızka manidir.) [Beyheki]

    (İhtiyaçlarını insanlara açan, ihtiyaçtan kurtulamaz. Allahü teâlâya arz eden ise, ihtiyaçtan kurtulur.) [Hakim]

    (Allah korkusunu sermaye edinen, rızka ticaretsiz ve sermayesiz kavuşur. Kur'an-ı kerimde, "Kim Allah’tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder ve rızkını ummadığı yerden gönderir" buyuruldu.) [Talak 2, 3 - Taberani]

    (Rızka kavuşan çok hamd etsin! Rızkı azalırsa istiğfar etsin!) [Hatib]
    [Hamd, "Elhamdülillah", İstiğfar, "Estağfirullah" demektir. İstiğfar etmek, günahların affına sebep olan iyilikleri yapmaktır.]

    (Eve girerken "İhlas" suresini okuyan, fakirlik görmez.) [T.Kurtubi]

    (Sıkıntıya düşen veya borçlanan, bin kere "La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim" derse, Allahü teâlâ işini kolaylaştırır.) [Şir’a]

    [Duaların kabul olması için Ehl-i sünnet itikadında olmak, Allahü teâlânın emirlerini yapıp yasaklarından kaçmak gerekir.]

    Kaynak : Dinimiz İslam

  8. #48
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!

    Sn. BaDe; Aslinda yazdiginiz ravi rivayetlerinin, gerek sart kiplerine dikkat etseydiniz,
    Basligin cevabini ortaya koyardiniz diye dusunuyorum.

    Allah cc nun herseyde etkisinin olmasi,
    Herseyin Ibadet olmasi demek midir?

    Allah cc dilemezse siz dileyemezsiniz.-Kur’an
    Oyleyse ne yaparsak Ibadettir,sorumlusu Allah cc dur.....mu?
    Hani a-teistler yaziyorlar ya????

    Bakin simdi;
    Musrikler derler ki;Allah cc dilemeseydi bizde inanmazdik.-Kur’an
    Bu kisilerde calisirlar,Allah cc na inanirlar,herseyin O’ndan geldigini bilirler.
    Musrik olmalari Herseyi Allah vermiyor demeleri degildir.Aksine Allah cc nun verecekleri icin,
    Kendileri ile,Allah cc arasinda aracilik etmeleri icin besere tabi olmalaridir.
    39.3. Gözünüzü açıp kendinize gelin! Arı-duru din yalnız ve yalnız Allah'ındır! O'nun yanında birilerini daha veliler edinerek, "Biz onlara, bizi Allah'a yaklaştırmaları dışında bir şey için kulluk etmiyoruz." diyenlere gelince, hiç kuşkusuz, Allah onlar arasında, tartışıp durdukları konuyla ilgili hükmü verecektir. Şu bir gerçek ki, Allah, yalancı ve nankör kişiyi iyiye ve güzele kılavuzlamaz.
    Allah cc nun verilmesini istedigi cevap ise;
    6.14.De ki: "Göklerin ve yerin Fâtır'ı olan o yaratıcıdan, o yedirip doyuran ama kendisi yedirilip beslenmeyen Allah'tan başkasını mı velî edineyim?" De ki: "Bana, İslam'ı/Allah'a teslim olmayı seçenlerin ilki olmam emredildi." Ve sakın şirke sapanlardan olma!
    Gordugun gibi musrikte Allah cc adina yapiyor.Kur’an ise neden saptigini bildiriyor.

    Allah çalışmayı emretmiştir, çünkü İslam dini tembelliği sevmez.
    Diyorsunuz da bakin simdi:
    Kur’an Kuryes kavmine indi.
    Kuryes donemin ve bolgenin en caliskan toplulugu.
    Kervanlarla bilinen dunyayi dolasip mal ticareti yapiyorlar.
    Hatta Muhammed as oncelerde,Hatice ra. nin Kervan basisi.
    Zengin bir kavim,caliskan bir kavim.
    Kur’an yollayip rizik icin calisin der mi?

    Insan oglu olmemek icin yaratilisi geregi calismak zorunda.
    Istesede istemesede.Rizkini calisarak cikarir.
    Cikardigi rizkin miktari/olcusu/kaderi Allah cc nun takdiridir.
    Ilgili ayetleri yazi uzamasin diye yazmadim.

    Baslikta soru bu calismak mi ibadettir,
    Yoksa Kur’an’da ki ibadet kapsamindaki calisin emri baska bir calismami..

    Bakin Kur’an ortada.
    Soru hangi calismak ibadettir?
    Ip ucu:Rizik calismasi Ihtiyactir,ibadet degildir.

    Siz ise;Rizki veren Allah cc dur.Onun icin Ibadettir.
    Cevabi veriyorsunuz.

    Herseyi Allah cc veriyor.Putlarida.
    Isi bu noktadan alirsaniz sn.Wayt’in uyardigi basliga atifta bulunursunuz.

    Islam/Kur’an dairesinde hangi calismak ibadettir?
    Yillarca:”Ben ibadetlerimi yerine getiremiyorum ama
    Ailemin rizki icin calisiyorum.Vaktim olmuyor.
    Hadisler var!Oda ibadettir.”
    Savunmasiyla ahirete gideceklere Kur’an

    Evet haklisiniz mi diyor!Yoksa
    Hayir cezalandirilacak siniz mi diyor!

    HANGI CALISMAK IBADETTIR?

  9. #49
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Nerden
    BURSA
    Yaş
    38
    Mesaj
    155
    Rep Gücü
    7575
    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sn.celik_suat algı problemi yaşamaya başladık galiba.Kuzum ne mezunusunuz?Bir şeyi yerine koyacaksan iki şık çıkar karşına ya BORÇLUSUN ya da EMANETTİR!!!.Sözlük anl***** bakarsanız " Türkçe " olarak YERİNE KOYMAK diyor ben demiyorum sözlük diyor.Türkçe dersine,dil yapısına mı başlayalım konu şimdi oraya mı gitmeli.

    " ama hiçbiri sizin savunduğunuzu savunmuyor.benim savunduğumu savunuyor."

    Sen ne savunuyorsun?Ve neye dayanarak savunuyorsun? " yada sevabı yoktur anlamında hiç meal yok." o zaman siz de " sevabı vardır " ayetlerini sıralayınız sn.celik_suat,işte arşın işte halep.BOKS.Bekliyorum.Ayrıca 5 vakit ayetlerini de yapıştırın buraya da biz de öğrenelim sayenizde 5 vakit buymuş diye.

    " şimdi şaşkınlığım bir kat daha arttı!!!" bu daha başlangıç,daha çok şaşıracaksınız.

    Evet savunmanızı şimdi siz delillendiriniz.

    Ayrıca belki araştırmana ışık olur ;

    FATİHA
    1 - Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.
    2 - Hamd o âlemlerin Rabbi,
    3 - O Rahmân ve Rahim,
    4 - O, din gününün maliki Allah'ın.
    5 - Ancak sana ederiz kulluğu, ibadeti ve ancak senden dileriz yardımı, inayeti. (Ya Rab!).
    6 - Hidayet eyle bizi doğru yola,
    7 - O kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil.

    Bana bir tane daha sure göster başındaki besmele ayet olsun??? Kim dizmiş onu da düşün,ona göre yanıtlarsın umarım.

    5 - Ancak sana ederiz kulluğu, ibadeti ve ancak senden dileriz yardımı, inayeti. (Ya Rab!).
    6 - Hidayet eyle bizi doğru yola,
    7 - O kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil.

    Ve alttaki 3 ayet ne diyor onu da düşün???

    Sonra buraya yazdıklarımıza bak,benim ve senin ne savunuyor ne söylemek istiyoruz???

    Benim söylediğim gayet açık anlarsın anlamazsın o sizin bileceğiniz bir durum,ben bu karmaşayla " bu hamur daha çok su götürür " ve insanlar " ateizme " gider diyorum.Bunun nedeni MEAL yazanların İTİKAT etkisinden çeşitli sebeplerle çıkamamalarından,kurtulamamalarında ve de dil bilgilerinin çoğunlukla Arapça ile sınırlı olduklarından,okuduklarını yazamamaları.Bir küçücük örnek KEVSER!!!

    Bunun sorumlusu ben değilim onlar çok hem de çok basit.Kur'an Hz.Peygamberimiz sağlığında O'nun denetiminde bu günkü halini alsaydı bu karmaşa ortaya çkmazdı,bunu da lütfedip bir düşün.Günümüzdeki rant nasıl ki geçici itibar sağlıyorsa o zaman da sağlıyordu,2000 sene önce de sağlıyordu...Sonuç rant,itibar kazanma,hüküm koyucu olma sevdasıdır ,siz hala arayın bir gün bulursunuz " süper sözlükteki Hanyayı-Konya'yı "

    NOT : Polemik demeye devam et.Bak hemen bir deyim aklıma geldi " kedi ulaşamadığı ete murdar dermiş "

    Aklına estikçe kaynak diyorsun ne yapayım çatı katındaki 20 yıllık döküman,yazılar,kitaplar...dan scan edip teker teker buraya yapıştırayım mı.Kusura bakma da hiç işim olmaz.

    Şaşırıyorsun o zaman seni biraz imtihan edeyim bakalım ne yapacaksın,farzet ki ben dinsizim.İmana geldim ama hangi dini takip edeceğime karar veremiyorum.Yahudi olamam " kan " meselesi o kandan değilim.Geriye dünya üzerinde ağırlığı olan iki din kalıyor,HRİSTİYANLIK-İSLAM.Beni müslüman yap da neyi ne kadar bilip bilmediğinizi bir anlayalım???Böylelikle konu polemikten kurtulur ve bir bir gerçeğe döner,ak koyun kara koyun belli olur,hadi buyrun.

