1. Sayfa, Toplam 7 123 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 64

Başını örten inançlı da, örtmeyenler inançsız mı?

Din ve İnanç Kategorisi Dini Sohbet Forumunda Başını örten inançlı da, örtmeyenler inançsız mı? Konusununun içerigi kısaca ->> Başını örten inançlı da, örtmeyenler inançsız mı? Başını örtenler daha çok inançlı, başını örtmeyenler daha mı az inançlı oluyorlar? Zorla ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555

    Unknown Başını örten inançlı da, örtmeyenler inançsız mı?

    Başını örten inançlı da, örtmeyenler inançsız mı? Başını örtenler daha çok inançlı, başını
    örtmeyenler daha mı az inançlı oluyorlar? Zorla bir kadının yada kız çocuğunun başını
    örttürmek o kadını dahamı fazla inançlı yapıyor? Yada zorla örttürenimi daha fazla inançlı yapıyor? Neden bazı kesimler başörtüsünü malzeme yaparak gündemde kalmaya çalışıyor? Özelliklede bazı siyasetçiler neden başörtüsü meselesiyle insanları sömürüyor?

    Farz değildir

    Prof. Dr. Hüseyin Hatemi (İÜ. Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi) Benim kanaatimce, türban veya başörtüsü İslami bir emir değil. Yani farz değil. Ahlaki örtünme, erkek için de kadın için de farzdır. Fakat, mutlaka başörtüsü diye bir şey Kuran-ı Kerim’de yok. Yalnız bir dış örtü var, o da başörtüsü şeklinde belirtilmiş değil. Ev içi örtünmesi de tamamen ahlaki örtünmeden ibaret. O devirde evli olan ya da evlenme teklifine muhatap olmak istemeyen kadınlar, dışarı çıkarken ‘cilbab’ denen bir örtüyle örtünürlerdi. Bu arada başörtüsünün farz olmaması, devlete yasaklama hakkını vermez. Yasaklama için haklı, makul, meşru bir gerekçe lazım.
    Ayrım yanlış

    Mehmet Nuri Yılmaz (Hürriyet Yazarı - Eski Diyanet İşleri Başkanı) Kapanıp başını örtenler Müslüman, örtmeyenler değil gibi bir ayrım yapılması doğru olmaz. Başını örtmeyenlerden ibadetini yapan, hacca giden, namazını kılan insanlar var. Başını örtmemek inançsızlık anl***** gelmez. Nur Suresi’nde diyor ki, ‘Kadınlara söyle başörtülerini göğüslerinin üzerine sarıversinler’ Türban diye geçmiyor. Din İşleri Yüksek Kurulu’nun bu konuda, 1980’de çıkmış bir kararı var. Buna göre Kur’an’da örtünme var ancak örtünme şekli veya örtünmenin rengi, deseni yok.
    Dinden çıkmaz

    Prof. Dr. Süleyman Ateş (Eski Diyanet İşleri Başkanı) Türban yerine başörtüsü demek daha doğru. Saçları kapatmak Kuran’ın emridir. Nur suresi 31’inci ayette peygambere hitaben, kadınların kötü bakışlardan sakınmalarını ve namuslarını korumaları istenir. Burada, ‘Gerdanlarının üzerine başörtülerini örtsünler’ der. Kişi bu ayeti inkar etmiyor ama başını da örtmüyorsa ve ‘Bu benim kusurumdur’ diyorsa dinden çıkmış sayılmaz. Başını kapatmayan ancak dini emirleri yerine getiren insanlar var. Önemli olan kişinin Allah’a gönülden bağlılığıdır.

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye forumdayim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    almanya
    Yaş
    59
    Mesaj
    928
    Rep Gücü
    11376

    Cevap: Başını örten inançlı da, örtmeyenler inançsız mı?

    Alıntı EFLAMORE´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    1-Başını örten inançlı da, örtmeyenler inançsız mı?
    2-Başını örtenler daha çok inançlı, başınıörtmeyenler daha mı az inançlı oluyorlar?
    3-Zorla bir kadının yada kız çocuğunun başınıörttürmek o kadını dahamı fazla inançlı yapıyor?
    4-Yada zorla örttürenimi daha fazla inançlı yapıyor?
    5-Neden bazı kesimler başörtüsünü malzeme yaparak gündemde kalmaya çalışıyor?
    6-Özelliklede bazı siyasetçiler neden başörtüsü meselesiyle insanları sömürüyor?

    1-bu soruya cevabimiz hayirdir...
    2-buna cevabim herhalde daha hassas olduklarini gösterir ve evet diyebiliriz..
    3-hayir, ancak kadin isteksiz ve zorlaniyorsa ondan müslüman degil birbakima münafik olur, kiz cocuklari da ha keza yanliz ölcülü zorlama cocuklarin basörtmelerine alismalarini saglamaya yönelik olmalidir...
    4-hayir...yanliz zorlayanin cahiligine veririm... cünkü bu yol kisiyi dine yaklastirmaz bilakis uzaklastirir, ancak bunu o farkinda degildir...
    5- rant meselesi oldugu icin...
    6-siyasiler halkin ihtiyaclarini tesbit eder onlara careler üretmek durumunda olan kisilerdir... bununda iyi oy getirecegini görüyorlar... yanliz burda bir handikap var... bu mesele bir dini meseledir, halki devletle karsi karsiya getirme pahasina siyasiler kendi menfaatlerine bu tehlikeli oyuna girmislerdir...
    geriye dogru düsünelim (tefekkür edelim)... basörtü meselesi ile ugrasmak, ugrasanlara ne kazandirdi "OY, MAKAM, MEVKI, DÜNYA MENFAATI", magdurlarina ne kazandirdi "DAHA COK MAGDURIYET"...

    burda birinci suclu laik(islam düsmani) devlet,%99 u müslüman dedigi halkin dini hassasiyetini dikkate almiyor...
    iknci suclu laik(islam düsmani) devlet, müsüman halkin dini konularda cahil kalmasinida sagladi... din diyen kisilerin pesine takildi, cok azi müstesna , her halti karistirip müslüman kalacaklarini sandilar...
    ücüncü suclu müslüman kisvesine bürünüp müslümanlarin hassasiyetlerinden istifade eden devlete ragmen ancak ince siyasetle asilacak meseleleri ulu orta yaygaraya vererek cözülecek meseleleri kangirana ceviren , kendilerine menfaat sagliyan siyasilerdir...

    bunlar benim acizane tesbitlerim...

  3. #3
    - Çevrimdışı
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085

    Cevap: Başını örten inançlı da, örtmeyenler inançsız mı?

    Alıntı EFLAMORE´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Başını örten inançlı da, örtmeyenler inançsız mı? Başını örtenler daha çok inançlı, başını
    örtmeyenler daha mı az inançlı oluyorlar? Zorla bir kadının yada kız çocuğunun başını
    örttürmek o kadını dahamı fazla inançlı yapıyor? Yada zorla örttürenimi daha fazla inançlı yapıyor? Neden bazı kesimler başörtüsünü malzeme yaparak gündemde kalmaya çalışıyor? Özelliklede bazı siyasetçiler neden başörtüsü meselesiyle insanları sömürüyor?



    Farzlara uymaya, haramlardan sakınmaya teklif denir.
    Tekliflere yani emirlerin yapılmasına ve yasaklardan sakınmak gerektiğine inanmak, imanın şartıdır.
    Tekliflerin çoğuna inanıp da, yalnız birine inanmayan, buna uymak istemeyen, Muhammed aleyhisselama inanmamış olur. Kâfir olur.
    Müslüman olmak için, tekliflerin hepsine inanmak, hepsini beğenmek gerekir.
    Bir müslüman, tekliflere inandığı halde, bunlara uymazsa, mesela, kötü arkadaşa ve nefsine uyarak, içki içerse, tesettüre riayet etmezse, imanı gitmez, kâfir olmaz. Fakat, günahkâr müslümandır.

    Tekliflerin [Allah’ın emirlerinin] hepsine inanıp amel ettiği halde, sadece birine uymak istemezse, yani beğenmez, vazife olduğuna önem vermez ise, hafif görürse, imanı gider, kâfir olur.

    Mesela, (Açık geziyorsam ne çıkar? Sen kalbe bak. Kalbim temizdir) demek, tekliflerin bir kısmını beğenip bir kısmını beğenmemektir.
    Her müslümanın bu inceliğe dikkat etmesi, tekliflere uymayanların, imanlarının gitmemesi için uyanık olmaları gerekir.
    Teklife uymamak başka, uymak istememek, beğenmemek başkadır.
    Bu ikisini karıştırmamalıdır!

    Açık gezmek, diğer günahlardan üç yönden farklıdır:

    Birincisi: Ara sıra değil, devamlı işlenen bir günahtır. Hadis-i şerifte, (Küçük günaha devam edilirse, büyük olur) ve (İnsan, günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta hasıl olur. Günaha devam ederse, o leke büyür ve kalbinin tamamını kaplar) buyuruldu. (Haraiti)

    Demek ki, devamlı günah işleyenlerin kalbleri kararır. Kalbi kararan ne olur? Peygamber efendimiz, (Günaha devam edenlerin zamanla kalbi mühürlenir. O, artık sevap işleyemez olur) buyuruyor. (Bezzar)

    Tesettürsüz kadın, oruç tutsa, oruç borcundan, zekat verse zekat borcundan kurtulur, fakat orucunun ve zekatının sevabı azalır. Yani, işlediği günahlar, kazandığı sevapları alır götürür. Elinde sevabı kalmadığı için, sevap alamaz, sevabı olmaz deniyor. Yoksa sahih ve ihlaslı olan her ibadetin sevabı olur.

    Sonra dinimizde, sevap kazanmaktan önce, günahtan kaçınmak esastır. Hadis-i şerifte, (Ufacık bir günahtan kaçınmak, bütün cin ve insanların ibadetleri toplamından daha iyidir) buyuruldu. (S. Ebediyye)

    İkincisi: Gizli işlenen günahı açıklamak da ikinci bir günahtır. Açık gezen kadın, bu günahı pervasızca işlediği için, başkalarına kötü örnek olmaktadır. Hadis-i şerifte, (Her mümin affedilir, ancak günahını başkalarına açıklayan hariç) buyuruldu. (Buhari)

    Tesettürsüz kadın, günahı alenen işlemiş oluyor, günahını başkalarına açıklamış oluyor. Hadis-i şerifte bildirildiği gibi, açık işlenen günahların affı zor olur.

    Her ne kadar açık-saçık gezene kâfir dememek gerekir ise de, açık gezen kadının zamanla kalbi kararır, açık gezdiği için, içi sızlamazsa, imanı da zayıflayıp bir gün tamamen sönebilir.

    Üçüncüsü: En önemlisi budur. Açık saçık gezmek, iffetsizliğe yol açan bir günahtır. Bir kadın içki içse, kumar oynasa, hırsızlık etse, kocası, bunlardan vazgeçirmeye, tedavi etmeye çalışır. Fakat açık gezen kadın, iffetsizliğinde ileri giderse, kocası tedavisine çalışmadan hemen bırakır. Öldüren bile çıkar.
    Peygamber efendimiz, erkeğin avret yerinin diz ile göbek arası, kadının ise, yüz ve iki elinden başka bütün bedeninin avret olduğunu bildirmiştir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Avret yerini açmak büyük günahtır.) [Hakim]

    (Avret yerini açana, başkasının avret yerine bakana Allah lanet etsin!) [Beyheki]

    Kur'an-ı kerimde ise mealen buyuruldu ki:

    (Mümin kadınlara söyle: [Yabancı erkeklere bakmaktan] sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, [el, yüz gibi] görünen kısmı hariç, ziynetlerini [Saç ve gerdan gibi ziynet takılan yerleri] göstermesinler, başörtülerini yakalarına kadar [saç, kulak ve gerdanlarını] örtsünler!) [Nur 31]

    Mecmaul-enhür’deki, (Kadının [yüz ve iki eli hariç] bütün bedeni avrettir) hadis-i şerifi de tesettürü açıklıyor. Hazret-i Esma, ince elbise ile gelince, Resulullah efendimiz baldızına bakmadı. Mübarek yüzünü çevirip (Ya Esma, bir kız, namaz kılacak yaşa gelince, yüz ve iki eli hariç, vücudunu erkeklere gösteremez) buyurdu. (Ebu Davud)

    Hazret-i Âişe validemiz de bildiriyor ki:
    (İlk muhacir kadınlara Allah rahmet etsin! Tesettür âyeti gelince, emri geciktirmemek için hemen peştamallarını yırtıp başlarını örttüler) buyurdu. (Buhari, Nesai) [Hazret-i İbrahim de, sünnet ol emrini geciktirmemek için, bıçak, doktor aramadan, hemen hazırdaki balta ile kendini sünnet etmişti.]

    Bu delillerden sonra, “İslamiyet’te tesettür yok” diyenlerin art niyetli olduklarında şüphe kalmaz.

    Zamanımızda; İlahiyat diploması ve etiketi olanların "benim kanaatimce, bana göre, bence" diyerek belirttikleri fikirlerini güzel dinimizin emriymiş gibi esasa almak en büyük tehlikedir. Emirler ve yasaklar kimsenin kendi fikrine göre değiştirilemez. Eğer öyle olursa herkesin kendi kafasına göre yaşadığı milyonlarca din ortaya çıkar, ancak bunların İslamiyetle hiçbir bağlantısı olamaz.

    Müslümanım diyebilmek, İslamiyeti hakkıyla yaşayabilmek için dinimizin emir ve yasaklarını Peygamber efendimizin bildirdiği şekilde uygulamaya mecburuz. Çevrenin ve yetiştirilme tarzının olumsuz etkileriyle tesettüre riayet edemeyen kimseler; en azından bunun günah olduğunu kabullenmeli ve Allahü teala'ya bu günahtan kurtarması için yalvarmalıdırlar. Fakat günah olduğuna inanmayarak inkar ederlerse imanın da gitmesinden korkulur, Allahü teala korusun...

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755

    Cevap: Başını örten inançlı da, örtmeyenler inançsız mı?

    Alıntı nefisetülilm´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Farzlara uymaya, haramlardan sakınmaya teklif denir.
    Tekliflere yani emirlerin yapılmasına ve yasaklardan sakınmak gerektiğine inanmak, imanın şartıdır.
    Tekliflerin çoğuna inanıp da, yalnız birine inanmayan, buna uymak istemeyen, Muhammed aleyhisselama inanmamış olur. Kâfir olur.
    Müslüman olmak için, tekliflerin hepsine inanmak, hepsini beğenmek gerekir.
    Bir müslüman, tekliflere inandığı halde, bunlara uymazsa, mesela, kötü arkadaşa ve nefsine uyarak, içki içerse, tesettüre riayet etmezse, imanı gitmez, kâfir olmaz. Fakat, günahkâr müslümandır.

    Tekliflerin [Allah’ın emirlerinin] hepsine inanıp amel ettiği halde, sadece birine uymak istemezse, yani beğenmez, vazife olduğuna önem vermez ise, hafif görürse, imanı gider, kâfir olur.

    Mesela, (Açık geziyorsam ne çıkar? Sen kalbe bak. Kalbim temizdir) demek, tekliflerin bir kısmını beğenip bir kısmını beğenmemektir.
    Her müslümanın bu inceliğe dikkat etmesi, tekliflere uymayanların, imanlarının gitmemesi için uyanık olmaları gerekir.
    Teklife uymamak başka, uymak istememek, beğenmemek başkadır.
    Bu ikisini karıştırmamalıdır!

    Açık gezmek, diğer günahlardan üç yönden farklıdır:

    Birincisi: Ara sıra değil, devamlı işlenen bir günahtır. Hadis-i şerifte, (Küçük günaha devam edilirse, büyük olur) ve (İnsan, günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta hasıl olur. Günaha devam ederse, o leke büyür ve kalbinin tamamını kaplar) buyuruldu. (Haraiti)

    Demek ki, devamlı günah işleyenlerin kalbleri kararır. Kalbi kararan ne olur? Peygamber efendimiz, (Günaha devam edenlerin zamanla kalbi mühürlenir. O, artık sevap işleyemez olur) buyuruyor. (Bezzar)

    Tesettürsüz kadın, oruç tutsa, oruç borcundan, zekat verse zekat borcundan kurtulur, fakat orucunun ve zekatının sevabı azalır. Yani, işlediği günahlar, kazandığı sevapları alır götürür. Elinde sevabı kalmadığı için, sevap alamaz, sevabı olmaz deniyor. Yoksa sahih ve ihlaslı olan her ibadetin sevabı olur.

    Sonra dinimizde, sevap kazanmaktan önce, günahtan kaçınmak esastır. Hadis-i şerifte, (Ufacık bir günahtan kaçınmak, bütün cin ve insanların ibadetleri toplamından daha iyidir) buyuruldu. (S. Ebediyye)

    İkincisi: Gizli işlenen günahı açıklamak da ikinci bir günahtır. Açık gezen kadın, bu günahı pervasızca işlediği için, başkalarına kötü örnek olmaktadır. Hadis-i şerifte, (Her mümin affedilir, ancak günahını başkalarına açıklayan hariç) buyuruldu. (Buhari)

    Tesettürsüz kadın, günahı alenen işlemiş oluyor, günahını başkalarına açıklamış oluyor. Hadis-i şerifte bildirildiği gibi, açık işlenen günahların affı zor olur.

    Her ne kadar açık-saçık gezene kâfir dememek gerekir ise de, açık gezen kadının zamanla kalbi kararır, açık gezdiği için, içi sızlamazsa, imanı da zayıflayıp bir gün tamamen sönebilir.

    Üçüncüsü: En önemlisi budur. Açık saçık gezmek, iffetsizliğe yol açan bir günahtır. Bir kadın içki içse, kumar oynasa, hırsızlık etse, kocası, bunlardan vazgeçirmeye, tedavi etmeye çalışır. Fakat açık gezen kadın, iffetsizliğinde ileri giderse, kocası tedavisine çalışmadan hemen bırakır. Öldüren bile çıkar.
    Peygamber efendimiz, erkeğin avret yerinin diz ile göbek arası, kadının ise, yüz ve iki elinden başka bütün bedeninin avret olduğunu bildirmiştir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Avret yerini açmak büyük günahtır.) [Hakim]

    (Avret yerini açana, başkasının avret yerine bakana Allah lanet etsin!) [Beyheki]

    Kur'an-ı kerimde ise mealen buyuruldu ki:

    (Mümin kadınlara söyle: [Yabancı erkeklere bakmaktan] sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, [el, yüz gibi] görünen kısmı hariç, ziynetlerini [Saç ve gerdan gibi ziynet takılan yerleri] göstermesinler, başörtülerini yakalarına kadar [saç, kulak ve gerdanlarını] örtsünler!) [Nur 31]

    Mecmaul-enhür’deki, (Kadının [yüz ve iki eli hariç] bütün bedeni avrettir) hadis-i şerifi de tesettürü açıklıyor. Hazret-i Esma, ince elbise ile gelince, Resulullah efendimiz baldızına bakmadı. Mübarek yüzünü çevirip (Ya Esma, bir kız, namaz kılacak yaşa gelince, yüz ve iki eli hariç, vücudunu erkeklere gösteremez) buyurdu. (Ebu Davud)

    Hazret-i Âişe validemiz de bildiriyor ki:
    (İlk muhacir kadınlara Allah rahmet etsin! Tesettür âyeti gelince, emri geciktirmemek için hemen peştamallarını yırtıp başlarını örttüler) buyurdu. (Buhari, Nesai) [Hazret-i İbrahim de, sünnet ol emrini geciktirmemek için, bıçak, doktor aramadan, hemen hazırdaki balta ile kendini sünnet etmişti.]

    Bu delillerden sonra, “İslamiyet’te tesettür yok” diyenlerin art niyetli olduklarında şüphe kalmaz.

    Zamanımızda; İlahiyat diploması ve etiketi olanların "benim kanaatimce, bana göre, bence" diyerek belirttikleri fikirlerini güzel dinimizin emriymiş gibi esasa almak en büyük tehlikedir. Emirler ve yasaklar kimsenin kendi fikrine göre değiştirilemez. Eğer öyle olursa herkesin kendi kafasına göre yaşadığı milyonlarca din ortaya çıkar, ancak bunların İslamiyetle hiçbir bağlantısı olamaz.

    Müslümanım diyebilmek, İslamiyeti hakkıyla yaşayabilmek için dinimizin emir ve yasaklarını Peygamber efendimizin bildirdiği şekilde uygulamaya mecburuz. Çevrenin ve yetiştirilme tarzının olumsuz etkileriyle tesettüre riayet edemeyen kimseler; en azından bunun günah olduğunu kabullenmeli ve Allahü teala'ya bu günahtan kurtarması için yalvarmalıdırlar. Fakat günah olduğuna inanmayarak inkar ederlerse imanın da gitmesinden korkulur, Allahü teala korusun...
    Nereden alıntı yaptığınızıda belirtseydiniz çok şahane olacaktı,zira sizin kendi yazınız gibi gözüküyor buradan

  5. #5
    - Çevrimdışı
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085

    Cevap: Başını örten inançlı da, örtmeyenler inançsız mı?

    Alıntı nefisetülilm´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Farzlara uymaya, haramlardan sakınmaya teklif denir.
    Tekliflere yani emirlerin yapılmasına ve yasaklardan sakınmak gerektiğine inanmak, imanın şartıdır.
    Tekliflerin çoğuna inanıp da, yalnız birine inanmayan, buna uymak istemeyen, Muhammed aleyhisselama inanmamış olur. Kâfir olur.
    Müslüman olmak için, tekliflerin hepsine inanmak, hepsini beğenmek gerekir.
    Bir müslüman, tekliflere inandığı halde, bunlara uymazsa, mesela, kötü arkadaşa ve nefsine uyarak, içki içerse, tesettüre riayet etmezse, imanı gitmez, kâfir olmaz. Fakat, günahkâr müslümandır.

    Tekliflerin [Allah’ın emirlerinin] hepsine inanıp amel ettiği halde, sadece birine uymak istemezse, yani beğenmez, vazife olduğuna önem vermez ise, hafif görürse, imanı gider, kâfir olur.

    Mesela, (Açık geziyorsam ne çıkar? Sen kalbe bak. Kalbim temizdir) demek, tekliflerin bir kısmını beğenip bir kısmını beğenmemektir.
    Her müslümanın bu inceliğe dikkat etmesi, tekliflere uymayanların, imanlarının gitmemesi için uyanık olmaları gerekir.
    Teklife uymamak başka, uymak istememek, beğenmemek başkadır.
    Bu ikisini karıştırmamalıdır!

    Açık gezmek, diğer günahlardan üç yönden farklıdır:

    Birincisi: Ara sıra değil, devamlı işlenen bir günahtır. Hadis-i şerifte, (Küçük günaha devam edilirse, büyük olur) ve (İnsan, günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta hasıl olur. Günaha devam ederse, o leke büyür ve kalbinin tamamını kaplar) buyuruldu. [RENK](Haraiti)[/RENK]
    Demek ki, devamlı günah işleyenlerin kalbleri kararır. Kalbi kararan ne olur? Peygamber efendimiz, (Günaha devam edenlerin zamanla kalbi mühürlenir. O, artık sevap işleyemez olur) buyuruyor. [RENK](Bezzar)[/RENK]
    Tesettürsüz kadın, oruç tutsa, oruç borcundan, zekat verse zekat borcundan kurtulur, fakat orucunun ve zekatının sevabı azalır. Yani, işlediği günahlar, kazandığı sevapları alır götürür. Elinde sevabı kalmadığı için, sevap alamaz, sevabı olmaz deniyor. Yoksa sahih ve ihlaslı olan her ibadetin sevabı olur.

    Sonra dinimizde, sevap kazanmaktan önce, günahtan kaçınmak esastır. Hadis-i şerifte, (Ufacık bir günahtan kaçınmak, bütün cin ve insanların ibadetleri toplamından daha iyidir) buyuruldu. [RENK](S. Ebediyye)[/RENK]
    İkincisi: Gizli işlenen günahı açıklamak da ikinci bir günahtır. Açık gezen kadın, bu günahı pervasızca işlediği için, başkalarına kötü örnek olmaktadır. Hadis-i şerifte, (Her mümin affedilir, ancak günahını başkalarına açıklayan hariç) buyuruldu. [RENK](Buhari)[/RENK]

    Tesettürsüz kadın, günahı alenen işlemiş oluyor, günahını başkalarına açıklamış oluyor. Hadis-i şerifte bildirildiği gibi, açık işlenen günahların affı zor olur.

    Her ne kadar açık-saçık gezene kâfir dememek gerekir ise de, açık gezen kadının zamanla kalbi kararır, açık gezdiği için, içi sızlamazsa, imanı da zayıflayıp bir gün tamamen sönebilir.

    Üçüncüsü: En önemlisi budur. Açık saçık gezmek, iffetsizliğe yol açan bir günahtır. Bir kadın içki içse, kumar oynasa, hırsızlık etse, kocası, bunlardan vazgeçirmeye, tedavi etmeye çalışır. Fakat açık gezen kadın, iffetsizliğinde ileri giderse, kocası tedavisine çalışmadan hemen bırakır. Öldüren bile çıkar.
    Peygamber efendimiz, erkeğin avret yerinin diz ile göbek arası, kadının ise, yüz ve iki elinden başka bütün bedeninin avret olduğunu bildirmiştir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Avret yerini açmak büyük günahtır.) [[RENK]Hakim][/RENK]

    (Avret yerini açana, başkasının avret yerine bakana Allah lanet etsin!) [[RENK]Beyheki] [/RENK]

    Kur'an-ı kerimde ise mealen buyuruldu ki:

    (Mümin kadınlara söyle: [Yabancı erkeklere bakmaktan] sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, [el, yüz gibi] görünen kısmı hariç, ziynetlerini [Saç ve gerdan gibi ziynet takılan yerleri] göstermesinler, başörtülerini yakalarına kadar [saç, kulak ve gerdanlarını] örtsünler!) [[RENK]Nur 31][/RENK]

