1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 12
  1. #1
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864

    rose İbadet lisanı Arapçadır

    Sual: Yazarın biri, (Her millet, namazda okunan sureleri, âyetleri, namaz kılarken kendi lisanı ile, yani tercümesini okuyabilir) diyor. Öyle midir?
    CEVAP
    Diyanetin hazırladığı Kur'an-ı kerim mealinin önsözünde diyor ki:
    (Kur'an-ı kerim, yalnız Türkçeye değil, hiçbir dile hakkıyla çevrilemez. Eski tefsirlerin ışığı altında verilen manalara da tercüme değil, meal demek uygundur. Kur'anın yalnız manasını ifade eden sözleri, Kur'an hükmünde tutmak, namazda okumak caiz olmaz. Hiçbir tercüme, aslının yerini tutamaz.)

    İbni Hacer-i Mekki hazretleri buyuruyor ki:
    (Kur'an-ı kerimi Arabiden başka harf ile yazmak ve başka dile tercüme edip, Kur'an-ı kerim yerine bunu okumak, sözbirliği ile haramdır. Arabiden başka harf ile yazmak ve böyle yazılmış Kur'anı okumak haramdır. Kur'an-ı kerimi Arabi harflerle, okunduğu gibi yazmak sureti ile değiştirmek bile, sözbirliği ile haramdır.) [Fetava-i fıkhiyye s.37]

    Sual: Allah yerine tanrı demenin caiz olmadığını bildirdiniz. 1940dan 1950 yılına kadar müezzinlik yaptım. "Allahü ekber" yerine "Tanrı uludur" dedim. Ezanı da, kameti de hep Türkçe okudum. Namazımı da âyetlerin tercümesi ile kılıyorum. Dinimizde zorluk yoktur. Tanrı kimseye gücünün yetmediğini yüklemez. Bırakın her toplum, kendi dili ile ibadetini yapsın! Kimseyi zorla Arap yapamayız. İslamiyet’in şartı temizlik ve güzel ahlaktır, dil değildir. Hangi dille ibadet edersen et hiç sakıncası olmaz. Öyle değil mi?
    CEVAP
    Hayır öyle değildir. Namazda sureler ve dualar Arapça okununca sadece iftitah tekbiri (Allahü ekber) yerine (Tanrı uludur) dense veya başka bir şey söylense namazın yine sahih ve kabul olmayacağı bütün fıkıh kitaplarında yazılıdır. Mesela Redd-ül muhtarda açıkça yazılıdır. Hatta selamdan önce okunan duaları bile Arabi okumak şarttır. Kur'an-ı kerimde ve hadis-i şerifte olmayan duaları okumak bile namazı bozar. Arabiden başka herhangi bir dil ile namaz kılmanın sahih olmadığını bütün âlimler ittifakla bildirmişlerdir. (Hindiyye)

    Biz, başka milletlerin milli marşlarını tercüme ederek söylesek, onlar da bizim istiklal marşımızın tercümesini söyleseler uygun görülmez. Her devletin kanununda bildirilen esaslara uymak gerektiği gibi, Allahü teâlâ da bize namazı nasıl kılmamızı emrediyorsa öyle kılmamız gerekir. Dinimizde kolaylık vardır. Fakat kolayına geldiği gibi dini değiştirmek yoktur.

    Mesela sizin isminiz İsmet, günahsızlık, temizlik demektir. Bir kimse sizi, Arapça olan İsmet kelimesiyle değil de tercümesi olan temizlik kelimesi ile çağırsa, İsmet Bey yerine, Temizlik Bey dese ne dersiniz? Bir ismin bile tercümesini söylemek çok tuhaf olurken namazdaki sureleri Türkçe olarak okumak nasıl caiz olur?

    Dinde, sizin veya bizim fikrimize itibar edilmez. Muteber din kitapları ne yazıyorsa ona bakılır. Allahü teâlânın emri olduğu için ibadet lisanı Arabidir. Dinin sahibi nasıl istemişse öyle yapılır. Başka türlü istemek dine aykırı olur. Kur'an-ı kerimin tercümesini Kur'an hükmünde tutmak ve namazda okumak asla caiz değildir. Allahü teâlâ, Kur'an-ı kerimde, (Benim kitabım Arabidir, Kur'anı Arabi lisan ile indirdim) buyuruyor. O halde Allahü teâlânın melek ile indirdiği kelimelerin, harflerin ve manaların toplamı Kur'andır. Kur'an-ı kerim Arabiye bile çevrilse, yine Kur'an olmaz. Kur'anın açıklaması olur. Manası bozulmadan da, bir harfi bile değişince, Kur'an olmaz.

