2. Sayfa, Toplam 6 BirinciBirinci 1234 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 20 Toplam: 57
  1. #11
    Aktif Üye atmaca34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    dünyadan
    Mesaj
    1.766
    Rep Gücü
    15313

    Cevap: Dinde kadını adi yok.

    Alıntı jurgen´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

    Dinler gore ;

    Kadin nankordur,
    Kadin ihanetcidir,
    Kadin ikinci sinif tir.
    Kadin gunahkardir.

    Saygilar…
    selamla başlayıp saygıyla bitiren..fakat aralarda düşüncesini yitiren üye....
    öncelikle şunu belirteyim..yok..yok..belirtmiyim..
    ne zamanki..çamur sıçratmaktan vaz geçersiniz ozaman belki bir yerlede buluşa biliriz...
    belki paylaşa biliriz..

    açtığınız konulara dikkat edin...sürekli..bir yerlere bağırmaktan başka bir kelime bulamıyorum..
    hani bir yerlerden bir ses duymak istiyorsanız. dağlık bir arazide sesinizin çıktığı kadar bağırın...aynı sesi dağlar size söyleyecektir....

    yok ben bir şeyler merak ediyorum diyecekseniz..bu kütüphanedeki kitapların sayfalarını dikkatlice açmasınıda öğrenmeniz gerekmektedir......zira bu kitaplar çok değerlidir..benim açımdasn öyle...

    sen..... neyse..fazla söze gerek yok sanırım...yinede istersen konu açarken kullandığın kelimelere az daha dikat et...dikkat etki kendi çamurlarında boğulma...

    ben saygılar diyemiycem...saygı hak edene gösterilir....

    bence şu halinde saygılı birine pek benzemiyorsun..
    bak saygısız demiyorum..
    binim açımdan saygılı birine benzemiyorsun diyorum...

    birde küçük bir not..kusura bakma arkadaşlarda yanlış anlamasın senin soru sorma ve araştıma derecene göre bende şu şekilde bir konu açsam...yanlış anlaşılmasın..sadece misal..örnek..(jurgen..aptal salak gerizekalı.....?)mıdır..nasıl davranırsın..hoş bir konu açma şekli değil değilmi...

    sende islam şöyle müslümanlar böyle deyip durma bunlarda hoş değil.....belki hoş karşılayan arkadaşlar vardır..en azından bir müslüman için hoş değil...

  2. #12
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.720
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    Cevap: İslam kadını aşağılamadı, siz anneliği aşağıladınız!

    Her şeyin en güzeline layık olan kadınlarımız hakkında ben de şöyle talihsiz bir
    hadise rastlamıştım.
    ''Kadınlar aklen ve dinen dûn yaratıklardır''
    dûn : aşağı, geri, diye açıklanıyor.

    Herkesten özür dilerim.
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  3. #13
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Mesaj
    522
    Rep Gücü
    7930

    Cevap: İslam kadını aşağılamadı, siz anneliği aşağıladınız!

    Alıntı SOSYALİST´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Her şeyin en güzeline layık olan kadınlarımız hakkında ben de şöyle talihsiz bir
    hadise rastlamıştım.
    ''Kadınlar aklen ve dinen dûn yaratıklardır''
    dûn : aşağı, geri, diye açıklanıyor.

    Herkesten özür dilerim.
    Evet söyle bir cümle var... Ama açıklamasıda şudur....

    Ebu Said rivayetine dayali olarak Buhari ve Muslim gibi Islam'in en saglam ve guvenilir kaynaklarinin, kadinlarin "aklen ve dinen eksik" olduklarina dair Muhammed tarafindan soylenmis sozler konusunda bildirdikleri sudur:

    Bayram gunlerinden birinde Muhammed, kadinlarin yanindan gecerken onlara hitaben: "Kadinlar sadaka verin, zira bana Cehennem gosterildi, cogu sizler idiniz." diye seslenir. Kadincagizlar sasirirlar ve: "Ya Resu'llah neden?" diye sorarlar. Muhammed cevap verir: "Cunku siz otekine berikine cokca lanet eder, zevclerinize karsi kufran-i ni'met gosterirsiniz. (ne acaiptir ki kendini zapteden tam akilli ve dininde) hazimli kimsenin aklini sizin kadar eksik akilli, eksik dinli kimsenin celebildigini gormedim."

    Kadinlar biraz daha sasirmis olarak yine sorarlar: "Aklimizin, dinimizin eksigi nedir? Ya Resu'llah". Bu soru uzerine Muhammed onlara Kur'an'in Bakara suresinin 282inci ayetini hatirlatir: "Kadinin sahadeti, erkegin sahadetinin yarisi degil midir?" Kadinlar, "Evet" diye yanit verirler. Onlarin bu dogrulamasi uzerine Muhammed tekrarlar: "Iste bu aklinizin eksikligindendir."

    Bunu soyledikten sonra yine kadinlara sorar: "Kadin hayiz gordugu zaman da namaz kilmaz, oruc tutmaz, degil mi?"

    Kadinlar buna da "Evet" derler. Bunun uzerine Muhammed, "Iste bu da dininizin eksikligindendir" diyerek sozlerini tamamlar. (Buhari Muhtasari Tecrid-i Tercemesi, 1970-, I, 222, Hadis No 209)


    Madem kulaktan dolma, yada kitaplarda gözünüze çarpan bazı şeyler var... Lütfen bunlar neden var ne sebepten var araştırın...

    Çünkü bu cümlenin anlamı çok çok farklıdır.... Dun derden geri anlamındadır o kelime aşağılık anlamında değil!!!!

  4. #14
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755

    Cevap: İslam kadını aşağılamadı, siz anneliği aşağıladınız!

    Geleneksel İslam’ın en çok ilaveler yaptığı konular kadınlarla ilgili olanlardır. Kadını köleden beter yapan, kadının erkek egemen toplumda sadece ev işinde ve cinsellikte kullanılmasını, hiçbir alanda kadına hak tanınmamasını savunan izahlar, toplum nezdinde kabul görsünler diye uydurma hadislere ve mezhep izahlarına dayandırılmış ve bu bakış açısı topluma din diye yutturulmaya çalışılmıştır. Saf dindar kadınların birçoğu Kuran’ın İslam’ı ile bu uydurmaları ayırt edemedikleri için, Allah’ın rızasını umarak bu uydurmalara göre yaşamaya çalışmış ve kendilerini gelenekçi erkeklerin sınırlarını çizdiği kapkara bir dünyada bulmuşlardır. Gelenekçiler; “Peygamber’imiz, cennetin annelerin ayaklarının altında olduğunu söylemiş, kadınlar annemizdir, bacımızdır...” gibi laflar ederek kadınlara çok değer verdiklerini göstermek istemektedirler. Oysa birazdan kadınlarla ilgili gelenekçi kaynaklardaki izahları incelediğimizde, gerçekte kadına ne kadar değer verdiklerini iyice anlayacağız. Kadınlarla ilgili Kuran’da geçmeyen uydurma izahlara değindikten sonra, yine bu uydurmaların etkisiyle yanlış değerlendirilen Kuran’daki bazı meselelere değineceğiz. Bundan bir sonraki bölümde (22. Bölüm) ise başörtüsü gibi günümüzün kadınlarla ilgili en çok tartışılan konusunu, ayrı bir konu olarak değerlendireceğiz. Bu bölümün iyice anlaşılması, o bölümün (22. Bölümün) daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.

    KADINLARLA İLGİLİ MEZHEP VE HADİS KÖKENLİ UYDURMALAR
    Bu uydurmaların yapılışındaki en temel hedef kadının erkeğine kayıtsız, şartsız itaatini sağlamak olmuştur. Uydurma hadislerle kadının erkeğe her konuda itaati farzlaştırılmış ve bir ibadet gibi sunulmuştur;

    Eğer bir kimsenin bir kimseye secde etmesini emretseydim, erkeklerin kadınlar üzerinde olan haklarından dolayı kadınların erkeklere secde etmelerini emrederdim.

    Tirmizi, Rada, 10/1159; Ebu Davud, Nikah 40/2140
    Ahmed b. Hanbel, Müsned VI, 76; İbn Mace, Nikah 4/1852

    Kocanın vücudu irin ile kaplı dahi olsa ve karısı onu yalayarak temizlese yine de kocasının hakkını ödemiş olmaz.

    İbni Hacer El Heytemi 2/121
    Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 239

    Ey kadınlar! Eğer kocalarınızın size olan haklarını bilseydiniz, ayaklarının tozunu yüzlerinizle silerdiniz.

    Hafız Zehebi-Büyük Günahlar- Sayfa 187

    En titiz hadis çalışması olan Buhari’de birinci alıntıladığımız hadisi görmemiz, Kuran yalnız ve yalnız Kuran diye niye defalarca tekrar edip durduğumuzun anlaşılmasını bir kez daha sağlayacaktır. Yukarıdaki uydurmaları Peygamber’e fatura edenler, ne yazık ki bu uydurmaların reddi olan Kuran İslam’ını Peygamber düşmanlığı, bu uydurmaların kabulü olan hadislerin, mezheplerin, geleneklerin İslam’ını ise Peygamber’i sevme şampiyonluğu ilan ediyorlar. Böylece kadınları eksik akıllı ve eksik dinli ilan edenler, kimin dinde ve akılda eksik olduğunu gösteriyorlar.

    Kadınların dinleri ve akılları ek******.

    Sahihi Buhari

    Çok lanet ediyor ve kocalarınıza karşı nankörlük ediyorsunuz. Aklı başında bir erkeğin aklını sizin kadar çelebilen aklı ve dini eksik başka bir varlık görmedim.

    Müslim, İman, 34/132
    İbn Mace, Fiten 19/4003

    Kadınları erkeğin kölesi yapan zihniyet bununla yetinmeyip kadınların çoğunu cehennemlik, dinen eksik ilan edip Kuran’ın açık izahlarıyla da çelişir.

    Kadınlar arasında iyi kadın, yüz tane karga arasında alaca bir karga gibidir.

    Sahihi Buhari

    Ey kadınlar topluluğu! Sadaka veriniz ve çok istiğfar ediniz. Çünkü ben Cehennem halkının çoğunun sizler olduğunu gördüm.

    Müslim, İman, 34/132
    İbn Mace, Fiten 19/4003

    KADINA CENNET VİZESİ KOCADAN
    Bu hadisler gibi kadınların çoğunun cehennemlik olduğunu iddia eden hadislerin yanında, kadının cennete gidişi için kocasının kendisinden memnuniyeti şart olarak gösterilir.

    Bir kadın kocası kendisinden razı olduğu halde ölürse Cennete girer.

    Riyazus Salihin

    Kadınların hayırlısı, erkeklerin yaramazlıklarına, kötü huylarına sabredendir, bu sabır onların cennete girmesine sebeptir.

    Kadınlara Dini Bilgiler sayfa:88

    Müslim de, Buhari de, Tırmızi de, Muvatta da, Şii kaynaklar da, Emevi ve Abbasi döneminde uydurulmuş, bazı kişilerin kadına kendi bakış açılarını dinselleştirmeye çalışmalarının ürünü olan, bu tip uydurmalarla doludurlar. Oysa Kuran’ın hiçbir yerinde biraz önce örneklediğimiz tipteki hadisler gibi kadınların çoğunun kötü, cehennemlik, dinen eksik olduğu geçmez. Kuran, üstünlüğü erkek veya kadın olmaya değil, Allah’a yakın olmaya, Allah’ın dininde titizliğe bağlar.

    Ey insanlar ! Biz sizi bir erkek, bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler kıldık. Şüphesiz Allah katında en üstün olanınız takvaca en ileride olanınızdır.

    49-Hucurat Suresi 13

    Ayetten de anlayacağımız gibi Kuran üstünlüğü bir ırka, bir kabileye veya erkek, kadın gibi bir cinsiyete değil; Allah’ın dinine titizlik, Allah için hatalardan sakınma tipi manalara gelen takvaya bağlamıştır. Oysa buraya kadar gördüğümüz hadislere göre kadın olmak daha baştan cehennemlik olma ihtimalini arttıran bir unsurdur. Bu zihniyet, eksik ve cehennemlik ilan ettiği kadını ezik karakterli bir varlığa dönüştürüp, erkeğin kumandasına verir ve kumandaya itaati de din diye insanlara dayatır. Kuran’ın İslam’ının bu uydurulmuş dinden neden ayrılması gerektiğini daha da iyi anlamak için en itibarlı (!) uydurma kaynaklarını inceleyelim:

    Namazı bozan şeyler kara köpek, eşek, domuz ve kadındır.

    Sahihi Müslim, Salat 265; Tirmizi Salat 253/338
    Ebu Davud, Salat, 110/720

    Uğursuzluk üç şeyde vardır: Kadında, evde ve atta.

    Ebu Davud, Tıb, 24/3922; Müslim, Selam, 34/115
    Buhari, Nikah, 17/4805

    Kadını uğursuz, namazı bozucu ilan eden zihniyetin iki meşhur yazarı İmamı Şarani ve İmamı Gazali ise kadının neden evde tutulması gerektiği ile ilgili şu aydınlatıcı (!) bilgileri ilerideki nesillere miras bırakmışlardır.

    DİŞSİZ, TİPSİZ, YAŞLI KOCALARIN KURTULUŞU
    İçinizden biri yaşı ileri, ağzındaki dişleri dökülmüş, görünüş itibariyle de çok çirkin olabileceği gibi aksine karısı da genç ve güzel olabilir. Bu genç ve güzel kadın çarşıya çıktıktan veya davet edildiği düğün ve ziyafetten evine döndükten sonra dışarıda gördüğü yakışıklı erkeklerle yaşlı, dişleri dökülmüş kocasını kıyas ederek kocasının yüzüne dahi bakmak istemez. Belki kocasının kendisini öpmesini ve cinsel ilişkide bulunmasını dahi istemez. İşte genç kadının erkeklerin çokça bulunduğu çarşı, pazar, şenlik ve toplantı gibi yerlere gitmesinin kadın üzerinde yapacağı etki en azından budur.

