2. Sayfa, Toplam 2 BirinciBirinci 12
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 18 Toplam: 18
  1. #11
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sn.nefisetülilm,

    " 6- Âlimler köprüsünü yıkmak istiyorlar. Çoban da anlar diyorlar da, İmam-ı a’zamın, İmam-ı Malikin, İmam-ı Rabbaninin, İmam-ı Gazalinin anladığını kabul etmiyorlar. Hak mezheplere bölücülük diyerek yıkmaya ve herkesi mezhepsiz yapmaya çalışıyorlar."

    Hak Mezhepler diyorsunuz,Hz.Peygamberimiz bir mezhebe mi dahildi?Öyle olmadığı muhakkak.Kur'an mezheplere bölünmelere karşı durmuştur.Burada tekrar tekrar ayetleri yazmayalım şimdi.Demekki sizin inanışınıza göre mezhepler hak,bizim inanışımıza göre ise yanlış.Kaynak aynı yer Kur'an.Siz ayetleri farklı alıyorsunuz biz farklı alıyoruz.Şimdi kim din düşmanı,kim kafir?Sorarım size.

    " 7- Eshaba olan itimadı sarsarak, hadislerin ve Kur'anın doğruluğundan şüphe uyandırıyorlar."

    Eshaba ait şüpheyle yaklaşım farklıdır Kur'an'ın doğruluğundan şüphe farklıdır.İnsanların kafasını karıştırıp,eshaba şüpheyle bakan,Kur'an'a da şüpheyle bakar diye büyük lokma yiyip büyük söz söylemeyin.İnsanları kandırmak hızsızlık gibidir.O dediğinize inananların vebali de sizin üzerinize dir.

    " 5- Bunlar, işlerine gelince hadisi delil gösterirler, gelmeyince de hepsi uydurma derler. Bunların en bariz hile ve taktiği, olmuş bir olayı bozarak, Bektaşi gibi bir kısmını alıp diğer kısmını almayarak yarım anlatırlar, olayı değiştirerek, yarısını alıp yarısını gizleyerek Müslümanların şüpheye düşmesine çalışırlar. Bunları iyi tanıyıp tuzaklarına düşmemeli."

    Ben ve benim gibi olanlar neredeyse sıfır ( 0 ) hadis ile yorumunu,yazısını yazar.Bu söz sizin içindir.Yazılarınızda belki " lütfen " bir ayet,buna karşılık neredeyse 10 tane 20 tane hadis ve hadis aliminin sözü vardır.

    " 10- Resulullah Kur'an-ı kerimi açıklamış, onun hadis-i şeriflerini de âlimler açıklamıştır. Din düşmanları bunları hiçe sayarak herkesin bizzat Kur'an-ı kerimden kendi anlayışının ölçü alınmasını istiyorlar. Böylece herkese göre farklı din meydana çıkarmaya çalışıyorlar."

    Hiç birimiz burada bizim görüşümüz demiyoruz,diyemeyiz de.Hemen size bir soru bakalım kime göre ; Bana KAZA NAMAZINI gösteriniz.Şunun farkındayım ben Kur'an'a bakarken siz sünnete bakacaksınız veya sünnet diye satılana.
    Bazılarının kafası gem almıyor bu noktada veya biraz eksiklikleri var.Doğru tercüme mümkün,hiç birşeyin,kimsenin etkisi altında kalmadan.Ancak böyle bir tercüme " Din Adamlığı Sınıfını " yokeder ve birilerinin işine gelmez,ayrıca da o sürekli söylediğimiz " 1400 yıldır bu böyle " sözü gereği doğrular da ortaya çıkar,saçmalık,tabu,bidat ların da köküne kibrit çalınarak yokedebilecek en iyi girişimdir.

    Görüyor musunuz,sizin " din düşmanı taktikleri bunlar " şeklinde yansıttığınız bir yazıdan neler çıkabiliyor.Oysaki 5 parmağın 5 i nin de bir olmadığı gibi her insan da aynı şekilde inanca sahip olmayabilir.Bu onun ne din düşmanı,ne de bölücü olduğunu göstermez.Sadece sizin gibi düşünmüyor sn.nefisetülilm,sadece sizin gibi inanmıyor sn.nefisetülilm,sadece sizin gibi...O yüzden lütfen yaptığınız alıntıları defalarca gözden geciriniz.

    Sağlıcakla kalınız.

    Sn Bursalı sizin hâlâ inat ile yaptığınız şey şu : Doktor değilsiniz , diplomanız yok , tıp okumamışsınız ama diyorsunuz ki , " ben prof'um , ben ameliyat yapabilirim , ben doktor gibi ilaç yazabilirim "

    Sizin bu yaptığınız koyu bir inat ve zır cahillikten başka nedir ? söylermisiniz.

    Siz ne yaptığınızın dahi farkında değilsiniz...

    Biz hep dedik ki ; Arkadaşlar , kardeşler , din işi şaka değildir, oyun değildir , din konusunda fikir yürütebilmek için , müctehid olmak için Arabi ilimleri ve Kur’an-ı kerimi ezbere bilmek, her âyet-i kerimenin manay-ı müradisini, manay-ı zımni ve iltizamisini bilmek ve âyet-i kerimelerin geldikleri zamanları ve gelme sebeplerini ve ne hakkında geldiklerini, külli ve cüzi olduklarını, nasih veya mensuh olduklarını, mukayyed veya mutlak olduklarını ve kıraet-i seba ve aşereden ve kıraet-i şazzeden nasıl çıkarıldıklarını bilmek, hadis kitaplarındaki, yüz binlerce hadisi ezberden bilmek ve her hadisin ne zaman ve ne için irad buyurulduğunu ve manasının ne kadar genişlediğini ve hangi hadisin diğerinden önce veya sonra olduğunu ve bağlı bulunduğu olayları ve hangi vaka üzerine buyurulduğunu ve kimler tarafından nakil ve rivayet olunduğunu ve nakledenlerin ne halde ve ne ahlakta olduklarını bilmek, fıkıh ilminin üsul ve kaidelerini tanımak, 12 ilmi ve Kur’an-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin işaretlerini, rumuzlarını ve açık ve kapalı manalarını kavramak ve bu manalar kalbinde yer etmiş olmak, kuvvetli iman sahibi olmak ve itminan ile dolu, nurlu ve saf bir kalbe ve vicdana malik olmak gerekir.


    Yüksek din bilgileri, tefsir, usul-i kelam, kelam, usul-i hadis, ilm-i hadis, usul-i fıkıh, fıkıh, ilm-i tasavvuftur. Bu 8 ilmi öğrenebilmek için gerekli alet ilimleri ise 12 dir. Bunlar, sarf, iştikak, nahv, kitabet, iştikak-ı kebir, lügat, metni lügat, beyan, meani, bedi, belagat, inşa ilimleridir. (Hadika) bunları bilmek lazım.

