Selam

Osmanli donemi tasavvuf taskinliklari

XVI. yüzyılda Melâmî şeyhlerinden Bünyamin-i Ayaşî (ö. 926/1520) hulûl fikrini halk arasında yaydığı gerekçesiyle Kütahya'ya sürülerek hapsedilmiş
Pîr Ali Aksarayî (ö.944/1538) ise mehdilik iddia ederek halkı kışkırttığı için hakkında takibat başlatılmış,
Şeyh İsmail Maşukî, yaptığı va'zlarıyla hulûl fikrini yaymaya çalışmış, pek çok kimseyi etkileyerek kalabalık müridler topluluğu edinmişti. Bu zat söylediği şathiyat ve şerîate muğayir sözlerinden dolayı 945/1539'da Çivicizâde'nin fetvâsı üzerine öldürülmüştü.
Gülşeni tarîkatından şeyh Muhyiddîn-i Karamanî (ö. 957/1550) de aynı gerekçe ile idâm edilmiştir.
Pîr Ali Aksarayî halîfelerinden Ahmed Sarban (ö. 952/1545) ve onun halîfesi Ankaralı Hüsamüddîn (ö. 964/1557) takibat altına alınmış, Ataî'nin kaydına göre cezbesi galib bir şeyh olduğu için şeriate uymayan bazı sözleri üzerine Ankara kalesine hapsolunmus
Bosnalı Şeyh Hamza Bâli de şerîate muhalif sözleriyle fitneye sebebiyet verme suçundan Ebûssuûd Efendi'nin fetvâsıyla kalabalık sayıda halîfeleri ile 969/1561'de idâm olunmuştu.

Bazı Melâmî gurupların pâdişâhı tanımayarak, kendi aralarında pâdişâh, vezîr vs. yöneticilerini de seçme yoluna gittiklerini, bu tavrın da aslında mevcut nizâmın açıkça protestosu anl***** geldiğini ve hareketin basit bir fikrî hareket olmaktan öte rejimi değiştirmeyi hedef alan sosyal-siyasî muhtevâlı bir hareket olduğunu söylemektedir.

Esas dînî akîdelerin muhafaza edilme-siyle kendilerini vâzifeli addeden âlimler, zaman zaman böyle fikirler ileri süren tarîkat ehlinin idâmı yahut da hapsedilmesi şekillerinde beliren olaylarda önayak olmuşlardır.

Bu zatların idâm edilmeleri veya sürgün edilmeleri ile ilgili Osmanlı arşivlerinde bulunan belgeler tetkik edildiğinde, idârenin onları, genelde şerîatin zâhirine ve sünnî tasavvuf anlayışına muhalif sözlerinden dolayı itham ettiği görülmektedir.

Cengiz GÜNDOĞDU- Yrd.Doç.Dr.

Alinti yapanin notu:
Dikkat edilecek bilgi kirintisi:
[........ Bazı Melâmî gurupların pâdişâhı tanımayarak, kendi aralarında pâdişâh, vezîr vs. yöneticilerini de seçme yoluna gittiklerini, bu tavrın da aslında mevcut nizâmın açıkça protestosu anl***** geldiğini ve hareketin basit bir fikrî hareket olmaktan öte rejimi değiştirmeyi hedef alan sosyal-siyasî muhtevâlı bir hareket olduğunu söylemektedir..........]

Ve bugunde kendini ehl-i sunnete bagli olarak gosteren bu egilim, gecmiste halifeligin donem ehl-i sunnet alimleri tarafindan oldurtulmustur.
[........Esas dînî akîdelerin muhafaza edilme-siyle kendilerini vâzifeli addeden âlimler, zaman zaman böyle fikirler ileri süren tarîkat ehlinin idâmı yahut da hapsedilmesi şekillerinde beliren olaylarda önayak olmuşlardır..........]