1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 16
  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2005
    Nerden
    Uzay:))
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Erkek
    Yaş
    42
    Mesaj
    11.462
    Blog Mesajları
    33
    Rep Gücü
    93742

    Cemaatler arasında meal savaşı

    Newsweek Türkiye dergisi yine ilginç bir habere imza attı...
    Cemaatler arası meal savaşı başlıklı haberde hangi cemaatin hangi meali okuduğu ve meal çevrilerinde yapılan hatalar ayrıntılarıyla anlatılıyor...

    İşte Newsweek Türkiye dergisinden Adem Demir'in haberi...
    İstanbul Fatih’te bir apartmanın zemin katı. Kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün mescidi burası. Cübbeli Ahmet, kürsüde kendine has üslubuyla vaaz ederken cemaatin iyi tanıdığı bir ismi sert sözlerle eleştiriyor. Bu kişinin düşüncelerinin “sapkın ve tehlikeli olduğunu” belirtip insanları uyarıyor.

    KAVGANIN NEDENİ BİR MEAL

    Her hafta dozajı artan kavganın ardında AKABE Grubu’nun lideri Mustafa İslamoğlu’nun yazdığı bir Kur’an meali var.

    İsmailağa cemaatinin veliaht lideri Cübbeli, İslamoğlu’nun “Hayat Kitabı Kur’an/Gerekçeli Meal” kitabıyla “İslam ve Müslümanlar’a büyük zarar verdiğini söylerken, tarikat mensupları onun melun (Allah tarafından lanetlenmiş) olduğunu savunuyor. Bu üslupta olmasa da İslamoğlu gibi meal yazarlarına ilahiyatçıların tepkisi de büyük.

    Mealini söyle, cemaatini söyleyeyim!

    Aslında meal tartışmaları 1970’lerden beri yapılıyor fakat bugün farklı ve daha sarsıcı bir kavga söz konusu. İlahiyatçılara göre Türkiye’de her cemaat kendine has bir meal oluşturmaya başladı.

    İslam bilginlerine göre İslam’ın ilk kaynağı tartışmasız Kur’an-ı Kerim. Ardından sünnet, icma ve kıyas geliyor. Meal, Kur’an’ın birebir Türkçe açıklaması anl***** geliyor. Ancak Türkçe meal, Kur’an olarak kabul edilmiyor. Müfessirler, mealin hiçbir zaman Kur’an yerine geçmeyeceğinde hemfikir. Kur’an ilk ve en önemli kaynak olduğu için onunla ilgili her çalışma İslam dünyasında büyük yankı buluyor.

    50 YILDA 115 MEAL

    Kesin olmayan bilgilere göre Türkiye’de son 50 yılda 115 farklı kişi, 115 farklı meal kaleme aldı ve piyasaya sürdü.

    65 dilde ise 2 bin 672 adet basılmış Kur’ân-ı Kerim tercümesi var. Sırasıyla Farsça, Türkçe ve Urduca tercümeler, tespiti yapılan tercümelerin yaklaşık yüzde 95’ini oluşturuyor. Bu oran Türkçe meal çalışmalarının ne kadar yaygın olduğunu ortaya koyuyor.

    HANGİ MEAL NE KADAR SATTI?

    Uzun süredir piyasada olan Elmalılı Hamdi Yazır ve Ömer Nasuhi Bilmen’in mealleri, birer milyondan fazla sattı. Yarım milyonu deviren meallerin sayısı da azımsanamaz. İşaret Yayınları’nın bir yetkilisi, Muhammed Esed’in “Kur'an Mesajı” mealinin 500 binden çok sattığını söylüyor.

    Yaşar Nuri Öztürk’ün “Kur’an-ı Kerim Meali (Türkçe çeviri)” kitabı 150 baskı yaptı. Bu da 500 bin civarında bir satışa tekabül ediyor. Prof. Suat Yıldırım ve Prof. Süleyman Ateş’in mealleri de çok satanlardan. Türkiye Diyanet Vakfı tarafından çıkarılan “Kur’an-ı Kerim Meali” ve yine Diyanet tarafından bastırılan Prof. Dr. Halil Altuntaş ile Dr. Muzaffer Şahin imzalı aynı adlı eser de çok satanların başında.

    Tahminen Türkiye’de yılda 650 - 700 bin adet meal okuyucuyla buluşuyor. Cep, orta, büyük boyları bulunan bu meallerin fiyatlarının 25 ila 100 lira arasında değiştiğini söylersek işin ticari boyutu ortaya çıkmış olur. Bunun yanında, her cemaat ve dinî hareketin kendine ait bir meale sahip olma isteği de piyasada çok sayıda farklı mealin bulunmasında önemli bir faktör.

    HANGİ GRUP HANGİ MEALİ OKUYOR?

    Fethullah Gülen Grubu: Prof. Suat Yıldırım’ın “Kur’an-ı Kerim ve Açıklamalı Meali” ile Ali Ünal'ın “Allah Kelamı Kur’an-ı Kerim ve Açıklamalı Meali.”

    Süleymancılar: Kur’an-ı Arapçası’ndan okuyorlar. Meal olaraksa Hasan Basri Çantay ve Elmalılı Hamdi Yazar’ınkiler gibi klasikleri tercih ediyorlar.

    İsmailağa Tarikatı: Son yıllara kadar Hasan Tahsin Feyizli’nin “Feyzul Furkan”ını okurlardı. Ancak şimdi kendi tarikatlarında öne çıkan kişilerin oluşturduğu bir komisyonun yazdığı “Ruhu-l Furkan” isimli meali okuyorlar. Hem tarikatın lideri Mahmut Ustaosmanoğlu hem de veliahtı Cübbeli Ahmet, bu meali alıp okumaları gerektiğini tavsiye ediyor.

    Erenköy Cemaati ya da Altınolukçular: Prof. Hamdi Döndüren’in “Kur’an-ı Kerim’in Türkçe Meali.”

    Milli Görüşçüler: Necmettin Erbakan’la birlikte Saadet Partisi Başkanı Prof. Numan Kurtulmuş’un temsil ettiği bu hareket Kur’an öğrenmeyi, meal ve tefsir takip etmeyi teşvik ediyor. Mahmut Toptaş, Ali Bulaç ve İhsan Eliaçık’ın meallerini okuyorlar.

    Nesil Grubu: Nurcu hareketin önemli kollarından. Said Nursi’nin Risale-i Nur’u onlar için başucu kitabı ve aynı zamanda Kur’an tefsiri. Yine de mealsiz değiller. İhsan Atasoy, Ümit Şimşek, Mehmet Paksu ve Cemal Uşsal tarafından kaleme alınan “Kur’an-ı Kerim ve Açıklamalı Meali”ni dikkate alıyorlar.

    Menzil Tarikatı: Adıyaman merkezli grubun müritleri daha çok şeyhlerinin ağzından çıkan sözü dikkate alıyor. Onlar da tıpkı Süleymancılar gibi klasikleri tercih ediyor.

    İskenderpaşa Tarikatı: Prof. Esat Çoşan’ın vefatından sonra zayıflayan ve Hakyol olarak da bilinen grubun okuduğu meal, Feyizli’nin “Feyzul Furkan”ı.

    AKABE Grubu: Hilal TV kurulduktan sonra popülaritesi arttı. 2008’in ortalarına kadar kendi mealleri yoktu. Daha sonra liderleri İslamoğlu’nun yazdığı, “Hayat Kitabı” müritlerin başucu meali oldu.

    Bağımsızlar: Sayıları giderek artıyor. Her meselenin tartışılmasından yanalar. Bağımsız ve eleştirel gözle bakan entelektüellerin kaleme aldığı eserleri okuyorlar. Ali Bulaç, İhsan Eliaçık, Doç. Mustafa Öztürk ve Ahmet Tekin’inkiler gibi.

    Akademisyenler: Herhangi bir cemaat ve tarikat üyesiyseler önce bunların dikkate aldığı mealleri okuyorlar. Değillerse genelde Türkiye Diyanet Vakfı meali ile Muhammed Esed’in “Kur’an Mesajı’nı” takip ediyorlar.

    Sosyete: Kastımız, İslami sonradan öğrenmeye yönelenler. Sayıları çok değil. Genelde Yaşar Nuri Öztürk, Süleyman Ateş ve Elmalılı Hamdi Yazır’ı tercih ediyorlar.
    internethaber.com

  2. #2
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Mealden ve kendi anlayışına göre tefsirden din öğrenilmez , bunu farkına er geç varılacaktır.İnşallah iş işten geçmiş olmaz.Nitekim bu ihtilaftan dolayı dinsizlerin bu oyunundan dolayı müslümanlar bir çok fırkaya bölünmüştür.

    Oysaki ; Binlerle müctehid ve Ehli Sünnet alimi bu işi yapmaktan acizmi idiler.Kur'anı Kerimi tüm dünya dillerinde bastırıp dünyanın her tarafına dağıtmayı düşünemiyecek kadar kafaları çalışmıyor muydu ? Tabiki öyle değil , bunun dine vereceği zararın büyüklüğü bildikleri için bu işi yapmak bir yana yapanları büyük bir hata içinde oldukları konusunda uyardılar.

    Kur’an-ı kerimin tefsiri veya meali yazılabilir ve yazılmıştır. İslam âlimleri, bunu yasak etmemişlerdir. Fakat bunlar, Kur’an-ı kerimin belagatini taşıyamazlar. Murad-i ilahiyi bildiremezler. Kur’an-ı kerimin manasını ve manalarındaki incelikleri anlamak isteyen ve belagatinin zevkini tatmak dileyen müslümanlar, bu kitab-i mübini kendi lisanı ile okumalı ve manasını ve zevkini bundan almak için gereken bilgileri öğrenmekten üşenmemelidirler!

    Şekspir’in, Victor Hugo’nun ve Baki efendinin şiirlerindeki incelikleri anlamak ve bundan zevk almak için, İngilizce, Fransızca ve Arapça dillerini edebiyatı ile birlikte öğrenmek gerektiği gibi, Allah kelamını ve inceliklerini anlayabilmek için de gerekli ilimleri öğrenmek elbette şarttır.

    Âlimler çok azalmıştır
    İslam âlimlerinin en büyüklerinden olan imam-ı Rabbani hazretleri, dört yüz yıl önce buyurdu ki:

    İslam âlimleri, bugün garip oldu, azaldı. Şimdiki tarikatçıların yoluna bid’at karıştığı ve bu yol bozulduğu için, Resulullahın sünnetine sarılmış olan büyük âlimleri, bu millet tanımaz oldu. Bu bilgisiz kimseler, milletin kalbini, bu bid’atler ile kazanmaya çalıştılar. Böyle yapmakla, dini yayacaklarını, hatta İslamiyet’i olgunlaştıracaklarını sandılar. Hâşâ öyle değildir. Bunlar dini yıkmaya çalışıyorlar. Allahü teâlâ bunları doğru yola kavuştursun! Şimdi büyük âlimlerden pek az kalmıştır. İslamiyet’i sevenlerin, bu âlimlerin talebelerine yardım etmeleri, onların yolunda gitmeleri gerekir. (2/62)

    Tefsir, kelam-ı ilahiden murad-ı ilahiyi anlamak demektir.

    Tefsir için gereken 15 ana ilimden birisi (Kalb ilmi)dir. Allahü teâlânın rasih ilimli âlimlere vasıtasız olarak ihsan ettiği bu kalb ilmine Mevhibe de denir. Bir kimse diğer 14 ilmi bilse, mevhibeye sahip olmazsa tefsiri muteber olmaz. Yaptığı tefsir kendi görüşü olduğundan Cehennemde azaba düçar olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Kur’andan kendi aklı ile, kendi düşüncesi ve bilgisi ile mana çıkaran kâfirdir!) [Mektubat-ı Rabbani]

    Yani kendiliğinden verdiği mana doğru olsa bile meşru yoldan çıkarmadığı için hata olur. Verdiği mana yanlış ise imanı gider.

    Fıkıh bilgilerini, İslam âlimleri, âyet-i kerimelerden ve hadis-i şeriflerden çıkarmışlardır. Bu bilgiler ancak fıkıh kitaplarından öğrenilir. Fıkıh kitapları varken, din bilgilerini tefsirlerden öğrenmeye kalkışmak nafile ibadet olur. Farz-ı ayn olan fıkıh kitaplarını okumayı bırakıp, nafile olan tefsir okumak caiz değildir. Zaten müctehid olmayanların, tefsirden fıkıh bilgisi öğrenmesi imkansızdır. Cehenneme gidecekleri bildirilen yetmişiki fırkanın âlimleri, tefsirlerden yanlış mana çıkardıkları için sapıtmışlardır. Âlimler sapıtınca, âlim olmayanların tefsir, okuması felaket olur. (Hadika)

    Türkiye’de Kur’an tercümesi modası, Misak adında bir Ermeni tarafından başlatılmıştır. Gençlerin önüne Kur’an tercümelerini sürerek, “Öz Türkçe Kur’an okuyunuz, yabancı dil olan Arapça Kur’anı okumayınız!” demesi bu millete ihanetten başka bir şey değildir.

    Kur’an-ı kerim Tercümeleri Sempozyumu’nda 1500’den fazla Kur’an-ı kerim tercümesi incelenmiş birbirini tutmayan hükümler görülmüştür. Bunun hakiki sebebi, naklin esas alınmayışıdır. Kur’an-ı kerimin hakiki manasını öğrenmek isteyen bir kimse, din âlimlerinin kelam, fıkıh ve ahlak kitaplarını okumalıdır.

    Velhasıl bu mealcilik ve kendi anlayışına göre Kur'an furyası devam ettikçe , insanlar biribirlerinin inanışlarına ters gelen her konuda farklı itikadi yerlere kayacak doğru yoldan ayrılacak ve dinimiz parçalanacaktır.72 bozkuk fırkanın çıkış sebebi de bu büyük hatadır.Biz her defasında bunu vurguluyor bu tehlikeden haber veriyoruz fakat ne yazıkki bizim bu muhbirliğimizi yanlış anlıyarak bize saldıran , alçakça hakaretler edenler oluyor.Bunların bu işlerini cahilliklerine veriyoruz.Bilselerdi yapmazlardı diyoruz.Herşeye rağmen hakkımızı helal ediyoruz.


    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Ümmetime en çok tehlikeli olacak kimse, Kur’an-ı kerimi yersiz tevil edendir.) [Taberani]

    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Kur’an-ı kerimi kendi görüşüne göre tefsir eden kâfir olur.) [Mek.Rabbani 234]


    ŞİMDİ GELELİM KUR'ANI KERİMDEN ve HADİSLERDEN MÂNA ÇIKARTMAYA EHLİYETLİ OLMAK İÇİN GEREKEN İLMLERİ YENİDEN BİLDİRMEYE [I][B][COLOR="Blue"]Müctehid olmak için Arabi ilimleri ve Kur’an-ı kerimi ezbere bilmek, her âyet-i kerimenin manay-ı müradisini, manay-ı zımni ve iltizamisini bilmek ve âyet-i kerimelerin geldikleri zamanları ve gelme sebeplerini ve ne hakkında geldiklerini, külli ve cüzi olduklarını, nasih veya mensuh olduklarını, mukayyed veya mutlak olduklarını ve kıraet-i seba ve aşereden ve kıraet-i şazzeden nasıl çıkarıldıklarını bilmek, hadis kitaplarındaki, yüz binlerce hadisi ezberden bilmek ve her hadisin ne zaman ve ne için irad buyurulduğunu ve manasının ne kadar genişlediğini ve hangi hadisin diğerinden önce veya sonra olduğunu ve bağlı bulunduğu olayları ve hangi vaka üzerine buyurulduğunu ve kimler tarafından nakil ve rivayet olunduğunu ve nakledenlerin ne halde ve ne ahlakta olduklarını bilmek, fıkıh ilminin üsul ve kaidelerini tanımak, 12 ilmi ve Kur’an-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin işaretlerini, rumuzlarını ve açık ve kapalı manalarını kavramak ve bu manalar kalbinde yer etmiş olmak, kuvvetli iman sahibi olmak ve itminan ile dolu, nurlu ve saf bir kalbe ve vicdana malik olmak gerekir.

    Yüksek din bilgileri, tefsir, usul-i kelam, kelam, usul-i hadis, ilm-i hadis, usul-i fıkıh, fıkıh, ilm-i tasavvuftur. Bu 8 ilmi öğrenebilmek için gerekli alet ilimleri ise 12 dir. Bunlar, sarf, iştikak, nahv, kitabet, iştikak-ı kebir, lügat, metni lügat, beyan, meani, bedi, belagat, inşa ilimleridir. (Hadika) bunları bilmek lazım.

    Yukarıda defalarca paylaştığım ilmlere haiz olmayanların Kur'anı Kerimden kendi anlayışlarına göre vereceği hükümler doğru yoldan çıkmak , dalalete sürüklenmektir.Boştur batıldır , itibar edilmez.Dine değil kendi aklına uymaktır vesselam.

    Kaynak : Bziya / Dinimiz İslam

  3. #3
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Bildiri


    Birinci madde: İslâm dinini Avrupa Birliği standartlarına uydurmaya, âyet ve hadîs hükümlerini AB normlarına göre tevile çalışmak Hak Din İslâm'a hıyanet demektir.

    İkinci madde: BirMüslümanın vazifesi, İslâm'ı AB ölçü, norm ve standartlarına uydurmak değil; Avrupa'yı İslâm'a çağırmak maksadıyla tebliğ ve dâvet yapmaktır.

