1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 12
  1. #1
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Bu mu hizmet ?

    Ey insafsız adam! Şimdi bak ki:

    Mü'min kardeşine kin ve adâvet ne kadar zulümdür. Çünki nasılki sen âdi küçük taşları, Kâ'be'den daha ehemmiyetli ve Cebel-i Uhud'dan daha büyük desen, çirkin bir akılsızlık edersin. Aynen öyle de: Kâ'be hürmetinde olan îman ve Cebel-i Uhud azametinde olan İslâmiyet gibi çok evsaf-ı İslâmiye; muhabbeti ve ittifakı istediği halde, mü'mine karşı adâvete sebebiyet veren ve âdi taşlar hükmünde olan bazı kusuratı, îman ve İslâmiyete tercih etmek, o derece insafsızlık ve akılsızlık ve pek büyük bir zulüm olduğunu aklın varsa anlarsın!..


    Kardeşlik Risalesi
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  2. #2
    Kıdemli Üye forumdayim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    almanya
    Yaş
    59
    Mesaj
    928
    Rep Gücü
    11376

    Cevap: Bu mu hizmet ?

    mümin kardesimize olanca gücümüzle yumusak olmamiz imanimizin geregidir... parmaklarini gözümüze sokarcasina ehlisünnet düsmanliklarini gizlemiyen kisilerede cephe almakta yine imanimiz geregidir... bu ikisini birbirinden ayirmak müminin basiretinin isaretidir... müminin mümine karsi olan vazifesiyle, müminin münafiga karsi olan vazifesinin ayni olmadigini umarim takdir edersiniz.... zaten bu gün müslümanlarin basindaki sikintinin temelindede bunu ayiramamak yatmaktadir... saf cahil müslüman, münafigi dost, mümine düsman diye bakti...

  3. #3
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Bu mu hizmet ?

    Alıntı **aladin**´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    mümin kardesimize olanca gücümüzle yumusak olmamiz imanimizin geregidir... parmaklarini gözümüze sokarcasina ehlisünnet düsmanliklarini gizlemiyen kisilerede cephe almakta yine imanimiz geregidir... bu ikisini birbirinden ayirmak müminin basiretinin isaretidir... müminin mümine karsi olan vazifesiyle, müminin münafiga karsi olan vazifesinin ayni olmadigini umarim takdir edersiniz.... zaten bu gün müslümanlarin basindaki sikintinin temelindede bunu ayiramamak yatmaktadir... saf cahil müslüman, münafigi dost, mümine düsman diye bakti...
    Basiretın en zifirisi bir kafirin paylaşımını kendine basamak yapıp onun paralelinde hezimetini ifşa etmektir. Bırakın ehli sünnet yada başka bir hak mezahibi... ben kafirden ve hatta kafirliğinden şeref duyan ve bunu hayatının gayesi kılan birisinden bahs ediyorum.
    Rabbim bu vech ile olan basiretsizliğimizi bertaraf etsin.
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  4. #4
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085

    Cevap: Bu mu hizmet ?

    Alıntı **aladin**´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    mümin kardesimize olanca gücümüzle yumusak olmamiz imanimizin geregidir... parmaklarini gözümüze sokarcasina ehlisünnet düsmanliklarini gizlemiyen kisilerede cephe almakta yine imanimiz geregidir... bu ikisini birbirinden ayirmak müminin basiretinin isaretidir... müminin mümine karsi olan vazifesiyle, müminin münafiga karsi olan vazifesinin ayni olmadigini umarim takdir edersiniz.... zaten bu gün müslümanlarin basindaki sikintinin temelindede bunu ayiramamak yatmaktadir... saf cahil müslüman, münafigi dost, mümine düsman diye bakti...
    Hak veriyorum, çok doğru tesbitlerde bulunmuşsunuz...

    Bakın bu konuda İslam alimleri ne buyurmuşlar:

    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:İyi biliniz ki, bid’at ehli ile konuşmak, kâfirle arkadaşlık etmekten, kat kat daha fenadır. Bid’at ehlinden yılandan, canavardan kaçar gibi kaçmak gerekir. (1/260)

    Bid’at ehlinden başka herkese, dosta ve düşmana, Müslümana ve kâfire, daima güler yüz, tatlı dil göstermelidir. Bid’at ehline ve münafıklara ve açıkça günah işleyenlere tatlı dil ve güler yüz caiz olmadığı için, zaruret olmadıkça, bunlarla karşılaşmamaya, görüşmemeye çalışmalı, görüşülürse, zaruret miktarını aşmamalıdır. (Nikaye)

    Seyyid Abdülkadir-i Geylani hazretleri buyuruyor ki:

    Hadis-i şerifte (Bid’at ehline, Allah için sert bakanın kalbini, Allahü teâlâ imanla doldurur ve korkulardan emin kılar) buyurdu.
    Tasavvuf büyüklerinden Fudayl bin Iyad, (Bid’at söyleyenleri ve yapanları sevenlerin ibadetlerini, Allahü teâlâ kabul etmez ve kalblerinden imanlarını çıkarır. Bid’at ehlini sevmeyenin ibadeti az olsa da, Allahü teâlânın bunu affetmesi umulur. Yolda bid’at sahibine karşı gelirsen, yolunu değiştir) buyurdu.
    Süfyan bin Uyeyne de, (Bid’at ehlinin cenazesinde bulunana cenazeden ayrılıncaya kadar, Allah gazap eder) buyurdu. (Gunye)

    Bid’at ehli ile görüşmeyi yasaklayan hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

    (Bid’at ehlinden ilim öğrenmeye çalışmak, kıyamet alametlerindendir.) [Taberani]

    (Bid’at ehline şeytan çok ibadet yaptırır, onu çok ağlatır.) [Mektubat-ı Masumiyye]

    (Bid’at ehline sert davran! Allahü teâlâ, onlara düşmandır.) [İbni Asakir]

    (Kim bid’at ehlinden buğz ederek yüz çevirirse, Allahü teâlâ onun kalbini korkulardan emin kılar ve imanla doldurur. Bid’at ehline sert muamele edeni de, en büyük korku gününde emin kılar. Bid’at ehlini hakir ve zelil göreni de, Cennette yüz derece yükseltir. Bid’at ehline selam veren veya onu sevindirici şeyle karşılayan, Kur’an-ı kerimi küçümsemiş olur.) [Hatib]

    Bid’at ehlinden böyle uzak durmanın sebebi bid’atin çok kötü bir iş olduğu içindir; çünkü bid’at çıkaran dine ilave yapıyor, Allah adına, Resulü adına hükümler koymuş oluyor. Allah’ın ve Resulünün koyduğu hükümleri beğenmemiş oluyor. Kendi bozuk yolunu yaymaya çalışıyor. Her günahtan daha büyüğünü işlemiş oluyor.

    Bugün dini islam adına hizmet yapar gibi görünüpte; dini islamı yıkmaya çalışanları, müminlerle aynı kefeye koymak ahmaklık alametidir...

  5. #5
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864

    Cevap: Bu mu hizmet ?

    Alıntı nefisetülilm´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hak veriyorum, çok doğru tesbitlerde bulunmuşsunuz...

    Bakın bu konuda İslam alimleri ne buyurmuşlar:

    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:İyi biliniz ki, bid’at ehli ile konuşmak, kâfirle arkadaşlık etmekten, kat kat daha fenadır. Bid’at ehlinden yılandan, canavardan kaçar gibi kaçmak gerekir. (1/260)

    Bid’at ehlinden başka herkese, dosta ve düşmana, Müslümana ve kâfire, daima güler yüz, tatlı dil göstermelidir. Bid’at ehline ve münafıklara ve açıkça günah işleyenlere tatlı dil ve güler yüz caiz olmadığı için, zaruret olmadıkça, bunlarla karşılaşmamaya, görüşmemeye çalışmalı, görüşülürse, zaruret miktarını aşmamalıdır. (Nikaye)

    Seyyid Abdülkadir-i Geylani hazretleri buyuruyor ki:

    Hadis-i şerifte (Bid’at ehline, Allah için sert bakanın kalbini, Allahü teâlâ imanla doldurur ve korkulardan emin kılar) buyurdu.
    Tasavvuf büyüklerinden Fudayl bin Iyad, (Bid’at söyleyenleri ve yapanları sevenlerin ibadetlerini, Allahü teâlâ kabul etmez ve kalblerinden imanlarını çıkarır. Bid’at ehlini sevmeyenin ibadeti az olsa da, Allahü teâlânın bunu affetmesi umulur. Yolda bid’at sahibine karşı gelirsen, yolunu değiştir) buyurdu.
    Süfyan bin Uyeyne de, (Bid’at ehlinin cenazesinde bulunana cenazeden ayrılıncaya kadar, Allah gazap eder) buyurdu. (Gunye)

    Bid’at ehli ile görüşmeyi yasaklayan hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

    (Bid’at ehlinden ilim öğrenmeye çalışmak, kıyamet alametlerindendir.) [Taberani]

    (Bid’at ehline şeytan çok ibadet yaptırır, onu çok ağlatır.) [Mektubat-ı Masumiyye]

    (Bid’at ehline sert davran! Allahü teâlâ, onlara düşmandır.) [İbni Asakir]

    (Kim bid’at ehlinden buğz ederek yüz çevirirse, Allahü teâlâ onun kalbini korkulardan emin kılar ve imanla doldurur. Bid’at ehline sert muamele edeni de, en büyük korku gününde emin kılar. Bid’at ehlini hakir ve zelil göreni de, Cennette yüz derece yükseltir. Bid’at ehline selam veren veya onu sevindirici şeyle karşılayan, Kur’an-ı kerimi küçümsemiş olur.) [Hatib]

    Bid’at ehlinden böyle uzak durmanın sebebi bid’atin çok kötü bir iş olduğu içindir; çünkü bid’at çıkaran dine ilave yapıyor, Allah adına, Resulü adına hükümler koymuş oluyor. Allah’ın ve Resulünün koyduğu hükümleri beğenmemiş oluyor. Kendi bozuk yolunu yaymaya çalışıyor. Her günahtan daha büyüğünü işlemiş oluyor.

    Bugün dini islam adına hizmet yapar gibi görünüpte; dini islamı yıkmaya çalışanları, müminlerle aynı kefeye koymak ahmaklık alametidir...

    İŞTE BİZİM HALETİ RÛHİYEMİZİN TERCÜMANI OLAN KIYMETLİ NAKİLLER, HAK TEALA RAZI OLSUN.HİDDET VE NEFRETİMİZİN NEDEN OLDUĞU ve KİMLERE OLDUĞU ŞİMDİ DAHA İYİ ANLAŞILMIŞTIR İNŞALLAHÜ TEALA.

  6. #6
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Bu mu hizmet ?

    " Küllü bidatün dalaletün... küllu dalaletun finnar " Kaide-i Ahmediyeyi hatırlatan bir yazı oldu nefisetül ilm kardeşimin. bundan dolayı emeğine sağlık dedikten sonra... dönüp " bidat-ı hasene " yi hatırlatır ve şu kaideler ile başbaşa bırakmak isterim kendilerini.
    Çünkü "sui zan " altında kalan çok ehli iman var. Buyur kardeşim....


    Hayat-ı şahsiye nazarında dahi zulümdür. Şu dördüncü vechin esası olarak birkaç düsturu dinle:

    Birincisi: Sen, mesleğini ve efkârını hak bildiğin vakit; "Mesleğim haktır veya daha güzeldir" demeye hakkın var. Fakat, yalnız hak benim mesleğimdir, demeye hakkın yoktur. وَعَيْنُ الرِّضَا عَنْ كُلِّ عَيْبٍ كَلِيلَةٌ وَلكِنَّ عَيْنَ السُّخْطِ تُبْدِى الْمَسَاوِيَا sırrınca, insafsız nazarın ve düşkün fikrin hakem olamaz. Başkasının mesleğini butlân ile mahkûm edemez.

    Uhuvvet Risalesi...
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  7. #7
    Kıdemli Üye forumdayim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    almanya
    Yaş
    59
    Mesaj
    928
    Rep Gücü
    11376

    Cevap: Bu mu hizmet ?

    Alıntı M ü e l l i f...´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    " Küllü bidatün dalaletün... küllu dalaletun finnar " Kaide-i Ahmediyeyi hatırlatan bir yazı oldu nefisetül ilm kardeşimin. bundan dolayı emeğine sağlık dedikten sonra... dönüp [RENK]" bidat-ı hasene " [/RENK]yi hatırlatır ve şu kaideler ile başbaşa bırakmak isterim kendilerini.
    Çünkü "sui zan " altında kalan çok ehli iman var. Buyur kardeşim....


    Hayat-ı şahsiye nazarında dahi zulümdür. Şu dördüncü vechin esası olarak birkaç düsturu dinle:

    Birincisi: Sen, mesleğini ve efkârını hak bildiğin vakit; "Mesleğim haktır veya daha güzeldir" demeye hakkın var. Fakat, yalnız hak benim mesleğimdir, demeye hakkın yoktur. وَعَيْنُ الرِّضَا عَنْ كُلِّ عَيْبٍ كَلِيلَةٌ وَلكِنَّ عَيْنَ السُّخْطِ تُبْدِى الْمَسَاوِيَا sırrınca, insafsız nazarın ve düşkün fikrin hakem olamaz. Başkasının mesleğini butlân ile mahkûm edemez.

    Uhuvvet Risalesi...
    Bir kardeşimiz "özel"den şu soruyu yöneltmişler:


    Alıntı
    "Bidat ve Hurafe Hakkındaki yazınızı memnuniyetle okudum.Yazınızın 3.Paragrafının sonunda ''Bidatin güzeli olmaz'' ifadesine takıldım.Bu konuda Bediüzzaman (Rh.A)'in bu konuda bir izahı vardır.Bu izahta bida-i hasene tabiri geçmektedir.Sizden ricam şu ki;sizin ifadenizle bu izah arasındaki tezatı nasıl anlamak lazımdır?"

    Cevabımız...

    İmâm-ı Rabbâni (k.s.) hazretleri "Sünnet ve bid‘at" mevzuunda kaleme aldıkları bir mektuplarında şunları yazmaktadır:

    “Bazıları dediler ki: Bid‘at, hasene ve seyyie olmak üzere iki nevidir. Peygamberimiz (s.a.v.) ve Hulefâ-i Râşidîn (r.anhüm) devrinden sonra ortaya çıkan fakat sünneti yok etmeyen her güzel amel, bid‘at-i hasene yani güzel olan bid‘attir; sünneti ortadan kaldıran ameller de, bid‘at-i seyyie (kötü bid‘at)dir.’

    “Şu fakîr ise, bid‘at nev‘inden olan hiçbir şeyde güzellikten ve nûrâniyetten bir şey müşâhede etmedim... Onlarda, tarafımızdan, zulmetten ve bulanıklıktan başka bir şey de hissolunmadı. Kim ki bugün, basîret zayıflığı sebebiyle -farazâ- bid‘at sahibinin işinde bir hoşluk ve güzellik görse bile, yarın keskin görüşe sahip olduğunda anlayacaktır ki, o işin neticesi zarar-ziyan ve pişmanlıktan ibarettir. Seyyidü’l-beşer aleyhissalâtü vesselâm Efendimiz, ‘Her kim, işimizde (sünnetimizde) olmayan bir şey ihdâs ederse (ortaya koyarsa), o reddolunur” buyurdu. Reddolunan, kabul edilmeyen bir şeye ise, iyilik ve güzellik nereden gelir ki?!

    “Dinin aslında olmayıp sonradan ortaya konulan her şey bid‘at ve her bid‘at de dalâlet olduğuna göre, bid‘atte güzellik mânâsı nasıl olur? Bu mânâ yukarıda geçen hadîs-i şeriflerden de anlaşıldığı gibi, her bid‘at sünneti kaldırır, yok eder. Bu sünneti kaldırma durumu ise, sadece bazı bid‘atlere mahsus bir şey de değildir. O bakımdan bütün bid‘atler kötüdür. Bunun içindir ki Resûlüllah Efendimiz (s.a.v.), ‘Bir topluluk, dinde yeni bir icad çıkardığı zaman, ancak ona benzer bir sünneti kaldırmış olur’ buyurmuşlardır. el-Hâsıl, sünnete yapışmak bid‘at ihdâs etmekten çok hayırlıdır.

    “Bilinmesi gerekir ki; âlimlerin ve mutasavvıfların, bid‘at-i hasene olarak anlattıkları şeyler üzerinde tam mânâsıyla düşünülecek olursa, bunların sünneti kaldırdığı anlaşılır. Bu cümleden olarak, meselâ ölünün başına sarık sarmayı bid‘at-i hasene saymışlardır. Halbuki o fiil, sünneti kaldırmakta; zira bu âdet, sünnet olan kefene bir fazlalık getirmektedir. Bilindiği üzere kefenin sünnet olan şekli üç kat olmasıdır. Bundan fazlası kaldırılmıştır. Neshedilen, yani hükmü kaldırılan bir şeyi yapmak ise, sünneti kaldırmakla aynıdır.

    “Meşâyihten bazıları da; namazda sarığın bir ucunu sol taraftan sarkıtmayı güzel görmüşler, yani bid‘at-i hasene kabul etmişlerdir. Halbuki sarıkta sünnet olan şekil, iki omuz arasından sarkmasıdır. Onların bu tatbikatının da sünneti kaldırdığı açıktır, kapalı bir yanı yoktur.

    “Aynı şekilde âlimlerden bazıları, namaza niyette, kalbî irâde ile birlikte dille de söylemeyi bid‘at-i hasene olarak görmüşlerdir. Halbuki ne Peygamberimiz’den (s.a.v.), ne sahâbe-i kiramdan, ne de tâbiînin büyüklerinden niyetin böyle yapıldığına dair bir şey sabit değildir. Bu hususta sahih bir rivâyet olmadığı gibi, zayıf bir kavil dahi yoktur. Bilakis onlar, ayağa kalkar kalkmaz ilk tekbiri (iftitah tekbirini) almışlardır. Yani dille niyeti söylemenin bid‘at olduğu âşikârdır. Hâl böyle iken, bunun için de bid‘at-i hasene demişlerdir.

    “Fakîr der ki; bu bid‘at, sünnet bir yana, farzı dahi ortadan kaldırmaktadır. Çünkü bu takdirde insanların ekserisi, niyeti kalplerinde hazırlamadan ve kalpdeki gaflete de aldırış etmeden, sadece dille söylemekle iktifa ederler. İşte o zaman da, namazın farzlarından biri olan kalple niyet, tamamen terk edilmiş olur, namaz da fesâda gider. Diğer bid‘atler de buna kıyas edilebilir...

    “Resûlüllah Efendimizin (s.a.v.) sünnetine tâbi olmakla kalmalısınız; ashâb-ı kirâma uymakla yetinmelisiniz. Zira onlar, yıldızlar gibidir; hangisine uysanız, hidâyeti bulursunuz.” (Bkz. el-Mektûbât, 1, 186 ve diğerleri)

    Bilgi ve ilgilerinizi rica ederim...

    Selam ve sevgiler...
    Bid'at nedir, hurâfe neye denir? | Ayasofya | ayasofya müzesi | ayasofya resimleri | ayasofya cami | hagia sophia

  8. #8
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864

    Cevap: Bu mu hizmet ?

    Bazı din yobazlarının yaptığı icraatleri bid'ati hasene olarak görmek , içki içen birine ne gzel yapıyorsun demekten daha kötüdür.

    İslam âlimleri, bid'ati, Bid'at-i hasene ve Bid'at-i seyyie diye ikiye ayırmışlar, mektep, kitap gibi sonradan çıkanlara Bid'at-i hasene demişlerdir. Hadika’da (Böyle bir bid'at, bir ibadetin yapılmasına yardımcı olduğu için, dinimiz izin verir) buyuruldu. İmam-ı Rabbani hazretleri ise, dinin izin verdiği böyle faydalı şeylere, bid'at kelimesini bulaştırmamak ve bunlara Sünnet-i hasene [iyi iş] demek gerektiğini bildirir. Sünnet, burada yol, iş demektir. Yolun, işin iyisi de, kötüsü de olur. Hadis-i şerifte, Sünnet-i hasene [iyi çığır] açanlar övülüyor, Sünnet-i seyyie [kötü çığır] açanlar kötüleniyor. (Müslim)

    dolayısı ile bazı din yobazların ve din hırsızlarının dinde reformcuların Dinde yapmak istediği değişikliye bid'ati hasene demek doğru değildir.Bunlar ibadetin yapılmasına yardımcı olan şeyler değil ki böyle densin.Bunlar sadece ve sadece dini değiştirmek olur ve Bid'ati Seyyie olur.Bu inceliği iyi ayırt etmek lazımdır.

    Daha fazla başınızı ağrıtmıyayım.Vesselam velikram.

  9. #9
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Bu mu hizmet ?

    Alıntı M ü e l l i f...´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ey insafsız adam! Şimdi bak ki:

    Mü'min kardeşine kin ve adâvet ne kadar zulümdür. Çünki nasılki sen âdi küçük taşları, Kâ'be'den daha ehemmiyetli ve Cebel-i Uhud'dan daha büyük desen, çirkin bir akılsızlık edersin. Aynen öyle de: Kâ'be hürmetinde olan îman ve Cebel-i Uhud azametinde olan İslâmiyet gibi çok evsaf-ı İslâmiye; muhabbeti ve ittifakı istediği halde, mü'mine karşı adâvete sebebiyet veren ve âdi taşlar hükmünde olan bazı kusuratı, îman ve İslâmiyete tercih etmek, o derece insafsızlık ve akılsızlık ve pek büyük bir zulüm olduğunu aklın varsa anlarsın!..


    Kardeşlik Risalesi
    Alıntı M ü e l l i f...´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    " Küllü bidatün dalaletün... küllu dalaletun finnar " Kaide-i Ahmediyeyi hatırlatan bir yazı oldu nefisetül ilm kardeşimin. bundan dolayı emeğine sağlık dedikten sonra... dönüp " bidat-ı hasene " yi hatırlatır ve şu kaideler ile başbaşa bırakmak isterim kendilerini.
    Çünkü "sui zan " altında kalan çok ehli iman var. Buyur kardeşim....


    Hayat-ı şahsiye nazarında dahi zulümdür. Şu dördüncü vechin esası olarak birkaç düsturu dinle:

    Birincisi: Sen, mesleğini ve efkârını hak bildiğin vakit; "Mesleğim haktır veya daha güzeldir" demeye hakkın var. Fakat, yalnız hak benim mesleğimdir, demeye hakkın yoktur. وَعَيْنُ الرِّضَا عَنْ كُلِّ عَيْبٍ كَلِيلَةٌ وَلكِنَّ عَيْنَ السُّخْطِ تُبْدِى الْمَسَاوِيَا sırrınca, insafsız nazarın ve düşkün fikrin hakem olamaz. Başkasının mesleğini butlân ile mahkûm edemez.

    Uhuvvet Risalesi...


    Alıntı
    "Bidat ve Hurafe Hakkındaki yazınızı memnuniyetle okudum.Yazınızın 3.Paragrafının sonunda ''Bidatin güzeli olmaz'' ifadesine takıldım.Bu konuda Bediüzzaman (Rh.A)'in bu konuda bir izahı vardır.Bu izahta bida-i hasene tabiri geçmektedir.Sizden ricam şu ki;sizin ifadenizle bu izah arasındaki tezatı nasıl anlamak lazımdır?"
    İmam-ı Faruki ... İmam-ı Rabbani ... Müceddidi elfi sani ( R. A )ile Bediüzzaman Said Nursi ( R. A ) Hiçbir ahkamı diniyede hiç bir fikri tezat'a düşmemişlerdir. Tezatmış gibi gördüğümüz bazı " furuat-i " diniyedeki durumları.. Ehli hak ve eshabi diyanet yanında birer " füyüzat'tır '... yanlışa girmemek gerek...

    Merak edenler Nur külliyatının Mektubat adlı eserinin 5. Mektub'una bakıp ordan bu "tatlı " " fuyuza'tın " bir nebzesini soluklıyabilirler. Ben asıl konuya dönmek istiyorum izninizle... Buyurun !

