Anketimiz: Insani kim yaratti: Tanri mi Evrim mi?

Katılımcı sayısı
74. Anket kapatılmıştır
  • Tanri 10.000lerce yil önce insani yaratti.

    48 64,86%
  • Insan, tanri öngördügü gibi, milyonlarca yil önce basit yasam sartlarinda olustu.

    5 6,76%
  • Insanligin gelisiminde tanrinin hic bir katkisi yoktur.

    11 14,86%
  • Bilmiyorum

    10 13,51%
5. Sayfa, Toplam 26 BirinciBirinci ... 3456715 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 41 ile 50 Toplam: 251
  1. #41
    Acemi Üye ĐЄŁī ЄکмΞЯ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nerden
    Rüzgarı sert Delikanlısı mert olan Memleketten
    Yaş
    36
    Mesaj
    197
    Rep Gücü
    11185
    Bilgisiz inanç olurmu ?

    Bilim herşeyi parçalara ayırarak inceler,Allah ise hepsini yaratan şekillendiren can veren bir bütündür..

    Darwin in araştırarak bilgiye ulaşacak zekası olsaydı,İşe maymundan başlamazdı..
    Diyelimki tesadüfen insan oldu,pekala beslenmemiz için sebzeler,meyveler,yenilebilir hayvanlar Nefes alabilmemiz icin oksijen,karbondioksit diğer elementler Susadığımızda su bunların hepsidemi insanın yaşayabilmesi için tesadüfen oldu??

    İnsana bakış açısı eğitimde çok önemlidir çünkü ona göre hedefler belirleyip eğitim sistemini kurarsınız.
    Eğer insanı Tanrısal bir varlık olarak ele alırsanız, eğitim insanı Tanrıya ulaştırma süreci doğal ve toplumsal bir varlık olarak düşünürseniz, bu kez doğa ve topluma uyum sağlama süreci sürekli değişen ve gelişen bir varlık olarak düşünürseniz, eğitim değişmeyi ve gelişmeyi denetleme süreci insanı diyalektik bir varlık olarak düşünürseniz, eğitim üretimde bulunma süreci şeklinde tanımlanabilir.Eğitimi nasıl tanımlarsanız sistemi de ona göre kurarsınız.Her tanım bir temele dayanır;bundan kaçınılmaz.

  2. #42
    Aktif Üye ashenarşi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesaj
    1.511
    Rep Gücü
    33423
    eğer evrimden olsaydı;

    şu anda

    Benzinsiz çalışan arabalara biniyorduk.
    Eksi 273 derecenin altına inebiliyorduk.
    Diğer gezegenlerde hayat vardı.
    Zamanda yolculuk vardı.
    Kendi kendine oluştuğu gibi her an kendi kendini yok edebilme kaygısıyla yaşıyorduk.

    Bla.. bla.. blaa...

  3. #43
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesaj
    4
    Rep Gücü
    456
    BİLİMİNDE DİNİN DE SAHİBİ O DUR eVRİM BİLİM DEĞİLDİR.İÇİNDE YÜZLERCE MANTIKSIZ TUTARSIZ BİR ATEİST MASALIDIR...

  4. #44
    Üyecik ramo7 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Mesaj
    46
    Rep Gücü
    0
    Var olan her şeyi kim yarattı?
    CEVAP : Var olan her şeyi yaratan bir yaratıcının olması ve bu yaratıcının 3 ana özelliğinin olması gerekir.
    a. Zaman kavramından bağımsız olması gerekir. Çünkü bizim yaratılabilmemiz için yaratıcının zaman kavramından bizim gibi etkisi altında olmaması gerekir. Yani bizim zaman kavramımıza göre geçmiş ve gelecek zamanların tümünde var olması gerekir.
    KAMER
    49 – Muhakkak ki Biz her şeyi bir kaderle, bir ölçü ile yarattık. [25,2; 87,1-3]
    b. Var olan her şeyi yaratabilme gücüne sahip olması gerekir.
    c. Neden sonuç ilişkisi olmayan tek ve ilk varlık olması gerekir. Yani varlığının bir nedene dayanmaması gerekir.

    2.SORU : Yaratma işini nasıl yaptı ve bunu neden bu şekilde yaptı?
    CEVAP : Her türlü maddeyi yarattı ve bunlara kudretini kullanarak özellikler verdi. Atom sayıları, elektron sayıları, katı-sıvı-gaz özellikleri ve bu özelliklere geçiş koşulları ile matematik kanunları gibi birçok bilimsel veriyi ALLAH yaratmıştır. Bilim insanları da bunları keşifler sonucunda bulmakta ve bunların hiçbir zaman sabit koşullar altında değişmediğini görmektedirler. Yani ALLAH, ın koymuş olduğu kurallar hiçbir zaman değişmemektedir.

    FETİH SURESİ
    23 – Allah’ın öteden beri câri olan kanunu budur. Ve sen Allah’ın nizamında hiçbir değişiklik bulamazsın.

    Bu maddelerin birbirleri ile etkileşimler sonucunda var olan her şey yaratılmıştır.
    Bu yaratılma işlemini insanın ve hayvanlarda bulunan kromozom şifresi gibi kâinatın da bir şifresinin olduğu ve bir plan çerçevesince fizik, kimya, matematik vb. kurallar içerisinde bulunan olasılık hesapları dâhil bilinen ve bilinmeyen Âdem atamızın bir bölümünü söylediği cisimlerin ve eşyaların isimleri (özellikleri) içinde her türden varlığın yaratıldığı kanaatindeyim. Bu yaratılma bize tesadüf gibi gelmekte ancak unutmamak gerekir ki tesadüflerin yaratıcısı da ALLAH tır.

    ENFAL SURESİ
    42 – Hani Bedir savaşı günü ey Müslümanlar, Siz vadinin yakın kenarında idiniz, onlar da uzak tarafında idiler! Kervan ise sizden daha aşağıda (deniz sahilinde) idi.Eğer sözleşmiş olsaydınız dahi, sözleştiğiniz vakitte öyle buluşamazdınız.Fakat Allah, takdir ettiği bir işi yerine getirmek için, sizi böyle buluşturdu ki helâk olan, bir delile göre helâk olsun, yaşayan da bir delile göre yaşasın.Çünkü Allah her şeyi hakkıyla işitir ve bilir. [6,122]

    Bu yaratma işlemi aynı bir çocuğun gelişimi gibi zaman içerisinde değişim-gelişim süreci içinde gelişmiştir. Bunu sağlamak içinde ALLAH yarattığı her türden varlığın doğumunu ve ölümünü yaratmıştır.

    Bu ayette açıkça gelişim ve değişimin rahimlerde gerçekleştirildiğinin bir kanıtıdır. Adem ve İsa Peygamberimiz ve Hava anamızın yaratılması da bu şekilde rahimlerde yapılan değişiklik şeklinde oluşturulmuştur. Aynı şekilde günümüzde de hamile kalan her türden anneler değişik veya farklı canlılar dünyaya getirmektedirler. Geçtiğimiz günlerde bir koyunun bir yerinden hücre alınarak kopya oluşturulması aynı İsa peygamberimizin babasız anne karnına konması gibidir. Kopyalanan koyunun babası yoktur. İsa Peygamberinde babası yoktur. Adem peygamberinde babası yoktur ve bu kuran-ı Kerim’de açıklanmıştır.
    ENBİYA
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?
    RA’D SURESİ
    8 – İşte O Allah’tır ki her bir dişinin neye gebe olduğunu, karnında ne taşıdığını, ve rahimlerin neleri eksik bırakıp, artırdığını bilir. Doğrusu O’nun katında her şey bir ölçü iledir. [23,13-14; 39,6; 53,32]
    A'LA
    2-3 – O seni yaratıp, mükemmel yaratılış vereni!O her canlıyı bir ölçüye göre yapıp hayatının devamını, sağlayacak yolları göstereni!
    SECDE
    7 – Yarattığı her şeyi güzel ve muhkem yapıp insanı ilkin çamurdan yarattı.

    ALİ-İMRAN
    59 – Allah yanında Îsâ’nın durumu, aynen Âdem’in durumu gibidir. Allah Âdem’i topraktan yaratıp “ol” dedi, o da derhal oluverdi.

    Bu Kuran-ı Kerimim 1400 yıl öncesinden haber verdiği bir mucizedir. Bu olayda Kuranda İlkin yaratığımız gibi sizi tekrar yaratacağız ve bize döndürüleceksiniz denilmektedir bu olay aynı zamanda tekrar yaratılışın nasıl olacağına dair bir işaret bir örnektir ve Kuran-ı Kerimden gelen bir mucizedir. Kuran-ı Kerimde bu durum peygamberimize açıklanmış ve Kuran-ı Kerim’in bir mucize olduğu belirtilmiştir. Yalnız buraya bir ekleme yapmak istiyorum. Yeniden yaradılış neden sonuç ilişkisine dayandırılarak gelişim ve değişim içinde olmayacaktır. Çünkü bunun iki nedeni var. Birincisi ALLAH Sizi tekrar yaratmam daha kolay olacak diye Kuran’da ayet vardır. İkinci neden ise artık insanlar teste tabi tutulmuş ve sınav sonuçlanmış olduğundan, ALLAH yeniden yaratma işini yaparken nedensellik ilkesinin arkasına neden saklansın gerek yok, o nedenle yaratma işlemi alenen olacaktır. Yani ruhumuz et ve kemikle kaplayarak tekrar yaratılacağız.

    Eğer bu şekilde olmasaydı bütün insanların özellikleri aynı olurdu zekâ seviyeleri renkleri boyları zevkleri yetenekleri aynı olması gerekirdi zira hayvanlarda da aynı olması gerekirdi. Demek ki değişim ve gelişimi bu şekilde yaratmak için Allah böyle yapmıştır. Değişim ve gelişim neden-sonuç ilişkisinin bir sonucudur. Neden sonuç ilişkisi bizi Allah’ın varlığına bağlar. Allah’ta yarattıklarını böyle kendisine bağlayarak yaratığı her varlığın kendisine dönüşünü bu şekilde sağlayacaktır. Ölümü ve doğumu bu nedenle yaratmıştır.

    VAKIA

    58-59 – Şimdi düşünsenize o akıttığınız meniyi! Onu yaratıp insan haline getiren siz misiniz, yoksa Biz miyiz?
    60-61 – Aranızda ölümü Biz takdir ettik. Sizi yok edip yerinize benzerlerinizi getirmeyi ve sizi bilemeyeceğiniz bir biçimde ve vasıfta yaratmayı dilersek, Bize mani olacak hiçbir güç yoktur.
    62 – Siz ilk yaratmayı pek iyi biliyorsunuz, artık düşünüp ibret almanız gerekmez mi? [30,27; 19,67; 36,77-79; 75,36-40]
    63-64 – Ektiğiniz tohuma baksanıza! Siz mi onu yetiştiriyorsunuz Biz mi?
    65 – Eğer isteseydik onu kuru çöp haline getirirdik, siz de şaşıp kalır, pişman olurdunuz:

    Eğer doğumu yaratıp ta ölümü yaratmasaydı yaratmış olduğu hiçbir varlık kendisine dönmeyecekti. Bizler Âdem atamızı ve ondan önceki canlı varlıkları da görebilecektik ve şöyle diyecektik bizi yaratan anne ve babalarımızdır. Zaten bizim için ölüm yoktur bile diyemeyecektik çünkü ölüm nedir bilmeyecektik. Böyle bir dünya bizim için asıl dünya olacaktı yani şu anda inandığımız öbür dünya bizim için asıl dünya olacaktı ve bu düşüncelerimizde haklıda olacaktık. Bir düşünün doğuyorsunuz ve yaşıyorsunuz ölüm nasıl olur düşünemiyorsunuz bile. Böyle bir dünya da yaşarken Allah’ın varlığına ihtiyaç duyar mıydık? Böyle bir dünya da ölüm olmadığına göre ölümü oluşturan nedenlerde olmayacağından herhalde hayatımız çizgi film kahramanlarının hayatı gibi olurdu. Yani yaşantımızda neden sonuç ilişkisi olmazdı. Böyle bir dünyada Bizlerde bir şeyi yaparken yaptığımız şeyleri neden sonuç ilişkisine bağlayamaz aynı çizgi film kahramanlarının yaptığı gibi çizerdik onlarda biz gibi neden sonuç ilişkisi olmadan yaşamaya başlarlardı. Beklide onlarda aynı şekilde bir şeyler yaparak herkes kendi dünyasını oluştururdu ki o zamanda bak ben yaratabiliyorum diyebilirlerdi. Her yaratılan bunu söylerdi. Böyle bir dünyanın zaman kavramı nasıl olurdu bunu düşünemiyorum bile Artık siz düşünün ne kadar karışık bir durum olduğunu
    CASİYE SURESİ
    24 – Âhireti inkâr eden kâfirler bir de şöyle dediler: “Hayat, sadece bu dünyada yaşadığımız hayattan ibarettir: Ölürüz, yaşarız. Bizi yalnız zamanın akışı helâk eder.”Aslında, buna dair hiçbir kesin bilgileri yoktur, onlar sadece zanlarıyla böyle söylüyorlar.

    İşte Allah bütün yaratılan varlıkların varlık nedenlerini kendisine dayandırabilmeleri ve kendisini görmeden inanmaları için böyle neden sonuç ilişkisi içinde ölümü, değişim ve gelişimi sağlamak için yaratmıştır.

    Gelişim ve değişim günümüz koşullarında insanlar tarafından hızlandırılmıştır. Günümüzde buna genetik bilimi denmektedir. Bu bilim dalı doğanın milyarlarca yılda yaptığını çok kısa sürelerde yapmaktadır. Bu işlemi insanların yapması sonucu değiştirmemektedir. Neden-sonuç ilişkisi içerisinde bu değişimi yine ALLAH yapmaktadır. Çünkü biz bu işleri yaparken Allah’ın koymuş olduğu matematik, fizik, kimya vb. kuralları dışına çıkmadan yapmaktayız. Zaten bu kuralların dışına çıkmamızda mümkün değildir.

    Kominizim döneminde yıllarca gelişim ve değişimin doğa tarafından yapıldığı ispatlanmaya çalışılmış ve başarılı olunamamıştır. Aslında bu işlemi doğa yapmaktadır ancak neden sonuç ilişkisi içerisinde uzun yıllarda yapmaktadır. Bu durumu köminizmin ileri gelen siyasi ve bilim adamları hemen istemişlerdir. Çünkü bu şahıslar ölümlü olduklarından kendi yaşantıları içerisinde bu durumu görmek istemişlerdir. Ama Koministleride yaratan ALLAH’ ın bu şekilde bir zaman sorunu yoktur. Zaten bizim içinde bulunduğumuz zamanı yaratanda kendisidir.
    Kominisler belki şöyle deneselerdi olurdu Sibirya ovasına en yakın olan tarlaların buğday tohumlarından alınarak kuzeye doğru yavaş yavaş çıkılarak yapılsaydı olabilirdi. Aynı Anadolu insanının koyun neslini geliştirmek için en iyi erkek tokluyu seçerek damızlık yapmaları gibi, bu işlemi asırlardır doğada yaşayan hayvanlarda yapmaktadırlar. Bu günlerde insanlarda siperm bankası kurarak yapmaya başlamışlardır ve bu durum gitgide yaygınlaşacaktır.

    Komünistler bunu hemen istemişler ancak bu amaçlarına ulaşamamışlardır. Bu amaçla buğday tohumları soğuk suda bekletilerek Sibirya ovalarına ekilmiş ve bütün tohumlar yıllarca telef olmuş sonunda Amerika devletinden getirilmiş olan melezleme tekniği ile üretilmiş buğday tohumu ekilerek başarılı olunmuştur. İşte bu melezlenmiş buğday tohumun darwin’ in yaptığı değişim ve gelişim teorisine bir örnek teşkil etmektedir. Ama kominisler bunun farkına varamamışlardır. Boş yere insanların ölümlerine sebep olmuşlardır. Amerikalıların yaptığı neden-sonuç ilişkisi kurularak yapılmıştır. Allahın doğa kanunlarına uygundur. Fakat Rusların yaptığı neden-sonuç ilişkisi dışındadır. Bu yüzden Ruslar başarısız olmuşlardır.

    MÜLK
    2 – Hanginizin daha güzel iş ortaya koyacağını denemek için, ölümü ve hayatı yaratan O’dur. O azîzdir, gafurdur (üstün kudret sahibidir, affı ve mağfireti boldur). [2,28; 18,7]

    İNFİTAR
    7 – O değil mi seni yaratan, bütün vücud sistemini düzenleyen ve sana dengeli bir hilkat veren,
    8 – Ve seni dilediği bir surette terkib eden?

    İşte bu durum neden sonuç ilişkisini doğurmuştur. Buda ALLAH’IN neden sonuç ilişkisi olmadan hiç bir şey yaratmadığını göstermektedir. Peygamberlere verilen mucizeler istisnai durum oluşturmaktadır. Bunu da ALLAH kitaplarında açıklamıştır. Peygamberler mucizeleri yaparken özellikle ALLAH’IN izniyle olduğunu üzerine basa basa vurgulamışlardır. Çünkü mucizeler neden sonuç ilişkisi ile açıklanamazlar. Açıklandıklarında mucize olmaktan çıkarlar ve tesadüf olurlar. Eğer yaratılışımız neden-sonuç ilişkisi içerisinde değişmeyen bilimsel veriler sonucunda olmasaydı, her gün değişik bir mucize ve fizik kuralı, matematik kuralı (Örneğin 2+2=4,5,6 gibi ) , biyoloji ve kimya kuralları görürdük ve bunlara anlam verebilecek bir aklımız bile oluşmazdı. Bizler ne şekilde olurduk onu ancak ALLAH bilir.
    MÜ'MİNUN
    91 – “Allah asla evlat edinmedi. O’nun yanı sıra hiçbir tanrı da yoktur. Öyle olsaydı her tanrı kendi yarattıklarını yanına alır ve onlardan biri diğerine üstün gelmeye çalışırdı. Allah o müşriklerin isnat ve nitelendirmelerinden münezzehtir.” [21,22]

    Yaratırken NEDEN SONUÇ ilişkisi içerisinde yaratması sonucunda isteyen bizim yaratılışımızın yaratıcı ile ilgisi yoktur, biz tesadüfler sonucunda maddelerin birbirleri ile etkileşimleri sonucunda oluştuk diyebilmesi için, isteyeninde yukarıda belirttiğim gibi bir yaratma meydana gelmiş ve ben bu şekilde ALLAH tarafından yaratılmışım diyebilmesi ve özgür iradesini kullanabilmesi için ALLAH böyle neden sonuç ilişkisi kurarak yaratmıştır.

    Yaratılan varlıkların hepsinde neden sonuç ilişkisi ALLAH tarafından kurulmuştur. Bunun nedeni ise her yaratığı şeyi kendisine döndürebilmesi için yapmıştır.

    TEGABUN
    3 – Allah, gökleri ve yeri gerçek bir maksatla, hikmetle yarattı. Sizi yarattı, hem de size güzel güzel sûretler verdi. Dönüşünüz de O’na olacaktır.[82,6-8; 40,64]
    AHKAF
    3 – Biz gökleri, yeri ve bunların arasındaki varlıkları ancak gerçek bir maksatla, adalet ve hikmetle, bir de belli bir süre için yarattık. Ama kâfirler uyarıldıkları kı
    4 – Müşriklere de ki: “Şimdi baksanıza şu sizin Allah’tan başka ilahlaştırıp yalvardığınız putlarınıza! Söyler misiniz, onlar yerde hangi şeyi yaratmışlar, yoksa göklerde mi bir ortaklıkları var?(Akıl yönünden bu mümkün olmayınca, nakil yönünden putlara ibadetin gerçek olduğunu gösterin) Eğer bu iddianızda tutarlı iseniz, daha önce gelmiş bir kitap yahut hiç değilse bir bilgi kalıntısı varsa getirin görelim.”
    MÜ'MİNUN
    115 – “Bizim sizi boşuna yarattığımızı, Bizim huzurumuza dönüp hesap vermeyeceğinizi mi sandınız?”

    ALLAH kendi varlığı olmadan hiçbir varlığın varlık nedenini açıklayabilmesini mümkün kılmamak için böyle yaratmıştır. Yani ALLAH varsa Bende varım veya ben varsam ki varım o halde ALLAH’TA olmak zorunda diye düşünmelerini sağlamak için böyle yaratmıştır. İnsanın kendi varlığını başka türlü açıklamasına imkân yoktur. İşte bu yüzden bütün var olanların varlıklarının açıklanabilmesi için tek dayanılacak ve ihtiyaç duyulacak son nokta ALLAH’ın varlığıdır. ALLAH’IN varlığı ise neden sonuç ilişkisi dışındadır.

    kaynak : kendi düşüncelerim

  5. #45
    Üyecik ramo7 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Mesaj
    46
    Rep Gücü
    0
    Bu da Kuran ayetlerini doğruluyor. İnsanların çok azının iman ettikleri konusunda ayet var.

  6. #46
    Acemi Üye Kullanmayıcı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Mesaj
    164
    Rep Gücü
    6450
    En doğru bilgi günümüzde evrim olarak biliniyor ama bu evirip çevirme işinin içinde bir yaratıcı varmıdır yokmudur değişik inançlar olsada kimse kesin olarak bilemiyor tabiyetile.

  7. #47
    Kıdemli Üye alone - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nerden
    ankara
    Yaş
    38
    Mesaj
    592
    Rep Gücü
    18453
    Darwin'e hala inananlar var tanıdığım.Genelde ünüversteli hocalar.Yalnız Darwin kendi teorisini başta kendi grubuna inandıramamıştır.İlk kendi etrafındakiler onaylamamıştır.Sanırım bu kadar dikkate alındiğını bilseydi şu an oda mutlu olurdu.

    Allah yarattı...
    Bir sineğin gözünü yaratan şüphesiz bu kainatıda yaratmıştır...

  8. #48
    Acemi Üye Kullanmayıcı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Mesaj
    164
    Rep Gücü
    6450
    Alıntı alone´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Darwin'e hala inananlar var tanıdığım.Genelde ünüversteli hocalar.
    Belkide insanların ensest ilişki ile üremelerindense evrimleşerek çoğalmaları daha mantıklı gelmiştir hocalara.
    Hem bilimsel hiç bi araştırma yapmadan sadece din kitaplarındaki yazılanlara inanıp "Allah yaratmıştır" deyip işin içinden kolayca çıkmak yerine, yıllarını verip uzun uzun araştırmalar yapan ve kanıtlar gösteren bilim adamlarıda var.
    Belki buda etkili olmuştur hocaların fikirlerinde kim bilir.

  9. #49
    Kıdemli Üye alone - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nerden
    ankara
    Yaş
    38
    Mesaj
    592
    Rep Gücü
    18453
    Mükemmel bir yaratıcı tarafından yaratıldığımı düşünmek evet keyif veriyor.En azından maymundan gelmediğime inanmak bile güzel...Mucizelere ve kerametlere inanıyorum.Bir bahar mevsimi bile ne büyük bir mucizedir bilimin yıllarca araştırma yapması gerekmiyor verilen akıl düşünmeye müsait...

  10. #50
    Tecrübeli Üye
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nerden
    İst.
    Mesaj
    404
    Rep Gücü
    13435
    Alıntı Kullanmayıcı´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Belkide insanların ensest ilişki ile üremelerindense evrimleşerek çoğalmaları daha mantıklı gelmiştir hocalara.
    Hem bilimsel hiç bi araştırma yapmadan sadece din kitaplarındaki yazılanlara inanıp "Allah yaratmıştır" deyip işin içinden kolayca çıkmak yerine, yıllarını verip uzun uzun araştırmalar yapan ve kanıtlar gösteren bilim adamlarıda var.
    Belki buda etkili olmuştur hocaların fikirlerinde kim bilir.
    Şöyle bir söz geldi aklıma ; " Her şeyi maddede arıyanların akılları gözlerinde dir. Göz ise maneviyatta kördür."
    Bahs ettiğiniz hocalar tüm hayatlarını maddeye adamışlarsa malesef akılları gözlerine inmiştir. Çünkü evvel ahir savları şudur; "Biz gözümüzün gördüğüne inanırız "... derler...
    Açı, tatlı, gam, keder, vb. gibi insanın hayatında baş rol oynuyan durumlar vardır ve bunlar gözle görülmezler. Birisi şimdi kalkıp ben bunları görmiyorum deyip inkar etmeye kalkışsa, aklı başında herkes o na gülecektir.
    Bunun manevi boyutunu size bırakıyorum.

    "Ensest ilişki" konusundaki imanın durumu tamamen bir facia.
    İnsanlığın "ata"sını götürüp bir şempazeye, gorile, maymuna dayandırmak aklın iflas boyutundan başka bir şey değildir.

5. Sayfa, Toplam 26 BirinciBirinci ... 3456715 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Yorum: 0
    Son mesaj: 02-08-2012, 02:44 PM
  2. Yorum: 0
    Son mesaj: 11-11-2011, 04:14 PM
  3. Yorum: 2
    Son mesaj: 10-08-2011, 06:04 PM
  4. iNSANI TANIMADA YAZI VE KAREKTER
    erkişi Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 14-04-2008, 12:06 PM
  5. makyaj kadını yaratti (video)
    EMRE Tarafından Makyaj Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 21-11-2007, 01:13 AM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık