1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 20

Hz. Ali ile Hz. Aişe'nin savaş sebebi.

Din ve İnanç Kategorisinde ve Dini Sohbet Forumunda Bulunan Hz. Ali ile Hz. Aişe'nin savaş sebebi. Konusunu Görüntülemektesiniz, Konu içerigi Kısaca ->> Hazret-i Ali (r.a.) zamanında başlayan muharebelerin mahiyeti nedir? Muhariblere ve o harbde ölen ve öldürenlere ne nam verebiliriz? Elcevab: Cemel

  1. #1
    Süper Aktif M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.925
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7692

    Hz. Ali ile Hz. Aişe'nin savaş sebebi.



    Hazret-i Ali (r.a.) zamanında başlayan muharebelerin mahiyeti nedir? Muhariblere ve o harbde ölen ve öldürenlere ne nam verebiliriz?



    Elcevab: Cemel Vak'ası denilen Hazret-i Ali ile Hazret-i Talha ve Hazret-i Zübeyr ve Âişe-i Sıddıka (Radıyallahü Teâlâ anhüm ecmaîn) arasında olan muharebe; adalet-i mahza ile, adalet-i izafiyenin mücadelesidir. Şöyle ki:

    Hazret-i Ali, adalet-i mahzayı esas edip, büyük halifeler zamanındaki gibi o esas üzerine gitmek için içtihad etmiş.
    Muarızları ise: Diyer üç halife zamanındaki safvet-i İslâmiye adalet-i mahzaya müsaid idi, fakat zamanın geçmesiyle İslâmiyetleri zaîf muhtelif kavimleri yaşam tarzlarıyla beraber İslâmiyete girdikleri için, adalet-i mahzanın tatbikatı çok müşkil olduğundan, "ehvenüşşerri ihtiyar" ( şerrin az kısmı ) denilen adalet-i nisbiye esası üzerine içtihad ettiler.
    Bu iştihadi münakaşa siyasete girdiği için, muharebeyi intaç etmiştir.

    Madem sırf lillah için ve İslâmiyetin menafi'i için içtihad edilmiş ve içtihaddan muharebe tevellüd etmiş; elbette hem katil, hem maktul ikisi de ehl-i Cennet'tir, ikisi de ehl-i sevabdır diyebiliriz.
    Her ne kadar Hazret-i Ali'nin içtihadı isabetli ve karşısındakilerin hata ise de, yine azaba müstehak değiller. Çünki içtihad eden hakkı bulsa, iki sevab var. Bulmazsa, bir nevi ibadet olan içtihad sevabı olarak bir sevab alır. Hatasından mazurdur. Bizde gayet meşhur ve sözü hüccet bir zât-ı muhakkik Kürdçe demiş ki:
    ِى شَرِّ صَحَابَانْ مَكَه قَالُ و قِيلْ لَوْ رَا جَنَّتِينَه قَاتِلُ و هَمْ قَتِيل
    Yani: Sahabelerin muharebesinde kıyl ü kâl etme. Çünki hem katil ve hem maktul ikisi de ehl-i Cennet'tirler.

    Adalet-i mahza ile adalet-i izafiyenin izahı şudur ki:

    مَنْ قَتَلَ نَفْسًا بِغَيْرِ نَفْسٍ اَوْ فَسَادٍ فِى اْلاَرْضِ فَكَاَنَّمَا قَتَلَ النَّاسَ جَمِيعًا yetin mana-yı işarîsiyle:

    Bir masumun hakkı, bütün halk için dahi ibtal edilmez.Bir ferd dahi, umumun selâmeti için feda edilmez. Cenab-ı Hakk'ın nazar-ı merhametinde hak haktır, küçüğüne büyüğüne bakılmaz. Küçük, büyük için ibtal edilmez. Bir cemaatin selâmeti için, bir ferdin rızası bulunmadan hayatı ve hakkı feda edilmez. Hamiyet n***** rızasıyla olsa, o başka mes'eledir.

    Adalet-i izafiye ise: Toplumun selameti için birey'i feda eder. Cemaat için, ferdin hakkını nazara almaz. Şerrin küçüğü diye bir nevi adalet-i izafiyeyi yapmağa çalışır. Fakat adalet-i mahza kabil-i tatbik ise, adalet-i izafiyeye gidilmez, gidilse zulümdür.

    İşte İmam-ı Ali Radıyallahü Anhü, adalet-i mahzayı geride kalan üç halife zamanındaki gibi kullanmaya müsaittir deyip, hilafet-i İslâmiyeyi o esas üzerine bina ediyordu. Karşısındakiler ve muarızları ise, "Kabil-i tatbik değil, çok müşkilâtı var." diye adalet-i izafiye üzerine içtihad etmişler. Tarihin gösterdiği sair esbab ise, hakikî sebeb değiller, bahanelerdir...

    Şimdi seade de geliyorum
    Sehabelerin arşa deyen o manevi kametini görmeyen ve bu gidişle asla görmeyecek o zatı namuhtereme söylüyorum...
    Aç gözlerini o damendi muallaya bir bak ... Onlar hakkında söylediğin ve başka maksatlara basamak yapmaya çalıştığın ders dolu ve hak için yapılan o mücadeleye birde bu pencereden bak. Bak ki ruhsuz satırlarının hakikatini anla. Tabiki anlıyacak basiret kalmışsa maneviyatsız beyninde.
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  2. #2
    Süper Aktif M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.925
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7692

    Cevap: Hz. Ali ile Hz. Aişe'nin savaş sebebi.

    Adalet-i mahza ile adalet-i izafiyenin izahı şudur ki:

    مَنْ قَتَلَ نَفْسًا بِغَيْرِ نَفْسٍ اَوْ فَسَادٍ فِى اْلاَرْضِ فَكَاَنَّمَا قَتَلَ النَّاسَ جَمِيعًا yetin mana-yı işarîsiyle:

    Bir masumun hakkı, bütün halk için dahi ibtal edilmez.
    Bir ferd dahi, umumun selâmeti için feda edilmez.
    Cenab-ı Hakk'ın nazar-ı merhametinde hak haktır, küçüğüne büyüğüne bakılmaz.
    Küçük, büyük için ibtal edilmez. Bir cemaatin selâmeti için, bir ferdin rızası bulunmadan hayatı ve hakkı feda edilmez. Hamiyet n***** rızasıyla olsa, o başka mes'eledir.


    Adalet-i izafiye ise:
    Toplumun selameti için birey'i feda eder.
    Cemaat için, ferdin hakkını nazara almaz. Şerrin küçüğü diye bir nevi adalet-i izafiyeyi yapmağa çalışır. Fakat adalet-i mahza kabil-i tatbik ise, adalet-i izafiyeye gidilmez, gidilse zulümdür.