    Ve artık bu başlık altında yazmayacağım,neden mi çünkü sanırım forum yönetimi uyaracak veya kilitleyecektir konuyu.Çünkü başlıktan saptı.

    Sağlıcakla kalınız.

    syn.bursali68;

    bakın şuan sergilediğiniz misyonerlik oluyor.lütfen yapmayın konunun başlığını aldınız nerelere getirdiniz.amacınız ne anlamadım, tamam ben bilgiliyim demiyorum yada sizin kadar bilgiliyim demiyorum,(anlıyorum ki bunu ispat etmeye uğraşıyorsunuz.)ama uslüp farklılaşıyor diye düşünüyorum.sorduğum bir kelime ile beni dinsizlikle(yanlış din uygulayıcısı), hadisçi, hurafeci pozisyonuna düşürmeye çalışıyorsunuz.yani size uyan doğru size uymayan yanlış oluyor öylemi...

    sizin söylediğinizi anlamadığımı sanmayın.her kelimesini anlıyor ve biliyorum.lakin size karşı bir fiir çıktığında tepkiniz veya savunmanız saldırıya dönüyor.doğrumu sizce.şuan da muhalefet pozisyonnunda görev alıyorsunuz.(tabi muhalefet olmanız doğru söylememeniz anl***** gelmez.fakat bunu sağlam delillerle ispatlamanız gerekir.bahsettiğiniz olay sadece size göre öyle olabilir, bana göre öyle olmayabilir.herkes sizin düşündüğünüz gibi anlama çıkartmak zorunda değildir.
    syn.bursali68 sizin dininiz size, benim dinim bana.....

    sorduğum bir kelimenin anlamıydı ve nasıl böyle anlıyorsunuz bunun açıklamasını yapmanızı istiyordum.lakin siz banan kuran-ı kerim'i hatim ettirmeye çalışıyorsunuz.
    onuda geçtim tüm şifrelerini çözdürmeye çalışıyorsunuz.bırakın efendim.
    mezuniyetim ile ilgili sornunuza şöyle yanıt vereyim, anlıyorum ki çok merak etmişsinizdir.
    ilkokul 4 terk efendim.(bu sizi veya konuyu nekadar bağlıyorsa)

    konu aslında buranın konusu değil ama dedimya sorduğum 1 kelimenin anlamıydı, öğrenmek istediğimin haricinde herşeyi öğrendim allah razı olsun.sayenizde kuran-ı kerim'i 1 kez daha hatim ettim.allah razı olsun....
    bencede bu konuyu burada bitirelim.başka bir başlık açarsanız orada konuşabiliriz...saygılarımla...

    dost'ça kalın...

  10. #50
    - Çevrimdışı
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085
    İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
    Her sabah şöyle niyet etmelidir:
    (Kendimin ve ailemin rızkını kazanmak, onları kimseye muhtaç bırakmamak, Allahü teâlâya rahat ve temiz ibadet edebilmek, ahiret yolunda yürüyebilmek için işime gidiyorum.)

    O gün, Müslümanlara iyilik, yardım ve nasihat, emr-i maruf, nehy-i münker yapmayı kalbinden geçirmelidir. Namazda kusur edenlere, günah işleyenlere, emr-i maruf yapmalıdır. Böyle niyet eden bir kimse, işini yaptığı müddetçe, hep sevab kazanır. Onun her işi, ibadet olur. (K.Saadet)

    Bir öğrenci de, faydalı bir meslek sahibi olmak yani Müslümanlara ve dinimize hizmet etmek için okuyorum diye niyet ederse, okulunu bitirene kadar devamlı sevab kazanır. Namazını terk etmedikçe, derslerine çalışması da, ibadet olur.

    Bir kimse, her işinde niyetini düzeltirse, görünüşte dünyalık olan işleri bile, ahiret işi olur, sevab kazanır. Fakat niyeti bozuk olursa, mesela gösteriş olsun diye ibadet ederse, ahiret için olan işleri de, dünyalık olur, sevab kazanmak yerine günaha girer.

5. Sayfa, Toplam 6 BirinciBirinci ... 3456 SonSon

Benzer Konular

  1. Hangı sarkıyı unutamadınız ?
    Gül@y Tarafından Müzik Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 17-07-2011, 03:22 AM
  2. mossad için çalısmak ister misiniz
    aslnyrkli Tarafından Özgün Makaleler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 21-04-2010, 09:02 PM
  3. Hangı proses muhendısı?
    mopsy Tarafından Özgün Makaleler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 26-04-2009, 12:33 PM
  4. HANGİ SABUNU KULLANMALIYIM ?
    asma01 Tarafından Güzellik, Bakım, Makyaj Foruma
    Yorum: 8
    Son mesaj: 23-07-2008, 06:53 PM
  5. HANGİ GÖZÜNÜZ DAHA BASKIN?
    Go[rk]eM Tarafından Genel Kültür Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 05-01-2008, 08:34 PM
Yukarı Çık