    İkinci Düstur:
    Senin üzerine haktır ki: Her söylediğin hak olsun. Fakat her hakkı söylemeğe senin hakkın yoktur. Her dediğin doğru olmalı. Fakat her doğruyu demek doğru değildir. Zira senin gibi niyeti hâlis olmayan bir adam, nasihatı bazan damara dokundurur, aks-ül âmel yapar.
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  10. #10
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Bu mu hizmet ?

    Alıntı M ü e l l i f...´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    İmam-ı Faruki ... İmam-ı Rabbani ... Müceddidi elfi sani ( R. A )ile Bediüzzaman Said Nursi ( R. A ) Hiçbir ahkamı diniyede hiç bir fikri tezat'a düşmemişlerdir. Tezatmış gibi gördüğümüz bazı " furuat-i " diniyedeki durumları.. Ehli hak ve eshabi diyanet yanında birer " füyüzat'tır '... yanlışa girmemek gerek...

    Merak edenler Nur külliyatının Mektubat adlı eserinin 5. Mektub'una bakıp ordan bu "tatlı " " fuyuza'tın " bir nebzesini soluklıyabilirler. Ben asıl konuya dönmek istiyorum izninizle... Buyurun !

    İkinci Düstur:
    Senin üzerine haktır ki: Her söylediğin hak olsun. Fakat her hakkı söylemeğe senin hakkın yoktur. Her dediğin doğru olmalı. Fakat her doğruyu demek doğru değildir. Zira senin gibi niyeti hâlis olmayan bir adam, nasihatı bazan damara dokundurur, aks-ül âmel yapar.

    Üçüncü Düstur:

    Adâvet etmek istersen, kalbindeki adâvete adâvet et; onun ref'ine çalış. Hem en ziyade sana zarar veren nefs-i emmarene ve heva-i nefsine adâvet et, ıslahına çalış.
    O muzır nefsin hatırı için, mü'minlere adâvet etme.

    Eğer düşmanlık etmek istersen; kâfirler, zındıklar çoktur; onlara adâvet et.

    Evet nasılki muhabbet sıfatı, muhabbete lâyıktır; öyle de adâvet hasleti, her şeyden evvel kendisi adâvete lâyıktır.
    Eğer hasmını mağlub etmek istersen, fenalığına karşı iyilikle mukabele et. Çünki eğer fenalıkla mukabele edersen, husumet tezayüd eder. Zâhiren mağlub bile olsa, kalben kin bağlar, adâveti idame eder.
    Eğer iyilikle mukabele etsen, nedamet eder; sana dost olur. اِذَا اَنْتَ اَكْرَمْتَ الْكَرِيمَ مَلَكْتَهُ *وَ اِنْ اَنْتَ اَكْرَمْتَ اللَّئِيمَ تَمَرَّدًا hükmünce; mü'minin şe'ni, kerim olmaktır. Senin ikramınla sana müsahhar olur. Zâhiren leîm bile olsa, îman cihetinde kerimdir. Evet fena bir adama "İyisin iyisin" desen, iyileşmesi ve iyi adama "Fenasın fenasın" desen, fenalaşması çok vukubulur. Öyle ise


    وَاِذَا مَرّوُا بِاللَّغْوِ مَرّوُا كِرَامًا * وَاِنْ تَعْفُوا وَتَصْفَحُوا وَتَغْفِرُوا فَاِنَّ اللّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ

    gibi desatir-i kudsiye-i Kur'aniyeye kulak ver, saâdet ve selâmet ondadır.
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Hizmet nedir?
    RABİA Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 7
    Son mesaj: 25-04-2016, 08:29 PM
  2. Hükümet İsrail'e mi hizmet ediyor?
    trk23 Tarafından Özgün Makaleler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 24-06-2012, 04:27 PM
  3. İslama Hizmet...
    nefisetülilm Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 18-07-2009, 05:00 PM
  4. İnternetin sunduğu en kullanışlı 15 hizmet
    dogangunes Tarafından Adsl Network Ağlar Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 21-06-2008, 04:05 PM
  5. size hizmet edenleri bi düşünün
    girdapsedef Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 31-01-2007, 12:56 AM
Yukarı Çık