+ Konuya Yorum Yaz + Yeni Konu Aç
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3
  1. #1
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573

    Mü'min-Müslim

    MÜMİN – MÜSLİM
    İslam dairesi içinde bulunanlar, Allah’tan başka rab ve mabut tanımadılar. Onun emirlerine sımsıkı bağlandılar. Bu yüzden nefslerini selamete çıkardılar. Hak da onları başka milletlerden üstün tuttu ve ilahi kitaplarda “Müslim”ler diye andı. Görülüyor ki, İslam ve Müslim kelimeleri, selametten, kurtuluştan geliyor. Aynı ismin bir başka delaleti de, kurtuluşa ermek yolunda teslimiyet, teslim olmak… İslam, teslim olandır.

    Öyleyse, gerçek kurtuluşun ilk ve son kapısı olan Resuller Resulüne, onun Allah’tan getirdiği her noktaya, her hükme, her ölçüye inanan, Müslimdir; netice bakımından da selamettedir ve selamete teslimiyetle ermiştir.

    Müslim ve mümin mefhumları, hakikatte birdir. Mümin ”iman etmiş olan” manasına, İslam’ın esasi şartına ermiş bulunmayı ifade eder. O şartı, hemen, İslam ismi ve “Müslim“ sıfatı takip eder. Arada hiçbir fasıla ve derece yoktur. Bunlar, hattın, hat olabilmesi için iki uç noktasına malik bulunması gibi, birbiri içinde iki keyfiyettir. İslam, imansız olamaz; iman da iman olabilmek için İslam’la birleşmeye muhtaçtır. Hacim ve madde gibi bir şey.

    Bunun içindir ki, Allah’a bütün tenzihi sıfatlarıyla inanıp da hakkında hiçbir nakıs sıfat ve fiil tasavvuruna düşmediği halde onun herhangi bir peygamberine veya peygamberlerine inanmayanın imanı bahis mevzuu olamaz. Böyle bir telakki güden, iman sahibi değildir. Böyleleri hakkında “ Allah’a inanıyor ama, Peygamberine veya peygamberlerine inanmıyor!” denir ve mümin lafzının belirttiği tamamlık ifadesi kullanılamaz. Yani böyleleri hakkında, Allah’a iman ediyor diye, su sızmaz bir tamamlık ifadesi olan mümin ismini ve Müslim sıfatını kullanmaya imkan yoktur. Onlar hakkında, olsa olsa, dış lügat manalarıyla “Şuna inanıyor, buna itikat ediyor” gibi tabirler kullanabiliriz, fakat inanmak keyfiyetinin “bütün ağyarını mani, efradını camii” ve manası sabit bulunan Müslim ve mümin klişesini kullanamayız.

    Anlıyorsunuz ki, Müslümanlardan başka hiçbir dinin mensupları, sadece Allah’a inanmak, hatta bu inanışlarına Allah tasavvuru bakımından küfür karıştırmamak şartıyla bile mümin olamıyor; Müslim olmadıkları ise besbelli… Zaten Müslim olamadıkları için mümin olamamışlardır; mümin olabilseydiler de esasen Müslim olacaklardı. Kısacası müminlik Müslimliğin göbek adıdır, ve mümin isimli zat, Müslim’den başka bir insan değildir.

    Bu incelikleri bilmeyen Müslümanlar, hatta Müslümanlık dersi verenler pek çoktur.

    Necip Fazıl Kısakürek

    kaynak
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  2. #2
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085
    Anlıyorsunuz ki, Müslümanlardan başka hiçbir dinin mensupları, sadece Allah’a inanmak, hatta bu inanışlarına Allah tasavvuru bakımından küfür karıştırmamak şartıyla bile mümin olamıyor; Müslim olmadıkları ise besbelli… Zaten Müslim olamadıkları için mümin olamamışlardır; mümin olabilseydiler de esasen Müslim olacaklardı. Kısacası müminlik Müslimliğin göbek adıdır, ve mümin isimli zat, Müslim’den başka bir insan değildir.

    Bu incelikleri bilmeyen Müslümanlar, hatta Müslümanlık dersi verenler pek çoktur.
    Üstad ne güzel özetlemiş...
    Paylaşım için teşekkürler.....

  3. #3
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Nerden
    İzmir
    Yaş
    37
    Mesaj
    248
    Rep Gücü
    9146
    Alıntı RABİA´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bunun içindir ki, Allah’a bütün tenzihi sıfatlarıyla inanıp da hakkında hiçbir nakıs sıfat ve fiil tasavvuruna düşmediği halde onun herhangi bir peygamberine veya peygamberlerine inanmayanın imanı bahis mevzuu olamaz. Böyle bir telakki güden, iman sahibi değildir. Böyleleri hakkında “ Allah’a inanıyor ama, Peygamberine veya peygamberlerine inanmıyor!” denir ve mümin lafzının belirttiği tamamlık ifadesi kullanılamaz. Yani böyleleri hakkında, Allah’a iman ediyor diye, su sızmaz bir tamamlık ifadesi olan mümin ismini ve Müslim sıfatını kullanmaya imkan yoktur. Onlar hakkında, olsa olsa, dış lügat manalarıyla “Şuna inanıyor, buna itikat ediyor” gibi tabirler kullanabiliriz, fakat inanmak keyfiyetinin “bütün ağyarını mani, efradını camii” ve manası sabit bulunan Müslim ve mümin klişesini kullanamayız.
    Allah hepimize layıkıyla imanı ihsan etsin inşallah...

    Paylaşım için teşekkürler...

Yukarı Çık