    Mecmaul-enhür’deki, (Kadının [yüz ve iki eli hariç] bütün bedeni avrettir) hadis-i şerifi de tesettürü açıklıyor. Hazret-i Esma, ince elbise ile gelince, Resulullah efendimiz baldızına bakmadı. Mübarek yüzünü çevirip (Ya Esma, bir kız, namaz kılacak yaşa gelince, yüz ve iki eli hariç, vücudunu erkeklere gösteremez) buyurdu. [RENK](Ebu Davud) [/RENK]

    Hazret-i Âişe validemiz de bildiriyor ki:
    (İlk muhacir kadınlara Allah rahmet etsin! Tesettür âyeti gelince, emri geciktirmemek için hemen peştamallarını yırtıp başlarını örttüler) buyurdu. [RENK](Buhari, Nesai)[/RENK] [Hazret-i İbrahim de, sünnet ol emrini geciktirmemek için, bıçak, doktor aramadan, hemen hazırdaki balta ile kendini sünnet etmişti.]

    [RENK]Bu delillerden sonra, “İslamiyet’te tesettür yok” diyenlerin art niyetli olduklarında şüphe kalmaz. [/RENK]

    Zamanımızda; İlahiyat diploması ve etiketi olanların "benim kanaatimce, bana göre, bence" diyerek belirttikleri fikirlerini güzel dinimizin emriymiş gibi esasa almak en büyük tehlikedir. Emirler ve yasaklar kimsenin kendi fikrine göre değiştirilemez. Eğer öyle olursa herkesin kendi kafasına göre yaşadığı milyonlarca din ortaya çıkar, ancak bunların İslamiyetle hiçbir bağlantısı olamaz.

    Müslümanım diyebilmek, İslamiyeti hakkıyla yaşayabilmek için dinimizin emir ve yasaklarını Peygamber efendimizin bildirdiği şekilde uygulamaya mecburuz. Çevrenin ve yetiştirilme tarzının olumsuz etkileriyle tesettüre riayet edemeyen kimseler; en azından bunun günah olduğunu kabullenmeli ve Allahü teala'ya bu günahtan kurtarması için yalvarmalıdırlar. Fakat günah olduğuna inanmayarak inkar ederlerse imanın da gitmesinden korkulur, Allahü teala korusun...
    Yazıdaki konuyu destekleyen Hadis-i Şerifler ve alındığı kaynak kitap isimleri;
    Ayet-i kerimeler ve hangi sure, kaçıncı ayet-i kerime oldukları sarı renk ile boyanmıştır.
    Gören göz kılavuz istemez ama göremeyenler veya nefs-i emmarelerinin tesiriyle görmek istemeyenler için özellikle işaretlendi....

    Allahü teala'nın emir ve yasakları ancak nefs-i emmaresinin sesinden başka birşey duyamayanlara ağır ve zor gelir. Mümin için hepsi kolaydır.

    Hadis-i şerifleri ve ayet-i kerimeleri delil olarak kabul etmeyenlerin ne kadar büyük bir hata içerisinde olduklarını söylemeye zaten hiç gerek yok...
    İslamiyeti seven ve müslümanım diyen bir kimse bu delilleri gördükten sonra vicdani muhasebesini yapacaktır...

  6. #6
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755

    Cevap: Başını örten inançlı da, örtmeyenler inançsız mı?

    Alıntı nefisetülilm´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yazıdaki konuyu destekleyen Hadis-i Şerifler ve alındığı kaynak kitap isimleri;
    Ayet-i kerimeler ve hangi sure, kaçıncı ayet-i kerime oldukları sarı renk ile boyanmıştır.
    Gören göz kılavuz istemez ama göremeyenler veya nefs-i emmarelerinin tesiriyle görmek istemeyenler için özellikle işaretlendi....

    Allahü teala'nın emir ve yasakları ancak nefs-i emmaresinin sesinden başka birşey duyamayanlara ağır ve zor gelir. Mümin için hepsi kolaydır.

    Hadis-i şerifleri ve ayet-i kerimeleri delil olarak kabul etmeyenlerin ne kadar büyük bir hata içerisinde olduklarını söylemeye zaten hiç gerek yok...
    İslamiyeti seven ve müslümanım diyen bir kimse bu delilleri gördükten sonra vicdani muhasebesini yapacaktır...
    onu anlamıştım,cahil değilim..

    ama aynı konu ve kelimelerin kaynağını ben vereyim size..
    alıntı yaptığınız siteyi belirtmekten neden kaçınıyorsunuz..
    bu yazı dinimizislam sitesinden kopyalanmıştır..
    dinimizislam
    iyi forumlar

  7. #7
    bursali68
    Misafir..

    Cevap: Başını örten inançlı da, örtmeyenler inançsız mı?

    Sanırım mesele " Ziynet yerleri ".İnsanın görünmeyen kısımları nereler düşünüp bulmak zor bir şey değil.

    Sağlıcakla kalınız.

  8. #8
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864

    Cevap: Başını örten inançlı da, örtmeyenler inançsız mı?

    Alıntı simqe´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    onu anlamıştım,cahil değilim..

    ama aynı konu ve kelimelerin kaynağını ben vereyim size..
    alıntı yaptığınız siteyi belirtmekten neden kaçınıyorsunuz..
    bu yazı dinimizislam sitesinden kopyalanmıştır..
    dinimizislam
    iyi forumlar
    Hanfendi diğer paylaşımlara bakın hepsinde kaynak verliyor zaten , evet kopyalanmıştır çünkü bizim tabi olduğumuz gerçekleri bildiriyor.Bizim bütün bilgilerimiz Efendimiz ve varislerinden kopyalanmıştır.Bundan da büyük onur duyuyoruz saklayacak bir şey değil , neden kaçınalım ki.

    Bende aynı kaynaklardan nakil yapıyorum , kimseden bişey saklamıyoruz , aksine insanlar istifade etsin diye paylaşıyoruz zaten.Nasibi olanlar da gıdasını alıyor.

    Hülasa rahatsızlığınızı az çok anlıyorum.Verilen cevap da zaten sorunuz için yeterlidir.Uzatmanıza gerek yok yani...

  9. #9
    Eftelya
    Misafir..

    Cevap: Başını örten inançlı da, örtmeyenler inançsız mı?

    Dış görüntüsü nedeniyle bir insanın inançlı ve inançsız olacağına yaradanından başka kimse karar veremez.
    Bu konu hakkında da fetva vermeye kimsenın hakkı yoktur.

  10. #10
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye efyubideapo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesaj
    255
    Rep Gücü
    3602

    Cevap: Başını örten inançlı da, örtmeyenler inançsız mı?

    Bu soruları daha çok dini bilgisi eksik müslümanların sorduğunu görüyoruz maalesef. Özellikle bir kesim var ki İslam'ın bir çok değerini içine sindiremezler. Dini vecibelerini yerine getirenlere karşı savaş açarlar. Onların hayatları ve yaşam tarzlarıyla uğraşır, alay ederler. Hatta konularda da gördüğümüz gibi bazı örnekleri paparaziler gibi fotoğraflayarak göz önüne sererler. Ordan yola çıkarak dinin emir ve gerekliliklerine göndermelerle yorum yaparak çarpıtırlar.. Ve bir zaman sonra kendileriyle ilgili problemleri ortaya çıkar. Buna benzer sorular sorarlar; "Ne yani başını örten inançlı da ben inançlı değil miyim ?" gibi takıntıları olur ve çevresine de bunu haykırırlar. Halbuki çok değil bir az dini konuda bilgileri olsa, okul hayatında gördüğü ve yarısının resimlerle dolu olduğu elli sayfalık Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabının dışında bir kaç kaynağı okusalar, bu sorunun ne kadar yersiz, saçma ve mantıksız bir soru olduğunun farkına varabilirler. Fakat şaşırmamak gerek. Bu bilgisizlik kısa vadede meydana gelmiş bir durum değil. Yıllardır varolan sorunların getirdiği bir cahillik. Bu cahilliğin üstüne düşüncesizlik, inat ve nefis eklenince ortaya bu şekilde bir pasta çıkıyor. Buyurun oturun, hangi dilimini yemek istersiniz..

1. Sayfa, Toplam 7 123 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Akıl Sahipleri Ve Aklı Örten Etkenler
    meridyen2 Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 21-10-2012, 03:12 PM
  2. Başını Vermeyen Şehit
    mopsy Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 07-11-2009, 06:34 PM
  3. Kusurları Örten İksir: Vefa
    Kadim Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 10-07-2009, 10:06 AM
  4. Başını açtı ilahiyatçıları suçladı (Video)
    YukseLL Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 20-08-2008, 06:20 PM
  5. 300 erkekle yatmış, başını örtmemiş ya!
    RABİA Tarafından Vip Salonu Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 03-07-2008, 12:21 AM
Yukarı Çık