EŞEĞE KIZIP PALANINI DÖVMEK
Mehmet Necati GÜNGÖR

Son yıllardaki dış politikamız biraz da buna benziyor.

Trump’a kızıp elçiyi dövdüğümüz gibi.

Trump kızmasın; bu bir Erzurum sözüdür. Ben de Erzurumlu olmam nedeniyle sıklıkla o yörenin deyimlerini kullanıyorum.

Kusura bakmasın.

ABD ile ilişkilerimiz ne zaman iyi oldu ki?

Geriye dönüp baktığımızda inişli çıkışlı bir seyir izlemiş.

Rahmetli İnönü “büyük devletlerle mücadele etmek, ayı ile aynı yatağa girmek gibidir” derken tecrübesini konuşturmuş.

ABD ve Rusya bizim için hiç bir zaman hatırı sayılır dost olmadılar.

ABD Türkiye’yi ve benzer ülkeleri hep kendi çıkarları için kullandı.

Rusya ise Deli Petro’dan beri sıcak denizlere inme hevesini Türkiye üzerinden gerçekleştirme fırsatını kolladı.

Demek ki bunların dostluğu dönemseldir ve kendi çıkarlarına dayalıdır.

Hükümetin ABD’ye yaptığı vize misillemesi yerindedir ve doğrudur.

Geçmişte, İnönü, Demirel ve Ecevit hükümtleri dönemlerinde daha cesur ve anlamlı çıkışların yapıldığını biliyoruz.

İnönü’nün Johnson’a yazdığı mektubu hatırlayınız. Ne demişti: “Dünya yeniden kurulur ve Türkiye orada yerini alır.”

Johnson kıçının üstüne oturalı bilmem kaç yıl oldu.

Demirel, ambargoya karşılık İncirlik üssünü kapattı ve orada görevli Amerikalıları kapının önüne koydu. Gık diyemediler.

Ecevit, “haşhaş köylümün ekmeğidir. Onu kimseye yedirtmem” diyerek meydan okudu.

Sonuçta ne mi oldu?

Müttefik dediğimiz, dost dediğimiz Amerika hepsini darbe, kriz ve muhtıralarla alaşağı etti.

Amerika budur işte!

Ayı ile dansa kalktığınızda, dansı yarım bırakma şansınız yoktur.

Ayı yoruluncaya kadar dans etmek zorundasınız.

Rahmetli Demirel’den bizzat dinlemiştim.

1 Mart tezkeresi reddedildiğinde şöyle demişti:

“Bunun intikamını mutlaka alırlar.”

Askerimizin başına çuval geçirdiler,

Yetmedi, fırtıklı (Erzurumca sümüklü demek) vaizi kullanarak Ordumuza kumpas kurdular.

Silahlı kuvvetlerimizi zaafa uğrattılar.

Şimdi vize misillemesi uyguluyorlar.

Başlarına çalsınlar vizelerini.

Büyükelçi dediğiniz, karşı devletin diplomatı, yani memuru.

Ciddi devletler, kendisine yaptırım uygulayan devletlerin memurlarını muhatap almazlar.

N’olur, biraz diploması öğrenin!

N’olur, asker karşıtlığından vazgeçin.

Ordumuzu güçlendirin.

Türkiye, ancak güçlü bir ordu ile hasımlarına meydan okuyabilir.