Anketimiz: Insani kim yaratti: Tanri mi Evrim mi?

Katılımcı sayısı
74. Anket kapatılmıştır
  • Tanri 10.000lerce yil önce insani yaratti.

    48 64,86%
  • Insan, tanri öngördügü gibi, milyonlarca yil önce basit yasam sartlarinda olustu.

    5 6,76%
  • Insanligin gelisiminde tanrinin hic bir katkisi yoktur.

    11 14,86%
  • Bilmiyorum

    10 13,51%
16. Sayfa, Toplam 26 BirinciBirinci ... 61415161718 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 151 ile 160 Toplam: 251

Insani kim yaratti: Allah mı Evrim mi?

Din ve İnanç Kategorisi Dini Sohbet Forumunda Insani kim yaratti: Allah mı Evrim mi? Konusununun içerigi kısaca ->> diamat ´isimli üyeden Alıntı sayın kapkale bu konuda yanlış bilgilendirilmişsiniz. beyinde birden çok sinir biçimi vardır. beynin birden çok işlevi ...

  1. #151
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye kapkale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Nerden
    malatya __balıkesirde oturuyorum
    Mesaj
    642
    Rep Gücü
    8914
    Alıntı diamat´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    sayın kapkale

    bu konuda yanlış bilgilendirilmişsiniz.
    beyinde birden çok sinir biçimi vardır.
    beynin birden çok işlevi vardır.
    kararı veren de beyindir.beyin sadece kararı bildirmekle kalmaz, bizzat karar alır.
    işte biz o karar alma işlevine akıl diyoruz.

    bu konuda biraz ön araştırma yaparsanız daha verimli bir tartışma olur.

    saat de biraz geç oldu.
    başka bir gün devam ederiz.
    iyi geceler.
    efenim o birden çok sinir biçimi vücudun her yanında vardır ve beyinle aynı kıyasta işlevleri vardır beyne karar aldırmayı sağlayan bu çeşitli sinirler neden vücudun başka yerine karar aldırma gücüne sahip deildir

    ayrıyeten bu sinir ve beyin konusunda hemen hemen her gün içindeyim amcam üniversitede beyin cerrahı ve çok zaman bu konuları soruyorum kendisi profesör size sinir mekanizmalarının hepsini ve işlevlerini sayabilirim ama inanın bu işlevlerin hiçbirinde karar alma meknizmasını oluşturacak işlev yok karar alma tamamen beyinden özgör ama beyni kullanarak vücuda etki eden bir olgu yani yok ama var gibi mucize derler buna tıp akademisyenleri

  2. #152
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Oct 2010
    Nerden
    İzmir
    Mesaj
    199
    Rep Gücü
    2598
    Sayın Kapkale

    Pozitif ve iyi niyetli bir kişisiniz. Şu yaklaşımınıza aslında bir başka yaklaşım çok manidar yaklaşıyor.

    Alıntı kapkale´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    efenim bende saçma buluyorum ama şuda bir gerçekki göröldöğö gibi bu tür çarpıklıklarla burdaki arkadaşların beyni yıkanmışki burda çıkıp yaradılışa şiddetle karşı çıkmaktalar
    amaç burda kurtulacaksa eğer allah izin verirse bunların kurtulması bu sapkınlıktan yeni gelenlerede önlem amaçlı uyarıcı olmaktır nıyet yoksa yaradılış tartışılmaz birşeydir sonuçta evrimde ister istemez yoktan varedilişi kabul etmektedir
    Alıntı enrico´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Evrim bilimsel bir olgudur. İspatlanabilir yanlışlanabilir. Bunun
    karşısına yaratılış diye bir şey koyamazsınız zira yaratılışı
    ispatlamak veya yanlışlamak mümkün değildir.
    Yani inanç ispatlanamaz. Adı üzerinde inançtır. Dolayısıyla bilimin ispatlanamaz konuların peşinden gitmeyeceği de aşikardır. Dolayısıyla bilimin başına da tanrıyı oturtmak sadece bir inançtır. İnancın komplexleşmesi karşı savları azalttığı için inancı pekiştirir. Mesala bir çocuk 3-4 yaşında kendisini leyleklerin getirdiğine inanır ama yaş ilerledikçe gerçeği öğrenere leylek hikayesi ortadan kalkar. Evrim Adem-Havva ve ensest çoğalma inancını ortadan kaldıracak niteliktedir. İnsanın cenneten kovulma inancı olrtadan kalkarsa inancın tememli sarsılacağı için din evrime düşmandır.

    Alıntı kapkale´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    efenim doberman konusu evrime örnek teşkil edemez sadece ırk deişimidir ona organsal bağda herhangi bir kazanımı olmamıştır aynı kalp aynı ciğer aynı deri sadece renk deişiktir başka bir türe çevirmemiştirki köpeğin deişik bir cinsini oluşturmutur
    Bu arada lütfen size rica etmek istiyorum; Harun Yahya sitelerinden evrimi öğrenmeyin. Kalp, ciğer ve deri arasındaki farklar yüz milyonlarca yıl sürer ve alt tür değil koskoca familyalar arasındaki değişimlerdir. Evrim alt türler arası bir değişimden bahseder, familyalar arası geçiş yapıyor demez. Dolayısıyla akciğer, kalp vb öyle 10 bin-100 bin yıllık iş değildir. Balık adam, at timsah gibi teoriler de ancak fantastik karakterlerdir. Fantazi de yine bilimin alanı değil inancın ilgi alanıdır.

    Alıntı kapkale´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    efenim o birden çok sinir biçimi vücudun her yanında vardır ve beyinle aynı kıyasta işlevleri vardır beyne karar aldırmayı sağlayan bu çeşitli sinirler neden vücudun başka yerine karar aldırma gücüne sahip deildir

    ayrıyeten bu sinir ve beyin konusunda hemen hemen her gün içindeyim amcam üniversitede beyin cerrahı ve çok zaman bu konuları soruyorum kendisi profesör size sinir mekanizmalarının hepsini ve işlevlerini sayabilirim ama inanın bu işlevlerin hiçbirinde karar alma meknizmasını oluşturacak işlev yok karar alma tamamen beyinden özgör ama beyni kullanarak vücuda etki eden bir olgu yani yok ama var gibi mucize derler buna tıp akademisyenleri
    Benim de genel cerrah dayım, kardiyoloji uzamanı kuzenim ve dermatoloji uzmanı yengem var, hiç birisi alanlarındaki sinir hücrelerinin kararı taşıdığını söylemedi. Benim amcam senin amcanı döver bir tarafa, beyin dışarıdan gelen uyarıları yorumlar, karar alır ve gerekli organlara emir verir. Yani düşüncenin, kararın, hatırlamanın vb. ruha ve kalbe mağledilen bir çok eylemin mekanizması beyin yarafından yönetilir. Bu ise teori değil ispatlanmış bilimsel gerçeklerdir. Yani dayı lafı değil bilimse kanunlar bu alanda daha fazla kabul görür.

    Saygılar

  3. #153
    - Çevrimdışı
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Oct 2010
    Mesaj
    221
    Rep Gücü
    0
    Alıntı kapkale´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    efenim o birden çok sinir biçimi vücudun her yanında vardır ve beyinle aynı kıyasta işlevleri vardır beyne karar aldırmayı sağlayan bu çeşitli sinirler neden vücudun başka yerine karar aldırma gücüne sahip deildir

    ayrıyeten bu sinir ve beyin konusunda hemen hemen her gün içindeyim amcam üniversitede beyin cerrahı ve çok zaman bu konuları soruyorum kendisi profesör size sinir mekanizmalarının hepsini ve işlevlerini sayabilirim ama inanın bu işlevlerin hiçbirinde karar alma meknizmasını oluşturacak işlev yok karar alma tamamen beyinden özgör ama beyni kullanarak vücuda etki eden bir olgu yani yok ama var gibi mucize derler buna tıp akademisyenleri
    sayın kapkale

    amcanızın üniversitede prof-beyin cerrahı olması sizin adınıza büyük şans.ilk elden üst düzeyde bilgi almanız son derece kolay.ancak görüyorum ki, bu şansı değerlendirmemişsiniz.

    sinir mekanizmalarının işlevlerini sayabileceğini iddia eden birisi için bu konuda fazlasıyla bilimdışı cümleler kuruyorsunuz.
    ben gri madde, bazan da boz madde denen şeyden bahsediyorum.
    bu madde sadece beyinde vardır.bedenin diğer yerlerinde bulunan sinir hücreleriyle karıştırmanız, amcanızdan yeterince faydalanamadığınızı açıkça gösteriyor.
    karar alma merkezi beyindir.
    bunun nasıl olduğunu amcanıza bir daha soruverin.
    beyin denen organın kendisi somut olduğu gibi, karar alma işlevi de somut biyokimyasal süreçlerin sonucudur.
    işte bu somut durumun günlük dile soyutlanarak aktarılmasına akıl diyoruz.

    sizin bu konudaki önkabulleriniz hem bilimden bihaber hem de bilime taban tabana zıt.

    bir çeşit animizm mantığıyla aklı yorumluyorsunuz.
    akıl fizikötesi bir organ değildir.
    bir işlevdir.beynin işlevidir.

    umarım sizin fikriniz bütün müslümanların katıldığı bir fikir değildir.

    aksi takdirde, işimiz zor demektir.

  4. #154
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye enrico - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Nerden
    Andromeda
    Mesaj
    176
    Rep Gücü
    10868
    Sayın Diamat;
    "İnsanı doğa yaratmış" sözü bana ait değil. Ben onu söyleyen arkadaşa cevaben yazmıştım.
    "Batı taklitçiliği" ile sizi itham ettiğimi nereden çıkardınız. Benim orada kastettiğim siz değil
    teist arkadaşlardı.
    Tanrı meselesine gelince;
    Tanrı sözcüğünden sizin anladığınız şey ile benim anladığım şey çok farklı. Siz tanrıyı bir insan
    gibi tahayyül ediyorsunuz. Yani sizin dediğiniz tanrı eli ile olaylara müdahale etmesi geriyor.
    Oysa bizim inandığımız tanrı "gerekli şartlar oluştuğunda" dediğiniz o şartları yaratandır.
    Yani hangi şartların gerekli olduğuna, hangi şartların yaşanılabilir olduğuna karar verendir.

    Konuyu biraz açalım nedir benim inandığım tanrının özellikleri.
    1. Vardır.
    2. Varlığının bir başlangıcı yoktur.
    3. Varlığının bir sonu yoktur.
    4. Harhangi bir yaratıcıya ihtiyaç duymaz varlığı kendindendir.
    5. Etrafta gördüğümüz şeylere benzemez.

  5. #155
    - Çevrimdışı
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Oct 2010
    Mesaj
    221
    Rep Gücü
    0
    sevgili enrico

    yazınızın ikinci kısmıyla devam etmek istiyorum.

    varlamak-yoklamak ile doğrulamak-yanlışlamak iki farklı bağlamdır.

    bir önermenin doğruluğu gibi yanlışlığı da ortaya konulabilir.
    ancak bir şeyin varlığı ortaya koyulabilirken , yokluğu ortaya koyulamaz.
    olmayan bir şeyin olmadığı ispat edilmez.
    o nedenle yanlışlamak ve yoklamak tamamen farklı şeylerdir.

    varlamak ise imanla yapılan bir şey olması durumunda kesinlikle bilimsel bir değer ifade etmez.
    bir tanrının varlığını ortaya koymak ile varlığına inanmak tamamen farklı iki durumdur.

    ben asla bir tanrı tahayyül etmem.
    tanrıyı insan gibi ya da daha farklı bir biçimde ancak inananlar tahayyül eder.
    siz de kendi tanrınızı tahayyül edersiniz.
    ben ise sizin tahayyülünüz üzerinden fikir yürütürüm.
    lütfen bu farkı algılayın.

    dünyanın çevresinde dönen bir çaydanlığın varlığına inanan birisine olmadığını ispat edemeyeceğimiz gibi, bir tanrıya inanan birine de olmadığı ispat edilmez.

    ancak inanan eğer çıkıp tanrı vardır, varlığının başı sonu yoktur derse iş değişir.

    çünkü inanan bir varlama eyleminde bulunmuştur.
    bu durumda ben bir yoklama eylemine gerek bile görmeden şunu söylerim.
    varlığını göster, ortaya koy.

    ama siz bunu yapamazsınız, zaten yapamayacağınızı da defalarca kendiniz deklere ettiniz.
    tanrı iman işi dediniz.

    o halde şu iki cümleye dikkat edin.

    siz, felsefi açıdan tanrı var diyemezsiniz.
    ancak, ben tanrının var olduğuna inanıyorum dersiniz.

    bilim ise inanılan şeylerden yola çıkarak teoriler ortaya koymaz.

    bilim evrim olgusunu, varlığına inanılan ancak varlığı ortaya konulamayan varsayımsal bir tanrıya dayanarak açıklamaya kalkmaz.
    işte labaratuara tanrı giremez deyişiyle kastedilen budur.

    peki bilim ne yapar.olguları yine somut sebep-sonuç ilişkileriyle izah eder.
    siz doğal seçilimin arkasında tanrı olduğuna inanmaya devam edebilirsiniz.
    bu sizin seçiminizdir.
    ancak bilim bu değildir.

  6. #156
    bursali68
    Misafir..
    Alıntı diamat´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    sayın bursali68

    kuran evrimi rededer mi ya da kabul mu eder diye bir bağlam yerine,
    sizin red ya da kabullerinizi merak ediyorum.

    görünen o ki siz evrim olgusunu kabul ediyorsunuz.
    bir başka ifade ile sizin kendi kişisel evrim teorisi yorumunuz var.

    sadece şuna dikkat çekmek istiyorum.
    literatürde adına evrim teorisi denen şey ile sizin teoriniz birbirine benzemekle beraber temel bir farklılık içeriyor.

    siz son tahlildse yaratılışçı olmakla beraber, yaratılış sürecinin evrimi içerdiğini düşünüyorsunuz.
    bu düşünceyi biliyorum.

    ancak biyoloji biliminde adına evrim teorisi denen şey bundan farklı.
    o teori bir tanrıyı bir başka ifade ile yaratıcıyı gereksiz görüyor.
    sizin evrim olgusunu içeren evrimci yaratılış teorinize karşın, üzerine konuştuğumuz teori yaratılışçı olmadığı gibi yaratılış diye bir bağlam yerine varoluş diye bir bağlam ortaya koyuyor.
    Merhaba,

    Özür dilerim,mesajlaşma o kadar hızlı olmuş ki ancak şu an farkettim bu mesajınızı...

    kuran evrimi rededer mi ya da kabul mu eder diye bir bağlam yerine,
    sizin red ya da kabullerinizi merak ediyorum.
    Everen canlılar bağlamında da Evrim geçirir,bu benim şahsi fikrim...Bilimin objektif sunduklarını almaya çalışırım...Ancak insan konusunda farklılıklar mevcuttur diye şüphelerim vardır...Bu şüphelere " Terinin " açıklamakta güçlük çektiği kısımlar olarak bakmak çok daha doğrudur...Daha da ileriye gideyim,Kur'an insanın da evrimleştiğini belirtir...Bu konuda bilim ile çatışan bir yönü yok...Dolayısıyla kişisel olarak evrime inanırım...Zorlama ile inanabilir miyiz acaba diye bir soru gelir aklıma...Evet yine inanmamız gerek...İster bilimden dine doğru,ister dinden bilime doğru gidelim sonuçta Evrimin olduğu yadsınamaz bir gerçektir...Bazı yanıtsız kalan kısımlar da ya ileride tam olarak bulunacaktır veya bulunamayabilir de...Herşey ille de bulunabilecek diye de bir kanun yoktur...

    ancak biyoloji biliminde adına evrim teorisi denen şey bundan farklı.
    o teori bir tanrıyı bir başka ifade ile yaratıcıyı gereksiz görüyor.
    sizin evrim olgusunu içeren evrimci yaratılış teorinize karşın, üzerine konuştuğumuz teori yaratılışçı olmadığı gibi yaratılış diye bir bağlam yerine varoluş diye bir bağlam ortaya koyuyor
    Şimdi bu cümlelerinize göre öncelikle çözülmesi gereken nedir Evrim mi ,Yaratıcı varlığı veya Yokluğu mu...Öncelikle sanırım evrim teorisinde sizinle benim aramdaki küçük farklara rağmen hemfikiriz sanırım...

