Muhammed Masum hazretleri buyurdu ki:

“Müslümanların ihtiyaçlarını karşılamanın ve onları sevindirmenin ve güzel ahlâklı olmanın kıymetini bildiren ve yumuşak, ağırbaşlı ve sabırlı olmayı öven ve teşvîk eden birkaç hadis-i şerifi aşağıya yazıyorum. Bunları iyi anlayınız:
“Allahü teâlânın farzlardan sonra en çok sevdiği iş, bir mümini sevindirmektir.”

“Bir kimse bir mümine bir iyilik yapınca, Allahü teâlâ bu iyilikten bir melek yaratır. Bu melek, hep ibâdet eder. İbâdetlerinin sevapları bu kimseye verilir. Bu kimse ölüp, kabre konunca, bu melek nûrlu ve sevimli olarak bunun kabrine gelir. Meleği görünce ferahlanır, neşelenir. Sen kimsin der. Ben, falanca kimseye yaptığın iyilik ve onun kalbine koyduğun neşeyim. Allahü teâlâ beni bugün seni sevindirmek ve kıyâmet günü sana şefaat etmek ve Cennetteki yerini sana göstermek için gönderdi der.”

Resûlullahtan soruldu ki;
Cennete girmeye sebep olan şeylerin başlıcası nelerdir?
“Allahü teâlâdan korkmak ve iyi huylu olmaktır" buyurdu.
Cehenneme girmeye sebep olan şeylerin başlıcası nelerdir denildiğinde,
“Dünya nîmetlerinden ayrılınca üzülmek, bu nîmetlere kavuşunca sevinmek, azgınlık yapmaktır” buyurdu.
“Allahü teâlâ yumuşak huylu olanları sever ve onlara yardımcı olur. Sert, öfkeli olanlara yardım etmez.”

Süfyan-ı Sevri hazretleri buyurdu ki:
“Bir kimsenin, duâ ederken yalnız kendisine duâ edip, ana-babasına ve diğer Müslümanlara duâ etmemesi,
Kur’ân-ı kerîm okumayı bildiği halde her gün en azından yüz âyet okumaması,
câmiye girdiği halde iki rekat olsun namaz kılmadan çıkması,
kabristandan geçtiği halde mevtâlara selâm vermemesi,
bir yerde yalnız olarak yaşıyorsa,
Cumâ günü şehre geldiği halde Cumâ namazı kılmaması,
bulunduğu beldeye bir âlim geldiği halde, onun ilminden hiç istifâde edememesi,
bir kişi ile dost olduğu halde ismini öğrenmeden ayrılması,
bir tanıdığı kendisini dâvet ettiği halde dâvetine gitmemesi,
gençlik çağı büyük bir fırsat olduğu halde o zamanını boşa geçirmesi,
kendisi tok ve komşusunun aç olduğunu bildiği halde, ona bir şeyler vermemesi
o kimsenin gafletindendir.”



Kaynak