2. Sayfa, Toplam 4 BirinciBirinci 1234 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 20 Toplam: 32

Seytan KUR’AN’I duyamaz

Din ve İnanç Kategorisi Dini Sohbet Forumunda Seytan KUR’AN’I duyamaz Konusununun içerigi kısaca ->> spartaküs ´isimli üyeden Alıntı Evet sandığınız gibi... Ben hadis nedir onu bile bilmem :)) Tamam ama kuranda allah onu ben ...

  1. #11
    bursali68
    Misafir..
    Alıntı spartaküs´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Evet sandığınız gibi... Ben hadis nedir onu bile bilmem :))



    Tamam ama kuranda allah onu ben korurum diyor... Allahın koruduğu kitabın ayet sıralamasını kim bozabilir? Bu gibi ayetler hakkında ne düşünüyorsunuz?



    Yok karıştırmıyorum merak etmeyin...

    Foruma biraz ara vermiştim, yeni geldim sayılır...
    Kim nedir necidir bilmem... Eskiden sohbet ettiklerimin dışında kimseyi tanımıyorum. Yeni yeni tanıyorum herkesi.

    Ayrıca bunlar benim ilgimi çekmiyor artık... Çünkü bu tartışmalarda insan kendini kaybediyor ve sonu hep üzüyor insanı ister istemez.

    O yüzden artık bunlar benim ilgi alanım değil... Önüme ne gelirse yazıyorum :) Arada bunlarda çıkıyor.



    Peki getirecem... Ama bunların Allah'a mı yoksa şeytana mı ait olduğunu nasıl anlayacaz :)

    1-) " Tamam ama kuranda allah onu ben korurum diyor... Allahın koruduğu kitabın ayet sıralamasını kim bozabilir? Bu gibi ayetler hakkında ne düşünüyorsunuz?"

    Ayet ve surelerde eksik veya fazla yok,onlar hatasız,hatalı olan bir şeyi doğru koymayı beceremeyenlerin hatalarıdır.Bu bağlamda Allah Kur'an-ı korumuş oluyor bunda bir sıkıntı yok.Yani siz ayeti Kur'an'ın başına da alsanız,sonuna da koysanız değişmiyor,sadece cümle düşüklüğünü hissediyorsunuz.Sure bağlamında da kafanızda soru işaretleri beliriyor.Ancak ayet değişmiyor ne eksiliyor ne fazlalaşıyor.Çok küçük bir ayrıntı Arapların alfabeleriyle ilgili de sorun var bir gün de bunun üzerine paylaşımda bulunuruz.Bu konuda burada etken.

    Kur'an-ı Kerim hazır,ciltlenmiş,tasnif edilmiş olarak " gökten zembille inen " hazır bir kitap değil ki.Şu an okuduğumuz sure ve ayetlerin diziliş zamanında İslam dini mensuplarının bazı kara günleri de vardır,örneğin CEMEL Vakası,örneğin KERBELA olayı,örneğin İmamı Azam Ebu Hanife'nin zindanlarda işkence altında ŞEHİD olması,örneğin " katakulleyle " Hz.Ali'nin halife seçtirilmemesi...buna rant mı dersiniz,siyasi çekişme mi dersiniz,eski köye yeni adedete adapte olamamak mı dersiniz,üst düzey pozisyonu kaybetmemek ve CAHİLİYE devrindeki gibi hep söz sahibi olabilme hırsı mı dersiniz...adını siz koyun ne derseniz deyin.Böyle günlerde Kur'an-ı Kerim şu anki okuduğumuz halini alıyor.Yani Hz.Peygambere inmiş olan VAHİY onun kalbine iniyor yoksa Cebrail gelip ona ayetlerin,surelerin yazılı olduğu kağıtları eline tutuşturmuyor.Ve de burada anmadan geçemeyeceğim Sn.yavuz34'ün de sürekli vurguladığı gibi olaylar bağlamında ara ara iniyor ayetler,yoksa hepsi birden printer den çıkar gibi değil.Unutulmaması için ezberleme var,ayetlerin çeşitli kağıt,deri...vs üzerine yazılmaları var....Ve çok önemli bir nokta MAİDE 3 ayeti indiğinde Hz.Peygamberimiz çok hasta ve yürümekte zorluk çekiyor ve de bu ayetin gelişinden yaklaşık 2-3 gün sonra da Hak'ın rahmetine kavuşuyor.Yani ayet ve sure dizilişlerini ve şu anki halini denetleme şansına sahip olamıyor.Bir de buna Arap'ların " arkadan vurma,cahillik,aşağılık..." millet olma özelliklerini de eklerseniz karşınıza çıkan sahnenin benim anlattıklarımla neredeyse CUK oturduğunu görürsünüz.Yani Kur'an'da bazı ünlü kişilerin niteledikleri gibi devrik veya anlamdan anlama geçen bazı ayet ve sureler şeytan ayetleri değil bu sorun yumağından çıkan ve de benim her zaman dediğim ARAPLAR'IN bize attıkları en önemli KAZIKTIR,şimdi çıkarın çıkarabilirseniz.

    2-) " Çünkü bu tartışmalarda insan kendini kaybediyor ve sonu hep üzüyor insanı ister istemez."

    Sn.spartaküs,bu konuda sonuna kadar haklısınız,evet sonu insanı yıpratıyor ve üzüyor.Ama bu yol meşakkatli yol,kolay bir yol değil.Bağnazlığı,yobazlığı,cahilliği,şeytanı,yıkma k keşke kolay olsaydı da daha az uğraş verseydik.

    3-) " Peki getirecem... Ama bunların Allah'a mı yoksa şeytana mı ait olduğunu nasıl anlayacaz :) "

    Anlarız anlarız,anlayamadığımızda da heralde " Abdal'a malum olur " deriz.:))))))))

    Seviye ve üslubunuzdan dolayı teşekkür ediyorum.Sanıyorum birbirimizi üzmeyiz sadece bildiklerimizi paylaşırız.

    Sağlıcakla kalınız
    Konu bursali68 tarafından (15-09-2009 Saat 12:53 PM ) değiştirilmiştir.

  2. #12
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    sn bursal68
    kuranın dediğiniz gibi olması bile bir tahriftir ki,bu ;"onu biz koruyacağız" ayetine ters düşer.Kuran ayetlerin sıralanışıda vahiyledir efenim. kafa karıştırmaya gerek yok.
    kuranın bu günkü halini almasıylada saydığınız siyasi olayların hiç bir alakası yoktur.
    bir müslüman olarak kuran hk. istifham oluşturmayı kendinize nasıl yakıştırıyorsunuz?.
    kitaba iman etmiyor musunuz yoksa?

  3. #13
    bursali68
    Misafir..
    Alıntı ümmi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    kuran nüzül sırasına göre yazılmamıştır bu doğru . ama surelerin ve ayetlerin sıralanışıda yine Allahın emriyle olmuştur. hz. peygamber,bir ayet nazil olunca,yine cebrailin direktifiyle,bu ayeti,falanca surede,falanca ayetin arkasına ilave edin diye vahiy katiplerine söylerdi.

    sn bursalı. çok uzun yazdığınız için bir çoğunu okuyamıyorum. ama okuya bildiğim kadarıyla bazı konularda hadislerle aranız yok.
    hadislerde hepsi aynı kategoride değerlendirilmez efenim. hadis kitaplarında dahi,en güvenilirden,daha az güvenilire kadar kategorize edilmiştir.kafanıza göre,bazı sahih olmayan hadislere bakıp hadisleri toptan silemezsiniz.
    o zaman incili toptan yok saymanız gerekir. çünkü bu günkü incil,bizdeki hadis kitapları derecesindedir. direk hz. isanın değil,havarilerin ondan naklen yazdıkları kitaptır.
    Sn. ümmi size bir soru ; Kur'an ayetleri içerisinde bana şöyle bir tasnif/kategori ayrımında bulunabilir misiniz " bu ayetler güvenilir,şu ayetler daha az güvenilir,şu ayetler güvelilemez ".

    Bunu yapamazsınız değil mi.Ancak bunu hadisler için söylüyorsunuz.Neden çünkü " KUL " sözü,çünkü " Beşer-Şaşar " sözü,çünkü şeytanın en büyük özelliği " vesvese " yi üzerinde kullanabildiği insanların sözü...

    Sn.ümmi Hadisleri ben silmiyorum,hadisleri toptan silen KUR'AN 'ın emrini uyguluyorum.İşte aramızdaki anlayış farkı bu.

    Tevrat'a gelince siz Yahudilerin Tevrat ile mi amel ettiğini,yetiştiğini sanıyorsunuz?Yani bildiğimiz Ahd-i Atik ile..O zaman yanılıyorsunuz derim çünkü Talmud-Gamara ve Mişnaları ne yapacaksınız.Süs mü onlar.Onlar da bizdeki = HADİSLER dir.

    İncil,İncil nedir?Müjdedir.İncil bir kitap olarak mı indirildi?Hayır Hz.İsa'ya yapılan vahyin adıdır İncil.Yani bir kitap değil.Neden değil çünkü Hz.İsa bir " KAVİM " peygamberi ve bir görev üzerine gelen bir peygamberdir ve de halen Kur'an'a göre de bu görevi tamamlanmış değildir.Sadece 4 İncil mi olduğunu ve bu 4 İncil ile mi Hristiyanların amel ettiğini sanıyorsunuz?O zaman SAUL ( PAVLOS = St PAUL ) ü ne yapacağız.Bu günkü Hristiyanlığın Hz.İsa'nın söylediklerinin dışındaki marjinal uygulamalarının Resullerin İşleri,Korintoslulara Mektuplar,Yuhanna'nın Vahyi...gibi 4 İncil arkasına iliştirilen kitaplardan çıktığını unutmayın.Bunlar nedir peki = HADİS dir.

    " hz. isanın değil,havarilerin ondan naklen yazdıkları kitaptır.." (sağlam bilgiyle geliniz).

    Sn.ümmi başka bir yerlerde bunu söyleyip kendinize güldürmeyin lütfen.Aramızda kalsın burada.

    Hangi havarinin LUKA?nın mı,MARKOS'un mu.Sn.ümmi bunlar İskenderiye kiliselerinde eğitim almış olam PAVLOS'un öğrencileri ve hiç bir şekilde Hz.İsa'yı dinlemeyi bırakın görmemişlerdir bile.

    LUKA
    1-3Sayın Teofilos,
    Birçok kişi aramızda olup bitenlerin tarihçesini yazmaya girişmiştir. Nitekim başlangıçtan beri bu olayların görgü tanığı ve Tanrı sözünün hizmetkârı olanlar bunları bize iletmişlerdir. Ben de tüm bu olayları ta başından özenle araştırmış biri olarak bunları sana sırasıyla yazmayı uygun gördüm.
    4Öyle ki, sana verilen bilgilerin doğruluğunu bilesin.

    Gördünüz mü sn.ümmi,Luka aslında Teofilos' a mektup yazmış:))Mektup,mektup.Yazdığı şey ortalıktan duydukları yani ağızdan ağıza değişip gelenler. " beri bu olayların görgü tanığı ve Tanrı sözünün hizmetkârı olanlar..." bu ne demektir bilir misiniz Sn.ümmi = RAVİ demek Ravi.

    Bizde de Kur'an'ı insanlar bu kadar savunamazken kalkıp hadisleri savunmalarının anlamı manidardır.Neden çünkü SÜNNETULLAH'ı bozabilmenin en önemli yolu,şekli,şartı neredeyse tek ve tek Hadis-Rivayet-Hurafelere olan sıkı sıkıya bağlılığı artırmaktan geçer.

    Yüce Allah Kur'an'ı koruyor,kullar ise ayetleri yok edemiyor ancak,hadis,rivayet ve hurafelerle vurmaya çalışıyor.Ama yine de Allah Kur'an'ı koruyor.

    Sağlıcakla kalınız.

  4. #14
    bursali68
    Misafir..
    Alıntı ümmi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    sn bursal68
    kuranın dediğiniz gibi olması bile bir tahriftir ki,bu ;"onu biz koruyacağız" ayetine ters düşer.Kuran ayetlerin sıralanışıda vahiyledir efenim. kafa karıştırmaya gerek yok.
    kuranın bu günkü halini almasıylada saydığınız siyasi olayların hiç bir alakası yoktur.
    bir müslüman olarak kuran hk. istifham oluşturmayı kendinize nasıl yakıştırıyorsunuz?.
    kitaba iman etmiyor musunuz yoksa?

    Sn.ümmi,Kur'an'ın dediklerim gibi olması tahrif değildir,neden çünki Allah'ın ayetlerinde eksik veya insanlar tarafından yapılmış ilaveler yok ki.Ayet yapılarında da değişme yok.Peki tahrif neresinde?Sizin düşüncenize göre Kur'an denetleme mekanizmasıyla şu anki halini aldığından ve de o zamanlarda ortalık güllük gülistanlık olduğundan bizlerin söylediği olumsuzluklar TAHRİF anlamı kazanıyor sizin gözünüzde bir anda.Oysa ki durum hiç de sizin dediğiniz gibi değil.Ancak bizler de bu durumu Arapların kendi içlerindeki çekişmelerin faturasını/ceremesini 1400 küsür yıldır İslan dinine inananlar ödüyor.

    Bunların hiç biri o devirlerde olmadıysa şidiye kadar bizlere masal mı anlattılar?

    Sağlıcakla kalınız.

  5. #15
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    SELAM!

    Sayin Bursali bu aciklamanizla ilgli bir doktora calismasini bolum bolum http://www.supermeydan.net/forum/for...read52096.html basliginda foruma asiyorum. Birkac alinti asagidadir.

    ....Yazılı bir metin oluşmuşsa bile, bu metnin sonrakilere ulaşmadığı ortadadır. Bir tek isim altında birçok risaleden meydana gelen İncil derleme bir eser niteliğindedir ve onları Hz. İsa'nın ölümünden on yıllarca sonra kaleme alanlar onu görmemişler ve yazdıklarını ondan duymamışlardır....

    ...Bundan başka Hıristiyanlar için Kur'an'ın kullandığı diğer bir isimlendirme de "Ehl-i İncil"dir. Kur'an, Ehl-i İncil'in Allah'ın bu kitapta kendilerine indirdikleriyle hükmetmesini ister, Allah'ın indirdikleriyle hükmetmeyenleri fasık olarak isimlendirir238. Kur'an, Biz Hıristiyanız diyenlerle bir ahit yaptığını kabul etmesine rağmen239, Hıristiyanların Yeni Ahit diye bildiği ve inandıkları kutsal kitaplar külliyatını kabul etmez...

    ...Hıristiyanlara göre, İncillerde “Kelam beden oldu” şeklinde ifade olunduğu gibi, Allah’ın kelamı İsa’dır. İnciller İsa hakkında yazılmış ilhama dayalı kitaplardır. Bütün Yeni Ahit Allah’ın kelamının rengine bürünebilir; ama bütün bu durum, tecessüm etmiş İsa’nın yanında ikincil bir şeydir. Yeni Ahit olmaksızın, salt sözlü gelenekle ayakta duran bir Hıristiyanlık tasavvur etmek mümkündür. Buna karşın, İsa’sız bir Hıristiyanlığı hayal etmek bile mümkün değildir...

  6. #16
    bursali68
    Misafir..
    Selam,

    İşte bu Sn.mopsy çok teşekkür ediyorum.Söylediğimi belki de daha iyi yansıttınız.

    Sağlıcakla kalınız.

  7. #17
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    Mâide 13
    Sözlerini bozmaları sebebiyle onları lanetledik ve kalplerini katılaştırdık. Onlar kelimelerin yerlerini değiştirirler (kitaplarını tahrif ederler). Kendilerine öğretilen ahkamın (Tevrat'ın) önemli bir bölümünü de unuttular. İçlerinden pek azı hariç, onlardan daima bir hainlik görürsün. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever


    Bakara 75
    (Medenî 87) Şimdi (ey müminler!) onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa ki onlardan bir zümre, Allah'ın kelamını işitirler de iyice anladıktan sonra, bile bile onu tahrif ederlerdi.

    efenim gördüğünüz gibi,kelimelerin yerlerini değiştirmek ve doğrusunu anladığı halde farklı manalara tevil etmekte tahrif sayılıyor.

  8. #18
    bursali68
    Misafir..
    Alıntı ümmi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Mâide 13
    Sözlerini bozmaları sebebiyle onları lanetledik ve kalplerini katılaştırdık. Onlar kelimelerin yerlerini değiştirirler (kitaplarını tahrif ederler). Kendilerine öğretilen ahkamın (Tevrat'ın) önemli bir bölümünü de unuttular. İçlerinden pek azı hariç, onlardan daima bir hainlik görürsün. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever


    Bakara 75
    (Medenî 87) Şimdi (ey müminler!) onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa ki onlardan bir zümre, Allah'ın kelamını işitirler de iyice anladıktan sonra, bile bile onu tahrif ederlerdi.

    efenim gördüğünüz gibi,kelimelerin yerlerini değiştirmek ve doğrusunu anladığı halde farklı manalara tevil etmekte tahrif sayılıyor.
    Sn.ümmi çok uzatmayayım ve de mübarek günde kimsenin fazla canı sıkılmasın.Yoksa " köprüdeki keçiler gibi " zıt taraflara çektikçe konu uzar ve temelinden sapar.Sn.ümmi bu konuda binlerce araştırma vardır,ve her biri de değerli araştırmalardır.Bu araştırmaların hiç biri Kur'an tahrif edilmiştir demez.Yine de ısrarla Kur'an tahrif edilmiştir anlamı çıkar buradan derseniz valla orasını ben bilemem bunu yapanlar o çok sevilen ARAP milletidir,sorumlusu Araplar ve de aşıklarıdır.Buna ait size birazdan basit bir kaç örnek göstereceğim ve bakalım ne düşüneceksiniz....

    Sağlıcakla kalınız.

  9. #19
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    efenim.
    sahabe kuranın ayetlerinin yerini değiştirdi demek bile büyük bir meseledir. belki farkında değilsiniz ama düpedüz tahrif edildi demektir.
    Ayrıca arap milleti değil,islam milleti vardır. arabın aceme,acemin araba üstünlüğü yoktur.Rasulullahta araptı. lafınızın nereye gittiğini bilin.
    bu konuda bir makale ekliyorum;
    mehmet nuri yılmaz eski diyanet işleri başkanının makalesidir

    Kuran’da tahrif söz konusu olamaz


    TARAFIMA gönderilen 30 imzalı bir mektupta, "bilgisine güvendikleri bir zatın Kuran’ın Hz Osman tarafından tahrif edildiğini ve asıl Kuran’ın Hz Ali’nin yazdığı Kuran olduğunu söylediği" belirtilmektedir

    Sayın okurum, Kuran-ı Kerim’in tahrifi konusundaki iddialar yeni değildir Oryantalistlerin kitapları bu tür iddialarla doludur Ancak bu tür iddiaların hiçbiri Kuran-ı Kerim’in Hz Peygamber’in tebliğ ettiği şeklinde eksiksiz olarak ve tahrif edilmeden zamanımıza kadar ulaştığı gerçeğine gölge düşürememiştir

    Kuran-ı Kerim’in hem ezberlenmesi hem de yazıyla tespitinin baştan beri nasıl titizlikle yapıldığı, yazılırken hangi malzemelerin kullanıldığı, yazanların nasıl metotlar takip ettiği en ince ayrıntılarına kadar tarih kaynaklarında sabittir Bunlar öylesine tarihi bilgilere dayanmıştır ki bunu herhangi bir iddianın sarsacağını ileri sürmek, son derece temelsiz bir iddiadan öteye geçemez





    Kendini bilen objektif ehil bir ilim adamının böyle bir iddiada bulunması da mümkün değildir Çünkü Kuran-ı Kerim, son ilahi kitaptır ve vahiy yoluyla son peygamber Hz Muhammed’e yaklaşık 23 sene zarfında nazil olmuştur Her ayet nazil oldukça vahiy kátipleri bizzat peygamberimizin ağzından alarak yazmışlar, ayrıca hafızlar da inen ayetleri hemen ezberlemişlerdir İleri gelen sahabilerin tamamı hafız olduğu gibi, sadece Yemame savaşında 70 kadar hafızın şehit olması, Kuran’ın ne kadar çok kimse tarafından ezberlendiğinin açık delilleridir

    Müslümanlar arasında binlerce insan tarafından Kuran’ın ezberlenmesi geleneği ve ilk andan itibaren komisyonlarca yazıyla tespit edilmiş olması, onun bir harfi bile değişmeden günümüze kadar gelmesini sağlamıştır Günümüzde de bu gelenek sürmektedir

    Kuran-ı Kerim, Hz Peygamber zamanında bizzat onun gözetiminde cem edilmiş olmakla birlikte Hz Peygamber’in vefatından hemen sonra Halife Hz Ebubekir döneminde iki kapak arasına alınıp mushaf haline getirilmiştir Bilahare Hz Osman bu mushafı esas alarak üslup birliği taşıyan meşhur Kuran nüshasını yazdırmış, sonra çoğalttırarak tüm yöneticilere göndermiş, bu nüshaya yazım yöntemi açısından uyum sağlamayan nüshaların ortadan kaldırılmasını emretmişti Bundan önce ise bireysel manada birçok sahabi kendi kendine mushaf yazıp saygıyla evinde saklıyordu

    Ferdi Kuran yazmalarında muhteva bakımından olmasa da surelerin sıralanması ve hat şekilleri bakımından bazı uyumsuzluklar çıkıyordu Bazıları da ezberleyemediği veya elde edemediği sure ve ayetleri kendi nüshasına yazmıyordu Yazılan bu kişisel nüshalarda yazan şahıstan kaynaklanan hatalar da söz konusu olabilmekteydi Özet olarak farklılıklar bu bağlamda ortaya çıkıyordu

    Hz Osman döneminde yapılan icraat, bu ahenksizlik ve uyumsuzluğun ortadan kaldırılarak Kuran’ın yazılmasına ve korunmasına gerekli saygı ve ihtimamın gösterilmesi çerçevesinde yapılan bir faaliyetti

    Bugün Endonezya’dan Balkanlara, Çin’den Amerika’ya, Orta Asya’dan Afrika’ya varıncaya kadar dünyanın her köşesindeki bütün Müslümanların elinde bir harf değişikliği bile söz konusu olmamak üzere mevcut bulunan mushaf, en baştan yüzlerce sahabe tarafından aralarında herhangi bir ihtilaf söz konusu olmadan tespit edilip nesilden nesile intikalini sağladıkları mushaftır




    Başlangıçta Kuran, noktasız ve harekesizdi Yeni Müslüman olan yabancıların Kuran-ı Kerim’i noktasız ve harekesiz şekliyle sık sık yanlış okumaları yüzünden Kuran’ın noktalanması ve harekelenmesine ihtiyaç duyulmuştur Kuran’ın noktalanması ve harekelenmesi işlemine, Kuran’da değişiklik yapıldı demek ve böyle bir yakıştırmada bulunmak dayanaksız bir iddiadır ve konu açısından bilgisizliktir Çünkü bu işlem, Arapça’nın kendi tabiatından gelen bir gelişmedir

    Hz Ali’nin mushafına gelince; Osmanlı padişahı II Selim’i 1568 tarihinde Revan Valisi Şahkulu Han başkanlığında 720 kişilik bir İran heyeti Edirne’de ziyaret etmiş, 43’ü Şah Tahmasap, 10’u da Şahkulu Han adına olmak üzere 53 deve yükü hediye getirmişti Bu hediyeler içinde güya Hz Ali’ye izafe edilen Kuran da bulunuyordu Ancak bu, mücerret iddiadan öteye gitmemiş ve bugüne değin Hz Ali’nin nüzul sırasına göre yazdığı Kuran’ın özelliğini taşıyan bir nüsha bulunamamıştır

  10. #20
    bursali68
    Misafir..
    Sn.ümmi anlaşılıyor ki derine ineceğiz ancak şimdilik izninizi istiyorum çünkü TOFAŞ firmasına bir proje görüşmesine gitmem gerekiyor acil olarak.Akşama çok detaylı bir açıklamayı buraya yazacağım.

    Şimdilik iyi forumlar efenim (yanlış anlamayın kelime hoşuma gittiği için bir de ben denemek istedim).

    Sağlıcakla kalınız.

Benzer Konular

  1. PKK mensubu için ‘aktivist’ diyen rapora CHP’den ‘evet’
    KOMANDO Tarafından Güncel Haber ve Manşetler Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 26-04-2013, 11:54 PM
  2. Yorum: 1
    Son mesaj: 20-10-2012, 08:36 AM
  3. Said-i Nursi’nin 1922’de Atatürk’e yazdığı mektup
    YukseLL Tarafından Mustafa Kemal Atatürk Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 04-01-2011, 12:40 PM
  4. Hıkmet sunnet’ın degıl kur’an’ın adıdır.
    mopsy Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 10
    Son mesaj: 17-11-2010, 07:23 PM
  5. ’Sil!’’ Dedin… Yırttım
    RABİA Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 20-08-2008, 10:54 AM
Yukarı Çık