8. Sayfa, Toplam 8 BirinciBirinci ... 678
Gösterilen sonuçlar: 71 ile 75 Toplam: 75

KADER'imize boyun eğmek kaderimiz midir?

Din ve İnanç Kategorisi Dini Sohbet Forumunda KADER'imize boyun eğmek kaderimiz midir? Konusununun içerigi kısaca ->> collection ´isimli üyeden Alıntı Yenilen pehlivan güreşe doymaz misali sizinkisi , cevabınız kaç defa verildi fakat anlamamak ve çarpıtmak üzerine ...

  1. #71
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864

    Cevap: KADER'imize boyun eğmek kaderimiz midir?

    Alıntı collection´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yenilen pehlivan güreşe doymaz misali sizinkisi , cevabınız kaç defa verildi fakat anlamamak ve çarpıtmak üzerine kurulusunuz.

    İrade yok dersiniz ama , ellerinizin de kendiliğinden klavyeye gidip birşeyler yazmadığınıza görmüyor değilsiniz değil mi ?

    Ne dersiniz , irade yok ise sizin elleriniz , klavyeye kendiliğinden gidip tesadüfen mi bize cevap veriyor ? irade yok ya hani...

    Abim , bunlar kendilerini robot biliyorlar , iradeleri olmadığı için akıllarını anlamaya doğru yönlendiremiyorlar.Sizin dediklerinizi de pek anladıklarını sanmıyorum.

  2. #72
    bursali68
    Misafir..

    Cevap: KADER'imize boyun eğmek kaderimiz midir?

    Alıntı bziya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    İlginçtir ki mezhepsizliği ve kendi anlayışına göre Kur'anı Kerimi yorumlamayı savunan sayın bursalı dahi bu konuda hakikatten bir katre içmiş , fakat bazılarını görüyorum ki , zihinlere çomak sokmaya çalışmaktan ileri gidemiyor bir de konuyu sulandırma gayreti içindeler.

    Deriz ki ;

    Muhammed Masum hazretleri buyuruyor ki:
    Hayır ve şerrin yaratılmasında, insanın irade ve ihtiyarının da tesiri vardır. İnsanın iradesine, dilemesine kesb denir. İnsanın yapmak istediği işi, Allahü teâlâ da dilerse, o şeyi yaratır.
    Demek ki, insanların yaptığı her hareket, her iş, insanın kesbi ve Allahü teâlânın yaratması iledir. İnsan istiyor Allahü teâlâ da yaratıyor.

    Cebriye [Mürciye] fırkası, insanın kesbini, iradesini inkâr ederek, (İnsan istese de, istemese de her hareketini, her işini Allah yaratır. İnsanın her işi, ağaç yapraklarının rüzgardan sallanması gibidir. Her şeyi Allah zorla yaptırıyor) dediler. Böyle söylemek küfürdür.

    Elin titremesi başkadır. İsteyerek oynatması başkadır. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:
    (İsteyen iman etsin, dileyen inkâr etsin. İnkârcılara Cehennem ateşini hazırladık.) [Kehf 29]

    Allahü teâlâ zorla inandırırsa niye isteyen iman etsin, dileyen inkâr etsin diyecek ki? Demek ki Allahü teâlâ, insana bir irade verdi. İnanmak da inkâr etmek de insanın elindedir. Eğer Allahü teâlâ zorla küfre soksa veya zorla günah işletse, hâşâ zulmetmiş olmaz mı? Kâfir, yarın ahirette, Allahü teâlâya, “Hidayete kavuşturan sendin, dalalette, küfürde bırakan da sendin. Bana iman ettirmedin, beni dalalette bıraktın ben de küfür işledim, şimdi beni kendi yaptığın işten dolayı sorguya mı çekiyorsun?” demez mi? Allahü teâlâ hiç adaletsiz iş yapar mı? İnsanlara zulmeder mi? Kur'an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:
    (Allahü teâlâ, onlara zulmetmez. Onlar, kendilerine zulmediyorlar.) [Nahl 33]

    Bir cebriyeci kendisine haksız saldırana kızar, ensesine bir tokat vursan, “ne yapıyorsun” der, ona “Kader böyle, bunları yapan Allah’tır desen, sana hak verir mi? Cebriyeciler, (Kâfirler mazurdur. Çünkü, işleri yapan Allah’tır. Bunlar, mecburdur) diyorlar. Bu sözleri küfürdür.
    Sn.bziya,eğer daha önce kader ile ilgili açılan konuları inceleseydin bundan daha fazla açıklamalar yaptığımı görürdün.Ama maalesef insanlar şartlanmış baktıklarında bazı kişilerin yazılarını okumayabiliyor.
    İkincisi üstüne basa basa hala daha ve yine " Mezhepsizliği " savunuyorum.Ancak konu bu olmadığı için tartışmaya gerek duymuyorum.Kader konusunun direkt Levh-i Mahfuz ile ilgili olduğunu bilen herkes biraz detaylı araştırma ve sorgulama yapsa eminim burada vurguladıklarımı yakalamaya başlayacaktır.

    Sağlıcakla kalınız.

  3. #73
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864

    Cevap: KADER'imize boyun eğmek kaderimiz midir?

    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sn.bziya,eğer daha önce kader ile ilgili açılan konuları inceleseydin bundan daha fazla açıklamalar yaptığımı görürdün.Ama maalesef insanlar şartlanmış baktıklarında bazı kişilerin yazılarını okumayabiliyor.
    İkincisi üstüne basa basa hala daha ve yine " Mezhepsizliği " savunuyorum.Ancak konu bu olmadığı için tartışmaya gerek duymuyorum.Kader konusunun direkt Levh-i Mahfuz ile ilgili olduğunu bilen herkes biraz detaylı araştırma ve sorgulama yapsa eminim burada vurguladıklarımı yakalamaya başlayacaktır.

    Sağlıcakla kalınız.

    Sayın bursalı , maksatları farklı çünkü okusalar dahi anlamak işlerine gelmez.

    Mezhepsizlik konusuna gelince bizde ısrarla ve iman ile diyoruz ki , Mezhepler İslam'ın kolaylıklarıdır.Mezhep imamlarının bildirdiği hükümler kendi koydukları hükümler değildir.Hepsi bir vesikaya bağlı olarak Efendimizden nakledilmiştir.Tüm hükümler Kur'anı Kerim ve Hadis'i şeriflerin açıklamalarıdır.Bu alimler müctehid ve şimdiki ünvanı ile ordinaryus profesördür.Sözleri Hak Teala'nın ve Resulünün bildirdiği emirlerden ibarettir.Kendileri de varisdir.İcazet sahibidir.

    Daha ne diyeyim , içerde biri varsa bir söz yetişir.

  4. #74
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesaj
    162
    Rep Gücü
    40
    Hayatımızı Kader Mi Yönetiyor?





    Bu sorulara nasıl cevap verirsiniz? Belki bu konuyu hiç düşünmediniz. Belki de bu soruların birbiriyle ne ilgisi var diye düşünebilir ve: “Tabii, Tanrı bizden hesap soracak ve kaderimizde ne yazılı ise, başımıza o gelecek” diyebilirsiniz.

    Eğer böyle diyorsanız, lütfen durun ve düşünün!
    Bizi kim sorumlu tutacak? Tanrı. Kaderi yazan kim? Çoğunluk “Tanrı” der. Fakat bu mantıksal mıdır? Bir şeyi yapmaya zorladığınız kişiyi daha sonra o şeyi yaptığından dolayı suçlar veya sorumlu tutar mısınız? Oğlunun evden dışarı çıkmasını önlemek amacıyla sabahleyin kapıları kilitleyen bir babayı düşünün. O baba akşamleyin eve döndüğünde oğlunun bütün gün evde oturduğunu görüyor. Şimdi o babanın oğluna neden dışarı çıkmadığını sorduğunu, hatta tembellik yaptığı için çocuğunu cezalandırdığını düşünün. Bu adil bir davranış olur mu? Böyle bir baba hakkında ne düşünürdünüz?

    “Böyle şey olmaz” diyeceksiniz. Ama bazılarının iddialarına göre Tanrı tam bunu yapmış oluyor. Eğer iyilik ve kötülük Tanrı’dan geliyorsa ve her şeyi O alnımıza yazmışsa, Tanrı kötü işlerden dolayı nasıl bizi sorumlu tutar? Bizim seçmediğimiz bir işin hesabını Tanrı’ya vermemiz neden gereksin?

    Belki şimdi “Bu derin bir konudur. Biz kimiz ki Tanrı’nın işlerini anlayabilelim. Din adamları bunu düşünsün” diyeceksiniz.

    Bu Sizi İlgilendirir
    Gerçeği görmeliyiz. Bu sorular tek tek her birimizi ilgilendirir. Bu dünyada kullanabileceğimiz bir tek hayat var ve o da hızla geçip gidiyor. Başlıktaki sorulara vereceğimiz cevaplar hayat yolumuzu derinden etkiler. Eğer kaderimizi Tanrı kararlaştırmışsa, kendimizi geliştirmek üzere gayret etme konusunda neden kaygı duyalım? Hatta neden Tanrı’yı tanımakla ilgilenelim? Böyle bir durumda doğru veya yanlış, günah veya sevap sözleri anlamını yitirir. Yanlış olarak değerlendirdiğimiz bir davranış eğer kaderimizse, kaçınılmaz şekilde yapacağız.

    Eğer durum böyle ise, neden Tanrı bize emirler, kanunlar verdi? Neden peygamberler gönderdi? Neden Tanrı’nın Sözü denen kitapları yazdırdı? Eğer kader bizi yönetiyorsa, bütün bunlar anlamsız olmayacak mıydı? Şüphesiz, insan zekâsı böyle bir muhakemeye karşı çıkar. Düşünen insanın mantığı bunu kabul edemez.

    Diğer taraftan, eğer özgür irademiz varsa ve Tanrı yaptıklarımızın hesabını bizden soracaksa, bu kısa hayatımızı, Tanrı ve amaçlarıyla ilgili tam bilgi almak ve O’nun istediği şekilde yaşamayı öğrenmek üzere kullanmamız gerekir. Bu her yaşayan insanın kişisel sorumluluğudur. Hiç kimse bizim yerimize Tanrı’ya hizmet edemez. Bu bize “Her koyun kendi bacağından asılır” atasözünü hatırlatıyor. Bu herkesin kendi kötü davranışının hesabını vereceğini gösterir.

    Şimdi başlıktaki sorunun doğru cevabını öğrenmenin ne kadar önemli olduğunu görüyor musunuz: Hayatımızı kader mi yönetiyor? Yoksa Tanrı bizden hesap soracak mı?

    Doğru Cevabı Nerede Bulabiliriz?

    Sorularımızın cevabını nerede bulabiliriz? İslam âleminde Tevrat, Zebur ve İncil diye tanınan ve “Allahın kelamı” olarak kabul edilen Mukaddes Kitapta!

    Mukaddes Kitapta bu konuda şunları okuyoruz: “Kötü adam işlemiş olduğu suçların hepsinden döner, ve bütün kanunlarımı tutar, ve hak olanı ve doğru olanı yaparsa, elbette yaşıyacak, ölmiyecektir. .*.*.*. Ben kötü adamın ölümünden mi zevk duyarım? daha ziyade yollarından dönüp yaşamasından değil mi?” (Hezekiel 18:21, 23)

    Açıkça görüldüğü gibi, kötü bir adamın yolunu değiştirmesi mümkündür. Hayatı boyunca kötü olanı yapmak onun kaderi değildir.

    Aynı gerçek Mukaddes Kitabın diğer bir kısmında da görülür: “Âdem oğlu, seni .*.*.*. bekçi koydum; sözü benim ağzımdan işit, ve benim tarafımdan onları sakındır. Ben kötü adama: Elbette öleceksin, dediğim zaman, sen onu sakındırmazsan, ve kötü adamın kendi kötü yolundan sakınması için, onu yaşatmak için, ona söylemezsen, o kötü adam fesadında ölür, ancak onun kanını senin elinden ararım.”—Hezekiel 3:17,*18.

    Evet, Tanrı’nın Sözü, açıkça kaderin insan hayatını yönetmediğini söyler. İnsan seçim yapma olanağına sahiptir. İyi ya da kötü olanı yapabilir. Ve insan bilerek kötülük yapmış olsa bile, hakikati öğrenince değişebilir, iyi olanı yapar ve hayat kazanır. Kısaca, işlerimizin sorumluluğunu bizzat biz taşırız.

    Nasıl Bir Seçim Yapabilirsiniz?

    Mukaddes Kitap Tanrı’nın sevgi olduğunu ve O’nda kötülük bulunmadığını söyler. Bu sevgi dolu Tanrı şöyle der: ‛Senin önüne hayatla ölümü, bereketle laneti koydum, hayatı seç ki yaşayasın.’ (Tesniye 30:19) Tanrı insanı özgür irade ile yarattı. Ancak insanlık Tanrı’nın iradesiyle uyumlu işler yapmaktan vazgeçtiği zaman ölüme düştü. Buna rağmen siz hayatı seçebilirsiniz. Fakat bu seçimi bizzat yapmalısınız, başka hiç kimse sizin için bunu yapamaz.

    Hayatı nasıl seçebilirsiniz? Her şeyden önce, Mukaddes Kitabın Tanrı’nın ilham edilmiş Sözü olduğundan bizzat emin olmalısınız. Bunun için Mukaddes Kitabı ciddiyetle ve önyargısız olarak incelemeniz gerekir. O zaman Tanrı’nın insanı neden yarattığını, neden öldüğümüzü, ölümden sonra ne olacağını ve Tanrı’yı nasıl memnun edebileceğimizi öğreneceksiniz.

    “Bu çok zor bir çalışma, ben bunu başaramam” demeyin. Hayatı vaat eden Tanrı değil mi, öyleyse kişilerin onu bulmalarını mümkün kılmaz mı? Muhtaç olduğumuz bilgi Mukaddes Kitapta ise, Tanrı onu incelememize yardım etmez mi? Sadece içten bir çaba harcayın. Bu yapabileceğiniz en değerli şeydir.

    Acil Bir Zamandayız

    Gecikmeyin. Acil bir zamanda yaşıyoruz. Mukaddes Kitapta bu sistemin son günlerini işaretleyen bir bileşik “alamet” bulunuyor. (Matta 24:3) İşte bu bileşik “alamet”in kısımlarından bazıları:

    “Millet millete karşı, ülke ülkeye karşı kalkacaktır.” (Matta 24:7) “Kıtlıklar .*.*.*. olacak.” (Matta 24:7) “Büyük zelzeleler .*.*.*. olacak” (Luka 21:11) “Yer yer .*.*.*. vebalar olacak.” (Luka 21:11) ‛Kanunsuzluk çoğalacak.’—Matta 24:12

    Tanrı’nın Sözü bize şöyle diyor: “İşin sonu şudur; her şey işitildi: Allahtan kork, ve onun emirlerini tut; çünkü insanın bütün vazifesi budur. Çünkü iyi olsun kötü olsun, her gizli şeyle beraber her işi Allah hükme götürecektir.”—Vaiz 12:13, 14.

  5. #75
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesaj
    162
    Rep Gücü
    40
    Merhaba,

    Daha önce forumda yazdığım bir yazıyı sizinle paylaşmak istedim, umarım ilginizi çeker.

    Hayatımızı Kader Mi Yönetiyor?

    Bu sorulara nasıl cevap verirsiniz? Belki bu konuyu hiç düşünmediniz. Belki de bu soruların birbiriyle ne ilgisi var diye düşünebilir ve: “Tabii, Tanrı bizden hesap soracak ve kaderimizde ne yazılı ise, başımıza o gelecek” diyebilirsiniz.

    Eğer böyle diyorsanız, lütfen durun ve düşünün!
    Bizi kim sorumlu tutacak? Tanrı. Kaderi yazan kim? Çoğunluk “Tanrı” der. Fakat bu mantıksal mıdır? Bir şeyi yapmaya zorladığınız kişiyi daha sonra o şeyi yaptığından dolayı suçlar veya sorumlu tutar mısınız? Oğlunun evden dışarı çıkmasını önlemek amacıyla sabahleyin kapıları kilitleyen bir babayı düşünün. O baba akşamleyin eve döndüğünde oğlunun bütün gün evde oturduğunu görüyor. Şimdi o babanın oğluna neden dışarı çıkmadığını sorduğunu, hatta tembellik yaptığı için çocuğunu cezalandırdığını düşünün. Bu adil bir davranış olur mu? Böyle bir baba hakkında ne düşünürdünüz?

    “Böyle şey olmaz” diyeceksiniz. Ama bazılarının iddialarına göre Tanrı tam bunu yapmış oluyor. Eğer iyilik ve kötülük Tanrı’dan geliyorsa ve her şeyi O alnımıza yazmışsa, Tanrı kötü işlerden dolayı nasıl bizi sorumlu tutar? Bizim seçmediğimiz bir işin hesabını Tanrı’ya vermemiz neden gereksin?

    Belki şimdi “Bu derin bir konudur. Biz kimiz ki Tanrı’nın işlerini anlayabilelim. Din adamları bunu düşünsün” diyeceksiniz.

    Bu Sizi İlgilendirir
    Gerçeği görmeliyiz. Bu sorular tek tek her birimizi ilgilendirir. Bu dünyada kullanabileceğimiz bir tek hayat var ve o da hızla geçip gidiyor. Başlıktaki sorulara vereceğimiz cevaplar hayat yolumuzu derinden etkiler. Eğer kaderimizi Tanrı kararlaştırmışsa, kendimizi geliştirmek üzere gayret etme konusunda neden kaygı duyalım? Hatta neden Tanrı’yı tanımakla ilgilenelim? Böyle bir durumda doğru veya yanlış, günah veya sevap sözleri anlamını yitirir. Yanlış olarak değerlendirdiğimiz bir davranış eğer kaderimizse, kaçınılmaz şekilde yapacağız.

    Eğer durum böyle ise, neden Tanrı bize emirler, kanunlar verdi? Neden peygamberler gönderdi? Neden Tanrı’nın Sözü denen kitapları yazdırdı? Eğer kader bizi yönetiyorsa, bütün bunlar anlamsız olmayacak mıydı? Şüphesiz, insan zekâsı böyle bir muhakemeye karşı çıkar. Düşünen insanın mantığı bunu kabul edemez.

    Diğer taraftan, eğer özgür irademiz varsa ve Tanrı yaptıklarımızın hesabını bizden soracaksa, bu kısa hayatımızı, Tanrı ve amaçlarıyla ilgili tam bilgi almak ve O’nun istediği şekilde yaşamayı öğrenmek üzere kullanmamız gerekir. Bu her yaşayan insanın kişisel sorumluluğudur. Hiç kimse bizim yerimize Tanrı’ya hizmet edemez. Bu bize “Her koyun kendi bacağından asılır” atasözünü hatırlatıyor. Bu herkesin kendi kötü davranışının hesabını vereceğini gösterir.

    Şimdi başlıktaki sorunun doğru cevabını öğrenmenin ne kadar önemli olduğunu görüyor musunuz: Hayatımızı kader mi yönetiyor? Yoksa Tanrı bizden hesap soracak mı?

    Doğru Cevabı Nerede Bulabiliriz?

    Sorularımızın cevabını nerede bulabiliriz? İslam âleminde Tevrat, Zebur ve İncil diye tanınan ve “Allahın kelamı” olarak kabul edilen Mukaddes Kitapta!

    Mukaddes Kitapta bu konuda şunları okuyoruz: “Kötü adam işlemiş olduğu suçların hepsinden döner, ve bütün kanunlarımı tutar, ve hak olanı ve doğru olanı yaparsa, elbette yaşıyacak, ölmiyecektir. .*.*.*. Ben kötü adamın ölümünden mi zevk duyarım? daha ziyade yollarından dönüp yaşamasından değil mi?” (Hezekiel 18:21, 23)

    Açıkça görüldüğü gibi, kötü bir adamın yolunu değiştirmesi mümkündür. Hayatı boyunca kötü olanı yapmak onun kaderi değildir.

    Aynı gerçek Mukaddes Kitabın diğer bir kısmında da görülür: “Âdem oğlu, seni .*.*.*. bekçi koydum; sözü benim ağzımdan işit, ve benim tarafımdan onları sakındır. Ben kötü adama: Elbette öleceksin, dediğim zaman, sen onu sakındırmazsan, ve kötü adamın kendi kötü yolundan sakınması için, onu yaşatmak için, ona söylemezsen, o kötü adam fesadında ölür, ancak onun kanını senin elinden ararım.”—Hezekiel 3:17,*18.

    Evet, Tanrı’nın Sözü, açıkça kaderin insan hayatını yönetmediğini söyler. İnsan seçim yapma olanağına sahiptir. İyi ya da kötü olanı yapabilir. Ve insan bilerek kötülük yapmış olsa bile, hakikati öğrenince değişebilir, iyi olanı yapar ve hayat kazanır. Kısaca, işlerimizin sorumluluğunu bizzat biz taşırız.

    Nasıl Bir Seçim Yapabilirsiniz?

    Mukaddes Kitap Tanrı’nın sevgi olduğunu ve O’nda kötülük bulunmadığını söyler. Bu sevgi dolu Tanrı şöyle der: ‛Senin önüne hayatla ölümü, bereketle laneti koydum, hayatı seç ki yaşayasın.’ (Tesniye 30:19) Tanrı insanı özgür irade ile yarattı. Ancak insanlık Tanrı’nın iradesiyle uyumlu işler yapmaktan vazgeçtiği zaman ölüme düştü. Buna rağmen siz hayatı seçebilirsiniz. Fakat bu seçimi bizzat yapmalısınız, başka hiç kimse sizin için bunu yapamaz.

    Hayatı nasıl seçebilirsiniz? Her şeyden önce, Mukaddes Kitabın Tanrı’nın ilham edilmiş Sözü olduğundan bizzat emin olmalısınız. Bunun için Mukaddes Kitabı ciddiyetle ve önyargısız olarak incelemeniz gerekir. O zaman Tanrı’nın insanı neden yarattığını, neden öldüğümüzü, ölümden sonra ne olacağını ve Tanrı’yı nasıl memnun edebileceğimizi öğreneceksiniz.

    “Bu çok zor bir çalışma, ben bunu başaramam” demeyin. Hayatı vaat eden Tanrı değil mi, öyleyse kişilerin onu bulmalarını mümkün kılmaz mı? Muhtaç olduğumuz bilgi Mukaddes Kitapta ise, Tanrı onu incelememize yardım etmez mi? Sadece içten bir çaba harcayın. Bu yapabileceğiniz en değerli şeydir.

    Acil Bir Zamandayız

    Gecikmeyin. Acil bir zamanda yaşıyoruz. Mukaddes Kitapta bu sistemin son günlerini işaretleyen bir bileşik “alamet” bulunuyor. (Matta 24:3) İşte bu bileşik “alamet”in kısımlarından bazıları:

    “Millet millete karşı, ülke ülkeye karşı kalkacaktır.” (Matta 24:7) “Kıtlıklar .*.*.*. olacak.” (Matta 24:7) “Büyük zelzeleler .*.*.*. olacak” (Luka 21:11) “Yer yer .*.*.*. vebalar olacak.” (Luka 21:11) ‛Kanunsuzluk çoğalacak.’—Matta 24:12

    Tanrı’nın Sözü bize şöyle diyor: “İşin sonu şudur; her şey işitildi: Allahtan kork, ve onun emirlerini tut; çünkü insanın bütün vazifesi budur. Çünkü iyi olsun kötü olsun, her gizli şeyle beraber her işi Allah hükme götürecektir.”—Vaiz 12:13, 14.

    Hoşçakalın...

8. Sayfa, Toplam 8 BirinciBirinci ... 678

Benzer Konular

  1. Kader, Kader nedir?
    kursat Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 84
    Son mesaj: 31-12-2011, 09:24 PM
  2. Tabu nedir, toplumun önünde engel midir yoksa bir gerekllik midir?
    dogangunes Tarafından Sosyoloji Forum'u Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 05-09-2009, 08:06 PM
  3. Yorum: 3
    Son mesaj: 18-08-2009, 05:56 PM
  4. Benim gibi düşünmeyen: kâfir midir, hain midir?
    RABİA Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 10
    Son mesaj: 22-05-2009, 10:39 AM
  5. Yorum: 0
    Son mesaj: 07-07-2008, 01:56 PM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık