DİKTATÖRLEŞMEK

Liderler veya iktidarlar neden diktatörleşir?

Diktatörleşmek keyfi bir tercih midir, yoksa bazı egemenlerin çıkar hırsı, hatası veya kültürel değerlerinden kaynaklanan zorunlu bir gerçek mi?

Bazı anlayışlar demokrasiyi sindiremezler. Çünkü demokrasi eşit yurttaşlık ister, özgürlük ister, hak, hukuk, adalet ister. E tabi bu durum doğal olarak bazı sırtımızda yükselenlerin işine gelmemektedir.

Demokrasiyi sindirememelerinin nedenlerinden biri de, herkesi aynı statüde görmek istememek.

Demokrasiyi anlamayan, anlamak istemeyen, sindiremeyen ve bu yüzden ihlal eden bazı iktidarlar veya liderler bir takım çıkar ve ideallerinden dolayı demokrasi dışı işler yapmaya başlar. Ne kadar anti-demokratik işler varsa o yönde ilerlerler. Çünkü anlayışları bellidir; demokrasinin gereği olan hak ve özgürlük, adalet, hukuk, eşit paylaşım, seküler yaşam gibi insan eşitliğini sağlayacak insani kavramları kaldıramamak. Çünkü onlar, ekonomik zenginlik ve kariyer olarak özel konumdadırlar; herkesin kendisi gibi olmasını istemezler. Bir de, tartışma kaldıramayacak bir kültüre ve tabuya sahiptirler. Bu yüzden:

Hak ve özgürlüklerden yana görünürler fakat kesinlikle gerçekçi değillerdir.

Hak ve Özgürlükleri sindiremediği için özgürlük düşmanı olur ama çaktırmazlar.

Hak ve Özgürlük mücadelesi verenler onlar için tehlikelidir ve terörist olarak nitelendirilirler.

Demokrasi mücadelesi veren halka karşı sürekli savaşım halindedirler ve bunu yalan ve iftiralarla meşrulaştırmaya çalışırlar.

Aydın kesimi düşman olarak görür, demokrasi mücadelelerini engellemeye çalışırlar.

Asla muhalif görmek istemezler, muhalifler onlar için potansiyel bir tehlikedir.

Bu yüzden sertleşirler, demokrasi mücadelesi verenleri uydurma hikâyelerle terörist olarak nitelerler.

Baskıyı artırırlar, keyiflerinin kaçmaması için sürekli önlem alma çabasındadırlar.

Baskılar karşısında hak arama mücadelesi arttıkça, diktatörlerin şiddeti de artmaya başlar.

Ve buna rağmen yükselen tepki karşısında korkmaya başlarlar.

Önlem almak ve kendilerini korumak için anayasa değişikliklerinde çare ararlar.

Sıkıştıkça diktatörleşirler.

Korku imparatorluğu yaratırlar.

Sesi çıkanları sindirmek isterler.

Yalancı olurlar, taraftarlarını kaybetmemek için sürekli yalan söylerler.

Muhalifleri sürekli suçlarlar, beceriksizliklerini muhaliflerin üzerine yıkmaya çalışırlar.

Karşıtları hain ilan etmeye çalışırlar.

Tutunabilmek adına halkı bölerek, birbirine zıtlaştırarak kutuplaşmayı sağlarlar.

Başarısızlıklarının nedenini sürekli birilerine yıkmaya çalışırlar.

Başarısızlıklarını örtbas etmek için ortamı sürekli gergin tutarlar.

Sürekli sanal gündem yaratarak yanlışları örtmeye çalışırlar.

***

Ve böylece demokrasi düşmanı olan iktidar veya kişilerin diktatörleşmekten başka çaresi kalmaz.

Bazı düşünceler bir takım kültürel anlayışa sadakatten dolayı uygarlaşamadığı gibi, dolayısıyla demokratik değerleri de içselleştiremezler. Gerçekten de bu düşüncede olanlar için demokrasinin gereği olan hak ve özgürlükleri sindirmek olanaksızdır. Diktatörlüklerinin kaçınılmazlığı da bundan kaynaklanmaktadır. Çünkü evrensel olmayan değerlerine inançlarından ve bağlılıklarından dolayı tüm toplumun kendileri gibi olmasını isterler. Bu da, ister istemez dikta bir rejimin ve karakterin ortaya çıkmasına neden olur.

SOSYALİST