Gösterilen sonuçlar: 1 ile 7 Toplam: 7

Arap Harfleri Araplar'ın Değildir

Din ve İnanç Kategorisi Dini Sohbet Forumunda Arap Harfleri Araplar'ın Değildir Konusununun içerigi kısaca ->> Yozlaştırılma Arapçılık ve Arapçacılık pazarının en büyük oyunu, ibadetin Arapça olması gerektiği yolundaki iddiadır. Asırlarca sergilenen ve kitlelere benliklerini yadsıyan ...

  1. #1
    - Çevrimiçi
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2005
    Nerden
    Uzay:))
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Erkek
    Yaş
    42
    Mesaj
    11.460
    Blog Mesajları
    33
    Rep Gücü
    93742

    Arap Harfleri Araplar'ın Değildir

    Yozlaştırılma

    Arapçılık ve Arapçacılık pazarının en büyük oyunu, ibadetin Arapça olması gerektiği yolundaki iddiadır. Asırlarca sergilenen ve kitlelere benliklerini yadsıyan bu iddianın günümüz Türkiyesinde anayasal din kurumu Diyanet İşleri oldu. Bu kurum, meseleye, bırakın akıl ve Kur’an değerleriyle çözüm aramayı, ülkemizin bağlı olduğu Hanefi fıkhının bu konudaki bin kusur yıllık fetvalarının getirdiği çözümlere dayanarak “Her insan kendi ana diliyle ibadet edebilir, Kur’an’ın kendi dilindeki çevirilerinden okuyarak namazını kılabilir” dediğimizde bize şiddetle karşı çıktı.

    Dil sorununda gerçek son derece açıktır: Her insan kendi ana diliyle ibadetini yapabilir, duasını edebilir, namazını kılabilir. Bunu isterse Kur’an’ın herhangi bir dildeki çevirisini okuyarak yapar. Bu ruhsat, bizzat Peygamberimiz tarafından hem de ana dili Arapça olan sahabilere bile verilmiştir. Arap olmayan Müslümanlar bu hakkı öncelikle kullanabilirler.

    *Arap Alfabesi’ni İslam alfabesi sanmak:

    Arapçılık ve Arapçacılık adına uydurulan yalanlardan biride budur. Bu yalanın pazarlamacıları, Arap Alfabesinin adını “İslam alfabesi” koymuştur.

    Her şeyden önce sormak gerek: Evrensel bir dinin alfabesi olurmu? İnsan toplulukları kadar alfabenin olduğu, bir varlık ve hayat gerçeği iken böyle bir iddia nasıl ileri sürülür? İslam bir kabile ideolojisi veya bir bölge felsefesi midir ki alfabesi olsun?

    İkincisi, bu alfabe, İslam öncesi Arapların da alfabesidir, Asırlarca öyle olmuştur… Onu İslam getirmemiştir ki adını İslam’a adayalım…

    Üçüncüsü, bu alfabe, İran Sasani imparatorluğu putperes bir ülkenin de alfabesi idi. İslam’ın olan bir şey putperes bir kitlenin temel değerlerinden biri nasıl olur?

    Dördüncüsü, bu alfabe İslam alfabesi ise dünyanın yüzlerce dil konuşan ve yüzlerce alfabe kullanan kitleleri, alfabelerini değiştirmedikçe Müslüman olamazlar mı. Onlara tebliğ yükümlülüğümüz yok mudur?

    Neresinden bakarsanız bakın, bu iddia bir Arap dayatmasıdır. Bu dayatmanın en büyük kahrını da biz Türkler çektik. Bu dayatmalar yüzünden kendi dilimize uyguladığımız self-emperyalizm, kültür ve düşünce hayatımıza büyük darbeler indirdi; bizi dilsiz-nutuksuz Arap papağanına çevirdi. Bu yanlışımızın ceremesini, Atatürk’ün işe el koyduğu güne kadar ödemeye devam ettik. Anılan iddianın elemanları bu konuda duydukları sıkıntıyı anlatırken,Arapçılık yaptıklarını söyleyemezler; onun yerine Arap alfabesi’ne akıl almaz hurafelerle kutsallıklar, kerametler atarlar. İşi o noktaya getirirler ki eğer o alfabe değişmeseydi biz şimdi sadece Ay’a değil Merih’e bile gitmiş olacaktık…

    Peki, bizim olanaklarımıza ek bir de tonlarla hazır petrol parasına konan Arap ülkeler neden Ay’a veya Merih’e gitmediler? Bu alfabe kerameti onlara hiç mi yaramadı? Yoksa Arapçılık’ın tüm kerametleri Arap olmayanlara mı yarar sağlıyor?.

    Bunların yanıtı yoktur. Çünkü İslam alfabesi uydurmasının tutarlı yanı yoktur…

    Arapça’yı cennet dili sanmak:

    Arapçacılık adına yalan uyduranların düzmecelerinden biri de Arapça’yı cennet dili olarak göstermeleridir. Güya, cennet ehlinin konuşacağı dil Arapça olacakmış! Bu konuda bir uydurma hadis devreye sokarlar. Bu uydurmaya göre, “cennet ehlinin cennette konuşacağı dil Arapça’dır.” (bk. Elbani; Silsiletü’l Ahadis ez-Zaifa, 1/293)

    Arap dilini kutsal sanmak:

    Kutsal olan, vahyin getirdiğidir, vahyin indirildiği dil değil.

    Çünkü tüm dillerde vahiy gelmiştir. Ve hiçbir dilin kutsallığı yoktur. Eğer varsa o zaman tüm diller kutsaldır. Çünkü Kur’an tüm dilleri Allah’ın ayetleri içinde göstermektedir. Bir dil için herhangibir özellikten, ayrımdan söz edilmemiştir.

    Ne yazık ki, İslam tarihi boyunca, bu temel Kur’ansal bakış açısını saptırmak ve Arapça’yı kutsal ilan etmek için akıl almaz iddialar sergilenmiştir.
    İşte bir tanesi: Süfyan es-Sevri (ölm.161/777) diyor ki: ”Vahiy yalnız Arapça ile indirildi; sonra tüm nebiler, indirilen vahyi kendi toplumlarının diline çevirdiler” (Süyüti; el-İtkan. 1/130)Bu söz, her şeyden önce tarihe, varlık yasalarına, sünnetullaha aykırıdır. Yüzlerce, belki binlerce peygamber Arapça biliyor olamaz, bilmesi için de hiçbir zorunluluk yoktur. Arap dilinin vucut bulmadığı devirlerde de peygamber gelmiştir; onlar bu işi nasıl çözüyordu?

    Arapçacılık ve Arapçılık adına sergilenen tutarsızlık ve saçmalık hayret verici boyutlardadır. Arapçacılık adına uydurulan yalanların akıl ve algıyla açıklanması olanaksızdır. Bu saçmalıklar, vahyin, peygamberliğin ve dinin ruhunada aykırıdır. Kur’an hiç bir yerde, peygamberlerin, Allah tarafından gönderilen vahiyleri Arapça’ya çeviren mütercimler olduğunu söylememiş, bunu akla getirecek herhangi bir işarette bile bulunmamıştır.

    Kur’an’ın Arapça indirildiğini beyan eden ayetlerin varlığıdır. “Kur’anen Arabiyyen: Arapça Kur’an” deyimi kullanılarak temiz niyetli ama bilgisiz halk yığınları asırlarca aldatılmıştır. Oysa ki bu ayetlerdeki ifade, Arapçacılık avukatlarına değil, aksini düşünenlere kanıt olmaktadır

    Bu ayetlerde, Kur’an’ın Arapça indirilişinin gerekçesi olarak şunlar gösterilmektedir:

    a) İnzar yani uyarma (bk. Şuara.195; Şuara.7; Ahkaf.12) b)

    b) Taakkul yani aklı çalıştırma-düşünme (bk.Yusuf. 2 Zühruf. 3).

    c) e) Takva yani sakınma (bk. Taha. 113; Zümer, 28;) Bu üç gerekçenin amacına ulaşması için Kur’an’ın anlaşılması şarttır. Anlamak için, okuyanın, okuduğu metnin dilini bilmesi gerekmektedir. Arapça bilmeyenler için böyle bir olanak ise ancak Kur’an’ın çevirisini okumakla elde edilir.

    Biraz yukarıda, her nebinin, getirdiği iletiyi iyi anlatmak için hitap ettiği toplumun diliyle vahiy aldığını bildiren Kur’an ayetini görmüştük.

    Kur’an’ın Arapça indirilişinin hikmeti işte bu gördüğümüz ayetle bağlantılıdır. Onun içindir ki Arapça indirilişin hikmeti, akletme-düşünme ve uyarma-sakınma olarak gösterilmekte, başka bir gerekçe uydurulması engellenmektedir.

    Ve anlatılmaktadır ki Arapça indirilişin hikmetleri, Arapça bilmeyenler için ancak, bildikleri dildeki çeviriyi okumakla elde edilir.

    Yani ayetler, Arapçacıların iddia ettiklerinin tam aksine delil olmaktadır.

    Arapçacılığın delil olarak kullandığı “Kur’anen Arabiyyen” ifadesi filolojik açıdan da Arapçacılığın tam aksi kanaate delildir. Şöyle ki bu tamlama bir sıfat tamlamasıdır ve bu tamlamada “Kur’anen kelimesi nitelenen “Arabiyyen” kelimesi ise sıfat (niteleyen)tır. Arap dilinin hakim kurallarından birine göre, sıfat mevsufun (nitelenenin) aynı değil, gayrıdır. Bu kurala göre, “Kur’anen Arabiyyen “ ifadesi, Kur’an olmakla Arapça olmanın apayrı şeyler olduğunu gösterir, aynı şeyler olduğunu değil. Yani Arapça olmak Kur’an’ın ayrılmaz bir niteliği değildir. O halde Kur’an’ın kutsallığı Arapçanın kutsallığını göstermez.

    Arapça’yı kutsal gösterme oyunu ve tutkusunun bir görüntüsü de Arapça konuşmayı kutsal sanmaktır.

    İşte bu zihniyetin içimizdeki uzantıları yüzünden Türk dili yüzyıllar boyu, Arapça (ona bağlı olarak da Farsça) hegomanyası altında ezildi ve gerçekleştirmesi gereken gelişmeyi bir türlü gerçekleştiremedi. Sebep, Arapça ve Araplarla ilgili hurafelerle bunların pazarlayıcılarıdır.

    Şu tarihsel gerçektir ki biz Türkler Allah ile aldatılmanın bir sonucu olarak, asırlarca kendi dilimize emperyalizm uyguladık. Güzel dinimiz, hayatımıza bir benlik ve özgürlük enerjisi halinde sokulmak yerine dilimizi ve benliğimizi yok etmenin aracı haline sokuldu. Ve bu zulmün .faturasını da malımızla canımızla yine biz ödedik. Anadolu çocukları bu gerçeği fark edip gereğini yapmadıkça bizim özgür ve güzel yarınlarımızın olabileceğini düşünemiyoruz.

    Kur’an’da İbadet Dili

    Kur’an’a göre her peygamber, getirdiği iletiyi rahat anlatsın diye içinden çıktığı toplumun diliyle vahiy almıştır. Tanrısal vahyi, peygamberin hitap ettiği toplumun diliyle indirmek, böylece iletiyi anlaşılır, peygamberide meramını iyi anlatır kılmak...

    O halde, Kur’an’a dayanarak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Peygamberliğin bittiği güne kadar yaşamış ve konuşulmuş dillerin tümüyle vahiy gelmiştir, Bir dille vahiy gelmesi o dili kutsal yapıyorsa tüm diller kutsaldır. Herhangi bir dilin bu açıdan herhangi bir özelliği veya farkı yoktur.

    Kaynak: Yaşar Nuri Öztürk. İslam Nasıl Yozlaştırıldı
    supermeydan mailbox

  2. #2
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Mesaj
    844
    Rep Gücü
    2992
    Kuranen arabiyen kelimesi ve Sıfat tamlamalarına giriyor.Ama Açıkça söyleyim bu izahtan bir şey anlayamadım.Kuran olmak arapça olmak? Bunların izahını daha iyi yapması gerekirdi Yaşar Nuri Hoca. Yazının diğer taraflarını zaten her vasat insan akıl eder ve düşünür.Selamlar.

  3. #3
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Kur'anı Kerimde ve Hadislerde uyulması kat'i olarak emredilen Ehli Sünnet alimlerinin Efendimizden naklettiği bilgilerle dolu Kur'anı Kerim ve Hadislerin gerçek manaları olan ilmihalleri okumak ve dinin hakikatini öğrenmek yerine İnsanları kimin yazdığı belli olmayan meallerden din öğrenmeye teşviğin bir parçası olarak gözüken yukarıdaki bu yazı amacını açıkça ifade etmektedir.Yaşar Nurinin kırdığı yumurtaları da dikkate aldığımızda dini böyle kendi aklı ile değerlendirmeye kalmasını gayet normal bir davranış olarak karşılıyoruz ve işin hakikatini gerçek saf kaynaklardan Efendimizin beyanları ve Varislerinin nakillerinden naklediyoruz.

    Şu anda kullandığımız Latin harflerine, Türk harfleri denmesi, onları Latin harfi olmaktan çıkarmadığı gibi, Arapların İslam harflerini kullanmaları da, bunların Arap harfleri olmasını gerektirmez. Osmanlılar ve daha önceki Müslüman Türkler, toplam bin yıla yakın İslam harflerini kullanmıştır. İran ve daha başka ülkelerde de, İslam harfleri kullanılmaktadır.

    Arapların kullandığı harflerin İslam harfleri olduğuna dair, çok vesika vardır. Birkaçı şöyledir:

    1- Üç hadis-i şerif meali şöyledir:

    (Allahü teâlâ Arşı yaratınca, üzerine Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resulullah yazdı.) [İ.Rafii]

    (Allahü teâlânın Levhi mahfuzda yazdığı ilk şey, Bismillâhirrahmanirrahimdir.) [Deylemi]

    (Yer gök yaratılmadan iki bin yıl önce, Cennetin kapısında Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resulullâh yazılmıştır.) [Ukayl, İ.Neccar]

    2- Âdem aleyhisselam Cennetteyken, Cennetin her yerinde ve Arş üzerinde, (Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resulullah) yazılı gördü. Muhammed aleyhisselamın, Allahü teâlânın en sevgili kulu olduğunu, bundan anlamıştı. Bunlar, oralarda İslam harfleriyle yazılıydı. O harfler, insan yapısı değildir. Dünya ve Âdem aleyhisselam yokken, o harfler vardı. Bütün kitaplar ve sahifeler, İslam harfleriyle gönderilmiştir. (Mir’at-ül-Haremeyn)

    3- Âdem aleyhisselam ve her şey, Muhammed aleyhisselamın şerefine yaratılmıştır. Arş, gökler ve Cennetlere, İslam harfleriyle mübarek ismi yazılmıştır. (Mevahib-i ledünniyye)

    4- Hud aleyhisselama gelen kitap da, İslam harfleriyle idi. (Hadika, Letaif-ül-işarat)

    5- Mushafı hiç okumayıp, hayır ve bereket için evde bulundurmak sevabdır. Bir kâfirin ismini yazıp, buna hakaret edilmez; çünkü İslam harflerine hürmet gerekir. (F. Hindiyye)

    6- Levh-i mahfûzda, ilk yazılan, Besmeledir. Âdem aleyhisselama ilk gelen, Besmeledir. Cennet davetiyesinin imzâsı Besmeledir. (S. Ebediyye)

    İslam harflerine hürmet
    Sual: Yere serilen halı veya başka bir şeyde, İslam harfleriyle yazılmış bir yazı olsa, yazının üstü, okunamayacak şekilde boyanırsa, bunu yere sermek caiz olur mu?
    CEVAP
    Evet, caiz olur.

    İslam harfleriyle karıştırmak
    Sual: İslam harfleriyle Latin harfleri karışık yazılabilir mi?
    CEVAP
    İslam harfleriyle Latin harflerini karışık yazmak caiz olabilirse de, âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerde, karışık yazılmaz.

    Kaynak : Dinimiz İslam / Bziya

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Nerden
    İzmir
    Yaş
    37
    Mesaj
    248
    Rep Gücü
    9146
    Forumun açılış konusunu baştan sona, acaba ne diyor diye dikkatle okudum. Yazının en sonuna geldim, birde baktım ki, Yaşar Nuri Öztürk'ün yazısıymış. :)) Neden se birden tebessüm edesim geldi. :))

    Yaşar Nuri Öztürk, Kur'an ı kabul ediyor ama, Efendimiz'in(S.A.V.) Hadis-i Şerif lerini kabul etmiyor. Halbuki Kur'an, Efendimiz'e inmiş ve bize Ku'an'ı bize öğreten Efendimiz dir. Hadisler de yine aynı Efendimiz'in sözleri ve açıklamalarıdır. Birini kabul edip, diğerini kabul etmemesinin mantığını hala anlayabilmiş değilim ben :))

    Desek ki, Kur'an arapça olarak korunup okunduğu için sağlamlığına güveniyor ve o sebeple Kur'an ı kabul ediyor, ama yukarıda anlattıkları bu olasılığı da iptal ediyor. :))

    Neyse, Yaşar Hoca'yı anlamak için fazla uğraşmasam daha iyi olacak zannederim. :))

  5. #5
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Mesaj
    844
    Rep Gücü
    2992
    İslam Özbenlik için mevzu bahistir.Yani İnsandaki Nefsin müslüman olması gereklidir.Bunun dışında Beşeri tarafının Müslümanlığı diye bir şey bile mevzubahis olamazken harfin müslümanlığı yada gayrımüslimliği elbette olamaz.Yalnız Sözlerin içinde bazan harflerinde hatta sayılarında; Harf yada sayı olmalarının dışında anlamları olabilir. Mukattalar çok önemlidir. Hadi onlarıda Türkçeye çevirin? Yapamazsınız.Muhyiddini Arabi hazretlerinin "Sin şına girdiğinde ne demek istediğimi anlarsınız" sözünün manasını bilebilmek için sin ve şının nasıl yazıldığınıda bilebilmek gerekir.Yoksa Selimin S si Şamın Ş si şekeri değildir."Cim ararsan dal bizdedir" dediğimde Cim harfinin nasıl yazıldığını bilmeniz gerekirki ne demek istediğimi anlayabilin.Keza sekiz,yedi, altı,Beş, Yüz , Dokuz Sekiz,Sekizdebir gibi sayılarında Sayı olmanın dışında Mushaf Kuranda Manaları vardır.Mütaffirin 9:"Rakamlandırılmış bir kitaptır O".Bütün mesele Özü kavrayabilmektir ama Öze Gitmek içinde Vücuttan geçebilmek gerekirki O yüzdende azda Olsa Maddi bilgi gerekir.Temeli kazmışsın ama Üstüne bina inşa edemiyorsan neye yaradı o temel?Selamlar.

  6. #6
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye lordhan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesaj
    289
    Rep Gücü
    965

    Ne mutlu araplar

    Dostlar Cennetin dili Arapca dir.

    Allah’u talamiz yalnizca arapaca biliyor.

    Siz gelin gorunki Yaratigi bir kul 18 dil biliyor.

    Yaratigimiz Allahta yalnizca Arapca dilini hak kilmisiz.

    Ne mutlu araplar.

    Bu dunyada Araplari AB ,ABD ve israil Cenneti yasatiyor.

    Oldukten sonrada Allah’u tala arapca konusunlar diye kolaylik sagliyor.

    Araplara bakinca;Gercek islami daha iyi anliyoruz.

  7. #7
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Nerden
    BURSA
    Yaş
    38
    Mesaj
    155
    Rep Gücü
    7575
    doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.
    Arapçanın kutsal olduğunu kabullenmek tabi ki safsatadır.Daha önceki farklı başlıklarda yazdığımız gibi,
    1-arapça kutsalsa (kuran-ı kerim arapça indiği için) diğer dilller kutsal değil.
    2-kuran-ı kerim, araplara ve arapça indiği için diğer diller için kabul edililiği yoktur.
    3-kuran-ı kerim sadece araplara ve arapça geldiği için evrensel değildir.
    böyle saçma mantık olabilir mi? ve Allah'ı bu tür kendi belirlediğimiz kurallara hapsetmek büyük vebaldir.
    Arap Allah'ın kuluda, İngiliz,Türk,Fransız,Japon vs... Allah'ın kulu değil mi? (yada yok bu din sadece araplara geldi başkasını ilgilendirmez mi diyelim)
    Baktığımızda Hz.Muhammed arap soyundan, ve arap toplumunun içinden geliyor.(dolayısıyla arapça konuşuyor, vahiy ise hz.Muhammed'e İtalyanca gelse hz.Muhammed ne anlardı ondan.veya bozulmuş arap toplumuna fransız biri gelse ben size yeni müjdelenen bir dinin peygamberiyim ve size allah'ın kurallarını Almanca anlatacağım dese ne olurdu?Hadi leen...)

    EN'AM:156 (Onu size indirdik ki) "Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahûdilere, hıristiyanlara) indirildi, biz ise onların okumasından habersizdik (o Kitâpları okuyamıyor, dillerini anlayamıyorduk)" demeyesiniz
    YUSUF:2 Biz onu Arapça bir Kur'ân olarak indirdik ki anlayasınız
    ENBİYÂ:10 Andolsun, size, içinde Zikr'iniz bulunan bir Kitap indirdik. Aklınızı kullanmıyor musunuz?

    Kuran-ı Kerim bu kadar açık anlatırken, hala karşı çıkan arapçı grupların inkarları neden anlamam.
    Yoookk... onlar kuran-ı kerimi pek takmazlar anladığım kadarıyla, İbnül bilmem ne söyleyecekki anlasın kabul etsinler....
    Yav! 3-5 kendinden habersiz, neyi savunduğunu bilmeyen (muhakkak ki çıkarları var) insanın saçmalıklarına cevap vermeye çalışıyoruz.açıp okusa kuran-ı kerim'i anlayacakta, işine gelmiyor bunların..


    dost'ça kalın....

Benzer Konular

  1. Arap'lar Türk'leri Keser,Biz Arap'ları Severiz.
    bursali68 Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 63
    Son mesaj: 25-05-2010, 09:57 AM
  2. Arap alfabesine niye İslam harfleri deniyor?
    bziya Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 29-03-2010, 05:55 PM
  3. Araplar ve Müslümanlık
    bursali68 Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 14
    Son mesaj: 17-06-2009, 04:46 PM
  4. Araplar mı?Yahudiler mi?
    Eftelya Tarafından Vip Salonu Foruma
    Yorum: 11
    Son mesaj: 12-03-2009, 01:56 PM
  5. MSn De İsteDiğiniz HArfLEri Sİz YAPın ÇOOk KOLAy TIkLAYIN
    No_Nick Tarafından Msn, icq, skype, chat, irc, mirc Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 16-02-2007, 10:56 PM
Yukarı Çık