    İmam Şarani-Uhudül Kübra sayfa:773

    Dövme yapan ve yaptırana, yüzdeki tüyleri aldıran ve estetik için dişlerini seyrelttiren kadınlara Allah lanet etsin.

    Sahihi Buhari

    Takma saç takan, taktıran, kaşları incelten, kaşlarını incelttiren, dövme yapan ve dövme yaptıran lanetlenmiştir.

    Ebu Davud, Tereccul, 5

    Eğer bir kadın peruk takarsa, eğer kol ve yüzüne dövme ya da ben yaparsa, yüzünden ve kaşlarından cımbızla kıl aldırırsa, yüzüne güzellik vermek için şekil değiştirirse lanetlenmiştir.

    İmam Şarani – Uhudul Kubra – Sayfa 313, 867, 889

    Bir hadise göre Ashabı Kiram karılarının pencere ve kapı aralıklarından dışarıyı seyretmelerini ve erkek görmelerini önlemek üzere evlerinin pencerelerini sıkı sıkıya kapatırlar, dışarıya bakanlara dayak atarlardı.

    İmamı Gazali-İhyayı Ulumuddin 2/122

    Kadınları zarar vermeyecek miktarda aç, aşırı gitmeyecek kadar da kıyafetsiz bırakınız. Çünkü kadınlar iyice doyar, güzelce giyinirlerse onlar için dışarı çıkıp gezmekten daha sevimli bir şey yoktur. Fakat onlar biraz aç, biraz da çıplak kalırlarsa onlar için evde oturmaktan hayırlı bir şey yoktur.

    İbnül Cevzi, Mevzuat, II/282-283; Suyuti, Leali, II/154
    İbn Arrak, Tenzihü’ş-Şeria, II/212-213

    Kadınlarınıza evlerinin kapısında oturmamaları için yeni elbise yaptırmayın, çünkü elbiseleri güzel ve yeni olursa kalplerine dışarı çıkmak arzusu gelir.

    İmamı Gazali-Kimyayı Saadet sayfa:178
    İbn Ebi Şeybe, Musannaf, IV/II, 420

    Dışarı çıkması kesin gereken kadın ise kocasından izin aldıktan sonra dışarı çıkacak ve şu kurallara kesin uyacaktır:

    1-Sıkı sıkıya örtünüp kötü giysilere bürüne,

    2-Hiç çıkmamış gibi davrana,

    3-Başını öne eğip kimsenin yüzüne bakmaya,

    4-Kalabalığa karışmaya,

    5-Erkeklerin bulunduğu yerlere yanaşmaya,

    6-Herkesin dolaştığı sokaklardan uzak dura,

    7-İşini bir an önce bitirip evine döne,

    İmamı Gazali – İhyayı Ulumuddin – 2/290

    Bu uydurma izahlarla kendi görüşlerini ve kadınlara olan aşırı kıskançlıklarını dîni bir buyruğa çevirip, topluma dini bu şekilde sunanlar, dinsizlerin dinimize saldırısı için ortam hazırlamışlar ve birçok kimsenin dinimize olan inancının sarsılmasına sebep olmuşlardır. Halkımızın bir kısmı ise bu izahları gösterip dinimize saldıranlara kızmakta, fakat bu izahları yapanları, örneğin bir İmamı Gazali’yi baştacı yapmaktadır. Biz Kuran’ı tek kaynak kabul edip, geri kalan izahları, Şaraniler’i, Gazaliler’i reddetmedikçe, Kadın ve Şeriat budur diye kitap yazanlara da kızmaya ne kadar hakkımız olabilir? Bakın meşhur Gazali kadının kaç çeşit olduğunu nasıl açıklıyor ve halkı nasıl bilgilendiriyor.
    kaynak

  5. #15
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.720
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    Cevap: İslam kadını aşağılamadı, siz anneliği aşağıladınız!

    Alıntı sadece ben´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Evet söyle bir cümle var... Ama açıklamasıda şudur....

    Ebu Said rivayetine dayali olarak Buhari ve Muslim gibi Islam'in en saglam ve guvenilir kaynaklarinin, kadinlarin "aklen ve dinen eksik" olduklarina dair Muhammed tarafindan soylenmis sozler konusunda bildirdikleri sudur:

    Bayram gunlerinden birinde Muhammed, kadinlarin yanindan gecerken onlara hitaben: "Kadinlar sadaka verin, zira bana Cehennem gosterildi, cogu sizler idiniz." diye seslenir. Kadincagizlar sasirirlar ve: "Ya Resu'llah neden?" diye sorarlar. Muhammed cevap verir: "Cunku siz otekine berikine cokca lanet eder, zevclerinize karsi kufran-i ni'met gosterirsiniz. (ne acaiptir ki kendini zapteden tam akilli ve dininde) hazimli kimsenin aklini sizin kadar eksik akilli, eksik dinli kimsenin celebildigini gormedim."

    Kadinlar biraz daha sasirmis olarak yine sorarlar: "Aklimizin, dinimizin eksigi nedir? Ya Resu'llah". Bu soru uzerine Muhammed onlara Kur'an'in Bakara suresinin 282inci ayetini hatirlatir: "Kadinin sahadeti, erkegin sahadetinin yarisi degil midir?" Kadinlar, "Evet" diye yanit verirler. Onlarin bu dogrulamasi uzerine Muhammed tekrarlar: "Iste bu aklinizin eksikligindendir."

    Bunu soyledikten sonra yine kadinlara sorar: "Kadin hayiz gordugu zaman da namaz kilmaz, oruc tutmaz, degil mi?"

    Kadinlar buna da "Evet" derler. Bunun uzerine Muhammed, "Iste bu da dininizin eksikligindendir" diyerek sozlerini tamamlar. (Buhari Muhtasari Tecrid-i Tercemesi, 1970-, I, 222, Hadis No 209)


    Madem kulaktan dolma, yada kitaplarda gözünüze çarpan bazı şeyler var... Lütfen bunlar neden var ne sebepten var araştırın...

    Çünkü bu cümlenin anlamı çok çok farklıdır.... Dun derden geri anlamındadır o kelime aşağılık anlamında değil!!!!
    Bu dedikleriniz doğru olsa da iki cümlelik sınav sonucunda karar verilmiş ve hadis ortaya çıkmıştır.
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  6. #16
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Mesaj
    522
    Rep Gücü
    7930

    Cevap: İslam kadını aşağılamadı, siz anneliği aşağıladınız!

    Bu sınav değil ki.. bu sadece doğru olan iki olayın kadınlar tarafından tastikidir...

  7. #17
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755

    Cevap: İslam kadını aşağılamadı, siz anneliği aşağıladınız!

    KADININ EN MAKBULÜ KOYUN CİNSİDİR
    Kadın sekiz sıfatlıdır:

    1-Giyim kuşam hevesinden maymun.

    2-Fakir düşmeye razı olmadığından köpek.

    3-Kocasına ve diğer insanlara kibrinden yılan.

    4-Gece gündüz koğuculuk yaptığından akrep.

    5-Evden eşya sattığından fare.

    6-Erkeklere hile kurduğundan tilki.

    7-Kocasına itaat ettiğinden dolayı koyundur.

    İmamı Gazali- İhyayı Ulumuddin

    Bu izahlardan sonra en makbul kadının koyun cinsi olduğu açıklanır. Her türlü özgürlüğü elinden alınan kadının, Allah’ın farz kıldığı hacca bile tek başına gitme özgürlüğü yoktur. Kadının 90 km’den uzağa yanında mahrem biri olmadan (baba, amca, dayı, kardeş, koca gibi) gitmesi haram ilan edilir. Bu yüzden kadınlar mahremlerinden birini ikna edemezlerse hac gibi farz kılınan bir ibadeti bile yapamaz konuma gelirler. Oysa Allah haccı erkek, kadın ayrımı yapmadan ve böyle bir şart belirtmeden farz kılmıştır. Kadınların camiye gitmek için evden çıkması gerektiği için kadının camiye gidip namaz kılması da engellenmeye çalışılmış ve bununla ilgili de hadisler uydurulmuştur. Bu hadislere göre kadının evde namaz kılması, camide kılmasından daha sevaptır, hatta evde bile yatak odasında kılması, oturma odasında kılmasından daha sevaptır.

    Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdır.

    9-Tevbe Suresi 71

    Ayetten de anlayacağımız gibi Allah iman eden erkek ve kadınların, cins, mahrem, namahrem ayırımı yapmadan dost olmalarını istiyor. Peki camiye gitmek için bile evden çıkması, birazdan göreceğimiz izahlara göre erkeklerle konuşması bile engellenen kadın bu dostluğu ne zaman ve nasıl kuracaktır? Hayat sahnesinde yanyana faaliyetin, yardımlaşmanın, beraber hizmetin; insan neslinin yarısı olan kadının dışlanması ve diğer yarısı olan erkeklerle irtibat ve dayanışmasının kesilmesiyle sağlanması mümkün müdür? Aynı ayetin devamında bu dostluğu sağlayanların Allah’ın rahmetini kazanacağı söylenir. Eğer bugün Müslüman olduğunu iddia eden toplumlardan rahmet kesilmişse bizce bunun birçok sebebinden biri de bu ayetin gereklerinin yerine getirilmemesidir.

    Hanefilerden bazıları kadının sesinin de avret olduğu görüşündedirler;

    Fıkhus Siyre sayfa:400

    Konuyla ilgili bir hadis şöyledir;
    Ancak ve ancak mahremleriniz olan erkeklerle konuşacaksınız.

    İbni Kesir 4/355

    AĞZINDA ÇAKIL TAŞIYLA KONUŞMA
    Bırakın kadın erkek Müslümanlar’ın arkadaşlık etmesini; haremlik selamlıkla, kadınlar erkeklerden tamamen soyutlanmış ve kendi aralarında konuşan kadınların sesinin bile erkekler tarafından duyulmaması gerektiği söylenmiştir. Bu arada çok zaruret olursa kadının ağzına çakıl taşı alıp sesi tanınmadan erkeklere -o da zaruret miktarı- bir şeyler söyleyebileceği izahını yapan daha insaflılar(!) da vardır.

    Camiye gitmesi, tek başına hacca gitmesi, erkeklerle konuşması engellenen kadının, aybaşı olduğu zamanlarda namaz kılamayacağı, Kuran okuyamayacağı, oruç tutamayacağı izahlarıyla da bu ibadetleri engellenir. Oysa Allah Kuran’da aybaşı olan kadınla cinsel ilişkiye girilmemesini ister. Eğer Allah aybaşılı kadının namaz kılmasını, Kuran okuyup, oruç tutmasını istemeseydi hiç şüphesiz bunları da bildirirdi. Fakat aybaşılı kadını pis gören mantık, –İsrailiyat kökenli uydurmalar aracılığıyla– Kuran’a aykırı bu uygulamayı da dinimize sokmuştur. (İsrailiyat kökenli uydurmalar için 5. Bölümün 10. Maddesine bakınız)

    Sana kadınların aybaşı halini sorarlar. De ki: O bir ezadır. Aybaşı halinde kadınlardan uzak durun ve onlar temizleninceye kadar kendilerine yaklaşmayın.

    2-Bakara Suresi-222

    Kuran her türlü detayı verirken, Kuran’da olmayan zorlukları dine sokarak ilaveler yapanlar, kadının namaz kılmasını, oruç tutmasını, Kuran okumasını aybaşı durumunda engelleyerek ve bunların yanında kadın-erkek ayrımı yapılmadan farz kılınan Cuma namazına gitmelerini de engelleyerek eksiltmeler de yapmışlardır. Oysa Kuran’ın dininde ilave gibi eksiltme de hoş karşılanmaz. Kadın bu kadar kötülendikten sonra hiçbir fikrine değer verilmeyen bir varlığa çevrilmiş ve “Kadınlara itaat eden helak olur.” şeklinde Kuran’dan onay alamayacak uydurma hadisler, Kuran’ın ahlakıyla ahlaklanmış olan Peygamberimiz’e atfen uydurulmuştur.

    Kadınlara danışmayın, onlara muhalefet edin. Kadınlara muhalefet edin, zira kadınlara muhalefet berekettir.

    Kadınlara Dîni Bilgiler 44,45
    Suyuti, Leali II, 147; İbn Arrak, Tenzihü’ş Şeria II, 210

    Kim ki karısına itaat ederse Allah (cc) onu yüzüstü Cehenneme atar.

    İbn Arrak II, 215

    KADIN İMAM DA OLUR, MÜEZZİN DE, DEVLET BAŞKANI DA
    Kuran kadınların hiçbir göreve talip olmasını engellemez. Kadın cumhurbaşkanı da, halife de, kadı da, yargıç da, imam da, müezzin de olabilir. Çünkü Kuran’da yasaklanmayan her şey serbesttir. Serbestlik asıl olan, yasak ise istisnadır. Yasak için vahye yani Kuran ayetine ihtiyaç vardır. Böyle bir yasak olmadığına göre kadın topluma namaz kıldırıp imam da olur; tüm milleti yönetecek cumhurbaşkanı veya başbakan da olur... Gerek Müslüman memleketlerde, gerek diğer ülkelerde kadınların neden devlet yönetiminde ikinci sırada kaldığı tartışılması uzun bir konudur. Fakat şurası açıktır ki Kuran’ın dininde buna hiçbir engel yoktur.

    Başlarına bir kadını geçiren bir kavim asla işah olmaz.

    İbni Hanbel Müsned 5/43,50; Tirmizi Fiten:75
    Nesai Kudat:8; Buhari Fiten:18

    Birçok hadis kitabına girmiş yukarıdaki uydurma, Kuran’ın getirmediği hükümleri kadın aleyhine uyduran gelenekçiler tarafından dinimizin içine sokulmuştur. Tahminimiz odur ki, bu uydurma Hz. Aişe’nin Cemel olayında orduya kumanda etmesi üzerine karşı tarafta yer alanların uydurduğu siyasi kaygılı bir uydurmadır. Bunu gören Süleyman Ateş şu açıklamayı yapar: “Şimdi bu hadiste taşlanan Hz. Aişe’dir. Peygamber Aleyhisselam gerçekten öyle söylemiş olsaydı, Hz. Aişe’nin Cemel olayına katılmaması, Talha ve Zübeyr’in de onu başlarına geçirmemeleri gerekirdi. Kuran’a ters, olaylara aykırı olan bu hadisin doğruluğu şüphelidir. Diğer sahabilerin bilmediği ve uygulamadığı bir hadis, nasıl din hükmü olur?”
    (Süleyman Ateş’in Kuran Tefsiri, 6/399-400)

    Siyasi kaygılarla bu tip hadisler uydurup Allah’ın dinine kendi görüşlerini katanlar Kuran’ın Saba melikesini tarifini de gözardı ederler. Neml suresi 22. ve 44. Ayetler arasında Saba kavminden ve onlara hükmeden kraliçeleri Saba melikesinden bahsedilir. Ayetlerin açıklamalarında Saba melikesinin zekasını, topluma doğruyu buldurmadaki becerisini, kavmini tehlikeye atmayışını, tedbirli yaklaşımlarını görürüz. Kadınların yönetici olamayacağına, kadınlara muhalefetin iyi olduğuna dair yüzlerce gelenekçi hüküm ve uydurmaya karşı Kuran’da bu manada tek bir cümleye, tek bir onaya dahi rastlanmaz.

    Kadınlara yazıyı öğretmeyin. Dikişi ve Nur Suresini öğretin.

    İbnü’l Cevzi, Mevzuat II, 269

    Siz bakmayın bugün gelenekçi İslam’ı savunup da kızlarını üniversiteye sokmaya çalışanlara! Gelenekçi dinin görüşü yukarıdaki gibidir. Eğer Ehli Sünnet alimlerini dikkate almıyorsanız niye hala Ehli Sünnet olmaya devam ediyorsunuz? Sizin dini anlamada yönteminiz nedir? Dini kimden, nereden, neye göre anlıyorsunuz? Eğer Ehli Sünnet alimlerine saygınız, inancınız tamsa bize kızmayın. Biz görmezden geldiğiniz bazı izahları da açıklayıp inancınızın gereğini yapmanıza yardımcı oluyoruz! Lütfen Sunniyim, Hanefiyim diyorsanız bu izahları da unutmayın, uygulayın! Bir de şu konuda lütfen bizi aydınlatın: Ehli Sünnet’e göre kadın, erkek, karışık olarak oturmak haramdır. Hatta bazı izahlara göre kadının sesinin duyulması da haramdır. Peki başörtülü kızları üniversiteye göndermekle bu kızları harama sokmuş olmuyor musunuz? Üstelik bu kızları harama sokmak için eylem bile yapıyorsunuz!

    kaynak

  8. #18
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755

    Cevap: İslam kadını aşağılamadı, siz anneliği aşağıladınız!

    CİNSELLİĞİ SAĞLAMA ALMAK İÇİN HADİS UYDURMA
    Kişi kadınını yatağa davet eder de kadın kaçarak eşi sinirli bir şekilde gecelerse, melekler o kadına sabaha kadar lanet eder.

    Sahihi Buhari 9/36

    Karısının cinsel ilişki teklifini reddedeceğinden korkanlar bu uydurmayı Peygamber’e fatura ederek karılarına “Bak Peygamber böyle demiş, sakın bana karşı gelme!” diyerek kadınları bu konuda da uydurma dinleriyle terbiye etmektedirler. Ezilen kadının boşanma hakkı da elinden alındığı için tüm zulümlere karşı kadının hiçbir sığınağı kalmaz.

    Bir kadın kocasından boşanırsa o kadına cennet kokusu haram olunur.

    Kadınlara Dîni Bilgiler sayfa 61

    Oysa Kuran’da geçen “Boşanmış kadınlar” tipi ifadeler (2-Bakara Suresi-228, 241) hem kadının erkeği, hem erkeğin kadını boşaması manasına gelebilir. Kuran, bir tek erkek boşayabilir demediğine göre, demek ki kadın da erkek gibi aynen bu haktan faydalanabilir.

    Bir hadis de şöyle der: “Camiye gelirken kokulanan kadın evine dönüpte cünüplükten ötürü boy abdesti alır gibi yıkanmadıkça, Allah katında onun namazı kabul olmaz.”

    Avnül mabül 11/230

    Erkeklerin güzel koku sürmesinde sevap bulanlar, aynı şeyi kadın yapıp koku sürünce hemen günah diye damgalarlar. Erkek güzel kokudan tahrik olur diye de hemen açıklama yaparlar. Peki kadın erkeğin sürdüğü güzel kokuyu koklayıp tahrik olamaz mı? Madem böyle tahrik sorunu var, neden Allah bu konuyla da ilgili bir ayet indirip, kadının koku sürmesini yasaklamadı? Cevabı aslında basit: Çünkü Allah bunu yasaklamak istemedi.

    NEREYE OTURABİLİRİZ?
    Kadının yeri soğumadıkça erkek, kadının oturduğu yere oturmamalıdır.

    Kadınlara Dîni Bilgiler sayfa 24

    Günümüzde de otobüs ve minibüslerde gelenekçi dinin uygulayıcılarının, bu hadisten kaynaklanan hareketleriyle sergiledikleri komik manzaralara şahit olabiliriz. Aslında haremlik, selamlık ve diğer tüm izahlara göre aynı otobüs ve minibüse binmemeleri gerekenler, başka çıkar yol bulamayıp aynı toplu taşıma araçlarına binince yine de bu önemli uygulamalarından vazgeçememektedirler.

    KADINLARLA İLGİLİ KONULARDA KURAN’LA İLGİLİ BAZI YANLIŞ ANLAMALAR
    Kuran’ın kadınla ilgili açıklamalarındaki yanlış anlaşılan bilgiler ilk insanlar Adem ve Havva ile ilgili konulardan başlar. Kuran’ın hiçbir yerinde Havva’nın Adem’i kandırdığı ve günaha soktuğu şeklinde bir izah yoktur. Araf Suresi 11. ve 28. ayetlerin arasını okursak Adem ile Havva’nın her ikisini birden kandıranın şeytan olduğunu görürüz. Bu arada kadının erkeğin kaburga kemiğinden yaratıldığına dair izah da Kuran’da yer almaz.

    Kuran’la ilgili yanlış iddialardan biri Kuran’ın erkeklere hitap ettiğidir. Kuran ayetlerinin %90’dan fazlası genele; yani erkek ve kadın karışık olarak tüm insanlara veya inananlara hitap eder. Bunun yanında sadece Peygamberimiz’e, sadece kadınlara, sadece erkeklere hitap eden ayetler de vardır. Kuran’ı insanlara ulaştıran Peygamber’imiz erkektir ve erkekler topluluğunun bir alt kümesidir. Erkeklere hitap eden bazı ayetlerdeki üslup bu nokta gözönünde bulundurularak okunursa daha iyi anlaşılır. Kuran’ı eline alıp okuyan herhangi bir kişi, Kuran’ın genele hitabını, sadece bir cinse hitap etmediğini rahatça anlar. Kuran’ı şarkı kitabı gibi okuyan veya hiç okumayanların bu tip iddiaları hiç şüphesiz cehaletlerinin bir ürünüdür.

    Müslüman erkekler, Müslüman kadınlar, mümin erkekler, mümin kadınlar, itaat eden erkekler, itaat eden kadınlar, özü-sözü doğru erkekler, özü-sözü doğru kadınlar, sabreden erkekler, sabreden kadınlar, korunup sakınan erkekler, korunup sakınan kadınlar, sadaka veren erkekler, sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler, oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar, Allah’ı çokça hatırlayan erkekler ve Allah’ı çokça hatırlayan kadınlar; bunlar için Allah bir bağışlanma ve büyük bir ödül hazırlamıştır.

    33-Ahzab Suresi 35

    Kuran’ın büyük bölümü genele hitap olsa da, bu ayette olduğu gibi Allah’ın kadın ve erkeği ayrı ayrı vurguladığı ayetler de mevcuttur.

    TARİHTE ÇOKEŞLİLİK
    Kuran’la ilgili yanlış anlaşılan diğer bir konu ise erkeklerin çokeşli evliliğidir. Öncelikle şunun bilinmesi gerekir ki İslamiyet çok büyük bir zaman dilimine, geniş bir coğrafyaya, çok farklı iklimlere, ufak bir kabileye olduğu gibi büyük bir imparatorluğa, hem tarım, hem de endüstri toplumuna, hem savaş hem de barış ortamlarına, apayrı alışkanlık ve kültürlerin olduğu insanlara gelmiştir. Kuran’ın bu her türlü devir, şart, ortam ve kültüre uyumu ise Kuran’ın serbestiyet dairesinin geniş olmasıyla sağlanır. Buraya kadar bu geniş helal dairesinin, geleneksel İslam anlayışıyla sınırlanıp, bir Arap İslam’ı yaratılmaya çalışıldığını gördük. Örneğin, belli yörenin kıyafeti olan sarığın, cübbenin, sakal bırakma alışkanlığının dinselleştirilip; böylece İslam’ın her yöreye, şarta, kültüre uyumunun engellendiğini gördük. Oysa Kuran’ın verdiği serbestiyetlikle herkes kendi kimonosunu, ceketini, kravatını, entarisini giyebilir. Kuran’ın bu noktadaki özgürlüğü Kuran’ın İslam’ının her bölgeye, her kültüre uyumunu sağlar. Çokeşlilik de aynen böyledir. Çokeşlilik İslam’ın yasaklamadığı bir konudur, yoksa İslam’ın emrettiği veya tavsiye ettiği bir konu değildir.

    Çokeşliliğe birçok kültürde, zaman diliminde, özellikle erkeklerin savaşta ölüp, kadın-erkek oranının bozulduğu zamanlarda kadınların da talebi olmuştur. Tarım toplumlarının birçoğunda çok çocuklu aile, gücün simgesi olduğu için, bu toplumlarda kadınların, çocuk ve ev işlerindeki yüklerinin hafiflemesi için kocalarını evlenmeye teşvik ettiği bile görülmüştür. Unutulmamalıdır ki çokeşliliği yaşayan tek bir erkekken, kadınlar en az iki kişidir. Evlilik müessesesi de ortak bir istek veya çıkara dayandığına göre çokeşliliği bir erkek isterken en az iki kadın da bunu istemiş, kabullenmiş veya çıkarı olmuş demektir. Yani çokeşliliğin kimi ortamlarda yasaklanmasına bir erkeğe karşı en az iki kadın karşı çıkacak demektir. Bazıları kadınların isteği olmadan aile baskısıyla evlendirildiklerini veya daha sonra boşanma hakları ellerinden alındığı için isteseler de ayrılamadıklarını söyleyebilir. Bu zulümler bizim konumuz değildir; çünkü bunlar İslam’ın değil erkek egemen toplumun sonucudurlar. Dinimize göre evliliğe kadın da karar verir, kadının boşanma hakkı da vardır. Yani kadın, kocası çokeşlilik yaparsa veya evliliğinde yolunda gitmeyen bir şey olursa kendisi de boşanabilir. Kadının boşanmasının yasaklanması, kadının evliliğindeki söz hakkının ailesine verilmesi gibi sonuçlar geleneğin sonucudur; Kuran’ın dininin değil. Çokeşlilik sadece tarım toplumlarında, Doğu kültürel ortamında değil Batı Avrupa’da da kimi şartlarda savunulmuştur. Dünya yakın tarihinin iki savaşının sonucunda oluşan ortamda bunun sonuçlarını yaşayanlar, İngiltere’nin Daily Mail gazetesindeki bir makalede kadın sayısının erkeğe oranla çok arttığını ve çokeşliliğe izin verilmesinin tek çıkar yol olduğunu savunuyorlardı. 1949’da hem Bonn halkı, hem de sosyal kadın kuruluşları, ilgili mercilere başvurarak çok kadınla evliliğe izin veren bir maddenin anayasaya konmasını istiyorlardı. Kadın kuruluşlarının benzer faaliyetleri Fransa’da da yaşandı. Daha geriye gidersek 1560’da Fransa Meclisi’nin, Normberete Wastefaya anlaşmasından sonra çok kadınla evlilik konusunda karar aldığını görüyoruz. Avrupa’da sözde tek hanımla evlilik uygulamalarını ve savaşlardan sonraki acı tabloları değerlendiren Avrupalı kadın yazar Annie Beasant ise şöyle demektedir: “Bir tek kadınla evlilik Batı’da sözde kalmıştır. Gerçekte sorumsuz bir çok evlilik usulü alıp yürümüştür. Erkek metresinden bıkınca savar, o da zamanla hafif kadın halini alır. Zavallı metresin durumu, çok hanımlı bir aile yuvasındaki mevki sahibi kadının yanında çok acıklıdır. Sokakları dolduran binlerce zavallı kadını gördüğümüzde anlıyoruz ki çokeşliliğe izni kötülemek, Batılıların ağzına hiç yakışmıyor. İğfal edilmiş, sığınılacak bir yer ve sevgiden yoksun, gayri meşru çocuğu ile ortada, miras hakkından yoksun, herkesin zevkine kurban olup yaşamaktansa bir erkeğin meşru hanımlarından biri sıfatıyla sevgi görüp aile yuvasında yaşamak daha saygındır.” Sorun da biraz buradan kaynaklanıyor, kadınların bir kısmı kendilerini hep üstüne bir kadın alınan ilk eş gibi görüyorlar. Oysa Annie Beasant’ın çizdiği tablodaki kadının durumuna düşen de bir kadındır. Her durumda hanımlardan çokeşliliği çirkin görenler çoğunluktadır. Onlar çokeşlilik yapmayabilirler, böyle istekleri olan adamlarla evlenmezler, yapmaya kalkan olursa ondan boşanırlar.

    kaynak

  9. #19
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Mesaj
    522
    Rep Gücü
    7930

    Cevap: İslam kadını aşağılamadı, siz anneliği aşağıladınız!

    Alıntı pir@ye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Geleneksel İslam’ın en çok ilaveler yaptığı konular kadınlarla ilgili olanlardır. Kadını köleden beter yapan, kadının erkek egemen toplumda sadece ev işinde ve cinsellikte kullanılmasını, hiçbir alanda kadına hak tanınmamasını savunan izahlar, toplum nezdinde kabul görsünler diye uydurma hadislere ve mezhep izahlarına dayandırılmış ve bu bakış açısı topluma din diye yutturulmaya çalışılmıştır. Saf dindar kadınların birçoğu Kuran’ın İslam’ı ile bu uydurmaları ayırt edemedikleri için, Allah’ın rızasını umarak bu uydurmalara göre yaşamaya çalışmış ve kendilerini gelenekçi erkeklerin sınırlarını çizdiği kapkara bir dünyada bulmuşlardır. Gelenekçiler; “Peygamber’imiz, cennetin annelerin ayaklarının altında olduğunu söylemiş, kadınlar annemizdir, bacımızdır...” gibi laflar ederek kadınlara çok değer verdiklerini göstermek istemektedirler. Oysa birazdan kadınlarla ilgili gelenekçi kaynaklardaki izahları incelediğimizde, gerçekte kadına ne kadar değer verdiklerini iyice anlayacağız. Kadınlarla ilgili Kuran’da geçmeyen uydurma izahlara değindikten sonra, yine bu uydurmaların etkisiyle yanlış değerlendirilen Kuran’daki bazı meselelere değineceğiz. Bundan bir sonraki bölümde (22. Bölüm) ise başörtüsü gibi günümüzün kadınlarla ilgili en çok tartışılan konusunu, ayrı bir konu olarak değerlendireceğiz. Bu bölümün iyice anlaşılması, o bölümün (22. Bölümün) daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.

    KADINLARLA İLGİLİ MEZHEP VE HADİS KÖKENLİ UYDURMALAR
    Bu uydurmaların yapılışındaki en temel hedef kadının erkeğine kayıtsız, şartsız itaatini sağlamak olmuştur. Uydurma hadislerle kadının erkeğe her konuda itaati farzlaştırılmış ve bir ibadet gibi sunulmuştur;

    Eğer bir kimsenin bir kimseye secde etmesini emretseydim, erkeklerin kadınlar üzerinde olan haklarından dolayı kadınların erkeklere secde etmelerini emrederdim.

    Tirmizi, Rada, 10/1159; Ebu Davud, Nikah 40/2140
    Ahmed b. Hanbel, Müsned VI, 76; İbn Mace, Nikah 4/1852

    Kocanın vücudu irin ile kaplı dahi olsa ve karısı onu yalayarak temizlese yine de kocasının hakkını ödemiş olmaz.

    İbni Hacer El Heytemi 2/121
    Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 239

    Ey kadınlar! Eğer kocalarınızın size olan haklarını bilseydiniz, ayaklarının tozunu yüzlerinizle silerdiniz.

    Hafız Zehebi-Büyük Günahlar- Sayfa 187

    En titiz hadis çalışması olan Buhari’de birinci alıntıladığımız hadisi görmemiz, Kuran yalnız ve yalnız Kuran diye niye defalarca tekrar edip durduğumuzun anlaşılmasını bir kez daha sağlayacaktır. Yukarıdaki uydurmaları Peygamber’e fatura edenler, ne yazık ki bu uydurmaların reddi olan Kuran İslam’ını Peygamber düşmanlığı, bu uydurmaların kabulü olan hadislerin, mezheplerin, geleneklerin İslam’ını ise Peygamber’i sevme şampiyonluğu ilan ediyorlar. Böylece kadınları eksik akıllı ve eksik dinli ilan edenler, kimin dinde ve akılda eksik olduğunu gösteriyorlar.

    Kadınların dinleri ve akılları ek******.

    Sahihi Buhari

    Çok lanet ediyor ve kocalarınıza karşı nankörlük ediyorsunuz. Aklı başında bir erkeğin aklını sizin kadar çelebilen aklı ve dini eksik başka bir varlık görmedim.

    Müslim, İman, 34/132
    İbn Mace, Fiten 19/4003

    Kadınları erkeğin kölesi yapan zihniyet bununla yetinmeyip kadınların çoğunu cehennemlik, dinen eksik ilan edip Kuran’ın açık izahlarıyla da çelişir.

    Kadınlar arasında iyi kadın, yüz tane karga arasında alaca bir karga gibidir.

    Sahihi Buhari

    Ey kadınlar topluluğu! Sadaka veriniz ve çok istiğfar ediniz. Çünkü ben Cehennem halkının çoğunun sizler olduğunu gördüm.

    Müslim, İman, 34/132
    İbn Mace, Fiten 19/4003

    KADINA CENNET VİZESİ KOCADAN
    Bu hadisler gibi kadınların çoğunun cehennemlik olduğunu iddia eden hadislerin yanında, kadının cennete gidişi için kocasının kendisinden memnuniyeti şart olarak gösterilir.

    Bir kadın kocası kendisinden razı olduğu halde ölürse Cennete girer.

    Riyazus Salihin

    Kadınların hayırlısı, erkeklerin yaramazlıklarına, kötü huylarına sabredendir, bu sabır onların cennete girmesine sebeptir.

    Kadınlara Dini Bilgiler sayfa:88

    Müslim de, Buhari de, Tırmızi de, Muvatta da, Şii kaynaklar da, Emevi ve Abbasi döneminde uydurulmuş, bazı kişilerin kadına kendi bakış açılarını dinselleştirmeye çalışmalarının ürünü olan, bu tip uydurmalarla doludurlar. Oysa Kuran’ın hiçbir yerinde biraz önce örneklediğimiz tipteki hadisler gibi kadınların çoğunun kötü, cehennemlik, dinen eksik olduğu geçmez. Kuran, üstünlüğü erkek veya kadın olmaya değil, Allah’a yakın olmaya, Allah’ın dininde titizliğe bağlar.

    Ey insanlar ! Biz sizi bir erkek, bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler kıldık. Şüphesiz Allah katında en üstün olanınız takvaca en ileride olanınızdır.

    49-Hucurat Suresi 13

    Ayetten de anlayacağımız gibi Kuran üstünlüğü bir ırka, bir kabileye veya erkek, kadın gibi bir cinsiyete değil; Allah’ın dinine titizlik, Allah için hatalardan sakınma tipi manalara gelen takvaya bağlamıştır. Oysa buraya kadar gördüğümüz hadislere göre kadın olmak daha baştan cehennemlik olma ihtimalini arttıran bir unsurdur. Bu zihniyet, eksik ve cehennemlik ilan ettiği kadını ezik karakterli bir varlığa dönüştürüp, erkeğin kumandasına verir ve kumandaya itaati de din diye insanlara dayatır. Kuran’ın İslam’ının bu uydurulmuş dinden neden ayrılması gerektiğini daha da iyi anlamak için en itibarlı (!) uydurma kaynaklarını inceleyelim:

    Namazı bozan şeyler kara köpek, eşek, domuz ve kadındır.

    Sahihi Müslim, Salat 265; Tirmizi Salat 253/338
    Ebu Davud, Salat, 110/720

    Uğursuzluk üç şeyde vardır: Kadında, evde ve atta.

    Ebu Davud, Tıb, 24/3922; Müslim, Selam, 34/115
    Buhari, Nikah, 17/4805

    Kadını uğursuz, namazı bozucu ilan eden zihniyetin iki meşhur yazarı İmamı Şarani ve İmamı Gazali ise kadının neden evde tutulması gerektiği ile ilgili şu aydınlatıcı (!) bilgileri ilerideki nesillere miras bırakmışlardır.

    DİŞSİZ, TİPSİZ, YAŞLI KOCALARIN KURTULUŞU
    İçinizden biri yaşı ileri, ağzındaki dişleri dökülmüş, görünüş itibariyle de çok çirkin olabileceği gibi aksine karısı da genç ve güzel olabilir. Bu genç ve güzel kadın çarşıya çıktıktan veya davet edildiği düğün ve ziyafetten evine döndükten sonra dışarıda gördüğü yakışıklı erkeklerle yaşlı, dişleri dökülmüş kocasını kıyas ederek kocasının yüzüne dahi bakmak istemez. Belki kocasının kendisini öpmesini ve cinsel ilişkide bulunmasını dahi istemez. İşte genç kadının erkeklerin çokça bulunduğu çarşı, pazar, şenlik ve toplantı gibi yerlere gitmesinin kadın üzerinde yapacağı etki en azından budur.

    İmam Şarani-Uhudül Kübra sayfa:773

    Dövme yapan ve yaptırana, yüzdeki tüyleri aldıran ve estetik için dişlerini seyrelttiren kadınlara Allah lanet etsin.

    Sahihi Buhari

    Takma saç takan, taktıran, kaşları incelten, kaşlarını incelttiren, dövme yapan ve dövme yaptıran lanetlenmiştir.

    Ebu Davud, Tereccul, 5

    Eğer bir kadın peruk takarsa, eğer kol ve yüzüne dövme ya da ben yaparsa, yüzünden ve kaşlarından cımbızla kıl aldırırsa, yüzüne güzellik vermek için şekil değiştirirse lanetlenmiştir.

    İmam Şarani – Uhudul Kubra – Sayfa 313, 867, 889

    Bir hadise göre Ashabı Kiram karılarının pencere ve kapı aralıklarından dışarıyı seyretmelerini ve erkek görmelerini önlemek üzere evlerinin pencerelerini sıkı sıkıya kapatırlar, dışarıya bakanlara dayak atarlardı.

    İmamı Gazali-İhyayı Ulumuddin 2/122

    Kadınları zarar vermeyecek miktarda aç, aşırı gitmeyecek kadar da kıyafetsiz bırakınız. Çünkü kadınlar iyice doyar, güzelce giyinirlerse onlar için dışarı çıkıp gezmekten daha sevimli bir şey yoktur. Fakat onlar biraz aç, biraz da çıplak kalırlarsa onlar için evde oturmaktan hayırlı bir şey yoktur.

    İbnül Cevzi, Mevzuat, II/282-283; Suyuti, Leali, II/154
    İbn Arrak, Tenzihü’ş-Şeria, II/212-213

    Kadınlarınıza evlerinin kapısında oturmamaları için yeni elbise yaptırmayın, çünkü elbiseleri güzel ve yeni olursa kalplerine dışarı çıkmak arzusu gelir.

    İmamı Gazali-Kimyayı Saadet sayfa:178
    İbn Ebi Şeybe, Musannaf, IV/II, 420

    Dışarı çıkması kesin gereken kadın ise kocasından izin aldıktan sonra dışarı çıkacak ve şu kurallara kesin uyacaktır:

    1-Sıkı sıkıya örtünüp kötü giysilere bürüne,

    2-Hiç çıkmamış gibi davrana,

    3-Başını öne eğip kimsenin yüzüne bakmaya,

    4-Kalabalığa karışmaya,

    5-Erkeklerin bulunduğu yerlere yanaşmaya,

    6-Herkesin dolaştığı sokaklardan uzak dura,

    7-İşini bir an önce bitirip evine döne,

    İmamı Gazali – İhyayı Ulumuddin – 2/290

    Bu uydurma izahlarla kendi görüşlerini ve kadınlara olan aşırı kıskançlıklarını dîni bir buyruğa çevirip, topluma dini bu şekilde sunanlar, dinsizlerin dinimize saldırısı için ortam hazırlamışlar ve birçok kimsenin dinimize olan inancının sarsılmasına sebep olmuşlardır. Halkımızın bir kısmı ise bu izahları gösterip dinimize saldıranlara kızmakta, fakat bu izahları yapanları, örneğin bir İmamı Gazali’yi baştacı yapmaktadır. Biz Kuran’ı tek kaynak kabul edip, geri kalan izahları, Şaraniler’i, Gazaliler’i reddetmedikçe, Kadın ve Şeriat budur diye kitap yazanlara da kızmaya ne kadar hakkımız olabilir? Bakın meşhur Gazali kadının kaç çeşit olduğunu nasıl açıklıyor ve halkı nasıl bilgilendiriyor.
    kaynak
    Alevi sunu tartışmasına hiç girmiyorum ancak yorumun en başındaki GELENEKSEL İSLAM tabirini kınıyorum....

  10. #20
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755

    Cevap: İslam kadını aşağılamadı, siz anneliği aşağıladınız!

    Alıntı sadece ben´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Alevi sunu tartışmasına hiç girmiyorum ancak yorumun en başındaki GELENEKSEL İSLAM tabirini kınıyorum....
    Neden kınıyorsunuz?Geleneksel islam diye bir şey vardır,oluşturulmuştur..

2. Sayfa, Toplam 6 BirinciBirinci 1234 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Diziler anneliği öldürüyor mu?
    YukseLL Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 01-02-2012, 02:12 AM
  2. İttihad-ı İslam (İslâm Birliği) ve Bediüzzaman
    ahmetsecer Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 11-05-2010, 02:37 PM
  3. Yorum: 0
    Son mesaj: 18-02-2010, 10:08 PM
  4. 'Ilımlı İslam' İslam'dan çıkışın dinidir
    YukseLL Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 06-05-2008, 01:13 PM
  5. 30 yaş kadını
    dogangunes Tarafından Sohbet ve Dedikodu Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 22-08-2007, 10:29 AM
Yukarı Çık