Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Necip Fazıl Kısakürek'ten Seçmeler

Din ve İnanç Kategorisinde ve Dini Sohbet Forumunda Bulunan Necip Fazıl Kısakürek'ten Seçmeler Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Dİnde Reformcular Gerek Hamidullah gerek Mevdûdî, gerekse son zamanlarda Mısır’da boy gösteren ve İslâm âlimi geçinen bazı muharrirler ekseriyetle Şeyh ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085

    Exclamation Necip Fazıl Kısakürek'ten Seçmeler

    Dİnde Reformcular
    Gerek Hamidullah gerek Mevdûdî, gerekse son zamanlarda Mısır’da boy gösteren ve İslâm âlimi geçinen bazı muharrirler ekseriyetle Şeyh Muhammed Abduh ve Cemâleddin Efgânî mektebine bağlı, pazarlıkçı, derinliğine idrak ve irfandan mahrum kimselerdir. Bunların eserleri ya hiç ele alınmaz, yahut tam bir şeriat ilmîne mâlik ve İslâmî tenkid ölçüsüne sahip bir insan tarafından okunup hakikat anlaşılabilir. Yoksa bu eserlerden feyiz ummak, viraj dönmeyi bilmeyen bir şoförün arabasına binmekten farksızdır.

    Artık bütün incelikleri anlamak ve kahramanlarımızı bu gözle seçmek devri gelmiştir.


    (Büyük Doğu’dan)

    Necip Fazıl Kısakürek




    DİN TAHRİPÇİLERİ

    Günümüzde İslâmiyet’in en büyük belâsı, onu dışından ve cepheden helâk etmeye yeltenenler değil. içinden ve özünden harap etmeye davrananlardır ve bu davranışları ve bir nevi onarma düzeltme ve yenileme sayanlar...

    “Reformcular” ismi altında topladığımız, 7-8 asır öncesindeki kuru ve nasipsiz akıl borazanına (İbni Teymiye’ye) mizaçları dayalı bir grup, birkaç asır sonra vehhâbilik’ten dolaşarak, nihâyet Cemaleddin Efgani, Mısırlı Şeyh Abduh ve peşindekilerden bir bölük halinde öyle bir anlayış veya anlayışsızlık bataklığına uğramıştır ki, İslâmı, çökmek üzere olan bir binaya yapıldığı gibi, dışından payandalar ve kalaslarla tutmayı marifet bilmiş, böylece Rûhlarındaki gizli şüpheyi ve İslâma güvensizlik duygusunu açığa vurmuştur.


    (Dinî tamir dâvasında Din Tahripçileri’nden)

    Necip Fazıl Kısakürek



    İBN-İ TEYMİYYE

    Sekizinci Hicri Asrın kuru kafası, kendisinden bir kaç asır ilerideki vehhâbiliğe, ondan bir asır sonrada Mısırlı Muhammed Abduh ve Efganlı Cemâleddin’e uzaktan ve yakından ana zemini kurmuş ve İslâmı yıkılmak üzere bir bina farzedip onu dışından payandalamak isteyen daha sonraki reformcu’lara doğrudan doğruya veya dolayısıyle dayanak olmuştur.

    “- İbn-i Teymiyye, dinî içinden zedeleyen kâfir...”

    Bu sِözü ben söylemiyorum. Altın silsile’nin 33’üncü halkası,14’üncü Hicrî ve 20’nci Miladî Asrın İrşad Kutbu söylüyor.

    Kocakarıların hayal aynasındaki mevhum çizgilerle, Allah’ın esrar perdesindeki sonsuzluk nakışları ve tasavvufun sahtesiyle gerçeği arasında ayırt edici meleke işte İbn-i Teymiyye’de mevcut olmayan selim akıl ve mü’min kalpleri ışıldatıcı ilâhî nurdur. Nur yoksunu, o....

    Necip Fazıl Kısakürek

    (Türkiye’nin Manzarası’ndan)



    HAMİDULLAH-BAİDULLAH

    Dalalet kumkuması


    1- Her şeyden evvel eserine “İslâm Peygamberi” adını koymakla bütün zaman ve mekânın ve topyekün kainatın efendisine, tek Peygamberine âdeta mahdut bir saha, muayyen bir daire çizen, onu birdenbire göze çarpmayacak şekilde dar bir tefrik ve tahsis çemberi içine alan ve böylece en azılı İslâm düşmanlarından Hollandalı müsteşrik Doktor (Duzi) ağzıyla konuşan...

    2- İslâmın o da hatır için, orta seviyeyi hedef tutturucu bir din olduğunu kaydeden ve dolayısıyle yüksek seviyeye mahsus olmadığı hissini sinsice veren (s. 14)…

    3- İç ve dış bütün ilimlerin sahibine, Suriye Hıristiyanlarından din bilgisi almış olmayı yakıştıran (s. 21)…

    4- Nebiliği, nebiliğin meydana gelişini basit dünya sâiklerine ve toprak üstü sebeplere bağlıyan (s. 25-29)…

    5- Çölde sütkardeşi küçük kızın omuzunu, hayat boyu iz kalacak şekilde ısırdığını yazan (s. 40)…

    6- Rahip Bahîra Vak’asında “istihfaf mevzuu 9 yaşında bir çocuğun simasında” nebilik alameti bulunamayacağını ve buna inanmanın “safdillik” olacağını öne süren (s. 46)…

    7- “Çocukluğunda puta bir esmer koyun hediye ettiğine” ait bir rivâyeti kaydedebilen (s. 47)…

    8- Allah’ın sevgilisi ve insanoğlunun en güzelini düztaban diye vasfeden (s. 55)…

    9- Vahy ânındaki esrarlı tecellileri “onların ifadesine göre” kaydiyle kendi kanaatinden uzakta tutan ve bu uslûpla şüpheli gösteren (s. 66)…

    10- Bir tecellinin şeytani mi melekî mi olduğunu tahkik mevzuunda “melekse çekilir gider, şeytansa kalır seyreder” gibilerden ilk zevceleri mübarek Hazret-i Hatice ile aralarında edep dışı sahneler îma etmeye kadar varan (s. 69)…

    11- Buda’yı Peygamber sayan (s. 69)…

    12- İlk müslümanları şahsî yakınlık ve menfaat sebebiyle imana gelmiş farzeden (s. 72)…

    13- Şakk-ül Kamer vesilesiyle mucizeyi bıyık altından alaya alan ve kendisini dışarıda bırakıcı şekilde nakillere bağlıyan (s. 82)…

    14- Bazı müminlere mucizelerinden ziyade menfaat teminiyle tesir ettiği gibi bir hükmü dile getirebilen(s. 83)…

    15- Miraç mu’cizesini sadece rûhi bir hal sayan ve rûhânî-cismânî, rûh ve madde bu miracı kabul etmeyen(s. 92)…

    16- Dünyamız küre şeklinde olduğuna ve bir tarafında başa isabet eden gök, mukabil tarafında aynı adamın ayağı istikametine düştüğüne göre Arş’ı tepede aramanın imkânsız olduğunu söyleyecek kadar ebleh ve iptidai bir mantık kullanan ve büyük münhanilerle büyük müstevilerin iç içe olduğuna ve birleştiğine dair yeni fizikten ve (Aynştan) dan bile haberi bulunmıyan ve İslâm da Allah’a mekân tahsisi olmadığını bilmemezlikten gelip Mirac’ı Allah’a mekân tayin etmiş olmak gibi gösteren (s. 92)…

    17- İslâm’dan önce Kudüs’te mescid bulunmadığını iddia edecek kadar cehâlete düşen, hattâ Kur’ân-ı bile yalanlamaya kadar giden (s. 93)…

    18- “Tedavi için sadece tükürüğü vardı...” lâfını edebilen (s.106)…

    19- Eserini baştan başa kuru aklın en âdîsi ve bizzat akılla iflas ettirilmişi üzerine bina eden ve onun önsözünde Fransızlardan gördüğü misafirperverliğe muKâbele için yazdığını, yani kiliseyi memnun edebilmek çabasında bulunduğunu itiraf eden…

    Evet bütün bunları eyliyen, dinden imandan, aklın iç yüzünden, felsefeden, Doğu ve Batı Muhasebesinden ve her idrak fakültesinden yoksun bir bedbahtın İslâm ,âlim ve mütefekkiri diye piyasaya sürülmesinden ve bugünedek bir fikir ve itikat jandarması marifetiyle durdurulmuş olmasından büyük felaket düşünülemez.

    Ayrıca bu adamın bir zamanlar 6000 lira aylıkla Sıddık Sami Onar nam kişi tarafından Üniversite (konferansiye) tayin edilmiş, yani (Makaryos) dan beter bir kişi marifetiyle İslâm hakikatlerini göstermeye memur kılınmış olması, islâmiyeti göstermek değil, gömmekten başka bir şey olmayan gayeyi açıkça belirtir.

    Din simsarları bunları basa dursun...

    N.F. Kısakürek

    (Türkiye’nin Manzarası’ndan)



    MEVDÛDÎ

    Sapıklık misallerini bir laboratuar katiyetiyle göz önüne serdiğimiz Hamidullah isimli “Baidullah” denilmeyi lâyık mütefekkir taslağından sonra, ondan biraz daha hafif fakat dalalette yine çok ağır Mevdûdî geliyor. “İslâm da İhya Hareketleri” adlı eserinde bu adam dar ve kuru aklı biricik metot olarak kullanıyor, bu metodun baş temsilcisi İbni Teymiyye’yi göklere çıkarıyor, İmâm-ı Rabbânî Hazretleri gibi beyninin her zerresi güneş bir iç ve dış kahramanını yalnız dış cephesiyle ele alıp içini görmemezlikten geliyor. İmâmı Gazâlî Hazretlerinin güya “müceddid-yenileyici” tanıdıktan sonra onda bir takım zaaflar buluyor ve bu zaafları üç noktada topluyor. Hadis ilmînde eksikliği (rasyonel-aklî) ilim tesirinde kalışı ve tasavvufa kapılışı... Böylece tasavvufu, yani Kâinatın Efendisi’nin bâtın nurunu inkar etmiş ve hakikatte kendi metodu olan kara aklı İmâm-ı Gazalî’ye mal etmek ve yermekle tezatların en gülüncüne düşmüş bulunuyor.”Hadis’te zaif” demesi de akılla aklı yenen büyük kahramanın iç kanal mevzuunda gösterdiği hadislere muhalefetinden doğuyor. (S: 64, 65, 67, 70-77). Tasavvufu karikatürlerinden ayıramıyarak tam inkâr ve kendisini zımmen mehdi kabul edişi de eserinin sonunda. (S:123, 124, 125, 126, 127, 128).

    Bende el yazısı mevcut bir şehâdete göre de, bizzat bu şahidin “mezhebiniz nedir?” sualine “mezhebim yok!” cevabını veren sapık...

    N. F. KISAKÜREK

    (Türkiye’nin Manzarası’ndan)

  2. #2
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864

    Cevap: Necip Fazıl Kısakürek'ten Seçmeler

    Teşekkür ederim.Allahü Teala razı olsun.


    İşte labaratuar sonuçları gibi bir sentez , adeta bir hemogram.

    Mezhepsizliğin din diye dayatılma gayretlerinin bol olduğu şu dönemde , ehil olan bir dava adamının , kıymetli üstadın kalemi , Mezhepsizliğin dinsizlik olduğunu bir kez daha bu yoldan çıkmışlar güruhunun yüzüne çarpmıştır.

    Şimdi sorasım geliyor, fikir adamı , mütefekkir , edebiyatın üstadı , devlet nişanına layık görülmüş dava adamı Necip Fazıl'dan damı iyi düşünürsünüz ki , siz mezhepsizliği seçtiniz.O sizden daha akılsızmıydı ki Mezhep taklit etmekteydi.Bir kez daha düşünmeye davet ederken diyorum ki bu sadece bir örnektir.Binlerce örnek daha canlı olarak mevcuttur.

    Müceddid ve Müctehid İmam-ı Rabbani hazretleri dahi Hanefi mezhebine uygun amel etmekte idi.

    Hüccetül İslam lakabı ile meşhur yine müctehid İmam-ı Gazali hazretleri dahi Şafi mezhebine göre amel etmekte idi.

    Ve isimlerini tek tek sayamıyacağımız yüzlerce İslam alimi 4 hak mezhepten biri ile amel etmekte idiler.Ve bunlar mutlak Alim idiler , alim taslağı değildiler.Hepsinin vesikası ve icazeti ve diploması mevcuttu.Kendi kendini alim ilan eden cahil değildiler.

Benzer Konular

  1. Necip Fazıl Kısakürek
    Server Bedii Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 17-03-2010, 04:01 PM
  2. Aşk (Necip Fazıl Kısakürek )
    RABİA Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 11
    Son mesaj: 18-03-2009, 11:53 PM
  3. İdeal,Necip Fazıl Kısakürek
    RABİA Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 13-03-2009, 10:40 AM
  4. REİS BEY (Necip Fazıl Kısakürek)
    SAHARAY Tarafından Nostalji (Mazi'den Kalanlar) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 08-02-2009, 03:49 AM
  5. Necip Fazıl Kısakürek
    Karakarizma Tarafından Kültür, Sanat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 06-02-2007, 06:02 PM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık