4. Sayfa, Toplam 12 BirinciBirinci ... 23456 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 31 ile 40 Toplam: 118

Risale-i Nur'dan Vecizeler...

Din ve İnanç Kategorisi Dini Sohbet Forumunda Risale-i Nur'dan Vecizeler... Konusununun içerigi kısaca ->> M ü e l l i f... ´isimli üyeden Alıntı ÜÇÜNCÜ REŞHA: Eğer istersen gel Asr-ı Saadet'e, Ceziret-ül Arab'a ( ...

  1. #31
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721
    Alıntı M ü e l l i f...´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

    ÜÇÜNCÜ REŞHA:

    Eğer istersen gel Asr-ı Saadet'e, Ceziret-ül Arab'a ( Arap yarımadası ) gideriz. Hayâlen olsun onu vazife başında görüp ziyaret ederiz.

    İşte bak: Hüsn-ü sîret ve cemâl-i sûret ile mümtaz bir zâtı görüyoruz ki; elinde mu'ciznümâ bir kitab, lisanında hakaik-âşina bir hitab, bütün benî-Âdeme, belki cin ve inse ve meleğe, belki bütün mevcûdata karşı bir hutbe-i ezeliyeyi tebliğ ediyor. Sırr-ı hilkat-ı âlem olan muamma-i acîbânesini hal ve şerh edip ve sırr-ı kâinat olan tılsım-ı muğlâkını fetih ve keşfederek, bütün mevcûdâttan sorulan, bütün ukûlü hayret içinde meşgul eden üç müşkil ve müdhiş sual-i azîm olan
    "Necisin?
    Nereden geliyorsun?
    Nereye gidiyorsun?"
    suallerine mukni, makbul cevab verir.
    Teveccüh-ü nâs istenilmez, belki verilir. Verilse de onunla hoşlanılmaz. Hoşlansa ihlâsı kaybeder, riyaya girer. Şan ü şeref arzusiyle teveccüh-ü nâs ise; ücret ve mükâfat değil, belki ihlâssızlık yüzünden gelen bir itab ve bir mücazattır. Evet amel-i salihin hayatı olan ihlâsın zararına teveccüh-ü nâs ve şan ü şeref, kabir kapısına kadar muvakkat olan bir lezzet-i cüz'iyeye mukabil, kabrin öbür tarafında azâb-ı kabir gibi nâhoş bir şekil aldığından; teveccüh-ü nâsı arzu etmek değil, belki ondan ürkmek ve kaçmak lâzımdır. Şöhretperestlerin ve şan ü şeref peşinde koşanların kulakları çınlasın.(
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  2. #32
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721
    Hem ihtilâf ve ayrılığı iktiza eden uzaklık ve bu'd-u mutlak dahi bir ittifak-ı mutlak içinde görünüyor. İşte bütün aktâr-ı zeminde zer'edilen her nevi' hububata bak!
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  3. #33
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721
    Alıntı M ü e l l i f...´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hem ihtilâf ve ayrılığı iktiza eden uzaklık ve bu'd-u mutlak dahi bir ittifak-ı mutlak içinde görünüyor. İşte bütün aktâr-ı zeminde zer'edilen her nevi' hububata bak!
    Birisi de: O gıybet edilen adam fâsık-ı mütecahirdir. Yani fenalıktan sıkılmıyor, belki işlediği seyyiatla iftihar ediyor, zulmüyle telezzüz ediyor, sıkılmayarak âşikâre bir surette işliyor.

    İşte bu mahsus maddelerde, garazsız ve sırf hak ve maslahat için gıybet caiz olabilir. Yoksa, gıybet, nasıl ateş odunu yer, bitirir; gıybet dahi a'mâl-i salihayı yer, bitirir.

    Eğer gıybet etti veyahut isteyerek dinledi; o vakit -1- demeli, sonra gıybet edilen adama ne vakit rast gelse, "Beni helâl et" demeli.
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  4. #34
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721
    Alıntı M ü e l l i f...´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Birisi de: O gıybet edilen adam fâsık-ı mütecahirdir. Yani fenalıktan sıkılmıyor, belki işlediği seyyiatla iftihar ediyor, zulmüyle telezzüz ediyor, sıkılmayarak âşikâre bir surette işliyor.

    İşte bu mahsus maddelerde, garazsız ve sırf hak ve maslahat için gıybet caiz olabilir. Yoksa, gıybet, nasıl ateş odunu yer, bitirir; gıybet dahi a'mâl-i salihayı yer, bitirir.

    Eğer gıybet etti veyahut isteyerek dinledi; o vakit -1- demeli, sonra gıybet edilen adama ne vakit rast gelse, "Beni helâl et" demeli.

    Evet, rivayet-i sahiha ile, mahşerin dehşetinden herkes, hattâ enbiya dahi "nefsî, nefsî" dedikleri zaman, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm "ümmetî, ümmetî" diye re'fet ve şefkatini göstereceği gibi, yeni dünyaya geldiği zaman, ehl-i keşfin tasdikiyle, validesi onun münâcâtından "ümmetî, ümmetî" işitmiş. Hem bütün tarih-i hayatı ve neşrettiği şefkatkârâne mekârim-i ahlâk, kemâl-i şefkat ve refetini gösterdiği gibi, ümmetinin hadsiz salâvatına hadsiz ihtiyaç göstermekle, ümmetinin bütün saadetleriyle kemâl-i şefkatinden alâkadar olduğunu göstermekle hadsiz bir şefkatini göstermiş.

    İşte bu derece şefkatli ve merhametli bir rehberin sünnet-i seniyyesine müraat etmemek ne derece nankörlük ve vicdansızlık olduğunu kıyas eyle



    Sünneti seniye risalesinden
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  5. #35
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721
    Alıntı M ü e l l i f...´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Evet, rivayet-i sahiha ile, mahşerin dehşetinden herkes, hattâ enbiya dahi "nefsî, nefsî" dedikleri zaman, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm "ümmetî, ümmetî" diye re'fet ve şefkatini göstereceği gibi, yeni dünyaya geldiği zaman, ehl-i keşfin tasdikiyle, validesi onun münâcâtından "ümmetî, ümmetî" işitmiş. Hem bütün tarih-i hayatı ve neşrettiği şefkatkârâne mekârim-i ahlâk, kemâl-i şefkat ve refetini gösterdiği gibi, ümmetinin hadsiz salâvatına hadsiz ihtiyaç göstermekle, ümmetinin bütün saadetleriyle kemâl-i şefkatinden alâkadar olduğunu göstermekle hadsiz bir şefkatini göstermiş.

    İşte bu derece şefkatli ve merhametli bir rehberin sünnet-i seniyyesine müraat etmemek ne derece nankörlük ve vicdansızlık olduğunu kıyas eyle



    Sünneti seniye risalesinden
    Hem şu kâinatın Hâkim-i Hakîmi, şu kâinatın tahavvülâtındaki maksad ve gayeyi tazammun eden tılsım-ı muğlakını ve mevcudatın «Nereden? Nereye? Ve ne oldukları?» olan şu üç sual-i müşkilin muammasını bir elçi vasıtasıyla umum zîşuurlara açtırmak istemesine mukabil, en vâzıh bir surette ve en âzamî bir derecede hakaik-ı Kur'aniyye vasıtasıyla o tılsımı açan ve o muammayı halleden, yine bilbedâhe O Zâttır.
    Hem şu âlemin Sâni-i Zülcelâli, bütün güzel masnûâtıyle kendini zîşuur olanlara tanıttırmak ve kıymetli ni'metlerle kendini onlara sevdirmesi, bizzarure onun mukabilinde zîşuur olanlara marziyyâtı ve arzu-yu İlâhiyyelerini bir elçi vasıtasıyle bildirmesini istemesine mukabil, en âlâ ve ekmel bir surette, Kur'an vasıtasıyla o marziyyat ve arzuları Beyân eden ve getiren, yine bilbedâhe O Zâttır.


    Miracı Nebevi den. (a.s.v)
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  6. #36
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721
    Alıntı M ü e l l i f...´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hem şu kâinatın Hâkim-i Hakîmi, şu kâinatın tahavvülâtındaki maksad ve gayeyi tazammun eden tılsım-ı muğlakını ve mevcudatın «Nereden? Nereye? Ve ne oldukları?» olan şu üç sual-i müşkilin muammasını bir elçi vasıtasıyla umum zîşuurlara açtırmak istemesine mukabil, en vâzıh bir surette ve en âzamî bir derecede hakaik-ı Kur'aniyye vasıtasıyla o tılsımı açan ve o muammayı halleden, yine bilbedâhe O Zâttır.
    Hem şu âlemin Sâni-i Zülcelâli, bütün güzel masnûâtıyle kendini zîşuur olanlara tanıttırmak ve kıymetli ni'metlerle kendini onlara sevdirmesi, bizzarure onun mukabilinde zîşuur olanlara marziyyâtı ve arzu-yu İlâhiyyelerini bir elçi vasıtasıyle bildirmesini istemesine mukabil, en âlâ ve ekmel bir surette, Kur'an vasıtasıyla o marziyyat ve arzuları Beyân eden ve getiren, yine bilbedâhe O Zâttır.


    Miracı Nebevi den. (a.s.v)


    “Mezkûr mesâil gibi dakik mesâil-i îmaniyeyi, mizansız mücadele sûretinde cemâat içinde bahsetmek câiz değildir.. Mîzansız mücadele olduğundan, tiryak iken zehir olur. Diyenlere, dinleyenlere zarardır. Belki böyle mesâil-i îmaniyenin i’tidal-i demle, insafla, bir müdâvele-i efkâr sûretinde bahsi câizdir.
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  7. #37
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573
    Güzellerin güzel yüzlerinde güzelliği yaratan, elbette o güzelliğe müştakları da yaratır...

    BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ...
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  8. #38
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573
    İ’lem ey mağrur, mütekebbir, mütemerrid nefis!

    Sen öyle bir zâfiyet, acz, fakirlik, miskinlik gibi hallere mahalsin ki, ciğerine yapışan ve çok defa büyülttükten sonra ancak görülebilen bir mikroba mukavemet edemezsin; seni yere serer, öldürür
    ...

    Mesnevi Nuriye, s. 75
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  9. #39
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Mesaj
    196
    Rep Gücü
    759
    Kelime-i şehadetin iki kelâmı birbirine şahittir. Birincisi ikincisine burhan-ı limmîdir; ikincisi birincisine burhan-ı innîdir.

    Hakikat çekirdekleri.

    Not : Bu cümleyi bilmeyen yada anlamıyan aladdin bey ve gibilerini bunu anlamaya ve ezberlemeye davet ediyorum.

  10. #40
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Risale-i Nur'dan KÜFÜR KOKAN SÖZLER


    "Savaşta ve felaketlerde ölen mazlum ve masum Hıristiyanlar da şehit sayılır ve ahirette mükâfatları vardır. Hatta kâfir bile olsalar..." (S. Nursi, Kastamonu Lahikası, s. 75)

4. Sayfa, Toplam 12 BirinciBirinci ... 23456 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Risâle fî Mâhiyyeti'l-Adl
    mopsy Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 30-07-2010, 07:49 AM
  2. Risale-i Nur'un Dil Özellikleri
    RABİA Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 7
    Son mesaj: 29-10-2009, 12:08 PM
  3. Risale-i Nur 1.2.3.4.5.6.7.8.9.Söz
    oylesine_07 Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 11
    Son mesaj: 05-10-2009, 06:46 PM
  4. ünlü matematikçilerden vecizeler
    dogangunes Tarafından Matematik Forum'u Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 13-07-2007, 03:09 AM
  5. Risale-i Nur Dersleri
    nurdersi Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 06-03-2007, 06:15 PM
Yukarı Çık