    Bu iki kısım olan "adalet " anlaşılmalı bence. Anlaşılmali ki bazı noktalar daha da kolay çözülebilsin....

    Sahi !!! Köyden , şehirden, memleketten geçip tüm dünyaya "seadet " getirme uğraşında olanlar bu noktaları biliyorlarmı acaba ???
    ve de takriben 1500 sene önce hayata geçirilmiş bir hayat kanunu olduğunu duydularmı ???

    " Wela teziru waziretün wüzra uhra " yı okuyup devamında " men katele nefsen ğayrı nefs "i duydularmı ?????

    Eminimki duymamış, görmemiş ve bilmemişlerdir bu ilahi kanunları. Duysalardı ne mi olacaktı ?
    Elbette " Kemerbeste-i ubuduyeti takınacaklardı " . Tabiki Mühürlü değilse kalbleri ve kulakları.....
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  3. #3
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.020
    Rep Gücü
    87811

    Cevap: Hz. Ali ile Hz. Aişe'nin savaş sebebi.

    SELAM!

    Sn Muellif yazinizin uc noktasi ilgimi cekti.

    a-) Talha ra gurubu bir sebebten ULUEMRE Isyan etmis.
    [Hazret-i Ali, adalet-i mahzayı esas edip, büyük halifeler zamanındaki gibi o esas üzerine gitmek için içtihad etmiş.
    Muarızları ise: Diyer üç halife zamanındaki safvet-i İslâmiye adalet-i mahzaya müsaid idi, fakat zamanın geçmesiyle İslâmiyetleri zaîf muhtelif kavimleri yaşam tarzlarıyla beraber İslâmiyete girdikleri için, adalet-i mahzanın tatbikatı çok müşkil olduğundan, "ehvenüşşerri ihtiyar" ( şerrin az kısmı ) denilen adalet-i nisbiye esası üzerine içtihad ettiler.
    Bu iştihadi münakaşa siyasete girdiği için, muharebeyi intaç etmiştir.]

    b-) Nursi hoca taraf olmus!
    [...Her ne kadar Hazret-i Ali'nin içtihadı isabetli ve karşısındakilerin hata ise de...]

    c-) Mahserdeki Allah cc nun karari simdiden aciklanmis.?
    [...yine azaba müstehak değiller. Çünki içtihad eden hakkı bulsa, iki sevab var. Bulmazsa, bir nevi ibadet olan içtihad sevabı olarak bir sevab alır. Hatasından mazurdur....]

    Bu konu Kur’an’in tamamlanmasindan sonraki bir olay oldugu icin, kapsam disinda kalmistir. Bu yuzden tamamen taraflarin disinda kalan muminlerin gonul kabulu icinde dusunulmelidir.

    Ben kendi adima bir baska yazida;iki tarafin icinde Kur’an’imi korumak icin hayatlarini adamis kullar oldugu icin taraf olamiyacagimi belirtmistim. Ama guc mucadelesinde bu yazinizda gecen ve Imam Ali ra.’nin soyledigi rivayet edilen bir fetvanin onun olamiyacagi dusuncesinde bir ayet yazmistim.

    .....uluemre itaat ediniz..... baglamindaki ayete istinaden Imam Ali ra nin ”iki tarafta olende sehit olur!” demesinin mumkun olamiyacagini belirtmistim. Bunda da israrliyim. Zaten Allah cc nun mahserde kimi refuz edecegi melekler icin bile GAYB dir! Kur’an’a teslim olmus Halifenin bu temel bilgiyi bilmemesi imkansizdir. Beni meselenin bu tarafi ilgilendiriyor.
    Haa birde Imam Ali ra halife mi degil mi? Tartismasi varda onun icin savas oldu anlayisi varsa bu konuda ehl-i Sunnet alimleri 4 Muctehid imam onun halifeligini tasdik etmistir.
    Yani halifeye isyan. Itaat etmeme.Ayrica ummet-i Muhammedi bolme bozgunculuk...vb. Sorgulanacaklari muhakkak.Ama kararin ne olacagini bilemeyiz.Tahmin edersekte, okyanus gibi sevap denizi.Amel yigini...
    Ama sehit olmayacaklari muhakkak.Sehitler sorguya girmeden cennete girerler.

  4. #4
    Süper Aktif M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.925
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7692

    Cevap: Hz. Ali ile Hz. Aişe'nin savaş sebebi.

    Alıntı mopsy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    SELAM!

    Sn Muellif yazinizin uc noktasi ilgimi cekti.

    a-) Talha ra gurubu bir sebebten ULUEMRE Isyan etmis.
    [Hazret-i Ali, adalet-i mahzayı esas edip, büyük halifeler zamanındaki gibi o esas üzerine gitmek için içtihad etmiş.
    Muarızları ise: Diyer üç halife zamanındaki safvet-i İslâmiye adalet-i mahzaya müsaid idi, fakat zamanın geçmesiyle İslâmiyetleri zaîf muhtelif kavimleri yaşam tarzlarıyla beraber İslâmiyete girdikleri için, adalet-i mahzanın tatbikatı çok müşkil olduğundan, "ehvenüşşerri ihtiyar" ( şerrin az kısmı ) denilen adalet-i nisbiye esası üzerine içtihad ettiler.
    Bu iştihadi münakaşa siyasete girdiği için, muharebeyi intaç etmiştir.]

    b-) Nursi hoca taraf olmus!
    [...Her ne kadar Hazret-i Ali'nin içtihadı isabetli ve karşısındakilerin hata ise de...]

    c-) Mahserdeki Allah cc nun karari simdiden aciklanmis.?
    [...yine azaba müstehak değiller. Çünki içtihad eden hakkı bulsa, iki sevab var. Bulmazsa, bir nevi ibadet olan içtihad sevabı olarak bir sevab alır. Hatasından mazurdur....]

    Bu konu Kur’an’in tamamlanmasindan sonraki bir olay oldugu icin, kapsam disinda kalmistir. Bu yuzden tamamen taraflarin disinda kalan muminlerin gonul kabulu icinde dusunulmelidir.

    Ben kendi adima bir baska yazida;iki tarafin icinde Kur’an’imi korumak icin hayatlarini adamis kullar oldugu icin taraf olamiyacagimi belirtmistim. Ama guc mucadelesinde bu yazinizda gecen ve Imam Ali ra.’nin soyledigi rivayet edilen bir fetvanin onun olamiyacagi dusuncesinde bir ayet yazmistim.

    .....uluemre itaat ediniz..... baglamindaki ayete istinaden Imam Ali ra nin ”iki tarafta olende sehit olur!” demesinin mumkun olamiyacagini belirtmistim. Bunda da israrliyim. Zaten Allah cc nun mahserde kimi refuz edecegi melekler icin bile GAYB dir! Kur’an’a teslim olmus Halifenin bu temel bilgiyi bilmemesi imkansizdir. Beni meselenin bu tarafi ilgilendiriyor.
    Haa birde Imam Ali ra halife mi degil mi? Tartismasi varda onun icin savas oldu anlayisi varsa bu konuda ehl-i Sunnet alimleri 4 Muctehid imam onun halifeligini tasdik etmistir.
    Yani halifeye isyan. Itaat etmeme.Ayrica ummet-i Muhammedi bolme bozgunculuk...vb. Sorgulanacaklari muhakkak.Ama kararin ne olacagini bilemeyiz.Tahmin edersekte, okyanus gibi sevap denizi.Amel yigini...
    Ama sehit olmayacaklari muhakkak.Sehitler sorguya girmeden cennete girerler.
    A. Selam Kardeşim.
    Adalet-i mahza ile adalet-i izafiye'yi çok iyi izah etmiş ve tam anlaşılmasında çok harika bir üslüp sergilemiştir. İslam tarihinde olan bu hikmetli olayı "bazı nahoş ve gerçek dışı " bazı meddi kesafetlere mebni kılan art niyetli kişilere verilmiş bir cevap olup... aynı zaman da sahabenin azametini bilen insaların da gönlünü müferrah etmiştir bu tarz-ı beyan.

    Hayatlarını adeta mücessem bir Kuran gibi yaşayan o güzide eshab nasılda bu kadar ciğerhuruş bir olaya sebebiyet verirler ? diye zihinlerin muallak da kaldığı vakitler olduğu malumdur. İşte hadiseye menfi yada müsbet tüm yaklaşımlara güzel bir cevap olmuş Nur Müellifinin " KURAN IŞIĞINDAKİ " tesbiti.

    Taraf olma olayına gelince : Yazıya dikkat edilirse Nur Müellifi kişilerin isimlerinden ziyade " adalet-i mahza " ya taraf olduğunu belirtmiştir. Bu taraf fikriyatını ifşa ederken asla muhalif tarafın fikrini "butlan " etmemesi çok manidardır. Dikkat edilirse Her iki tarafın görüş önderlerinin isimlerini söylerken azami bir saygı içinde olduğunu ... Bunu da o zatların hakkettiği Hz. sıfatını kullanmakta da geri durmamıştır. Hz. Aişe... Hz. Muaviye... Hz. Ali ... tarzında ki hitablara çok ca rastlanır Nur eserlerinde.

    Ulul emre itaat'tın farziyetini Nur Müellifinin az biliyor olması namümkün. Ben ve sen Ayat-i Kuraniyeyi " noksan anlama durumunda yız muhakkak. Ancak Said Nur ve Hayatını tümden İman inkışafına ve Kuranın anlaşılmasına vakf edenler Çok az hata yapma olanağına haizdirler. Çünkü O Okadar Kuran ile hemhal olmuşki " Kuran'ın kaç harften oluştuğuna " varıncaya kadar uğraşmıştır. Bu rakamı merak edenler 24. sözde bulabilirler.

    Hem bu konuda en dikkat edilmesi gereken bir durumunda ( sizin de ifade ettiğiniz gibi ) şudur :
    " jı şerri sahaban nekın kalu kil. Lewra cennetine hem katil-ü hem maktil " ( sahabelerin savaşı hakkında ileri geri konuşmayın. Çünkü ehli cennettir hem ölen hem de öldüren. ) der. Kainatın sahibi isterse şehit yada başka bir tarz ile o kudsi guruhu cennetine alacaktır. Muhakkak olan bu ise başka söze de ne hacet.

    Saygılar
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  5. #5
    bursali68
    Misafir..

    Cevap: Hz. Ali ile Hz. Aişe'nin savaş sebebi.

    Bu konuda biraz Hz.Ayşe'yi sanırım incelemek gerekir.Bunu tam olarak incelemeden,irdelemeden,bu şudur diyebilmek mümkün değildir.Hz.Ayşe ile ilgili Kur'an'da neler denmiş bir bakalım:

    TAHRİM 3 - Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. Fakat eşi, o sözü başkalarına haber verip Allah da bunu Peygamber'e açıklayınca, Peygamber (eşine) bir kısmını bildirmiş bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu ona haber verince eşi: "Bunu sana kim söyledi?" dedi. Peygamber "Bilen, her şeyden haberi olan Allah bana söyledi." dedi.

    TAHRİM 4 - Eğer ikiniz de Allah'a tevbe ederseniz ne iyi, çünkü kalpleriniz eğildi. Ve eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka olursanız (bilin ki) onun dostu ve yardımcısı Allah, Cibrîl ve müminlerin iyileridir. Bunun ardından melekler de ona arkadır.

    TAHRİM 5 - Eğer o sizi boşarsa belki de Rabbi ona, sizden daha hayırlı, kendisini Allah'a teslim eden, inanan, gönülden itaat eden, tevbe eden, oruç tutan dul ve bakire eşler verir.

    Peygamber eşlerinden Hafsa ve Ayşe. Ayşe idi bu. Fakat eşi, o sözü başkalarına haber verip Ayşe entrika çeviriyordu. Hafsa otuz yaşlarında ve boşanmış bir bayandı, Ayşe ise şımarık ve bir bakire. İkisi de aynı anda Resulullah'ın eşiydiler. Ayşe anamız "Bizans" oynuyordu."Çünkü kalpleriniz kaydı" entrika anlamında. Allah’a inancı ve itaati zayıftır Ayşe’nin.Tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul (Hafsa) ve bâkire (Ayşe) eşler verebilir.Tevbe etmesi ve ibadeti de yok gibiydi. Ramazan'da sürekli "Kadın hastalığı" bahanesi. Her Ramazan jinekolojik özürlü olurdu Ayşe, bayramda ise turp gibi sağlam. Çünkü oruç yoktu bayramda. Allah, Ayşe'ye çıkışıyor ve evliliği bitireceğini söylüyor (Tevbe dışında).

    Hatice anamız olabilir mi? Çoktan vefat etmişti... Diğeri köle, ötekisi evlatlığının eski eşi. 80 küsur yaşında eşi de vardı Resulullah'ın ama Tahrim suresi son gelenlerden ve surenin başı zaten... Geriye Ayşe ve Hafsa kalıyor. İkisi diyor ayet. Çünkü aklı başında Hafsa'nın Ayşe anamıza uyması yakışıksızdı. Hafsa minyon tipli iken, Ayşe 24 yaşında olmasına rağmen Hafsa'dan boylu ve kilolu hatta yaşıt görünüyorlardı. "Kocamız hangimizi daha çok seviyor? Bir iş çevirelim" dediler. Hafsa uymamalıydı. Ayşe Hafsa ile yarışıyordu, çünkü kıskançtı ve tek olmak istiyordu.

    Resulullah'ın yatak odasına ve yüklükteki Kur'ana (Kemik, deri, tablet vb.) el koydu, MİRAS niyetine aldı. Ali Halife olunca, çıldırdı. Hemen Şam valisi Muaviye'yi (Ebu Süfyan'ın oğlu) çağırdı ve "Halife sen olacaksın" dedi. Adamın belki de aklında olmayan bir şeyi gerçekleştirmek için elinden geleni yaptı. Hakem tayin edildi ve anlaşmaya göre Ali ve Muaviye Halifelikten vaz geçeceklerdi ve Yüzük (Halifelik damgası) Musa isimli üçüncü kişiye verilecekti, yani bir başkası islamı birleşik tutmak için Halife olacaktı. Ayşe anamız rahat durmadı: Amr İbnül As'ı yani hakemi buldu. Ona "Eğer Ali'nin çıkardığı yüzüğü Muaviye'ye takarsan o halife olunca onun boşalttığı Suriye Valiliğini sana vereceğim" dedi... Ve kalleş hakem yüzüğü Ali'den alıp (Musa'ya değil) Muaviye'ye taktı. Ordular birbirine girdiğinde de Kur'an sayfalarını (kendinde duruyordu) parçalayıp,Muaviye askerlerinin mızraklarının ucuna delerek takan da Ayşedir. Ali yandaşları/ordusu "Biz Kur'an'a silah çekmeyiz” deyip, silahlarını yere attıklarında, Muaviye silahsız ordunun tamamını öldürttü.

    İşte bunlar üzerinde düşünülüp ve araştırmak gerek: "Felaket bundan sonra başladı". İki mezheb (Muaviyecilik, Alicilik), yani Yezidilik ve Şiilik ortaya çıktı birdenbire Ayşe sayesinde. Bizi bölen, hakemi ayartan, Cumhuriyeti Emevi Saltanatına çeviren, mızraklara kendinde duran ve Osman döneminde toplanmış Kur'an sayfalarını astıran Ayşe'den söz ediyorduk...

    Ben asla Ayşe anamıza kendimizden laf söylemiyorum.Ayetler ve siyer onu ENTRİKACI olarak ilan ediyor. Yani Resulullah eşi olmasa, çoktan işi bitikti. Allah Araplara kafirlikte ve münafıklıkta en azgın millet diyor... Tüm Arapları böyle suçlayan Rabb’imizin Ayşe için de böyle bir ayeti sert indirmesinde ne sakınca var ki? Cemel (Deve vakası) da zaten Ayşe'nin başlattığı bir olaydı. Dikkat ederseniz ayette Ayşe için de "İbadet, itikad, oruç vb. konularında boş geçiyor" diyor. Namaz kılmadığını da söylüyor...

    Peygamberimiz için de ABESE suresi indi ve o surede peygamberimiz ALLAH tarafından azarlandı... Hem de ne azarlanma... Yerin dibine soktu Allah ve sınıfta bıraktı, ikmale kaldı... Ve bildirir (Ayşe'yi Kur'an ile bildirdi bize). Mesela Ayşe'nin bakire olduğunu söylüyor, bu bir betimlemedir. Çok büyük sırlar vardır ama konu bu değil,o yüzden girmiyorum.Yani Ayşe'yi uzun uzadıya anlatan bir ayrıntı yumağı var (Tabii Hafsa’yı da).

    Hz.Ali için Kur'an'da geçen ayetlere isteyen bakabilir ben aradım ve Hz.Ali'ye ait bu tür niteleme ayet görmedim,okumadım.

    Yukarıda Hz.Peygamberi azarlayan Allah Hz. Ayşe'yi mi azarlamayacak demiştim ve Hz.Peygamberimiz ABESE Suresinde Allah'tan azar işitiyor demiştim.İşte size ABESE Suresinin başındaki ayetler:

    ABESE
    1 - (Peygamber) Yüzünü ekşitti ve döndü.

    2 - Kendisine âmâ geldi, diye.

    3 - Ne bilirsin, belki o temizlenecek?

    4 - Veya öğüt belleyecek de öğüt ona fayda verecek.

    5 - Ama buna ihtiyaç hissetmeyene gelince,

    6 - Sen ona yöneliyorsun.

    7 - Onun temizlenmemesinden sana ne?

    8 - Ama sana can atarak gelen,

    9 - Allah'tan korkarak gelmişken,

    10 - Sen onunla ilgilenmiyorsun.

    11 - Hayır hayır, sakın. Çünkü o Kur'ân bir öğüttür.

    12 - Artık dileyen onu düşünür.

    13 - O, değerli sahifelerdedir.

    14 - Yüksek tutulan tertemiz sahifelerde.

    15 - Yazıcıların ellerindedir,

    16 - Değerli, iyi yazıcıların.....

    Sağlıcakla kalınız.
    Konu bursali68 tarafından (23-05-2009 Saat 03:05 PM ) değiştirilmiştir.

  6. #6
    Süper Aktif M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.925
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7692

    Cevap: Hz. Ali ile Hz. Aişe'nin savaş sebebi.

    Bursalı bey;
    Hz. Aişe annemizin yanınızdaki durumu belli, onu sormıyacam. Çünkü zinin çok sıkıntınız söz konusu Hz. Aişe validemiz hakkında. Durumunuzu bir misal ile anlatmaya çalışacam.

    Vaktin birinde , hayatında deniz görmemiş birisi , bir şekilde denizi görür. Köyüne gelir ve denizin durumunu anlatmayaçalışır.
    _ Deniz nasıl bir şeydir sılo ağa ? diye sorulan soruya karşılık verdiği cevap,

    _ Walla ne dersemm !!!! ... Hani bizim emmigilin o en boyük kazanı varya.....

    _ eeeeeeee

    _ İşte o kazanın kırk yada kırk buçuk badar böyüktür..... Derinliği ise Hani bizim dirgenin en uzun saplısı olanı varya .....

    _ eeeeee ( Tüm meraklı cemaatten hayreti ve merakı ifade eden eeeee ler birkere daah uzanır )

    _ O dirgeni eline alan bizim uzun ğulamın , ayak parmaklarına basarak oluşturduğu yükseklikten de iki buçuk kadar da derindir ... der....

    Şimdi diyeceksiniz ne alaka ????

    Dünya görmemiş bizin sılo ağanın zihninin kavradığı , denizin büyüklüğünü ve derinliğini annncaaak bu kadar anlamış ve anlatabilmiştir. Sorun sılo ağa da değil, sorun; Denizi tüm ihtişamıyla anlıyamama ve algılıyamamada dır. Şimdi alakaya gelelim.

    Bursalı kardeşim
    Sizin zihninizdeki Hz. Aişe validemizi anlama ve anlatma durumu keşke sılo ağanın ki gibi süper noksan olsa, malesef çok daha beter.
    Yazınızı anlamaya gayret ederken, hangi meslek ve meşrebin kıstaslarını baz aldığınızı kestirmek için turlamadığım meslek ve meşrep kalmadı, beyhude yoruldum. Çünkü ; bu tarz bir düşünceyi isnat edebileceğim hiçbir muhakemeli ölçüye rastlamadım ruy-i zeminde. Sonra düşündüm ve dedim; Olsa olsa meslek ve meşreplerin kabul etmediği ve etmiyeceği ve edemiyeceği bu denli tezyif edici ve gerçekdışı bır kanaatı , ancak ve ancak ezvac-ı tahirata düşman bir guruhun düşüncesi olabilir, öyle bir guruhun bu mihval üzeri söyledikleri sözler ehli hak ve ehli insaf nazarında kabul görmediği için önemsizdir.
    Dolayısı ile Hz. Aişe hakkında ki düşünceniz çok geçersiz olup tamamen gerçeğin dışında bir saf oluşturma yoluna gitmiştir.
    Kısaca bizce gerçeksiz ve önemsizdir.

    " Abese wetewella en caehül ama " Ayetinin mana ve sebebi nüzülü ile sizin düşünceniz ile hiç örtüşmüyor... Resulü zişanı ikaz . derseniz ... Ben de konu ile ve O ayağı öpülecek İslam hamelesinin mühim bir şahsiyetini konusu ile ne alaka ? derim.
    Konu M ü e l l i f... tarafından (23-05-2009 Saat 04:48 PM ) değiştirilmiştir.
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  7. #7
    bursali68
    Misafir..

    Cevap: Hz. Ali ile Hz. Aişe'nin savaş sebebi.

    Alıntı M ü e l l i f...´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bursalı bey;
    Hz. Aişe annemizin yanınızdaki durumu belli, onu sormıyacam. Çünkü zinin çok sıkıntınız söz konusu Hz. Aişe validemiz hakkında. Durumunuzu bir misal ile anlatmaya çalışacam.

    Vaktin birinde , hayatında deniz görmemiş birisi , bir şekilde denizi görür. Köyüne gelir ve denizin durumunu anlatmayaçalışır.
    _ Deniz nasıl bir şeydir sılo ağa ? diye sorulan soruya karşılık verdiği cevap,

    _ Walla ne dersemm !!!! ... Hani bizim emmigilin o en boyük kazanı varya.....

    _ eeeeeeee

    _ İşte o kazanın kırk yada kırk buçuk badar böyüktür..... Derinliği ise Hani bizim dirgenin en uzun saplısı olanı varya .....

    _ eeeeee ( Tüm meraklı cemaatten hayreti ve merakı ifade eden eeeee ler birkere daah uzanır )

    _ O dirgeni eline alan bizim uzun ğulamın , ayak parmaklarına basarak oluşturduğu yükseklikten de iki buçuk kadar da derindir ... der....

    Şimdi diyeceksiniz ne alaka ????

    Dünya görmemiş bizin sılo ağanın zihninin kavradığı , denizin büyüklüğünü ve derinliğini annncaaak bu kadar anlamış ve anlatabilmiştir. Sorun sılo ağa da değil, sorun; Denizi tüm ihtişamıyla anlıyamama ve algılıyamamada dır. Şimdi alakaya gelelim.

    Bursalı kardeşim
    Sizin zihninizdeki Hz. Aişe validemizi anlama ve anlatma durumu keşke sılo ağanın ki gibi süper noksan olsa, malesef çok daha beter.
    Yazınızı anlamaya gayret ederken, hangi meslek ve meşrebin kıstaslarını baz aldığınızı kestirmek için turlamadığım meslek ve meşrep kalmadı, beyhude yoruldum. Çünkü ; bu tarz bir düşünceyi isnat edebileceğim hiçbir muhakemeli ölçüye rastlamadım ruy-i zeminde. Sonra düşündüm ve dedim; Olsa olsa meslek ve meşreplerin kabul etmediği ve etmiyeceği ve edemiyeceği bu denli tezyif edici ve gerçekdışı bır kanaatı , ancak ve ancak ezvac-ı tahirata düşman bir guruhun düşüncesi olabilir, öyle bir guruhun bu mihval üzeri söyledikleri sözler ehli hak ve ehli insaf nazarında kabul görmediği için önemsizdir.
    Dolayısı ile Hz. Aişe hakkında ki düşünceniz çok geçersiz olup tamamen gerçeğin dışında bir saf oluşturma yoluna gitmiştir.
    Kısaca bizce gerçeksiz ve önemsizdir.

    " Abese wetewella en caehül ama " Ayetinin mana ve sebebi nüzülü ile sizin düşünceniz ile hiç örtüşmüyor... Resulü zişanı ikaz . derseniz ... Ben de konu ile ve O ayağı öpülecek İslam hamelesinin mühim bir şahsiyetini konusu ile ne alaka ? derim.
    Sn.Ali Bey,yukarıda yazdıklarınız sizin benim yazım hakkındaki yorumunuz.Siz Cemel Vakasına farklı yaklaşmışsınız,ben farklı yaklaşmışım.Herkes aynı yaklaşacak,aynı bakacak diye bir kaide yok sanıyorum.Dolayısı ile bu olayda Hz.Ali'nin istisnasız yerinin çok sağlam olduğu,ancak Hz.Ayşe'nin maalesef yerinin çok sallantılı ve çürük olduğunu anlamış ve bunu yansıtmışım.Benim yazdıklarımdan çıkarılması gerekenlerin bunlar olması gerekir.

    Bu konu rastgele anlatılacak bir fıkra,öykü,menkıbe değildir.Gerçekleşmiş bir olay üzerine buradaki tartışma konusu.Ha şunu diyebilirsiniz yok kardeşim sadece benim dediğim doğru.O zaman da konu başlığında bunu belirtirseniz sevinirim,yorum yazacak veya görüşünü yazacak kesimi de tarif ederseniz,kaldırılamayacak,sindirilemeyecek bir yorum yazmamış oluruz.Çünkü bu konu hakkında sizin savunduğunuz görüş size göre,benim savunduğum görüş de bana göre doğrudur.İnsanlar bir görüş beyan ederken ille de bir yerlere bağlantılı olmak zorunda da değildir.O zaman bu bazen körü körüne "Partizanlık" olur ki bu da benim kişiliğime aykırıdır.

    Ayrıca algı meselesi Silo ağa benzetmesine uygun olabilir belki ancak algılamaların farklılığında siz kendi anlama algılama derinliğinizin olduğunu,benim ise bir bakıma bu algılamaya ulaşamamış olduğumu vurgulamaya çalışmışsınız,espiriyle karışık.Evet herkesin durduğu,baktığı,bulunduğu yere,mahale,çevresine,okuduklarına,düşünebilme yetisine göre algılamalar,anlamalar farklılık gösterir.Sizin durduğunuz yerde değilim Ali Bey.Ve de sadece ve sadece konuya bakışımı yansıtmışım,sizin konu hakkında yazdıklarınızı nitelememiş ve de oradan alıntı dahi yapmamışım.Yani siz öyle,ben böyle bakmışım bu VAKA ya.

    Sağlıcakla kalınız.

  8. #8
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.020
    Rep Gücü
    87811

    Cevap: Hz. Ali ile Hz. Aişe'nin savaş sebebi.

    SELAM!

    Sn. Bursali 68.

    Daha onceki karsilikli yazilarimizin birinde benzer konuda biz Turklerin 3. sahis oldugumuzu ve guc savaslarinda TARAF olmamamiz gerektigini size belirtmistim.
    Buradaki konuya mudahelem,yine taraf olma degil ama iki tarafinda SEHIT olarak cennete gitmeleri fetvasina ellerindeki BESERI kitaba dayanarak BIAT etmeleri sebebiyleydi.
    Zan edilebilir.Hukum olmaz.Hele hele ”yazan bizden iyi Kur’an’i bilir.Onun icin cennete gitmislerdir!” Biati kabul edilemezdi. Bu yuzden dayanagi olusturan Imam Ali ra’na mal edilen rivayetin Kur’an’la TERS dustugunu gostermek adina konuya katildim.

    Simdi ayni baglamda size diyorum ki;ayni hatayi siz isliyorsunuz. Beseri bilgilerle sonuc HUKMUNU veriyorsunuz. Hemde ne hukum! Ozetle;

    Aise anamiz (Kur’an) temiz (oruc tutmayan, entrikaci,simarik....vb) olmayan bir kadindi.

    SENIN VE MUELLLIF GIBI BU KONUYA BESERI BILGIYI KABUL EDEREK .Bu baglamda Kur’an’la bu olaya bakalim.

    Simdi Referans NUR suresi.

    1-Bir suredir, indirdik onu; farz kıldık onu... Ve içinde açık-seçik ayetler indirdik ki, düşünüp ders alabilesiniz.
    ....FARZ KILDIK......DUSUNUP DERS ALIN DIYE!......

    Aise ra’a iffetsiz iftirasi;
    24.11. O ifki/yalan haberi/iftirayı getirenler, içinizden bir gruptur. Onu sizin için şer sanmayın. Aksine, o, sizin için bir hayırdır. Onlardan her kişiye o günahtan kazandığı vardır. Onların, günahın büyüğünü yönetenine de büyük bir azap vardır.

    Mumin Aise’ye ra. ftira atildiginda;
    24.12. Onu işittiğinizde, erkek ve kadın müminlerin birbirleri için iyi zanda bulunup "Bu apaçık bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi?"
    24.13. Ona dört tanık getirselerdi ya! Mademki, tanıkları getiremediler, o halde, Allah katında onlar yalancılardır.
    24.14. Eğer dünya ve âhirette Allah'ın lütfu üzerinizde olmasaydı, içine daldığınız o yaygarada size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.

    Onun hakkinda bilmedigimiz seyleri soylersek;
    24.15. O zaman siz, onu dillerinizle birbirinize yetiştiriyordunuz ve ağızlarınızla, hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyi söylüyor, üstelik bunu önemsiz sanıyordunuz. Oysaki Allah katında o, çok büyük bir günahtı.
    24.16. Onu duyduğunuzda, "Bu konuda söz söylememiz bize yakışmaz; hâşâ, bu büyük bir iftiradır" demeniz gerekmez miydi?

    Eger muminsek
    24.17. Eğer iman sahipleri iseniz, Allah sizi böyle bir şeye bir daha asla dönmemeniz hususunda uyarıyor.

    Allah cc’na guvenelim,
    24.18. Allah size ayetleri iyice açıklıyor. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.

    Muminde olsak beseri bilgiye dikkat
    24.19. İman edenler içinde edepsizliğin yayılmasını arzu edenler var ya, onlar için dünyada da âhirette de korkunç bir azap öngörülmüştür. Allah bilir ama siz bilmezsiniz.
    24.20. Ya Allah'ın lütfu ve rahmeti üzerinizde olmasaydı! Allah Raûf'tur, Rahîm'dir.


    Iffetli;
    24.23. O bir şeyden habersiz iffetli mümin kadınlara iftira atanlar, dünyada da âhirette de lanete çarptırılmışlardır. Büyük bir azap vardır onlar için.
    24.24. Gün gelecek onların kendi dilleri, kendi elleri, kendi ayakları, yapıp ettikleri işler hakkında kendi aleyhlerine tanıklık edecektir.
    24.25. O gün Allah, onlara hak ettikleri cezayı tam verecek ve Allah'ın apaçık Hak olduğunu bilecekler.

    Temiz,mumin;
    24.26. Murdar karılar murdar erkeklere, murdar erkekler de murdar karılara... Temiz kadınlar temiz erkeklere, temiz erkekler de temiz kadınlara... Bunlar, ötekilerin söylediklerinden arınmışlardır. Bunlar için bir bağışlanma ve bol bir rızık vardır.
    ..... Temiz kadınlar temiz erkeklere, temiz erkekler de temiz kadınlara...
    ......Temiz Aise ra,temiz Muhammede as.’a.....

    Bu ayeti teblig eden gozumun nuru, senin dayandigin BESERI bilgi dogruysa niye AISE ANAMIZI bosamadi?
    Veya bunlarin olacagini Allah cc bilemeyipde onun icin mi analarimiz oldugunu yanlis bir bilgi olarak buyurdu?

    Beseri bilgiyle ONLAR: Imam Ali ra’nin Kur’an bilgisini,aykiriligini ortaya koyarlarken
    Beseri bilgiyle SENDE: MUHAMMED as’in Kur’an bilgisini,aykiriligini ortaya koydun!

    Zitlarin benzesimi bu olsa gerek!
    Arkadaslar kimden olursa olsun elinizdeki beseri bilgileri Kur’an suzgecinden gecirmeden
    Kabullenmeyin/ kabullenmeyin/ KABULLENMEYIN!

    Allah’a cc emanet ol!




    Not:Konuyla ilgili BESERI bilgi ozetle.
    [Hicretin besinci yilinda Medine'de, Mustalikogullarina karsi çIkilan savastan dönerken bir konaklama yerinde, ihtiyacini gidermek için, kendine ait mahfelden çIkip uzaklasan ve döndügünde gerdanligini düsürdügünü anlayan Hz. Âise, onu bulmak için geri döner. Bulup gelinceye kadar ordunun hareket ettigini ve kendisine ait mahfelin ve binegin götürüldügünü görür. O tarihte kadinlarin örtünmeleri hakkinda hükümler indiginden, görevliler kapali bulunan mahfeli, içini açip bakmadan deveye yükledikleri gibi yollarina devam etmisler, Hz. Âise'nin mahfelde bulunmadigini farkina varmamislardi. Ordunun gerilerinde unutulan malzemeyi toplamakla görevli olan Safvân b. Muattal, Hz. Âise'yi görünce, unutuldugunu anlamis ve yanindaki deveyi çökertip binmesini saglamistir. Kendisi deveyi yederek, arkadan orduya yetismislerdi. Basta Münafiklarin reisi Abdullah b. Ubey olmak üzere bazi münâfiklar dedikoduya baslamis, Hz. Âise (r.anhâ) hakkinda çirkin iftirayi çikarmislardi. ]
    [Not:YALNIZ beseri bilgi Hamdi DÖNDÜREN’den alinmistir]

  9. #9
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Mesaj
    974
    Rep Gücü
    2989

    Cevap: Hz. Ali ile Hz. Aişe'nin savaş sebebi.

    Evvel emirde Sayın Bursalı 68 in kanaat ve inançlarından anlaşılıyorki(Günde üç Vakit namazıda benimsemesiyle) İMAM CAFERİ SADIK EKOLÜNÜ BENİMSİYOR VEDE O EKOLÜN ÖĞRETİSİNİ ALMIŞ.Bektaşiye ,Aleviye,Melamiye,Şia,Alevi tarikatlerde öğreti hep aynıdır.Bu yüzden Sayın Müellif 4 mezhepte bulamazsınız Sayın Bursalı 68 in kanaatini tabiki ama Caferiyedeki öğreti budur.Değil Hz Ayşe ,Hz Ebabekir,Hz Ömer,Hz Osman içinde görünüşte güzel konuşulmaz.Bunları tenkit babında belirtmiyorum.Fakirinde Ekolü aynıdır,Çıkar İranda bir Ahond yada bir Bektaşi babası anlatmaya başlarr tane tane yavaş yavaş :Bak şimdi güzel evladım.Resulü Zişan efendimizle Ebabekir hani Müşriklerden kaçıyorlardı bir mağaraya girdiler değilmi?Evet efendim.Ya sonra ne oldu? Bir örümcek geldi mağaranın kapısına bir güzel ağını kurdu ondan sonrada birde oraya güvercin geldi yuva yaptı.Ondan sonrada Müşrikler geldi değilmi? Ya sonra ne oldu: Müşrikler dediki bu mağara BOŞTUR bak Örümcek ağ örmüş, Güvercin yuva yapmış! Hadi biz geri dönelim.Ya sonra ne oldu?Ebabekri Sıddık(Yani SADIK!) İşaret parmağını dışarı çıkarıp müşriklere işaret vermeye kalktı!Yani Demek istediki EY müşrikler mağara boş değildir doludur dolu!Ya sonra ne oldu?Bir yılan çıkıverdi ! Veeee Ebabekri sadığın elini sokuverdi oda elini mağaradan içeri çekti ya!
    Şimdi AŞK BİR GÖLDÜR VE İÇİNDE KAZLAR YÜZER.:)))Bizlerde babamızın sözlerini kaz gibi dinlerken oda çaktırmadan bizlerin mimiklerine dikkat ederdi.
    Önemli olan ise şunları düşündürmektir: Bu şahıs hem İslamın SADIĞI Ve İslamı Eğer Muhammed (s.a.s) demişse düşünmeden tasdik ederim diyen ve ona her zaman her bakımdan yardım eden bir şahıs.O zaman neden böyle bir hainlik yapsın?Kendi canınıda kurtarıp kurtaramayacağı meşkuk?
    Diğer taraftan bu olayın ŞAHİDİ SADECE RESUL EFENDİMİZDİR! O ZAMAN BÖYLE BİR OLAY NASIL OLDUDA ORTAYA ÇIKTI?
    Pekiyi nasıl olurda Resulü Zişan efendimiz Evladı gibi yetiştirdiği Hz Ali Keremallahü veche efendimizi Hicretten evvel Battaniyesinin altına gizler. Ya müşrik battaniyeyi açmadan kılıcını indirseydi?
    Bunlar öyle birikirlerki artık Küçük agucuk bebek büyürde dillenirmiş Kendisini doğuran babacığına sorularda sorarmış.Önce kızarlar Agucuk gugucuk Haddini bil! Sus yerine otur vede sütünü iç!
    İşte bu soruları kazlığı bırakıpta sormaya başladığınızda önünüzde dervişlik kapısı açılır.Soruların cevabını bulursanız Mesela HZ EBABEKRİ SADIĞIN SIRRINI o zaman sizi manen Aynı Taptuk Emre ve Yunusta olduğu gibi Babanın kızı ile evlendirmek isterler ve nikahınız kıyılır.Amma efendim gel görki bu babaların kızları daima bu dünyanın beylerine ağalarına aşıktırlar.Ya bunu görmezlikten gelip MUHABBET PÜRZEVENGİ olup kafanızada 12 terkli taç geçirilip babalık postuna oturursunuz.Yada Tekkeden sessiz sedasız çıkar gidersiniz.Çünkü Oradan manada alacağınız bir şey kalmamıştır.Kara kazan hakkından gayrı?!Bir gün Yunus gibi geri dönebilirmisiniz?Kim bilir.AMMA İSTEMEM ŞAHSEN.
    O zaman bizlerin Ekolünün öğretisi budur.Sizlerin ekolü ve öğretisi ise başkadır.Ancak bu meselede Bir tarikat kaçkını olarak derimki İyi ve kötü yoktur İslam bir ayrılmaz bütündür . Biri alır bir sevap biride alır iki sevap .AYRILIK GAYRILIKMI VAR?VAHDETTE EDER ÜÇ SEVAP. Baki selamlar.

  10. #10
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.020
    Rep Gücü
    87811

    Cevap: Hz. Ali ile Hz. Aişe'nin savaş sebebi.



    [QUOTE=yavuz34;195580]
    Evvel emirde Sayın Bursalı 68 in kanaat ve inançlarından anlaşılıyorki(Günde üç Vakit namazıda benimsemesiyle) İMAM CAFERİ SADIK EKOLÜNÜ BENİMSİYOR VEDE O EKOLÜN ÖĞRETİSİNİ ALMIŞ.Bektaşiye ,Aleviye,Melamiye,Şia,Alevi tarikatlerde öğreti hep aynıdır.Bu yüzden Sayın Müellif 4 mezhepte bulamazsınız Sayın Bursalı 68 in kanaatini tabiki ama Caferiyedeki öğreti budur.
    Sn Burali68;" Kur'an'da 3 vakit namaz bilgisi var" bilgisini daha onceden bildigini soyledi. Uc vakit kildigini belirtmedi. Kendisi hakkindaki idaanizi o teyit/tenkit eder herhalde.

    Ama cemel vakasinda Imam Ali ra uygulamasini dogru kabul eden Nursi hocadami Imam Caferi hocanin ogretisinden.
    Ayni baglamda Kur'an'daki namaz bilgisini acikladim veya ehl-i beyt olayinda yezide KALLES dedim diye bendemi o ogretideyim,
    Veya"Hilafeti Ali için sabit görmeyen kimse, evindeki eşekten daha sapıktır ” diyen (Menakibu Hanebil’e c:1- sf/45) de mi o ogretidendir?...................


    Benim yazmamdaki asil sebeb;Ilginc bilgileriniz. Beseri bilgiler ama dini anlatiyor,dolayisiyla Kur'an'dan anlatiyor gibi....

    Çıkar İranda bir Ahond yada bir Bektaşi babası anlatmaya başlarr tane tane yavaş yavaş :Bak şimdi güzel evladım.Resulü Zişan efendimizle Ebabekir hani Müşriklerden kaçıyorlardı bir mağaraya girdiler değilmi?Evet efendim.Ya sonra ne oldu? Bir örümcek geldi mağaranın kapısına bir güzel ağını kurdu ondan sonrada birde oraya güvercin geldi yuva yaptı.Ondan sonrada Müşrikler geldi değilmi? Ya sonra ne oldu: Müşrikler dediki bu mağara BOŞTUR bak Örümcek ağ örmüş, Güvercin yuva yapmış! Hadi biz geri dönelim.Ya sonra ne oldu?Ebabekri Sıddık(Yani SADIK!) İşaret parmağını dışarı çıkarıp müşriklere işaret vermeye kalktı!Yani Demek istediki EY müşrikler mağara boş değildir doludur dolu!Ya sonra ne oldu?Bir yılan çıkıverdi ! Veeee Ebabekri sadığın elini sokuverdi oda elini mağaradan içeri çekti ya!
    Ornegin bu bilgi hangi Kur'an ayetinin yorumudur?Yorum delilleri nelerdir?

    Diğer taraftan bu olayın ŞAHİDİ SADECE RESUL EFENDİMİZDİR! O ZAMAN BÖYLE BİR OLAY NASIL OLDUDA ORTAYA ÇIKTI?
    sahit olarak Allah cc ve dolayisiyla Kur'an'i kabul etmiyormusunuz? Kur'an'da sizi destekler ayetler hangileri?

    Pekiyi nasıl olurda Resulü Zişan efendimiz Evladı gibi yetiştirdiği Hz Ali Keremallahü veche efendimizi Hicretten evvel Battaniyesinin altına gizler. Ya müşrik battaniyeyi açmadan kılıcını indirseydi?
    Resulun boyle bir dusuncesizligi hangi ayette belirtilmistir?

    Bunlar öyle birikirlerki artık Küçük agucuk bebek büyürde dillenirmiş Kendisini doğuran babacığına sorularda sorarmış.Önce kızarlar Agucuk gugucuk Haddini bil! Sus yerine otur vede sütünü iç!
    Masallar hosca dinlenir. Delil edinilmez, birikmezde.... O yuzden yuzlerce defa dinlenir.


    İşte bu soruları kazlığı bırakıpta sormaya başladığınızda önünüzde dervişlik kapısı açılır.
    Yani Kur'an'i Kur'an'la sorgulamak yerine; beseri masallari yine beseri masallarla sorgulayip..

    Soruların cevabını bulursanız Mesela HZ EBABEKRİ SADIĞIN SIRRINI o zaman sizi manen Aynı Taptuk Emre ve Yunusta olduğu gibi Babanın kızı ile evlendirmek isterler ve nikahınız kıyılır.Amma efendim gel görki bu babaların kızları daima bu dünyanın beylerine ağalarına aşıktırlar.Ya bunu görmezlikten gelip MUHABBET PÜRZEVENGİ olup kafanızada 12 terkli taç geçirilip babalık postuna oturursunuz.Yada Tekkeden sessiz sedasız çıkar gidersiniz.Çünkü Oradan manada alacağınız bir şey kalmamıştır.Kara kazan hakkından gayrı?!Bir gün Yunus gibi geri dönebilirmisiniz?Kim bilir.AMMA İSTEMEM ŞAHSEN.
    O zaman bizlerin Ekolünün öğretisi budur.
    ...dininizde kemale ermisiniz.Simdi anladim neden durmadan hikaye anlatip siir yazdiginizi.
    Bana kur'an'a guvenmeyin dediginizi. Hos bir inanisiniz var.
    Ya olum-sorgu yarattiginiz masal dunyasindaki gibi degilse,
    ya Allah cc Kur'an'da dogru soyluyorsa,
    ya Kur'an'da yazilan yazildigi gibi HAKK ise,

    Sizlerin ekolü ve öğretisi ise başkadır.Ancak bu meselede Bir tarikat kaçkını olarak derimki İyi ve kötü yoktur İslam bir ayrılmaz bütündür . Biri alır bir sevap biride alır iki sevap .AYRILIK GAYRILIKMI VAR?VAHDETTE EDER ÜÇ SEVAP. Baki selamlar.
    Bu sevap matamatigini HASAN BASRI-MUHASIP hocalar bile sizin kadar kolay yapamamistir.
    Mizani beklemeden omur bilancosunu vermissiniz.
    Vermissiniz de
    BIRDE BILANCONUN KONTROLU VAR....

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Sen ağlıyor musun yâ Âişe?
    RABİA Tarafından Dini Hikayeler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 20-01-2010, 05:15 PM
  2. Boşanma Sebebi
    çitlembik Tarafından Mizah, Kahkaha:) Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 22-12-2009, 11:43 PM
  3. Hz.Aişe'nin dikkat çekici 7 özelliği
    RABİA Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 31-08-2009, 05:27 AM
  4. Konuş Ya Aişe!
    RABİA Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 05-03-2009, 12:43 PM
  5. Hz.Aişe'nin Evlilik Yaşı
    RABİA Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 21-01-2009, 05:26 PM