Bu sesi duymayan, bir sensin! İnsan,hayvan,nebat,cemat,bütün kadrosuyla bütün alem,bu sesin ahenginden,az veya çok bir nasibe malik… O nasip yalnız sende yok!Sen, Allah kelamının ‘’Belhüm adal-Hayvandan aşağı’’ diye tarif ettiği kazurat insanın bizzat kafa kağıdısın!

Zamanın mekansız bir boşlukta aktığı,mekanın zamansız bir zeminde donup kaldığı,en yakası açılmamış mücerretten,Hindli paryanın burnundaki cüzzam yeniğini saran,Amerikalı milyarderin pürosundaki külü titreten müşahhas korku tecellesine kadar,bütün valık,her yerde,her vakit,yalnız bu sesin doğru veya eğri nağmelerini heceleye heceleye yaşıyor:Allah,yol,dava,ideal…

Yalnız sen,biricik varlık haysiyeti olan bu kaygının dışındasın! Ağzından tıkındığın levsleri ardından, biraz daha temiz iade eden bir hazım cihazı istirahati içinde,öleceğini bilerek,fakat ona başkalarında inanarak,bir domuzdan daha hodgam ve mes’ut yaşamaktasın! Cins beyinlerin gışasına yapışarak kurtarıcı sistemlerin ruhunu aşılayan ulvi ıstırap,senden o kadar iğreniyor ki yanına bile uğramıyor!Ne kadar maddi ve manevi uzvun varsa,hepsi,Allah tarafından işlemek üzere halkolundukları fiillerin,senin tarafından,aksini yapmaya memur.Allahın görmek için yarattığı gözü nasıl da görmemeye mahsus bir alet haline getirebiliyorsun?Ve sen bu sesi,bizim sesimizi,yankıları güneşin ateş fıkırdağında ıslık çalan sesimizi duymuyorsun!

Sen kimsin???
Küfür ve dalaletin,işi tam hissizlikle bitiren,son moda mücerret sembolü!
Fakat bu ses, bu ses, bu ses seni bir gün öldürecektir!


NECİP FAZIL KISAKÜREK



kaynak