2. Sayfa, Toplam 2 BirinciBirinci 12
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 14 Toplam: 14

Dilencilere para vermek caiz mi?

Din ve İnanç Kategorisinde ve Dini Sohbet Forumunda Bulunan Dilencilere para vermek caiz mi? Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> gerçekten ihtiyacı olduğunu düşündüklerime veriyorum... Çünkü kimse kendni böyle yer altına atmaz.......

  1. #11
    - Çevrimdışı
    yeni üye By_BooMeranG - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nerden
    evde
    Mesaj
    91
    Rep Gücü
    404
    gerçekten ihtiyacı olduğunu düşündüklerime veriyorum...

    Çünkü kimse kendni böyle yer altına atmaz....

  2. #12
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye -BaDe- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Nerden
    Eskişehir
    Mesaj
    1.588
    Rep Gücü
    20917
    Caiz değil diye biliyorum ama kapıma gelene veriyorum, çarşıda camii önlerinde gördüklerime vermiyorum yalan yok...
    Benim niyetim belli, ben iyi niyetle veriyorum,
    fakat nasıl kullanılacağı artık beni bağlamaz benden çıktıktan sonra...
    İnanmıyorum bunlara, fakat iyi niyet ve merhamet duygusuyla veriyorum...

  3. #13
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye diojen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesaj
    437
    Rep Gücü
    19530
    Alıntı mopsy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    MERHABA!

    Onurunu satmak cok zor bir istir.Dolayisiyla;
    Kazanilan kolay degil cok zor bir paradir.
    gerçekten en zor şeydir,,

  4. #14
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573
    Efendimizin(s.a.v.) Dilenciliğe Bakışı :


    Toplum hayatında köklü ve esaslı inkılâplar yapan Resul-i Ekrem Efendimizin dilencilik illetine nasıl çareler getirdiğini, ihtiyacı olmadığı halde dilenenlerin mes’uliyetini ve hangi hallerde dilenmenin caiz olabildiğini şu canlı hadise ibretli bir şekilde gözlerimizin önüne sermektedir:

    Enes bin Mâlik anlatıyor:

    Bir gün Resulullahın (a.s.m.) huzurunda Ensardan birisi gelerek birşey istedi. Resulullah ona sordu:

    “Evinde bir şey var mıdır?”

    “Evet, yâ Resulallah, bir çulumuz var. Bir kısmını altımıza seriyoruz, bir kısmıyla da örtünüyoruz. Bir su kabımız var, onunla da su içiyoruz.”

    “Öyleyse hemen kalk, çul ve su kabının her ikisini de al, bana getir.”

    O kişi gitti, her ikisini de getirdi.

    Resul-i Ekrem çulla su kabını eline aldı, hazır olanlara göstererek, “Şu iki eşyayı satın alacak kimse var mı?” diye sordu.

    Cemaattan bir zat, “Ben her ikisine de bir dirhem veririm” dedi.

    Resulullah iki-üç defa, “Bir dirhemden fazla veren yok mu?” diye tekrarladı. Daha sonra başka birisi, “Ben iki dirheme alırım” dedi. Resulullah çulu ve su kabını o zata sattı. İki dirhemi aldı, eşya sahibine verdi ve şöyle buyurdu:

    “Bu paranın bir dirhemi ile yiyecek al, âilene bırak; bir dirhemine de bir balta al, bana getir.”

    O adam gitti, bir balta aldı, geldi. Resul-i Ekrem baltaya kendi eliyle bir sap taktı. Sonra da o adama vererek, “Al bunu, git odun kes, topla, sat. Seni on beş gün görmeyeceğim” buyurdu.

    O adam gitti, odun kesti, topladı, sattı. Resulullahın huzuruna geldiğinde on beş dirhem kazanmıştı. Bir kısmına giyecek, bir kısmına da yiyecek almıştı. Resulullah bunun üzerine şöyle buyurdu:

    “Dilencilik yüzünden siyah bir nokta olarak Kıyamet gününde gelmektense şu hâlin ondan daha hayırlıdır.

    Dilenmek ancak şu üç kişiye caizdir: (1) Toprağa yapıştıran fakirliğe uğrayana (son derece fakir düşene), (2) altından kalkamayacak derecede borç altına girene, (3) ara bulmak için kan parası yüklenen kimseye.” Başka bir rivâyette ise dördüncü bir şart getirilir: “Çok acı veren müzmin bir hastalığa kapılan kimse ihtiyacı kadar isteyebilir.”1

    Hadisten açıkça anlaşılan odur ki, çalışamayacak kadar mağdur, sakat ve özürlü olan kişi, kendisine bakacak bir kimse yoksa, devlet de yardım etmiyorsa, ancak zarurî ihtiyacını telâfi edebilecek kadar başkalarından isteyebilir, dilenebilir. Borçluluk hali de buna eklenmektedir.

    Bu zarurî hâlin dışında, dilenciliği sırf bir geçim vasıtası haline getirenler büyük bir mes’uliyet altına girmektedir. Bu çeşit kimselere Peygamberimizin ikazı şöyledir:

    “Her kim malını çoğaltmak için insanlardan mallarını isterse, o ancak ve ancak ateş parçası ister. Artık bunun ister azını, isterse çoğunu ister.”2

    Bu hadis-i şerif, ihtiyacı olmadığı halde dilenmeyi caiz görmeyip Cehennem azabını netice verecek bir iş olduğunu ifadeyle haram saymaktadır.

    İşte haram işleyenlerin sayısının artmaması için bu tür kimselerin türemesine meydan vermemek lâzımdır. Duhâ Sûresinde geçen “Birşey isteyeni geri çevirip azarlama” mealindeki âyet-i kerimeden esas murad, ilmî bir mesele soranı, birşey öğrenmek isteyeni geri çevirmemektir. Yoksa her isteyeni boş çevirmemek şeklinde anlaşılmamalıdır.3 Çünkü bu takdirde dilenciliğe yol açılmış olur.

    1. Ebû Dâvud, Zekât: 26.
    2. Müslim, Zekât: 35.
    3. Es-Sâvî, 4: 330.

    Mehmed Paksu Helal – Haram
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

Benzer Konular

  1. caiz'in manası nedir?
    tansxx Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 14-12-2014, 07:38 AM
  2. Nazar boncuğu caiz mi?
    YukseLL Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 03-11-2013, 10:21 AM
  3. Dövme yaptırmak caiz mi?
    YukseLL Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 02-11-2013, 08:25 PM
  4. Yorum: 1
    Son mesaj: 13-07-2010, 05:27 PM
  5. İftarı geciktirmek caiz mi?
    nefisetülilm Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 27-08-2009, 11:34 AM
Yukarı Çık