1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 19

arkadaşlar birşey merak ediyorum...

Din ve İnanç Kategorisi Dini Sohbet Forumunda arkadaşlar birşey merak ediyorum... Konusununun içerigi kısaca ->> acaba bizi yaratanıda yaratanı varmı ben kesinlikle bunu merak ediyorum.bi atom patlamasıyla oldu diyorlar geniş düşünecek olursan normalde hiç birşeyin ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Mesaj
    5
    Rep Gücü
    9

    arkadaşlar birşey merak ediyorum...

    acaba bizi yaratanıda yaratanı varmı ben kesinlikle bunu merak ediyorum.bi atom patlamasıyla oldu diyorlar geniş düşünecek olursan normalde hiç birşeyin olmaması gerekli atom nerden geldi tesadüf diyorlar tesadüfün olması için bir nedenin olması gerek nedenin olması için bir sebebin olması gerek sebebin olmaı için ufak tefekde olsa bişelerin olması gerekli.

  2. #2
    - Çevrimdışı
    yeni üye
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesaj
    63
    Rep Gücü
    238

    Cevap: arkadaşlar birşey merak ediyorum...

    Benimde çok merak ettiğim bir konu insanlar allahın varlığını anlatırken bir rüzgarın yağmurun bile kendiliğinden olamayacağını mutlak bir yaratan olduğunu söylerler peki kabul.

    bu kadar basit olayların bile biri tarafından olduğunu savunanlar evreni yöneten allahın doğmamış doğrulmamış yani kendikendine olduğunu söylerler

    yani demem o ki çok basit şeyler bile kendiliğinden olmuyorsa bu mükemmel güçte olamaz yok eğer bu güç kendiliğinden olduysa bir yağmur bir rüzgarda kendiliğinden meydana gelebilir.

  3. #3
    bursali68
    Misafir..

    Cevap: arkadaşlar birşey merak ediyorum...

    Evrene bakarak düşündüğümüzde ve Kur'an-ı da referans aldığımızda,kitabımızda üç önemli şeyden ayetlerde bahseder.Şİ'RA ( Sirrius Takım Yıldızı),SÜREYYA (Philiades Takım Yıldızı) ve TARIK tan bahseder.

    Hatta derki " Akdarıssemavattan çıkmaya gücünüz yetiyorsa çıkın,ancak bunun için SULTAN GÜÇ " gerektiğini söyler ayetler.

    Kur'an-ı Kerim'i incelediğimizde " Tarık " için yıldız demez,dikkat edin " Yıldız gibi " der.Evrende herçeyin " ÇİFT " yaratıldığını da yine bize kitabımız söyler.Bazen bu çiftten kasıt artı- eksidir.Bu bağlamda düşündüğümüzde bir de astronomiye bakalım dünyanın güneşe uzaklığı 18 birimdir.Sirrius Takım yıldızı ise çift odaklıdır.Yani elips bir yörünge ve iki merkezi bulunmaktadır.Bu merkezlerden biri Sirrius A'nın güneşe yakınlığı 16 birim kadardır.Düşünecek olursak buradaki koşullara uygun bir yaşam oluşması mutemel gözükmektedir.Ancak tabii ki yasaları farklı olabilir.

    Galaksi merkezi olarak da Philiades Takım yıldızı kabul edilir.Mavimsi yıldız kümesi olarak da bilinir.Bir nedeni de o yıldız kümesinde yüksek " FOTONLAŞMANIN " olabileceğidir.

    Dolayısıyla baktığımızda evrende yalnız değiliz.Nasıl çıkar gideriz oralara bazen bilinse de yapılamaz.Hem astral olarak hem psişik olarak hem insan özellikleri olarak gitmeye yeterli değiliz.Yani sanki daha " DEMLENMEMİZ " gerekiyor gibi geliyor.

    Tabii bu bildiklerimizi,Kur'an-ı Kerim'in,Tevrat'ın,eski Sümer ve Maya metinleri ile çeşitli Mitosların yazıtlarının bizlere bildirdiği çok ortak nokta var.O da " YALNIZ " değiliz.

    Farklı bir açıdan da yaklaşabiliriz.Örneğin ben makina yapıyorum.Önce dizayn ediyorum.Sonra imal ediyorum.Sonra kalite kontrolünü gerçekleştiriyorum.Sonra da kullanmadan önce bir " KULLANMA TALİMATI veya KULLANMA KILAVUZU " hazırlıyor ve yazıyorum.Bu talimatta makinanın ömrü,içerisinde kullanılan parçaların özellikleri...v.b. bir çok doneyi bu talimata koyuyorum.Biraz da kutsal kitablara bu açıdan da bakabiliyorum.Bizi Yaradanın " Kullanma Talimatları ".
    Neye hizmet ediyoruz bilebilmek mümkün değil ancak sınırlı aklımızla bazen farklı şeyler düşünebiliyoruz ; örneğin,acaba evren çok büyük bir ünite,galaksiler bu ünitenin dokuları,galaksilerin içerisindeki sistemler(örneğin güneş sistemi)hücreleri,bu hücrelerdeki varlıklar da atomları(insan,hayvan,bitki...)oluşturuyor gibi bir düşünce de aklımıza gelmiyor değil.
    Bir de unutmamak gerek burası " Aşağıların En Aşağısı ".

    Sağlıcakla kalın.

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye ResuLL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesaj
    975
    Rep Gücü
    1697

    Cevap: arkadaşlar birşey merak ediyorum...

    Aynı soru müşrikler tarafından bizzat Peygamber Efendimize (asm.) sorulmuş ve bu soru üzerine Cebrail (as.), Allahü Azîmüşşân'dan İhlâs Sûresini cevap olarak getirmiştir. Bu sûre ile şirkin bütün nevileri kökünden kesip atılıyor, tevhidin bütün mertebeleri en güzel bir şekilde izah ve ispat ediliyordu. Resûl-i Ekrem (asm.) Efendimiz de bu soruyu soran kimselere yine İhlâs Sûresi ile cevap verilmesini beyan buyurmuşlardır.(1)

    Biz de Resûlulluh’a (asm.) ittiba ederek bu soruya İhlâs Sûresi ile cevap vereceğiz. Cenâb-ı Hak İhlâs suresinde kendisini kullarına şöylece bildirmektedir:

    "De 'ki O Allah'dır, bir tektir. (O) Allah'tır, Samed'dir. Tevlid etmediği gibi, tevellüd de etmemiştir. Hiçbir şey O'nun dengi (ve benzeri) değildir."

    yok ıstersen ayetlerı tefsırınıde yazarız ama bu seferde cok uzun oldu deme
    dayanamadım yazacam...

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye ResuLL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesaj
    975
    Rep Gücü
    1697

    Cevap: arkadaşlar birşey merak ediyorum...

    Bu sûre Allah'ın varlığının, birliğinin, eşi ve dengi olmadığının en güzel, en cami, en güzel bir ifadesidir ve Kur'ân-ı Kerîm'in tevhid noktasında bir özeti gibidir. Bu konudaki diğer âyet-i kerîmeler, bir bakıma bu sûrenin tefsiri hükmündedirler.

    “De ki: O Allah'tır, Ehad'dir.”

    Âyet-i kerîmedeki Allah lâfzı Cenâb-ı Hakk'ın zâtına işaret etmekte, Ehad ise, O'nun birliğini ifade etmektedir. Burada şunu belirtmek gerekir ki, Ehad ism-i şerifi "adet olarak" bir demek olmayıp, "yegâne birdir", "tek birdir", "şeriksiz birdir", "kendinden başkası hep mahlûk olan bir" manasına gelir. Yâni O'ndan başka bütün birler adet olarak birdirler, mahlûkturlar, mümkindirler.

    Cenâb-ı Hakkın zâtının bir olduğunu, kudsî mahiyetinin hiçbir mahiyete benzemediğini, mekândan ve zamandan, cisimden ve cisme ait bütün özelliklerden münezzeh olduğunu ifade eder.

    Cenâb-ı Hakk'ı "Ehad" olarak bilen bir insan O’nu kimin yarattığı gibi bir sorunun ne kadar saçma olduğunu hemen anlar. Böyle bir mü'mini hiçbir vehim ve vesvese şüpheye ve tereddüde düşüremez.

    "Allah Samed'dir."

    Yâni, O hiçbir şeye muhtaç değildir, herşey O’na muhtaçtır. Bütün istek ve arzulara cevap veren, bütün ihtiyaçları gideren yegâne merci O'dur.

    "Lem yelid”

    Yani, Ehad ve Samed olan Allahü Teâlâ, evlâd sahibi olmaktan, doğurmaktan ve bölünüp - parçalanmaktan münezzehtir.

    "Allahü Teâlâ, Ehad, Samed olduğu için tecezzi etmez, O'ndan ne bir cüz, ne bir cevher, ne bir madde kopup ayrılmaz, çıkmaz ve O'nun cinsi, nev'i, benzeri olmaz, hiçbir ihtiyacı eksiği, gediği bulunmaz. Ancak O'nun ilminde bulunan mümkinattan dilediği O'nun yaratmasıyla husule gelir. 'Ol' demesiyle olur."(2)

    O Vahid-i Ehad bölünme ve parçalanmadan münezzeh olduğu için, kendi zâtından bir ilâh sudur etmesi muhaldir. Mahlûkatını ilmi, iradesi, kudreti ile yaratır. Yarattığı mahlûkatın O'na denk yahut O'ndan güçlü olması muhaldir.

    “Ve lemyuled”

    Yâni, bir başkasından doğmamıştır, sonradan olmamıştır; evveli yoktur, ezelîdir. O'nun olmadığı bir zaman tasavvur edilemez.

    Bu ayet, Allahü Teâlâ hakkında babalığı, analığı, başkasından doğmuş olmayı reddetmekle, başta Hıristiyanların "teslis" akidesi olmak üzere her türlü velediyet fikrini reddeder.

    “Ve lemyekün lehu küfüven ehad.”

    Yâni, hiçbir şey O'nun dengi (ve benzeri) değildir. Merhum Elmalılı Hamdi Efendi, bu âyetin tefsirinde şöyle buyurur:

    "Ne evvelinde doğuran bir sabıkı, mafevki, ne de âhirinde doğmuş, doğacak bir lâhiki, matahtı olmadığı gibi, O'na kadr ü şânında beraber olacak hiçbir vech ile hiçbir denk, ne zâtta, ne sıfatta hiçbir müsavi, hiçbir mümasil; ne zıtlaşacak, ne birleşecek hiçbir eş, ne arkadaş, ne rakip hiçbir şerik ü nazır olmamıştır ve olamaz. Yâni, ezelde olmamıştır. Ondan başka bir Vâcib-ül Vücûd daha yoktur, ezelde olmayınca sonradan lâyezelde olması muhal bulunduğunu da ihtara hacet yoktur. Çünkü sonradan olanda ne kadar kemâl farzedilse mümkün, hadis, mahlûk olacağı için O'na müsavi, O'na beraber olamaz." (3)



    Sûrenin önceki âyetleri tevhidin bütün mertebelerini özet olarak ifade ettiği gibi, bu âyet-i kerîme de Cenâb-ı Hakk'ın Zâtında benzeri, fiillerinde ortağı ve sıfatında benzeri bulunmadığını beyan ile şirkin akla gelebilecek bütün türlerini reddetmektedir.

    İhlas suresinin kısa bir açıklamasını verdirten sonra söz konusu soru hakında şunları da ifade etmekte fayda görüyoruz:

    Şu varlık aleminin yaratıcısı ancak ve ancak vücudu vâcib, ezelî ve ebedî, zâtında ve sıfatlarında benzeri bulunmayan Allah'dır. Elbette, O Zât-ı Akdes hakkında böyle bir soru sorulamaz. Çünkü kim yarattı sorusu ancak mahlûkat için sorulabilir.

    Allahü Teâlâ Ehad’dir; birdir, zatında şeriki yoktur.
    Allahü Teâlâ Samed'dir. Bütün mahlûkat yaratılmalarında, devam ve bekalarında, idare ve tedbirlerinde her an O'na muhtaçtır. Hiçbir şeye muhtaç olmayan O Ehad ve Samed hakkında böyle bir soru sormak O'nu tanımamanın, bilmemenin bir ifadesidir.

    Allahü Azîmüşşân doğmadan ve doğurulmadan münezzehtir. Ezelî ve ebedî olan ve kendisinden üstün bir varlık tasavvur edilmeyen O Zât-ı Zülcelâl'in, bir başkasının tesiri ile, vücuda gelmesi nasıl tevehhüm edilebilir?

    Allahü Teâlâ'nın eşi, benzeri, dengi ve küfüvvü yoktur. Ne ulûhiyyetinde, ne rubûbiyetinde, ne mabudiyetinde, ne hallâkiyetinde ve ne de hâkimiyetinde O'na denk ve misil olacak hiçbir varlık düşünülemez. Zerre kadar aklı olan bir insan böyle bir Zât hakkında bu çelişkili sorunun sorulamayacağını bilir.
    Evet, "Cenâb-ı Hakk'ı -hâşâ- kim yarattı?" sorusunda açık bir çelişki vardır. Şöyle ki: Allahü Teâlâ Hazretleri'nin vücudu zâtidir. Ezelî ve ebedîdir. Eşi ve benzeri yoktur. Herşeyi yaratan ve herşeyin kendisine muhtaç olduğu bir Zata yaratılma izafe edilirse çelişki ortaya çıkar. Hakikatlerin zıddına dönüşmesi gerekir.

    "İnkılâb-ı hakâik, ittifaken muhaldir ve inkılâb-ı hakâik içinde muhal-ender muhal, bir zıddın kendi zıddına inkılâbıdır. Ve bu inkılâb-ı ezdad içinde bilbedahe bin derece muhal şudur ki: Zıt, kendi mahiyetinde kalmakla beraber, kendi zıddının aynı olsun."(4)



    Soru bu hakikatin ışığında incelendiğinde şu tezatlar ortaya çıkar:
    Allahü Teâlâ'nın -hâşâ- yaratıldığı vehmedilirse o halde, O Zât-ı Mukaddes'in hem ezelî, hem hadis (sonradan yaratılmış), hem Hâlık, hem mahlûk, hem sonsuz kadir, hem sonsuz âciz, kısacası, hem ulûhiyetin sonsuz kemâl sıfatlarına, hem de mahlûkiyetin sonsuz eksik sıfatlarına sahip olması lâzım gelir.

    Soru böyle sonsuz çelişki ve zıtlıklar taşıdığı gibi, birçok imkansızlıkları da içine almaktadır. Bunlardan sadece birisi olan "Teselsülün muhaliyeti"ni nazara vermekle yetineceğiz.

    Bir an için O Vâcib-ül Vücud hakkında böyle bir soru sorulduğu farzedilse, o zaman bu soru o noktada kalmaz. Yâni Cenâb-ı Hakk'ı yarattığı vehmedilen o halikın da bir halikı, onun da halikı... sorulur. Böylece soru silsile haline sonsuza kadar gider. O hâlde bu sorunun mahiyeti muhale, imkânsızlığa dayanır ve böyle bir soru sorulamaz.

    Teselsülün muhal olduğuna dair bazı misaller takdim edelim:

    On-onbeş vagonlu bir tren düşününüz. Bu vagonlardan herbirisini bir önceki vagon çeker. Ve nihayet iş lokomotife dayandığında artık "lokomotifi kim çekiyor?" diye bir soru sorulamaz. Zira, çekip fakat çekilmeyen bir lokomotif olmazsa bu nizam bozulur ve hareket meydana gelmez.

    Aynı şekilde, bir şekerin nasıl yapıldığını sorsak, bize cevaben, şeker fabrikasında yapıldığı söylenecektir. Şeker fabrikasmdaki âletlerin nerede yapıldığını sorduğumuzda onların da tezgâhları gösterilecektir. Sonunda mes'ele bir zatın ilmine, iradesine ve kudretine dayanmazsa, tezgâhın da tezgâhı sorulacak ve teselsüle gidilecektir.

    Diğer taraftan bir elma, tabiri caiz ise, elma fabrikası olan ağacında yapılmaktadır. Bu ağaç ise kâinat fabrikasında inşa edilmiştir. Eğer elma ağacının da, kâinatın da yapılması sonsuz bir ilim ve kudret sahibine verilmezse, kâinat fabrikasına da bir fabrika, o fabrikaya da bir fabrika gerekecek ve çıkmaza girilecektir.

    Bir nefer emri onbaşıdan, o da yüzbaşıdan ve başkumandan da padişahtan alır. "Ya padişah kimden emir alıyor?" şeklinde bir soru sorulamaz. Zira padişah da birinden emir alsa, o da raiyyet derecesine iner ve emir aldığı zât padişah olur. Bu durumda birinci şahıs padişah değildir ki: "Padişah kimden emir alıyor?" diye bir soru sorulabilsin. Padişah denilince, emir veren, fakat emir almayan bir hükümdar akla gelir.

    Bu misâllerden anlaşıldığı gibi, bu kâinatın yaratılışının; zâtı, esması ve sıfatlarıyla ezelî ve ebedî olan Allah’ın ilim, irade ve kudretine dayanması zaruridir...

    Kaynak:Sorularlaislamiyet

  6. #6
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: arkadaşlar birşey merak ediyorum...

    Alıntı zorro_01´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    acaba bizi yaratanıda yaratanı varmı ben kesinlikle bunu merak ediyorum.bi atom patlamasıyla oldu diyorlar geniş düşünecek olursan normalde hiç birşeyin olmaması gerekli atom nerden geldi tesadüf diyorlar tesadüfün olması için bir nedenin olması gerek nedenin olması için bir sebebin olması gerek sebebin olmaı için ufak tefekde olsa bişelerin olması gerekli.
    '' Bir iğne ustasız. bir harf katipsiz bir köy muhtarsız olmaz ve olamaz '' katitiyetini her akıl sahibi kabul eder. Bence bu mihval üzeri aramak lazım kainatın yaratıcısını ... ustasını.
    Mesela ben aradım ve buldum kainatın sahibini.
    İsterseniz sizde bakar ve görebilirsiniz kainatın sahibini... Tabiki '' Vacibül vucudiyetini ''

    Risalei Nur külliyatının 10. Söz üne ve
    Lemalar kitabının 23. lemasına bakmanızı tavsiye edebilirim.

    Üslübü biraz ağır olduğu için İsterseniz beraber okur ve beraber istifade edebiliriz.

    istifadeniz bol olsun kardeşim.
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  7. #7
    bursali68
    Misafir..

    Cevap: arkadaşlar birşey merak ediyorum...

    Sn.Müellif uzun süredir sizi göremediğim için hoşgeldiniz diyorum.Sizi görmekten mutluluk duydum.

    Sağlıcakla kalın

  8. #8
    - Çevrimdışı
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Mesaj
    5
    Rep Gücü
    9

    Cevap: arkadaşlar birşey merak ediyorum...

    sorun şurada arkadaşlar belki kuran-ı kerim inmedi isanları iyilige yöneltmek için belki yazılmış birşeydi.neden olmasın ben inançsız degiliim sadece merak ediyorum ve siteniz gerçekten dört dörtlük bilgilendirmeniz için tşklr.cvp yazarsanız soruma memnun olurum. tam geniş bakacak olursanız hiç birşey kendi kendisine vaar olamaz bomboş olur hatta bomboş diye birşey bile olmaz.nasıl birşey bu anlatırsanız açıklarsanız sevinirim.

  9. #9
    bursali68
    Misafir..

    Cevap: arkadaşlar birşey merak ediyorum...

    Alıntı zorro_01´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    sorun şurada arkadaşlar belki kuran-ı kerim inmedi isanları iyilige yöneltmek için belki yazılmış birşeydi.neden olmasın ben inançsız degiliim sadece merak ediyorum ve siteniz gerçekten dört dörtlük bilgilendirmeniz için tşklr.cvp yazarsanız soruma memnun olurum. tam geniş bakacak olursanız hiç birşey kendi kendisine vaar olamaz bomboş olur hatta bomboş diye birşey bile olmaz.nasıl birşey bu anlatırsanız açıklarsanız sevinirim.
    Sn.zorro insanın bazen aklının yetmediği,bilimin de cevap veremediği sorulara düşüncelerin,cevabını bulabilmesi zor.Bir zamanlar gençliğimizde " kıyamet "ne zamandır?sorusunu aradık durduk.Sonradan cevabın aslında çok basit olduğunu anladık." Her insanın kıyameti ölümüdür aslında ".Kıyamet ne zaman diye aramanın da çok mantığının olmadığı anlaşılmış oldu böylelikle.
    Bizim üzerimizdeki yapılanmayı veya bizden üstün varlıkları(melekler gibi)veya Yaratan'ı somut olarak bulabilmemiz imkansız derim.Ancak soyutta yakınlaşabiliriz.Bazı yerde maalesef düşüncelere dur diyebilmeliyiz derim.
    Ayrıca eski yazıtlara da baktığımızda " Sümerliler,Mayalar,Agarta Uygarlığı...v.b " hepsinde bir yaratıcıyı kabullenmişlik vardır.Tabii bu " Yaratıcıyı " nasıl algılayabildiğimiz önemli.Bir varlık olarak mı yoksa valıklar üstü mü?

    Sağlıcakla kal.

  10. #10
    - Çevrimdışı
    yeni üye
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesaj
    63
    Rep Gücü
    238

    Cevap: arkadaşlar birşey merak ediyorum...

    Alıntı zorro_01´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    sorun şurada arkadaşlar belki kuran-ı kerim inmedi isanları iyilige yöneltmek için belki yazılmış birşeydi.neden olmasın ben inançsız degiliim sadece merak ediyorum ve siteniz gerçekten dört dörtlük bilgilendirmeniz için tşklr.cvp yazarsanız soruma memnun olurum. tam geniş bakacak olursanız hiç birşey kendi kendisine vaar olamaz bomboş olur hatta bomboş diye birşey bile olmaz.nasıl birşey bu anlatırsanız açıklarsanız sevinirim.
    Aynen sana katılmaktayım arkadaşlarv belki beni burda linç edecekler şimdi ama konuşacağım

    bence peygamber efendimiz çok zeki ve çok insancıl bir kimseydi insanların iyi güzel yaşaması için çabaladı ve insanların iyi yaşaması için bir takım kurallar koydu.(çünkü islama bakarsak dini boyutu bgi tarafa insan için yararlı şeyler) misal düşündü bu insanlar yiğip yatıyor ben bunlaraspor yapın desem yapmazlar.dediki namaz kılın
    insanlar 11 ay yer 1 ay dedi mideleri dinlensin dediki oruç tutun.v.s sonrada bunları çıkıp desem beni takmazlar dedi ve kendi tezlerini olağanüstü bir varlığa dayandırdı.
    benim görüşüm budur saygılar.

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. evlilik nasıl birşey
    tntcool Tarafından Evlilik ve Aile Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 23-04-2012, 10:57 PM
  2. Oda birşey mi :)
    Venhar Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 06-11-2010, 08:48 PM
  3. Birşey yap güzel olsun ...
    Venhar Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 24-10-2010, 01:37 AM
  4. Evlilik mantıklı birşey değil!
    YukseLL Tarafından Evlilik ve Aile Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 06-10-2009, 01:46 PM
  5. Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Birşey Var
    carloss Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 8
    Son mesaj: 23-08-2008, 02:37 AM
Yukarı Çık