    Sizde bu ilmler var mı , tek cevap VARMI YOK MU ?


    Bilmeyenlerin bilenlere tabi olması lazım.Öğrenci Öğretmene tabi olmaz ise ne yapabilir , dedikleri ne kadar doğru olur.Kim ona diplama verebilir , kim mezun edebilir.

    Her ilmin mütehassısları vardır , uzmanları vardır bunların fikirlerini ve öğrettiklerini onlara tabi olup öğrenmeden kimse onların derecesine yükselemez.

    Sizin yaptığınız aynı zamanda şu : ben evimde oturur kapalı odamda bütün bilgileri öğrenirim , bunun için başka hiç kimsenin eğitimine ihtiyacım yok.Benim öğretmene ihtiyacım yok ben öğretmene tabi olmadan da diplama alabilirim.İlm öğrenebilirim.Böyle bir anlayış ne derece doğru olabilir ortadadır.

  2. #12
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085
    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sn.nefisetülilm,

    " 6- Âlimler köprüsünü yıkmak istiyorlar. Çoban da anlar diyorlar da, İmam-ı a’zamın, İmam-ı Malikin, İmam-ı Rabbaninin, İmam-ı Gazalinin anladığını kabul etmiyorlar. Hak mezheplere bölücülük diyerek yıkmaya ve herkesi mezhepsiz yapmaya çalışıyorlar."

    Hak Mezhepler diyorsunuz,Hz.Peygamberimiz bir mezhebe mi dahildi?Öyle olmadığı muhakkak.Kur'an mezheplere bölünmelere karşı durmuştur.Burada tekrar tekrar ayetleri yazmayalım şimdi.Demekki sizin inanışınıza göre mezhepler hak,bizim inanışımıza göre ise yanlış.Kaynak aynı yer Kur'an.Siz ayetleri farklı alıyorsunuz biz farklı alıyoruz.Şimdi kim din düşmanı,kim kafir?Sorarım size.

    " 7- Eshaba olan itimadı sarsarak, hadislerin ve Kur'anın doğruluğundan şüphe uyandırıyorlar."

    Eshaba ait şüpheyle yaklaşım farklıdır Kur'an'ın doğruluğundan şüphe farklıdır.İnsanların kafasını karıştırıp,eshaba şüpheyle bakan,Kur'an'a da şüpheyle bakar diye büyük lokma yiyip büyük söz söylemeyin.İnsanları kandırmak hızsızlık gibidir.O dediğinize inananların vebali de sizin üzerinize dir.

    " 5- Bunlar, işlerine gelince hadisi delil gösterirler, gelmeyince de hepsi uydurma derler. Bunların en bariz hile ve taktiği, olmuş bir olayı bozarak, Bektaşi gibi bir kısmını alıp diğer kısmını almayarak yarım anlatırlar, olayı değiştirerek, yarısını alıp yarısını gizleyerek Müslümanların şüpheye düşmesine çalışırlar. Bunları iyi tanıyıp tuzaklarına düşmemeli."

    Ben ve benim gibi olanlar neredeyse sıfır ( 0 ) hadis ile yorumunu,yazısını yazar.Bu söz sizin içindir.Yazılarınızda belki " lütfen " bir ayet,buna karşılık neredeyse 10 tane 20 tane hadis ve hadis aliminin sözü vardır.

    " 10- Resulullah Kur'an-ı kerimi açıklamış, onun hadis-i şeriflerini de âlimler açıklamıştır. Din düşmanları bunları hiçe sayarak herkesin bizzat Kur'an-ı kerimden kendi anlayışının ölçü alınmasını istiyorlar. Böylece herkese göre farklı din meydana çıkarmaya çalışıyorlar."

    Hiç birimiz burada bizim görüşümüz demiyoruz,diyemeyiz de.Hemen size bir soru bakalım kime göre ; Bana KAZA NAMAZINI gösteriniz.Şunun farkındayım ben Kur'an'a bakarken siz sünnete bakacaksınız veya sünnet diye satılana.
    Bazılarının kafası gem almıyor bu noktada veya biraz eksiklikleri var.Doğru tercüme mümkün,hiç birşeyin,kimsenin etkisi altında kalmadan.Ancak böyle bir tercüme " Din Adamlığı Sınıfını " yokeder ve birilerinin işine gelmez,ayrıca da o sürekli söylediğimiz " 1400 yıldır bu böyle " sözü gereği doğrular da ortaya çıkar,saçmalık,tabu,bidat ların da köküne kibrit çalınarak yokedebilecek en iyi girişimdir.

    Görüyor musunuz,sizin " din düşmanı taktikleri bunlar " şeklinde yansıttığınız bir yazıdan neler çıkabiliyor.Oysaki 5 parmağın 5 i nin de bir olmadığı gibi her insan da aynı şekilde inanca sahip olmayabilir.Bu onun ne din düşmanı,ne de bölücü olduğunu göstermez.Sadece sizin gibi düşünmüyor sn.nefisetülilm,sadece sizin gibi inanmıyor sn.nefisetülilm,sadece sizin gibi...O yüzden lütfen yaptığınız alıntıları defalarca gözden geciriniz.

    Sağlıcakla kalınız.
    Hak Mezhepler diyorsunuz,Hz.Peygamberimiz bir mezhebe mi dahildi?Öyle olmadığı muhakkak.Kur'an mezheplere bölünmelere karşı durmuştur.Burada tekrar tekrar ayetleri yazmayalım şimdi.Demekki sizin inanışınıza göre mezhepler hak,bizim inanışımıza göre ise yanlış.Kaynak aynı yer Kur'an.Siz ayetleri farklı alıyorsunuz biz farklı alıyoruz.Şimdi kim din düşmanı,kim kafir?Sorarım size.
    Demek ki mezhep de, sünnet de, bilinmiyor. Askerlikte, kara, hava ve deniz kuvvetleri vardır. Genel kurmay, karacı, havacı veya denizci değildir diyerek bu kuvvetlerden ayrı sayılır mı? Kuvvetler genel kurmaya bağlı olduğu gibi, mezhepler de Resulullaha bağlıdır.
    Nasıl ki kuvvet komutanlıkları birbirinin yardımcısı ise, mezhepler de öyledir. Kendi mezhebine göre yapılması güç olan bir iş başka mezhebe göre yapılır. Mezhepler, bir elin parmakları gibi, aynı ele hizmet eder.
    Ehl-i sünnet vel-cemaat demek, Resulullahın ve eshab-ı kiramın gittikleri doğru yolda bulunan âlimler demektir. Hak olan cemaat ve 73 fırka içinde Cehennemden kurtulacağı bildirilmiş olan Fırka-ı naciyye bunlardır. Kur’an-ı kerimde mealen, (Parçalanmayın) buyuruldu. Bu âyet-i kerime, itikadda, inanılacak bilgilerde parçalanmayın demektir. Yani nefslerinize ve bozuk düşüncelerinize uyarak, doğru imandan ayrılmayın demektir. İtikadda ayrılmak, parçalanmak elbette hiç caiz değildir. Hadis-i şerifte de (Cemaat rahmet, ayrılık azaptır) buyuruldu. (Parçalanmayın) âyet-i kerimesi fıkıh bilgilerinde ayrılmayın demek değildir. Ahkamda, amellerde olan ictihad bilgilerindeki ayrılık, hakları, farzları, amellerdeki, ince bilgileri ortaya koymuştur. Eshab-ı kiram da, günlük işleri açıklayan bilgilerde, birbirlerinden ayrılmışlardı. Fakat, itikad bilgilerinde hiç ayrılıkları yoktu. Hadis-i şerifte, (Ümmetimin ayrılığı [mezheplere ayrılması] rahmettir) buyuruldu. Dört mezhebin, amel bilgilerinde ayrılması böyledir. (Hadika)

    Mezhep imamı demek, Kur’an-ı kerim ve hadis-i şeriflerde açıkça bildirilmiş olan din bilgilerini, Eshab-ı kiramdan işiterek toplayan, kitaba geçiren büyük âlim demektir. Açıkça bildirilmeyenleri, açıkça bildirilmiş olanlara benzeterek meydana çıkaran derin âlimlerdir. Eshab-ı kiramın herbiri müctehid ve mezhep imamı idi. Herbiri kendi mezhebinde idi. Hepsi de, mezhep imamlarımızdan daha üstün idi. Mezhepleri daha kıymetli idi. Fakat, bunlar kitaplara yazılmadığı için, mezhepleri unutuldu. Peygamberin, sahabenin mezhebi nedir demek, Ordu kumandanı, hangi bölüğün eridir veya Fizik öğretmeni, hangi sınıfın talebesidir demeye benzer. Çünkü sahabenin herbiri bir mezhep imamı, hatta mezhep imamlarının hocaları idi. Resulullah efendimiz de kâinatın hocası idi. (Mizan, Hadika)


    Eshaba ait şüpheyle yaklaşım farklıdır Kur'an'ın doğruluğundan şüphe farklıdır.İnsanların kafasını karıştırıp,eshaba şüpheyle bakan,Kur'an'a da şüpheyle bakar diye büyük lokma yiyip büyük söz söylemeyin.İnsanları kandırmak hızsızlık gibidir.O dediğinize inananların vebali de sizin üzerinize dir.
    Eshab-ı kiramın yolunda gitmeyip de, Peygambere uyduğunu söyleyen, Ona uymuş olmaz. Böyle yol tutan kurtulamaz. Mücadele suresinin, (Doğru bir şey yaptıklarını sanıyorlar. Biliniz ki, onlar yalancıdır) mealindeki 18. âyeti bu gibilerin halini gösteriyor. Ancak Eshab-ı kiramın yolunda giden Ehl-i sünnet vel-cemaat fırkasıdır. Cehennemden kurtulan fırka, yalnız bunlardır. Çünkü, Eshaba dil uzatan, bunlara uymaktan, elbette mahrumdur. Onlara dil uzatmak, Resulullaha dil uzatmak olur. (Eshab-ı kirama saygı göstermeyen, Resulullaha iman etmemiştir) buyuruldu. Çünkü, onların kötülenmesi, sahiplerinin, efendilerinin kötülenmesi olur. Kur’an-ı kerimden ve hadis-i şeriflerden çıkan ahkamı bizlere getiren, Eshab-ı kiramdır. Onlara dil uzatılınca, onların getirdiği şey de, kıymetten düşer. İslamiyet’i bizlere getiren, birkaç eshab değildir. Bunda, her birinin hizmeti, payı vardır. Hepsi adalette, doğrulukta, öğretmekte eşittir. Onların birine dil uzatılınca, İslamiyet kötülenmiş olur. Kur’an-ı kerimi toplayan üç halifeyi kötülemek, Kur’an-ı kerimi kötülemek olur. Aklı olan kimse, Eshab-ı kiramın hepsinin, yanlış bir kararda birleşeceklerini söyleyemez. Nitekim, Resulullah, (Ümmetim, dalalette birleşmez, yanlış bir iş üzerinde ittifakta bulunmazlar) buyurdu. (İbni Mace)


    Ben ve benim gibi olanlar neredeyse sıfır ( 0 ) hadis ile yorumunu,yazısını yazar.Bu söz sizin içindir.Yazılarınızda belki " lütfen " bir ayet,buna karşılık neredeyse 10 tane 20 tane hadis ve hadis aliminin sözü vardır.
    Hadis-i şerifte, (Âlimler, Peygamberlerin vârisleridir) buyuruldu. (İbni Mace)

    Âlimlerin kıymetini ve onlara uymamızı emreden âyetlerden bazılarının meali şöyledir:
    (Bilmiyorsanız âlimlere sorun!) [Nahl 43]
    (Bu misalleri ancak âlim olanlar anlar.) [Ankebut 43]

    (Bunun hükmünü Peygambere ve ülül-emre [âlimlere] sorsalardı, öğrenirlerdi.) [Nisa 83]
    [Âyet-i kerimede geçen ülül-emrin âlim demek olduğu tefsirlerde yazılıdır. Peygamber efendimiz de (Ülül-emr, fıkıh âlimleridir) buyurdu. (Darimi)]

    Hadis-i şeriflerde ise buyuruldu ki:
    (Âlimlere tabi olun! Çünkü onlar, dünya ve ahiretin ışıklarıdır.) [Deylemi]
    (Âlimler, kurtuluş yolunu gösteren birer rehber ve kılavuzdur.) [İ. Neccar]
    (Âlimler olmasaydı, insanlar helak olurdu.) [İ. Maverdi]
    (Bilmediklerinizi salih[âlim]lerden sorup öğrenin!) [Taberani]

    Elbette Kur’an-ı kerim ve hadis-i şerifler başlı başına delildir. Ancak farklı teviller yapılmışsa, o âyet-i kerimeyi Resulullah efendimiz nasıl uygulamıştır, müctehidler ona bakar. Mesela namazın beş vakit olduğu kesindir. Ama üç vakit diyenler var. O zaman Resulullah efendimizin uygulamasına bakılır. İcma hangi yönde ona bakılır. Kur’an-ı kerimde namaz yerine kullanılan salât kelimesi için bazı sapıklar, (Salât, dua demektir. İslamiyet’te, şimdi yapıldığı şekilde bir ibadet yoktur. Allah’ı anan, dua eden, namaz kılmış sayılır) diyorlar. Salât’ın bunların dedikleri gibi olmadığı, günde beş vakit kılınan namaz olduğu sünnet ile açıklanmış ve icmayla da uygulandığı gösterilmiştir. Demek ki, Kur’an-ı kerimde bildirilen bir hüküm, Sünnet ile ve İcma ile de uygulanarak farz olduğu inkâr edilemez hale geliyor.

    Hiç birimiz burada bizim görüşümüz demiyoruz,diyemeyiz de.Hemen size bir soru bakalım kime göre ; Bana KAZA NAMAZINI gösteriniz.Şunun farkındayım ben Kur'an'a bakarken siz sünnete bakacaksınız veya sünnet diye satılana.
    Bazılarının kafası gem almıyor bu noktada veya biraz eksiklikleri var.Doğru tercüme mümkün,hiç birşeyin,kimsenin etkisi altında kalmadan.Ancak böyle bir tercüme " Din Adamlığı Sınıfını " yokeder ve birilerinin işine gelmez,ayrıca da o sürekli söylediğimiz " 1400 yıldır bu böyle " sözü gereği doğrular da ortaya çıkar,saçmalık,tabu,bidat ların da köküne kibrit çalınarak yokedebilecek en iyi girişimdir.
    Bu sözlerinizden anlaşıldığı üzere ya sünnet nedir bilinmiyor yada daha kötüsü olarak hafife alınıyor...Peygamber efendimizin yaptığı işlere sünnet denir. Hatta birisini bir şey yaparken görüp de bir şey demediği işlere de sünnet denir. Peygamber efendimiz bu yaptıklarını ya ibadet olarak veya âdet olarak yapardı. Âdet olarak yaptıklarına sünnet-i zevaid denir. Uzun entari giymesi, saçlarını uzatması veya kısaltması, sakal bırakması gibi. Bir kimse, (Peygamberimiz, kadınlar gibi entari, uzun gömlek giyermiş) diyerek alay etse, imanı gider. Yahut sakalı beğenmeyen veya sünnete uygun sakalı olana çember sakallı, top sakallı diye hakaret eden kâfir olur. Çünkü Peygamber efendimizin yaptığı işleri yani sünnetini, beğenmemiş olur. Kur'an-ı kerimde, Peygamber efendimizin emrettiğini yapmak, yasakladığından kaçmak gerektiği bildiriliyor. (Haşr 7)
    İbadete ait hükümler zamanla değişmez. İbadetleri değiştirmek, dini değiştirmek olur, dinsizlik olur. Bir kâfir, bir söz ile [kelime-i şehadet getirerek] müslüman olur. Bir müslüman da küfre düşürücü bir söz ile kâfir olur. Dinimizin herhangi bir hükmünü beğenmeyen, mesela, (tesettür lüzumsuzdur) diyenin imanı gider. Resulullah efendimize uymanın önemi büyüktür. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) [Nisa 80]
    Peygamber efendimiz de aynı mealde buyuruyor ki:
    (Bana itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur, bana isyan eden de Allah’a isyan etmiş olur.) [Buhari]
    Kur'an-ı kerimde, Resulullaha itaatin Allah’a itaat olduğu, Ona isyan edenin Allah’a isyan etmiş olduğu bildirilmekte, (Allah’a ve Resulüne itaat), (Allah ve Resulüne isyan) ifadeleri çok yerde geçmektedir. (Nisa 13-14)
    Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:
    (Sünnetimden yüz çeviren benden değildir.) [Müslim]

    Kaza namazları bahsi apayrı ve açıklaması oldukça uzun bir meseledir. Bu konu hakkında detaylı bilgi Kaza namazları .:.: www.dinimizislam.com :.:. linkinden alınabilir...

    Görüyor musunuz,sizin " din düşmanı taktikleri bunlar " şeklinde yansıttığınız bir yazıdan neler çıkabiliyor.Oysaki 5 parmağın 5 i nin de bir olmadığı gibi her insan da aynı şekilde inanca sahip olmayabilir.Bu onun ne din düşmanı,ne de bölücü olduğunu göstermez.Sadece sizin gibi düşünmüyor sn.nefisetülilm,sadece sizin gibi inanmıyor sn.nefisetülilm,sadece sizin gibi...O yüzden lütfen yaptığınız alıntıları defalarca gözden geciriniz.
    5 parmağın 5 i de bir olmayabilir ancak doğru yalnızca bir tanedir. Bir tane ömrümüz var, belki yarın bitecek, takdir edersiniz ki zaman çok kısa....
    Burada önemli olan kıyıda köşede kalmış hakikatleri gün yüzüne çıkarmaktır.

    Kötüye kötü, kirliye pis demek yanlış değildir. Temize pis demek kötülemek olur.
    Kötülerin kötülüğünü açıklamak, Müslümanları onların zararından korumaya çalışmak farzdır.
    Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
    (Bid’atler yayılıp, bu ümmetin sonra gelenleri, öncekilere lanet edince, ilim sahipleri bunu herkese bildirsin! Bildirmeyip ilmini gizleyen, Kur’an-ı kerimi gizlemiş sayılır.) [İ.Asakir]

    (Ortalık karışır, yalanlar yazılır, âdetler ibadetlere karıştırılır ve Eshabıma dil uzatılırsa, doğruyu bilen herkese bildirsin! Doğruyu bilip de gücü yettiği halde bildirmezse, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerine olsun!) [Deylemi]

    Bu durumda bir Müslüman nasıl olur da "Bana ne" diyebilir?
    Gücü yettiği halde nasıl lanete müstahak olabilir?

    Reformcunun biri çıkıyor, (Ortalık iyice aydınlandıktan sonra oruca başlanır) diyerek milletin orucunu ifsada çalışıyor. Bekara suresinin 187. âyetinde, (Sabahın beyaz ipliği [aydınlığı] siyah ipliğinden ayırt edilinceye kadar yiyip için, sonra geceye kadar orucu tamamlayın!) buyurulmuştur. Bu ipliklerin, gündüzün beyazlığı ile gecenin siyahlığı olduklarını anlatmak için, daha sonra fecrin kelimesi nazil oldu. Gündüzün beyazlığı ile gecenin siyahlığı, iplik gibi birbirinden ayrılınca, oruca başlanır. Sabah namazının vakti girmeden önce yiyip içme kesilir.

    Bir başka reformcu, (Bugün camilerde kılınan namazlar, Peygamberin kıldığı namaza uymuyor) diyor. Namazın nasıl kılınacağını da bildirmiyor. Namaz kıldırmamak için her yola başvuruyor. Namaz kılmadığı, oruç tutmadığı, her çeşit günahı işlediği için, (Amelsiz iman makbul, fakat imansız amel makbul değildir) diyor. Sözü doğru ise de, maksadı başkadır. (Namaz kılmasam da, her günahı işlesem de bana sapık diyemezsiniz) demek istiyor.

    Yine aynı reformist kişi, (Kur’anı zamana ve mekana göre yeniden ictihadımla yorumlayıp "Çağdaş ilmihal" yazacağım) diyor. Yani, ictihad adı altında dinde reform yapmak ve bütün sapık fikirlerini buraya koymak, böylece halkı zehirlemek istiyor.

    Böyle reformcular için, (Bu kimselerin hiç iyi tarafı yok mudur?) denilmesi doğru değildir. Cenab-ı Hak, imansızların yol, köprü, cami, yaptırmak gibi hiçbir ameline sevap vermiyor, Cehenneme atıyor. Böyle kimselerin ihanetlerini açıklamak, onları kötülemek olmaz. Böyle kötü din adamları, din, iman hırsızlarıdır...

    Bizim gibi düşünüyor yada düşünmüyor diye bir ayırım yapmıyoruz, bir kimse ya Allahü Teala'nın emrine uygun hareket ediyordur yada etmiyordur. Biz burada bu farkı ortaya çıkarmaya çalışıyoruz...

    Saygılarımla...
    Konu nefisetülilm tarafından (09-06-2009 Saat 03:50 PM ) değiştirilmiştir.

  3. #13
    bursali68
    Misafir..
    Alıntı bziya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sn Bursalı sizin hâlâ inat ile yaptığınız şey şu : Doktor değilsiniz , diplomanız yok , tıp okumamışsınız ama diyorsunuz ki , " ben prof'um , ben ameliyat yapabilirim , ben doktor gibi ilaç yazabilirim "

    Sizin bu yaptığınız koyu bir inat ve zır cahillikten başka nedir ? söylermisiniz.

    Siz ne yaptığınızın dahi farkında değilsiniz...

    Biz hep dedik ki ; Arkadaşlar , kardeşler , din işi şaka değildir, oyun değildir , din konusunda fikir yürütebilmek için , müctehid olmak için Arabi ilimleri ve Kur’an-ı kerimi ezbere bilmek, her âyet-i kerimenin manay-ı müradisini, manay-ı zımni ve iltizamisini bilmek ve âyet-i kerimelerin geldikleri zamanları ve gelme sebeplerini ve ne hakkında geldiklerini, külli ve cüzi olduklarını, nasih veya mensuh olduklarını, mukayyed veya mutlak olduklarını ve kıraet-i seba ve aşereden ve kıraet-i şazzeden nasıl çıkarıldıklarını bilmek, hadis kitaplarındaki, yüz binlerce hadisi ezberden bilmek ve her hadisin ne zaman ve ne için irad buyurulduğunu ve manasının ne kadar genişlediğini ve hangi hadisin diğerinden önce veya sonra olduğunu ve bağlı bulunduğu olayları ve hangi vaka üzerine buyurulduğunu ve kimler tarafından nakil ve rivayet olunduğunu ve nakledenlerin ne halde ve ne ahlakta olduklarını bilmek, fıkıh ilminin üsul ve kaidelerini tanımak, 12 ilmi ve Kur’an-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin işaretlerini, rumuzlarını ve açık ve kapalı manalarını kavramak ve bu manalar kalbinde yer etmiş olmak, kuvvetli iman sahibi olmak ve itminan ile dolu, nurlu ve saf bir kalbe ve vicdana malik olmak gerekir.


    Yüksek din bilgileri, tefsir, usul-i kelam, kelam, usul-i hadis, ilm-i hadis, usul-i fıkıh, fıkıh, ilm-i tasavvuftur. Bu 8 ilmi öğrenebilmek için gerekli alet ilimleri ise 12 dir. Bunlar, sarf, iştikak, nahv, kitabet, iştikak-ı kebir, lügat, metni lügat, beyan, meani, bedi, belagat, inşa ilimleridir. (Hadika) bunları bilmek lazım.

    Sizde bu ilmler var mı , tek cevap VARMI YOK MU ?


    Bilmeyenlerin bilenlere tabi olması lazım.Öğrenci Öğretmene tabi olmaz ise ne yapabilir , dedikleri ne kadar doğru olur.Kim ona diplama verebilir , kim mezun edebilir.

    Her ilmin mütehassısları vardır , uzmanları vardır bunların fikirlerini ve öğrettiklerini onlara tabi olup öğrenmeden kimse onların derecesine yükselemez.

    Sizin yaptığınız aynı zamanda şu : ben evimde oturur kapalı odamda bütün bilgileri öğrenirim , bunun için başka hiç kimsenin eğitimine ihtiyacım yok.Benim öğretmene ihtiyacım yok ben öğretmene tabi olmadan da diplama alabilirim.İlm öğrenebilirim.Böyle bir anlayış ne derece doğru olabilir ortadadır.
    Sn.bziya bunun inatla hiç ama hiç alakası yok.Evet efendim dünyanın da bir çok yerinde bir çok kişi eski din alimleri dediklerimize de,yeni din alimlerine de,matematikçilere de,fizikçilere de...kulak veriyor ve inancıyla örtüşüp örtüşmediğine bakıyor muhakkak.Doğru bir tercüme ile Kur'an'da yazılanların bir çoğunu anlayabilir insanlar velev ki yine de anlaşılmaz yönleri azınlıkta.Bunu " normal insanlar anlayamaz,Hz.Peygamberimiz anlamıştır " deyip insanları artık " beyinsiz statüsüyle "değerlendirmesin kimse.Siz anlayamıyorsanız o başka,ona sözümüz yok.Ama bırakın da anlayan anlasın.Doktor-hasta,öğretmen-öğrenci...örneklemelerini de geçelim lütfen artık.İntegral,türev...falan çözmüyoruz,kimseye al da bu hapı yut da demiyor kimse burada.Ancak sizler ısrarla yok ilaç bu diye dayatıp duruyorsunuz.Kim alırsa buyursun alsın sizden ilacı ama sadece ilaç firması siz değilsiniz bunu da unutmayın.

    Anlayana da sizler yok hayır sen bunu anlayamazsın inadında bulunmaktan vazgeçin artık.

    Durup dururken sizin Ehl-i Sünnet inancınızı karalayan biri mi var?Varsa gidin ona ne derseniz deyin.Ancak durup durup temcit pilavı gibi birileri çıkıp yok şuna inanmayan dini böler yok böyle düşünmeyen günahkardır,eee yani herşeyin de bir sabrı ve bir de sabrın sonu vardır.Düz ara süzgeçten geçirmeden kimse sallamaca yazmasın o taktirde.

    Din ilmini derinden öğrenmek isteyen buyursun İlahiyat Fakültelerine gitsin.İnternetten öğrenmesin ne siz ne de biz çelmeyelim kimsenin kafasını o zaman.Kula kul değiliz,bu olmayacak da.Kula kul olacak buyursun olsun.Ancak diğer insanları da kötülemeden,kendi inandığı yolda gitsin.

    Sağlıcakla kalınız.

  4. #14
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sn.bziya bunun inatla hiç ama hiç alakası yok.Evet efendim dünyanın da bir çok yerinde bir çok kişi eski din alimleri dediklerimize de,yeni din alimlerine de,matematikçilere de,fizikçilere de...kulak veriyor ve inancıyla örtüşüp örtüşmediğine bakıyor muhakkak.Doğru bir tercüme ile Kur'an'da yazılanların bir çoğunu anlayabilir insanlar velev ki yine de anlaşılmaz yönleri azınlıkta.Bunu " normal insanlar anlayamaz,Hz.Peygamberimiz anlamıştır " deyip insanları artık " beyinsiz statüsüyle "değerlendirmesin kimse.Siz anlayamıyorsanız o başka,ona sözümüz yok.Ama bırakın da anlayan anlasın.Doktor-hasta,öğretmen-öğrenci...örneklemelerini de geçelim lütfen artık.İntegral,türev...falan çözmüyoruz,kimseye al da bu hapı yut da demiyor kimse burada.Ancak sizler ısrarla yok ilaç bu diye dayatıp duruyorsunuz.Kim alırsa buyursun alsın sizden ilacı ama sadece ilaç firması siz değilsiniz bunu da unutmayın.

    Anlayana da sizler yok hayır sen bunu anlayamazsın inadında bulunmaktan vazgeçin artık.

    Durup dururken sizin Ehl-i Sünnet inancınızı karalayan biri mi var?Varsa gidin ona ne derseniz deyin.Ancak durup durup temcit pilavı gibi birileri çıkıp yok şuna inanmayan dini böler yok böyle düşünmeyen günahkardır,eee yani herşeyin de bir sabrı ve bir de sabrın sonu vardır.Düz ara süzgeçten geçirmeden kimse sallamaca yazmasın o taktirde.

    Din ilmini derinden öğrenmek isteyen buyursun İlahiyat Fakültelerine gitsin.İnternetten öğrenmesin ne siz ne de biz çelmeyelim kimsenin kafasını o zaman.Kula kul değiliz,bu olmayacak da.Kula kul olacak buyursun olsun.Ancak diğer insanları da kötülemeden,kendi inandığı yolda gitsin.

    Sağlıcakla kalınız.

    Sn bursalı , yaptığınız şeyi söylüyorum , doktor değilisiniz ama ameliyat etmeye kalkıyorsunuz , hakim değilsiniz ama mahkeme başkanlığına kalkıyorsunuz , yukarıdaki soruma cevap verme nezaketini gösterir misiniz ?

    isterseniz bir daha burada sorayım ,

    SORU 1 :

    Müctehid olmak için Arabi ilimleri ve Kur’an-ı kerimi ezbere bilmek, her âyet-i kerimenin manay-ı müradisini, manay-ı zımni ve iltizamisini bilmek ve âyet-i kerimelerin geldikleri zamanları ve gelme sebeplerini ve ne hakkında geldiklerini, külli ve cüzi olduklarını, nasih veya mensuh olduklarını, mukayyed veya mutlak olduklarını ve kıraet-i seba ve aşereden ve kıraet-i şazzeden nasıl çıkarıldıklarını bilmek, hadis kitaplarındaki, yüz binlerce hadisi ezberden bilmek ve her hadisin ne zaman ve ne için irad buyurulduğunu ve manasının ne kadar genişlediğini ve hangi hadisin diğerinden önce veya sonra olduğunu ve bağlı bulunduğu olayları ve hangi vaka üzerine buyurulduğunu ve kimler tarafından nakil ve rivayet olunduğunu ve nakledenlerin ne halde ve ne ahlakta olduklarını bilmek, fıkıh ilminin üsul ve kaidelerini tanımak, 12 ilmi ve Kur’an-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin işaretlerini, rumuzlarını ve açık ve kapalı manalarını kavramak ve bu manalar kalbinde yer etmiş olmak, kuvvetli iman sahibi olmak ve itminan ile dolu, nurlu ve saf bir kalbe ve vicdana malik olmak gerekir.

    Bunlara haizmisiniz ?


    SORU 2 :

    Yüksek din bilgileri, tefsir, usul-i kelam, kelam, usul-i hadis, ilm-i hadis, usul-i fıkıh, fıkıh, ilm-i tasavvuftur. Bu 8 ilmi öğrenebilmek için gerekli alet ilimleri ise 12 dir. Bunlar, sarf, iştikak, nahv, kitabet, iştikak-ı kebir, lügat, metni lügat, beyan, meani, bedi, belagat, inşa ilimleridir. (Hadika) bunları bilmek lazım.

    Sizde bu ilmler var mı , VARMI YOK MU ?

  5. #15
    bursali68
    Misafir..
    Alıntı bziya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sn bursalı , yaptığınız şeyi söylüyorum , doktor değilisiniz ama ameliyat etmeye kalkıyorsunuz , hakim değilsiniz ama mahkeme başkanlığına kalkıyorsunuz , yukarıdaki soruma cevap verme nezaketini gösterir misiniz ?

    isterseniz bir daha burada sorayım ,

    SORU 1 :

    Müctehid olmak için Arabi ilimleri ve Kur’an-ı kerimi ezbere bilmek, her âyet-i kerimenin manay-ı müradisini, manay-ı zımni ve iltizamisini bilmek ve âyet-i kerimelerin geldikleri zamanları ve gelme sebeplerini ve ne hakkında geldiklerini, külli ve cüzi olduklarını, nasih veya mensuh olduklarını, mukayyed veya mutlak olduklarını ve kıraet-i seba ve aşereden ve kıraet-i şazzeden nasıl çıkarıldıklarını bilmek, hadis kitaplarındaki, yüz binlerce hadisi ezberden bilmek ve her hadisin ne zaman ve ne için irad buyurulduğunu ve manasının ne kadar genişlediğini ve hangi hadisin diğerinden önce veya sonra olduğunu ve bağlı bulunduğu olayları ve hangi vaka üzerine buyurulduğunu ve kimler tarafından nakil ve rivayet olunduğunu ve nakledenlerin ne halde ve ne ahlakta olduklarını bilmek, fıkıh ilminin üsul ve kaidelerini tanımak, 12 ilmi ve Kur’an-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin işaretlerini, rumuzlarını ve açık ve kapalı manalarını kavramak ve bu manalar kalbinde yer etmiş olmak, kuvvetli iman sahibi olmak ve itminan ile dolu, nurlu ve saf bir kalbe ve vicdana malik olmak gerekir.

    Bunlara haizmisiniz ?


    SORU 2 :

    Yüksek din bilgileri, tefsir, usul-i kelam, kelam, usul-i hadis, ilm-i hadis, usul-i fıkıh, fıkıh, ilm-i tasavvuftur. Bu 8 ilmi öğrenebilmek için gerekli alet ilimleri ise 12 dir. Bunlar, sarf, iştikak, nahv, kitabet, iştikak-ı kebir, lügat, metni lügat, beyan, meani, bedi, belagat, inşa ilimleridir. (Hadika) bunları bilmek lazım.

    Sizde bu ilmler var mı , VARMI YOK MU ?
    sn.bziya,çok basit,

    " Sn bursalı , yaptığınız şeyi söylüyorum , doktor değilisiniz ama ameliyat etmeye kalkıyorsunuz , hakim değilsiniz ama mahkeme başkanlığına kalkıyorsunuz , yukarıdaki soruma cevap verme nezaketini gösterir misiniz ? ..."

    ben sadece bana yani insanlar için indirileni daha da iyi anlamak için uğraş veriyorum.Şu şöyledir demiyorum.Eğer hüküm vari bir şey yazacak olursam bu benim kendi vardığım hüküm değil direkt Kur'an-ı Kerim den ayet oluyor ve de o ayete istinaden ne yazacaksam yazıyorum.Ayetler de genel anlamda gayet açıktır.Diğer türlü herhangi bir şahıstan alıntı yapmıyor veya onun düşüncesi yada yorumunu buraya yansıtmıyorum.

    O sorunuza da yanıt vereyim.Sorudan kaçmak namertliktir.Bu ilimlerin belki bir kaçına haiz olabiliriz.Ancak hepsine haiz miyim hayır.Siz haiz misiniz,okuduğunuz,takip ettiğiniz şahısların hangisi tam anlamıyla bu ilimleri bilmekte,daha da ileri gidiyorum,halifelerden hangisi bu ilimlere sahip?Siz de bana bunun yanıtını veriniz.Ayrıca sizde bu ilimler mi var ki o yazılanların katışıksız doğruluğunu onaylayabiliyorsunuz?

    Allah vergisi içgüdüsel davranış ve hareket farklı bir şey," İLİM " farklı bir şey.Bu kadar ilmi Hz.Peygamber biliyor da öyle mi anladı sanıyorsunuz Kur'an-ı,çok yanılırsınız.Hz.İbrahim ALİM miydi de Hanif dinin temelini oluşturdu ve bu kadar ilim biliyordu?Ya Hz.Musa,Hz.İsa...hangisi alim bunların,hangisi ilim sahibi.Yeri geldiğinde o zaman kimse Hz.Peygamber için " O Ümmi idi " demesin sakın,bu tartışmayı hatırlatırım o arkadaşa.

    Kısaca Kur'an'ı anlamak için müçtehid,alim olmak gerekmiyor.Öncelikle düşünmesini bilmek gerekiyor " düşünmez misiniz " der Yüce Allah.Yazan ayetlere tefsir yazmak için o ilimler de yetmez zaten,iyi bir tıp ilmi,iyi bir astronomi,iyi bir fizik ilmi...bilmek gerek.En azından iyi bir tercüme için.

    Sağlıcakla kalınız.

  6. #16
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    sn.bziya,çok basit,

    " Sn bursalı , yaptığınız şeyi söylüyorum , doktor değilisiniz ama ameliyat etmeye kalkıyorsunuz , hakim değilsiniz ama mahkeme başkanlığına kalkıyorsunuz , yukarıdaki soruma cevap verme nezaketini gösterir misiniz ? ..."

    ben sadece bana yani insanlar için indirileni daha da iyi anlamak için uğraş veriyorum.Şu şöyledir demiyorum.Eğer hüküm vari bir şey yazacak olursam bu benim kendi vardığım hüküm değil direkt Kur'an-ı Kerim den ayet oluyor ve de o ayete istinaden ne yazacaksam yazıyorum.Ayetler de genel anlamda gayet açıktır.Diğer türlü herhangi bir şahıstan alıntı yapmıyor veya onun düşüncesi yada yorumunu buraya yansıtmıyorum.

    O sorunuza da yanıt vereyim.Sorudan kaçmak namertliktir.Bu ilimlerin belki bir kaçına haiz olabiliriz.Ancak hepsine haiz miyim hayır.Siz haiz misiniz,okuduğunuz,takip ettiğiniz şahısların hangisi tam anlamıyla bu ilimleri bilmekte,daha da ileri gidiyorum,halifelerden hangisi bu ilimlere sahip?Siz de bana bunun yanıtını veriniz.Ayrıca sizde bu ilimler mi var ki o yazılanların katışıksız doğruluğunu onaylayabiliyorsunuz?

    Allah vergisi içgüdüsel davranış ve hareket farklı bir şey," İLİM " farklı bir şey.Bu kadar ilmi Hz.Peygamber biliyor da öyle mi anladı sanıyorsunuz Kur'an-ı,çok yanılırsınız.Hz.İbrahim ALİM miydi de Hanif dinin temelini oluşturdu ve bu kadar ilim biliyordu?Ya Hz.Musa,Hz.İsa...hangisi alim bunların,hangisi ilim sahibi.Yeri geldiğinde o zaman kimse Hz.Peygamber için " O Ümmi idi " demesin sakın,bu tartışmayı hatırlatırım o arkadaşa.

    Kısaca Kur'an'ı anlamak için müçtehid,alim olmak gerekmiyor.Öncelikle düşünmesini bilmek gerekiyor " düşünmez misiniz " der Yüce Allah.Yazan ayetlere tefsir yazmak için o ilimler de yetmez zaten,iyi bir tıp ilmi,iyi bir astronomi,iyi bir fizik ilmi...bilmek gerek.En azından iyi bir tercüme için.

    Sağlıcakla kalınız.

    Sn bursalı , açık açık cevap verdiğiniz için teşekkür ederim en azından bazıları gibi cevap vermek yerine konuyu saptırmayı seçmediniz.

    Bilmenizi isterim ki Efendimiz de , varisleri olan Ehl-i Sünnet Alimleri de bu ilmlerin tam***** vakıf ve müktedir idiler.Efendimiz bizzat Hak Teala tafafından ilm ve hikmet ve güzel ahlak ile donatılmıştır.Efendimizin varisleri yerlerine varis bıraktığı talebelerine bu ilmleri öğretmişler ve kendileri uygun görerek icazetname vermişlerdir.Bunlara mürşid-i Kâmil denir.Müctehid imamlarımızın tamamı bu ilmlere sahipti , mezhep imamlarımız da aynı şekilde.

    Kısaca toparlarsak bu ilmlere sahip olmayan bizim gibi cahillerin, bu ilmlere sahip olan alimlerin bizlere naklettikleri dini bilgilere tâbi olmak zorundayız.Tıp okuyan talebenin üniversitede Doç. yada Proflara tâbi olduğu gibi...Yerden ot biter gibi bu alim olunmuyor.

    Ehli sünnet alimlerinin yüksekliklerine işaret ederek Efendimiz şöyle buyurmuştur
    " Ümmetimin âlimleri ben-i İsrail'in peygamberleri gibidir "

    Ehl-i Sünnet Alimleri bu sağlam yolun habercileri , yani geminin kaptanlarıdır , gemi onlara emanet , kaptan olmayanın kaptanlık kamarasında ne işi var.

    Bu önemli konuda yazacak çok şey vardır , kısa ve öz bu şekilde özetleyebiliriz.
    Konu bziya tarafından (09-06-2009 Saat 07:25 PM ) değiştirilmiştir.

  7. #17
    bursali68
    Misafir..
    Alıntı bziya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sn bursalı , açık açık cevap verdiğiniz için teşekkür ederim en azından bazıları gibi cevap vermek yerine konuyu saptırmayı seçmediniz.

    Bilmenizi isterim ki Efendimiz de , varisleri olan Ehl-i Sünnet Alimleri de bu ilmlerin tam***** vakıf ve müktedir idiler.Efendimiz bizzat Hak Teala tafafından ilm ve hikmet ve güzel ahlak ile donatılmıştır.Efendimizin varisleri yerlerine varis bıraktığı talebelerine bu ilmleri öğretmişler ve kendileri uygun görerek icazetname vermişlerdir.Bunlara mürşid-i Kâmil denir.Müctehid imamlarımızın tamamı bu ilmlere sahipti , mezhep imamlarımız da aynı şekilde.

    Kısaca toparlarsak bu ilmlere sahip olmayan bizim gibi cahillerin, bu ilmlere sahip olan alimlerin bizlere naklettikleri dini bilgilere tâbi olmak zorundayız.Tıp okuyan talebenin üniversitede Doç. yada Proflara tâbi olduğu gibi...Yerden ot biter gibi bu alim olunmuyor.

    Ehli sünnet alimlerinin yüksekliklerine işaret ederek Efendimiz şöyle buyurmuştur
    " Ümmetimin âlimleri ben-i İsrail'in peygamberleri gibidir "

    Ehl-i Sünnet Alimleri bu sağlam yolun habercileri , yani geminin kaptanlarıdır , gemi onlara emanet , kaptan olmayanın kaptanlık kamarasında ne işi var.

    Bu önemli konuda yazacak çok şey vardır , kısa ve öz bu şekilde özetleyebiliriz.
    Sn.bziya,sizinle benim aramda belki bir çizgi gibi görünen farklar aslında dağlar kadar.Ve de bu meyanda değerlendirdiğimizde aşılması güç dağlar.Dolayısı ile son olarak şunu söylüyorum,herkes kendi inandığını yaşamakta özgürdür ve de bunun hesabını mutlak surette verecektir.Ancak her ne olursa olsun faklı görüş veya düşünceleri " din düşmanlığı,kafirlik,günahkarlık..." gibi gösteren her yazının sonuna dek karşısında olacağımı bilmenizi isterim ki bu alıntı Kur'an ayeti hariç kimden olursa olsun.

    Benim takip ettiğim herhangibir tarikat,mezhep,ekol...v.b. bulunmamaktadır,dolayısı ile hiç bir yanlı görüşten madalya veya övgü beklentim de yoktur.Bir yolu veya birilerini takip etme gibi bir ihtiyacım da yoktur.Kul olarak bana " açık ve anlaşılabilir " indirilmiş olan Kitabımı daha detaylı anlamak için zaten her tür ilme dalıp çıkıyoruz.Ucundan köşesinden girmeye gayret ediyoruz.Ancak tekrar ediyorum " DETAY " için.Herkesin " Ecirini " Yüce Yaradan verecektir.

    Sağlıcakla kalınız.

  8. #18
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sn.bziya,sizinle benim aramda belki bir çizgi gibi görünen farklar aslında dağlar kadar.Ve de bu meyanda değerlendirdiğimizde aşılması güç dağlar.Dolayısı ile son olarak şunu söylüyorum,herkes kendi inandığını yaşamakta özgürdür ve de bunun hesabını mutlak surette verecektir.Ancak her ne olursa olsun faklı görüş veya düşünceleri " din düşmanlığı,kafirlik,günahkarlık..." gibi gösteren her yazının sonuna dek karşısında olacağımı bilmenizi isterim ki bu alıntı Kur'an ayeti hariç kimden olursa olsun.

    Benim takip ettiğim herhangibir tarikat,mezhep,ekol...v.b. bulunmamaktadır,dolayısı ile hiç bir yanlı görüşten madalya veya övgü beklentim de yoktur.Bir yolu veya birilerini takip etme gibi bir ihtiyacım da yoktur.Kul olarak bana " açık ve anlaşılabilir " indirilmiş olan Kitabımı daha detaylı anlamak için zaten her tür ilme dalıp çıkıyoruz.Ucundan köşesinden girmeye gayret ediyoruz.Ancak tekrar ediyorum " DETAY " için.Herkesin " Ecirini " Yüce Yaradan verecektir.

    Sağlıcakla kalınız.
    Mutlaka verecektir.Dediğiniz gibi gözüken fark sıradağlar ve uçurumlar ile ifade edilse yine azdır.Fakat gittiğiniz yol korkulu ve tehlikelidir , yolları kaygan , uçurumları derindir , bu yolda rehbersiz yürüyenler helak olurlar.Sizin anlaşılır dediğiniz Kur'an sizin ve mealcilerin anladığı Kur'andır.Mur'adı İlahi ise Ehl-i Sünnet alimlerinin Efendimiz'den naklettiği bilgilerdir.

    Bildirdiğimiz hükümler Allahü Teala'nın hükümleridir , kendi düşüncelerimiz değildir. Dolayısı ile buradaki ithamlar direk Hak Teala'nın ithamlarıdır.Doğru bildirilen bir şey bazılarının zoruna gitse de biz doğruyu söylemekten asla bıkmayacağız.Siz de kime karşı olacağınızı iyi düşünün derim ki , biz yokuz , biz hiçiz.

Benzer Konular

  1. Yorum: 2
    Son mesaj: 30-05-2012, 01:00 PM
  2. Hadis-i şerif düşmanlarının hilesi
    bziya Tarafından Dualar Hadisler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 17-09-2009, 01:52 AM
  3. Pazarlama taktikleri
    orkuorkun Tarafından İş ve Kariyer Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 19-08-2009, 12:31 PM
  4. Araç Muayene Taktikleri
    YukseLL Tarafından Araba ve Otomobil Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 15-01-2009, 02:37 PM
  5. Faturaları yüzde 50 azaltma taktikleri
    YukseLL Tarafından Borsa ve Ekonomi Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 03-11-2008, 10:57 AM
Yukarı Çık