DEVLET ADAMI OLMAK
Mehmet Necati GÜNGÖR

Yönetenler ile yönetilenler arasında üstünlüğe dayalı bir fark olmalı.
Yani, bizi yönetenler, akıl, irfan ve idrak bakımından bizden üstün olmalı ki, kendimizi emin ve güvende hissedelim.
Biz yanlış düşünebiliriz,; onlar doğru düşüneceklerdir.
Biz aldanabiliriz; onlar aldanmayacaklardır.
Biz adil olmayabiliriz; onlar adil olmak zorundadırlar.
Biz, saflığa gelebiliriz; onlar gelmeyeceklerdir.
Biz, yılgınlığa düşebiliriz; onlar düşmeyeceklerdir.
Biz, eşimizi dostumuzu kayırabiliriz; onlar kayırmayacaklardır.
Biz, mala mülke, paraya, şöhrete tamah edebiliriz; onlar ellerinin tersiyle iteceklerdir.
Biz, izleri karıştırabiliriz, onlar karıştırmayacaklardır.
(Nihayet, “at izi it izine karıştı” dendiğine göre, rahatlıkla bunu söyleyebiliriz.)
Bakın, Şeyh Edebali, Osmanlı’nın kurucusu Osman beye nasıl nasihat ediyor:
“Ey oğul! Beysin, bundan sonra öfke bize; uysallık sana.
Güceniklik bize, gönül almak sana.
Suçlamak bize; katlanmak sana.
Acizlik, yanılgı bize; hoş görmek sana.
Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana.
Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana.”
Bakın, büyük Atatürk ne diyor:
“Büyük olmak için kimseye iltifat etmeyeceksin.
Kimseyi üstün görmeyeceksin.
Kimseyi aldatmayacaksın.
Ülke için gerçek idealin ne ise onu görecek, o hedefe yürüyeceksin.
Herkes sana karşı çıkacaktır; seni yolundan çevirmeye çalışacaktır;
Önüne sonsuz engeller yığacaklardır.
Fakat sen bunlara dayanıklı olacaksın.
Kendini büyük değil, küçük bir hiç sayarak,
Kimseden yardım görmeyeceğine inanarak
Bu engelleri aşacaksın.
Bundan sonra da büyük derlerse,
Söylenenlere gülüp geçeceksin.”
Yani, kibirli olmayacaksın, alçak gönüllü olacaksın.
“Devlet adamı “ olma iddian varsa, işte böyle olacaksın!
Şeyh Edebali’nin ve Büyük Atatürk’ün dediği gibi…