    Üçüncü madde: Kur'ân ayetleri ve hükümleri, icazetli gerçek İslâm alimleri tarafından Peygamberin (Salat ve Selam olsun ona) Sünneti ışığında yorumlanır.

    Dördüncü madde: Oryantalist aklıyla İslâm'ı yenileme ve çağa uydurma çabaları tecdid değil tahriptir.

    Beşinci madde: Batı medeniyetinin değerleri, ilkeleri, ölçüleri, kıstasları, normları evrensel değildir.

    Altıncı madde: Batı'nın İslâm'a ters düşen ölçüleri bozuktur.

    Yedinci madde: Avrupalıların günümüzde teknik, ilmî araştırmalar, zenginlik bakımından üstün ve güçlü olmaları onların dinlerinin, inançlarının, ilkelerinin, medeniyetlerinin doğru olduğuna delâlet etmez.

    Sekizinci madde: Müslümanlar Avrupa'nın müsbet ilimlerinden, tekniklerinden, hikmete uygun metodlarından yararlanabilirler ama İslâm medeniyetini bırakarak Avrupa medeniyetini bütünüyle benimseyip iktibas edemezler.

    Dokuzuncu madde: Avrupa medeniyeti fıtrata, insan boyutlarına uygun, yeryüzünde adaletin, barışın, güvenliğin, sosyal adaletin, korkusuz yaşamanın gerçek şekilde var olmasını sağlayacak hak bir nizam değildir.

    Onuncu madde: İslâm dininin ve medeniyetinin temel değerlerinden olan iffet ve hayâ Avrupa medeniyetinde artık yoktur.

    On birinci madde: İslâm hukuku, Avrupa hukukundan üstündür.

    On ikinci madde: İslâm medeniyetinde, Avrupa medeniyetinde olmayan boyutlar vardır.

    On üçüncü madde: Bugün Müslümanların parçalanmış, geri ve cahil kalmış olmaları, İslâm'ı doğru şekilde anlayıp uygulayamamaları; İslâm'ın mükemmel din olduğu iddiasını çürütemez. İslâm ile bugünkü Müslümanlar özdeşleştirilemez.

    On dördüncü madde: Kadını bir seks aracı olarak gören, seksi ve şehveti ön plana çıkartan bir medeniyet sapıktır.

    On beşinci madde: Kur'ân'a ve sünnete dayalı İslâm'ın kadınla ilgili bütün kesin hükümleri doğrudur. Bu hükümlere ters düşen hükümler yanlıştır.

    On altıncı madde: Kur'ân ayetleri ve Peygamber hadîsleri feminist ideolojiye göre yorumlanamaz, tevil edilemez.

    On yedinci madde: İslâm'da cihad fi sebilillah farizası vardır. Avrupalılar bundan hoşlanmıyor diye cihadı hükümden kaldırmaya yeltenmek küfre yol açar.

    On sekizinci madde: Kur'ân "Allah katında (hak) din İslâmdır" buyuruyor. Bu ayet hiçbir şekilde tartışılmaz. Zamanımızda "üç hak İbrahimî din vardır" diyenler Kur'ân'a, Sünnet'e, icmâ-ı ümmete ters düştüklerini iyi bilsinler.

    On dokuzuncu madde: Kur'ân "Peygamber"e itaat eden Allah'a itaat etmiş olur" (Nisa, 80) buyurmaktadır. Peygamber'e isyan eden Allah'a isyan etmiş olur. Sünnetsiz İslâm olmaz.

    Yirminci madde: İslâm dini ilahî, münzel (Allah katından indirilmiş), Şeriatının hükümleri Kıyamet'e kadar devam edecek dindir. İslâm'da reform, yenilik, değişiklik yapılamaz. İslâm'ın kesin ve muhkem hükümlerinde ilave ve çıkartma olmaz.

    Yirmi birinci madde: İslâm'ın Kitab, Sünnet, İcmâ-i ümmet ile sâbit olan hiçbir hükmü tarihsel değildir. Hepsi de zamanların sonuna kadar yürürlükte olacak ve kalacaktır.

    Yirmi ikinci madde: İslâm Dini ve Kur'ân Allah tarafından korunmuştur, korunmaktadır, korunacaktır.

    Yirmi üçüncü madde: Cumhur-i ulema yoluna aykırı bütün dini yorumlar bid'attir, şazdır, gayr-i muteberdir.

    Yirmi dördüncü madde: Dini kendine ve bozuk ideoloji, kültür, değer, norm ve medeniyetlere uydurmak sapıklıktır.

    Yirmi beşinci madde: Muhbir-i Sâdık'ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) mütevâtir hadîslerle bildirmiş olduklarını inkâr etmek küfürdür.

    Yirmi altıncı madde: İnsanlık tarihinin en hayırlı topluluğu Ashab-ı Kiram radiyallahu anhüm ecmâin hazeratıdır. Onların hepsi din konusunda âdildir. Bazı ictihadlarında hatâ etmiş olmaları ve şahsî kusurları bu adalete gölge düşürmez. Peygamber olmadıkları cihetle onlar mâsum değildir.

    Bu konuda Ehli Sünnet Alimlerinin fıkıh kitablarına tâbi olalım.



    22 HAZİRAN 2009 / Mehmet Şevket Eygi

  4. #4
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Mesaj
    196
    Rep Gücü
    759
    Okumaktaki amaç : Güzel dinimizi en güzel bir şekilde öğrenmek be hatta öğrendiklerimizi yaşamak olmalı. Çünkü ; Dinin asıl senbolu yada özü; YAŞAMAKTIR.

    Durum böyle olunca ; Kim fıtratına neyi uygun görüyorsa onu okusun. Ama okusun.

  5. #5
    Kadim
    Misafir..

    Unknown Hangi cemaat, hangi meali okuyor ?

    Türkiye'deki dini cemaatlerin Kur'an-ı Kerim'in hangi mealini okuduğu araştırıldı... İşte sonuçlar...

    İlahiyatçılara göre Türkiye'de her cemaat kendine has bir meal oluşturmaya başladı. Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim üyesi Dr. Ebubekir Sifi, "Operasyonel meal yazıcılığı" başlıklı makalesinde, "Günümüzde özellikle meal üzerinde yeni bir din anlayışının inşaası söz konusu" diyor. İlahiyat profösörü Süleyman Ateş, bunun tehlikeli sonucu "Cemaat ve tarikatlar İslam'da bölünmeye yol açacak duruma geldi diye özetliyor.

    Hangi grup hangi meali okuyor

    Fethullah Gülen grubu
    Prof. Suat Yıldırım'ın "Kur'an-ı Kerim ve Açıklamalı Meali" ile Ali Ünal'ın "Allah Kelamı Kur'an-ı Kerim ve Açıklamalı Meali."

    Süleymancılar
    Kur'an-ı Arapça'sından okuyorlar. Meal olaraksa Hasan Basri Çantay ve Elmalı Hamdi Yazır'ınkiler gibi klasikleri tercih ediyorlar.

    İsmailağa TarikatıSon yıllara kadar Hasan Tahsin Feyizli'nin "Feyzul Furkan"ını okurlardı. Ancak şimdi kendi tarikatlarında öne çıkan kişi¬lerin oluşturduğu bir komisyonun yazdığı "Ruhu-l Furkan" isimli meali okuyorlar. Hem tarikatın lideri Mahmut Ustaosmanoğlu hem de veliahtı Cübbeli Ahmet, bu meali alıp okumaları gerektiğini tavsiye ediyor.

    Erenköy cemaati ya da Altınolukçular
    Prof. Hamdi Döndüren'in "Kur'an-ı Kerim'in Türkçe Meali."

    Milli Görüşçüler
    Necmettin Erbakan'la birlikte Saadet Partisi Başkanı Prof. Numan Kurtulmuş'un temsil ettiği bu hareket Kur'an öğrenmeyi, meal ve tefsir takip etmeyi teşvik ediyor. Mahmut Toptaş, Ali Bulaç ve ihsan Eliaçık'ın meallerini okuyorlar.

    Nesil Grubu
    Nurcu hareketin önemli kollarından. Said Nursi'nin Risale-i Nur'u onlar için başucu kitabı ve aynı zamanda Kur'an tefsiri. Yine de mealsiz değiller, ihsan Atasoy, Ümit Şimşek, Meh¬met Paksu ve Cemal Ussal tarafından kaleme alınan "Kur'an-ı Kerim ve Açıklamalı Meali'ni dikkate alıyorlar.

    Menzil TarikatıAdıyaman merkezli grubun müritleri daha çok şeyhlerinin ağzından çıkan sözü dikkate alıyor. Onlar da tıpkı Süleymancılar gibi klasikleri tercih ediyor.

    İskenderpaşa tarikatı
    Prof. Esat Coşan'ın vefatından sonra zayıflayan ve Hakyol olarak da bilinen grubun okuduğu meal, Feyizli'nin 'Feyzul Furkan'ı

    AKABE grubu
    Hilal TV kurulduktan sonra popülaritesi arttı. 2008'in ortalarına kadar kendi meal¬leri yoktu. Daha sonra liderleri islamoğlu'nun yazdığı, "Hayat Kitabı" müritlerin başucu meali oldu.

    Bağımsızlar
    Sayıları giderek artıyor. Her mese¬lenin tartışılmasından yanalar. Bağımsız ve eleş¬tirel gözle bakan entelektüellerin kaleme aldığı eserleri okuyorlar. Ali Bulaç, ihsan Eliaçık, Doç. Mustafa Öztürk ve Ahmet Tekin'inkiler gibi.

    Akademisyenler
    Herhangi bir cemaat ve tarikat üyesiyseler önce bunların dikkate aldığı mealleri okuyorlar. Değillerse genelde Türkiye Diyanet Vakfı meali ile Muhammed Esed'in "Kur'an Mesajı'nı" takip ediyorlar.

    Sosyete
    Kastımız, İslamı sonradan öğrenmeye yönelenler. Sayıları çok değil. Genelde Yaşar Nuri Öztürk, Süleyman Ateş ve Elmalı Hamdi Yazır'ı tercih ediyorlar.
    haber3

    Hangisi Doğru ?

  6. #6
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Sayin Kadim!

    Hangisi dogru diye soruyorsunuz.
    Hepsi dogru.
    Neden ayri ayri okuyorlar-ki oyle mi?

    Bunun iki sebebi olabilir diye dusunuyorum.

    1- Satis bedelleri kendi cemaatlerine yakin kimselere gitsin.Yani ekonomik olarak.
    2- Meallerde Y.N.O. haricindekilerin bir cogu parantez kullaniyor. Yani cemaatlerinin inancina uygun aciklama sozcugu kullaniyorlar.
    Herkes kendi cemaatinin yonlendirdigi gibi Kur'an'in anlasilmasini istiyor.
    Parantez disi yazilar anlam olarak aynidir.(Dinayet kontrolundan gecmisler icin)

    Bununla ilgili bir ornek vereyim.Benim elimde Kitap olarak bulunan meal Sn.Suat Yildirimin eseridir.
    Turkce anlatimlarda kelime arayisina girmemek adina yararlanirdim. Tabii arapcasi kontrollerinde ufak tefek degisiklikleri onemsemeden.
    Kesinlikle parantezleri kaale almadan.
    Ancak oyle bir seyle karsilastim ki,uc senedir elime almiyorum.

    Bildiginiz/bileceginiz gibi MIRAC Kur'an'da olay olarak var,kavram olarak yoktur. (-ki ayri bi baslik konusudur!)
    Iste bu kavrami Kur'an'da varmis gibi gostermek adina:Allah cc nun kullandigi RUYA kelimesini cikarip yerine MIRAC kelimesini koymustur.
    Dikkat edin;ruya kelimesinin yanina parantez acip yazmamistir. Bu kelimeyi ayetten ATMIS ve yerine MIRAC yazmistir.
    Diyeceksiniz ki Turkcesini yazmistir.
    Ancak Ruya kelimesinin arapcasida/turkceside ruyadir.
    Aksine Turkce yazilan Mirac arapcadir ve anlami vikipediden {Mirac (Arapça: معراج Mi'rāj, genelde "İsra" ile birlikte "Al-Isrā w-al-M'irāj" denir), yükseğe çıkma anlamındaki “uruc” sözcüğünden türetilmiş olup, sözcük anlamıyla “merdiven” anl***** gelir ve İslam’da Muhammed’in yaşadığı bir manevi yükseliş olayını ifade etmek üzere kullanılan bir terim haline gelmiştir. }

    Simdi olayi daha iyi anlamak adina:
    17.60.Hani, sana: "Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır." demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı da Kur'an'da lanetlenmiş bulunan o ağacı/soyu da insanları sınamak dışında bir sebeple göndermedik. Biz onları korkutuyoruz ama bu onların kudurganlığını artırmaktan başka bir katkı sağlamıyor.

    simdi Suat hocanin mealine bakalim.
    17.60.Unutma ki vaktiyle sana: "Rabbin insanları ilim ve kudretiyle kuşatmıştır." demiştik.Gerek miraçta sana gösterdiğimiz temaşayı, gerek Kur'ân'da lânetlenen ve cehennemin dibinde biten o zakkum ağacını, sırf insanları deneme vesilesi kıldık.Biz onları tehdit ediyoruz da bu, onların azgınlığını artırmaktan başka bir işe yaramıyor.

    Simdi arapcasi
    17.60.Ve iz kulna leke inne rabbeke ehata bin nas ve ma cealner ru'yelletı eraynake illa fitnetel linnasi veş şeceratel mel'unete fil kur'an ve nühavvifühüm fe ma yezıdühüm illa tuğyanen kebıra

    Ilk foruma geldigim zamanlarda, Sayin Mustadaf bana neden Y.N.O. ten turkcelerini koyuyorsun demisti.
    Verdigim cevap;gunumuz yasayan Turkcesine en uygun ceviri demistim. Gercekten yeni nesil dilimizi en iyi kullanan hocadir.
    Ama hic parantez kullanmamasi, kelimeleri ayetten cikarmamasi ek tercih sebebimdir.

    Arapca konusulan forumlarda dini tebligler daha kolaydir.
    Arapca ayeti yazar icerigi hakkinda delil getirirsiniz, yine arapca ayet olarak.
    Orada yaptiginizi burada yapaken,ayni ayetleri Yazmaniza ragmen Turkce yazildi diye problem cikmaktadir.
    Anlam butunlugu ayni olduklarina gore problem ayetlerin Turkcesinde degildir.
    Cemaatlerinin , seyhlerinin, efendilerinin, evliyalarinin soylediklerinin Kur'an'a aykiri oldugunu arapca bilmeyen muslumanlar ogrenmektedir.
    Bu yuzden Turkce bahanesi ile Kur'an'a saldirirlar.

    Simdilik benden bu kadar.

  7. #7
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    İşte Ehliyetli alimlerin Kur'an ve Hadislerden naklettiği hakiki manayı içeren ilmihalleri bırakıp kendi anlayışına göre Kur'an ve mael okumanın kişiye verdiği zararı mopsy'nin hezeyanlarından görebilirsiniz.Daha ayrıntılı bilgi için buyurun buradan inceleyin.

    http://www.supermeydan.net/forum/for...read50604.html

  8. #8
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Arapca konusulan forumlarda dini tebligler daha kolaydir.
    Arapca ayeti yazar icerigi hakkinda delil getirirsiniz, yine arapca ayet olarak.
    Orada yaptiginizi burada yapaken,ayni ayetleri Yazmaniza ragmen Turkce yazildi diye problem cikmaktadir.
    Anlam butunlugu ayni olduklarina gore problem ayetlerin Turkcesinde degildir.
    Cemaatlerinin , seyhlerinin, efendilerinin, evliyalarinin soylediklerinin Kur'an'a aykiri oldugunu arapca bilmeyen muslumanlar ogrenmektedir.
    Bu yuzden Turkce bahanesi ile Kur'an'a saldirirlar.
    SELAM

    Iste sekil A da goruldugu gibi:

    A-İşte Ehliyetli alimlerin Kur'an ve Hadislerden naklettiği hakiki manayı içeren ilmihalleri bırakıp kendi anlayışına göre Kur'an ve mael okumanın kişiye verdiği zararı mopsy'nin hezeyanlarından görebilirsiniz.Daha ayrıntılı bilgi için buyurun buradan inceleyin.BZIYA.

    Tesekkur ederim sayin bziya,tam zamaninda yetistin!

  9. #9
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    KIZ KULESİNE KARŞI
    Mesaj
    1.413
    Rep Gücü
    34628
    Ben ''sosyete'' oluyorum yani.................. :)))

  10. #10
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.720
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062
    Alıntı eмiLy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ben ''sosyete'' oluyorum yani.................. :)))
    Ama fazla derinlere dalma.
    Hele şüpheci ve sorgulayıcı bir özelliğe sahipsen durum değişebilir.
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Tarikatlar-cemaatler ülkesi
    YukseLL Tarafından Özgün Makaleler Foruma
    Yorum: 12
    Son mesaj: 17-02-2014, 02:01 PM
  2. Cemaatler
    bursali68 Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 11
    Son mesaj: 19-02-2012, 05:33 AM
  3. Kırmızı Kitap'tan cemaatler çıkıyor!..
    mopsy Tarafından Vip Salonu Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 28-06-2010, 11:10 AM
  4. Yorum: 0
    Son mesaj: 20-05-2010, 03:55 PM
  5. Meal
    -BaDe- Tarafından Süper Sözlük Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 04-10-2009, 02:26 PM
Yukarı Çık