    Yaratıcı var-Yok konusu " elle gösterilebilecek,resim olarak sunulabilecek,labaratuar ortamında belirlenebilecek " bir şey değildir...Sanırım bunda da mutabıkız...

    O halde Yaratıcı var ise nasıl bir şey....Eminim tam anlamıyla bunu kimse tarif edemez...Belki karşımıza bu evrenin dışında ÜST DÜZEY BİR UZAYLI çıkacak...Bunu tam olarak bildiğimiz söylenemez...Felsefi anlamda çok şeyler söylenebilir,var diyenin karşısına yok diyen de ispatlarıyla çıkabilir...Elle tutulur bir done,materyal ispatı yapılamasa da bazı detay,küçük gözden kaçan ayrıntılar mevcuttur...Yaratıcı nın bizimle irtibat kurduğuna dair...Yada şöye ifade edeyim ki netleşsin " Yaratıcı " diye bildiğimiz inandığımız ama tam olarak nasıl olduğunu bilmediğimiz bir varlığın irtibatının izlerini görebiliriz....İşte olay bu durumda zaten POLEMİĞE dönmektedir...Bu son kısımla ilgili burada konuyu derinleştirmek istemiyorum çünkü sapla saman birbirine karışacak...

    O yüzden mesajınızın başında benim hakkımda yazdığınız satırlar doğrudur Sn.diamat...Evrime inanırım,küçük farklılıklar olmasına rağmen...Şunu da sorabilirsiniz belki inancınızdaki etken nedir...İnancımdaki etken Kur'an ve Evrim Teorisinin aynı olayları yansıtması bu konudaki inancımı sağlamlaştırmıştır...

    Sağlıcakla kalınız...

  7. #157
    - Çevrimdışı
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Oct 2010
    Mesaj
    221
    Rep Gücü
    0
    sayın bursali

    ben yaratıcının varlanması yada yoklanması üzerine ne düşündüğümü sayın enricoya olan mesajımda dile getirmeye çalıştım.

    bu başlıkta asıl ortaya koymaya çalıştığım şey başaka bir bağlam.

    evrim meselesi çok muğlak ele alınıyor.
    ben biraz daha kavramsal ayrıntıları öne çıkarmak istedim.

    en azından şu üç kavramı birbirinden ayırmayı başarabildiğimi zannediyorum.

    evrim olgusu, biyoloji bilimindeki evrim teorisi, ve evrimci yaratılış düşüncesi.

    evrimci yaratılış düşüncesinin (düşünce diyorum çünkü bu düşünce teori değildir.doğrulanamaz yada yanlışlanamaz) dinle çelişmesi beklenmez.
    hatta bundan öte, evrim olgusunun da dinle çelişmediği iddia edilebilir.

    ancak spesifik anlamda evrim teorisi (biyoloji literatüründeki bilimsel teori) dinle çelişmese bile, varoluşun bir oluşum olarak ortaya çıktığını, bir başka ifade ile yaratılış dolayısıyla yaratıcı diye bir bağlama ihtiyac olmadığını söyleyerek tanrı fikrini dışlar.

    benim bu başlıkta anlatmaya çalıştığım sadece bundan ibarettir.

    tanrının doğrulanması ya da varlanması, yanlışlanması ya da yoklanması ise evrimle doğrudan değil, belki dolaylı olarak ilişkili olup bu başlığın bağlamı dışındadır.
    başka başlıkta ayrıca ele alınmalıdır.
    ancak kısaca ve kabaca değinilmesinde bir sakınca da yok.
    tabii başlık konusundan uzaklaşılmadığı sürece.
    söyleyebileceklerim bundan ibaret.

    saygılar.

  8. #158
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    ancak spesifik anlamda evrim teorisi (biyoloji literatüründeki bilimsel teori) dinle çelişmese bile, varoluşun bir oluşum olarak ortaya çıktığını, bir başka ifade ile yaratılış dolayısıyla yaratıcı diye bir bağlama ihtiyac olmadığını söyleyerek tanrı fikrini dışlar.
    Bir yaradıcı olmadığı ideolojisini benimseyenleri haklı çıkarmak için bilimsel olduğunu iddia ettikleri kılıflar uydurur demek daha doğru olur sanırım.d
    demek ki bu teorinin dayanağı yada çıkış noktası teoriyi destekleyenlerce budur.
    bizde diyoruz ki velevki evrilerek oluşmuş olsun yine yaradıcıya muhtac.her saniye yüzlerce mucizenin aynı anda meydana gelmesi hangi tesadüfün eseri olabilir.

  9. #159
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye enrico - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Nerden
    Andromeda
    Mesaj
    176
    Rep Gücü
    10868
    Bilim ile din ayrı satıhların mevzusudur.
    Bilim yanlışlanabilir şeyler üzerine bina edilir. Einstein ışığın kütle tarafından çekildiğini
    iddia ettiği zaman bilim adamları ilk güneş tutulmasında bunu test etmiş ve doğru
    olduğuna kanaat getirmiştir. Oysa din nasslar üzerine bina edilmiştir. İman etmek
    gönüllü olarak olabilir ancak.

    Ben tanrıya inanıyorsunuz demedim. Bizim inandığımız tanrıyı yanlış tahayyül ettiğiniz
    söyledim. Veya sizin söylediğiniz şekilde bizim inandığımız tanrı üzerine yürüttüğünüz
    fikirlerde yanılıyorsunuz dedim.

    Aslında aynı şeyleri söylüyoruz. Bilim ve din birbirinin karşıtı değildir. Nasıl ki laboratuara
    tanrı girmezse, laboraturdan tanrı da çıkmaz.
    Peki sizinle ayrıldığımız nokta neresi?
    Biz doğa kanunlarını bir koyanın olduğuna inanırız. Ve buna tanrı deriz. Siz ise böyle
    bir tanrıya inanmazsınız. Sonuçta laboratuara girdiğimizde siz de biz de bu kanunlara
    tabii olarak çalışır ve bu kanunları araştırırız.

    Ben süper iletken bir malzeme üzerinde çalışırken maddenin hangi şartlar altında süper
    iletken olduğunu bulmaya çalışırım. Bu şartları tanrının yaratması veya kendiliğinden
    oluşması benim çalışma yöntemimi veya bulmaya çalıştığım şeyi değiştirmez.

    Ben felsefi açıdan tanrı var diyebilirim. Yunanıkadim filozoflarından beri tanrının varlığı
    üzerine çeşitli deliller sunulmuştur. Ancak tanrının varlığını size ispat edemem. Zira
    bu konuda anlaşabileceğimiz ortak bir metodoloji yok. Yani ne siz şu,şu şartlar sağlanırsa
    tanrı vardır diyebilirsiniz, ne de ben.

  10. #160
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    Allah kalpte isbat olur.Akıl ona ancak delil sağlar isbat değil.
    hz.Mevlananın deyimiyle,aşk bahsinde akıl ancak çamura saplanmış eşek mesabesindedir.
    Kalpte Allahı bulmak isteyen,Onu kalp gözüyle görmek isteyen ,kalbini tezkiye etmelidir.Bunun yolunu yordamını öğrenmeli,öğrendiğini uygulamalıdır.Neticede baş gözünden daha keskin olan kalp gözüyle Allahı görür,şuhud eder.
    iman gaybadır.
    şuhud ise şahid olmaktır.
    her bilimin kendi metodolojisi vardır.

Benzer Konular

  1. Yorum: 0
    Son mesaj: 02-08-2012, 02:44 PM
  2. Yorum: 0
    Son mesaj: 11-11-2011, 04:14 PM
  3. Yorum: 2
    Son mesaj: 10-08-2011, 06:04 PM
  4. iNSANI TANIMADA YAZI VE KAREKTER
    erkişi Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 14-04-2008, 12:06 PM
  5. makyaj kadını yaratti (video)
    EMRE Tarafından Makyaj Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 21-11-2007, 01:13 AM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık