2. Sayfa, Toplam 2 BirinciBirinci 12
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 13 Toplam: 13

Nefis’ten kaçmayın...

Din ve İnanç Kategorisi Dini Sohbet Forumunda Nefis’ten kaçmayın... Konusununun içerigi kısaca ->> 2. Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in Tezkiye Etmesi Kur’ân-ı Kerîm’de Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in vazîfeleri hakkında şöyle ...

  1. #11
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    2. Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in Tezkiye Etmesi
    Kur’ân-ı Kerîm’de Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in vazîfeleri hakkında şöyle buyurulmaktadır:
    (Ey insanlar!) Andolsun ki, kendi içinizden, size bir peygamber gönderdik. O, size âyetlerimizi okuyor, sizi tezkiye edip kötülüklerden arındırıyor, Kitâb’ı ve hikmeti tâlim edip bilmediklerinizi öğretiyor.” (el-Bakara, 151)
    “Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allâh’ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allâh, müminlere büyük bir lutufta bulunmuştur. Hâlbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler.” (Âl-i İmrân, 164)

    Bu âyetlerden de açıkça anlaşılacağı üzere Fahr-i Kâinât -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in üç aslî vazîfesi vardır:

    a. Allâh’ın âyetlerini insanlara okumak:

    b. Tezkiye etmek:

    Tevhîd dâvetinin maksadına ulaşması, ancak nefisleri küfür, şirk ve günah gibi mânevî kirlerden temizleyip huşû ve huzûra erdirmekle mümkündür. Nitekim mâzîsi câhiliyye insanı olan ashâb-ı kirâm, hidâyet bulup Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in feyizli sohbeti ve mânevî terbiyesiyle gönüllerini arındırdıkları anda dünyânın en mümtaz insanları hâline geldiler.
    c. Kitap ve hikmeti öğretmek:

    Bu merhalede ise uyulması gereken kânunları ve hükümleri beyân eden kitabın, yâni Kur’ân-ı Kerîm’in tâlimi gelir. Kur’ân-ı Kerîm’in rûhunda derinleşebilmek, kalbî seviyeye bağlıdır. Kur’ân-ı Kerîm, asıl kalb ile okunup anlaşılır.


    Hikmetin tâlimi, bütün bu merhalelerden sonra gelir. Çünkü Allâh Teâlâ, esmâ-yı ilâhiyyesinin beşer idrâkine kelâm sûretinde tecellîsi demek olan Kur’ân-ı Kerîm’in hikmet ve sırlarına, ancak arınmış bir kalbe sâhip kimseleri vâkıf eyler.

    Âyet-i kerîmelerde tezkiye ile kitâb ve hikmetin tâliminin bir arada zikredilmesi, tezkiye olunmamış kimselerin ilim elde edemeyeceklerini, etseler de bu ilmin kendilerine bir fayda sağlamayacağını ifâde etmektedir. Zîrâ ilim ve hikmet öyle bir nûr ve zînettir ki bunu elde etmek için, onun mekân tutacağı yerlerin, yâni kalbin, evvelâ lüzûmsuz ve zararlı şeylerden tahliye edilmesi gerekmektedir. Bu bakımdan Peygamberler önce âyetleri okurlar, sonra bu âyetlere inanan ve gönül veren kimselerin, nefislerini aşırılıklardan, çirkinliklerden arındırırarak kalblerini mânevî kirlerden tasfiye ederler. Daha sonra da tezkiye ve tasfiye olunmuş kimselere kitâb ve hikmeti tâlim ederler.

  2. #12
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    3- Kişinin Kendi Nefsini Tezkiye Etmesi
    Bu hususta Cenâb-ı Hak âyet-i kerîmede şöyle buyurur:

    “Nefse ve onu düzenleyene, sonra da ona hem kötülüğü hem de ondan sakınmayı ilhâm edene yemin olsun ki, nefsini tertemiz yapan kurtuluşa ermiş, onu (cehâlet ve günahlar ile) mâsiyetlere gömen de ziyân etmiştir.” (eş-Şems, 7-10)


    “Gerçekten temizlenen ve Rabbinin ismini zikredip O’na kulluk eden kimse, şüphesiz kurtuluşa ermiştir.” (el-A‘lâ, 14-15)

    İbn-i Abbas -radıyallâhu anh-, yukarıdaki âyette geçen “tezekkâ” kelimesini, “Kişinin Lâ ilâhe illâllâh! demesidir.” şeklinde tefsir eder. (Kurtubî, el-Câmî, XX, 22) Zîrâ
    Nitekim kelime-i tevhîd, önce nefy ile başlar. Yâni “Lâ ilâhe” diyerek kalbden âdetâ put hâline gelmiş nefsânî hevesler, çirkin ahlâk ve huylar çıkarılır. Sonra isbâta geçilir. Yâni “İllâllâh” demek sûretiyle, bir nazargâh-ı ilâhî durumunda olan kalb, Allâh Teâlâ’nın tevhîd nûrlarıyla doldurulur.


    “…Sen ancak göremedikleri hâlde Rablerinden korkanları ve namaz kılanları uyarabilirsin. «Kim temizlenirse», sırf kendi faydasına temizlenmiş olur. Nihâyet varış Allâh’adır.” (Fâtır, 18)

    Günahkâr kişi, günâhının vebâlini ancak kendisi çekecek ve kimse ona ortak olamayacaktır. İşlenen hayırlar da sâdece sâhibine fayda verecektir. Temizlenen kimse de, kendi lehine temizlenecektir.

    Âyetteki “tezekkâ”, Allah korkusu ve namazı huşû ile kılmaya da kapsar.

    “Allâh’tan gerçek mânâda ancak âlim olanlar haşyet duyar.” (Fâtır, 28) âyeti, kişinin gerçek bilgiye eriştiği ölçüde, Allâh’a karşı kalbî ürperişler içinde olacağını ifâde eder. Rabbini bilmeyen ve ondan haşyet duymayan kimselerin kalbleri ölüdür. Böylelerine îkâz ve nasîhat tesir etmez. Yâsîn Sûresi’nin yetmişinci âyetinde buyurulan “(Peygamber, Kur’ân ile kalbleri) diri olanları uyarsın diye…” beyânı da bunu anlatır. Yâni bâtında haşyet, zâhirde de dosdoğru bir namaz olmalıdır.




    Nefs tezkiyesi netîcesinde kalb, “selîm” hâle gelir.

  3. #13
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Alıntı mopsy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    SELAM!
    Nefis’ten kaçmayın...
    Cunku o sizsiniz.
    Nefsi koruyun,kirletmeyin
    Temiz kalmasina gayret edin.

    91. SEMS.
    5. Göğe ve onu kurana,
    6. Yere ve onu döşeyene.
    7. Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirene.
    8. Ardından da ona fucuru/bozukluğunu ve uyumu/takvasını ilham edene ki,
    9. Benliği temizleyip arındıran, gerçekten kurtulmuştur.
    10. Onu kirletip örtense kayba uğramıştır.
    SELAM!

    Sevgili Ramazan ayi ve ozel ibadeti orucun ardindan teblig ayetlerini KUR'AN ile genisletelim.

    91.7.7. Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirene.
    Allah cc Gogu,yeri nasil kusursuz yaptiysa NEFSI de boyle DUZGUN YARATTIGINI BIZE BILDIRMISTIR.
    Nefsin yasam seruveninde ki durumu ise:
    a) Allah cc:
    Insani kulluk;
    51/56//Ben, cinleri ve insanları Bana ibadet etmeleri/benim için iş yapıp değer üretmeleri dışında bir şey için yaratmadım.

    hayati Imtahan;
    67/2//Hanginizin daha güzel iş yapacağını belirlemek için sizi imtihana çekmek üzere ölümü ve hayatı yaratan O'dur.Azîz'dir O, Gafûr'dur.

    yeryuzunu imtahan alani olarak yaratti
    45/22//Ve Allah, gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Ta ki her benlik, kazancının karşılığıyla, hiç kimse zulme uğratılmaksızın, yüz yüze getirilsin.

    b) Allah cc:Imtahan icin dogru/yanlis secme baglaminda argumanlari yaratti.
    1-Bozgunculuk ve sakinma monte edildi.
    91.8.Ardından da ona fucuru/bozukluğunu ve uyumu/takvasını ilham edene ki,

    2-Ve insanin imtahanlarla dolu dunyevi hayatinda bir imtahan VESILESI olsun diye seytan yaratilmistir.
    22.53.Bu, Allah'ın; şeytanın attığını, kalplerinde hastalık olanlara, gönülleri katılaşanlara bir fitne yapması içindir. Zalimler, geri dönülmez bir ayrılık ve kopuş içindedirler.

    Seytana uyup FUCURU SECEN kullar AZABA
    Vahiye uyup TAKVAYI SECEN kullar HAYRA
    Ikilemiyle NEFSI yaratildigi gibi DUZGUN kalmasi icin
    Korumanin YOLUNU ogretti!
    DEVAM EDECEK.......

Benzer Konular

  1. Nefis ve mücadelemiz.
    halukgta Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 24-06-2011, 01:46 PM
  2. Nefis nedir?
    meridyen2 Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 03-09-2010, 12:53 AM
  3. Artık Doktordan Kaçmayın
    mopsy Tarafından Sağlık Sorularınız Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 06-07-2010, 05:33 PM
  4. Ey Nefis....
    M ü e l l i f... Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 08-08-2008, 07:22 PM
  5. Nefis Muhasebesi
    KANUNİ Tarafından Dini Hikayeler Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 06-01-2008, 12:37 AM
Yukarı Çık