38. Sayfa, Toplam 43 BirinciBirinci ... 283637383940 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 371 ile 380 Toplam: 427
  1. #371
    bursali68
    Misafir..
    Alıntı farslı´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    sn.bursali68,bi kere ne demek istediğini tam olarak anlayamadım.kimden yanasın?hakikatten mi?gölgesinden mi?sanki,kur'an-ı kerim e inanmıyormuşum gibi birçok ayet-i kerime yazıyor sayın mopsy.görmüyor musun?ne yani!cevab vermeyeyim mi?
    Sn.farslı,öncelikle iyi forumlar.Aşağıdaki ifadelerinizi okuyunuz,sonra da o ifadelerin altında kopyaladığım Arapça-Türkçe ayetleri okuyunuz.Sonra şöyle düşününüz ; acaba bu arkadaşlar hakikatten yana da ben mi yanlış niteliyorum,yoksa bu arkadaşlar " mezhepsiz,zındık,kafir,bölücü... " ler mi?Bu soruyu önemle kendi kendinize sorunuz ve de verilen ayetler ışığında cevabı yine kendiniz veriniz.

    " EL-HAMD-ÜLİLLAH!EHL-İ SÜNNET VE-L CEMAAT MÜSLÜMANIZ!SÜREKLİ,KUR'AN-I HAKİM DEN DE İFADELER YAZIYORSUN.NE YANİ?KUR'AN-I KERİM E Mİ İNANMIYORUM DEMEK İSTİYORSUN?HAŞA!SÜMME HAŞA!KUR'AN-ÜL HAKİM İN İFADELERİ AĞIRDIR!MEAL YAZIYORSUN!BİRÇOK,FARKLI MA'NALAR TAŞIYOR.O'NU ANLAMAK,ÇOK YÜKSEKLERE NASİB OLMUŞTUR!ORADAKİ İFADELERİ ANLAMAK,BİZİM GİBİ CAHİLLERİN HADDİ DEĞİLDİR!HER HARFİN BİLE NE MA'NAYA GELDİĞİNİ BİLMEK,ÇOK BÜYÜK İLM GEREKTİRİR!VES-SELAM! "

    NUR
    174. Ya eyyühen nasü kad caeküm bürhanüm mir rabbiküm ve enzelna ileyküm nuram mübına
    174. Ey insanlar! Şüphesiz size Rabbinizden kesin bir delil geldi ve size apaçık bir nur indirdik.
    .......
    YUSUF
    1. Elif lam ra tilke ayatül kitabil mübın
    1. Elif. Lâm. Râ. Bunlar, apaçık Kitab'ın âyetleridir.

    2. İnna enzelnahü kur'anen arabiyyel lealleküm ta'kılun
    2. Anlayasınız diye biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik.
    .........
    HİCR
    1. Elif lam ra tilke ayatül kitabi ve kur'anim mübın
    1. Elif. Lâm. Râ. Bunlar Kitab'ın ve apaçık bir Kur'an'ın âyetleridir.
    .........
    HACC
    16. Ve kezalike enzelnahü ayatim beyyinativ ve ennellahe yehdı mey yürıd
    16. İşte böylece biz o Kur'an'ı açık seçik âyetler halinde indirdik. Gerçek şu ki Allah dilediği kimseyi doğru yola sevkeder.
    ........
    NUR
    1. Suratün enzelnaha ve feradnaha ve enzelna fıha ayatim beyyinatil lealleküm tezekkerun
    1. (Bu) Bizim inzâl ettiğimiz ve (hükümlerini üzerinize) farz kıldığımız bir sûredir. Belki düşünüp öğüt alırsınız diye onda açık seçik âyetler indirdik.
    .......
    ŞUARA
    1. Ta sım mım
    1. Tâ. Sîn. Mîm.

    2. Tilke ayatül kitabil mübın
    2. Bunlar, apaçık Kitab'ın âyetleridir.
    ..........
    NEML
    1. Ta sın tilke ayatül kur'ani ve kitabim mübın
    1. Tâ. Sîn. Bunlar Kur'an'ın, (gerçekleri) açıklayan Kitab'ın âyetleridir.
    .........
    KASAS
    1. Ta sım mım
    1. Tâ. Sîn. Mîm.

    2. Tilke ayatül kitabil mübın
    2. Bunlar, apaçık Kitab'ın âyetleridir.
    .........
    ZUHRUF
    1. Ha mım
    1. Hâ. Mîm.

    2. Vel kitabil mübın
    2. Apaçık Kitab'a andolsun ki ,

    3. İnna cealnahü kur'anen rabiyyel lealleküm ta'kılun
    3. Biz, anlayıp düşünmeniz için onu Arapça bir Kur'an kıldık.
    ..........
    HADİD
    9. Huvelleziy yunezzilu 'ala 'abdihi ayiten beyyinatin liyuhricekum minezzilimati ilennuri ve innallahe bikum lereufun rahıymun.
    9. Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kuluna apaçık âyetler indiren O'dur. Şüphesiz Allah, size karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.
    ...........

