6. Sayfa, Toplam 8 BirinciBirinci ... 45678 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 51 ile 60 Toplam: 74

Arapca kutsal degildir.

Din ve İnanç Kategorisinde ve Dini Sohbet Forumunda Bulunan Arapca kutsal degildir. Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Selam! Görüldüğü gibi arap harfleri diye bilenen harfler arap alfabesi değil , İslam harfleridir.Arapların kendi düzenledikleri bir alfabe değildir.Bu harflere ...

  1. #51
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    Görüldüğü gibi arap harfleri diye bilenen harfler arap alfabesi değil , İslam harfleridir.Arapların kendi düzenledikleri bir alfabe değildir.Bu harflere tazim ve hürmet etmek her müslümana lazımdır , çünkü bu harflerin sahibi Allahü Teala'dır , sonradan meydana gelen bir alfabe değildir vesselam.
    Eh kirmayalim da bakalim.
    Sonra bazilari bu yazilari ciddiye alabilir.
    Simdi delillere(?) bakalim:

    1-Hadis

    (Allahü teâlânın Levhi mahfuzda yazdığı ilk şey, Bismillâhirrahmanirrahimdir.) [Deylemi]
    a) Hadis hocasina bakin Deylemi hoca....Baslibasina bir baslik konusudur.
    Neyse...

    Bismillâhirrahmanirrahim!
    Bu kelimenin Levh-i mahfuzda arapca harflerle yazildigina dair
    RAVI SENEDI OLAN hadis nerede?
    Nerden bu kelimenin arapca yazildigini iddaa ediyor seyhlerin.

    En el nombre de Alá, el Compasivo, el Misericordioso!-Ipanyolca
    Im Namen Allahs, des Gnädigen, des Barmherzigen.-Almanca
    Au nom d'Allah, le Tout Miséricordieux, le Très Miséricordieux.-Fransizca
    In nome di Allah , il Compassionevole, il Misericordioso-Italyanca
    慈悲あまねく慈愛深きアッラーの御名において。-Japonca
    Xвaлa - Aллaxy, Гocпoдy миpoв,-Rusca
    Bunlarin hepsi Bismillahirrahmanirrahim dir.
    Hangi harfin kullanildigi hadisi nerede?
    Ayrica BESMELE ayeti Muhammed as’in getirdigi bir ayet degil.
    Kur’an’a gore Nuh as. kullanmis.
    Yani orjinali Nuh as’in kavminin dili
    YAZMISLAR ORAYA KUTUBI SITTE’YE BILE SOKULMAYAN
    Uc hadis hocasi kitabindan hadis,onlarin da KONUYLA ILGISI YOK.

    Dinimiz Islam,Sorularla Islam sitelerinin sapkinlari yayinlamis.
    Formumuzun tekkeci yobazlari da hemen copy’lemis.
    Ne yapistirdiginizi, okumadiniz mi?
    .................................................. .................................................. ..........
    Ikinci gurup kaynak.
    Bunlara iki kisimda cevap verelim.
    1-Bu kaynaklarin(?) hicbirinde;
    Yazilarin arap harfleriyle yazildigina dair
    Allah cc sozu veya
    Allah cc nun Resulunun sozu yoktur.
    2-Islamin kaynagi
    Kitap
    Hadis
    Ve
    Bunlara Raci olmak sartiyla
    Icma
    Kiyas
    Simdi Islama/dini bir konuya
    Kur'an ayetlerine karsi
    kaynak diye yazdiklarina bakin;

    (Kaynak : Mir’at-ül-Haremeyn)
    (Kaynak : Mevahib-i ledünniyye)
    (Kaynak : Hadika, Letaif-ül-işarat)
    (Kaynak : S. Ebediyye)

    Ne yazayim size bende sasirdim.....

  2. #52
    - Çevrimdışı
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesaj
    1
    Rep Gücü
    241
    İmam Münâvî'nin Feyzu'l-Kadîr isimli hadis kitabında İbni Abbas'tan şu mealde bir hadis-i şerif rivayet edilir: "Üç hasletten dolayı Arabı seviniz: Çünkü ben Arabım, Kur'ân-ı Kerim Arapça olarak nazil olmuştur, Cennet ehlinin konuştukları dil Arapça’dır." (1)

    Arapça, belagat, edebiyat, fesahat ve zenginlik bakımından dünya dillerinin en güzelidir. Aynı zamanda ses, ahenk ve cümle yapısı bakımından da diğer diller arasında apayrı bir yeri vardır. Cenab-ı Hak da kendi kelâmı Kur'ân-ı Kerimi Arap diliyle indirmiştir. Peygamber-i Zîşân (a.s.m.) da zaten bu dili konuşuyordu; kendi milletinin, kavminin dilini...

    Bu hadis-i şerifi bazı âyetler de tasdik etmekte, desteklemektedir.

    "Halkı Allah'ın azabından sakındıran peygamberlerden olsun diye onu apaçık bir Arapça lisan ile senin kalbine Cebrail getirdi." (2)

    "Biz hiçbir peygamberi kendi kavminin dilinden başkasıyla göndermedik ki, amrolunduklarını onlara apaçık anlatsınlar" (3) mealindeki âyet-i kerime de Peygamberimizin kendi kavmi olan Araplara kendi dilleriyle tebliğde bulunduklarını bildirir.

    Evet, Kur'ân'ın dili, son Peygamber Hazret-i Muham-med Mustafa'nın (a.s.m.) konuştuğu dil Arapça olunca, Cennet dilinin de Arapça olacağı şüphe götürmez bir gerçek olur. Hz. Âdem de yeryüzüne indirilmeden önce Cennette bulunduğu zamanlar Arapça olarak konuşurdu. Ayrıca bu dil Peygamberimizden başka diğer peygamberlerden bazılarının da konuştuğu dildir. Meselâ, Hz. Nuh, Hz. Hud, Hz. İsmail, Hz. Salih, Hz. Şuayb Arapça konuşuyorlardı.

    Ayrıca imam Kastalânî, Hz. Âişe'den "Cennet ehli Mu-hammed Aleyhisselâmın diliyle konuşacaklar" mealinde bir rivayeti zikreder. (4)

    Cennet dilinin Arapça olduğu yukarıda mealini verdiğimiz hadis-i şerifin ifadesinde ve Hz. Âişe'nin rivayetinde sabit olmakla beraber, Üstad Bediüzzaman Mehtu-bat' ta İmam Âzam'ın bir fetvasının hikmetini izah ederken şöyle bir ifadeye yer verir: "Bir rivayette lisan-ı ehl-i Cennetten sayılan Fârisî lisanı..." (5)

    Bu beyanla, yukarıdaki ifadeler birarada düşünülürse şöyle bir neticeye varmak herhalde yanlış olmaz: Esas itibariyle Cennet lisanı Arapçadır; fakat Farsça da konuşulabilir. Yani Cenab-ı Hak her iki dili de Cennet lisanı olarak yaratabilir.

    Hadis-i şerifte "Arabi seviniz" ifadesini mutlak olarak anlamamak lâzımdır. Çünkü Araplar içinde gayrimüslimler olduğu gibi, günümüzde dinsizler de vardır. Onların sadece Arap ırkına mensup olmaları, Arapça konuşmaları onları sevmeye kâfi gelen hususlar değildir. Hadiste yer alan beyandan maksat, Müslüman olan, dinini yaşayan, Resulullahın izinde olan Araplardır. Zaten bunlar din kardeşimizdir. Onları din kardeşimiz olarak sevdiğimiz gibi, ayrıca Kur'ân'ın, Resulullahın ve Cennetin lisanını konuştukları, saff-ı evvel olarak İslâmiyeti yaydıkları, İslâmiyete hizmet ettikleri için de diğer milletlerden farklı olarak bir derece daha fazla sevgiye lâyıktırlar.

  3. #53
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    Sn.Metty;

    Evet, Kur'ân'ın dili, son Peygamber Hazret-i Muham-med Mustafa'nın (a.s.m.) konuştuğu dil Arapça olunca, Cennet dilinin de Arapça olacağı şüphe götürmez bir gerçek olur.
    Bu mantigi daha gecerli bir mantiga uyarliyalim.
    16.123.Daha sonra sana şunu vahyettik: Bir hanîf olarak İbrahim'in milletine uy! O, müşriklerden değildi.

    Ayni mantikla keldani dili kutsal dersek ne olacak?

    Araplardır. Zaten bunlar din kardeşimizdir. Onları din kardeşimiz olarak sevdiğimiz gibi, ayrıca Kur'ân'ın, Resulullahın ve Cennetin lisanını konuştukları, saff-ı evvel olarak İslâmiyeti yaydıkları, İslâmiyete hizmet ettikleri için de diğer milletlerden farklı olarak bir derece daha fazla sevgiye lâyıktırlar.
    Peki Buhari hocanin kitabinda 3 kez yer alan,Resulun veda hacci konusmasina ne diyorsun?

    "Arabin arab olmiyana ustunlugu yoktur."
    Size mi inanalim,Muhammed as'a mi?
    Meselâ, Hz. Nuh, Hz. Hud, Hz. İsmail, Hz. Salih, Hz. Şuayb Arapça konuşuyorlardı.
    Suayb as kim?
    Musa as'in kayinpederi.
    Musa as kim?
    Ibranice konusan Peygamber!
    Medyen yakinlarindaki Kuyularin basinda Suayb as ile onun kiziyla evlilik pazarli yapiyor.
    Arada yeminli tercuman mi kullaniliyor?

    Ismail as kim?
    Ishak as'in kardesi.
    Ishak as kim?
    Yakup/Israel as'in babasi.
    Dedesi de Ibrahim as.
    Ogluda Yusuf as.
    Hani misirda ibrani Peygamber......

    Kim ne arabcasi konusuyor?
    Boyle uzar gider....

    Siz bu baslik altinda yazilmis onlarca Allah cc ayetlerine bu masallarla mi cevap veriyorsunuz?
    Kur'an'la cekismeye girme?
    2.176.Bu böyledir. Çünkü Allah, Kitap'ı hak olarak indirmiştir.
    Kitap'ta çekişmeye girenler, bütünden uzaklaştırıcı bir kopuşun tam içindedirler.

  4. #54
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    Evet, Kur'ân'ın dili, son Peygamber Hazret-i Muham-med Mustafa'nın (a.s.m.) konuştuğu dil Arapça olunca, Cennet dilinin de Arapça olacağı şüphe götürmez bir gerçek olur.
    Muhammed as arapca konustugu icin Eb-u Leheb arapca konusmuyordu.
    Aksine amcasi Eb-u Leheb arapca konustugu icin Muhammed as ailesinin dilini konustu.

    Bakin Kur'an'in dilinin Cennet dili olduguna dair hicbir Ima yoluyla bile ayet YOK!
    Ama Kur'an'in dilinin Ilahi kattaki dil olmadigina ACIK AYET VAR!

    19.97. Biz onu; senin dilinle kolaylaştırdık ki, sakınanları onunla müjdeleyesin, inatçı bir kavmi de onunla uyarasın.
    Allah cc Kur'an'i Muhammed as'in DILINE UYDURDUGUNU bildiriyor.
    Bundan amacinin da bu dilin sahibi olan kuryesin ANLAMASINI saglamak
    Oldugunu ACIKCA bildiriyor.

    devam edecek........

  5. #55
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    626
    Rep Gücü
    41960
    Bununla ilgili bir forumda bir yazı yazmıştım. İzninizle yazımı ve sorulara tüm cevaplarımı buraya da aktarmak ve sizinle paylaşmak istiyorum.


    Bu konu ile ilgili Peygamberimize atfedilen ve Arapça yanlısı olan, ona çelişir şekilde Farsça yanlısı olan ve ona da çelişir şekilde arapları kötüleyen hadisi şerifler vardır.

    Tüm kainata gönderilen bir peygamberin milli duygularla ilgili sözler söylemesi pek mantıklı değildir. Ayrıca öldükten sonra arapça veya türkçe konuşulacağını da mantıklı bulmuyorum. Konuşmak ağız ve dil ile olur. Öldükten sonra ağzımız ve dilimiz ile değil, başka şekilde anlaşacağımızı ve hangi milletten olursa olsun ruhlar arasında herhangi bir dil farklılığının olmayacağını düşünüyorum.

    Kuranın neden arapça olduğuna gelince;

    İbrahim suresi
    4. Biz her elçiyi kendi halkının diliyle [vahyedilmiş bir mesajla] gönderdik ki [hakikati] onlara açıkça ulaştırabilsin

    Fussilet suresi
    44. Eğer bu [ilahî kelâmın] Arapça dışında bir dilde [indirilmiş] bir hitabe olmasını dileseydik, onlar, [şimdi onu reddedenler,] bu defa, “Neden onun mesajları anlaşılır bir şekilde ifade edilmemiş? Hayret! Arapça dışında bir dil[de indirilmiş bir mesaj bu] ve (tebliğ eden de) bir Arap [elçi]?” diyeceklerdi. De ki: “Bu [ilahî kelâm,] iman edenler için bir rehber ve bir şifa kaynağıdır; ona inanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir sağırlık var ve bundan dolayı [Kur’an] onlara kapalı, anlaşılmaz gelir: onlar çok uzaklardan seslenilen [insanlar gibi]ler”.

    Duhan Suresi:
    58. BÖYLECE [ey Peygamber,] Biz bu [ilahî kelâmı] senin kendi dilinde kolay anlaşılır kıldık ki, insanlar düşünüp ondan ders alabilsinler.

    Meryem Suresi
    97. işte yalnızca bu amaçla, bu [ilahî mesajı, ey Peygamber,] senin dilinde kolaylaştırdık ki Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimseleri onunla müjdeleyip, [boş bir] inatla direnip duranları onunla uyarasın


    Muhammed Esedden konuya bir açıklamayı almayı uygun buldum:

    İnsanın Allah'ın “kelime”sini ya da “sözü”nü dil dışı mahiyetiyle olduğu gibi kavraması kabil olmadığı için, ilahî mesaj insana her zaman kendi dilinde vahyedilmiştir (karş. 14:4 -“Biz her elçiyi ancak kendi halkının diliyle (vahyedilmiş) [bir mesajla] gönderdik”) ve her zaman insan zihninin kavrayabileceği kavramlarla ifade edilmiştir; bunun içindir ki, Hz. Peygamber'e indirilen mesaj için “senin kalbine indirdik” (2:97) yahut, “[ilahî vahiy/esin] onunla senin kalbine inmiştir” (26:193-194) buyurulmaktadır.

    Peygamberimiz veda hutbesinde; "Arabın, arab olmayana, arab olmayanın da araba hiçbir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva ile yani gerçek dindarlık iledir" demiştir.




    Arapça veya Farsçanın kutsallığı konusundaki bazı şüpheli hadisler hakkında;

    Geçmiş zamanlarda Arapçanın veya Farsçanın “kutsal dil” olduğunu savunan bazı insanlar ortaya çıkmışlardır. Bu insanlar, kendilerince birkaç “hadis” uydurmaktan da geri kalmamışlardır. Akla, mantığa, İslam‘a, güzelliğe… sığmayan ve yalnızca Arapçanın kullanımını savunan bu anlayış, çok olmasa da Türkleri etkilemiştir.

    Önce Araplar için olanlar

    Hz. Adem’in cennet’teki dili Arapça idi. Ancak Adem hata edince, Allah ondan Arapça’yı aldı, o da Süryanice konuşmak durumunda kaldı. Tevbe edince de Allah tekrar ona Arapça’yı verdi.

    Cennet ehlinin dili Arapça’dır, onlar Allah’ın huzurunda Arapça konuşurlar.

    Arapları üç sebepten ötürü seviniz: Ben Arabım, Allah’ın Kelâmı Arapçadır ve cennet ehlinin dili Arapçadır.

    Bu rivayetlere mukabil İranlılar dururlar mı, onlar da hemen Arap ve Arapça karşıtı rivayetler üretmişler:

    Ben arabım ama araplar benden değil

    Arş’ı taşıyan melekler, bir inci gibi zarif olan Fars dilini konuşurlar.

    Allah, içinde kolaylık bulunan birşeyi murad ettiğinde, onu mukarreb meleklerine bir inci gibi zarif olan Farsça’yla vahyeder.

    Arş’ın etrafında konuşulan dil Farsça’dır. Allah, içinde kolaylık bulunan birşey vahyedeceği vakit, onu Farsça vahyeder, eğer içinde zorluk bulunan bir şey vahyedecekse bu sefer Arapça vahyeder.

    Allah gazab ettiğinde vahyini Arapça, râzı olduğunda ise Farsça inzâl eder.

    Allah bir kavme rahmet göndermeyi murad ettiğinde, onu Mikâil ile birlikte Farsça gönderir. Bir kavme belâ göndermeyi murad ettiğinde ise, onu Cibril ile birlikte Arapça gönderir.

    Bazıları da ikisinin ortasını bulmayı denemişler:

    Cennet ehlinin dili, Arapça ile bir inci gibi zarif olan Farsça’dır.

    İranlıların bu rivayetlerine karşı Arapça yanlısı olanlar da tekrar karşı saldırıya geçmişler:

    Allah’ın en nefret ettiği dil Farsça’dır. Şeytanlar Huzistanlıların, Cehennemlikler Buharalıların [Türklerin], Cennetlikler ise Arapların dilini konuşurlar.

    Allah’ın en nefret ettiği dil Farsça’dır.

    Arapça’yı güzel konuşabilenleriniz, sakın Farsça konuşmasınlar! Aksi takdirde nifaka vâris olurlar.

    Farsça konuşan kimsenin fesatçılığı artar, mürüvveti azalır.

    Benim kişisel fikrim, Tüm dillerin kökeninde Allahın Hz. Ademe öğrettiği harfler, isimler vardır.
    Ademin dünyevi şeylerle ilgili "isimleri" Allahtan öğrenmesinin dünya ile ilişkili olduğu ve meleklerin, Ademin bildiği isimleri bilmemesinin bu konu ile ilgili olabileceğini düşünüyorum.

    Bu görüşe göre Arapça kutsaldır ama diğer dillerden daha fazla kutsal değil. Her şeyi Allah yarattı o zaman her şey kutsaldır. Kutsiyeti olan her şeye "tapar gibi" davranmak iyi bir şey değildir. Her şeyi Allahın yarattığının bilincinde olup, içlerinden herhangi birisine meyletmeyerek ölçülü olmak en iyisidir diye düşünüyorum. Arapça Allahın lisanıdır demek, Allah araptır demeye benzer.

    Kuran kutsaldır, içeriğinden ötürü. Yoksa Kuranın bir nesne şeklinde "kitap" ya da "lisan" olarak kendi başına bir kutsallığından bahsetmek doğru değildir diye düşünüyorum.


    NOT: Yazımın muhatabı Kuranı arapça olarak okuyanlar değildir. Kuranı anlamını da bilerek ve faziletine inanarak arapçasından okumak ile "arapçayı kutsal bilmek" arasında dağlar kadar fark vardır.

    -----------------------------------------------------------------------------------

    Rivayet ile cevap veriyorsanız alıntı içinde vermiş olduğum diğer aksi görüşteki rivayetleri de gerçek sayabilir miyiz?

    Konuyu rivayetler ile tartışamayız, Siz kendinize ait düşüncelerinizi söyleyin ama rivayetlere dayanmayın, zira rivayetlerin doğruluğu kesin değildir. Şüpheli olduğu kesindir zira zıttı hadisler de vardır. Bu durumda şüpheli olan bir şeye inanmak (özellikle kutsiyet atfetme konusunda) ne kadar doğrudur? Cennette karşılıklı oturup konuşarak anlaşacağımızı mı düşünüyorsunuz?


    Ayrıca
    Arapça, belagat, edebiyat, fesahat ve zenginlik bakımından dünya dillerinin en güzelidir. Aynı zamanda ses, ahenk ve cümle yapısı bakımından da diğer diller arasında apayrı bir yeri vardır.
    Bu önermeyi yapacak olan insanın diğer dilleri de araştırmış, dil bilimi konusunda uzman birisi olması gerekir. Gidip bir çinliye sorarsanız dünyanın en zengin ve gelişmiş dili çince der.
    Arab'ın kelime anlamı "güzel konuşan" demektir. Acemin kelime anlamı da tersidir. Araplar insanları araplar ve acemler yani güzel konuşanlar ve güzel konuşamayanlar olarak ikiye ayırmışlardır.

    Ben arapça karşıtı bir insan değilim ama Tüm bunlar Arap milliyetçiliğinin uydurması olabilir diye şüphelerim var ve bilgisi olan insanlarla burada münazarada bulunmak istiyorum.



    Ayrıca Bir rivayete göre "Hz. Nuh Arapça konuşurdu" demişsiniz fakat Arapçanın da içinde bulunduğu Aramice, ibranice, süryanice gibi dillerin hepsi birbirine benzer çünkü her biri SAMİ dillerindendir. Neden Sami denmiştir?
    Hz. Nuh'un oğlu "Sam"
    Hami dillere neden Hami denmiştir?
    Hz. Nuhun oğlu "Ham".

    ------------------------------------------------------------

    Kuran tabi ki ilahidir. Benim yazıda anlatmak istediğim, Arapça lisanının diğer dillere üstün olarak ilahi kutsiyeti olmadığıdır. *Ayrıca vahiylerin peygamberimize ne şekilde veya kaç değişik şekilde geldiği de kesin değildir. Yani Hz.Cebrail'in gelip peygamberimiz ile Arapça konuşması şeklinde değil, kalbine vahyedildiği yazar kuranda.

    Arapça konuşmuş olsalar dahi Arapça ile ilahi bir mesajın verilmiş olması onu kutsal yapmaz.

    Örneğin Allah'a küfür etmek isteyen birisi Arapça lisanında da küfür edebilir. Bu da Arapçayı kötü yapmaz.

    ---------------------------------------------------------


    Alıntı Eski Said´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Cennette konusulacak dilin arapca olması arapca kutsaldır demek değilki.Kimse böyle bişey iddia etmedi.
    Bana ise cennette herhangi bir lisana ihtiyaç duymayacakmışız gibi geliyor. Tabi ben ilim adamı değilim, bu benim şahsi kanaatim.
    Fakat cennette konuşulacak dilin arapça olması, arapça kutsal demek değildir diyen bir tek siz varsınız. Ben de o kadar yazıda zaten bunu anlatmaya çalışıyorum. Benim zannımın aksine, cennette arapça konuşulacak dahi olsa arapça kutsal mıdır? Ben arapça kutsal değildir dedikçe neden insanlar islam dinine hakaret olarak algılıyor bunu merak ediyorum? Site yöneticisi neden konu başlığını değiştirdi sizce? (Eski başlık: arapça kutsal değildir)

    Sanırım konunun "Kuranı Arapça okumayın"'a geleceğini düşünüyorlar veya bir şekilde benzer algılıyorlar. Ben arapça düşmanı bir insan değilim, kendim de namaz surelerini arapça okuyorum. Halbuki bu farklı bir alan, bu farklı bir konu.

    Allah her millete kendi dillerine göre peygamberler göndermiştir (Kaynak Kuran) ve bu Allahın nazarında DİLİN veya IRKIN bir önemi olmadığını gösteriyor bence. Ayrıca Allah Kutsallığı olan her şeyi Kuranda belirtmiştir. Kuran'da olmayan Kutsal bir şey var mı arkadaşlar hiç bildiğiniz? Kuranda yoktur ama xxx kutsaldır diyin, Varsa ben de bileyim. Kuranda dilin, kavmin dili o olduğu için arapça seçildiği yazılmıştır. Bunun haricinde yahudilerin kendi ırklarını kutsal saymalarına yönelik bir sürü kınama ayeti vardır.

    Hadislerin aralarındaki zıtlıklara bakarak şüphesini anlayabilirsiniz. Daha 70 yıl önce vefat eden Atatürk için bile bir sürü söylemediği sözler uydurulmuştur. Fakat en kolay yayılanı haliyle belli zümreler ile ilgili söyledikleridir (veya söylemedikleridir). Örneğin ŞOFÖR birisi çıkmış "Atatürk derdi ki; Türk şöförü dünyanın en büyük xxxx idir. derdi" demiş. Orada bulunan ŞOFÖRLER de itiraz etmemiş. Çünkü değerlendirenlerin hepsi şoför. Atatürk övse övse kesin şoförleri över. Başka kimi övecek? Atatürkün sözleri ile ilgili bir araştırmaya girmediğim için örneği kafadan attım, *kusura bakmayım. Ama anlatmak istediğimi bu örnekle ifade edebildiğimi düşünüyorum.

    Bu yüzden bu arapça konusunda da bu şekilde hadislere yönelik istismarlar olabilir diye düşünüyorum. Çünkü ondan ona aktaranlar da Arap. Doğruluğuna dair şüphe bile duymamışlardır.

    Birisi "sigara içenler cennete gidecekler" şeklinde hadis uydursa ve bunu dalaverayla bir şekilde sağlam kanıtlara bağlı gibi göstererek yaysa, sigara içenlerin büyük çoğunluğu bu hadisi sahih kabul eder diye düşünüyorum. Özellikle mezhepler ve ırklar arası hadis çeşitliliğini (çelişkilerini) gördükçe sanki bu işler böyle yürüyormuş gibi geliyor bana.

    Bu yüzden milli veya siyasi bir neden ile istismar edilebilecek hadisleri elimden geldiğince araştırıp incelemeye çalışıyorum. Bu konuyu buraya açmamın sebebi budur.

    Sadece bir kişi katılır gibi oldu "evet kutsal değildir ama cennette arapça konuşacağız" dedi. Cennette ne konuşacağımızı tabi ben de bilemem onu Allah bilir. Ama arkadaşın söylediği gibi bunun doğru olması bile Arapçanın kutsal olduğunu göstermez.
    Kutsal olmayan bir konuya kutsal demektense kutsallığı KESİN olmayan bir konuda çekimser kalmak varken herkes arapçanın kutsallığını savunuyor. Seçilmiş dil, seçilmiş ırk vs bunlar İslamla bağdaşacak şeyler değildir.

    Arapça süperdir, zengindir, başka hiç bir dilde ondaki özellikler yoktur şeklinde dilbilimsel övenlere tavsiyem bilimsel olarak diğer dilleri de araştırmalarıdır. Arapçada da diğer dillerden gelen ve normal arapça karşılığı olmayan bir çok kelime vardır. Her dilde olan yetersizlikler ve her dilde olan zenginlikler Arapçada da vardır.

    Evet, Allahın kelamı başka bir dilde yazılamaz çünkü o Arapçaya göre Allahın kelamıdır. Kutsallık Arapçada değil Allahın kelamındadır. Peygamberimiz Fransız olsaydı aynı mesaj Fransızca gelecekti. Aynı şekilde anlatılmasa da Fransızca dil yapısına göre farklı anlatılacaktı belki. *AMA AYNI KUDRETTE OLACAKTI. Yani mesaja kudretini veren lisan değildir. Eğer Kudretin arapçadan kaynaklandığını düşünürsek büyük hataya düşeriz. Tüm anlatmak istediğim budur.

    ----------------------------------------------------------


    Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim.

    Yazdıklarınızı dikkatle okudum, bir çoğuna da katılıyorum. Siz bilinçli ve bilgili bir insansınız. Arapçaya Kuranın indirildiği bir dil olarak saygı gösteriyorsunuz, kutsallık atfetmiyorsunuz. Ben de o şekilde saygı gösteriyorum.

    Ben forumda bilinçsiz insan olduğunu düşünmüyorum. Araştıran, öğrenen insanlarsınız ki forumlarda bilgi paylaşımı yapıyorsunuz. Ben bu yazıyı pek bu konularda araştırma ve öğrenme heveslisi olmayan insanlarımızın bu konudaki durumunu tartışmak için açtım.

    Benim bunu araştırmaya girmem zatenbir arkadaşın yazdığı yazıdaki gibi yerde arapça kağıt bile görse içinde ne yazdığını bilmeden öpüp alnına koyan bilinçsiz insanlar içindi. Bunun yanlış bir uygulamaya dönüştüğünü veya dönüşebileceğini düşünüyorum.

    Allah tarafından gönderilen dinlerin bu şekilde bir şeylere fazladan kutsallık atfedilerek bozulduğunu düşünüyorum. Putperestlik vs. durup dururken çıkmamıştır. Durup dururken birisi "yahu bugün ne yapsam, bugün ben en iyisi helvadan ya da çamurdan bir heykel yapıp ona tapayım" dememiştir. Peygamberimiz zamanındaki müşriklerin hepsinin putlarla ifade ettikleri melekler ve diğer "kutsal varlıklar" haricinde aynı zamanda Allah'ı da bilip taptığını biliyoruz. Ama onların Allahı biliyor ve tapıyor olması onların müşrik olduğu gerçeğini değiştirmedi. Peygamberimiz gönderildi.

    Örneğin ben Kurana saygı duyarım ama işin arkaplanını düşündüğünüzde Kurana değil, Allaha saygı duymaktayım. Kurana duyduğum saygı Allaha duyduğum saygıdan gelmektedir. Örneğin abdest alıp okuyor olmam onu yukarıda tutuyor olmam vs. Fakat ben kendi çocuğumu veya torunumu dinen iyi yetiştirmezsem, o benim gösterdiğim bu saygının görünen kısmını alabilir ve benim Kurana bir kitap olarak veya kutsal bir obje olarak saygı duyduğumu düşünebilir. Benim neslimin 500 sene 1000 sene böyle bozula bozula gittiğini düşünürseniz nereye varmak istediğimi belki anlarsınız.

    Bu yazdığım örneği göz önünde bulundurarak böyle hassas konulardaki hadislerin veya rivayetlerin bazılarının uydurma *olabileceğini düşünüp araştırmaya gidiyorum ve yanlış yaptığımı düşünmüyorum. Dilbilimsel olarak Arapçanın diğer dillere bir üstünlüğünün bulunmadığını veya iddia edildiği gibi Hz. Ademden veya Hz. Nuhdan bu yana konuşulmadığını öğrendim ve paylaşıyorum.


    ---------------------------------------------------------------------


    risale-i nurda 32. söz'ün birinci mevkıfında;
    ''BEŞİNCİ İŞARET: Dünyada "El-hubbu fillâh" hükmünce salih ahbaplara muhabbetin neticesi, Cennette 2ile tabir edilen, karşı karşıya kurulmuş Cennet iskemlelerinde oturup, hoş, şirin, güzel, tatlı bir surette, dünya maceralarını ve kadîm olan hatıratlarını birbirine nakledip eğlendirmeleri suretinde, firaksız, sâfi bir muhabbet ve sohbet suretinde ahbaplarıyla görüştüreceği, Kur'ân'ın nassıyla sabittir''
    deniliyor.
    Konuşacaklarını Bediüzzaman söylemiş. Yani bu da onun şahsi fikriymiş. Bahsedilen 2 ayette de konuşmak diye bir şey yok diye biliyorum. *Ayrıca Kuranda bize, Cennetin insanların hayal edebileceği bir yer olmadığı söylenmiştir. Bizim hayal edebileceğimiz bir yer olmadığı için bizim yaptığımız dünyevi şeylerle cenneti hayal etmememiz lazım bence.

    Diyanetin çevirisinde de konuşma olayını göremeyince bunun bazı çevirmenlerin şahsi fikri olduğuna kanaat getirdim. (Ör: süleyman ateş. parantez içinde sohbet edeceklerini de eklemiş. ama parantez içinde).
    Ayrıca Muhammed esed de konuşacaklarını yazmamış, orada bahsedilen "divan" gibi olan kelimeyi mutluluk tahtı olarak çevirmiş ve şöyle açıklamış:
    Yani, hepsi onur ve itibar bakımından eşit ve buna bağlı olarak hased ve kıskançlıktan azade olacak. Râzî'nin belirttiği gibi, sürur çoğul ismi (tekili serîr) lugat olarak “sedirler” ya da bazan “tahtlar” anl***** olduğu gibi, “yücelik ya da mutluluk (sürûr) makamı” [ya da “tahtı”] anl***** da gelmektedir. Dolayısıyla, serîr ismi ve onun çoğulu olan sürur sözcüğü işte bu, mutluluk/sevinç anlamındaki sürûr sözcüğünden türemiş olabilir. Bu “mutluluk tahtları”nın üstün ya da yücelmiş niteliği bazı yerlerde “altın işlemeli” (56:15) ya da “yükseğe çıkarılmış” (88:13) ifadeleriyle dile getirilmiştir.
    Ama dediğiniz gibi bu konuyu konuşmaya gerek yok :)
    Benim anlatmak istediğim şey *farklı. Amacım kendi görüşlerimi (cennette arapça veya başka bir dilde konuşmayacağımız) sizlere empoze etmek değil çünkü ben de hiç bir şekilde emin olmamam ne dilde konuşacağımıza :)

    Amacım; milli duygularla istismar edilmiş olabilecek ve bu konuda şüpheli olan bu hususun yanlış uygulamalara dönüşmesinden korktuğumdan bildiklerimi aktarmak ve sizlerden de yeni bir şeyler öğrenmekti.

    Size de ölçülü katılımınız için çok teşekkür ederim.

  6. #56
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    233
    Rep Gücü
    4736

    Selamun Aleyküm

    Birkac gündür foruma ziyaretci olarak girip bilhassa bu bölümde yazilanlarin bir kismini okuma firsatim oldu.
    Genis kapsamli forum ,bir o kadarda konulari detaylica isleme cabasinda olan yeterince üyenin aktif olu$u ilgimi celbetti.
    Araniza henüz yeni katiliyor olmam ve ilk mesajimi buraya yaziyor olmam belki biraz garipsenebilir, lâkin dikkatimi ceken bir husus var, mopsy kullanici nicli kardesimizin kelime aralarinda SIKLIKLA kullandigi " Tekkeci Yobazlar " ibaresi.

    Cok acik ve net evvelâ $unu belirteyim, herhangi bir tarikata bagli biri degilim. Anladigim kadari ile sayin mopsy te ben gibi .
    Degerli kardesim mopsy , tasavvuf ehli disinda olusumuz , tarikate bagli olmayisimiz tarikate gönül vermis din kardeslerimize bu denli agir ön yargi ile yaklasmamiza hakli bir gerekcemidir..? Bunu birde Din adina yapiyor olmaniz cok ho§ olmayan bir üslûp degil mi..?

  7. #57
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    233
    Rep Gücü
    4736
    Konuya gelecek olursak ; Arapca nin kutsalligini iddia edenlerde , muhalif görüs beyan edenlerde gayet iyi biliyor ki ; Biz millet olarak Arapca yi arapca oldugu icin degil ,Mensubu oldugumuz din olan islam in yazili kitabinin yazi dili ve o dinin Peygamberi Hz.Muhammed (SAV) Efendimizin konusma dili Arapca oldugu icin önemsiyoruz.

    ilk sayfalarda bir arkadasimiz zavalli yolda arapca bir kagit görse alip koynuna koyar yada saklar ,belkide küfür dolu bir kagittir.... seklinde bir aciklama getirmis.

    Harf inkilabindan sonra millet olarak , gecen onlarca YIL ,Osmanlinin kullandigi Arapca harflerle osmanlica yazi dilimiz unutuldugu icin ,daha 1980 li yillara kadar halkimizin büyük bir bölümünün hem kaldirilan Osmanlica yi hemde yerine getirilen Latin harflerini okuyup yazabilme oraninin ne kadar düsük bir oranda oldugunu bilmeyen yok. Yani hayat tecrübesi bakimindan olmasada okur yazarlik bakimindan cahil bir millet durumunda degilmiydik..?

    Okumasi -yazmasi olmayan birinin ,yada sadece Latin harfleri ile okur-yazar olan birinin yolda görmüs oldugu arapca yazili bir kagit parcasini alip saklamasi onun zavalliligini degil okur-yazar olmasa bile o yazinin bir ayet yada hadis olabilir ihtimali ile inancina verdigi degeri gösterir. Niyeti bertaraf edip sadece yapilan ameli degerlendirmek hem eksik bir degerlendirmedir,hemde saf bir niyetle , sadece Kur'an dan bir yazi olabilir ihtimalini düsünerek onu yerden (o yazida küfür dahi olsa ) alanin niyetine Zulm dür...

  8. #58
    bursali68
    Misafir..
    Alıntı el-Aciz´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Birkac gündür foruma ziyaretci olarak girip bilhassa bu bölümde yazilanlarin bir kismini okuma firsatim oldu.
    Genis kapsamli forum ,bir o kadarda konulari detaylica isleme cabasinda olan yeterince üyenin aktif olu$u ilgimi celbetti.
    Araniza henüz yeni katiliyor olmam ve ilk mesajimi buraya yaziyor olmam belki biraz garipsenebilir, lâkin dikkatimi ceken bir husus var, mopsy kullanici nicli kardesimizin kelime aralarinda SIKLIKLA kullandigi " Tekkeci Yobazlar " ibaresi.

    Cok acik ve net evvelâ $unu belirteyim, herhangi bir tarikata bagli biri degilim. Anladigim kadari ile sayin mopsy te ben gibi .
    Degerli kardesim mopsy , tasavvuf ehli disinda olusumuz , tarikate bagli olmayisimiz tarikate gönül vermis din kardeslerimize bu denli agir ön yargi ile yaklasmamiza hakli bir gerekcemidir..? Bunu birde Din adina yapiyor olmaniz cok ho§ olmayan bir üslûp degil mi..?
    Sn.el-Aciz,merhaba,

    Öncelikle aramıza hoşgeldiniz.Değerli paylaşımlarda bulunacağımızı umarım.Sn.mopsy'nin " tekkeci Yobazlar " ibaresini neden ve kimlere karşı kullandığı çok önemli.Yoksa dinine inanan " müslüman " nitelemesinde bulunulan insanlara yapmış olduğu niteleme değildir yaptığı.Özellikle kendisine " kafir,günahkar,bölücü..." nitelemesi yapıp,dini hegamonyasına aldıklarını zannedenleredir tavrı.

    Sn.mopsy'nin avukatı da değilim,bu forum harici de kendisini tanımam.Ancak konular içerisinde " ayetler böyle diyor,biz demiyoruz " deyip aba altından sopa göstererek istediği lafı söyleyenlere dir bu tavır.Aynı muameleye yani " kafir,zındık,bölücü... " muamelesi ile bizler de zaman zaman de karşılaştık ve karşılaşıyoruz.Amaç dini birey olarak yaşamaktan geçiyorsa öncelik,kimsenin kimseyi nitelemeye hakkı yoktur.Öncelikle bunu sn.mops'nin tavır koyduklarının da iyi bilmesi gerekir.Benim dediğim ,bizim yolumuz tek ve doğru yoldur yaklaşımını sergileyenleredir tavır.

    Sağlıcakla kalınız.

  9. #59
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    233
    Rep Gücü
    4736
    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sn.el-Aciz,merhaba,

    Öncelikle aramıza hoşgeldiniz.Değerli paylaşımlarda bulunacağımızı umarım.Sn.mopsy'nin " tekkeci Yobazlar " ibaresini neden ve kimlere karşı kullandığı çok önemli.Yoksa dinine inanan " müslüman " nitelemesinde bulunulan insanlara yapmış olduğu niteleme değildir yaptığı.Özellikle kendisine " kafir,günahkar,bölücü..." nitelemesi yapıp,dini hegamonyasına aldıklarını zannedenleredir tavrı.

    Sn.mopsy'nin avukatı da değilim,bu forum harici de kendisini tanımam.Ancak konular içerisinde " ayetler böyle diyor,biz demiyoruz " deyip aba altından sopa göstererek istediği lafı söyleyenlere dir bu tavır.Aynı muameleye yani " kafir,zındık,bölücü... " muamelesi ile bizler de zaman zaman de karşılaştık ve karşılaşıyoruz.Amaç dini birey olarak yaşamaktan geçiyorsa öncelik,kimsenin kimseyi nitelemeye hakkı yoktur.Öncelikle bunu sn.mops'nin tavır koyduklarının da iyi bilmesi gerekir.Benim dediğim ,bizim yolumuz tek ve doğru yoldur yaklaşımını sergileyenleredir tavır.

    Sağlıcakla kalınız.
    Ama yinede burada birsey havada kalmiyor mu..?

    $ayet karsi tarafin yaptigi yanlis ise ve buna tepki ise , aynisi ile karsilik vermek ister manâ da olsun isterse üslûpta olsun mopsy ninde ayni yanlisa sahip cikiyor oldugunu göstermezmi..?

    birisi karsisindakinin alinacagi ; kafir,zindik vb. kelimeleri kullaniyor
    Digeride bu kelimeleri kullananlarin alinacagi tekkeli yobaz i kendine silah olarak kusaniyor...

    Her iki tarafta bir sekilde karsi tarafin ka$ini - gözünü yarmak , patlatmak icin silah takmis beline...

    Hicbir kimse gösteremezsiniz , birine siz ( siz derken sahsiniza hitaben degil her okuyana hitaptir yanlis anlamayin lütfen ) evet bizler sizler ; kafir,Zindik ,cehennemliksin diyerek yada tekke yobazlari diyerek onlarda varolduguna inandiginiz hatalarini ; yazacagim yazilarla ikna edebilirim ' i idda edebilecek cikarmi aramizda...?

    Öyle tahmin ediyorum ki ; Bir babayigit dahi cikmaz ; "" ben ikna ederim bu yöntemle.."" diye
    Öyleyse neden bu tür kelimeler tercih edilir...? Daha da garibi, bile-bile birde bu kelimelerin üzerine onlarca sayfa yazi in$aa edilir..hicbir etkisi ve getirisi olmayacagi bilinerek hemde..
    Yazik degilmi bu bile-bile bo$a heba edilen vakte..?

  10. #60
    bursali68
    Misafir..
    Alıntı el-Aciz´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ama yinede burada birsey havada kalmiyor mu..?

    $ayet karsi tarafin yaptigi yanlis ise ve buna tepki ise , aynisi ile karsilik vermek ister manâ da olsun isterse üslûpta olsun mopsy ninde ayni yanlisa sahip cikiyor oldugunu göstermezmi..?

    birisi karsisindakinin alinacagi ; kafir,zindik vb. kelimeleri kullaniyor
    Digeride bu kelimeleri kullananlarin alinacagi tekkeli yobaz i kendine silah olarak kusaniyor...

    Her iki tarafta bir sekilde karsi tarafin ka$ini - gözünü yarmak , patlatmak icin silah takmis beline...

    Hicbir kimse gösteremezsiniz , birine siz ( siz derken sahsiniza hitaben degil her okuyana hitaptir yanlis anlamayin lütfen ) evet bizler sizler ; kafir,Zindik ,cehennemliksin diyerek yada tekke yobazlari diyerek onlarda varolduguna inandiginiz hatalarini ; yazacagim yazilarla ikna edebilirim ' i idda edebilecek cikarmi aramizda...?

    Öyle tahmin ediyorum ki ; Bir babayigit dahi cikmaz ; "" ben ikna ederim bu yöntemle.."" diye
    Öyleyse neden bu tür kelimeler tercih edilir...? Daha da garibi, bile-bile birde bu kelimelerin üzerine onlarca sayfa yazi in$aa edilir..hicbir etkisi ve getirisi olmayacagi bilinerek hemde..
    Yazik degilmi bu bile-bile bo$a heba edilen vakte..?
    Sn.el-Aciz,
    " birisi karsisindakinin alinacagi ; kafir,zindik vb. kelimeleri kullaniyor
    Digeride bu kelimeleri kullananlarin alinacagi tekkeli yobaz i kendine silah olarak kusaniyor..."

    Dediklerinizde bir yere kadar haklısınız,o da " etki her zaman tepkiyi doğurur " .Doğanın kanunudur bu.

    Maruz kalınan nitelemeye karşılıktır söylenen.Oysaki siz de olaya tek taraflı baktığınızı göstermiş oldunuz.Yani olayın sadece " tekkeci yobaz " söylemine takılı kaldınız.Sizin sn.mopsy'nin yazmış olduklarını incelediğinizde vurguladığınız ve ön plana çıkararak sunduğunuza bakınca böyle bir fotoğraf çıkıyor ortaya.Oysa ki şöyle başlayabilirdiniz,özellikle " takikatçi " kesimin " kafir,bölücü..." gibi söylemleri çok ağır ithamlar ve de bunun karşılığı olarak sn.mopsy'nin " tekkeci yobaz " sözleri de bir o kadar aynı seviye..." deseydiniz anlardım(ki benim mesajımdan sonra söylüyorsunuz).Oysa ki daha bununla ilgili ilk mesajınızda her iki söylemi de eleştirmenizi beklerdim " bi-taraf " olduğunuzu anlamam için.Ancak direkt sn.mopsy'nin " tekkeci yobazlar " sözüne vurgu yapmanız manidardır.

    Kısaca yeri geldiğinde aynı sözü ben de kullanıyorum,çünkü inandığım din " kimsenin malı değildir ".Ve herkesin inanma veya inanmamaya yetecek aklı da vardır sanırım.Dolayısıyla inannanları da , inanmayanları da hiç kimsenin nitelememesi gerekir...

    Sağlıcakla kalınız.

6. Sayfa, Toplam 8 BirinciBirinci ... 45678 SonSon

Benzer Konular

  1. Arapça Dersler
    mopsy Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 51
    Son mesaj: 06-05-2015, 12:41 PM
  2. Opera sinema degildir.
    mopsy Tarafından Özgün Makaleler Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 30-09-2009, 12:21 AM
  3. basini örtenin yüksek tahsil yapmasi dogru degildir
    forumdayim Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 11
    Son mesaj: 04-12-2008, 11:19 PM
  4. Görmek Gözden İbaret Degildir
    Venhar Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 21-01-2008, 11:08 PM
  5. Arapça hakknda
    dogangunes Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 22-12-2007, 02:25 PM
Yukarı Çık