    Fetava-i fıkhiyye’de buyuruluyor ki:
    (Kur'an-ı kerimi başka dile tercüme edip, Kur'an-ı kerim yerine bunu okumak ve Kur'an-ı kerimi Arabi harflerle, okunduğu gibi yazmak suretiyle değiştirmek bile sözbirliği ile haramdır. Kur'an-ı kerimi böyle yazarken ve başka dile tercüme ederken, Allah kelamının icazı bozulmakta, nazm-i ilahi değişmektedir. Bunun gibi sebeplerle de Kur'an-ı kerimin tercümesi namazda okunamaz.)

    Namaz haricinde her milletin kendi diliyle dua etmesi caizdir. Vaaz ve nasihati kendi lisanıyla yapması gerekir. Din için yapılacak diğer bütün hizmetler de böyledir.

    Diyanet işlerinin kararı
    Diyanet işleri Başkanlığı Din işleri Yüksek Kurulu’nun 4.12.1997 gün ve 103 sayılı kararı da özetle şöyle:
    (Kur’andan kolayınıza geleni okuyun) âyetinde olduğu gibi, Peygamber efendimiz de namaz kılmayı tarif ederken, (Kur’andan hafızandakilerden kolayına geleni oku) buyurmuştur. Bu itibarla namazda Kur’an-ı kerim okumak; kitap, sünnet ve icma ile sabit bir farzdır. Kur’an, sadece mana olarak değil, Resulullahın kalbine elfazı [sözleri] ile indirilmiştir. Bu elfazdan başka lafızlarla ifade edilen mana Kur’an değildir. Çünkü, indirildiği elfazın dışında, hatta Arapça bile olsa, başka sözlerle ifade edilen mana, Kur’an değildir. Kur’an kavramında sadece mana değil, bir rüknü olarak onun elfazı da vardır. Bunun için tercümesine Kur’an denilemeyeceği ve Kur’an hükmünde olmadığı konusunda İslam âlimleri görüş birliği içindedir.

    1926’da Göztepe camii imamı Cemal Efendi’nin Cuma namazında Kur’an-ı kerimin tercümesini okuması üzerine, İstanbul müftülüğü, Diyanet işleri reisi Rıfat Börekçi’nin de imzası bulunan Müşavere heyeti kararında denmiştir ki:

    “Namazda Kur’an okumak, icma ile farz ve Kur’anın herhangi bir tercümesini Kur’an yerine koymak asla caiz değildir. Bu husus İslam âlimlerinin icmaı ile sabittir. Bu bakımdan Cemal Efendi’nin vazifeden alınmasına zaruret hasıl olmuştur.”

    İbadet dili Arapça’dır
    Sual: Bir profesör, “Allah, her dili bilir, namazda Arapça okumak şart değil, Allah’tan hiçbir şey gizli değildir. O her şeyi görür. Onun için, insanlar yokken çıplak namaz kılmanın sakıncası olmaz” dedi. Bana da mantıklı geldiği için doğru mu diye sorma gereğini duydum.
    CEVAP
    Mantıkla din olsa, herkes kendine göre bir din meydana çıkarır. İnsan sayısı kadar din olur. Dinde nakil esastır. Nakil de selim olan akla aykırı değildir. Evet, Allahü teâlâ her dili bilir. Zaten bütün dilleri O yarattı. Fakat ibadet dilini Arapça olarak bildirdi. Onun emrine uymak şarttır.

    Evet, Allah gizli olanları da bilir ve görür. Ama çıplak durmayı, çıplak ibadet etmeyi yasakladı. Namaz kılarken en güzel elbisemizi giymemizi emretti.

    Peygamber efendimiz de, yıkanırken bile örtünmemizi bildirerek buyuruyor ki:

    (Avret yerlerinizi örtün! Yalnız iken de Allahü teâlâdan haya edin!) [Tirmizi]

    (Allahü teâlâ hayayı ve örtünmeyi sever. Öyle ise yıkanırken avret yerinizi örtün.) [Ebu Davud]

    İbadet dili
    Sual: İbadette Arapçayı bilmeden, anlamadan okumanın ne faydası olur? Her millet kendi diliyle okusa ne mahzuru olur?
    CEVAP
    Dinimiz, ibadet dilinin Arapça olduğunu bildirmiştir. İbadetin geçerli olması için Arapça okumak şarttır, anlamak şart değildir. Kur’an-ı kerimi, lisanı Arapça olanlar bile anlayamaz; hatta evliyanın ve ulemanın en büyükleri olan Eshab-ı kiram bile, âyetlerin manalarını Resulullaha sual ederdi. Bir hadis-i şerif meali:
    (Kur’an-ı kerim Allahü teâlânın metin [sağlam] ipidir. Manalarının hepsi anlaşılmaz. Çok okumak ve dinlemekle eskimez.) [İbni Mace]

    Kur'an-ı kerimin, çok veciz olup, bitmez tükenmez manalarının bulunduğu, bütün manaları bildirilse bile, yazmak için kâğıt ve mürekkep bulunamayacağı, bizzat Kur’an-ı kerimde bildirilmektedir:
    (De ki, Rabbimin [ilmini, hikmetini bildiren, hayrete düşüren] sözleri için, denizler mürekkep olsa, bir o kadar daha deniz ilave edilse, denizler tükenir, Rabbimin sözleri tükenmez.) [Kehf 10]

    Demek ki, her Arapça bilen, Kur’an-ı kerimi anlayamaz. İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
    İmam-ı Ahmed bin Hanbel, Cenab-ı Hakkın, (Anlayarak da anlamayarak da Kur’an-ı kerim okuyan, benim rızama kavuşur)buyurduğunu bildirmektedir. (İhya)

    Kaynak : Dinimiz İslam

  2. #2
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755
    Niye arapça şart koşuluyor,biz arapmıyız..

    hem anlamadığım şeyi neden tekrarlayıp durayımki..öyle ibadetmi olur..

    sizler insanı dinden uzaklaştırmak için her şeyi yapıyorsunuz

    Anlamak şart değildir diyor,tam bir saçmalık

  3. #3
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Alıntı simqe´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Niye arapça şart koşuluyor,biz arapmıyız..

    hem anlamadığım şeyi neden tekrarlayıp durayımki..öyle ibadetmi olur..

    sizler insanı dinden uzaklaştırmak için her şeyi yapıyorsunuz

    Anlamak şart değildir diyor,tam bir saçmalık
    Sn simge , sizin için aklınıza göre ne uygun ise onu yapıyorsunuz zaten , demek ki bunlar size farz değil , aklınıza göre serbest.Anlamak isteyen anlamını okur ve anlar tabiki , ama ibadetini Allahü Teala'nın istediği şekilde yapmak durumundadır.İbadet şekillerini insan kendi belirleyemez o zaman herkez aklınca iyi bir şey yaptığını zannederek bununla ibadet ettiğini öne sürebilir fakat yaptığı sadece ve sadece günah olan bir şey olabilir...İbadet aklına eseni değil Allahü Teala'nın emrini onun emrettiği gibi yapmaktır.

  4. #4
    1. Hikaye yarışma birincisi
    2. Avatar yarışma birincisi
    Venhar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Nerden
    Bilmiyorum :)
    Mesaj
    4.887
    Rep Gücü
    81913
    Kainatı yaratan
    öyle uygun görmüşse
    neden diye sorgulamak haddimiz değil ki :)

  5. #5
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755
    Alıntı MEKSELİNA´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kainatı yaratan
    öyle uygun görmüşse
    neden diye sorgulamak haddimiz değil ki :)
    Neyi öyle uygun görmüş mekselina,anlamadığınız şeyi okuyun yetermi demiş,

    sende buna inanıyormusun..

    Kuran’ın İslam’ının yaşanması için yapılması gereken en temel faaliyet Kuran’ın, dini yaşayacak toplumun ana diline çevrilmesidir. Kuran Arapça inmiştir ve orijinali Arapça’dır. Fakat Kuran’a göre Arapça, kutsal bir dil değildir. Kuran, her kavme Peygamberler’in gönderildiğini ve bu peygamberlerin kavimlerine kendi dillerinde mesajlar getirdiklerini söyler. Tevrat Hz. Musa’nın kavminin dilindedir, İncil de Hz. İsa’nın kavminin dilindedir. Hz. Lut’un vahiyleri kendi kavminin dilindedir, Hz. Nuh’unkiler de öyledir... Bu mesajları kutsal yapan Allah’tan indirilmiş olmalarıdır ve bu mesajların hiçbiri Arapça değildir. Allah’ın mesajı Arapça yazılabileceği gibi; Allah’a, dine karşıt sözler, putlara iltifatlar da Arapça yazılabilir. Arapça’yı Allah’ın özel dili, Cennet’in lisanı; Arapça harfleri Allah’ın özel harfleri, Cennet’in harfleri gibi gösteren zihniyet dini Araplar’ın tekeline sokmak isteyen Arap ırkçısı, mezhepçi zihniyettir. Fussilet Suresi 44. ayetten Kuran’ın Arapça olmasının sebebinin, Kuran’ın ilk olarak Arap toplumuna hitap etmesi olduğunu anlıyoruz. Kuran Allah’ın din gönderdiği her kavme kendi dilinde hitap etme adetinden dolayı Arapça’dır. Araplar’a dinlerinin yabancı dilde bildirilmesi saçma olduğu gibi, Türkler’e de kendi dilleri dışında bildirimde bulunmak saçmadır. Türkler’e kendi dillerinde bildirim ancak Kuran’ın çevirisi ile mümkündür.

    Kuran’da geçen kelimeler, kavramlar Kuran’da geçmeden önce de Araplar’ın kullandığı kelimeler, kavramlardı. Kuran Allah dediğinde neyi kastettiği, domuz dediğinde domuzun ne olduğu, miras deyince mirasın ne olduğu, vasiyet deyince vasiyetin ne olduğu biliniyordu. Kuran evvelden varolan kelimelerle geldi. Kuran’ı okuyan bir kimse bu apaçık gerçeği rahatça kavrar. Kutsal olan Arapça veya kelimeler değil; Allah’ın bu kelimelerle, kavramlarla oluşturduğu Kuran’dır.

    Arapça’yı kutsallaştırıp, dinin anlaşılmadan yaşanmasına sebep olanların düştüğü komik durumun bir örneği şöyledir: “Arap Bedevi kadınları ellerinde deşer, yanık sesle türküler söylüyorlardı. Türkülerin konusu da deve etinin lezzetiydi. Bu etin kebabının, haşlamasının, kızartmasının ne kadar lezzetli olduğu yanık yanık, makam içinde anlatılıyordu. Töreni tertipleyen Osmanlı Teşkilatı Mahsusa Reisi Eşref Sencer Kuşçubaşı Bey bir de gördü ki, hazır ol vaziyetinde olan Anadolu’nun aslan yapılı Osmancık Taburu’nun erlerinden bazılarının Arapça deve eti kasidesini dinlerken göz yaşları şıpır şıpır damlıyordu. İyi Arapça bilen Eşref Bey Şafi ırdı, bir ere:

    -“Oğlum ne ağlıyorsun?” diye sordu. Hazır ol vaziyetindeki Mehmetçik durumu değiştirmeden cevap verdi:

    -“Kumandanım bakınız ne güzel Kuran okuyor...”

    Bu saf, pırıl pırıl yürekli Anadolu çocuğunun duyguları önünde gözleri dolan Eşref Bey dayanamıyor:

    -“Oğlum o bedevi kadınları kendilerine dağıtılacak olan deve etinin lezzetini anlatan kasideyi makamla okuyorlar, sil göz yaşlarını...”(Cemal Kutay, Türkçe İbadet, sayfa 61)
    sanırım burada çok güzel açıklanmış herşey

    arapçayı lütfen kutsallaştırmayalım,yapanlarada izin vermeyelim..

  6. #6
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Mesaj
    196
    Rep Gücü
    759
    Dilim ilim gerektirir, anlamamaya direnenler okumasın.

    Meselâ: Ba’zı gâfiller, hutbenin Türkçe okunmasını istihsan ediyorlar ki, halkın bilhassa siyasî ahvâlden haberleri olsun. Halbuki bu gibi ahvâli siyasiye yalandan, hîleden, şeytanî fikirlerden hâlî değildir. Hutbe makamı ise, ahkâmı İlâhîyenin tebliği için ittihaz edilmiş bir makamdır.

    Sual: Avâmı nâs Arabîden haberdar değildir, fehmedemez?

    Cevab: Avâmı nâs, zarûriyat ve müsellematı dîniyeye muhtaçtır. Ve hutbe makamı da bu gibi hükümlerin tebliği içindir. Bu hükümler kisvei Arabîye içinde tafsilen değilse de icmâlen avâmı nâsa ma’lûm ve mâruftur. Maahazâ lîsanı Arabda bulunan şehâmet, yükseklik, meziyet, satvet diğer lîsanlarda yoktur...

    Mesnevi-i Nuriye

  7. #7
    Kıdemli Üye kapkale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Nerden
    malatya __balıkesirde oturuyorum
    Mesaj
    642
    Rep Gücü
    8914
    Alıntı simqe´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Neyi öyle uygun görmüş mekselina,anlamadığınız şeyi okuyun yetermi demiş,

    sende buna inanıyormusun..



    sanırım burada çok güzel açıklanmış herşey

    arapçayı lütfen kutsallaştırmayalım,yapanlarada izin vermeyelim..
    arrkadaşım bak kuranın ayrı bi dili vardır evet arapça göderilmiş ama arapçayada tercüme edilmiş hikmetli bir dili vardır kuranın.. dıosunki her din topluma kendi dilinden gelmiştir ama sonunu göröyoz dimi bak türkçeye çevrilen kuran mealinde bile daha mealken tanrı kelimesi dilimizde dolaşmaya başlamış tanrı kimdir allahın tanrı diye levhi mahfuzda bi ismi yoktur demeki ibadetimizide yaparsak kim bilir ne sözlerimizi ne fikirlerimizi kurana akettirmeye çalışacağız hem şunuda diim arap dilinde gelmiş diosun ..meryem suresinin lk ayeti.. ta ha ya ayn sad arapçadır arap alfabesıdır ama kımse bilmez ne demek istediğini mesea sureye adını veren ..ya sin.. kimse bilmez ne demk istedini böle çok ayet vardır ama namazda okunur bu ayetler demekki vardır bir hikmeti ilahisi arap kendi dili olduğu hade anlamaz ne demek istediğini ama genede ibadetini yapar bununla böle düşünürsek arabında ibadet ederken bunları okumaması lazım ölemi çünkü anamını bilmiyor neden okusunki ne gereği var işin aslı arabın bile çözemediği bir arpçayla kuran inmiştir sadece o anki islamiyetin başlangıç yeri olan arap yarımadasının daha çabuk idrak edip kabullenmesi ve islamiyet tohumlarının filizlenmesi için onlara kolaylaştırılmıştır son olarak şunu sölim arapta ancak senin mealden anladığın kadarını anlıyor emin ol kuran dili apayrıdır allah onu bazı fıkırlerın içine katılmaması ve kıyamete kadar korunması için arapçada olsa apayrı bir arapçayla göndermiştir ve muhafaza etmiştir

  8. #8
    Acemi Üye Kullanmayıcı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Mesaj
    164
    Rep Gücü
    6450
    Hmm.Çok güzel bir konu olmuş :)
    Emeklerinize sağlık.

  9. #9
    Kıdemli Üye kapkale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Nerden
    malatya __balıkesirde oturuyorum
    Mesaj
    642
    Rep Gücü
    8914
    salun ben tesekkur ederim

  10. #10
    yeni üye
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesaj
    84
    Rep Gücü
    2780
    Namazda okunur mu okunmaz mı tartışmalarına girmeden Kuran'ın anlamını bilmenin önemi hakkında bir şeyler yazıyorum..

    MUHAMMED SURESİ 24. AYET MEALİ
    Peki bunlar, Kur'an'ın anlamını inceden inceye düşünmüyorlar mı? Yoksa kalpler üzerinde o kalplerin kilitleri mi var?

    Allah bizden Kuran'ın anlamını inceden inceye düşünmemizi istiyor ve bunu yapmayanlara da şöyle buyuruyor?Yoksa kalpler üzerinde o kalplerin kilitleri mi var?Bir şey üzerinde inceden inceye düşünmek için bir kere ne okuduğunu anlamak lazımdır.Eğer okuduğun şeyi anlamıyorsan nasıl inceden inceye düşüneceksin?Herkes anladığı dilden Kuran'ı okumalı ve üzerinde derin derin düşünmelidir.Tabi arapça bilmek ve okumak en güzelidir.

    ZÜMER SURESİ 28. AYET MEALİ
    Bunu, eğri-büğrüsü olmayan arapça bir Kur'an olarak indirdik ki, korunup sakınabilsinler.

    Eğer Kuran'da yazanları anlamazsam nasıl korunup sakınacam?

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Dua mi İbadet mi?
    mopsy Tarafından Kuran-ı Kerim Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 17-10-2011, 01:15 AM
  2. İbadet Et
    mopsy Tarafından Dini Hikayeler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 28-08-2011, 02:04 AM
  3. İbadet itaat kulluk
    uzak yollar Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 19-01-2010, 08:12 PM
  4. Türkçe(ana dilde)İbadet
    simqe Tarafından Kuran-ı Kerim Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 02-03-2009, 01:29 PM
  5. Az İbadet Çok İş
    Gül@y Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 09-06-2008, 03:40 PM
Yukarı Çık