    Yukarıdaki ayetlere bakınca ne tarafta olduğumuz anlaşılıyor Sn.farslı.Hak'tan yana mı yoksa " gölgesinden " yana mı? Allah Kur'an-ı Kerim'de ayetler için " apaçık " demiştir deyip ayetleri buraya taşıyınca,Hak'tan değil de gölgesinden mi yana oluyoruz.Yoksa birilerinin peşinden gidince mi Hak'ı buluyoruz.

    Oysaki yüce Allah bizden kendisini bulmamızı değil,kendisini " tanımamızı "istiyor.Yani gayet basit bir şey istiyor,alimlik-ulemalık-şeyhlik-imamlık...değil en basit anlamıyla " KUL " olmamızı istiyor,teferruatlı bir şey değil,çünkü en önemli ve neredeyse tek şartı TEVHİD dir.Bunun ayrıntıları ayrı bir konu,ve de gayet uzun sürer.

    Şimdi yukarıda yazılanlar ışığında bir daha yazdıklarınıza bakınız özellikle büyük harflerle yazılanlara ve şu soruyu kendinize bir sorunuz ; acaba bizler hata mı yapıyoruz,doğru mu yapıyoruz?

    Sağlıcakla kalınız.

  2. #372
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    SELAM!

    sanki,kur'an-ı kerim e inanmıyormuşum gibi birçok ayet-i kerime yazıyor sayın mopsy.görmüyor musun?ne yani!cevab vermeyeyim mi?
    Sn.Farsli siz ne yazdiginizin farkinda bile degilsiniz.
    Neye iman ettiginizin nasil farkinda olacaksiniz ki?

    Bu sozleri yazmamin sebebi sudur ki; sizin foruma tasidiginiz yazi baglaminda,
    Bu kadar kufuru Arabi hocaya ibni Teymiyye hoca etmemistir.

    Simdi once;” şu mektub,hakikatten süzülen bir damladır”Diyeceksiniz.
    Dolayisiyla Arabi hoca’nin SAHSINA edilen kufurlere biat edeceksiniz.

    Sonra Fususel Hikem kufur dolu diyen Mopsy’ye diyeceksiniz ki:
    BİZ EHL-İ SÜNNETİZ!BU YAPTIĞIN,EHL-İ SÜNNETE DİL UZATMAK OLUYOR Kİ;MAAZALLAH!
    TÖVBE,İSTİĞFAR ET!
    Diye haykirip bir de bana asagidaki su sozleri yazacaksiniz.

    farslı´isimli üyeden Alıntı
    kardeşim bziya abi!sayın mopsy çok büyük bir ihtimalle İbn-i Teymiyye'nin fikirlerinden alıntı yapmış.dün,ilm-i halde İBN-İ TEYMİYYE'nin küfre giren ifadelerine denk geldim veyahut devamında MEVDUDİ'nin ifadeleri de olabilir.Yanlış hatırlamıyorsam,ilm-i halde geçiyordu;İBN-İ TEYMİYYE'nin ilmi aklında çoktu diye

    sayın mopsy!bak bu yazdığın cümlenin ucu bize geliyor.
    Yetmedı mı?(bu bölümden alıntı yaptım)
    bu bölümde İBN-İ ARABİ HZ.LERİ İLE İLGİLİ YAZDIĞIN BAZI BİLGİLER DOĞRU.YALNIZ,SANA DEDİĞİM GİBİ;DİN,TASAVVUF MEVZULARI ÇOK DERİN VE İNCE MEVZULAR...MAZALLAH!BU MEVZULARDA HATAYA DÜŞMEKTEN ALLAH(C.C)'a SIĞINIRIM!

    BİZLER PERDENİN ARKASINDAYIZ.PERDENİN ÖNÜNE GEÇİNCE DE YOKUZ.
    SAYIN MOPSY,DEDİĞİM GİBİ BAZI YAZDIĞIN İFADELER DOĞRU.MİSAL;
    YAZAMADIM.BURAYA GELİNCE KALEMİM DUMAN OLDU!YAZAMAZ OLDUM.
    ....sayın mopsy çok büyük bir ihtimalle İbn-i Teymiyye'nin fikirlerinden alıntı yapmış...
    ...ilm-i halde İBN-İ TEYMİYYE'nin küfre giren ifadelerine denk geldim veyahut devamında MEVDUDİ'nin ifadeleri de olabilir....
    Ondan sonrada uzun bir yazi yapistiracaksiniz.
    BAKIN SIZIN HAKIKAT DEDIGINIZ O YAZIDA NELER VAR?

    SAYIN FARSLI DIYOR KI:
    şimdi gelelim sayın mopsy e.bak!sayın mopsy!şu mektub,hakikatten süzülen bir damladır;
    mektûbât-ı şerîf
    MEKTÛBÂT-I RABBANÎ
    İmam-ı Rabbanî Müceddid-i Elf-i Sânî Ahmed Farûkî Serhendî (k.s.) {1}-{2}-{3}
    266. MEKTUP - (1)
    1-Muhyiddîn-i Arabî dogru yoldan ayrilmistir./SAPKINDIR.

    ....Cennet ve Cehennem vardır. Kıyâmet günü, hesâbdan sonra, birçokları Cennete gönderilecek, birçoğu da, Cehenneme sokulacakdır. Cennetin sevâbı, ni’metleri ve Cehennemin azâbı ebedîdir, sonsuzdur. Bunlar, Kur’ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkca bildirilmekdedir. Muhyiddîn-i Arabî “kuddise sirruh” (Füsûs) kitâbında, (Sonunda herkes rahmete kavuşacakdır) diyor ve (Rahmetim herşeyi kapladı) âyet-i kerîmesini bildirip, (Kâfirler, Cehennemde üçbin sene kalarak, sonra Cehennem, bunlara serin ve râhat olacakdır, nasıl ki ateş, dünyâda İbrâhîm aleyhisselâma selâmet olmuşdu. Allahü teâlâ azâb va’d etdiği sözünden dönebilir) diyor. (Ehl-i dilden, hiçkimse, kâfirlerin Cehennemde ebedî kalacağını söylemedi) diyerek, burada da, doğru yoldan ayrılmakdadır.....
    2- Muhyiddîn-i Arabî INKARCIDIR.

    ....Dünyâdan âhırete îmânlı giden, Cennetde Allahü teâlâyı cihetsiz ve keyfiyyetsiz ve hiçbirşeye benzetmiyerek ve misâli olmıyarak görecekdir. Buna, mislimânların yetmişüç fırkasından, yalnız Ehl-i sünnet inanmışdır. Diğerleri inkâr etmiş ve cihetsiz ve keyfiyyetsiz olarak görmek olamaz demişlerdir. Hattâ, Muhyiddîn-i Arabî “kuddise sirruh”, âhıretde Allahü teâlâyı görmek, (Tecellî-i sûrî)dir. [Ya’nî, kendini değil, sûretini görmekdir diyor.] Başka dürlü görmek olmaz diyor. Birgün üstâdım, Muhyiddîn-i Arabînin şöyle buyurduğunu söyledi: (Mu’tezile fırkası, Allahü teâlâ, aklın ermediği bir görmekle, cihetsiz, keyfiyyetsiz olarak görülecek demeselerdi, başka şeylerin görülmesi gibi, görülecek deselerdi ve Onu görmeği, sûrî bir tecellî olarak bilselerdi, Onu görmeği inkâr etmez, görülemez demezlerdi. Ya’nî cihetsiz, keyfiyyetsiz olarak görüleceğine inanmıyorlar. Sûretin tecellîsinde ise, cihet ve keyfiyyet vardır). Hâlbuki Cennetde Allahü teâlâyı görmeği, sûretin tecellîsi [görünmesidir] demek, Onu görmeği inkâr etmekdir....
    3- Muhyiddîn-i Arabî .Ehl-i sünnet âlimlerinin doğru i’tikâda uymuyor.

    ..... Şeyh-i ekber Muhyiddîn-i Arabînin “kuddise sirruh” ve izinde gidenlerin kitâblarından anlaşılıyor ki, (Allahü teâlânın Hâdî ismi, îmânı ve ibâdetleri beğendiği gibi, Mudıl ismi de, küfrü ve günâhları beğenmekdedir). Bu sözleri de, Ehl-i sünnet âlimlerinin “rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în” bildirdikleri doğru i’tikâda uymuyor....
    4- Muhyiddîn-i Arabî ayetlerin BIR KISMINA INANMAZ.

    ... A’râf sûresinin, (Rahmetim herşeyi içine aldı) meâlindeki yüzellibeşinci âyet-i kerîmesinin, dünyâda rahmetin, mü’minlere ve kâfirlere berâber olduğunu gösterdiğini anlıyamadı. Âhıretde, kâfirlere rahmetin zerresi bile yokdur. Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı kerîmde bunu bildiriyor ve (Rahmetim herşeyi kaplamışdır) buyurdukdan sonra meâlen, (Rahmetim, benden korkup, harâmlardan kaçanlar ve zekâtlarını verenler ve Kur’ân-ı kerîmime inananlar içindir) buyuruyor. Muhyiddîn-i Arabî “kuddise sirruh”, âyet-i kerîmenin başını okuyup, sonunu bırakıyor...
    5- Muhyiddîn-i Arabî’nin melekler inancini ehl-i sunnet REDDEDER.

    ..... Ehl-i sünnet âlimlerinin çoğu buyurdu ki, (İnsanların büyükleri, meleklerin büyüklerinden dahâ üstündür)...Muhyiddîn-i Arabî, (Meleklerin büyükleri, dahâ üstündür) dedi. Bu fakîrin anladığına göre, meleklerin evliyâlık tarafı Peygamberlerin evliyâlığından üstündür. Fekat, Nebîlerin ve Resûllerin yetişdiği bir derece vardır ki, melek oraya yetişemez. Bu şerefli derece, Peygamberlere “aleyhimüssalevâtü vetteslîmât” toprak maddelerinden gelmişdir. Bu da, insana mahsûsdur. Yine bu fakîre gösterildi ki, Peygamberliğin yüksekliği yanında, evliyâlığın yüksekliği, hiç kalmakda, büyük deniz yanında, bir damla kadar da görünmemekdedir. O hâlde, Peygamberlik yolundan gelen üstünlük, evliyâlık yolundan kavuşulan yükseklikden, katkat dahâ üstündür. O hâlde, her bakımdan, toplu üstünlük Peygamberlerde, bir bakımdan üstünlük meleklerdedir. Sözün doğrusu, Ehl-i sünnet âlimlerinin çoğunun dediğidir. Allahü teâlâ, onların çalışmalarının mükâfatını bol bol ihsân eylesin! Demek oluyor ki, Evliyâdan hiçbiri, hiçbir Peygamberin derecesine çıkamaz. Velînin başı, dâimâ bir Peygamberin ayağı altındadır....
    Maasallah Arabi hocayi donmemek uzere cehennemin dibine gonderdiniz.
    Benim yerine Fususel Hikeme siz devam edin.
    Ben bu kadarina cesaret edemem.......

  3. #373
    yeni üye farslı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Nerden
    ERZURUM/İSTANBUL
    Mesaj
    51
    Blog Mesajları
    1
    Rep Gücü
    329
    senin yaptığın hata şu;çok ince bir mevzu bulmuşsun!

    xxxxxxxxxxxx bir şeyler yazmaya çabalıyorsun!bi kere;alıntıyı bile eksik alıyorsun ki,doğruyu nasıl yazacaksın?

    şeyh-i ekber,o ifadeleri tasavvuf sarhoşluğu(kendinden geçme) halinde kullanıyor!
    okuyanları da şaşırtıyorsun!sonra bi de alakasız cümlelerle aklınca bir son veriyorsun,yazılarına.

    hakikatleri dahi çarptıracak bir noktaya geliyorsun!her doğru her yerde söylenmez diye bir ifade vardır.herhalde o tecelli ediyor...

    nefse bazı şeyler zor da gelse xxxxxxxxx anlamasa da bu ifadeler hakikattir!
    xxxxxxxxxxxxx anlayacağı işler değildir!

    ves-selam!
    Konu RABİA tarafından (27-09-2009 Saat 10:29 AM ) değiştirilmiştir. Sebep: hakaret yasak...

  4. #374
    bursali68
    Misafir..
    Sn.farslı,yazmışsınız yazmışsınız da insan bunları okurken KÖR olur.Göz fesadı geçirir heralde.Yine de çok uğraşmışsınız ancak o yazıların içerisinde o kadar çok sadece " kişisel " inanç var ki şaşarsınız.Tamamen kişisel.Hepsine ne zaman yeter ne de süre,ancak size bir sorum olacak bu yapmış olduğunuz alıntıların ne kadarını tam anlamıyla savunabilecek derecede biliyorsunuz?

    Nemâz, mü’minlerin mi’râcıdır. Ya’nî, mi’râc gecesinde Peygamberimize “sallallahü aleyhi ve sellem” ihsân olunan ni’metler, bu dünyâda, Onun ümmetine yalnız nemâzda tatdırılmakdadır. Erkekler, farz nemâzları cemâ’at ile kılmağa çok dikkat etmeli, hattâ birinci tekbîri imâm ile berâber almağı kaçırmamalıdır. [Kadınların gerek cemâ’at ile nemâz kılmak için, gerekse hâfız dinlemek veyâ mevlid dinlemek için, câmi’lerde erkekler arasına karışmaları ve hele sevâb kazanmak için Cum’a nemâzlarına gelmeleri günâhdır.]

    " Erkekler, farz nemâzları cemâ’at ile kılmağa çok dikkat etmeli, hattâ birinci tekbîri imâm ile berâber almağı kaçırmamalıdır..."

    Bunun ayet delili var mıdır?Yoksa sadece hadise mi dayanmaktadır.

    " Kadınların gerek cemâ’at ile nemâz kılmak için, gerekse hâfız dinlemek veyâ mevlid dinlemek için, câmi’lerde erkekler arasına karışmaları ve hele sevâb kazanmak için Cum’a nemâzlarına gelmeleri günâhdır..."

    Namaz tüm müslümanlara vakitli bir ibadet emri değil midir?Cami sadece erkeklere yapılan binalar mıdır?Ve yazdığınız hükme ait ayet deliliniz nedir?
    ================================================== ====
    ================================================== ====
    " Mûsikînin harâm olduğunu bildiren, âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîfler ve fıkh âlimlerinin yazıları o kadar çokdur ki, saymak güçdür. Tegannînin câiz olduğunu gösteren, mensûh bir hadîs veyâ bir fetvâ görülürse, ehemmiyyet vermemelidir. Çünki hiçbir âlim, hiçbir zemânda, tegannînin mubâh olduğuna fetvâ vermemiş, raks [dans] etmeğe izn verilmemişdir. İmâm-ı Zıyâeddîn-i Şâmî “rahmetullahi aleyh”, (Mültekıt) adındaki kitâbında böyle bildirmekdedir."

    " Mûsikînin harâm olduğunu bildiren, âyet-i kerîme..".......Haram olduğuna dair ayet Örneği?
    ================================================== ====
    ================================================== ====
    [Avrupa kitâblarında ve tercemelerinde, Eflâtunun mîlâddan, ya’nî Îsâ aleyhisselâmın dünyâyı teşrîflerinden, [384] sene önce öldüğü yazılıdır. Kendisi meşhûr olduğundan, ölüm zemânına inanılırsa da, Îs⠓aleyhisselâm”a, ancak oniki havârî inanıp, îsevîler az ve asrlarca gizli yaşadıklarından, mîlâd, ya’nî noel gecesi doğru anlaşılamamışdır. Mîlâdın, birinci kânûn [aralık] yirmibeşinde veyâ ikinci kânûn [ocak] altıncı veyâ başka gün olduğu sanıldığı gibi, bugünkü mîlâdî senenin bir veyâ dört sene az olduğu, çeşidli dillerdeki kitâblarda yazılıdır. O hâlde, mîlâdî sene, müslimânların senesi olan, hicrî sene gibi, doğru ve kat’î olmayıp, günü de, senesi de şübheli ve yanlışdır. İmâm-ı Rabbânînin “kuddise sirruh” buyurduğuna göre, üçyüz seneden fazla olarak, noksandır ve Îs⠓aleyhisselâm” ile Muhammed “aleyhisselâm” arasındaki zemân, bin seneden az değildir. (Mevâhib-i ledünniyye) ikinci cild, üçüncü faslda diyor ki, (İbni Asâkirin Şâ’bîden haber verdiğine göre, Îsâ aleyhisselâm ile Muhammed aleyhisselâm arasında dokuzyüzaltmışüç [963] sene fark vardır.) Muhammed aleyhisselâm, hicret ederken, târîhcilere göre, şimdi kullanılan mîlâdî senenin 622. ci senesinde Safer ayının son perşembe günü akşama yakın Sevr dağında mağaraya girdi. Pazartesi gecesi mağaradan çıkıp, efrencî Eylül ayının yirminci, rûmî Eylülün yedinci pazartesi günü Medîne şehrinin Kubâ dış mahallesine ayak basdı. Bugün, müslimânların (Hicrî şemsî) sene başı oldu. Acemlerin şemsî senesi, bundan altı ay önce, ya’nî Martın yirminci günü olan Mecûsî bayramında başlamakdadır. O gün Rebî’ul-evvel ayının sekizinci günü idi. O senenin Muharrem ayının ibtidâsı, (Hicrî kamerî) sene başı kabûl edildi. Bu kamerî sene başı, Mayıs ayının onaltıncı cum’a günü idi. Kubâda dört gece kalıp, cum’a günü çıkdı. O gün Medîneye girdi. Herhangi bir mîlâdî sene başının rastladığı hicrî şemsî sene, bu mîlâdî seneden 622 noksandır. Herhangi bir hicrî şemsî sene başının rastladığı mîlâdî sene, bu şemsî seneden 621 fazladır.]

    Tarihi delil nerededir?Hz.İsa ile Hz.Muhammed arasında " Îsâ aleyhisselâm ile Muhammed aleyhisselâm arasında dokuzyüzaltmışüç [963] sene fark vardır..." sözünü neye göre söylüyorsunuz.Oysaki Tevrat'ta bugünkü tarih farkı isbat ediliyor DANIAEL in gördüğü rüya ile birebir örtüşüyor.Bakın hiç tarihi bir kanıt söylemeden Tevrat ile dahi Hz.İsa ile Hz.Muhammed arasındaki ortalama 570 yıllık farkı buluyorsunuz.Tarihi delilleri de bir sürü.HEROD ne zaman yaşamıştır bakınız (Hz.Yahya'yı şehid eden),yine tutuyor.Sanki biraz kafadan sallanmış bir tarih gibi geldi 963 yıl???
    ================================================== =====
    ================================================== =====
    " Allahü teâlâ, insanlardan ba’zısını Peygamber olarak seçdiği gibi, meleklerden de ba’zılarını, Peygamber olarak ayırmışdır. Ehl-i sünnet âlimlerinin çoğu buyurdu ki, (İnsanların büyükleri, meleklerin büyüklerinden dahâ üstündür). İmâm-ı Gazâlî, imâm-ı Mâlik ve şeyh Muhyiddîn-i Arabî, (Meleklerin büyükleri, dahâ üstündür) dedi. Bu fakîrin anladığına göre, meleklerin evliyâlık tarafı Peygamberlerin evliyâlığından üstündür. Fekat, Nebîlerin ve Resûllerin yetişdiği bir derece vardır ki, melek oraya yetişemez. Bu şerefli derece, Peygamberlere “aleyhimüssalevâtü vetteslîmât” toprak maddelerinden gelmişdir. Bu da, insana mahsûsdur. Yine bu fakîre gösterildi ki, Peygamberliğin yüksekliği yanında, evliyâlığın yüksekliği, hiç kalmakda, büyük deniz yanında, bir damla kadar da görünmemekdedir. O hâlde, Peygamberlik yolundan gelen üstünlük, evliyâlık yolundan kavuşulan yükseklikden, katkat dahâ üstündür. O hâlde, her bakımdan, toplu üstünlük Peygamberlerde, bir bakımdan üstünlük meleklerdedir. Sözün doğrusu, Ehl-i sünnet âlimlerinin çoğunun dediğidir. Allahü teâlâ, onların çalışmalarının mükâfatını bol bol ihsân eylesin! Demek oluyor ki, Evliyâdan hiçbiri, hiçbir Peygamberin derecesine çıkamaz. Velînin başı, dâimâ bir Peygamberin ayağı altındadır."

    Şimdi VELİ konusunda çok ama çok kritik bir soru soracağım,ancak önce ayetlere bakalım ;

    KEHF
    102. E fe hasibellezıne keferu ey yettehızu ıbadı min dunı evliya' inna a'tedna cehenneme lil kafirınenüzüla
    102 - O kâfirler, beni bırakıp da kullarımı dostlar edineceklerini mi sandılar? Doğrusu biz cehennemi o kâfirlere bir konukluk olarak hazırladık.

    MERYEM
    81. Vettehazu min dunillahi alihetel li yekunu lehüm ızza
    81 - Onlar, kendilerine kuvvet ve şeref kazandırsın diye, Allah'dan başka ilâh edindiler.

    ANKEBUT
    41. Meselüllezınet tehazu min dunillahi evliyae ke meselil ankebut ittehazet beyta ve inne evhenel büyuti le beytül ankebut lev kanu ya'lemun
    41. Allah'tan başka dostlar edinenlerin durumu, örümceğin durumu gibidir. Örümcek bir yuva edinir; halbuki yuvaların en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi!

    ZÜMER
    3. Ela lillahid dınül halıs Vellezınettehazu min dunihı evliya' ma na'büdühüm illa li yükarribuna ilellahi zülfa innellahe yahkümü beynehüm fı ma hüm fıhi yahtelifun innellahe la yehdı men hüve kazıbün keffar
    3 - İyi bil ki, halis din ancak Allah'ındır. O'ndan başka birtakım dostlar tutanlar da şöyle demektedirler: "Biz onlara sadece bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz." Şüphe yok ki Allah, onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyde hükmünü verecektir. Herhalde yalancı ve nankör olan kimseyi Allah doğru yola çıkarmaz.

    ŞURA
    6. Vellezınettehazu min dunihı evliyaellahü hafızun aleyhim ve ma ente aleyhim bi vekıl
    6 - Allah'tan başka dostlar edinenlere gelince, Allah onların üzerinde devamlı bir gözetleyicidir. Ama sen onların üzerinde bir vekil değilsin.


    ŞURA
    9. Emittehazu min dunihı evliya' fellahü hüvel veliyyü ve hüve yuhyil mevta ve hüve ala külli şey'in kadır
    9 - Yoksa onlar Allah'tan başka dostlar mı edindiler? Oysa asıl dost Allah'tır. Ölüleri diriltecek olan da O'dur. O'nun her şeye gücü yeter.


    ŞURA
    46. Ve ma kane lehüm min evliyae yensurunehüm min dunillah ve mey yudlilillahü fe ma lehu min sebıl
    46 - Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek hiçbir dostları yoktur. Allah kimi saptırırsa, artık onun için çıkar bir yol yoktur.

    Buraya kadar ki ayetlerde Veli = Dost = İlah anl***** geliyor ve Allah kendinden başka Veli=Dost=İlah edinilmemesini vurguluyor.

    YUNUS
    62. E la inne evliyaellahi la havfün aleyhim ve la hüm yahzenun
    62 - Açın gözünüzü! Allah'ın dostları üzerine ne korku vardır, ne de onlar mahzun olurlar.

    Şimdi sorum şu iki farklı Veli anlatımında hangisi hangi anlamda?Yanıtınız yolunuzu gösterecek.

    Yunus suresindeki tecümede buradaki Veli=Dost yukarıdaki ayetlerden faklı.Yani Allah evliya kelimesini ayetlerde Dost=Veli=İlah olarak kullanırken burada niçin " insan " varlık için " Veli " kelimesini kullansın?

    S.farslı sanıyorum atlanan bir durum var SADECE ALLAH VELİDİR.Kendilerine yardım edecek velileri yoktur.Allah'tan başka veliler (evliya) var diyen HERKES yandı.Ateşten çukurun kenarına geldi...Bu bir çok kritik ve tarihi HATADIR,veli ve evliya masaldan başka bir şey değildir.Ermiş denir ama,VELİ asla.Tamlama bile yanlış: Veliyullah >>> VELİ ZATEN ALLAH demek >>> Allahulllah >>> Allah'ın Allah'ı. BİR DAHA VELİYULLAH KELİMESİNİ YASAKLAYIN KENDİNİZE.

    Bunları çıkaran Yunan tanrılarını,Oliympos'u oluşturan AYNI zihniyet.MASALLARI SEVERİZ insanlık olarak... asavvuf şairi olmak başka,sözde Veliullah olmak başka. Birincisine saygı duyarız,ikincise ise istifra ederiz.

    Adınız MÜRSEL ise,siz de ERMİŞSİNİZ.Erenler EVLİYA değildir.Anadolum hep böyle kandırıldı.Artık o derin HÜDDAMCILAR da kalmadı. Yaşlanıp birer birer öldüler.Gerçekten hadimi melek olan erenler vardı.Ama 2000 yılında kaçı kaldı dersiniz?En genci Atatürk ile yaşıttı! Şimdiki ZİBİDİLER mi DERİN HOCA?

    Benim yaptığım araştırmalar bu ayetteki kelimenin ALLAH'IN VALİ'si olduğunu gösteriyor.Hiçbir surette Veli olması mümkün değil,tek şartla birnin hatalı yazımı sayesinde ancak!!!!! Veli olarak imlalayan ise HACCAC haini.Allah'ın isimlerinden hem VALİ hem VELİYY vardır.Oradaki kelime VALİ,VELİYY değil! Yani istesek de erenler VELİY olamıyorlar.

    Bu konuyu derin derin düşünmenizi çevrenizde varsa ERENLERDEN gidip danışmanızı da öneririm.

    Sağlıcakla kalınız.

  5. #375
    yeni üye farslı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Nerden
    ERZURUM/İSTANBUL
    Mesaj
    51
    Blog Mesajları
    1
    Rep Gücü
    329
    sayın mopsy sustu.sussun!birşey yazmaz oldu.yazmasın!herhalde,onunla bu mevzu da bitti.el-hamd-ülillah!çok ince mevzuydu,çoook...

  6. #376
    yeni üye farslı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Nerden
    ERZURUM/İSTANBUL
    Mesaj
    51
    Blog Mesajları
    1
    Rep Gücü
    329
    sayın bursali,biz mopsy e cevab yazdık.hakikatleri görsün,nasiblensin diye!senin yaptığın hata.sen,kalkmış İMAM-I RABBANİ HZ.LERİ nin mektubları ile ilgili ahkam kesiyorsun! mektublar,okuyup istifade etmek için var!haşa!eleştirmek,tenkit etmek,yorum yapmak için değil!

  7. #377
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Alıntı farslı´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    sayın mopsy sustu.sussun!birşey yazmaz oldu.yazmasın!herhalde,onunla bu mevzu da bitti.el-hamd-ülillah!çok ince mevzuydu,çoook...
    Selam!

    Komik arkadasimiz.
    Bakin! sn.Bursali 68 Allah cc sozlerini delil edinmis cevap bekliyor.
    Bende simdi sayin farsli gelip,Kur'an'in aciklama ayetlerini yazacak,
    Bizlerde birseyler ogrenecegiz diye bekliyoruz.

    Verdiginiz cevaba bakin,tam evlere senlik.
    Desenize ben kuru gurultu yaparim diye.

    Rabbani hocayi yaziyorsunuz.Sizin yazinin paragraflarini
    Alt alta yaziyorum itiraz ediyorsunuz.

    Allah cc sozlerini yaziyorum itiraz ediyorsunuz.
    Ne olacak sizin bu haliniz bilmiyorum.

  8. #378
    bursali68
    Misafir..
    Alıntı farslı´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    sayın bursali,biz mopsy e cevab yazdık.hakikatleri görsün,nasiblensin diye!senin yaptığın hata.sen,kalkmış İMAM-I RABBANİ HZ.LERİ nin mektubları ile ilgili ahkam kesiyorsun! mektublar,okuyup istifade etmek için var!haşa!eleştirmek,tenkit etmek,yorum yapmak için değil!

    Sn.farslı,benim mektuplarla işim yok.Mektuplar ile kim ilgilenecekse ilgilensin,ben VAHY in ne dediğini anlamaya çalışanlardanım ki ahkam kesmek haddimize mi.Ayrıca adı üzerinde mektup velev ki eleştiriyor olalım.Beşer yazısını niçin eleştirmeyelim,söylediği yazdığı ALLAH'ın kanunu değilse yapın eleştiriyi müsbet veya menfi...

    Bu arada LUKA İncil'i de mektuptur unutmayınız!!!

    Sağlıcakla kalınız.

  9. #379
    yeni üye farslı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Nerden
    ERZURUM/İSTANBUL
    Mesaj
    51
    Blog Mesajları
    1
    Rep Gücü
    329
    yok!yok!sayın mopsy!sana cevab yazmayacağım.ben kimim?hakikatleri yazdım.daha ne yapayım be!artık,nasiblenmek nasibinde varsa nasiblenirsin!

    farısi mısra:

    korkarım daha da yazarsam utanmazlığa kadar gider!

    ves-selam!ve-l ikram!

    HAK TEALA ve TEKADDES'in selamı inananların üzerine olsun!

  10. #380
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    SELAM!

    Bak takip ettigin beser sozlerinin ve hakikat yayinlarinin temel
    Hocalarindan RAHMETLI Ömer Nasuhi Bilmen’in (1882 - 1971) bu konudaki ifadelerini aktaralim :

    Muhyiddin-i Arabî’ye gelince, bunun ilme fadlen muktedir bir şahsiyet olduğu inkâr edilemez ve ahirete de ne vechile gittiği de bilinemez. Fakat, bir kısım sözleri vardır ki, bunlar dinî mikyasa muhaliftir, bunların bir kısmı, sahibinin fıskını, icmaya muhalefetini; diğer bir kısmı da iman dairesinden büsbütün çıkmasını müstelzimdir.

    Muhyiddin’in kitaplarında, bu husus Fusûsu’l-Hikem’inde bu gibi birçok sözlere tesadüf olunuyor, Firavunun imanına, cehennem azabının adem-i dev***** kail bulunuyor, âbid’e mabudiyet, mahluka halıkiyet sıfatını izafe ediyor, bütün ecza-i kâinata birer hıssa-i ulûhiyet ayırarak onlara karşı yapılacak ibadetlerin Allah’a ibadet olacağını iddia ediyor, daha birçok sözler var ki, hiçbir vechile tevcih ve tevili kabil bulunmamakta. Eğer bu sözler de bütün dinî esaslara, lisan kanunlarına, kadim Sofiyye hazeratının nezih, perhizkârane sözlerine muhalif olmalarına rağmen, tevil edilirse; artık, cihanda batıl hiçbir söz kalmamak ve hiçbir batıl akide bulunmamak icap eder. Bunun neticesinde sözler, maksatlara, hakikatlere delâlet hassasından mahrum kalır.

    Hâsılı bu sözler sarihtir, bunları tevile çalışmak zaittir, bunlar bir vecd ve sekir hâlinde söylenmiş şeyler de değildir. Çünkü, kitaplarda yazılmış, bunların ibkasına kailleri tarafından çalışılmıştır. Bu sözler, masum halkın temiz akidelerini bozuyor, bir kısım kimseleri ilhada sevk ediyor, evamir ve nevahîye itaat kalmıyor, kendilerinde birer rububiyet hıssası görerek birer firavun kesiliyorlar. Bu hâl ise hem ferdin, hem cemiyetin saadetine, intiz***** muhaliftir.

    Bilmen hoca ne diyor!

    1- Muhyiddin’in bir kisim sozleri DINE MUHALEFET EDER........................SAPKIN DIYOR.
    2-Bunlarin bir kismi Muhyiddin’in/sahibinin fiskini..................................FASIK DIYOR.
    3-Diger kismida (Muhyiddin’in) iman dairesinden BUSBUTUN cikmasini.......KAFIR DIYOR!


    Ayrica diyor ki:
    1-Bu sozler sarihtir.
    2-Bunlar bir SEKR HALINDE SOYLENMIS DEGILDIR.
    3- Cunku Kitaplara yazilip calisilmistir.

    SIZ DAHA NEYI TAKIP ETTIGINIZI BILE BILMIYORSUNUZ!
    BILMEN HOCA KAFIR DIYOR,SIZ EVLIYA DIYORSUNUZ,
    BENI DE BUNA INANMAYA CAGIRIYORSUNUZ!

    Ben sizi KUR'AN'A cagiriyorum.
    Siz beni insan bilgisine cagiriyorsun.

    Ne kadar da az dusunuyorsunuz.-Kur'an

Benzer Konular

  1. Muhyiddin-i Arabî'nin eserleri okunabilir mi?
    ashenarşi Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 18-01-2012, 11:37 PM
  2. iBN ARABi
    mopsy Tarafından Dini Hikayeler Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 05-11-2011, 07:43 PM
  3. Yorum: 39
    Son mesaj: 10-07-2009, 02:02 PM
  4. Muhiddin Arabi
    erkişi Tarafından Biyografi (Yaşam Öyküsü) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 30-09-2007, 06:16 AM
Yukarı Çık